… ve dağlı ve bâğlı ve şehr içre cereyân eder dereli ve dağlardan nüzûl eder çam
oluklardan
mîzâb-vâr cereyân eder âb-ı hayât sulu şehr-i kadîmdir. Gerçi ahâlîsi Etrâk'dır …
Lisân-ı Etrâk'da Torbalı Göynük ve Torbalı Gülyük derler ammâ sahîhi Türbeli Köylük'dür. Akşemseddîn hazretleri bu şehirde medfûn olmağıla Türbeli Köylük derler. Ammâ kal‘asına Yunan târîhlerinde Aleksandran derler. Bursa tekürleri binâ etmişdir. Sene 712 târîhinde Osmân Gâzî fethidir. Hâlâ (---) sancağı hâkinde (---)(---) lıkdır ve yüz elli akçe nâhiye kazâsıdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Lâkin kal‘ası evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kaya üzre hâlî ve harâb ve mu‘attal olmağıla dizdârı ve neferâtları yokdur. Bu şehrin iki tarafı kayalı ve dağlı ve bâğlı ve şehr içre cereyân eder dereli ve dağlardan nüzûl eder çam oluklardan mîzâb-vâr cereyân eder âb-ı hayât sulu şehr-i kadîmdir. Gerçi ahâlîsi Etrâk'dır ammâ şîrîn şehirdir. Cümle iki bin çam tahtası örtülü hâne-i zîbâlardır. Ve cümle on sekiz mihrâbdır. Evvelâ (---)(---) cami‘î
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 368a ·
metinde göster ·
… û-yı bâzâr ve hammâm u hân u imâret yokdur. Kal‘adan aşağı şehre kayalardan çam
oluklar
ile âb-ı hayâtlar cereyân eder.
Eşkâl-i kal‘a-i Mudurnu: Evc-i semâya beraber bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında şekl-i müsemmen yigirmi kulleli ve bir kapulu seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâ kararmış kalmış, câ-be-câ burc [u] bârûları rahnedâr olmuş sûr-ı bâlâdır. İç-il olmak ile ol kadar cebehânesi ve etrâfında handakı yokdur. Ancak bir kaç şâhî topu ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Ammâ derûn-ı kal‘ada (---) aded hâneler ve bir câmi‘ vardır. Ammâ çârsû-yı bâzâr ve hammâm u hân u imâret yokdur. Kal‘adan aşağı şehre kayalardan çam oluklar ile âb-ı hayâtlar cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
… olduğu ve şehri bir çukur yerde vâki‘ olup Derbend-i Mâşa dağlarından çam ağacı
oluklarıyla
bu Sine şehrinin damları üzre sular cereyân etdiği ve iç hisârı taş binâ kal‘a- …
Sitâyiş-i kal‘a-i Sine: Sene 616 târîhinde Luristân hâkimlerinden Emîr Gıyâseddîn binâsı olduğu ve Âl-i Osmân'a ve Acem'e tâbi‘ olup Luristân hâkimi tahtı olduğu ve şehri bir çukur yerde vâki‘ olup Derbend-i Mâşa dağlarından çam ağacı oluklarıyla bu Sine şehrinin damları üzre sular cereyân etdiği ve iç hisârı taş binâ kal‘a-i ra‘nâ olup şehr-i imâr olduğu bâlâda diyâr-ı Tebrîz ü Erdebil ve Hemedân u Dergezîn'e gitdiğimizde bu şehr-i Sine mufassal tahrîr olunmuşdu. Ammâ şimdiki hâlde Murtezâ Paşa kethudâsı Yûsuf Ağa ile geldiğimizde Luristân hâkimi Süleymân Hân beş bin güzîde askerle istikbâle çıkup alây-ı azîm ile Sine şehrine dâhil olduk. Ba‘de'z-ziyâfe Murtezâ Paşa'nın hedâyâsı bir mücevherli küheylân atın ve bir külçe lepanı destârın verüp kabûl etdi. Ve mektûb-ı dürer-bârların bûs edüp mahzûz olup cümlemize birer mesîregâh-ı hıyâbânlı konaklar verüp üç gün şehri seyr [ü] temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370b ·
metinde göster ·
… e Taşoluk tekyesi nâm tekyede hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı
oluk
gibi kazılmışdır ve üzerinde hatt-ı İberî yazılmışdır. Zamân-ı kadîmde hükemâ-y …
İbret-i mutalsam-ı mu‘attal: Bâlâda zikri sebkat eden Sünbüllü Baba tekyesi kurbunda bâğlar içre Taşoluk tekyesi nâm tekyede hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır ve üzerinde hatt-ı İberî yazılmışdır. Zamân-ı kadîmde hükemâ-yı selef mi yâhûd kehene-i kudemâ mı bu taşa üç satır hatt ile bir tılsım harfleri tahrîr etmiş, günde birer kerre bu seng-i hârâdan süd akarmış ve bir sâ‘atden yine münkatı‘ olurmuş. Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda niçe kerre yüz bin mutalsamâtlar mu‘attal oldukda bu dahi harâb olur. Hattâ bu diyâr, kefere destinde iken Hacı Bektaş Velî, kefereden bu kal‘ayı Osmâncığa taleb etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
râyegân durduğıyçün Taşoluk tekyesi nâmıyla teferrücgâh ve bir mesîregâh-ı ibre …
Hâlâ ol taş oluk râyegân durduğıyçün Taşoluk tekyesi nâmıyla teferrücgâh ve bir mesîregâh-ı ibret-nümâ taş olukdur. Ve's-selâm. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
Hâlâ ol taş oluk râyegân durduğıyçün Taşoluk tekyesi nâmıyla teferrücgâh ve bir mesîregâh-ı ibret-nümâ taş olukdur. Ve's-selâm. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… Bosna serhadlerinde {Hersek sancağı dağlarında Çemerne dağından ve Zagor'dan ve
Oluk
dağlarından cem‘ olup şehr-i Foça içinde nehr-i Tihotine ile bir olup andan kas …
Eyle bir arz-ı âlîye vâki‘ olmuş kim nehr-i Tuna ile nehr-i Sava bir yere cem‘ olduğu mahalde bir kayalı burun ucunda vâki‘dir. Nehr-i Sava cânib-i cenûbunda tâ Bosna ve {Hırvadistân ve Islovin} serhadlerinde Kırka sancağı ve Bihke sancağı ve Korpa sancağı ve Kosdaniçse ve Odvina ve Lika ve Çerniçse kal‘aları ve kâfirin Galya ve Dodoşka dağlarından ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu kefereleri vilâyetlerinin dağlarından nehr-i Sava cem‘ olup kal‘a-i Raça önünde {nehr-i Drin'e karışır, ammâ nehr-i Drin} yine Bosna serhadlerinde {Hersek sancağı dağlarında Çemerne dağından ve Zagor'dan ve Oluk dağlarından cem‘ olup şehr-i Foça içinde nehr-i Tihotine ile bir olup andan kasaba-i Ustikolona'ya ve Bosna Vişegrad'ı ve kasaba-i Sirebreniçse ve kasaba-i Valiva'ya ve niçe kurâ vü kasabâtlara uğrayup andan} kal‘a-i İzvornik önünden ve şehr-i Beline önünden cereyân eden nehr-i Drin bu nehr-i Sava'ya mahlût olup deryâ olarak kal‘a-i Böğürdelen'den ubûr edüp Belgrad'ın aşağı kal‘ası burnunda Sultân Süleymân kullesin döğerek nehr-i azîm Tuna'ya karışup mecma‘ü'l-bahreyn olup ikisi deryâ olur. Ve nehr-i Tuna dahi kal‘a-i Belgrad'ın cânib-i garbından cereyân edüp ibtidâ tulû‘ı Alman diyârında Alman dağlarından çıkup niçe kılâ‘lardan sonra pây-ı taht Ungurus-ı menhûs olan kal‘a-i Peç'e andan kal‘a-i Pojon ve Yanık ve Komran ve bizim Üstürgon Vişegrad ve Vaç ve Peşte ve Budin ve Ösek ve Varadin ve Islankamin ve Zümon nâmân kal‘aları önünden güzer edüp nehr-i Tuna mezkûr Belgrad dibinde nehr-i Sava'ya mahlût olur. şehr-i Belgrad'ın kal‘ası ve varoşu bu nehreyn-i azîmeynin burnunda bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… bizimdir ve kasaba-i Lubin ve kasaba-i Istolça ve kasaba-i Nevesin ve kasaba-i
Oluk
ve kal‘a-i Yelec ve şehr-i Foça ve kasaba-i Ustikolina ve kasaba-i Çaniçe ve şe …
Kal‘a-i Loboşka ve kal‘a-i Pirmorya ve kal‘a-i İmoçka ve kal‘a-i Koniçse ve kulle-i Lipete ve kal‘a-i Mostar ve kal‘a-i Bulgay ve kal‘a-i Poçetel ve kal‘a-i Gabele ve kal‘a-i Norin ve kal‘a-i Korpi ve 168a kal‘a-i Prezor ve kulle-i Islene ve kal‘a-i {Mirsençe} Dobra-Venedik kâfirindedir ve kal‘a-i Nova ve kulle-i Rosa ve kal‘a-i Kombor ve kal‘a-i Risna ve kal‘a-i Verika ve kal‘a-i Perast, kâfirde kaldı ve kal‘a-i Kator, kâfirde kaldı ve kal‘a-i Kilimente, Arnavud'da kaldı ve kal‘a-i Podgoriçse, Arnavud'da kaldı ve kal‘a-i Kılebuk, âsî dağlar içre ve kal‘a-i Pive ve kal‘a-i Nikşik ve kal‘a-i Bankân ve kal‘a-i Zatarnak ve kal‘a-i Durobnak ve Gaçka sahrâsında kal‘a-i Gülüc, bizimdir ve kasaba-i Lubin ve kasaba-i Istolça ve kasaba-i Nevesin ve kasaba-i Oluk ve kal‘a-i Yelec ve şehr-i Foça ve kasaba-i Ustikolina ve kasaba-i Çaniçe ve şehr-i Taşlıca ve kal‘a-i Mileşova ve kasaba-i Prepol ve kal‘a-i Kovin ve kasaba-i Ruda'nın içinden akan Lim suyunun karşu cânibi Ostarı Ulah hâssı ki bostâncıbaşılar hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167b–168a ·
metinde göster ·
… mîndir. Evvelâ Karakadı mahallesi ve Cum‘a mahallesi ve Sinân Beğ mahallesi {ve
Oluklu
mahallesi}.
Der-fasl-ı esmâ-i aded-i mahallât-ı âbâdân: Cümle yigirmi dörd mahalle-i müslimîndir. Evvelâ Karakadı mahallesi ve Cum‘a mahallesi ve Sinân Beğ mahallesi {ve Oluklu mahallesi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
… Hüsâm Paşa câmi‘i kurbunda Yukaru tekye ve Aşağı tekye ve Kadın {Ana tekyesi ve
Oluk
mahallesi tekyesi}.
Der-zikr-i tekye-i dervîşân-ı dil-rîşân: Cümle yedi aded hânkâh-ı ehl-i tarîkdir, ammâ cümleden tarîk-i Bayramî'de Sofyalı Balı Efendi tekyesi âsitâne-i rûhânîdir ve Adlî Efendi tekyesi ve Emîr Çelebi Sultân tekyesi ve Hüsâm Paşa câmi‘i kurbunda Yukaru tekye ve Aşağı tekye ve Kadın {Ana tekyesi ve Oluk mahallesi tekyesi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
Andan dahi refîkler alup 5 sâ‘atde kayalı dağları geçüp ve nehr-i Neretva'yı atlar ile ubûr etdik, zîrâ başı bir menzil yerde yakın olup kasaba-i Yedvoriç'den çıkar ve batı tarafına cereyân ederek Oluk kasabasına, andan Konc kasabasına, andan şehr-i Mostar'a, andan kal‘a-i Poçetel'e, andan Gabele kal‘asına, andan Norin kal‘ası altında deryâ-misâl olup yigirmi yerden Venedik körfezine İşpanya'nın cezîre-i Pulya mukâbelesinde Akdeniz körfezine karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
… azına ve Bileyke ve Gaçka ve Zalom ve Nevesin ve Lubin ve Lubomir ve Çemerne ve
Oluk
ve Dabra ve Dol deresi ve Lipete ve Biyelemik ve Pirmorya ve Loboşka ve Gabele …
Bu hakîrin Sadrıa‘zamdan getirdiğim emr-i pâdişâhîler mûcebince üç bin aded pandur yiğitlere Dobra-Venedik hazînesinden ulûfelerini verüp elzem-i levâzımından olan yerler kim evvelâ Mostar şehri boğazına ve Poçetel kal‘ası boğazına ve Bileyke ve Gaçka ve Zalom ve Nevesin ve Lubin ve Lubomir ve Çemerne ve Oluk ve Dabra ve Dol deresi ve Lipete ve Biyelemik ve Pirmorya ve Loboşka ve Gabele ve Norin ve Islana ve Popova ve Risna, ve bu zikr olunan kılâ‘ u kasabât ve kurâların boğazlarına üç bin aded yiğitleri muhâfazacı gönderüp Pıraçalı Mustafâ Paşa bu üç {bin} yiğide serdâr olup Gaçka sahrâsından me’mûr olduğu boğazları muhâfaza etmeğe revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159b ·
metinde göster ·
… kullelerin ve cümle âsâr-ı binâların bârân-ı rahmeti akacak saçakları ve mîzâb
olukları
dahi cümle bakırdan mebnî olukların ağızları arslan ve ejder ağızları gibi olup …
Ve otakun ve cümle kullelerin ve cümle âsâr-ı binâların bârân-ı rahmeti akacak saçakları ve mîzâb olukları dahi cümle bakırdan mebnî olukların ağızları arslan ve ejder ağızları gibi olup cümle matar-ı rahmet ejder ağızlarından akar. Ve cümle kullelerin kulleleri ve otak üzre ve büyük çadır üzre ve nâmûsiyyenin yigirmi dörd sütûnları üzre ve leylek çadırı ve arz odası üzre ve cümle yetmiş sekiz aded âdem kaddi kadar altun yaldızlı mutallâ haç alemlerdir. Ve bu dörd bin adım olan otağun cirmi içi bâğ-ı İremden nişân verir kim bu dehr-i denîde eyle bir âsâr-ı garîbe ve eyle bir kâr-ı ibret-nümâ-yı acîbe görülmüş değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52a ·
metinde göster ·
… ın bârân-ı rahmeti akacak saçakları ve mîzâb olukları dahi cümle bakırdan mebnî
olukların
ağızları arslan ve ejder ağızları gibi olup cümle matar-ı rahmet ejder ağızları …
Ve otakun ve cümle kullelerin ve cümle âsâr-ı binâların bârân-ı rahmeti akacak saçakları ve mîzâb olukları dahi cümle bakırdan mebnî olukların ağızları arslan ve ejder ağızları gibi olup cümle matar-ı rahmet ejder ağızlarından akar. Ve cümle kullelerin kulleleri ve otak üzre ve büyük çadır üzre ve nâmûsiyyenin yigirmi dörd sütûnları üzre ve leylek çadırı ve arz odası üzre ve cümle yetmiş sekiz aded âdem kaddi kadar altun yaldızlı mutallâ haç alemlerdir. Ve bu dörd bin adım olan otağun cirmi içi bâğ-ı İremden nişân verir kim bu dehr-i denîde eyle bir âsâr-ı garîbe ve eyle bir kâr-ı ibret-nümâ-yı acîbe görülmüş değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52a ·
metinde göster ·
… er direklerdir dersin, zîrâ cümle amûdları üstâd-ı nakkâd-ı mermer-bür zıhlı ve
oluklu
ve burmalı musanna‘ ve tarz-ı kadîm şeşhâne direklerdir.
Ve taşra hareminin cânib-i erba‘asında altmış aded beyâz şeşhâne sütûn-ı müntehâ-yı ibret-nümâların kadleri yigirmi beşer arşındır, ammâ câmi‘ içindeki gibi yek-pâre sütûnlar değillerdir. Lâkin her ne kadar dikkat eylesen bu haremdeki sütûnların imtizâc yerlerin dahi göremeyüp yek-pâre mermer direklerdir dersin, zîrâ cümle amûdları üstâd-ı nakkâd-ı mermer-bür zıhlı ve oluklu ve burmalı musanna‘ ve tarz-ı kadîm şeşhâne direklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin mağrib tarafında bir âb-ı hayât su vardır, sekiz yerden taş
oluklar
ile cereyân eder gâyet lezîz âb-ı hoş-güvâr buz pâresi gibi mâ-i bâriddir. Sâhi …
Ve bu şehrin mağrib tarafında bir âb-ı hayât su vardır, sekiz yerden taş oluklar ile cereyân eder gâyet lezîz âb-ı hoş-güvâr buz pâresi gibi mâ-i bâriddir. Sâhibü'l-hayrâtın biri teferrücgâh içün bu uyûn-ı câriye kenârında ahşâbâtdan bir kasr-ı merâm inşâ etmiş. Hakkâ ki mesîregâh-ı müferrih bir maksûre-i ârâmgâhdır. Bu maksûre kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260a ·
metinde göster ·
Ve bu taş cisrin sağ tarafında kal‘aya girirken çam ağaçlarından âb-ı hayât su
olukları
handak aşırı şehre dâhil olup çeşmelere ve câmi‘lere taksîm olur âb-ı nâbdır. V …
Ve bu taş cisrin sağ tarafında kal‘aya girirken çam ağaçlarından âb-ı hayât su olukları handak aşırı şehre dâhil olup çeşmelere ve câmi‘lere taksîm olur âb-ı nâbdır. Ve bu Banaz kapusu cânib-i şimâle mekşûf izdihâm-ı nâs levha kanatlı kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y19a ·
metinde göster ·
altında Hazret-i Risâlet-penâh'ın imâmet edüp secde etdüği yeşil mihrâb taşda i …
Bu tavâf-ı sadr âfâkîlere vâcibdir, Mekkîlere lâzım değildir. Tavâf ederse savâbdır. Ve ne kadar âb-ı Zemzem nûş edebilirse içüp esbâbı üstüne ve saçı ve sakalına dökerek Y 330b ve yüzün yaykayarak ve şifâ niyyetine gasl dahi câ'izdir. Ammâ hücresinde ve gayri yerde âb-ı Zemzem ile tahâret câ'iz değildir. Andan Ka‘be eşiğin öpeler. Ve Beytullâh dâhiline girmek mümkin ise, gireler, ammâ ba‘zı fukahâ "Girmemek efdaldir, Ka‘be içine kadem basan dünyâda dahi nereye basa?" demişler, girmeği revâ görmemişler. Ammâ Hatîm içine girüp Altun oluk altında Hazret-i Risâlet-penâh'ın imâmet edüp secde etdüği yeşil mihrâb taşda iki rek‘at namâz kılsa Ka‘be içine girüp namâz kılmış olur. Zîrâ ol Hatîm dîvârı Ka‘be-i şerîfdendir. Râvîleri ile musarrah on bir hadîs-i şerîf vardır kim Hatîm Beyt-i şerîf dâhilindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330a–Y330b ·
metinde göster ·
… n beş zirâ‘dır. Bu hacere Hatîm derler. Ka‘be-i şerîfin cânib-i şimâlinde Altun
oluk
cânibinde vâki‘ olmuşdur kim mîzâb-ı rahmetden cereyân eden (---)(---)(---) ( …
Ve hacerin devri on beş zirâ‘dır. Bu hacere Hatîm derler. Ka‘be-i şerîfin cânib-i şimâlinde Altun oluk cânibinde vâki‘ olmuşdur kim mîzâb-ı rahmetden cereyân eden (---)(---)(---)(---) Hatîm dîvârının P 142a kaddi bir âdem kaddi mikdârı bir alçacık siyâh ve beyâz mücellâ taşlardır. (---)(---)(---) Ve tavâf ederken Hatîm'i bile dolaşup cümle yüz yetmiş adımdır. Zirâ‘-ı mekkî hisâbı dahi bu hatve (---)(---)(---) Rükn-i Irâkî'den girüp Rükn-i Şâmî'ye Altun oluk alından yol geçer. Ammâ Hatîm (---)(---)(---)(---) Risâlet-penâh'dan istimâ‘ edüp ve Fâtımatü'z-Zehrâ ve Âyişe-i Sıddîka'dan (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y341a ·
metinde göster ·
… âbı dahi bu hatve (---)(---)(---) Rükn-i Irâkî'den girüp Rükn-i Şâmî'ye Altun
oluk
alından yol geçer. Ammâ Hatîm (---)(---)(---)(---) Risâlet-penâh'dan istimâ‘ …
Ve hacerin devri on beş zirâ‘dır. Bu hacere Hatîm derler. Ka‘be-i şerîfin cânib-i şimâlinde Altun oluk cânibinde vâki‘ olmuşdur kim mîzâb-ı rahmetden cereyân eden (---)(---)(---)(---) Hatîm dîvârının P 142a kaddi bir âdem kaddi mikdârı bir alçacık siyâh ve beyâz mücellâ taşlardır. (---)(---)(---) Ve tavâf ederken Hatîm'i bile dolaşup cümle yüz yetmiş adımdır. Zirâ‘-ı mekkî hisâbı dahi bu hatve (---)(---)(---) Rükn-i Irâkî'den girüp Rükn-i Şâmî'ye Altun oluk alından yol geçer. Ammâ Hatîm (---)(---)(---)(---) Risâlet-penâh'dan istimâ‘ edüp ve Fâtımatü'z-Zehrâ ve Âyişe-i Sıddîka'dan (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y341a ·
metinde göster ·
… azret-i Risâlet'in secde etdikleri yeşil taş üzre imâmet edüp secde eder. Altun
oluk
altında vâki‘ olmuşdur. Bu secdegâh olan yeşil taşın iki cânibinde birer âdem k …
Ve İmâm-ı A‘zam mezhebinin imâmı bu Hatîm içre Hazret-i Risâlet'in secde etdikleri yeşil taş üzre imâmet edüp secde eder. Altun oluk altında vâki‘ olmuşdur. Bu secdegâh olan yeşil taşın iki cânibinde birer âdem kaddi altun yaldızlı gümüş şem‘dânlar üzre ikişer âdem kaddi ve âdem cüssesi-misâl beyâz şem‘-i kâfûrîler çerâğân olup ve her şeb iki yüz fânûs-ı cinânlar içre şem‘-i aseller ile çerâğân olup cümle huccâc ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y343a ·
metinde göster ·
altına koyup mü’ezzinler "Cenâze namâzına" deyü nidâ edince nısfu'l-leyl ise da …
Tâbûtları dörd ayaklı cânib-i erba‘ası parmaklı tûlânîce bir nerdübân-misâl bir tâbûtdur, üstüne siyâh Ka‘be örtüsü ile setr edüp cümle cemâ‘at ile meyyitin önüne düşüp deff-i bî-cilcile çalarak Abbasî alemlerin açarak "Lâ ilâhe illallâh" sadâsına rehâ buldurarak Ka‘be-i şerîf haremine girdikde cümle ehl-i mevtâ "Allâhümme lebbeyk" deyüp telbiye ederek meyyiti Altun Oluk altına koyup mü’ezzinler "Cenâze namâzına" deyü nidâ edince nısfu'l-leyl ise dahi Ka‘be-i şerif ehl-i tavâfdan hâlî değildir, mâ-fevkında kerrûbiyân bile tavâfdadır, cümle cemâ‘at hâzır olup kânûn-ı Muhammedî üzre salât-ı cenâzeyi edâ edüp meyyitin ihvân-ı bâ-vefâları tâbûtu omuzlarına alup Ka‘be-i şerîfi bir hac savâbı olmak üzre telbiye ederek Ka‘be-i şerîfi yedi kerre tavâf etdirüp Bâb-ı Cenâyiz'den yâhûd Bâb-ı Safâ'dan çıkarup sa‘y-i Safâ ve Merve sûkundan güzer etdirüp deff [u] kudüm ile cümle halk "Lâ ilâhe illallâh" diyerek şenlik ve şâdumânlık ederek garâfe-i şühedâ olan Mu‘allâ mezâristânında defn edüp imâm telkîn edüp herkes hânesine müteveccih olup ol mevtâ "Zayf-i İlâh-ı Rabbi'l-âlemîn" olup vâsıl-ı Hudâ olur. Rahmetü'llâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y360b ·
metinde göster ·
dîvârın müceddeden binâ etdi. Ve cânib-i garb kapusun sedd edüp hâlâ şimdiki ta …
Ve Altun Oluk dîvârın müceddeden binâ etdi. Ve cânib-i garb kapusun sedd edüp hâlâ şimdiki tarzı binâ etdi. (---)(---)(---)(---) Derûn-ı Ka‘be'yi hâk, hacer pâreler ile doldurup bu hâl üzre kodular eylemişlerdir dir. [[(---) (---) (---) (---)]]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362b ·
metinde göster ·
… kuşak Selîm Hân'ındır, ve bâb-ı şerîf örtüsü Süleymân Hân hayrâtıdır, ve altun
oluk
Sultân Ahmed Hân hayrâtıdır, ve makâm-ı İbrâhîm'in her sene tecdîdi Sultân İbrâ …
Bu kisve hayrâtı aceb hayrât-ı azîmdir. Zamân-ı kadîmde Yemen tübba‘ları her sene münakkaş Yemen hasırıyla örterlermiş. Tübba‘ Yemen pâdişâhlarına derlerdi, cem‘ olunsa tebâbi‘a derler. Ba‘dehû âl-i Abbâsiyyûn'dan Hârûnü'r-Reşîd alaca dîbâ ile sütr eder. Me’mûn Halîfe kırmızı dîbâ ile pûşîde kılmış. Râbi‘an âl-i Etrâk Mekke'ye mâlik olunca Sultân Aybeği et-Türkmânî nâmında bir pâdişâhın şecerüddür hâtûnu bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre siyâh harîr kisve-i şerîf anın evkâfıdır, köyleri mu‘âf [u] müsellemlerdir, her kim kisve nâzırı ise iki yüz Mısrî kîse anın iltizâmındadır, gâyet ma‘mûr kurâlardır. Ammâ Sultân Selîm Mısır'ı feth edüp Y 199a dahi hayrât zamîme edüp ol zerdûz kuşak Selîm Hân'ındır, ve bâb-ı şerîf örtüsü Süleymân Hân hayrâtıdır, ve altun oluk Sultân Ahmed Hân hayrâtıdır, ve makâm-ı İbrâhîm'in her sene tecdîdi Sultân İbrâhîm'indir ve hazîneden birez mâl-ı pâdişâhîler dahi ilhâk etdiler. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în. Hakkâ ki şân-ı pâdişâha lâyık olan hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198b–Y199a ·
metinde göster ·