… ar ve gılmânlar var kim istimâ‘ eden âdemler hayrân olur. Ammâ hakîkatine nazar
olunsa bu
esmâlar yine esmâ-i meşhûrlardır.
Bu gûne esmâlı âdemler ve nisvânlar ve gılmânlar var kim istimâ‘ eden âdemler hayrân olur. Ammâ hakîkatine nazar olunsa bu esmâlar yine esmâ-i meşhûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249b ·
metinde göster ·
… Karayazıcı, kapuları kal‘ edüp şehri nehb ü gâret etmiş. Eğer ol kapular ta‘mîr
olunsa bu
kasabaya bir tarafdan zafer mümkün değildir. Zîrâ iki tarafı kehkeşân-âsâ semây …
Evsâf-ı menzil-i kasaba-i azîm Istanoz: Engürü paşasının subaşılığı hükmünde yüz eli akçe nâhiye kazâlarından Murtatova nâhiyesi hudûdunda iki cânibi evc-i âsumâna çıkmış daracık derenin kenarında bin hâneli, bâğsız ve bâğçesiz, câmi‘li ve hammâmı ve suk-ı sultânîsi muhtasar bir kasaba-i ma‘mûrdur. İçinden nehr-i (---) cereyân eder. Bu kasabanın iki başında azîm kapuları var imiş. Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Celâlî Karayazıcı, kapuları kal‘ edüp şehri nehb ü gâret etmiş. Eğer ol kapular ta‘mîr olunsa bu kasabaya bir tarafdan zafer mümkün değildir. Zîrâ iki tarafı kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş yalçın yalama kızıllu ve sarı şâhin ve zağanos ve miskî kartal âşiyânları kanâre kayalardır kim âdem bakmağa cür’et edemez. Van ve Şebin ve Mardin kal‘ası kayaları gibi mehîb ü muhavvif ibret-nümâ kayalardır. Kimi kûh-ı Bî-sütûn gibi altı boşdur, kimi ejderhâ gibi yukarıdan aşağı süzülmüş, kimi arslan-sıfat, kimi fil cüssesi gibi gûnâ-gûn acebe-heybet kayalardır. Bu kasabanın ekseriyyâ re‘âyâları Ermenilerdir. Bin aded sûf ve muhayyer işlenir dezgâh vardır, derler ammâ dere içi olmağıla hevâsı gâyet ıssıdır. Lâkin latîf muhayyeri olur, memdûhdur ve Ermeni kızları meşhûrdur. Ve mağaraları var kim içinde biner ad[ed] atlar bağlansa müstevfâ sığa[r]. Ve zamân-ı kadîmde bir yalçın kaya üzre harâbe kal‘acığı vardır. Hikmet-i Hudâ bu şehre girdiğimiz gün âdem deryâsı cem‘ olmuş. Meğer ip cânbâzlarının teferrücleri var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 359b ·
metinde göster ·
… müzeyyendir. Ve cümle halkı Şî‘îlerdir . Ammâ ârifân-ı zarîfân-ı Acem deyü add
olunsa bu
şehir halkının zarâfeti ve letâfeti ve hoş-hûlukları yâd olunur. Cümle nüktedân …
Ve cümle yetmiş mihrâbdır ve câmi‘ vü hammâmları ve hân ve çârsû-yı bâzârları gâyet ma‘mûr u müzeyyendir. Ve cümle halkı Şî‘îlerdir . Ammâ ârifân-ı zarîfân-ı Acem deyü add olunsa bu şehir halkının zarâfeti ve letâfeti ve hoş-hûlukları yâd olunur. Cümle nüktedân ve nükte-şinâsân ve Fârisîhân şu‘arâ-yı merd-i Hudâları vardır. Husûsan sıbyânı gâyet necîb ü reşîd olurlar ve mekteblerinde hurûf-ı hecâyı bu minvâl üzre kırâat ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 323b ·
metinde göster ·
… olmağile kıblesi gün batısı tarafına, Kudüs-i şerîfe doğrudur. Ammâ yine hisâb
olunsa bu
şehirden Ka‘be cânib-i garba vâki‘ olmuşdur. Zîrâ Mekke-i Mükerreme'de dahi Bey …
Ve bu câmi‘ kadîm olmağile kıblesi gün batısı tarafına, Kudüs-i şerîfe doğrudur. Ammâ yine hisâb olunsa bu şehirden Ka‘be cânib-i garba vâki‘ olmuşdur. Zîrâ Mekke-i Mükerreme'de dahi Beyt-i şerîfin rükn-i Irâkîsi cânib-i şarka meyyâldir. Eyle olsa Irâk hâki şarka olup cümle kıbleleri cânib-i garba vâki‘ olmuş olur. Zîrâ Beyt-i şerîf ortada vâki‘ olup cânib-i erba‘asındaki dîvârlardan ana müteveccih olunca niçe diyâr-ı İslâm'ın kıbleleri cânib-i şarka ve garba ve şimâle ve cenûba râst gelir. Mîkât-ı Ekâlîm nâm dâ’irede ma‘lûmdur. Ve bu câmi‘-i Kûfe nazargâh-ı peygamberân olmağile hâlâ ma‘mûr u âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357a ·
metinde göster ·
mahallin kayaları üzre böyle bir göz cisir yapmak iktizâ eder, zîrâ iki cânibi …
Ammâ hakîkatine nazar olunsa bu mahallin kayaları üzre böyle bir göz cisir yapmak iktizâ eder, zîrâ iki cânibi evc-i âsumâna çıkmış kayalar ve aşağıda cereyân eden nehr-i Neretva bir minâre boyu süflâdan akup enli nehr-i azîm olmağile iktizâ hasebiyle Koca Mi‘mâr Sinân böyle bir göz cisr-i tâk-ı tumturak etmişdir. Seyyâhân-ı cihân böyle tâk-ı âlî görmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 165a ·
metinde göster ·
… vârların iç yüzleri ellişer adım dolma rıhtım ve çim toprak yığılıdır kim murâd
olunsa bu
dîvârlar üzre fârisü'l-hayller cirid oynamak mümkindir.
Ve handak içine nâzır gûnâ-gûn mazgal delikleri olup ol kara tarafı üç kat biri birinden âlî sedd-i İskender-misâl serâmed dîvârlardır. Ve her kat dîvârı kırkar ve ellişer ayak enli Şeddâdî hâ’it-i acîb dîvârlardır. Ve bu dîvârların iç yüzleri ellişer adım dolma rıhtım ve çim toprak yığılıdır kim murâd olunsa bu dîvârlar üzre fârisü'l-hayller cirid oynamak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268b ·
metinde göster ·
Hakkâ ki im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa bu Petriç dağların ve gayri kûhların gördükde âdem âlem-i hayretde kalup hakîr Evliyâ-yı bî-riyâ gibi vâlih ü sergerdân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376b ·
metinde göster ·
Ve kal‘ası Davaz sahrâsının cenûbunda ve bir mürtefi‘ yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir yed-i kudret kal‘a-i serâmeddir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Ve ancak cânib-i şarka nâzır bir demir kapusu vardır. Bu kapu önüne çâh-ı gayyâdan nişân bir handakı var. Celâlî tahassun etmesin içün kazmışlar, mürûr-ı eyyâm ile rimâl türâb ile pür olmuş. Eğer tathîr olunsa bu kal‘a sedd-i Ye’cûc-misâl olurdu, zîrâ bu kal‘a kayasının cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96b ·
metinde göster ·
… ac-perest Q 162b pelîd idi kim bir dişi on sekiz batman gelür [[(---) (---)]]
olunsa bu
Velîd'in bir dişi ol şey’e mevzûn olmuşdu. Ya‘nî kavm-i Amâlîka böyle cüssedâr …
Bir cüssedâr ağac-perest Q 162b pelîd idi kim bir dişi on sekiz batman gelür [[(---) (---)]] olunsa bu Velîd'in bir dişi ol şey’e mevzûn olmuşdu. Ya‘nî kavm-i Amâlîka böyle cüssedâr âdemler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y8a ·
metinde göster ·