… ed Yesevî ibn Muhammed Hanefî'ye müntehî olduğunda şecerelerimizde böyle tahrîr
olunmağile
hasîb ü nesîbleri ile ma‘lûmumuzdur.
Abdürra’ûf Samedânî ibn Şeyh Cemâlüddîn ibn bint-i Emîr Sultân ibn Şerefüddîn ibn Tâceddîn anlar dahi kız evlâdından râzı bilâ-oğuldur. Anlar bint-i Seyyid Sikkîn kim Akşemseddîn kurbünde Türbeli Göynük'de medfûndur. Anlar İslâmbol zindânında medfûn Baba Ca‘fer oğludur. Anlar Muhammed Hanefî evlâdıdır kim bizim ceddimiz Ahmed Yesevî ibn Muhammed Hanefî'ye müntehî olduğunda şecerelerimizde böyle tahrîr olunmağile hasîb ü nesîbleri ile ma‘lûmumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a ·
metinde göster ·
… -i cedîddir kim tahrîr olunur. Bâlâda on beşinci fasılda câmi‘ler evsâfı tahrîr
olunmağile
yine sade[de] rücû‘ edüp,
Bir hâlûk sebük-rûh [u] sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât bir pâdişâh-ı zîşân idi. Şehr-i İslâmbol zamân-ı adlinde ol kadar emn [ü] emân ve ma‘mûr [u] âbâdân oldu kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Hattâ cümleden hayrât-ı azîminin biri Atmeydânı'nda binâ etdiği câmi‘-i cedîddir kim tahrîr olunur. Bâlâda on beşinci fasılda câmi‘ler evsâfı tahrîr olunmağile yine sade[de] rücû‘ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 59b ·
metinde göster ·
Ve Kösem Vâlide Sultân hammâmı, cümleden sonra binâ
olunmağile
her hammâmın tarzından üstâd mi‘mâr birer tarz serîka edüp bir tarh-ı ibret-nüm …
Ve Kösem Vâlide Sultân hammâmı, cümleden sonra binâ olunmağile her hammâmın tarzından üstâd mi‘mâr birer tarz serîka edüp bir tarh-ı ibret-nümâ üzre nev-binâ bir hammâm-ı ra‘nâ-yı hoş-mâ’ hoş-binâ hammâmdır ki Üsküdar'da ve İslâmbol'da nazîri yokdur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 143a ·
metinde göster ·
… binâsıdır. Anınçün sûr-ı Nukûd derler. Hakkâ ki niçe bin kise mâl-ı nukûd sarf
olunmağile
imâr olmuş şekl-i murabba‘ bir türâb-ı pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Bu da …
Evsâf-ı kal‘a-i Nukûd: Bu sûr-ı kadîmin bânîsi Kapus Şâh ibn Menûçehr Şâh'ın Hoca Nukûd nâm tâcirinin binâsıdır. Anınçün sûr-ı Nukûd derler. Hakkâ ki niçe bin kise mâl-ı nukûd sarf olunmağile imâr olmuş şekl-i murabba‘ bir türâb-ı pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Bu dahi Lur hânı hükmünde ma‘mûr kal‘adır. Dizdârı ve neferâtları âmâdedirler. Şehri cümle üç bin hâneli bâğlı u bâğçeli câmi‘ vü medrese vü zâviye ve hân u hammâmlı ve çârsû-yı bâzârlı kal‘adır. Ammâ bu sûr-ı imâr hudûd-ı Acem'de Derbend-i Mâşa nâmında bir derbend-i azîmin iç yüzünde cânib-i kıbleye Şehrezûl hâkine karîb olmağile ekseriyyâ ahâlîsi kavm-i Acem Gökdolağı ve Ekrâd-ı Luristân'dır. Sene 931 târîhinde Süleymân Hân vezîri Osmân Paşa fethidir. Yine Lur Hâkimi Hüseyin Hân'a in‘âm olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370b ·
metinde göster ·
ba‘zı yerleri top palamarlarıyla bağlı idi. Hemân bu kadar asker karınca gibi b …
Cisr ise ale'l-acele inşâ olunmağile ba‘zı yerleri top palamarlarıyla bağlı idi. Hemân bu kadar asker karınca gibi birbirlerin basup ubûr ederken cisr tahammül edemeyüp kırıldı ve cümle yeniçeriler suya gark olup kimi ağaçlara ve kimi mezku[r] iplere yapışup âdem âdem üzre gark olup suyun önüne bu kadar bin âdem kazıklara yapışup sedd olıcak nehr-i Raba deryâ gibi oldu. Nehir kenârına sonra gelen atlılar bi'l-külliye gark oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21a ·
metinde göster ·
… uharremü'l-Harâm'ın yigirmi ikinci gün bu kolda dahi cebehâne ve müstevfâ ıhzâr
olunmağile
meterislere mübâşeret olunup iki koldan serdengeçdi yeniçeriler ve bir koldan s …
Bu eyyâm-ı nusret-encâmda sa‘âdetlü Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa hazretleri donanma-i hümâyûn ile Hanya'dan ordu-yı hümâyûna dâhil olup Göllük'de müşârun-ileyh Haleb vâlîsi Ebü'l-hayr Kethudâ İbrâhîm Paşa koluna bir alay-ı azîm ile gidüp anda meks etdikde Su kullesine göz açdırmayup bir gecede niçe yerlerin rahnedâr edüp sene (---) mâh-ı Muharremü'l-Harâm'ın yigirmi ikinci gün bu kolda dahi cebehâne ve müstevfâ ıhzâr olunmağile meterislere mübâşeret olunup iki koldan serdengeçdi yeniçeriler ve bir koldan serdengeçdi sipâhîler tersâhâneye doğru meterisler alup üç kol dahi meterisler günden güne ileri kal‘aya yür[üy]üp Haleb vâlîsi İbrâhîm Paşa ve Anatolu askerleri top ile münhedim olmuş yerlerden Kumlu tabyaya doğru kal‘aya duhûl olmak üzre yürüdülüp içerüde mahsûr olan düşmen-i bî-dîn dahi ziyâde zebûn ve bî-dermân olmuş iken küffârın istinsâr ve dervîze eyledüğü mülûk-i nasârâdan Efrence ve Duka ve Papa ve Malta küffârlarından seksenden mütecâviz paturuna nâm kalyonlar ile yigirmi binden ziyâde küffâr-ı dûzah-karâr imdâd erişüp a‘dâ-yı müşrikîn takviyet ve germiyyet bulup âteş-i cengî fürûzân olup bu hâl üzre nâ’ire-i kıtâl iştigâlde iken imdâddan gelen kilâb-ı Françelenin leşker-i hezîmet eseri sene (---) mâh-ı Muharremü'l-harâmın yigirmi altıncı gün alâ hîni gafletin Şâfi‘î vaktinde deryâ tarafından cümle küffâr gemileri cümle meterisleri toplayup germâ-germ ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlde iken hikmet-i Bârî yârî kılup Sadrıa‘zam kolunda karakatır nâm bir topa Kulkethudâsı Zülfikâ[r] Ağa nice âteş etdiyse bi-emri Hayy [u] Kadîr top güllesi kalyonun bârûd anbârına isâbet edüp ân-ı sâ‘atde kalyonun kıçı ve başı ve güverte ve palavraları ve cümle direkleri ve serenleri hevâya perrân uçup nass-ı kâtı‘ üzre
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 328a ·
metinde göster ·
… iki cânibinde hatt-ı kadîm ile Melik Kayıtbay târîhleri var. Ammâ mahlût erkâm
olunmağile
tahrîr olunmadı.
Andan kubbeler altından yine cânib-i şarka elli adım gidüp Bâb-ı İbrâhîm cânib-i cenûba nâzır bir bâb-ı kebîrdir. Bu kapudan hareme nüzûl ederken iki tarafından beşer ayak nerdübân ile enilir. Bu nerdübânlardan enince cânib-i erba‘ası sütûnlu ve kubbe-i âlîli bir küçük haremdir, ammâ yine Harem-i kebîre yine muttasıldır. Ve bu kapunun iki cânibinde hatt-ı kadîm ile Melik Kayıtbay târîhleri var. Ammâ mahlût erkâm olunmağile tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y335a ·
metinde göster ·
… 16 târîhinde binâ olunmak ile karîbü'l-ahd olup cümleden câmi‘lerden sonra binâ
olunmağile
üstâd mühendisi her câmi‘den birer san‘at serîka edüp bu Gavrî câmi‘inde icrâ-y …
Sene 916 târîhinde binâ olunmak ile karîbü'l-ahd olup cümleden câmi‘lerden sonra binâ olunmağile üstâd mühendisi her câmi‘den birer san‘at serîka edüp bu Gavrî câmi‘inde icrâ-yı ma‘rifet eden üstâd mi‘mâr yed-i tûlâsını ayân u beyân eylemiş. Der-i dîvârında olan sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn ebrî mermerleri ve sommâkîleri tertîb üzre eyle hemvâr edüp birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim bir pây-ı peşşe ilişecek yeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a ·
metinde göster ·
… ‘zı kirişmeli mahlût hatt-ı kadîmler vardır, gâyet âlî olup kırâ’atinde su‘ûbet
olunmağile
tahrîr olunmadı. Ammâ bir çâr-gûşe mermer-i beyâz üzre,
Andan yine inbât rûzgârı üzre yine handak kenârınca gidüp kâmil altı yüz adımda bâb-ı Sidre'ye varılır. Lodosa nâzır iki kat âlî demir kapudur. Ammâ iç kat demir kapunun iç yüzünde kapucular soffası üzre birkaç kıt‘a çâr köşe beyâz mermerler üzre ba‘zı kirişmeli mahlût hatt-ı kadîmler vardır, gâyet âlî olup kırâ’atinde su‘ûbet olunmağile tahrîr olunmadı. Ammâ bir çâr-gûşe mermer-i beyâz üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y320a ·
metinde göster ·