alçak olsa ibâdete mâni‘ değildir. Senin taşın cevâhir dahi olsa kıymeti yine b …
"Beğim şöhret âfetdir. Câmi‘ sahrâda {ve} küşâde olsa ve alçak olsa ibâdete mâni‘ değildir. Senin taşın cevâhir dahi olsa kıymeti yine bir taşdır. Ammâ bu âdem melekden mükerrem, kırk yılda hâsıl olur. Ve nâ-şer‘î kat‘-ı yed edüp tehevvür etmişsiz. Bu âdem kârdan kalup şimden gerü kârı cimâ‘ etmek olsa gerekdir. Evlâd [u] ensâbı kesret üzre olup kifâf-ı nefsleri şer‘ân senin üstüne lâzımdır. Ne dersin beğim?" dedikde hemân Sultân Mehemmed,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40b ·
metinde göster ·
… e mesâcid ve medâris ve minâre ve mahâfili kefere ve dalâlet-âyîn ile mâl-â-mâl
olsa ve
niçe ef‘âl-i habîse ile reh-zenlik edüp me‘âbir-i huccâc [u] tüccârı nehb u gâr …
Hâzâ sûret-i nâme-i fetvâ-yı şerîf : "Sâbıkan bir vilâyet dârü'l-İslâm'dan olup mürûr-ı eyyâm ile küffâr istilâ edüp cevâmi‘ ve mesâcid ve medâris ve minâre ve mahâfili kefere ve dalâlet-âyîn ile mâl-â-mâl olsa ve niçe ef‘âl-i habîse ile reh-zenlik edüp me‘âbir-i huccâc [u] tüccârı nehb u gâret etseler ve dîn-i Muhammedîye şe’n u rahne verseler ve etrâf-ı âleme evzâ‘-ı kabîhaları isâ‘at eyleseler pâdişâh-ı dîn-penâh hazretleri hamiyyet-i İslâm muktezâsınca diyâr-ı mezkûru küffâr-ı hâk-sâr elinden alup dâr-ı İslâma ilhâk eylemeğe kâdir olur mu? Beyân buyurula. el-Cevâb: Allahu a‘lem pâdişâh-ı İslâm kefere ile ol zamân sulh eylemek meşrû‘ olur kim kâffe-i müslimîne menfa‘at ola. Olmayıcak aslâ sulh meşrû‘ değildir. Menfa‘at müşâhade olunup mü’ebbed veyâhûd muvakkat oldukdan sonra menfa‘atlü zamânda sulh bozulması enfa‘ görülse elbette bozmak vâcibdir ve elzem-i levâzımîndendir. Hattâ Hazret-i Risâlet-penâh ehl-i Mekke ile sulh edüp altıncı senede Hazret-i Alî sulhu bozmağı enfa‘ görüp sulha mugâyir ba‘zı işler işleyüp Hicret-i Nebevî'nin sekizinci senesinde Mekke-i Mükerreme üzre varup bizzât Hazret-i Risâlet-penâh Mekke gazâsında bulunup feth etdiler. Sa‘âdetlü pâdişâh sünnet-i Resûlullah'a iktidâ buyurmuşlar. Gazâların Allah mübârek eylesün. (---)Ketebehu'l-fakîrü'l-hakîr (---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 269a ·
metinde göster ·
… an nâm u nişân yok. Belî, eğer Seydî Ahmed Paşa katl olunmamış olup bu ânda sağ
olsa ve
bunda amâr edüp kalsa kâfirlerin gözlerin sındırmışdı. Ve niçe bin küffârı kırm …
"Eğer bu Erdel memleketin İslâm diyârına zamm etdim derseniz bu şeyi Yıldırım Bâyezîd Hân ve Sarı Gâzî Süleymân Hân ederlerdi. Hemân anlar Tuna'yı hudûd edüp bu tarafa bakmamış ve yakmamış, Mekke ve Medîne vakfı olsun demiş gitmiş. Şimdi bu kal‘a tâ kâfiristânın ortasındadır kim yigirmi gündür. İslâm tarafından bu mahalle güc ile geldik. Bu kal‘ayı amâr edüp içine bu kadar ibâdullâh koyup gidersiz. Sonra nice zabt edersiz. Civârında İslâm kal‘alarından nâm u nişân yok. Belî, eğer Seydî Ahmed Paşa katl olunmamış olup bu ânda sağ olsa ve bunda amâr edüp kalsa kâfirlerin gözlerin sındırmışdı. Ve niçe bin küffârı kırmışdı. Ol zabt edüp cemî‘i Erdel diyârın İslâm diyârına zamm ederdi" deyüp Melek Paşa hâmûş-bâş oldukda cümle gâzîler taraf taraf,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 6a ·
metinde göster ·
… vud İskenderiyyesi toprağında Kilimente nâhiyesidir. Bu mahalde bir küçük kal‘a
olsa ve
şâhâne balyemez toplar ile on bin kadar muhâfazacı asker dursa Kotur kâfirinin …
Ve bu boğazın beri Perast kal‘ası tarafı Hersek sancağı hâkidir. Karşu tarafı Arnavud İskenderiyyesi toprağında Kilimente nâhiyesidir. Bu mahalde bir küçük kal‘a olsa ve şâhâne balyemez toplar ile on bin kadar muhâfazacı asker dursa Kotur kâfirinin bir gemisiyle imdâdı geçmeyüp Hudâ hakkıyçün Kotur kâfiri "El-amân" deyüp kal‘ayı teslîm ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158a ·
metinde göster ·
… âmlarında kaşer ve turfa nedir bilmezler. Her kimin ni‘meti olursa say yağlı da
olsa ve
siniri çıkmamış her ne gûne et olsa yerler. Meselâ bunlar Yahûdîlerin kızılbaşl …
Ve cümle seksen aded tabak dükkânları vardır. Cümle Yahûdîler güderi ve kösele işlerler. Kırım diyârında Menkûb köselesi meşhûrdur. Ve ancak iki aded kassâb dükkânı ve bir bozahânesi vardır. Ammâ cümle Yahûdîler Karâyî mezhebinde çufud-ı cuhûdlardır. Sâ’ir Yahûdîler bu mezhebde olan cuhûdları sevmezler. Ve ta‘âmlarında kaşer ve turfa nedir bilmezler. Her kimin ni‘meti olursa say yağlı da olsa ve siniri çıkmamış her ne gûne et olsa yerler. Meselâ bunlar Yahûdîlerin kızılbaşlarıdır ve rûz-ı mahşer günü bunlar kızılbaşa binmezler, ammâ öbür İsrâ’ilî çufudlar yevm-i mahşerde(ki) kızılbaşa binerler derler. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
… beği yâhûd bir büyük âdemleri yâhûd birkaç âdemleri sık sık kabaklarında hasta
olsa ve
ölseler yâhûd odunlu dağları ırakda kalsa bu kabak uğursuzdur deyü bırağup bir …
Anıniçün bu Çerkes tâ’ifeleri bir kabakda ve bir pişkövde on yıl oturmak ihtimâlleri yokdur. Bir beği yâhûd bir büyük âdemleri yâhûd birkaç âdemleri sık sık kabaklarında hasta olsa ve ölseler yâhûd odunlu dağları ırakda kalsa bu kabak uğursuzdur deyü bırağup bir gayri dağlık ve ormanlık içinde bir yeni kal‘a-misâl kabak yapup eski kabakların cümle âteşe ururlar. Anıniçün bu Çerkez diyârının Abaza vilâyeti gibi bâğ u bâğçeleri ve sâbit-kadem pişkövleri ve kabakları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152b ·
metinde göster ·
… üvân-baht vücûda gelse veyâhûd bir sûr-ı hitân veyâhûd bir sûr-ı zifâf-ı sultân
olsa ve
Allâhümme âfinâ bir pâdişâh cülûsu olsa Âsitâne-i sa‘âdet tarafından bir hünkâr …
Bu alay ol alaydır kim pâdişâh-ı Cem-cenâb [u] Cem-haşmet bizzât kendileri bir vilâyetde bir kal‘a Y 213a feth etse ve bir şâhzâde-i cüvân-baht vücûda gelse veyâhûd bir sûr-ı hitân veyâhûd bir sûr-ı zifâf-ı sultân olsa ve Allâhümme âfinâ bir pâdişâh cülûsu olsa Âsitâne-i sa‘âdet tarafından bir hünkâr kapucubaşısı veyâhûd hâsekî ağa veyâhûd bir musâhib-i şehriyârî veyâ emîrâhûr ağa veyâ silâhşor ağalarından biri gelüp Bilbeys'den filân hizmet ile me’mûr olup gelmişiz, deyü gelen ağa paşa kethudâsına haber gönderüp der-akab mu‘tâd üzre paşa kethudâsı dahi matbahı Âdiliyye'ye gönderüp cümle Mısır'ın yedi ocağı askerîsine haber olup ale's-sabâh yine paşa kethudâsı mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre paşa askeri ile pür-silâh olup cümle mehterhâne bile gider, ammâ giderken fasıl olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b–Y213a ·
metinde göster ·
… h, bizi böyle beyâz halk etdi. Yohsa bizim yüzümüz derisin kimse yüzümedi. Eyle
olsa (ve)
yüzümüzden kan cereyân Y 410a ederdi. Yohsa biz şikâyete gelmedik. Yüzümüz dü …
"Biz Mekke ve Medîne sultânı mevlânâ mülûkü'l-Arab ve'l-Acem ve'r-Rûm Kostantıniyye kayseri Sultân Mehemmed Hân'ın kullarındanız ve anın hükmündeki türâbda sâkiniz. Bi-emrillâhi ta‘âlâ ol diyârlarda âdetullâh bunun üstüne cârîdir kim ol diyârların kavmi bizim gibi beyâz ola. Ve bu sizin Fûncistân ve Berberistân ve Sûdân ve Bağanıskı ve'l-hâsıl bu cezîre-i Mısır içinde olan halk Hazret-i Nûh oğlu Hâm evlâdlarındandır, cümle sizin gibi yüzleri gözleri ve sözleri bile böyle karadır. Allâhu Rabbü'l-âlemîn sizi böyle siyâh, bizi böyle beyâz halk etdi. Yohsa bizim yüzümüz derisin kimse yüzümedi. Eyle olsa (ve) yüzümüzden kan cereyân Y 410a ederdi. Yohsa biz şikâyete gelmedik. Yüzümüz dü-cihânda ak eden Hak'dır, Hak'dan hakkı kim alıvermeğe kâdirdir?" deyü vâ‘ızâne böyle kelimâtlar edüp tercümân bir bir Kan Cercîs-i nâ-cinse bir bir takrîr edince
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409b–Y410a ·
metinde göster ·