… r iken mücrimlerin anda defn ederler. Gerçi aşkıyâlardır ammâ bir hâkime mağlûb
olmazlar
.
Kârhâneleri cümle 3400, neferât yekûn 4000. Mercân çârşûsunda yedi bekârhâne vardır. Cümle sekiz bin pabuccu bekârı pür-silâh anda mevcûddur. Başka odabaşıları ve hâkimleri vardır. Anlar[a] hâkim hükm edememek içün ellerinde Süleymân Hân'dan hatt-ı şerîfleri vardır. Mücrimlerin bir gece kendüleri katl edüp kârhâneleri ortasında Kümsek Dede medfûndur, âlem ağyârdan bî-haber iken mücrimlerin anda defn ederler. Gerçi aşkıyâlardır ammâ bir hâkime mağlûb olmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195a ·
metinde göster ·
… . Fânûssuz bir âdem bulsalar emân vermeyüp katl ederler ve hâkimden aslâ mes’ûl
olmazlar
. Bu dahi bir diyâra mahsûs değildir.
mısra‘ı üzre küşâde reh-i râstlardır. Ammâ bu şehr içre her şeb-i muzlimde üç bin aded pâsbân nigâhbânlık ederler. Her biri pür-silâh âmâde olup fânûslarıyla tâ sabâha dek deverân [u] seyerân edüp muhâfaza ederler. Ellerinde Gâzi Hudâvendigâr'dan berü hatt-ı şerîfleri vardır. Fânûssuz bir âdem bulsalar emân vermeyüp katl ederler ve hâkimden aslâ mes’ûl olmazlar. Bu dahi bir diyâra mahsûs değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 166a ·
metinde göster ·
… uluşdukda niçe yüz küffârlar bu şem‘aya püf deyüp ve su serpüp söndürmeğe kâdir
olmazlar
. Niçe küffâr-ı bed-girdâr bu hâli görüp nihânîce Hasan Baba huzûrunda İslâm ile …
{Menâkıb-ı Mumcu Hasan Baba} Hacı Bektâş-ı Velî bu Hasan Baba'ya bir seccâde ve bir şem‘-i asel verüp "Var Edirne-i Rûm'da post sâhibi ol" deyü bu Hasan Baba'ya izin verir ve şem‘-i kâfurîyi çerâğân edüp Bektâş-ı Velî yanmış mumu Hasan Dede'ye verdikde "Ey Hasan bu şem‘-i rûşen iki çatal yanar, biri söndüğü yerde Edirne içre vatan edin. Biri dahi söndükde anda makâm edin" deyü destûr verir. Mezkûr Hasan Baba Edirne'ye gelüp kral-ı dâlle şem‘-i kâfûrîsiyle çerâğân ederek gelüp buluşdukda niçe yüz küffârlar bu şem‘aya püf deyüp ve su serpüp söndürmeğe kâdir olmazlar. Niçe küffâr-ı bed-girdâr bu hâli görüp nihânîce Hasan Baba huzûrunda İslâm ile müşerref olurlar. Bir gün şem‘-i kâfûrî bi-emri Hudâ âmedânî söner. Hasan Dede "Hay makâm-ı câvidânımdır" deyü anda bir Külbe-i ahzân inşâ edüp Balaban Baba ve Yatağan Baba ile kırk sene âşık [u] ma‘şûk-vâr sohbet-i hâs edüp kırk birinci senede Yıldırım Hân asrında Mumcu Hasan Baba'nın ömr-i azîzi mumu sönüp hâne-i bâkîde çerâğân olup hâlâ savma‘asında medfûndur. Anınçün Mumcu Hasan Baba deyü ziyâret ederler. Niçe yüz kerâmâtları zâhir ü bâhir olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167b ·
metinde göster ·
… mertebe ömr-i girân-mâyeleri yetmiş ve seksene baliğ iken kâr [u] kisbden hâlî
olmazlar
. Ve her bâr cimâ‘dan kalmayup yüz sene bâliğ olurlar.
Âb u hevâsının letâfetinden ve Harevât nehrini nûş etdikleri te’sîrinden halkının reng-i rûyları hamret üzredir. Ekseriyyâ vasatu'l-kâme vü kaviyyü'l-bünye vecîh ü müşekkel âdemleri olur. Ve ednâ mertebe ömr-i girân-mâyeleri yetmiş ve seksene baliğ iken kâr [u] kisbden hâlî olmazlar. Ve her bâr cimâ‘dan kalmayup yüz sene bâliğ olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 203a ·
metinde göster ·
… şüp biçe hâsıl edemediklerinden çıynaklı murglar asla duramazlar ve mu‘ammer de
olmazlar
. Ammâ kerkes kuşları gâyet çokdur ve gâyet mu‘ammer olup hattâ bin sene ömür sü …
Sun‘-ı diğer: Cemî‘i yırtıcı kuşlar dahi Sübhân dağında çiftleşüp biçe hâsıl edemediklerinden çıynaklı murglar asla duramazlar ve mu‘ammer de olmazlar. Ammâ kerkes kuşları gâyet çokdur ve gâyet mu‘ammer olup hattâ bin sene ömür sürer derler. Beyt
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b ·
metinde göster ·
… e gaddâr hâkimler mîrîye bu köyleri zabt ederler. Anıniçün iflâh [u] ber-hordâr
olmazlar
.
Musul hâkinde nehr-i Zarb'a karîb bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘ ve hân ve zâviyeli rabta-i ma‘mûrdur. Hazret-i Yûnus ile Hazret-i Circis-i Nebî evkâfı olduğundan Nebeveyn, ya‘nî iki peygamber köyü demek olur, ammâ kâhîce gaddâr hâkimler mîrîye bu köyleri zabt ederler. Anıniçün iflâh [u] ber-hordâr olmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2b ·
metinde göster ·
… dan nûş edüp cemî‘i ahlât-ı fâsideden arı olup bir dahi hekîm eşribesine muhtâc
olmazlar
, böyle menâfi‘-i kesîreli germâblardır. Ve bu şehir kadîm olmağile ibtidâ lisân …
Menûçehrzâde, Ejder'i katl etdiği mağâraların kurbunda yedi yerde germâb ılıcalarına cümle kibâr-ı kâfiristân haymeleriyle gelüp meks edüp bir ay bu ılıcalarda ıyş [u] işret edüp âb-ı germâsından nûş edüp cemî‘i ahlât-ı fâsideden arı olup bir dahi hekîm eşribesine muhtâc olmazlar, böyle menâfi‘-i kesîreli germâblardır. Ve bu şehir kadîm olmağile ibtidâ lisân-ı Macar-ı füccâr bu diyârda peydâ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9a ·
metinde göster ·
… iyân-ı mücâhid olmağile ta‘âmların yalnız yemezler, elbette bir gece müsâfirsiz
olmazlar
. Anıniçün bu şehirde hân yapmağa râzı olmazlar, bir acâ’ib ganîmet şehr-i gâziy …
Ve cümle iki yüz on aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin cemî‘i zî-kıymet metâ‘ vefret üzre bulunur ve çârsû içindeki küçük meydânda bir lonca köşkü vardır. Cemî‘i gâzîler gazâ mâlların bunda yığup mezâd ederler, ve cemî‘i serhad gurebâları bu kasırda cem‘ olurlar, tahta örtülü bir mecma‘u'l-irfân yeridir. Ammâ bu şehrin hânı yokdur, ayıbdır deyü sâhibü'l-hayrâtlar hân inşâ etmemişler. Hemân ki Arab u Acem'den bir garîbü'd-diyâr müsâfir tüccâr-ı berr ü bihâr bu şehre geldikde bir hâneye varup kendü evi gibi anda karâr edüp bir iki ay kisb [ü] kâr edüp bir yere dahi azm-i diyâr eder, zîrâ bu şehrin cemî‘i kapuları müsâfirîne ve mücâvirîne meftûhdur. Bir alay 97b gâziyân-ı mücâhid olmağile ta‘âmların yalnız yemezler, elbette bir gece müsâfirsiz olmazlar. Anıniçün bu şehirde hân yapmağa râzı olmazlar, bir acâ’ib ganîmet şehr-i gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a–97b ·
metinde göster ·
… ler, elbette bir gece müsâfirsiz olmazlar. Anıniçün bu şehirde hân yapmağa râzı
olmazlar
, bir acâ’ib ganîmet şehr-i gâziyândır.
Ve cümle iki yüz on aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin cemî‘i zî-kıymet metâ‘ vefret üzre bulunur ve çârsû içindeki küçük meydânda bir lonca köşkü vardır. Cemî‘i gâzîler gazâ mâlların bunda yığup mezâd ederler, ve cemî‘i serhad gurebâları bu kasırda cem‘ olurlar, tahta örtülü bir mecma‘u'l-irfân yeridir. Ammâ bu şehrin hânı yokdur, ayıbdır deyü sâhibü'l-hayrâtlar hân inşâ etmemişler. Hemân ki Arab u Acem'den bir garîbü'd-diyâr müsâfir tüccâr-ı berr ü bihâr bu şehre geldikde bir hâneye varup kendü evi gibi anda karâr edüp bir iki ay kisb [ü] kâr edüp bir yere dahi azm-i diyâr eder, zîrâ bu şehrin cemî‘i kapuları müsâfirîne ve mücâvirîne meftûhdur. Bir alay 97b gâziyân-ı mücâhid olmağile ta‘âmların yalnız yemezler, elbette bir gece müsâfirsiz olmazlar. Anıniçün bu şehirde hân yapmağa râzı olmazlar, bir acâ’ib ganîmet şehr-i gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a–97b ·
metinde göster ·
… depe ve geçidler gelse on iki katâr asker birbirlerinin ardlarından aslâ münfek
olmazlar
.
Ammâ asker-i Tatar içre Âl-i Cingiz'den berü bir kânûn dahi var kim hânlar bir sefere gitseler on iki ot ağaları ileriye kulağız ta‘yîn olunup on iki aded tapkır olur, ya‘nî asker on iki katâr yol olup dere ve depe ve geçidler gelse on iki katâr asker birbirlerinin ardlarından aslâ münfek olmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112b ·
metinde göster ·
… yokdur ammâ Rûm keferesi gâyet çokdur. Anıniçün bu şehirde Yahûdîler karârdâde
olmazlar
kim Rûm'un ellerinde hatt-ı şerîfleri var kim Yahûdî'yi şehre komayup katl eder …
Kal‘ası evce berâber bir yalçın kaya üzre bir bir sa‘b ve metîn kal‘a imiş. Ba‘de'l-feth münhedim olmuş, ammâ câ-be-câ yine kulleleri râygândır. Şehri dahi ol evce berâber kaya üzre bir sahrâ-yı vâsi‘de bâğlı ve bâğçeli ve bî-hisâb âb-ı hayât kaynak uyûn-ı câriyeli cümlesi on iki mahalledir. Tokuzu müselmân ve üçü kefereler mahallesi bir şehr-i müzeyyendir, ammâ bunda aslâ Yahûdî yokdur ammâ Rûm keferesi gâyet çokdur. Anıniçün bu şehirde Yahûdîler karârdâde olmazlar kim Rûm'un ellerinde hatt-ı şerîfleri var kim Yahûdî'yi şehre komayup katl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231b ·
metinde göster ·
. Hudâ-yı Müte’âl bir dahi bu Venedik küffârının isyân [u] tuğyân etdiğin göster …
Ammâ eğer Venedik küffârı isyân etse Hanya kal‘amız tarafından on bin adım taş yetişen deryâyı hâr-ı hâşâk ile doldurup yürüyüş etmek mümkindir ve Hanya tarafından bu kal‘ayı döğe döğe berbâd etmek mümkindir, ammâ cemî‘i küffârları mağârâlara girüp suya berâber topların atmadan hâlî olmazlar. Hudâ-yı Müte’âl bir dahi bu Venedik küffârının isyân [u] tuğyân etdiğin göstermeye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·
… benî âdem geçer ammâ ol âdemlerin zehresine aşk olsun kim ödleri çatlayup helâk
olmazlar
, zîrâ âdem aşağı baksa gözü kararır kim gûyâ çâh-ı gayyâ ve derk-i esfeldir. Bu …
Der-beyân-ı ibret-nümâ-yı cebel-i Narda: Şehr-i Narda'dan cânib-i şimâle nısf merhale gidüp nehr-i Narda üzre tâ kâfir zamânından beri bir derk-i esfel-vâr bir derenin iki tarafındaki evc-i âsımâna ser çekmiş bir kayadan bir kayaya iki kat yan yana çekilmiş âdem uyluğu kalınlığı demir zencîrlerden bir köprü edüp zencîrler üzre yaban asmasından çitler örüp bir musanna‘ cisir olmuş. Üstünden her bâr benî âdem geçer ammâ ol âdemlerin zehresine aşk olsun kim ödleri çatlayup helâk olmazlar, zîrâ âdem aşağı baksa gözü kararır kim gûyâ çâh-ı gayyâ ve derk-i esfeldir. Bu diyârın halkı alışup bir köyden bir köye gitmeğe aşağı dereleri bir günde dolanmayup bir ânda bu cisr-i silsileden geçüp Kalabakkaya'ya ve Tırhala şehrine giderler. Ammâ rûzgâr urdukça bu zencîr cisir salıncak gibi salınır, lâkin hemân benî âdem ubûr eder. Yohsa at ve katır ve sığır ve câmûs geçemezler, ammâ bu hakîr-i pür-taksîr gördüm ki bir sürü koyun geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346a ·
metinde göster ·
… ûnunda beş bin kandîller ile çerâğân edüp içinde sâkin olan ulemâ çırâğa muhtâç
olmazlar
.
Ve bu şehirde zeyt yağı firâvân olmağın bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda beş bin kandîller ile çerâğân edüp içinde sâkin olan ulemâ çırâğa muhtâç olmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186a ·
metinde göster ·
… kadar kanâdîl câmi‘ içre şu‘le verüp cemî‘i cemâ‘at ve mu‘tekifîn çerâğa muhtâc
olmazlar
.
Ve bu kubbelerin iki cânibi serâpâ tahta tavan-ı münakkaş ve müzehhebdir. Kemer kubbeler değildir. Cümle yüz elli ahşâbât kirişlerdir. Bu münakkaş kirişlerde niçe bin zî-kıymet maslûbâtların herbiri birer üstâd-ı kâmilin kârı âvîzeler var kim merdüm-i dîdeler hîrelenir. Ve cümle on bin kanâdîl-i gûnâ-gûn ile müzeyyendir ki her şeb bu kadar kanâdîl câmi‘ içre şu‘le verüp cemî‘i cemâ‘at ve mu‘tekifîn çerâğa muhtâc olmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243a ·
metinde göster ·
… ccânen vilâyet vilâyet taşırlar. Bir ferd-i âferîde karşu durup söylemeğe kâdir
olmazlar
. Yohsa bu diyârın mahsûlâtı böyle nehb ü gâret olunmayup şâm'a gelse bir yem bi …
Ve bu diyârda hâsıl olan hubûbât şâm'ı ve Kudüs'ü değil dünyâyı ganîmet ederdi. Âmma çöl [ü] çölistândan Basra ve Lahsa'dan Mekke ve Medîne'den ve Musul ve Mardin cânibinde Mevâl Urbânından ve mezkûr büldânlar Urbânlarında niçe kerre yüz bin deve ile Urbân aşkıyâsı gelüp hırmende kendüleri döğüp müft [ü] meccânen vilâyet vilâyet taşırlar. Bir ferd-i âferîde karşu durup söylemeğe kâdir olmazlar. Yohsa bu diyârın mahsûlâtı böyle nehb ü gâret olunmayup şâm'a gelse bir yem bir akçeye ve bir kıyye nân bir nukraya olurdu. Hakkâ ki dânedâr buğdayı vardır kim âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Anıniçün şâm'ın hâs u beyâz nânı ve kâkı rub‘-ı meskûnda meşhûrdur. Zâdekellâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b ·
metinde göster ·
… sa beş on bin Urbân iki kerre yüz bin hayvânâtile gelüp su içüp tüketmeğe kâdir
olmazlar
idi. Zîrâ bu çölün Urbânı suya ihtiyâcları vardır. Anıniçün bu kal‘a kulların k …
Ve bu kal‘a pek ma‘mûr olup kul konulması elzem-i levâzımındandır, zîrâ P 113a gerüde Haydar kal‘asından gelen bu kal‘ada su bulmazsa gidecekleri konak şakkü'l-acûz'dur, anda sudan nişân yokdur, huccâcın usret çekmesi mukarrerdir. Ammâ bu kal‘a ma‘mûr olsa beş on bin Urbân iki kerre yüz bin hayvânâtile gelüp su içüp tüketmeğe kâdir olmazlar idi. Zîrâ bu çölün Urbânı suya ihtiyâcları vardır. Anıniçün bu kal‘a kulların katl etmişlerdir. Ammâ şimdi hâlâ niçe bin Urbân-ı uryân her bâr gelüp kırk elli gün meks edüp bir remmâsı gider, bir aşîreti gelir. Bu hâl üzre birkede su kalmaz. Hattâ biz vardığımızda bir arşın mikdârı su var idi, gücile kifâyet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269a ·
metinde göster ·
… halkı cümle Ervâmdan gayrı Şâfi‘iyyü'l-mezheblerdir. Şâfi‘î havuza girmese pâk
olmazlar
. Ve Mısır'ın âb [u] hevâsına Şâfi‘î kulleteyni nâfi‘dir.
Ve her hammâmda fıskıyye ve selsebîl ve havuz elbetde mukarrerdir. Zîrâ Mısır halkı cümle Ervâmdan gayrı Şâfi‘iyyü'l-mezheblerdir. Şâfi‘î havuza girmese pâk olmazlar. Ve Mısır'ın âb [u] hevâsına Şâfi‘î kulleteyni nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y118a ·
metinde göster ·
Y 191b ve bir iki ayda paşa kapusu levâzımâtın tedârik edince iki yüz, üç yüz …
"Sen ki filân Mısır vezîrimsin. Hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnum vâsıl oldukda Mısır'dan ma‘zûl olan filân vezîrimi mu‘azzez ü mükerrem Âsitâne-i sa‘âdetime irsâl edesin" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır oldukda azametullâh bu kerre ma‘zûl olan paşayı mahabbeten bir iki ay (mahabbeten) koyvermezler. Zîrâ der-i devlete gidiyor, elbette vezîr-i a‘zam olur, deyü ne Mısır vezîri ve ne kadıasker ve ne cümle Mısır kulları çûn çerâ demeğe kâdir olmayup paşanın zimmetinde bir habbe kaldı demeğe kâdir olmazlar Y 191b ve bir iki ayda paşa kapusu levâzımâtın tedârik edince iki yüz, üç yüz katır deve ve bin mikdârı atlar ve tavâşîler ve mâl-ı firâvânlar gelir kim hîn-i azilde Mısır'a mutasarrıf olmak kadar hedâyâ gelir kim İbrâhîm Paşa'ya bin kîse mâl hedâyâ geldi ve mu‘azzez ü muhterem Âsitâne'ye giderken kendüye şâm-ı şerîf eyâleti geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y191a–Y191b ·
metinde göster ·
, ammâ huccâca ri‘âyeten bay u gedâ cümle binüp bir alay-ı müzeyyen ederler kim …
Andan yine alaylarına vâsıl olup Bâb-ı Vezîr'den taşra birden bine binden yüz bine cümle asker hacca gidecekleri göndermek içün atlanup bir alay-ı hâssu'l-hâs ederler kim ta‘bîr olunmaz. Bu alayda ancak Mısır vezîrinin on iki gümüş çevgânlı alay çavuşları alay tertîb etmek içün gelir. Andan gayrı cümle güzîde askerdir. Gayrı alaylara Mısır a‘yânının mâldâr ihtiyârları süvâr olmazlar, ammâ huccâca ri‘âyeten bay u gedâ cümle binüp bir alay-ı müzeyyen ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ammâ bu alayda küheylân Arabî kısraklar ve tâvûsî müzeyyen ponçaklar ile bezenmiş heccânlar ve nâkalar ve arâkalar ile gürûh gürûh asker ubûr eder. Andan ma‘lûmdur, bunlara hac askeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205b ·
metinde göster ·