… drese ve imâretleri ve çârsû-yı bâzâr-ı şâhîsi vardır ammâ hevâsı gâyet sevâhil
olmağile şiddet-i
hârdan âdem pişer. Ve pirinc ü şeker kamışı olur ve limonu ve turuncu ve narı v …
Evsâf-ı Bender (---) âbâd: Şâh-ı İrân-zemîn Âzerbaycân hükmünde başka hânlıkdır. Yedi bin müsellah nökerâtla bu benderi hırâset eder. Zîrâ intihâ-yı serhadd-i Fireng-i bed-reng-i pür-ceng Portukal-ı dâlldır. Sene 925 târîhinde Şâh İsmâ‘îl çağında bu Benderçeye Portukal talâva vuranda bist-hezâr mürdamân-ı Acem esîr-bend-i hicrân hor-dem olanda Şâh İsmâ‘îl mu Benderçede bir hisâr-ı üstüvâr yasayupdır kim heze çâr köşesi Kahkahâ-âsâ hisâr-ı şâhîdir. Derûn-ı kirmânda endek dü-hezâr hâne-i çâr-kâr vardır ve niçe câmi‘ler ve hân u hammâm ve zâviye vü tekye vü mekteb ü medrese ve imâretleri ve çârsû-yı bâzâr-ı şâhîsi vardır ammâ hevâsı gâyet sevâhil olmağile şiddet-i hârdan âdem pişer. Ve pirinc ü şeker kamışı olur ve limonu ve turuncu ve narı ve zeytunu ve inciri ve servi dırahtı çokdur. Ammâ mahbûbu memdûh değildir. Halkı ekseriyyâ Urbân-ı Cebrî mezhebinde melâhideden eşedd kavmi vardır ammâ hâkimi olan Hânkulu Hân nâm bir mest-i müdâm Gürcîyyü'l-asl bir benâm kimesne idi. Ammâ halûk u hoş-sohbet merdüm-i merd idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 364a ·
metinde göster ·
… r‘ile konaklar verilüp üç gün ikamet fermân olunup hamd-i Hudâ bu şehir sevâhil
olmağile şiddet-i
şitâdan halâs olup sehel râhat bulduk. Bu şehr-i sevâd-ı mu‘azzamın bânîsi ve f …
Hacı Paşaoğlu sarâyında Paşa mihmân olup cümle ağavâtlara yâfteler ile şehir içre izn-i şer‘ile konaklar verilüp üç gün ikamet fermân olunup hamd-i Hudâ bu şehir sevâhil olmağile şiddet-i şitâdan halâs olup sehel râhat bulduk. Bu şehr-i sevâd-ı mu‘azzamın bânîsi ve fâtihi ve âb [u] havâsı ve arz-ı belediyle ve cümle âsâr-ı imâret-i selâtîn-i selefiyle cümle sene 1056 târîhinde mufassal tahrîr olunmuşdur kim bâlâda cild-i evvelimize nazar oluna. Amasiyye'den kalkup yine cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 26a ·
metinde göster ·
hârı şedîd olup havâsı sakîl olduğundan ısıtması gâyet çok olur, ammâ cemî‘i ha …
Etrâfı taşlık olmağile şiddet-i hârı şedîd olup havâsı sakîl olduğundan ısıtması gâyet çok olur, ammâ cemî‘i halkı keçi südü surutkası içmeğile ve pivo ve bal suyu müskirâtların nûş etmek ile ıstmayı def‘ edüp ten-dürüst olup hayli zinde ve zeber-dest firkatede kürek çekmenin erbâbı tüvânâ âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163a ·
metinde göster ·
… madı, zîrâ Erba‘înin ve şitâ-yı Zemherîrin tâ ayne'l-fi‘li olup iklîm-i sâbi‘de
olmağile şiddet-i
şitâdan yerler çatlayup araları gayyâ deresi gibi olurdu. Hele her ne hâl ise J …
Ve bu mahalde nehr-i Ten Heyhât sahrâsın iki bölmüşdür. Hikmet-i Bârî yârî kılup biz bu Jivakirmân kal‘asında mihmân iken ol gece bir şiddet-i şitâ ve bir rîh-i akîm poyraz rûzgâr-ı zorkârı esüp bi-emrillâhi te‘âlâ nehr-i Ten sovukdan müncemid olup üstünden niçe bin arabalar ve kızaklar geçmeğe başlayup cümle kavm-i küffârın yüzleri güldü ve buzları çoğaldı. Ammâ bir şedîd sovuklar oldu kim Jivakirmen kâfirlerinin evlerinden taşra çıkmağa iktidârlarımız olmadı, zîrâ Erba‘înin ve şitâ-yı Zemherîrin tâ ayne'l-fi‘li olup iklîm-i sâbi‘de olmağile şiddet-i şitâdan yerler çatlayup araları gayyâ deresi gibi olurdu. Hele her ne hâl ise Jivakirmân'dan kalkup cânib-i garba Ten kenârınca giderken ba‘zı mahalde Ten suyu buzu çatlayup Heyhât sahrâsın büsbütün Ten suyu gark edüp donmuş ve billûr ve necef ve moran gibi Heyhât sahrâsı mücellâ buz olup ne arabalarımız ve ne atlarımız ve ne piyâde âdemlerimizin yürümeğe iktidârları olmayup hâsıl-ı kelâm her ne hâl ise derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek ol gün yürüyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
hâr ziyâdedir. Ve câ-be-câ halkının reng-i rûyları humret üzredir. Ammâ birbirl …
Ve taşlık yer olmağile şiddet-i hâr ziyâdedir. Ve câ-be-câ halkının reng-i rûyları humret üzredir. Ammâ birbirleriyle hüsn-i zindegâneleri yokdur. Ve şeb [u] rûz gavgâları çokdur, gâyet lecûc kavimdirler. Ve dağlarında beş on bin tüfeng-endâz kavmi vardır. Hâkime itâ‘at etmezler. Gâyet ganî ve sahî kavimdirler. Cenâb-ı Bârî mâllarına ve bâğlarına berekât-ı Halîl vermiş. Ta‘âmların tek ü tenhâ yemeyüp elbette müsâfirle tenâvül ederler. Hak Te‘âlâ berekât vermiş kavimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232a ·
metinde göster ·