Ve bu şehrin tâli‘-i imâreti be-kavl-i müneccimîn mirrîh
olmağile halkı
hûnrîz olup bî-rahm ve kattâl gâzîlerdir. Şeb [ü] rûz eğer berren ve bahren çet …
Ve bu şehrin tâli‘-i imâreti be-kavl-i müneccimîn mirrîh olmağile halkı hûnrîz olup bî-rahm ve kattâl gâzîlerdir. Şeb [ü] rûz eğer berren ve bahren çeteye ve poturaya gidüp kâfire aslâ amân vermezler. Dâ’imâ kılıçları bellerinde ve tüfengleri ellerinde olup Kotur kâfiriyle ceng ederler. Ve cümlesi Boşnakça ve Sırfça ve Latince kelimât edüp niçeleri lisân-ı Arnavudcayı fasîh bilirler, zîrâ bu Nova körfezinin karşısı cümle Arnavudistân'ın Kilimente ve Karadağ ve Podgoriçse kal‘aları dağlarıdır. Ve bu kal‘a içi sokakları daracıkdır, ammâ pâk kaldırım döşelidir ve halkı cümle garîb-dost gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155b ·
metinde göster ·
… ı ve cümle yüz aded kiremitli ve saz ö[r]tülü tahtânî evleri var. İskele-i azîm
olmağile halkı
ekseriyyâ tuz ve balık bâzergânlarıdır kim ankâ ve hânedân sâhibi garîb-dost âd …
Kal‘ası nehr-i Tise kenârında çâr-kûşe bir tula binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâcıkdır kim gird-â-gird cirmi beş yüz aded hatve ihâta eder. Handakı içre Tise nehri cereyân edüp bir iskele kapusu ve bir uğrın kapusu ve iskele başında bir hânı ve elli aded mahzenler ve bir kenîseden vely olunmuş bir ma‘mûr câmi‘i ve bir medrese ve üç mekteb ve bir tekyesi ve bir hammâmı ve kırk aded dükkânı ve cümle yüz aded kiremitli ve saz ö[r]tülü tahtânî evleri var. İskele-i azîm olmağile halkı ekseriyyâ tuz ve balık bâzergânlarıdır kim ankâ ve hânedân sâhibi garîb-dost âdemleri ekseriyyâ hacılardır. Cümle serhadli esbâbı gibi kalpak geyerler. Bir hayli şîrîn ve ma‘mûr kasabadır, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Bundan dahi yoklama-bahâ alup cânib-i şarka sahrâlarda ma‘mûr kurâları 6 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82a ·
metinde göster ·
… berü bu kal‘a içi amâr değildir. Ve bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında vâki‘
olmağile halk
kal‘aya enüp çıkmadan âciz olup amâr olmamışdır. Ammâ,
Vilâyet-i Kürdistân'da Bitlis kal‘ası kurbunda Râhova sahrâsı nihâyetinde Râhova nâm bir harâbca küçük kal‘acık var, içinde çobanlar sâkin olurlar. Ammâ bu Tuna kenârında Râhova gâyet ma‘mûrdur. Bânîsi Sırf krallarıdır. Fâtihi sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân'dır, ammâ feth ederken usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim etmişdir. Hâlâ kulleleri (dağ başında hâlâ kulleleri) bir dağ başında Tuna kenârına varınca bir topraklı hisârı bayır üzre şekl-i muhammes Şeddâdî taş binâ kal‘a-i ra‘nâ imiş, ammâ mürûr-ı eyyâm ile iç el olmak ile gözden bırağılup dahi ziyâde harâb olmadadır. İçinde ancak beş aded hânesi ve bir câmi‘i ve bir vîrân hammâsı var, gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Ammâ Sultân Ahmed Hânî'de gâyet ma‘mûr imiş. Eflak beği olan Koca Mihal küffâr Tuna nehri donunca isyân edüp yüz bin küffâr leşkeriyle Âl-i Osmân'ın Tuna kenârında yüz yetmiş pâre kılâ‘ ve şehirlerin nehb ü gâret etdikde bu kal‘ayı dahi kabza-i teshîre alup harâb eder. Anıniçün ol zamândan berü bu kal‘a içi amâr değildir. Ve bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında vâki‘ olmağile halk kal‘aya enüp çıkmadan âciz olup amâr olmamışdır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99a ·
metinde göster ·
… arı Hüseyin Paşa kolundan birkaç aded püskürme lağımlar atdı, ammâ taşlık yerde
olmağile halka
ol kadar zararı isâbet etmeyüp halk dahi "Lağım tamâm oldu" deyü herkes yerlü y …
Ba‘dehu küffâr-ı hîlekâr var kuvvetlerin bâzû-yı münkesirlerine getirüp asker-i İslâm tarafında olan kayaları tîzâb sularıyla taşlara âteşler yakup ve sarp sirkeler döküp seng-i hârâları pâre pâre edüp birer kat ocak lağımlar Defterdâr İbrâhîm Paşa kolundan ve Siyâvuş Paşa karındaşı Sarı Hüseyin Paşa kolundan birkaç aded püskürme lağımlar atdı, ammâ taşlık yerde olmağile halka ol kadar zararı isâbet etmeyüp halk dahi "Lağım tamâm oldu" deyü herkes yerlü yerlerinde iken yetmiş tokuzuncu yeniçeri odasının altından bir lağım-ı mühlik âmedânî etdi kim zemîn ü âsımân dir dir ditreyüp zelzeleden ordu-yı İslâm içinde niçe yüz aded kışlalar münhedim olup lağım altında kalan şühedâlardan mâ‘adâ bin on beş aded kilimler içinde şühedâları taşra defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 294a ·
metinde göster ·
Ammâ halkının reng-i rûyları saruya mâyillerdir, zîrâ bu diyâr afyon kânı
olmağile halkının
ekseri tiryâkîlerdir. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden halkı tiryâkîliklerine …
Ammâ halkının reng-i rûyları saruya mâyillerdir, zîrâ bu diyâr afyon kânı olmağile halkının ekseri tiryâkîlerdir. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden halkı tiryâkîliklerine göre nâne çöpü gibi ve yâdes kemiği-misâl arık âdemlerdir. Ve suyu balgamî olduğundan [[(---) (---) (---) (---)]] -mdirler ve tiryâkî olduklarından ve tiryâkî olmayanlar dahi cümle lecûc kavimdir, zîrâ sahîh (---)(---) kahvehânelerinde Ashab-ı Kehf'e teba‘iyyeten nevm-i dâ’ime mübtelâ olup dâ’imâ (---)(---)(---) vâkı‘a gördükleri hâlleri cümle vâki‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16b ·
metinde göster ·
gâyet za‘îf ü nahîfdir. Ol kadar ehl-i hiref kavim değillerdir. Bâr-ı sakîl iş …
Sitâyiş-i ehl-i Mekke ve eşkâl-i sâdât-ı kirâm-ı şehr-i Bekke: Ehl-i ukûle nihân olmıya kim Ak şemseddînzâde Hamdî Çelebi Kıyâfetnâme'sinde tahrîr etdüği üzre ehl-i Mekke'nin şekl [ü] şemâyilleri siyâh çerde ve ba‘zılar ahmerü'l-levn ve esmerü'l-vech merâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü şîrîn sözlü ve münevver yüzlü esrârı derûnında gizli Âl-i Hâşimiyân'dan bir alay hasîbü'n-nesîb ebâ an-ceddin çelebilerdir. Ammâ âb [u] hevâsı şehr-i Mekke'nin şiddet-i hâr olmağile halkı gâyet za‘îf ü nahîfdir. Ol kadar ehl-i hiref kavim değillerdir. Bâr-ı sakîl iş işlemeğe iktidârları olmadıklarından ekseriyyâ ehl-i Mekke tüccârdır. Bir sınıfı dahi sadaka-i sultânî ile geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358a ·
metinde göster ·