Bu tahrîr olunandan mâ‘adâ bir câmi‘ ve bir medresesinden gayrı hân u câmi‘ ve imâret ü hammâm ve çârsû-yı bâzâr dahi (---)(---). Ammâ ol sengistân içre bâğları var kim gûyâ Ayntâb diyârının bâğları gibi mahsûldâr ve lezîz ü âbdâr üzümü olur. Bu kal‘a cezîre-i Dicle'nin vasatında bir sahrâ-yı azîme vâki‘ olmuşdur kim elbette vilâyetine bilâd-ı rebî‘ derler. Sahrâ-yı Hâmûn'dur kim cümle Kîş ve kabîle-i Tay ve kabîle-i (---)(---)(---) Urbânları sâkin olurlar, bir vâdî-i bî-pâyândır. Bu sahrâ-yı Tîh'in vasatında havâlesiz bir sûr-ı muhkemdir. Cümle halkı darı ekmeği tenâvül ederler ve gâyet beyâz ve mümessek balı olur. Ve bu kal‘a kal‘a-i Nasîbîn'in taraf-ı cenûbundadır ve kal‘a-i Musul'a iki günde sür‘atle ve üç günde râhatla varılır. Ammâ kal‘a-i Sincâr bu kal‘a-i Musul'un cânib-i garbîsindedir ve kal‘a-i Musul, kal‘a-i Sincâr'ın cihet-i şarkındadır. İnşâallah bu müsevveddâtımız hey’et üzre kal‘asının eşkâliyle ve sahrâları ve âb-ı revânlarıyla atlas kitâbı tahrîr etdiğimizde böyle tasvîr oluna. Ve bu cebel-i Sincâr'ın cânib-i etrâfı zeylinde kayalardan yetmiş seksen aded uyûn-ı câriyeler tulû‘ edüp bilâd-ı rebî‘i reyy ederek cânib-i garba cereyân ederek nehr-i Furât'a munsabb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213b ·
metinde göster ·
Evvelâ yedi elvân gendümü olur kim gûyâ gılâl-ı Havrân-ı Şâm'dır ve şa‘îri gûyâ Sivas arpasıdır ve baklası ikişer dirhem gelir, danedâr fûli olur kim bir diyârda olmaz. Sâ’ir hubûbâtları dahi ana göre kıyâs oluna. Ve Kelenter kavli üzre yigirmi bin bâğdır, dedi. Cümleden âbdâr engürü Şâm'ın zeynî üzümüne ve Bozcaada'nın misket üzümüne ve İslâmbol kurbünde Bâzârköy kumla üzümünden lezîz ü âbdâr ve hoş-hor üzümü olur. Hatta efvâh-ı nâsda ve gayrı büldânda bir mahbûb-ı zamânı bir nâ-sezâ merd ile görseler "Şeledirende içre Rûmiyye engürü gibi yancılmış cüvândır." derler. Hâlâ elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuş bir mümessek âbdâr u ter engürü olur. Ve sâ’ir envâ‘-ı müsmirrâtından memdûh olan fâkihesi yetmiş gûnedir. Ammâ nebî emrûdu ve meleçe emrûdunun aslâ nazîri yokdur. Eyle âbdâr emrûdlardır kim şırası şır şır akar ve âlusı ve âluvı ve zendisi gâyet latîf ter olduğundan aslâ cirmi yokdur ve kalınları bâdem gibi lezîzdir. Ve âb u hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ammâ ulemâsı meşhûr değildir. Lâkin sulehâsı gâyet çokdur. Hatta nihânîce cemâ‘atle namâz kılar Sünnîleri dahi çokdur. Cümle tarîk-ı Hâcegân fukarâlarıdır kim âsitâne-i Koçağa sultândır. İklîm-i (---) bulunup arz-ı beledi (---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve dericedir. Ve tâli‘-i imâreti sünbülede vâki‘ olup beyt-i Utarid-i turâbîdir, dimişler. Anınçün cümle hubûbâtının sünbülesi "Miete habbe." olup ezheriyyâtı Utarid-i ıtriyyât gibi dimâğ-ı insânı mu‘attar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295a ·
metinde göster ·
… en musannifîn u mü’ellifîn niçe yüz bin kimesneler medfûndur, kankı biri tahrîr
oluna!" Ve
çay kenârında sene 995 târîhinde Cığaloğlu cenginde şehîd olan Alî Fakı Paşa ve …
Hazret-i Ömer hilâfetinde Hazret-i Sâriye feth etdikde iki binden mütecâviz sahâbe-i kirâmdan ve Muhâcirîn [ü] Ensâr'dan ve Erbâb-ı Soffa'dan kimesneler medfûndur kim hâlâ seng-i mezârlarıyla ma‘lûmdur. Evvelâ; Hazret-i Ca‘fer-i Ensârî ve Halîl ibn Şâ‘ir Hassan ve Nâsıruddîn ibn Eyyûb-ı Suhyânî ve Şehâb ibn Zünnûn-ı Mısrî. Ulemâ-yı Acem'den musannifîn u mü’ellifîn niçe yüz bin kimesneler medfûndur, kankı biri tahrîr oluna!" Ve çay kenârında sene 995 târîhinde Cığaloğlu cenginde şehîd olan Alî Fakı Paşa ve Deli Dızman Beğ ve Sıyâmî Paşa mezârları hâlâ ma‘lûmdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâatde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311b ·
metinde göster ·
… gecede aşup bu kal‘aları nehb u gâret etdiğimiz cild-i sânîde mestûrdur, nazar
oluna. Ve
yine bu mahalde nehr-i Özü'nin beri tarafında kıble cânibine on menzilde tâ {ka …
Eşkâl-i kal‘a-i Kobilak: Nehr-i Özü kenârında bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ şeddadî taş binâ bir küçük kal‘a-i zîbâdır. Cebehâne ve topları vardır. Birkaç deyrleri ve dükkânları vardır. Ve nehr-i Özü kenârının karşu kıble tarafı Kırım vilâyetine gider. On konak Heyhat sahrâsı nihâyeti çöldür âdem âdemî zâd yokdur. Bir kerre Tatar ile sene (---) târîhinde bu on konak çölü bir gecede aşup bu kal‘aları nehb u gâret etdiğimiz cild-i sânîde mestûrdur, nazar oluna. Ve yine bu mahalde nehr-i Özü'nin beri tarafında kıble cânibine on menzilde tâ {kal‘a-i} Bender mukâbiline ve Akkirmân karşusuna ve sekiz konak Özü kal‘asına varınca cümle bu Sarıkamış vilâyetidir ve Rus-ı menhûs lisânı üzre "Zaporoska" demek "Kapu eşiği" demekdir. Bir kavilde "Serhaddin kapu eşiğin bekleyen levendler" demekdir. Bu Kobilak kal‘asından kalkup yine cânib-i kıbleye nehr-i Özü kenârıyla Sarıkamış kâfiri içre (---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---) geçüp iki günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48b ·
metinde göster ·
… -i devletime gönderesin kim ol serhadlerin umûruna müte‘allık ba‘zı müşâvereler
oluna ve
kadîm eyyâmda ecdâd-ı ızâmlarımdan kalma milk-i mevrûsum olan Kilis nâm kal‘ayı …
"Sen ki lalam Melek Ahmed Paşa'sın, Bihke kal‘ası kapudanı (---) kulumu Zirinoğlu keferesi destinden yüz kîseye varınca verüp halâs edüp yüz kîse hazîne-i âmiremden alup kabz edüp elbette ol kapudanı halâs edüp Der-i devletime gönderesin kim ol serhadlerin umûruna müte‘allık ba‘zı müşâvereler oluna ve kadîm eyyâmda ecdâd-ı ızâmlarımdan kalma milk-i mevrûsum olan Kilis nâm kal‘ayı dest-i küffârda kalmağın anın yolların ve İspilet kal‘ası bellerin ve şibenik kal‘ası yollarında olan çengelistân ve sengistân dağları ve toplar ve arabalar geçecek yolları tathîr edüp her kurâ vü kasabât ve kılâ‘larda zehâyir yığasın, ve's-selâm" deyü hatt-ı şerîf kırâ’at olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 142b ·
metinde göster ·
… Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet
oluna. Ve
benim vücûdum bir kubbeli yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘a …
"Allâh emâneti olsun, bu teslîm-i mütevellî etdiğim altunlarla Allâh içün her gece her odada hatm-i şerîfler okuyup sevâbın rûhuma hibe edeler. Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet oluna. Ve benim vücûdum bir kubbeli yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘am üstâdım Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin pây-ı sa‘âdetleri cenbinde beni defn edün ve üzerime bir kubbe ve âsâr-ı binâlar etmen. Ancak sebeb(?) üzre başım ve ayağım uçlarına hice taşları alâmet dikin ve oğlum İbrâhîm'ime on bin altun ve ker[î]mem (---) Fâtım'a on bin altun verüp anları Allâh'a ısmarladım ve edenleri(?) de ol Kâdir ü Kayyûm ve Kahhâr Allâh'a havâle eyledim" deyü yedi sâ‘at kâmil vasiyyetler edüp mecmereler ile buhûr ve amber-i hâm ve ûdlar yanup cümle iç ağalarıyla kendüler bile Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp bir vakit namâzın cemâ‘atsiz kılmayup ve bir vaktin kazâya komayup edâ-yı salât ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
… irhem sîm-i hâlis altı guruşa fürûht olup gayri kâlây [u] metâ‘ buna göre kıyâs
oluna. Ve
herkes haymesinde beşer altışar gılmân u bintânlara mâlik oldular. {Hattâ} ordu …
Ertesi gün ordu-yı İslâm eyle ganîmet oldu kim bir esîr beş guruşa ve yüz dirhem sîm-i hâlis altı guruşa fürûht olup gayri kâlây [u] metâ‘ buna göre kıyâs oluna. Ve herkes haymesinde beşer altışar gılmân u bintânlara mâlik oldular. {Hattâ} ordu içre bir âdemde bir zî-kıymet metâ‘-ı nâdire yâhûd bir libâs-ı fâhire görseler "Sen Kurd Paşa payına düşmüşsün gibi" deyü bu ganîmet darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
… çorbacıların ma‘rifetiyle açılup bir zerre şey bu çorbacıların izinleriyle sarf
oluna ve
bir şey serîka olunmasın deyü,
Bu cebehâneyi Sadrıa‘zam gelüp niçe vüzerâlar ile seyr [ü] temâşâ etdikde cümle âlem-i hayretde kalup engüşt ber-dehen edüp cümle mühimmât [u] levâzımâtları sâ’ir vüzerâların yanlarında firâdâ firâdâ tahrîr eyleyüp Ordu Monlası Ünsî Efendi sicillâtında makyûd ve murakkam olup Dergâh-ı âlî cebecibaşısı Ali Ağa kethudâlarından ikinci kethudâ Mustafâ Ağa'yı bu cebehâne-i emânetullâh üzre cebecibaşı edüp hil‘at-i fâhire ihsân olundu. Ve sekiz oda cebeciler çorbacıları dahi nâzıru'n-nuzzâr ta‘yîn olunup vakt-i hâcetde bu cebehâne açıldıkda bu çorbacıların ma‘rifetiyle açılup bir zerre şey bu çorbacıların izinleriyle sarf oluna ve bir şey serîka olunmasın deyü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
… tmeden murâd oldur ki bu câmi‘-i Resûlullâh kal‘anın tâ vasatında olduğu ma‘lûm
oluna. Ve
Hazret-i Resâlet dahi bu câmi‘in ne cânibinde idüği ma‘lûm-ı sa‘âdet ola.
Ve ibtidâ kal‘a evsâfın tahrîr etmeden murâd oldur ki bu câmi‘-i Resûlullâh kal‘anın tâ vasatında olduğu ma‘lûm oluna. Ve Hazret-i Resâlet dahi bu câmi‘in ne cânibinde idüği ma‘lûm-ı sa‘âdet ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283a ·
metinde göster ·
… zar edeler, elzem-i levâzımındandır. Ve netîce-i kelâm nasîhatlerine dahi nazar
oluna. Ve
a‘yân-ı Mısır paşadan râzîler ise Mısır'dan mu‘azzez alay ile ma‘zûlen çıkarırl …
(---) 54 varakda, ihtirâznâme Mısır'a vüzerâlar gâyet nazar edeler, elzem-i levâzımındandır. Ve netîce-i kelâm nasîhatlerine dahi nazar oluna. Ve a‘yân-ı Mısır paşadan râzîler ise Mısır'dan mu‘azzez alay ile ma‘zûlen çıkarırlar. Ve illâ rûgerdânlar ise Kasr-ı Yûsuf'da veyâ Taşyatır sarâyında yatırup haps edüp bir hasır üzre korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y455a ·
metinde göster ·
(---) 55 varakda, cümle 81 hazîne hâsıldır ve hakîrin vasıyyetnâmesine nazar
oluna. Ve
Mısır'ın cümle kurâları ve hazîne kîsesi adedin ve dirhemi ve dânıkı ve vukiyye …
(---) 55 varakda, cümle 81 hazîne hâsıldır ve hakîrin vasıyyetnâmesine nazar oluna. Ve Mısır'ın cümle kurâları ve hazîne kîsesi adedin ve dirhemi ve dânıkı ve vukiyyesi ve arpa ve buğdayı ağırlığı ve miskâlin ve kantârın ve cümle masrûfların bildirir. Ve bu hazînelerin cümlesine otuz beş alay olur. Ve paşa mukarreri alayı ve pâdişâha giden hazîne alayı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y455a ·
metinde göster ·
… l‘asına getürdüler. Cümle evsâfları yetmiş dördde vardığımızda mastûrdur, nazar
oluna. Ve
,
Nemçe dahi derler. Ve Alaman kralı derler, ammâ sâ’ir krallar elkâbları gibi elkâbı vardır. Nemse çâsârı ve "İnperator" dahi derler, şehinşâh demekdir. Hattâ yedi krala hükm eder kim bâlâda Leh kralına varınca tahrîr olunmuşdur. Sevâd-ı mu‘azzama ve asker-i bî-kerâna mâlikdir. Ve bin yedi yüz yıldan berü kraldır. Ve bin yedi yüz kal‘aya mâlikdir kim herbiri birer sedd-i Kahkahâ'dır. Tahtı Beç ve Prag'dır. Ve sikkesinde kendü sûretleri yazılur. Hûşeng şâh evlâdından geçinirler. Ve tâc-ı Gorona dâ’imâ Pojon kal‘asında dururdu. Âl-i Osmân Uyvar'ı feth edeli tâcı Prag kal‘asına getürdüler. Cümle evsâfları yetmiş dördde vardığımızda mastûrdur, nazar oluna. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35a ·
metinde göster ·
… tâm içün gelenlerin arzuhâllerin vâlî-i vilâyet gelinceye dek tevakkuf u te’hîr
oluna. Ve
mâl-ı îrâdın senevîsi sebk kılınmayup mâl-ı senevî iken tahsîl edüp ve te’hîr ( …
Ve Mısır vâlîleri ma‘zûl oldukda vâlî-i cedîd tarafından kâ’immakâm nasb olan mîrlivâ ve mâl defterdârı ve rûznâmeci ve mukâta‘acılar ve sâyir hazîne ahvâlinden alâka-i hizmeti olan küttâb ve huddâm ma‘rifetleriyle hisâbları hazîne defterleri mûcebince hak üzre görülüp kazıyyede medhali ve hazîne ahvâlinde alâkası olmayanlar min-ba‘d karışmayalar. Ve kâ’immakâm olanlar zamânında vâki‘ olan mahlûlâtı aslâ kâ’immakâmlar tevcîh etmeyüp ihbâr-ı eytâm içün gelenlerin arzuhâllerin vâlî-i vilâyet gelinceye dek tevakkuf u te’hîr oluna. Ve mâl-ı îrâdın senevîsi sebk kılınmayup mâl-ı senevî iken tahsîl edüp ve te’hîr (---)(---) terk te’hîri ile etdik te’hîr ile ta‘vîk olunmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70b ·
metinde göster ·