… i halîfesidir. Şeyh Vefâ câmi‘i hareminde medfûndur. Gayrı evsâfları ma‘lûmumuz
olmamağile
hadîs: Arapça mazmûnu üzre olmasın içün gayrı menâkıbı tahrîr olunmadı.
eş-Şeyh Şa‘bân-ı Sânî: Bu dahi Kastamonu hâkindendir ve Büyük Şa‘bân Efendi halîfesidir. Şeyh Vefâ câmi‘i hareminde medfûndur. Gayrı evsâfları ma‘lûmumuz olmamağile hadîs: Arapça mazmûnu üzre olmasın içün gayrı menâkıbı tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
… şra varoş Tophâne'den add olunur. Zîrâ hâkimi başkadır. Ve Galata'da ziyâretgâh
olmamağile
tahrîr olunmadı.
Ve bu Galata limanı gâyet latîf liman olmağile sekiz rûzgârdan emîn olup vakt-i şitâda bin pâre gemi birer demir üzre lenger verüp bî-bâk [ü] bî-pervâ yatırlar. Bu kal‘anın şimâl cânibinde olan taşra varoş Tophâne'den add olunur. Zîrâ hâkimi başkadır. Ve Galata'da ziyâretgâh olmamağile tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
… dır. Ammâ ba‘de'l-asr şems-i âteş-tâb te’sîr eder yalılardır. Ammâ memerr-i nâs
olmamağile
ehl-i ırz yalılarıdır. Bu kasabada aslâ kefere ve Yahûdî yokdur, cümle müslimle …
Ve Bahâyî Efendi yalısı kâşî-i Çîn ile müzeyyen olmuş kasr-ı âlîli yalılardır. Ammâ ba‘de'l-asr şems-i âteş-tâb te’sîr eder yalılardır. Ammâ memerr-i nâs olmamağile ehl-i ırz yalılarıdır. Bu kasabada aslâ kefere ve Yahûdî yokdur, cümle müslimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 140a ·
metinde göster ·
çilingirân ile bir azîm alaylarında arabalar üzre dükkânlarında gûnâ-gûn çevirm …
Âhir-i kâr bunlara yamak olur neferât, esnâfât olmamağile çilingirân ile bir azîm alaylarında arabalar üzre dükkânlarında gûnâ-gûn çevirme Şâm na‘lı ve Bosna ve Vişigrad ve Hersek ve Koniçe ve İslâmbol'un okka na‘lları ve sâ’ir bisât ve sıntırac ve keski ve gözündekisi nişterleri ve kelpedân ve tahra ve perçîn çekici ve iş çekiçleri ve işkence malafa ve baskı ve kemendler ile dükkânların zeyn edüp na‘l döğerek pür-silâh ubûr ederler. Ba‘dehu çilingirbaşı ve na‘lbandbaşı güzîde askerleriyle pür-silâh sekizer kat mehterhânelerin çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 185a ·
metinde göster ·
… ekilirken ecinne bile cimâ‘a karışup nutfeteyn bir yere gelüp ana nutfesi bile
olmamağile
elbette bu eşkâlile rahm-ı mâderden müştak olur, yâhûd âkıbeti yâ miskîn ve cüz …
"Vallâhi hünkârım bu gulâm rahm-ı mâdere yâ leyle-i Kadir'de, yâ leyle-i ıydda besmelesiz ekilirken ecinne bile cimâ‘a karışup nutfeteyn bir yere gelüp ana nutfesi bile olmamağile elbette bu eşkâlile rahm-ı mâderden müştak olur, yâhûd âkıbeti yâ miskîn ve cüzâm ve burnunun orta direği düşüp âhir bir maraz ile bu çehre-i acebluya girüp böyle olur, yâhûd öldükden sonra bile kabirde elbette çiçek çıkarup ol ân tulum gibi olur" deyü huzûr-ı pâdişâhîde böyle cevâb-ı pür-savâb verdiler. Hattâ ma‘sûmun pederi Hacı Envâr'dan, bu ma‘sûmun sinn-i sâli ve niçe ahvâlin, taraf-ı pâdişâhîden su’âl olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217b ·
metinde göster ·
… Fâtiha-i şerîf ile rûh-ı şerîflerin yâd etdik. Ammâ ism-i şerîfleri ma‘lûmumuz
olma[ma]ğile
tahrîr olunmadı. Bu tahrîr etdiğimiz sultânlara birer Yâsîn-i şerîf tilâvet edü …
Şehr-i Bursa içre niçe yüz bin kibâr-ı evliyâullah medfûndur ve niçe binin dahi ziyâret edüp birer Fâtiha-i şerîf ile rûh-ı şerîflerin yâd etdik. Ammâ ism-i şerîfleri ma‘lûmumuz olma[ma]ğile tahrîr olunmadı. Bu tahrîr etdiğimiz sultânlara birer Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp himmet-i aliyyelerin recâ etdiğimiz 240b tahrîr olunan sultânlardır kim her birine birer takrîb ile âşinâlık kesb eyleyüp hamd-i Hudâ ibtidâ seyâhatimizde bu kadar kibâr-ı evliyâullahın âsitâne-i merkad-i pür-envârlarının atebe-i süflâlarına rû-mâlîde eyledik. Himmetleri hâzır ola. Bu niyyet cümle ehl-i îmân rûhîçün, Allah rızâsıyçün, Fâtiha, ve's-selâm, rahmetullahi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 240a–240b ·
metinde göster ·
… çe bölüğünde mâl-â-mâl olup durur. Zîrâ bu diyârda taş ve sarp râh [u] güzergâh
olmamağile
cümle at arabaları işler. Ve deryâdan niçe bin keştîler işler. Anınçün ganîmetd …
Ecrâm-ı kal‘a-i Bâb-ı hadîd: Sebeb-i tesmiyesi oldur kim bânî-i evveli olan İskender-i Zülkarneyn bu sedde bir demir kapu inşâ edüp nigehbânlar komuş idi. Tâ Enûşirvân asrına gelince ol bâb, hadîd olmağıla Demirkapu nâmıyla müsemmâ bir kal‘a-i üstüvârdır. Ba‘dehû bânî-i sânisî Enûşirvân'dır. Ba‘dehû bânî-i sâlisi Yezdcird Şâh'dır. Bânî-i râbi‘-i Şâh İsmâ‘îl'dir. Bânî-i hâmisi Özdemirzâde Osmân Paşa'dır kim ilâ yevminâ-hâzâ sedd-i Kahkahâ bir kal‘a-i metîndir. Kûh-ı Argın ve kûh-ı Düneb dâmenlerine vâki‘ olmuşdur. Bir cânib-i garba Bahr-i Haraz kenarına vâki‘ olup cümle esâs dîvârını talattum-ı deryâ döğer. Bu dîvârları Yezdcird Şâh'dan sonra Haraz Şâh binâ etdüğün leb-i deryâda İskele kapusu üzre Fârisî ebyât ile târîhi tahrîr olunmuşdur. Ve yine bu deryâ cânibinde İskender'in binâ etdüğü sedd-i hâytlar deryâda müstağrak olduğu nümâyândır. Ammâ arîz [u] azîm, dîvâr-ı kadîm imiş. Mülûk murâd edinse ol dîvârdan kal‘aya gelince liman olmak mümkün idi. Hâlâ burc [u] bârûları bahr içre âşikâredir. Bu deryâ tarafı dîvârı kûh-ı bâlâya varınca tûlu bir ok menzili deryâ kenarıdır ve deryâdan yine kal‘a ensesindeki kûha 317a varınca kal‘anın arzı bir puta oku menzilidir. Bu kal‘a ilm-i hendese üzre bir püşte-i âlîde şekl-i muhammes binâ olunmuşdur kim bu hakîrin, gerçi dahi kesret-i seyâhati yokdur ammâ bu tarh [u] tarz üzre bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve havâleden emîn kal‘a görmedim ve üstâd-ı mühendis [ve] bennâ-yı âkıbet-endîş bu kal‘ayı üç bölük inşâ etmiş ve cümle üç aded metîn ve kavî üç kat hakkâ ki demir kapulardır. Kal‘anın bir bölüğü şark cânibine, safh-ı cebele hâ’ildir. İkinci kapu şehr içine meftûhdur. Ve cânib-i kûh-ı Argın'a hâ’il olan dîvârda iki kapu vardır ve aşağı şehre mekşûf iki bâb-ı kavî dahi vardır. Biri Müskür kapusudur kim cânib-i şarkda nâhiye-i Müskür'e mekşûf olduğiyçün Bâb-ı Müskür derler. Bundan hurûc edenler at arabalarıyla üç günde kal‘a-i Şemahı'ya ererler. Ve bir kapu dahi cânib-i cenûba, Deşt-i Kıpçağ'a ve Kırım ve Çerkezistân'a Dağıstân'a gider. Dağıstân'a at arabası işlemez amma Moskov'un Türk kal‘asına ve vilâyet-i Kazan'a ve Deşt-i Kıpçağ'a cümle at arabaları işler. Ve bu kal‘anın üçüncü bölüğü cânib-i bahre düşmüşdür. İçinde ol kadar âbâdân yokdur. Henüz Karçığa Hân kal‘a müstahfızânları ve dizçökenler içün hâneler binâ ederdi ve Gîlân ve Bakü tarafından gelen tüccâr-ı sevdâgerlerin at arabaları bu hisâriçe bölüğünde mâl-â-mâl olup durur. Zîrâ bu diyârda taş ve sarp râh [u] güzergâh olmamağile cümle at arabaları işler. Ve deryâdan niçe bin keştîler işler. Anınçün ganîmetdâr diyâr bir kal‘a-i üstüvârdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın dâiren-mâdârında ve enderûn [u] bîrûnında cümle (---) aded kapulardır. Ve kal‘anın şekl-i murabba‘ı dâiren-mâdâr on bir bin altmış adımdır. Ve yetmiş kulle-i azîmlerdir kim her birinde gurebân [u] mücerredân içün birer medrese ve birer mescid mukarrerdir. Talebelerine Bakü kal‘asından çerâğ içün siyâh neft ta‘ayyün edüp rûz [u] şeb matbah-ı Keykâvûs'dan çobra-i gendümlerin suhte ve atlara merreteyn bezl-i it‘âm ederler. Bir nezâketle ulemâya kal‘ayı hıfz [u] hırâset etdirirler. Ve bu mezkûr yetmiş kulleden mâ‘adâ kal‘anın etrâfında cümle yedi bin altmış dendân-ı bedendir. Her şeb-i muzlimde ve gayr-ı mâhtâbda neft yağıyla kal‘ayı çerâğân ederler. Zîrâ eğer berren ve eğer bahren on üç kavm-i adüvv-i cânîsi vardır. Evvelâ deryâda Moskov Kazağı kâfiri gemilerle her bâr gelüp taşra nevâhîleri gâret eder. Ammâ zeyl-i hisâra gelemez. Leb-i deryâda yetmiş pâre balyemez topları vardır. Cümlesi Âl-i Osmân toplarıdır kim, mücellâ ve musaykalı şa‘şa‘asından âdemin reng-i rûyları nümâyândır. Ve bir hasm-ı kavîsi cânib-i garbîsinde Âl-i Osmân ve Tatar-ı Kırım ve Kalmahdır. Ve cânib-i cenûbunda Çerâkise kavmidir. Ve kıble cânibinde adüvv-i ekberi Dağıstân'ın Kumuk kavmidir. dahi cânib-i şarkîsine meyyâl düşmanı Tomris Hân ülkesi Gürcîstânıdır. Ol ecilden her şeb suhtevât ve dizçöken nökerât ve neferât ve çıplaklar burc [u] bârûlar üzre "Hudâ hûb" deyü feryâd edüp keşik beklerler. Ve cümle düşmanlarının havf [u] haşyetinden kal‘aya hâ’il bir hayli mesâfe-i ba‘îdeden kûh-ı Düneb nâmıyla bir cebel-i âlî vardır, çengelistân ve hıyâbândır, anda şeb [u] rûz elli nefer nigehbân-ı tülüngiyân âmâde durup bu kal‘a üzre bir tarafdan bir yâğı ve bâğî ve zâğî urguncu asker zâhir ü bâhir olsa hemân ol kûhda yığılmış hizemlere âteş urup ahâlî-i kal‘ayı âgâh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 316b–317a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Hazret-i Şîs ve Hazret-i Âdem Safî aleyhimâ's-selâm: Bir bayır dibinde yüz yetmiş adım kabr-i tavîldir. Üzerinde yine kârgîr binâ ile mebnî hâk-i pâk ile mestûr âsitâne-i azîmdir. Yine ser-i sa‘âdetleri Kudüs cânibindedir. Yetmiş-seksen mikdârı Hindî Özbek'i ve fukarâ-yı Urbân ile memlû bir âsitâne-i azîmdir. Ammâ etrâfında kurâ ve kasabâtdan imâr olmamağile ehl-i züvvârı azdır, ammâ acâyib rûhâniyyet vardır. Kabr-i şerîfine âdem girince vücûdına lerze müstevlî olur. Hazret-i Âdem hayâtda iken bu Hazret-i Şît'e kırk yaşında nübüvvet gelüp çulhalık ile kifâf-ı nefs ederdi. Sene (---) mu‘ammer olup pederi Âdem Safî'den sonra merhûm olup bu mahalde defn etdiler. Bi-kavli Muhammed ibn İshâk, Hazret-i Şît'den vilâdet-i Seyyidi'l-Kevneyn ve's-sakaleyn'e gelince sene 6750 olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37a ·
metinde göster ·
… n: Cümle iki yüz sebîlhânedir. Bu şehir çölistânda vâkı‘ olmağıla nehr-i cârîsi
olmamağile
bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı var. Cümle askere kifâyet edüp şehir içre cümle sebîl …
Tavsîf-i sebîl-i atşân: Cümle iki yüz sebîlhânedir. Bu şehir çölistânda vâkı‘ olmağıla nehr-i cârîsi olmamağile bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı var. Cümle askere kifâyet edüp şehir içre cümle sebîllerin âb-ı hayâtın develer ile bu kuyudan taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 48a ·
metinde göster ·
Mâ‘ada mesâcidlerdir. Mâ-i cârîsi olmamağile cümle uyûnlardan ahâlîsi def‘-i atşân ederler. Ammâ mâh-ı temmûzda cümle suları buz pâresi-misâl lezîz âb-ı hayâtdır. Râyiha-i tayyibeli halk olunan suyun biri dahi bu Ma‘arra suyudur kim cemî‘i tevârîhlerde mastûr olduğundan mâ‘ada efvâh-ı seyyâhân-ı berr [u] bihârda meşhûr mâ-i zülâl, bi’r-i âb-ı hayâtları vardır. Hatta,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 51a ·
metinde göster ·
… u sergüzeşt-i serencâmımız bundan ziyâde olup lâkin kitâbete iktidârımıza vakit
olmamağile
bu kadarca tahrîr edüp hemân cenâb-ı Rabbü'l-izzet bu bahâne ile kuş-ı cânımızı …
Allâhu Te‘âlâ'ya ma‘lûmdur kim bu sergüzeşt-i serencâmımız bundan ziyâde olup lâkin kitâbete iktidârımıza vakit olmamağile bu kadarca tahrîr edüp hemân cenâb-ı Rabbü'l-izzet bu bahâne ile kuş-ı cânımızı âzâd etmişdir. Hamd ü senâ ve sadlek hamd ol Feyyâz-ı Mutlak'a kim bu abd-i ahkarı hâkden ref‘ etdi. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 14b ·
metinde göster ·
… tâfetinden halkı sağlardır, lâkin kal‘ası iç elde olmak ile elzem ve levâzımdan
olmamağile
ol kadar ma‘mûr değildir, ammâ sehel şey ile imârı mümkündür.
Zemîn-i kal‘a-i Serfice: Topraklı bir sivri küçük püşte üzre vâki‘ olmuş şekl-i müselles bir şeddadî kârgîr seng binâ ve bir sûr-ı ra‘nâ küçük kal‘adır, ammâ iki cânibi yüksek havâleli dağlar ve dağlar üzre sâfî bâğlar ve havâsı letâfetinden halkı sağlardır, lâkin kal‘ası iç elde olmak ile elzem ve levâzımdan olmamağile ol kadar ma‘mûr değildir, ammâ sehel şey ile imârı mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 181a ·
metinde göster ·
… ar. Üç kapusu dahi üç tarafa nâzır metîn kapulardır. Bu kal‘a havâleli ve metîn
olmamağile
ve cümle halkı ankâ bâzergân olmağile havflarından itâ‘at edüp bir oda yeniçeri …
Ve kıble cânibine varoş kapusu var. Üç kapusu dahi üç tarafa nâzır metîn kapulardır. Bu kal‘a havâleli ve metîn olmamağile ve cümle halkı ankâ bâzergân olmağile havflarından itâ‘at edüp bir oda yeniçeriler ile Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Beğ yasakçı konulup bu kal‘ayı hıfz [u] hırâset edüp ıhrâk-ı nâr olunmadı. Ve iki gün meks olunup bey‘ [u] şirâlar olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
Niçe elfâz-ı turrehâtları var ancak seyahâtde lâzım
olmamağile
bu kadarla iktifâ olundu, ammâ bu lisanın ekseriyyâ kelimâtları Fârisî'dir, zir …
Niçe elfâz-ı turrehâtları var ancak seyahâtde lâzım olmamağile bu kadarla iktifâ olundu, ammâ bu lisanın ekseriyyâ kelimâtları Fârisî'dir, zirâ asılları Menûçehr evlâdları Acem olmak [ile]9b niçe bin lugatları Fârisî vâkı‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9a–9b ·
metinde göster ·
… n vilâyetinde Âl-i Osmân askeri meştâ ederler, ammâ ol diyârda deyyâr bir dînâr
olmamağile
Özdemiroğlu gönden akçe kesüp kula mevâcib verir.
Ba‘de zemânin Melek pederi Özdemir Paşazâde Osmân Paşa ile Acem vilâyetlerinde Gence ve Şirvan ve Şamaki ve Tiflis ve Tomanis ve Serîrü'l-lân ve Çıldır ve (---) ve Tümük ve Şeki ve Ereş ve Kars ve Bakü ve Bâbü'l-ebvâb, ya‘nî Demirkapu ve Gilân'ı ve gayri yüz on pâre şehir ü kılâ‘ ve tokuz hânlık yerleri cümle sene 986 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında be-dest-i Özdemirzâde Osmân Paşa feth edüp Dağıstân pâdişâhı Şamhâl Hân ile akd-i sulh edüp Dağıstân'da sikke ve hutbe Âl-i Osmân ismine ve iclâs-ı Şamhâlleri Âl-i Osmân izniyle ahd [ü] mîsâk olunup Dağıstân vilâyetinde Âl-i Osmân askeri meştâ ederler, ammâ ol diyârda deyyâr bir dînâr olmamağile Özdemiroğlu gönden akçe kesüp kula mevâcib verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46b ·
metinde göster ·
… calar vardır kim her biri hayât-efzâdır, lâkin bu varoş hâneleri ol kadar vâsi‘
olmamağile
evlerinde bâğçeleri yokdur, ammâ ahâlîsi çokdur ve başka niyâbetdir ve başka su …
Ve cümle üç aded tekye-i dervîşân ve cümle yüz aded dükkân-ı debbâğân-ı gassâlân ve cümle üç aded ılıca-i germâbân; biri Tabahâne ılıcası ve biri Yeşil Direkli ılıcası ve biri bu varoşun kıblesinde Tuna kenârında Gerz İlyâs dağı dâmeninde üstü açık ılıca. Bu üç germâblardan mâ‘adâ bu tabahâne varoşu evlerinde niçe ılıcalar vardır kim her biri hayât-efzâdır, lâkin bu varoş hâneleri ol kadar vâsi‘ olmamağile evlerinde bâğçeleri yokdur, ammâ ahâlîsi çokdur ve başka niyâbetdir ve başka subaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… zîrâ bu kadar seyâhat-i kesretde ve bu kadar meşakkat-i vefretde cem‘-i hâtıra
olmamağile
ancak kendü sergüzeşt ü serencâmımız olup bu gazâda elimizden cüz'î ve küllî ha …
Ve sâ’ir ahibbâ vü sâdıkân u ârifân u âşıkân-ı ashâb-ı divelden niyâz olunur ki iksârda olan özrümüz kabûl edeler, zîrâ bu kadar seyâhat-i kesretde ve bu kadar meşakkat-i vefretde cem‘-i hâtıra olmamağile ancak kendü sergüzeşt ü serencâmımız olup bu gazâda elimizden cüz'î ve küllî hayırlı işler dahi gelmek ile ale'l-fevr bu gûne terkîm olunmuşdur, ammâ hakkâ ki bu Ciğerdelen sahrâsı cengi cemî‘i küffâr-ı bedkârların bu âna dek niçe bin inhizâmlarına bu ceng-i Üstürgon-ı ibret-nümûn dibâce-i defterleri olmuşdur. Hâzâ min fazlı Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·
… t kal‘a dîvârı olmağile üç kat kapudur, ammâ bu kal‘a iç ilde vâkı‘ olup serhad
olmamağile
yigirmi aded tîmârlı neferâtları vardır.
Ve şimâl cânibine nâzır üç kat metîn ve kavî demir kapuları var. Bu tarafı üç kat kal‘a dîvârı olmağile üç kat kapudur, ammâ bu kal‘a iç ilde vâkı‘ olup serhad olmamağile yigirmi aded tîmârlı neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140a ·
metinde göster ·
… ânî mükellef ve müzeyyen vâsi‘ sarâyları da vardır, ammâ bu Sirem diyârında taş
olmamağile
ekseriyyâ evleri tahta şindire ile mestûr olup ve serâpâ tahta havlılı büyût-ı …
Amâristânı, cümle nehr-i Sava kenârında bir vâsi‘ çemenzâr sahrâ-yı lâlezârda gâyet mahsûldâr hâk-i Sirem ve mânend-i bâğ-ı İrem-misâl bir ma‘mûr ve şîrîn Nemse kasabasıdır kim cânib-i şimâlinde kasaba-i Mitroviçse 4 sâ‘at karîbdir, ammâ bu kasaba-i Nemse cümle tokuz mahalle ve cümle bin kırk aded tahtânî ve fevkânî mükellef ve müzeyyen vâsi‘ sarâyları da vardır, ammâ bu Sirem diyârında taş olmamağile ekseriyyâ evleri tahta şindire ile mestûr olup ve serâpâ tahta havlılı büyût-ı ra‘nâlardır. Üç mahallesi Sırf ve Bulgar'dır ve iki mahallesi kefere-i Latin-i füccârdır. Ve cümle on dörd aded mihrâbdır. (---) câmi‘i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170b ·
metinde göster ·
… ü katları haremleridir, zîrâ kal‘a küçük olmağile ve benî Âdemi hınc-a-hınc çok
olmamağile
evleri daracıkdır. Ve cümle kazıklar üzre mebnîdir.
Ve umûmisi altı mahalledir ve cümlesi kâmil bin aded kat-ender-kat ikişer ve üçer ve dörder kat serâpâ ağaç binâ ve cümle şindire tahta örtülü evlerdir, ammâ cümleden ma‘mûr 181b u müzeyyen vâsi‘ce Kurşumcuoğlu evi ve Vâ‘izzâde hânesi ve Ömer Ağa hânesi ve Kapukulu Ağası beyti, bunlar şâhnişînli ve ârâstehâne(?) selâmlıklı evlerdir, ammâ havlıları yokdur. Aşağı katı âhûr ve dahi fevkânîsi hüddâmhâne ve dahi âlîsi selâmlık ve dördüncü ve yâhûd üçüncü katları haremleridir, zîrâ kal‘a küçük olmağile ve benî Âdemi hınc-a-hınc çok olmamağile evleri daracıkdır. Ve cümle kazıklar üzre mebnîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a–181b ·
metinde göster ·
… tdiğimizde bu kurâları harâb [u] yebâb etmişdik. Henüz üç yıldan berü dahi amâr
olmamağile
bi'z-zarûrî,
Tâ ahşama karîb gidüp niçe yüz aded henüz ma‘mûr olmuş köyler ve kasabalar ve niçe yüz harâb [u] yebâb olmuş kurâlar ubûr etdik, zîrâ mukaddemâ Uyvar'ı muhâsara ederken Hacıki Paşazâde askeriyle bu kurâları harâb u yebâb etmişdik. Ve ba‘de'l-feth-i Uyvar Tatar Hânzâde Ahmed Geray Sultân'ımın askeriyle Akyaylalardan içeri Tot vilâyetin ve Kur[s] Macarı ve Orta Macar vilâyetlerin nehb ü gâret etdiğimizde bu kurâları harâb [u] yebâb etmişdik. Henüz üç yıldan berü dahi amâr olmamağile bi'z-zarûrî,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… cihânı zeyn etmişdir. Ve üzümü gâyet âbdar ve lezîz üzüm kurusu olup ekin ocağı
olmamağile
Kütâhiyye ve Karahisâr'dan ve etrâf nevâhîlerden niçe bin deve yükü hınta gelüp …
Ve cümle halkının kâr [u] kisbleri bâğ u bâğçesi cihânı zeyn etmişdir. Ve üzümü gâyet âbdar ve lezîz üzüm kurusu olup ekin ocağı olmamağile Kütâhiyye ve Karahisâr'dan ve etrâf nevâhîlerden niçe bin deve yükü hınta gelüp üzüm ile mübadele ederler. Ve bu şehrin bâzârı günü acâ’ib cem‘iyyet-i kübrâ olup niçe bin âdem cem‘ olur. Ve halkı cümle Etrâkdir. Kelimâtlarında lehce-i mahsûsaları beyân olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y28a ·
metinde göster ·
… âniyyetli müzeyyen şehr-i ra‘nâ olmuşdur. Ve adâlet olup avâm-ı nas çiğneği yer
olmamağile
günden güne imâretler binâ olmadadır.
Ve şehri bir düz sahrâ-yı azîmin tâ vasatında nehr-i Gedüs'e karîb bir şehr-i cedîddir. Mâ-tekaddem böyle ma‘mûr [u] âbâdân değil imiş. Vâlidelere hâss olup cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf u müsellem olmağile gâyet ma‘mûr nev-binâ şehr-i zîbâ olmuşdur. Ve başka bir rûhâniyyetli müzeyyen şehr-i ra‘nâ olmuşdur. Ve adâlet olup avâm-ı nas çiğneği yer olmamağile günden güne imâretler binâ olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y31b ·
metinde göster ·
… t-bahş, ve üç yüz dükkân ve kırk kahvehâne ve sekiz hân-ı bâzergân ve bedasteni
olmamağile
bu hânlar bedasten olup cümle zî-kıymet akmişe-i fâhire bunda bî-kıymet ve bî-m …
Ve bu şehirde on yedi medrese ve sekiz mekteb-i sıbyân ve yedi çeşme-i hayât-bahş, ve üç yüz dükkân ve kırk kahvehâne ve sekiz hân-ı bâzergân ve bedasteni olmamağile bu hânlar bedasten olup cümle zî-kıymet akmişe-i fâhire bunda bî-kıymet ve bî-minnet bulunur. Lâkin zâlim şehrin esvâkları râhı teng ü târdır. Ve âdem izdihâmından omuz omuzu sökmez zıyk derblerdir. Ammâ bu râhların iki cânibleri kaldırımdır. Ve cümle binâları kâ[r]gîr kemer ve toloz metîn binâlardır. Aslâ dekâkîn ve hâne bâbları ve revzen hapenklerinden mâ‘adâ ağaç binâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y191a ·
metinde göster ·
… irmi sekiz merkad-ı pür-envâr dahi ziyâret eyledik. Anların esmâları ma‘lûmumuz
olmamağile
tahrîr olunmadı. Ve su’âl edecek kimesneler bulunmadı. Gerçi bu diyârın Dürûzî, …
Ammâ bu hakîr hemân yolumuz üzre yakın olup ziyâret etdiğimiz Q 85b evliyâ ve P 85b enbiyâları tahrîr eyledik. Ammâ bu mahallerde yigirmi sekiz merkad-ı pür-envâr dahi ziyâret eyledik. Anların esmâları ma‘lûmumuz olmamağile tahrîr olunmadı. Ve su’âl edecek kimesneler bulunmadı. Gerçi bu diyârın Dürûzî, Râfızî kavimleri âbâ ve ecdâdlarından biri irsile intikâl eden peygamberleri ve oğullarını ne cânibde medfûn olup ve esmâları ile firâden firâden bilirler. Ammâ su’âli müşkil bir alay yağı bağî âdemler ile üns [ü] ülfet müşkil ve lisânları Arab lisânına karîb bir gayri lehce-i mahsûsaları var, tercümâna muhtâc. Ve ümmet-i Muhammed'i bir nân pâre içün katl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196b ·
metinde göster ·
… u. Ammâ rûz-merre kuyularında su az bulunmağile bu mahallerde dahi suyun vücûdu
olmamağile
niçe deve ve hımâr kaldı. Ve mahpûs olan Urbândan biri dahi öldü. Bâkî yetmiş A …
Ve bu mahalde çöl [ü] çölistân içre ubûr ederek gazâl ve erneb sayd [u] şikâr ederek muğaylânlar üzre beyâz kumru ve yûsufcuk murgânlarının savt-ı hazînlerini istimâ‘ ederek ubûr olundu. Ammâ rûz-merre kuyularında su az bulunmağile bu mahallerde dahi suyun vücûdu olmamağile niçe deve ve hımâr kaldı. Ve mahpûs olan Urbândan biri dahi öldü. Bâkî yetmiş Arab kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y274b ·
metinde göster ·
… ve Çîn ü Sindistân deryâsında halk olunmuşdur. Hakîr Hind cânibine seyâhatimiz
olmamağile
Y 30a tahrîre cür’et olunmadı.
Ammâ on iki bin cezîre Hindistân ve Çîn ü Sindistân deryâsında halk olunmuşdur. Hakîr Hind cânibine seyâhatimiz olmamağile Y 30a tahrîre cür’et olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29b–Y30a ·
metinde göster ·
… nib-i garbîsi hâricinde bir kömlük üzre bir kubbe-i harâbedir. Herkesin ma‘lûmu
olmamağile
ol kadar ziyâretgâh değildir. Kapusu üzre târîhi:
Ve meşhed-i re’s-i Muhammed bin Ebûbekir, radıyallâhu anh. Bir rivâyetde bu Muhammed Ekber hazretleri Hazret-i Osmân hilâfetinde Mısır halîfesi idi. Hazret-i Osmân kâtibi Mervân-ı Hımâr'ın hilâf emir yazması sebebiyle Mısır'da Muhammed Ekber katl olunup Hazret-i Osmân dahi ol ecilden şehîd olundu. Hâlâ Muhammed Ekber hazretlerinin meşhedi Mısır'ın cânib-i garbîsi hâricinde bir kömlük üzre bir kubbe-i harâbedir. Herkesin ma‘lûmu olmamağile ol kadar ziyâretgâh değildir. Kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y259a ·
metinde göster ·
… hâbe-i kirâmdandır. Tekyesinde birkaç nefer Kâdirî fukarâları vardır. Evkâfları
olmamağile
gelen vâlî-i Mısır iki vukiyye lahm ve on nân pâre verirler. Hidmetden ağavâtla …
eş-şeyh Muhammed el-Ensârî ve eş-şeyh Ahmed el-Muttakî ve eş-şeyh Abdullâh el-Yemenî ez-Zeyla‘î: Bu üçü bir yerde ve bir küçük kubbede âsûdederler. Üçü dahi Sahâbe-i kirâmdandır. Tekyesinde birkaç nefer Kâdirî fukarâları vardır. Evkâfları olmamağile gelen vâlî-i Mısır iki vukiyye lahm ve on nân pâre verirler. Hidmetden ağavâtlar dahi nezerâtlar verirler. Ve iç kal‘ada yeniçeri odaları cenbinde Tavâşî Süleymân Paşa câmi‘i hareminde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y272a ·
metinde göster ·
… dar müzeyyen ve kebîr câmi‘ değildir, lâkin cemî‘i evkâtda ehl-i züvvârdan hâlî
olmamağile
cemâ‘at-i kesîresi çokdur. Ve bu câmi‘in sağ tarafında câmi‘e muttasıl bir sutû …
Evvelâ şehirden yedi yüz adım kıble cânibine beled-i Hazret-i Ebürrîş kâmil iki yüz hânedir. Ekseriyyâ Hazret-i Ebürrîş'in evlâdları sâkin olur. Sâdât-ı kirâmdan çelebilerdir. Bir câmi‘i var, bir tabaka alçacık minâreli ve iki kapulu ve hareminde bir azîm nâbıka dırahtı var. Zemîninde ahâlî-i karyeden ba‘zı a‘yân-ı kibâr şurefâlar medfûndur. Ve hareminin bir kapusu kıbleye ve bir kapusu cânib-i şarka mekşûfdur. Ve câmi‘i ol kadar müzeyyen ve kebîr câmi‘ değildir, lâkin cemî‘i evkâtda ehl-i züvvârdan hâlî olmamağile cemâ‘at-i kesîresi çokdur. Ve bu câmi‘in sağ tarafında câmi‘e muttasıl bir sutûh altında bir kubbe-i münevver içinde ve sülâle-i âl-i abâ ve kutb-ı âfâk ve gavs-ı a‘zam-ı ale'l-ıtlâk pişvâ-yı tarîkat ve ser-çeşme-i şerî‘at Ebürrîş Hazret-i es-Seyyid Atâullâh Ebürrîş kuddise sırruhu'l-azîz hazretleri ol âsitâne-i mehbıtın içinde Q 277aP 274a gencîne-i râz gibi pinhândır, ve cemî‘i ta‘allukâtları dahi fıskıyyesinde bile medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y307b ·
metinde göster ·
taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu mâh-be-mâh birer Mısrî kîse Mısır dîvânında …
Ba‘dehu Selîm Hân tahrîr edüp Mısır eyâletinde iki tuğlu sancak beği tahtı edüp deryâ kapudanlarından Kara Hüsâm Paşa'ya sancağı ihsân edüp rûy-ı deryâda dörd pâre kadırga ile Malta yolların ve eyâlet-i Mısır'da olan leb-i deryâ kal‘aların limanların muhâfaza etmeğe me’mûr edüp eyâletinde cümle kurâlar iltizâmda tahrîr olunup kurâları olmamağile taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu mâh-be-mâh birer Mısrî kîse Mısır dîvânından almak fermân olunup hâlâ kânûn-ı kadîm-i Selîm Hân üzre beher sene on iki kîse alup iki pâre kadırga ile kapudan paşa Y 319a ile sefer eşüp her sene İskenderiyye limanına lenger bırağup hükûmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y318b–Y319a ·
metinde göster ·
cümle nâdirât hânlarda mevcûddur. Y 367b Ve gılâl bâzârı ve koyun bâzârı ve o …
Ve cümle bin dükkândır. Serâpâ üzerleri örtülü koyahdır kim Acem diyârına mahsûsdur. Bezâsteni olmamağile cümle nâdirât hânlarda mevcûddur. Y 367b Ve gılâl bâzârı ve koyun bâzârı ve on iki bâzâr meydânlarından gayrı avret bâzârı mahalli şehrin hâricinde bir kesîf kirli bulaşık dolaşık sokaklı bâzârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y367a–Y367b ·
metinde göster ·
… elâ verdi kim her dendân-ı fîl ikişer yüz batman-ı Mısrî geldi. Götürmek mümkin
olmamağile
Sây kal‘asından bizimle refîk gelen elli heccânlı yüz yiğide birin hibe edüp bi …
Bu kal‘a artık Fûncistân melikinin vezîri Kör Hüseyin Kan'ın hükmündedir. Kan bu diyârlarda vezîre yâhûd hâkime ıtlâk olunur. Bu kal‘a dahi Tavâşî Süleymân Paşa Mısır vezîri iken be-dest-i Özdemir feth olmuş, ammâ kırk günden yine Fûnc zâğı müstevlî olup ilâ yevminâ hâzâ anların kabza-i hükmündedir. Hâkimi Hasan Beğ Kelâpiş Urbânı kabîlesinden bir kimesnedir. On yedi bin zâğî bâğî ve dağî askere mâlikdir, ancak bu kal‘a hâricinde sâkin olurlar. On yedi kal‘aya hâkimdir. Gâhîce Fûncistân melikine dilgîr olup Mısır vezîrine tâbi‘ olur, lâkin hâlâ Fûnc'a tâbi‘ bir nâmdâr yarar beğdir. Ammâ hâlâ Hüseyin Beğ tarafından bu şehre Atâullâh Kan hâkimdir. Hüseyin Beğ kanına mektûblarımız vardır, deyince vâfir haz edüp kendinin İbrîm a‘yânından ve Sây a‘yânından mektûbların verdik. Ve bir sâde makrama verüp öpüp başına koyup bizi kal‘a içinde bir hâneye kondurup ta‘yînâtımız gönderdi. Ve iki fîl dişi hedâyâ verdi, ammâ bir bâr-ı belâ verdi kim her dendân-ı fîl ikişer yüz batman-ı Mısrî geldi. Götürmek mümkin olmamağile Sây kal‘asından bizimle refîk gelen elli heccânlı yüz yiğide birin hibe edüp birin dizdâra teslîm edin deyü sıhhat haberimiz i‘lâm edüp mezkûr refîkler kal‘a-i Sây'a rücû‘ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395a ·
metinde göster ·
… Y 416b südü bozadan ziyâde sekir verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü
olmamağile
şarâbı ve arakı yokdur. Boza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir …
Deve Y 416b südü bozadan ziyâde sekir verir {arak gibi}. Bâğ u bâğçelerinde üzümü olmamağile şarâbı ve arakı yokdur. Boza ve südden gayrı bir mükeyyif ile âlûde değillerdir. Ve deve südü bu mertebe sekir vermesinin aslı halka kökü nâmında bir nebâtâtın kökünü koyup şarâbdan ziyâde sekir verir; hattâ suya kosalar ol sudan nûş eden serhoş olur. Ammâ bu diyârın şiddet-i harâretine bu mükeyyifâtlar muvâfıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y416a–Y416b ·
metinde göster ·
… rinin üstüne tasaddur eder ulu sultânlıkdır. Lâkin vilâyetinde tîmâr ve ze‘âmet
olmamağile
alaybeği ve çeribaşı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni yokdur. Ammâ mâl defte …
Mâ-tekaddem sultânlık olmağile Özdemir Paşa başına sorguc takup dîvân edermiş. Hâlâ yedi sultânlık yer taht-ı hükûmetindedir. Taraf-ı pâdişâhîden on iki yük akçe hâs-ı hümâyûnu vardır. Cümle vüzerâ mâbeyninde {Mısır ve} Bağdâd ve Budin vezîri altına oturup Şâm ve Mar‘âş vezîrlerinin üstüne tasaddur eder ulu sultânlıkdır. Lâkin vilâyetinde tîmâr ve ze‘âmet olmamağile alaybeği ve çeribaşı ve tîmâr defterdârı ve defter emîni yokdur. Ammâ mâl defterdârı ve rûznâmeci ve muhâsebeci ve mukâta‘acıları kânûn üzre vardır, zîrâ yüz on pâre kal‘aya mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437b ·
metinde göster ·