. Meğer hakîr minber dibinde sâkin olup bu münevver vech-i hasenli cemâ‘ati temâ …
Derhâl câmi‘in kapusu küşâde olup pür-silâh asker ile câmi‘-i münevverin içi nûr-ı münevver-i cema‘ât-i kesîreyle mâl-â-mâl olup salât-ı fecrin sünnetin edâ edüp salavât-ı şerîfeye meşgûl oldular. Meğer hakîr minber dibinde sâkin olup bu münevver vech-i hasenli cemâ‘ati temâşâ etmede hayran oldum. Hemân cenbimde olan câna nazar edüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 6b ·
metinde göster ·
… yüz pâre şehri gark edüp Kaydefâ ve askerinden bir cân rehâ bulmayup gark-ı âb
oldular
. Beyt:
Netîce-i merâm deryâ-misâl asker-i ummâlân ile Karadeniz'i kat‘ ederken feth olunması karîb olunca Hızır'ın re’yiyle ehl-i İslâm'a zulm edüp ücretlerin kat‘ ederlerdi. Keferelere istimâletler verüp ücretlerin pîşîn verirlerdi. Tâ ki bu hâl üzre üç sene tamâm olunca Karadeniz yol bulup cemî‘i kefereleri gark edüp ehl-i İslâm'dan ferd-i âferîdeye zarar olmayup Kaydefâ'nın şehirlerinden Makdonya'yı ve Eski istamboliyye'yi ve şehr-i Liryoz'u ve kal‘a-i Yoroz'u ve'l-hâsıl bin yedi yüz pâre şehri gark edüp Kaydefâ ve askerinden bir cân rehâ bulmayup gark-ı âb oldular. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
… m iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk
oldular
.
"Sultânım İslâmbol tokuz kerre amâr ve tokuz kerre harâb olmuşdur. Ammâ dest-i Âl-i Osmân'daki gibi ilâ-hâze'l-ân bir zamânda böyle harâb olmamışdır kim her ne cânibinden olursa dost [u] düşman der [ü] dîvârlarının münhedim olan yerlerinden arabalar ile girüp çıkılır. Ekâlîm-i seb‘a pâdişâhları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir İslâmbol ola ve pâ-yı taht-ı Âl-i Osmân ola, lâyık değildir kim sizin zamân-ı hükûmetinizde bu kal‘a böyle harâb [ü] yebâb ola. Ve bu kadar bin yıldan berü cümle der [ü] dîvârları siyâh-rû kala. Dîn-i mübîn gayretine ve Âl-i Osmân şevketine şunun ta‘mîr [ü] termîmine bezl-i himmet buyurun. Pâdişâh-ı zıll-ı İlâh inşâ’allâh Revân'dan mansûr [u] muzaffer geldükde âşiyânı olan Belde-i Tayyibeyi dürr-i beyz-âsâ gördükde cihân cihân safâlar kesb edüp inşâ’allâh hidmetiniz mukâbelesinde ihsân-ı azîmeye mazhar olup inkırâzu'd-devrân nâm-ı şerîfiniz hayr ile yâd olunur" dedükde cümle huzzâr-ı meclis taraf taraf ma‘kûl deyüp derhâl pederimiz bu niyyete El-Fâtiha deyüp seb‘ü'l-mesânî kırâ’at olundukda derhâl İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının dördün dahi cem‘ edüp ve şehremînin ve dör[d] mi‘mârbaşı ve sekbânbaşı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olan iş erlerine fermân olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin imâmlarına tenbîh ü te’kîd olup ta‘mîr ü termîm-i kal‘a-i İslâmbol içün imdâd teklîf olunup deryâ-misâl bennâ ve ummâller ile niçe bin âdem cem‘ olup Sultân Murâd Hân Revân fethine revâne olup feth edüp gelince bir senede Koca Bayram Paşa İslâmbol'u ve Galata kal‘aların ve cemî‘i câmi‘-i selâtînleri ta‘mîr ü termîm edüp İslâmbol henüz bir tim iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… gazâ ile muğtenim olup ümmet-i Resûlullâh yevmen-fe-yevmen mansûr [u] muzaffer
oldular
. Ve Hazret-i Risâlet-penâh'a kırk yaşında nübüvvet gelüp müddet-i risâletleri 2 …
Bu tarz üzre cümle Ashâb-ı güzîn mâl-ı gazâ ile muğtenim olup ümmet-i Resûlullâh yevmen-fe-yevmen mansûr [u] muzaffer oldular. Ve Hazret-i Risâlet-penâh'a kırk yaşında nübüvvet gelüp müddet-i risâletleri 23 sene oldu ve müddet-i ömr-i azîzleri 63 sene olup nübüvvetden sonra Mekke münkirleri ile hüsn-i zindegâne etmek mümkün olmayup emr-i İlâh ile Medîne-i Münevvere'ye hicret edüp on sene Medîne'de mutavattın olup ikinci senede sıyâm farz olup ve kıble Kudüs'den Mekke'ye:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
… up mesrûr [u] şâdân Arabistân ellerine avdet edüp sâlimîn ü gânimîn Şâm'a dâhil
oldular
.
Andan cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Sakız'ı ve cezîre-i Midilli'yi ve cezîre-i ilimye'yi ve cezîre-i Bozca'yı bir günde feth edüp müjde haberleri yine halîfeye gidüp Kostantıniyye fethine müteveccih olup Boğaz'dan içeri dörd yüz pâre keştî ile girüp kal‘a-i Kostantîn altında lenger-endâht olup kal‘ayı muhâsaraya şürû‘ edüp deryâdan cümle keştîler Akdeniz ve Karadeniz cânibler[in]den sefâyinler ile gelen zahîreleri ahz edüp asker-i İslâm ganâyimle muğtenim, küffâr-ı mahsûr kaht [u] galâ ile vücûdları mün‘adim olup kal‘adan küffâr "amân el-amân" deyüp her sene birer kadırga yükü mâl-ı hârac vermek üzre sulh edüp Hırkîl kıral-ı dâllin veled-i nâ-pâkin pâk etmek içün serdâr-ı zafer-şi‘âr rehin alup niçe kerre yüz bin guruşluk mâl-ı hazâyin alup mesrûr [u] şâdân Arabistân ellerine avdet edüp sâlimîn ü gânimîn Şâm'a dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
… çe kurâ ve kasabâtları nehb ü gâret ederek Şâm Tarabulusu'na, andan Şâm'a dâhil
oldular
.
Andan cümle guzât-ı müslimîn bî-feth mâl-ı hazâyin ile Yedikulle'den keştîlere süvâr olup muvâfık eyyâm ile Kızıl Adalar'a lenger-endâz olup ol şeb asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda yatırken İslâmbol tekrurunun bir oğlu iki yüz pâre gemi ile vakt-i seherde ale'l-gafle şebhûn edüp ceng-i azîm içinde bi-emr-i Hayy-ı Kadîr cümle küffâr-ı hîlekâr münhedim olup yetmiş pâre gemileri ile on bin küffârları giriftâr-ı bend-i hicrân olup bizzât serdâr olan kıral-ı dâllin veled-i pelîd-i nâ-pâki esîr olup sekiz bin küffâr dahi cânın dâr-ı cahîme salup cümle guzât mansûr [u] muzaffer ve şâd [u] handân azm-i Arabistân deyüp bâdbânların küşâde edüp giderken İslâmbol Silivrisin ve kal‘a-i Florunya ve kal‘a-i Kumburgos'ı ve niçe kurâ ve kasabâtları nehb ü gâret ederek Şâm Tarabulusu'na, andan Şâm'a dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
… kal‘asına bu kadar mâl-ı ganâyimle vâsıl olup cümle Şâm askeri ihtiyâcdan berî
oldular
. Bu gazâ-yı ekber bir târîhde olmamışdır.
Ve {anda} kâmil üç gün üç gece ol mahalde ceng-i sultânî olup yine İslâmbol tekurunun ammisi oğlu Mihayil-i la‘în ve yetmiş kapudan boybeğleri ve kâfir segleri ve İşpanya'dan imdâda gelen Firendize nâm kıralzâde üç yüz pâre geminin üç yüz kapudanıyla esîr olup bakıyetü's-seyfi leb-i deryâya varınca kova kıra esîr edüp iki yüz pâre gemileri sağ bulunup iki yüzü pâre pâre ve gark-ı âb olup asker-i İslâm gemilerinden dahi yüz elli pâre gemi pârelenüp ve gark-ı deryâ olup yigirmi gün sâhil-i bahrde asker-i İslâm gemileri ta‘mîr ü termîm edüp kendü keştîleri ile ganîmet olan kâfir gemileri ile cümle yedi yüz pâre gemiye mâlik olup ve yigirmi üç bin esîr peydâ edüp sâ’ir helâk olan gemilerin cümle mühimmât [ü] levâzımâtların sağ gemilere leb-ber-leb edüp sâlimîn ü gânimîn Sayda kal‘asına bu kadar mâl-ı ganâyimle vâsıl olup cümle Şâm askeri ihtiyâcdan berî oldular. Bu gazâ-yı ekber bir târîhde olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21a ·
metinde göster ·
… dem kalup bi-emrillâhi Ta‘âlâ evlâd-ı evlâdları ol kadar tenâsül bulup mu‘ammer
oldular
kim Kostantîn keferesine galebe eder oldular. Hârûnu'r-Reşîd muhâsarasına gelin …
Vakâyi‘ât-ı azîme ve âlâm-ı şedâyid-i gamîmeyi beyân eder: Ol zamân kim Ömer ibn Abdül‘azîz asrında Galata kal‘ası ve İslâmbol'un nısfı bâ-sulh feth olup Sahâbe-i güzînden ve Erbâb-ı Soffa ve Muhâcirîn [ü] Ensârdan ve Tebe‘-i tâbi‘în-i müctehidînden Mesleme hazretleri ile yigirmi bin mikdârı âdem kalup bi-emrillâhi Ta‘âlâ evlâd-ı evlâdları ol kadar tenâsül bulup mu‘ammer oldular kim Kostantîn keferesine galebe eder oldular. Hârûnu'r-Reşîd muhâsarasına gelince bu Ashâb-ı güzînin {İslâmbol içre} devletleri yüz elli beş sene oldu. Âhir Hârûnu'r-Reşîd ba‘de'l-muhâsara Bağdâd'a varup sâkin olunca beri tarafda İslâmbol kıral-ı dâlli cemî‘i bıtrîk ve kıssîs ruhbânların bir yere cem‘ edüp {eydir}:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
Vakâyi‘ât-ı azîme ve âlâm-ı şedâyid-i gamîmeyi beyân eder: Ol zamân kim Ömer ibn Abdül‘azîz asrında Galata kal‘ası ve İslâmbol'un nısfı bâ-sulh feth olup Sahâbe-i güzînden ve Erbâb-ı Soffa ve Muhâcirîn [ü] Ensârdan ve Tebe‘-i tâbi‘în-i müctehidînden Mesleme hazretleri ile yigirmi bin mikdârı âdem kalup bi-emrillâhi Ta‘âlâ evlâd-ı evlâdları ol kadar tenâsül bulup mu‘ammer oldular kim Kostantîn keferesine galebe eder oldular. Hârûnu'r-Reşîd muhâsarasına gelince bu Ashâb-ı güzînin {İslâmbol içre} devletleri yüz elli beş sene oldu. Âhir Hârûnu'r-Reşîd ba‘de'l-muhâsara Bağdâd'a varup sâkin olunca beri tarafda İslâmbol kıral-ı dâlli cemî‘i bıtrîk ve kıssîs ruhbânların bir yere cem‘ edüp {eydir}:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
. Ve bir fırkası dahi Yedikulle kurbünd[e] Kocamustafâpaşa mahallinde Hârûnu'r-R …
Ve niçe bin ibâdullâhı Cübbealîkapusu kurbünde kırup şehîd edüp cesed-i latîfleri hâk-âlûd olup âsûde oldular. Ve bir fırkası dahi Yedikulle kurbünd[e] Kocamustafâpaşa mahallinde Hârûnu'r-Reşîd'in bir sığır postu dilimi cirminde binâ etdüği kal‘a içre ümmet-i Muhammed mahsûr olup üç gün üç gece neberd-i azîm edüp âhir-i kâr bunlar dahi cümle hürr-i şehîd oldular. Ve ibâdullâhın niçe bini İslâmbol içre ba‘zı câ-yı menâs zann etdükleri yere giderken küffâr-ı bed-girdâr bunları buldukları yerde şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
… lup üç gün üç gece neberd-i azîm edüp âhir-i kâr bunlar dahi cümle hürr-i şehîd
oldular
. Ve ibâdullâhın niçe bini İslâmbol içre ba‘zı câ-yı menâs zann etdükleri yere g …
Ve niçe bin ibâdullâhı Cübbealîkapusu kurbünde kırup şehîd edüp cesed-i latîfleri hâk-âlûd olup âsûde oldular. Ve bir fırkası dahi Yedikulle kurbünd[e] Kocamustafâpaşa mahallinde Hârûnu'r-Reşîd'in bir sığır postu dilimi cirminde binâ etdüği kal‘a içre ümmet-i Muhammed mahsûr olup üç gün üç gece neberd-i azîm edüp âhir-i kâr bunlar dahi cümle hürr-i şehîd oldular. Ve ibâdullâhın niçe bini İslâmbol içre ba‘zı câ-yı menâs zann etdükleri yere giderken küffâr-ı bed-girdâr bunları buldukları yerde şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
… araman Konya diyârların kayser-i Rûm Yûnâniyânlar elinden alup müstakil pâdişâh
oldular
. Ammâ ibtidâ tulû‘ları Mâveraü'n-nehir'dendir.
İbtidâ rû-yı arzda makâm edinen Âdem-i Safî'dir. Andan evlâd-ı evlâdı münteşir olup vech-i arza benî âdem müstevlî oldu. Ammâ esnâf-ı ümem içün cemî‘i elsine-i muhtelife müverrihleri ihtilâfât-ı kesîre etmişlerdir. Ammâ sükkânân-ı kavm-i Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-ı ân merzibûm bi-tedbîri Hayyı'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm, Ays bin İshâk evlâdlarındandır. Ammâ kavl-i sahîh Yâfes'e müntehî olup Ays'ın ceddidir kim cümle tâ’ife-i Ervâm andan münteşir olup bir şecî‘ ve pâk-i‘tikâd salâbet ü mehâbet sâhibi olmuşlardır, kim diyâr-ı Rûm'a kadem basan ibtidâ Âl-i Selçûkıyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-i Dânişmendiyye ile yek-dil yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâiyye ve Antâkıyye ve Karaman Konya diyârların kayser-i Rûm Yûnâniyânlar elinden alup müstakil pâdişâh oldular. Ammâ ibtidâ tulû‘ları Mâveraü'n-nehir'dendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
. Anıniçün ol sahrâya hâlâ Taşak Ovası deyü bir yâvece ismiyle mülakkab bir fezâ …
"Gönlünde âşık gönlündeki" deyüp tîz bir demir kafes getirüp Yıldırım Hân'ı kendi murâdı üzre demir kafes içre koyup azm-i râh edüp giderken beride hilâfet Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân'a müyesser olup derhâl yetmiş bin pür-silâh asker ile Timur'un akîbinden ılgar edüp (---) nâm mahalde Timur'a yetişüp bir sâtûr-ı Muhammedî urdu kim hâlâ dillerde dâstân-ı dostân olup mâl-ı ganâyimleri ile asker-i İslâm muğtenim olup ba‘zı guzât-ı müslimîn Yıldırım Hân inhizâmında mâl [u] menâlden ayrıldıkları dâğ-ı derûnlarından Timur askerinin dendân-ı tîğdan geçenlerinin derilerini yüzüp şiddet-i hârda ol sahrâ-yı bi-pâyân içre üzerlerine âdem derisinden sâyebânlar edüp zıllında sâyedâr oldular. Anıniçün ol sahrâya hâlâ Taşak Ovası deyü bir yâvece ismiyle mülakkab bir fezâdır. Ammâ takdîr-i Hudâ ol gece Yıldırım Hân kafes içre gayretinden hummâ-yı muhrikden merhûm olmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
… ehîd olup Gül Câmi‘ sâhasında defn olunup cümle fukarâları ol âsitânede münzevî
oldular
.
Ve bu Cübbe Alî hazretleri Okmeydânı'ndan enen gemilere süvâr olmayup hemân Tershâne bâğçesi önünde üç yüz Zeyneddîn Hâfî fukarâları ile deryâ üzre postların döşeyüp tevhîd-i erreye meşgûl olup def [ü] kudümlerin çalarak ve alem-i hâfîlerin açarak azharun mine'ş-şems deryâ üzerinden piyâde ve post-nişîn ubûr etdüğin kal‘adan küffâr-ı dûzah-karâr görünce ru‘b u bîmden akılları çâk olup Cübbe Alî hazretleri postların deryâdan alup Cibâlikapusu'ndan sarıldılar. Ba‘de'l-feth keşf-i kerâmet etdüğiyçün kendüleri şehîd olup Gül Câmi‘ sâhasında defn olunup cümle fukarâları ol âsitânede münzevî oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… mî‘i top u tüfenglerin atmış bulundular. Âhir "zanca Türk" deyüp cümle giriftâr
oldular
.
Görseler kim bunların lisânında sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olup keştî içre olan küffârları dest-ber-kafâ kayd [u] bend etmeğe başlayup cemî‘i mâl [u] erzâkların gâret etmeğe başlarlar. Hemân küffâr lisânlarınca "ki parlari" der, ya‘nî "nişleyüp ne söylersiz" der. Guzât dahi "parlamazız bütün alırız" derler. Kâfir gördü kim bunlar Türk askeri bir tâ‘ûndur kim gemileri içre girmişler, âlat-ı silâha el kaldırmağa iktidârları yok. Ve limana girdikde şâdumân içün cemî‘i top u tüfenglerin atmış bulundular. Âhir "zanca Türk" deyüp cümle giriftâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
. Ebü'l-feth dahi bu mâl-ı ganâyimi ve Fransa kıralı kızını ve gayr-ı müslime bâ …
"Beğim cenâb-ı şerîfiniz Ma‘nisa'da şehzâde iken Mısır nevâhîlerinde Akka ve Sayda [ve] Berût kal‘alarına küffâr istîlâ etdüğin cenâbınız istima‘ edüp bu kadar ibâdullâh ve bu kadar sıbyân [u]28a nisvân esîr-i giryân oldu deyü giryân olduğunuzda 'Elem çekme beğim, İslâmbol'u feth edeceğiz günde gâret olan Akka'dan gelmiş akîde ve pişmiş helvâ yersiz' deyü size tesliyet-i hâtır verüp İslâmbol'un fethin tebşîr etmişdik ve 'Ol günler gazâ ile guzât-ı müslimîne kadı ol ve her şey’e kanâ‘at edüp râzı ol' demiş idin. İşte ol pişmiş helvânın semeresi geldi, zuhûr etdi. İnşâ’allâh ellinci günde kal‘anın dahi seyecî’ü fethi bi-emrillâh mukarrerdir" deyü da‘vâ-yı merd edüp cümle guzât-ı müslimîn gemilerde olan mâl-ı ganâyimi ve üç bin kîse Tâkyânûsî filoriyi ve bin sebüke zeheb-i hâlisi ve iki bin sebüke sîm-i ebyazı ve yigirmi gemide sekiz bin esîri ve yigirmi kapudanları ve bir kıralzâde ve bir Fransa kıralının duhter-i nâ-şüküftesini ve bin aded pençe-i âfitâb mahbûbe-i cihâne ümmet-i Muhammed kızları kim, kimi şerîfe ve kimi gayr-ı şerîfe-i müslime bânû-yı cihânlar kim her biri hûrşîd-i cihân-tâb banû-yı sâhib-hicâb duhterler idi ve niçe bin kerre yüz bin âlât-ı silâhât levâzımât makûlesi eşyâları derûn-ı deftere kayd edüp Ebü'l-feth'e cümle mâl-ı ganâyimi Allâh emâneti verüp yine cenge meşgûl oldular. Ebü'l-feth dahi bu mâl-ı ganâyimi ve Fransa kıralı kızını ve gayr-ı müslime bâkireleri Akşemseddîn'e teslîm edüp kendüler kal‘anın feth [u] teshîrine cidd ü cehde sâ‘î oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b–28a ·
metinde göster ·
"Beğim cenâb-ı şerîfiniz Ma‘nisa'da şehzâde iken Mısır nevâhîlerinde Akka ve Sayda [ve] Berût kal‘alarına küffâr istîlâ etdüğin cenâbınız istima‘ edüp bu kadar ibâdullâh ve bu kadar sıbyân [u]28a nisvân esîr-i giryân oldu deyü giryân olduğunuzda 'Elem çekme beğim, İslâmbol'u feth edeceğiz günde gâret olan Akka'dan gelmiş akîde ve pişmiş helvâ yersiz' deyü size tesliyet-i hâtır verüp İslâmbol'un fethin tebşîr etmişdik ve 'Ol günler gazâ ile guzât-ı müslimîne kadı ol ve her şey’e kanâ‘at edüp râzı ol' demiş idin. İşte ol pişmiş helvânın semeresi geldi, zuhûr etdi. İnşâ’allâh ellinci günde kal‘anın dahi seyecî’ü fethi bi-emrillâh mukarrerdir" deyü da‘vâ-yı merd edüp cümle guzât-ı müslimîn gemilerde olan mâl-ı ganâyimi ve üç bin kîse Tâkyânûsî filoriyi ve bin sebüke zeheb-i hâlisi ve iki bin sebüke sîm-i ebyazı ve yigirmi gemide sekiz bin esîri ve yigirmi kapudanları ve bir kıralzâde ve bir Fransa kıralının duhter-i nâ-şüküftesini ve bin aded pençe-i âfitâb mahbûbe-i cihâne ümmet-i Muhammed kızları kim, kimi şerîfe ve kimi gayr-ı şerîfe-i müslime bânû-yı cihânlar kim her biri hûrşîd-i cihân-tâb banû-yı sâhib-hicâb duhterler idi ve niçe bin kerre yüz bin âlât-ı silâhât levâzımât makûlesi eşyâları derûn-ı deftere kayd edüp Ebü'l-feth'e cümle mâl-ı ganâyimi Allâh emâneti verüp yine cenge meşgûl oldular. Ebü'l-feth dahi bu mâl-ı ganâyimi ve Fransa kıralı kızını ve gayr-ı müslime bâkireleri Akşemseddîn'e teslîm edüp kendüler kal‘anın feth [u] teshîrine cidd ü cehde sâ‘î oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b–28a ·
metinde göster ·
Hemân cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve fuzalâ cesed-i şerîfini gasl etmek murâd edindikleri mahalde Ayasofya'nın Terlerdirek küncinden bir sadâ zâhir olup, "Merhûm u mağsûldur, hemân defn edün" deyü nidâ gelince cümle hâzırûn dembeste ve hayrân oldular. Andan cümle meşâyihân Yâvedûd Sultân'ın na‘ş-ı şerîfin tâbûta koyup Şehîdkapu'sunda defn etmek murâd edinüp bi'z-zarûrî tâbûtu götürenler kendülerin Emînönü İskelesi'nde bulup andan bir kayığa süvâr olup berk-i hâtif gibi kayık kürek çekmeden ve yelken açmadan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri kurbünde karâr edüp hemân tâbût kayıkdan bi-emrillâh çıkup ol mahalde kazılmış bir mezârda tâbût durup ardı sıra cümle guzât ve ulemâlar varup istimâ‘ etdiler kim mezkûr kabirden Yâvedûd ismi istima‘ olunurdu. Cümle ulemâ ve sulehâ na‘ş-ı şerîfi ol kabr içre defn edüp gitdiler. Anıniçün ol kabr-i şerîfe hâlâ türbe-i Yâvedûd iskelesi derler ve's-selâm ve Rahmetullâhi aleyhi ale'd-devâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a ·
metinde göster ·
… dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayrları ile şeref-yâb olup sarâyına müteveccih
oldular
. Böyle bir pâdişâh-ı azîmü'ş-şân iken bâb-ı şerî‘ate gelüp itâ‘at etdi.
"Eğer beğim sen dahi benim şer‘ile hükm etdiğime rızâ vermeyüp zerre kadar şerî‘atdan nükûl edeydin şu seccâde altındaki ejdere seni helâk etdirirdim" deyü seccâdeyi küşâde edince bi-emrillâh seccâde altından bir ejdehâ kıjğırup dehânından âteş-feşânlık ederken Monlâ hazretleri ejdere "Epsem ol" deyü hitâb edüp seccâdeyi yine setr edince hemân Sultân Mehemmed (---) hazretlerinin dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayrları ile şeref-yâb olup sarâyına müteveccih oldular. Böyle bir pâdişâh-ı azîmü'ş-şân iken bâb-ı şerî‘ate gelüp itâ‘at etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
… sene 882 ve kal‘a-i Samsun ve kal‘a-i Sinop ve kal‘a-i Tarabefzûn sene 865 feth
oldular
.
Ve vilâyet-i Karaboğdan fethi sene 881 ve cezîre-i Ayameki ve cezîre-i Pulya'dan ba‘zı kılâ‘lar sene 880, feth-i vilâyet-i Karaman sene 882 ve kal‘a-i Samsun ve kal‘a-i Sinop ve kal‘a-i Tarabefzûn sene 865 feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
. Ve dâmen-i kubbede olan tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir dörd aded kemerleri gördül …
Kapuların Hind sadefkârîsi kanatların gördükçe başların salup ikişer parmakların ısırırlardı. Ve kubbe-i ser-nigûn-ı mînâyı gördüklerinde cümle başlarında manlifke şapkaların çıkarup "Marya Marya" deyü vâlih oldular. Ve dâmen-i kubbede olan tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir dörd aded kemerleri gördüler kim beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… nasb olunup Âl-i Osmân'a eyâlet-i Erdel erzel iken tâbi‘ olup rezâletden halâs
oldular
.
Bu diyâr dahi sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘'in darb-ı şimşîr-i âteş-tâbiyle be-dest-i serdâr-ı mu‘azzam Gâzî sa‘id [u] şehîd efendimiz Seydî Ahmed Paşa feth edüp senevî bin kîse mâl ve bin kîse hedâyâ vermek üzre merhûm u mağfûrun-leh efendimiz Melek Ahmed Paşa re’yiyle Apopi Mihal nâm bî-nâm-ı güm-nâm bed-nâmı kıral nasb olunup Âl-i Osmân'a eyâlet-i Erdel erzel iken tâbi‘ olup rezâletden halâs oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… ahtalu. Ve kal‘a-i İstanköy ve kal‘a-i Bodurum ma‘a gayrı kılâ‘hâ sene 928 feth
oldular
.
Feth-i kal‘a-i Iskıradin. Ve katl-i Şehsuvârzâde Alî Beğ. Ve feth-i kal‘a-i Helke [Hereke] ve kal‘a-i iliki. Ve feth-i kal‘a-i cezîre-i incirli ve kal‘a-i Tahtalu. Ve kal‘a-i İstanköy ve kal‘a-i Bodurum ma‘a gayrı kılâ‘hâ sene 928 feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
… vik ve Sünbüthel ve Meştı ve Kösek nâmân kal‘alar cümle sene 939 târîhinde feth
oldular
.
Feth-i kal‘a-i irşek ve Şıklofça ve Kapolin[y]e ve Şil[y]e ve Bobofca ve Berezense ve Balvar ve Vetoş ve Zakan ve Kannije ve Kapornak ve Yeleşke ve Çobaniçse ve Şarvar ve Ni‘met Uğvar ve Kemendvar ve Egirvar ve Egirsek ve Meşter ve Hedvik ve Sünbüthel ve Meştı ve Kösek nâmân kal‘alar cümle sene 939 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Tennûre ve kal‘a-i Van-ı celîlü'ş-şân ile merkûm kal‘alar sene 941 feth
oldular
.
Feth-i kal‘a-i Van, kal‘a-i Adilcevâz ve kal‘a-i Ercîş ve kal‘a-i Ahlât ve kal‘a-i Bârgirî ve kal‘a-i Amık ve kal‘a-i Hoşâb ve kal‘a-i Vestân ve kal‘a-i Sebâdân ve kal‘a-i Cerem ve kal‘a-i Bîdkâr ve kal‘a-i Rosni ve kal‘a-i Hal ve kal‘a-i Tennûre ve kal‘a-i Van-ı celîlü'ş-şân ile merkûm kal‘alar sene 941 feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
… ve kal‘a-i Tin, vilâyet-i Bosna. Mezbûr kal‘alar cümle sene 945 târîhinde feth
oldular
.
Andan sefer-i hümâyûn vilâyet-i Boğdan feth-i şehr-i Yaş ve feth-i vilâyet-i Basra ve kal‘a-i Tin, vilâyet-i Bosna. Mezbûr kal‘alar cümle sene 945 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
… stolni-Belgrad kurbünde olmağ ile mezkûr kal‘alar cümle sene 950 târîhinde feth
oldular
.
Feth-i kal‘a-i Ustolni-Belgrad ve kal‘a-i Valpova ve feth-i kal‘a-i Üstürgon-ı ibret-meşhûn ve kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-i Pirespirim ve kal‘a-i 57b Polata ve Çavga nâm kal‘alar Ustolni-Belgrad kurbünde olmağ ile mezkûr kal‘alar cümle sene 950 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a–57b ·
metinde göster ·
… ik kurb-ı cezîre-i Girid. Bâlâda tahrîr olunan kal‘alar sene 951 târîhinde feth
oldular
.
Feth-i kal‘a-i Vişigrad kurb-ı Usturgon ve feth-i kal‘a-i Novigrad ve kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Şimatorna ve kal‘a-i Velika der-livâ-i Bosna ve feth-i kal‘a-i Çavka ve kal‘a-i Andrik kurb-ı cezîre-i Girid. Bâlâda tahrîr olunan kal‘alar sene 951 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·
… muharebe-i Hâdım Alî Paşa der-sahrâ-yı Segedin. Bu cümle kal‘alar sene 958 feth
oldular
.
Feth-i kal‘a-i Peçuy ve Beçkerek ve Arat ve kal‘a-i Çanat ve Tımışvar ve muharebe-i Hâdım Alî Paşa der-sahrâ-yı Segedin. Bu cümle kal‘alar sene 958 feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·
Bu fütûhâtlardan mâ‘adâ niçe yüz gazâları olup Âl-i Osmân'ın âb-ı rûyı olup gitdiler. Bizzât bir yere hareket buyurmadan bu kadar fütûhâta muvaffak olup âhirü'l-emr merhûm [u] mağfûrun-leh Sultân Murâd-ı Sâlis terk-i saltanat-ı sûrî etdüği fî Cemâziyelulâ sene 1003 târîhinde civâr-ı rahmete vâsıl oldular. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 58b ·
metinde göster ·
… ler idi. Vezîr-i a‘zam Kara Mustafâ Paşa dahi İslâmbol'a sene-i mezbûrede dâhil
oldular
.
Andan 62b bâde-i nâba tevbe edüp Malta gazâsına niyyet edüp beş yüz pâre kadırga binâ olunmak fermân olunup iki aded kara mavunalar ve bir başdarda-i azîm binâ olunmuşdur. Mellâhân-ı bihâr {Hazret-i} Nûh Necî'den berü görmemişler idi. Vezîr-i a‘zam Kara Mustafâ Paşa dahi İslâmbol'a sene-i mezbûrede dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62a–62b ·
metinde göster ·
… di. Ammâ zamân-ı sa‘âdetlerinde rûz-merre fitne ve fesâd olup cümle asker zorba
oldular
. Ve niçe hânedânları gâret edüp bir cübbeye mâlik olmayan bin kîseye mâlik olup …
Çünkim takdîr-i Hudâ bu imiş kim bî-günâh Osmân Hân'ı cümle asker gulûsıyla şehîd edüp yerine Mustafâ Hân'ı yine pâdişâh etdiler. Ammâ "Mükellef değil aklında hiffet vardır" deyü seng-i mezâr mesâbesine kodular. Ammâ terk-i dünyâ Behlül-i dânâ-reviş bir âkıl ve dânâ ve ednâ sultân idi. Ammâ zamân-ı sa‘âdetlerinde rûz-merre fitne ve fesâd olup cümle asker zorba oldular. Ve niçe hânedânları gâret edüp bir cübbeye mâlik olmayan bin kîseye mâlik olup hâne sâhibleri bir habbeye muhtâc kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63a ·
metinde göster ·
… vükelâ ve sarây-ı hâssda olan mukarreb-i enderûn [u] bîrûn ol kadar müteyakkız
oldular
ve zorbalar elinden ehl [ü] iyâl hammâmlara ve çârsû-yı bâzâra çıkamaz oldular. …
Ammâ cemî‘i re‘âyâ ve berâyâ ve a‘yân [u] eşrâf [ve] fukarâ ve ulemâ ve sulehâ ve e’imme ve hutebâ ve meşâyih [ve] sâdât ve vüzerâ ve vükelâ ve sarây-ı hâssda olan mukarreb-i enderûn [u] bîrûn ol kadar müteyakkız oldular ve zorbalar elinden ehl [ü] iyâl hammâmlara ve çârsû-yı bâzâra çıkamaz oldular. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63a ·
metinde göster ·
… oldular ve zorbalar elinden ehl [ü] iyâl hammâmlara ve çârsû-yı bâzâra çıkamaz
oldular
. Ve,
Ammâ cemî‘i re‘âyâ ve berâyâ ve a‘yân [u] eşrâf [ve] fukarâ ve ulemâ ve sulehâ ve e’imme ve hutebâ ve meşâyih [ve] sâdât ve vüzerâ ve vükelâ ve sarây-ı hâssda olan mukarreb-i enderûn [u] bîrûn ol kadar müteyakkız oldular ve zorbalar elinden ehl [ü] iyâl hammâmlara ve çârsû-yı bâzâra çıkamaz oldular. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63a ·
metinde göster ·
… fendi mürîdi ve kimi celâ-yı vatan edüp kimi hâb-ı Ashâb-ı Kehf'e varup münzevî
oldular
.
Cümle eşkıyâ havf u haşyetlerinden sûret-i salâhda görünüp kimi sûhte ve kimi ummâl ve kimi cemmâl [u]{hammâl} ve kimi Üsküdarî Mahmûd Efendi mürîdi ve kimi celâ-yı vatan edüp kimi hâb-ı Ashâb-ı Kehf'e varup münzevî oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
{Abaza Paşa dahi} kal‘adan cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân taşra çıkup şemşîr ber-gerdân amân ile Serdâr Husrev-i şîr huzûruna gelüp yüz sürdüklerinde "El-afv zekâtü'l-feth" deyüp cümlesinin defter-i cerâyimine kalem-i afv keşîde kılınup hil‘at-ı fâhireler ile şeref-yâb oldular. Mâh-ı mezbûrun tokuzuncu gün[ü] idi. Asâkir-i İslâm kal‘a içre leb-ber-leb olup şiddet-i şitâ gelmeden kal‘ayı ta‘mîr [ü] termîm edüp elli bin asker ile Ken‘ân Paşa'yı serdâr edüp Ahıçka kal‘ası dahi Mavro Hân imdâdıyla feth olup eyâlet-i Çıldır, Sefer Paşa'ya ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64b ·
metinde göster ·
… gibi cereyân edüp bir âh-ı serd çekdi kim cümle huzzâr-ı meclis mest [ü] medhûş
oldular
. Ba‘de hatmi'l-kelâm.
Bu kelimâtlara Pâdişâh-ı cem-azamet gûş-ı hûşile sâmi‘înden olup şehâdet-i Osmân Hân yâd oldukda mübârek çeşm-i gazâlinden çekîde çekîde hûn-âlûd nem yemm-i nem gibi cereyân edüp bir âh-ı serd çekdi kim cümle huzzâr-ı meclis mest [ü] medhûş oldular. Ba‘de hatmi'l-kelâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
Andan Erzurûm'a varup serdâr-ı mu‘azzamın âmâde etdiği toplardan mâ‘adâ Tebr[îz] Kapusu'nda kırk pâre balyemez dahi döküp iki bin çift câmûslar ile topları Erzurûm'dan keşân-ber-keşân çekerek Sınur çayırı nâm mahalden Kağızman altından kal‘a-i Revân altına dâhil olup sene 1044'de Revân kal‘ası altında meks edüp kal‘a dibinden cereyân eden deryâ-misâl nehr-i Zengi'yi asker-i İslâm ayaktan ubûr edüp alâ-mele’i'n-nâs ol gün kal‘aya amân vermeyüp metrislere yedi koldan girilüp bism-i İlâh ile ibtidâ kendüler nehir aşırı Muhânet bayırı nâm mahalden kal‘aya bir balyemez topu urup münhedim etdikde cümle asker-i İslâm fâl-ı mübârekdir deyü şâd [u] handân olup yedi gün yedi gece göz açdırmayup hamd-i Hudâ fethi müyesser olup Revân hânı Emîrgûneoğlu amân ile taşra çıkup iki tuğ ile Haleb eyâleti ihsân olunup kal‘anın sademât-ı top-ı kûplerden münhedim olan yerlerini ta‘mîr ü termîm edüp kal‘a içine Murtazâ Paşa'yı kırk bin asker ile muhâfız koyup kırk bin asker ile Koca Ken‘ân Paşa Ahıçka kal‘asına serdâr olup ol mâh-ı mezbûrda kal‘a-i 68a Ahıçka dahi feth olup sa‘âdetle Pâdişâh-ı Cem-azamet, Revân altından Acem diyârın gâret etmeğe revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67b–68a ·
metinde göster ·
… ke boğazından içeri ol sazlığ ve bataklık ve hınzîr bataklığı içre girüp pinhân
oldular
.
Yerine Piyâle Kethudâ tershâne ağası iken kâ’immakâm olup iki yüz pâre gemiyle Karadeniz'e donanma-yı hümâyûn ile deverân ederken Azak deryâsı boğazında Çoçka nâm sığlarda iken yüz pâre Kazak-ı âk şaykalarına râst gelüp bir ceng-i azîm edüp yetmiş pâre fırkatesin hatmanları ile feth edüp ol şeb-i zulmetde sığ deryâ içre gayrı Kazak şaykaları taşra Karadeniz'e çıkup firâr etdiler. Akîblerince Piyâle Kethudâ bu la‘înleri kova kova cezîre-i Taman kurbünde nehr-i Kuban Karadeniz'e munsab olduğu mahalde Adahon boğazıyle Yeleşke boğazından içeri ol sazlığ ve bataklık ve hınzîr bataklığı içre girüp pinhân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
Âhirü'l-emr devlet-i Murâd Hân'da iki yüz pâre gemiden biri halâs olmayup on bin küffâr-ı hâksârı pâ-beste ve dil-haste alay-ı azîm ile Âsitâneye getirüp haçlı bayrakların ser-nigûn edüp Sarâyburnu'ndan içeri girüp şâdumânlar ederek kâ’immakâm Mûsâ Paşa'dan hil‘at-ı fâhireler geyüp tershânede lenger-endâht oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
… de Hocazâde Es‘ad Efendi tekâ‘üd ihtiyâr edüp Yahyâ Efendi mesned-nişîn-i fetvâ
oldular
. Hîn-i cülûsda bunlar müftî idi.
Evvelâ meşâyih-i İslâm ibn Şeyhülislâm Yahyâ Efendi ibn Zekeriyyâ Efendi'dir. Bin otuz bir Receb'inde Hocazâde Es‘ad Efendi tekâ‘üd ihtiyâr edüp Yahyâ Efendi mesned-nişîn-i fetvâ oldular. Hîn-i cülûsda bunlar müftî idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
… arâc u bâc alup diyârların târâc ve halkını ac u zâc ve bir habbeye muhtâc eder
oldular
.
Bâ-husûs Mora cezîresi içinde cenûb tarafı nihâyetinde bir burunda sa‘b ve çengelistân yerde Manya nâm bir 75a vilâyet vardır sene (---) târîhinde ecdâd-ı izâmın Ebü'l-feth Mehemmed Hân feth edüp emn [ü] emânda iken bu ân pâdişâhımızın zamân-ı sa‘âdetinde Manya küffârı âsî olup elli bin küffâr ile Malta'ya tâbi‘ olup yüz pâre yarar firkate ve balkarmatalar ile Akdeniz içre cezîre-i Rodos'u ve İstanköy'ü ve Sakız'ı ve cezîre-i Susam'ı ve İlimni ve Midilli cezîrelerinin kurâ ve kasâbatların nehb ü gâret edüp her sene re‘âyâlarından harâc u bâc alup diyârların târâc ve halkını ac u zâc ve bir habbeye muhtâc eder oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 74b–75a ·
metinde göster ·
… durup yedi yüz pâre gemiye cümle taraf-ı pâdişâhîden kirâları verilüp hâzır-bâş
oldular
.
Ve bu karavanalardan mâ‘adâ yedi yüz barça ve galyon ve pink ve burtun ve şitiye ve şayka ve kara[mür]sel ve'l-hâsıl bu makûle yedi yüz pâre pür-silâh keştîlere mühimmât ve cebehâne ve sâ’ir levâzımâtları ile leb-ber-leb asker doldurup yedi yüz pâre gemiye cümle taraf-ı pâdişâhîden kirâları verilüp hâzır-bâş oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ baht-ı dünyâ Malta küffârının imiş eyle bir re’y [ü] tedbîr sâhibi pâdişâh-ı Cem-cenâb merhûm olup bu kadar masrûf hebâya gidüp Malta ve gayrı küffârlar halâs oldular. Hemân el-abd yüdebbir vallâh yukaddir'e havâleden gayrı çare yokdur. Tasdîk-i kelâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 76a ·
metinde göster ·