… ûn niçün Haleb'den yedi ayda bu kadar bin asker ile geldin, deyü ıtâb [u] şitâb
olunmaya
!" deyü teveccüh-i tâm ile cümle rehn kalanlar du‘âya meşgûl olup İpşir Paşa Sar …
Andan İpşir Paşa tecdîd-i vuzû‘ eder şeklinde gelüp Melek Ahmed Paşa'ya ve Nişâncı Paşa'ya ve Dellâk Mustafâ Paşa'ya ve Moralı Paşa'ya (---)(---)(---)(---)(---) ve ulemâlardan (---)(---) zâdeye ve Şâmîzâde'ye ve niçe a‘yân-ı devlete "Siz bunda oturun. Sa‘âdetlü pâdişâhdan gelüp sizinle müşâveremiz vardır. Sizi Hudâ'ya ısmarladım" deyince Melek Ahmed Paşa eydür "Çünki bizleri Hudâ'ya ısmarladın. Yaverimiz ol azîmü'ş-şân Allah'dır. Biz de seni Allah'a emânet verdik. Yürü Cenâb-ı İzzet mu‘în ü zahîrin ola" deyüp kızlarağası ve müftî ile bostâncıbaşı kayığına süvâr olup gitmede. Beri tarafda kalanların cânib-i erba‘asın sekbân u sarıcalar muhâsara etdiler. Bu kerre cümle a‘yân bildiler kim nezâketle İpşir'in yerine rehin kalmışlar. Bu kerre du‘âya başlayup "İlâhî İpşir'e pâdişâh, bre mel‘ûn niçün Haleb'den yedi ayda bu kadar bin asker ile geldin, deyü ıtâb [u] şitâb olunmaya!" deyü teveccüh-i tâm ile cümle rehn kalanlar du‘âya meşgûl olup İpşir Paşa Sarâyburnu'da Sinân Paşa köşküne vâsıl olduğu nümâyân oldu. Ammâ iki sâ‘atde bir haber zuhûr etmedi. Beri tarafda vüzerâlardan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 179a ·
metinde göster ·
… yle {aşağıdaki Berdük bu Hasanî kal‘asına muttasıl bir dere aşrı yazıla, gaflet
olunmaya}
cânib-i Acem'e revâne olup cânib-i şarka (---) sâ‘atde,
Ahvâl-i kavm-i Pinyaniş: Sene 955 târîhinde Sultân Süleymân'a itâ‘at edüp yine kendi vilâyetlerinin ebvâb-ı mahsûlâtlarıyla ocak beği olmuşlardır. Hâk-i pâklerinde timâr ve ze‘âmet yokdur. Tabl [u] alem sâhibi mîr-i mükerremdir. Cümle altı bin âdeme mâlikdir ve yine bunlar da Mahmûdî add olunur, ammâ elkâblarında "Ümerâ-yı Pinyaniş" deyü tahrîr olunur. Aklı gözünde, sâdıklık özünde; şemşîr belinde, hançer elinde âteş-pâre âdemlerdir ve gâyet ankâlardır ve hîle vü hud‘adan berîlerdir. Bunlardan bizimle Van'dan gelen yüz nefer âdemleri kalup on nefer âdemleriyle {aşağıdaki Berdük bu Hasanî kal‘asına muttasıl bir dere aşrı yazıla, gaflet olunmaya} cânib-i Acem'e revâne olup cânib-i şarka (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b ·
metinde göster ·
… her ne kadar evsâfı tahrîr olunmasına deryâda katre ve güneşde zerre kadar medh
olunmaya
, zîrâ iki bin yıldan berü her gelen mülûklar birer gûne musanna‘ tarz-ı tavr âs …
Gerçi bâlâda dîvânhâne mahalliyle sehel tavsîf olundu, ammâ her ne kadar evsâfı tahrîr olunmasına deryâda katre ve güneşde zerre kadar medh olunmaya, zîrâ iki bin yıldan berü her gelen mülûklar birer gûne musanna‘ tarz-ı tavr âsâr-ı binâlar ede ede zerre kadar noksânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67b ·
metinde göster ·
… ‘at ihsân etdi. Avreti Mayfırav dahi bir gayri şeyler ihsân etdiği zann-ı gümân
olunmaya
, zîrâ iç oğlanları dahi çok metâ‘lar verdiler. Ve kral Eflak ve Boğdan beğlerin …
Ertesi gün sepet-i sandûkumuzdan Nemse çâsârı vezîri koca Rudolfoş'un ve Vezîr Palatinuş'un ve Vezîr Zoza'nın ve Vezîr Mantikukula'nin ve baş irşeklerin ve ba‘zı nemeşlerin mektûbların Erdel kralına verdikde vâfir hazz edüp çâsâra bizim elçi Kara Mehemmed Paşa'nın buluşup nice ta‘zîm ü tekrîm olunduğun ve ne yüzden buluşup niçe mu‘âmele olunduğunun ahvâllerin su’âl edüp hakîr dahi kralın su’âline cevâblar verüp ba‘dehu yine uşarlar(?) hakîri konağımıza götürüp kâmil üç hafta pâdişâhâne gûnâ-gûn sayd [u] şikârlarda zevk u safâlar edüp ba‘dehu hakîre üç yüz Erdel altunu ve bir kîse Nagban Ejder kal‘ası guruşu ve bir pastav çuka ve on top kumâş ve beş karabina tüfeng ve beş sâ‘at ihsân etdi. Avreti Mayfırav dahi bir gayri şeyler ihsân etdiği zann-ı gümân olunmaya, zîrâ iç oğlanları dahi çok metâ‘lar verdiler. Ve kral Eflak ve Boğdan beğlerine ve iş erlerine ve Leh kralına ve Varşalka Kral'a ve Krakov kralına ve Tımışvar vezîrine ve Yalı ağası kalga sultân ve nûreddin sultâna ve bizzât Kırım hânı Mehemmed Geray Hân'a 92b götürmede hafîf bahâda sakîl hedâyâlar ile nâmeler ile Eflak ve Boğdan beğlerine mektûblar verüp ve üç yüz aded yarar kâfir refîkler koşup kral ve sâ’ir iş erleriyle vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92a–92b ·
metinde göster ·
… sıl bu harâbistân kırk günde ta‘bîr ü tavsîf olunsa zerre ve şemme kadar tahrîr
olunmaya
ve midhati de lâzım değildir. Kâr-ı cihân böyledir kim beyt:
El-hâsıl bu harâbistân kırk günde ta‘bîr ü tavsîf olunsa zerre ve şemme kadar tahrîr olunmaya ve midhati de lâzım değildir. Kâr-ı cihân böyledir kim beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 160b ·
metinde göster ·
… ek lâzım olduğundan her ne kadar yâve gûne sözler ise de tahrîr olunduğu ta‘yîb
olunmaya
, zîrâ bu kavm-i çingane ciğerim hûn, dîdelerim eşk-i la‘l-gûn etdi.
Ammâ bu Kabâbıta kavminin dahi on iki gûne lisân-ı mühmele-i müstekrehleri vardır. Cenâb-ı Kibriyâ şûr [u] şerlerinden sâ’ir ibâdullâhı halâs ede. Ammâ seyyâh-ı âlem olana bunların da lisânlarından bir şemme fehm edecek kadar bilmek lâzım olduğundan her ne kadar yâve gûne sözler ise de tahrîr olunduğu ta‘yîb olunmaya, zîrâ bu kavm-i çingane ciğerim hûn, dîdelerim eşk-i la‘l-gûn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 210b ·
metinde göster ·
… Hudâ hakkıyçün ta‘bîr u tavsîf olunsa güneşde zerre ve deryâda katre kadar medh
olunmaya
. Her eşyâsı ana göre memdûhdur. Ammâ beyt:
Ve bu şehrin mahbûbu ve mahbûbesin manzûrumuz olduğu üzre medh eylesek bir uşşâk-nâme olur. Hudâ hakkıyçün ta‘bîr u tavsîf olunsa güneşde zerre ve deryâda katre kadar medh olunmaya. Her eşyâsı ana göre memdûhdur. Ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y61a ·
metinde göster ·
… e mûcebince la‘netnâmeleri tahrîr olunmuş kim bunlara hilâf-ı ahid-nâme rencîde
olunmaya
, deyü tahrîr olunmuşdur. Hudâ-yi Bîçûn mihrâb-ı müslimîn etmeği müyesser ede. Â …
Bu hatdan aşağı ellerinde olan ahid-nâme mûcebince la‘netnâmeleri tahrîr olunmuş kim bunlara hilâf-ı ahid-nâme rencîde olunmaya, deyü tahrîr olunmuşdur. Hudâ-yi Bîçûn mihrâb-ı müslimîn etmeği müyesser ede. Âmin.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… iken tahsîl edüp ve te’hîr (---)(---) terk te’hîri ile etdik te’hîr ile ta‘vîk
olunmaya
.
Ve Mısır vâlîleri ma‘zûl oldukda vâlî-i cedîd tarafından kâ’immakâm nasb olan mîrlivâ ve mâl defterdârı ve rûznâmeci ve mukâta‘acılar ve sâyir hazîne ahvâlinden alâka-i hizmeti olan küttâb ve huddâm ma‘rifetleriyle hisâbları hazîne defterleri mûcebince hak üzre görülüp kazıyyede medhali ve hazîne ahvâlinde alâkası olmayanlar min-ba‘d karışmayalar. Ve kâ’immakâm olanlar zamânında vâki‘ olan mahlûlâtı aslâ kâ’immakâmlar tevcîh etmeyüp ihbâr-ı eytâm içün gelenlerin arzuhâllerin vâlî-i vilâyet gelinceye dek tevakkuf u te’hîr oluna. Ve mâl-ı îrâdın senevîsi sebk kılınmayup mâl-ı senevî iken tahsîl edüp ve te’hîr (---)(---) terk te’hîri ile etdik te’hîr ile ta‘vîk olunmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70b ·
metinde göster ·
… tenzîli lâzım ve muktazî olmadıkça îrâddan ziyâde bir akçe ve bir hâbbe tenzîl
olunmaya
.
Ve bir âhar mukâta‘ada veyâhûd bir âtıl ve bâtıl karyede gerek mâl karyesi ve gerek gılâl karyesi [[(---) (---)]] bahâda ve tenzîl olunmak iktizâ ederse tenzîli muktazî olan mikdârı mahlûlâtdan hazîne-mânde olup senevî ol mikdâr [[(---) (---)]] andan ndan ndan sonra tenzîli lâzım ve muktazî olmadıkça îrâddan ziyâde bir akçe ve bir hâbbe tenzîl olunmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y70b ·
metinde göster ·
… ahrûseler evsâfı ve ta‘rîfi gibi alâ-kadri't-tâka tahrîr olundu, kusûruna nazar
olunmaya
. Ammâ meşâyih-i kibârında keşf ü kerâmât mukarrerdir. Ammâ,
Ve bu bâlâda tahrîr olunan ulemâ ve sulehâların içinde fuzalâyu'd-dehrden tekmîl-i fünûn etmiş niçe bin zû-fünûn kimesneler vardır. Eğer bu sultânlar ile ihtilât edüp herbirinden birer şemme gördüğümüz ve bildiğimiz mertebe keşf ü kerâmetlerin ale't-tafsîl tahrîr eylesek Hudâ hakkıyçün on mücelled kitâb olur. Ancak arz-ı ma‘rifet olmasın içün gayrı seyâhat etdiğimiz memâlik-i mahrûseler evsâfı ve ta‘rîfi gibi alâ-kadri't-tâka tahrîr olundu, kusûruna nazar olunmaya. Ammâ meşâyih-i kibârında keşf ü kerâmât mukarrerdir. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249b ·
metinde göster ·