… rler. Hakîkatü'l-hâl meşhûr meseldir kim bir Kürde su‘âl etmişler. "Sen pâdişâh
olsan
ne yerdin", demişler. "Soğan cücüğü yerdim", demiş. Hakkâ ki Kürdler soğanı sev …
Ve soğanı ve cacıhlı peyniri bu kavm dâ’imâ koynunda gezdirirler. Bir âdem bu kavmin önünde bir baş soğanı yumruk ile ezse ol âdemin başın ezüp katl ederler. Ve bir acîb ü garîb dahi oldur kim bu âdemler mürd olsa eğer mün‘im ise ol âdemi soğan suyuyla gasl edüp maşadına niçe kelle soğan korlar. Hele her mürdelerinin lâşe-i murdârlarının kefenine kelb tüğü koyup maşadlarına defn ederler. Niçe kerre esîrlerinden su‘âl etdim, sıhhati üzre haber vermeyüp "Pıvaz hoşest" derlerdi. Ya‘nî "Soğan iyidir", derler. Hakîkatü'l-hâl meşhûr meseldir kim bir Kürde su‘âl etmişler. "Sen pâdişâh olsan ne yerdin", demişler. "Soğan cücüğü yerdim", demiş. Hakkâ ki Kürdler soğanı sevip "Pıvaz hûb hûb" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 216a ·
metinde göster ·
Biri eydir: "Gidi, Kaya Sultân öldükden sonra sen neye kâdir
olsan
gerek? şimden gerü biz seni öldürürüz" dediklerinde, hakîr rîşhand-âmîz bunlara …
Biri eydir: "Gidi, Kaya Sultân öldükden sonra sen neye kâdir olsan gerek? şimden gerü biz seni öldürürüz" dediklerinde, hakîr rîşhand-âmîz bunlara güldüm. Bu mahalde gulâmımın biri gelüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79a ·
metinde göster ·
… rsa bu meclisde hâzır olanlarımızdan cümlemiz Köpürlü şehîd eder. Ve sen çerâğı
olsan
gerek, seni de katl eder. Hele görün dahi neler zuhûr eder" deyüp ol ân merhûm …
Hemân bizim Melek Ahmed Paşa efendimiz eydir: "Bak a cânım Budin vezîri Muhtesib Ağası İsmâ‘îl Ağacık, eğer Köpürlü altı ay dahi kalırsa bu meclisde hâzır olanlarımızdan cümlemiz Köpürlü şehîd eder. Ve sen çerâğı olsan gerek, seni de katl eder. Hele görün dahi neler zuhûr eder" deyüp ol ân merhûm Seydî'nin kellesin kafâsıyla sâfî tuz içine bir kutuya koyup ılgar ile Âsitâne'ye gönderüp cesed-i şerîfin gasl ederken kurşum zahmından aslâ kan dinmeyüp cereyân ederek sene 1071 şevvâl'inin on dokuzuncu cum‘a gün, "âhir cum‘a" dediği gibi olup ol gün merhûm olup Tımışvâr'da Horos kapusu hâricinde handak kenârındaki câmi‘inin mihrâbı önüne defn ederken hikmet-i Hudâ Nemse çâsârı tarafından Roza nâm kefere elçi gelirken bu vâveylâ ve vâveledâ ağlamasın gördükde hinto arabası başın çeküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 186a ·
metinde göster ·
üstâd-ı kâmil cerrâh olurdun ve imâ‘n-ı nazar ile takayyüd edüp bakdığından bil …
"Âferîm sad bârekallâh işte sen bu ilme mukayyed olsan üstâd-ı kâmil cerrâh olurdun ve imâ‘n-ı nazar ile takayyüd edüp bakdığından bildim ki bu dünyâda çok şey görmüşsün", deyüp hemân acele ile mecrûh herîfin beynisi yanından bir çifte ile kurşumu alup bir sarı sünger gibi şey ile kurşumun bu kadar zamândan berü durduğu yerdeki uyuşuk kanları ve sarı sulu ahlâtları cümle sünger ile alup süngeri şarâb ile yaykayup yine kafâ içini ve beyni etrâfların pâk ü pâkîze silüp hemân yine acele ile kafâyı yerine koyup depesinden ve çenesi altından yassı kayışlarla muhkem sarup meydân-ı mahabbete bir kutu getirüp kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62b ·
metinde göster ·
… mları yokdur. Cümle âyende vü revendeler evlere konarlar, ammâ bir evde müsâfir
olsan
mâl [u] menâlin şöyle râygân kosan aslâ bir hilâline zarar isâbet etmez.
Ve aslâ kenîseleri ve çârsû-yı bâzârları ve hân u hammâmları yokdur. Cümle âyende vü revendeler evlere konarlar, ammâ bir evde müsâfir olsan mâl [u] menâlin şöyle râygân kosan aslâ bir hilâline zarar isâbet etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152b ·
metinde göster ·
… ol cânibe nazar eder görünür. Tebessüm etsen eyle nümâyândır. Bükâ eder şekilli
olsan
ol dahi bükâ âlûd müşâhede olunur, garîb temâşâdır. Lâkin gerdânından aşağı vüc …
Ammâ hâlâ bu mezkûr yukaru kal‘anın garba nâzır bir demir kanatlı kavî bâbı vardır. Ol kapuya taşradan içeri girecek mahalde sağ tarafdaki kullenin iki âdem kaddi bâlâ yerinde bir küçük kemer altında beyâz mermer-i hâmdan Kaydefâ'nın ceseden oyma bir sûreti var. Âdem gördükde zî-rûh zann edüp hayrân kalır. Ve ne cânibe gitsen ol cânibe nazar eder görünür. Tebessüm etsen eyle nümâyândır. Bükâ eder şekilli olsan ol dahi bükâ âlûd müşâhede olunur, garîb temâşâdır. Lâkin gerdânından aşağı vücûdu yokdur. Hemân gerdânında halhâlı ve çehre-i la‘lgûnu ve gûşlarında menkûşu ve serinde mergûle geysûsu ve mükahhal marâlî ve gazâlî gözleri ile tasvîr olunmuş bir perî-peyker çehre-i münevverdir. Ammâ rûh yokdur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44a ·
metinde göster ·
Allâhümme âfinâ emr-i ber-aks olup gemiye bir rahne isâbet ederse bir cân halâs olmak mümkin değildir. Bu deryâ suyu bir sâ‘atde âdemin etin yeyüp delik delik eder. Ve kırıç balığı derler, bir mel‘ûn balık vardır, âdemi lop incîri gibi yudar. Be-kavl-i müverrihîn-i Arab bu mezkûr balık bu deryâ içre Hazret-i Mûsâ asrında Fir‘avn, Kolundur boğazında bu deryâ içre Fir‘avn gark olalı hâsıl oldu, derler. Bir mehîb ü azîm Y 370b balıkdır. Eğer bu balık vartasından halâs olup bu bahrin iki cânibine çıksan, Arab, Urbân-ı uryân evlâdu'n-nasârâ deyü emân vermeyüp âdemi katl ederler. Eğer Araba râst gelmesen uryân şiddet-i hârdan biryân olursun. Bundan halâs olsan âbâdân olmaduğından cî‘an helâk olursun. Allâhümme âfinâ. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370a–Y370b ·
metinde göster ·
sağ tarafındaki limana Galyon limanı derler. Cemî‘i şayka ve karamürsel ve galy …
Ve bu varoşda yıldız cânibine müteveccih olsan sağ tarafındaki limana Galyon limanı derler. Cemî‘i şayka ve karamürsel ve galyon ve pink ve şitiye ve potac ve burtun ve cerim bunda lenger bırağır. Bu limanın ağzı yıldız ve poyraz limanına açıkdır. Ve liman ağzının iki cânibinde azîm vezni üzre metîn kal‘alar vardır. Kal‘adan kal‘aya bu liman kâmil on bin adımdır. Ve bu liman bin pâre gemi alur liman-ı kebîrdir. Ağzı poyraza açık olmak ile gâyet fırtınası olur, cümle gemiler dörder beşer demir kuvveti ile yatırlar. Ammâ şaykalar büyük kal‘a altında mahfûz yatırlar, fırtına te’sîr etmez. Ve gayrı yerleri Y 325a a‘lâ demir dutar taşlı gemi yatağı limandır, kumsal değildir. Ve bu limana girirken ve çıkarken limanın sol cânibinde büyük kal‘a dibinde Maymûncuk kayası demek ile ma‘rûf deryâya berâber bir alçak kayadır. İşpanya elçisi âl-i Emeviyyûna gelüp İslâma gelmek bahânesi ile bu kaya üzre olan mutalsam âyine-i İskender olan ma[r]kab menâr-ı İskender olan kayadır kim ol zamândan berü harâb olup niçe bin pâre keştîler bu kayaya urup helâk olur. İmdi mellâh-ı deryâ olan bu İskenderiyye'nin Kalyon limanına girüp çıkarken kal‘adan alarka girüp çıkmak gerekdir kim Maymûncuk kayası rahnesinden halâs ola, gayrı ilâc yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324b–Y325a ·
metinde göster ·