… fında kârgîr kireç cibis ile metîn dîvârlar etdim ki hayvânâtlar nûş edüp helâk
olmayalar
" deyü sâhibü'l-hayrât el-Hacı Cârullah hikâyet etdi. Ve bu aynın yemîn ü yesârı …
Ve mine'l-acâ’ib, ibret-nümâ-yı garîb: Kal‘a-i Erzurûm ve kal‘a-i Ahlat ile bu Sübhân dağı mâbeynehümâlarında bir temâşâgâh-ı mahûf vardır. Allahümme afvenâ, ana Ayn-ı Çemenzâr derler, yalçın kayalardan tulû‘ edüp seng-i hârâlardan aşağı ol uyûn pertâb etdikde sâ‘ikasından âdemin kulağı asamm olup sadâsı iki fersah mesâfe-i ba‘îdeden istimâ‘ olunur. Bu ayn bir haylice cereyân edüp gâ’ib olur. Eğer âdem eğer gayrı hayvânât bu sudan nûş etseler ol ân âdem merhûm olup devâbât makûlesi mürd olurlar. Semm-i helâhilden nişân verir bir sudur, dediler. Bu hakîr yakîn geçdik ammâ görmedik. Hatta Kenzikli Hacı Cârullah nâm bir sâhibü'l-hayrât kendi hikâyet etdi kim "Bu ayn-ı hummenin yemîn ü yesârında gurûbuna varınca ol kadar dağî hayvân üstühânları var kim hadd ü hasrın Hudâ bilür. Âhir-ı kâr Hacdan geldiğim sene mâlımdan üç bin guruş hasbeten-lillah harc edüp bu ayn-ı hummenin tulû‘undan gurûbuna varınca iki tarafında kârgîr kireç cibis ile metîn dîvârlar etdim ki hayvânâtlar nûş edüp helâk olmayalar" deyü sâhibü'l-hayrât el-Hacı Cârullah hikâyet etdi. Ve bu aynın yemîn ü yesârında asla nebâtât u giyâhât ve imârâtdan bir nişân yokdur, dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b ·
metinde göster ·
… olundu kim herkes cebe vü cevşeniyle pür silâh atları yanında âmâde durup gâfil
olmayalar
deyü alây çavuşları tenbîh ü te’kîd eylediler. {Bu sahifeden beş sahife aşağıda …
Menzil-i Hüsrev Paşa Hânı: Paşa yine kânûn-ı kadîm-i serdâr-ı şehriyârî üzre meks edüp serâperdesinin cânib-i erba‘asın asâkir-i İslâm kuşadup yine kânûn üzre her tarafa ince karavullar ve çerhalar ve otlukçular gidüp cümle askere fermân olundu kim herkes cebe vü cevşeniyle pür silâh atları yanında âmâde durup gâfil olmayalar deyü alây çavuşları tenbîh ü te’kîd eylediler. {Bu sahifeden beş sahife aşağıdaki sağ tarafdaki sahifedeki imdad isteyen herkes başına ve etlerine beyâz makramaler asup asker tarhı bu mahalle yazıla. Matlab}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264a ·
metinde göster ·
… Üstürgon gâzîlerinden ileride olan karavullarımıza âdemler gönderelim ki gâfil
olmayalar
" dediğimde taraf taraf cümle ağavâtlar,
Hakîr eyitdim "Sultânım, bu âdemlerin ikisin üçün Sadrıa‘zama gönderelim, dördün dahi bunda alıkoyalım, görelim sabâha dek ne zuhûr eder. Dahi ileride beş on yerde birer ikişer sâ‘atlik yerde karavullarımız var, anlardan dahi feryâdcılar gelmedi ve bizler hâlâ düşman yüzleri görmedik, nice feryâd edüp Allâh Allâh çağıralım. Hemân cümlemiz pür-silâh âmâde duralım ve Üstürgon gâzîlerinden ileride olan karavullarımıza âdemler gönderelim ki gâfil olmayalar" dediğimde taraf taraf cümle ağavâtlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a ·
metinde göster ·
… merleri içinden arpa çıkarup verdi. İlâhî hîlekâr hüddâmlar iflâh ve ber-hordâr
olmayalar
, zîrâ kırk elli yıldan berü hidmetkâr kahrı hakîri zâl-ı zebûn etdi.
"Bu sırrı kimseye deme, her gece gelirsen bir altuna sana bir yem bulurum ve gayriye ikişer altuna veririm, ammâ sen eski dostumuzsun" deyü ricâlar edüp katır semerleri içinden arpa çıkarup verdi. İlâhî hîlekâr hüddâmlar iflâh ve ber-hordâr olmayalar, zîrâ kırk elli yıldan berü hidmetkâr kahrı hakîri zâl-ı zebûn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 24b ·
metinde göster ·
… r. Tâ ki dönüşde cümle huccâc âheste âheste piyâde ve süvârî ileri gidüp pâymâl
olmayalar
. Ve niçe kerre yüz bin meş‘aller ve fânûslar ve şem‘-i rîhler ile çerâğân olup …
Anıniçün bu iki mahmil at başı berâber dutarlar. Tâ ki dönüşde cümle huccâc âheste âheste piyâde ve süvârî ileri gidüp pâymâl olmayalar. Ve niçe kerre yüz bin meş‘aller ve fânûslar ve şem‘-i rîhler ile çerâğân olup hâzırbaş dururlar. Tâ ki güneş batduğu gibi hatîb hutbeyi tamâm edüp tekbîr ile boğazındaki ridâsın bir kerre bayrak-misâl huccâc üzre salınca el-azametüllâh işte bu mahalde ârif olan beyt: Y 322b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a–Y322b ·
metinde göster ·