… apa ve ladikalar gelüp tâ hicretin sene 699 târîhinde evvelen Osmân lafzı târîh
olup Âl-i
Osmân zuhûr edince (---) sene dest-i küffârda Kostantîn şehri ma‘mûr [u] âbâdan …
Netîce-i kelâm Kanator Kıral'da kayâsıralar munkarız oldukdan sonra devletleri helc ü melc kendüleri maraz-ı felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a-i Kostantîne niçe gûne batâlise ve tekur ve papa ve ladikalar gelüp tâ hicretin sene 699 târîhinde evvelen Osmân lafzı târîh olup Âl-i Osmân zuhûr edince (---) sene dest-i küffârda Kostantîn şehri ma‘mûr [u] âbâdan olup Âl-i Osmân dahi İslâmbol'un feth [u] teshîrine ihtimâm-ı bezl-i himmet edüp Sultân Alâeddîn-i Selçûkıyân ta‘lîmiyle ibtidâ İslâmbol'un cânib-i erba‘asın feth [u] fütûh etmeğe ihtimâm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… Osmân zuhûr edince (---) sene dest-i küffârda Kostantîn şehri ma‘mûr [u] âbâdan
olup Âl-i
Osmân dahi İslâmbol'un feth [u] teshîrine ihtimâm-ı bezl-i himmet edüp Sultân A …
Netîce-i kelâm Kanator Kıral'da kayâsıralar munkarız oldukdan sonra devletleri helc ü melc kendüleri maraz-ı felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a-i Kostantîne niçe gûne batâlise ve tekur ve papa ve ladikalar gelüp tâ hicretin sene 699 târîhinde evvelen Osmân lafzı târîh olup Âl-i Osmân zuhûr edince (---) sene dest-i küffârda Kostantîn şehri ma‘mûr [u] âbâdan olup Âl-i Osmân dahi İslâmbol'un feth [u] teshîrine ihtimâm-ı bezl-i himmet edüp Sultân Alâeddîn-i Selçûkıyân ta‘lîmiyle ibtidâ İslâmbol'un cânib-i erba‘asın feth [u] fütûh etmeğe ihtimâm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
Osmân'ın âb-ı rûyı olup gitdiler. Bizzât bir yere hareket buyurmadan bu kadar f …
Bu fütûhâtlardan mâ‘adâ niçe yüz gazâları olup Âl-i Osmân'ın âb-ı rûyı olup gitdiler. Bizzât bir yere hareket buyurmadan bu kadar fütûhâta muvaffak olup âhirü'l-emr merhûm [u] mağfûrun-leh Sultân Murâd-ı Sâlis terk-i saltanat-ı sûrî etdüği fî Cemâziyelulâ sene 1003 târîhinde civâr-ı rahmete vâsıl oldular. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 58b ·
metinde göster ·
… 99b baş alup Tokad'a giderlerdi. Acem tâ bu mertebe Âl-i Osmân üzre musallat
olup Âl-i
Osmân Acem'e at çulu hedâyâ gönderdiklerinden Bâyezîd-i Velî'ye "Çulcu Baba" de …
Anatolu tarafında ise Kızılbaş Kemâh'ı ve Koylıhisâr'ı ve Niksâr'ı ve Arpaçukuru olan Sivas'ı ve Tokad'a cümle istîlâ edüp Acem çapkuncusu tâ İzmit şehrinden 99b baş alup Tokad'a giderlerdi. Acem tâ bu mertebe Âl-i Osmân üzre musallat olup Âl-i Osmân Acem'e at çulu hedâyâ gönderdiklerinden Bâyezîd-i Velî'ye "Çulcu Baba" derlerdi. Selîm Hân cülûs etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99a–99b ·
metinde göster ·
… u. Ve Hazret zamânında ma‘zûl olup yerine Ebâ Eyyûb-ı Ensârî, sancakdâr-ı Resûl
olup Âl-i
Emeviyyûn'dan (---) asrında İslâmbol muhâsarasında ishâlden şehîd olup yine Eyy …
Esnâf-ı alemdâr-ı Resûl sancakdârân: Yüz (---) esnâfın birer sancakları vardır. Ammâ cümleden Ordu mollâsı sancağı mükellefdir kim sancağ-ı şer‘-i Resûl-i Mübîn'dir. Sancakdârların pîri Hazret-i Büreyde-i Eslemî'dir. Resûl'ün ibtidâ sancakdârı bunlardır. Evvel İslâm sancağın bunlar götürdü, hâlâ sancakdârların silsilesi anda nihâyet bulur. Alî huzûrunda Selmân belin bağladı. Kabri Mervî'dedir. Hicret'in altmış yılında şehîd oldu. Ve Hazret zamânında ma‘zûl olup yerine Ebâ Eyyûb-ı Ensârî, sancakdâr-ı Resûl olup Âl-i Emeviyyûn'dan (---) asrında İslâmbol muhâsarasında ishâlden şehîd olup yine Eyyûb'da medfûndur. Ve ordu mollâları hizmetinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
Bu şehr-i kadîmin ibtidâ bânisi Yunaniyân'dan Târîh-i Yanvan sâhibi kavli üzre Hazret-i Yahyâ salavâtullahi aleyhi ve selâmihi asrında kayâsıralardan Rişân veled-i Aleksandıran veled-i Harkilan bînâsıdır. Hazret-i Ömer Medîne'den balçıklı eliyle Kayserin gözün çıkarırım" deyü Rûm'a doğru dest-dırâzlık edince bi-emrillâhi Te‘âlâ Konya'da ol ân bir çamurlu dest-i şerîf gelüp kayser taht-nişîn iken gözü çıkar. Ba‘de zamân Hazret-i Ömer'den kayser elçisi gelüp kayserin gözün çıkmış görünce kral ahvâl-i pür-melâlin elçiye nakl edüp "Elçiyi bilüren kim Hazret-i Ömer'in ol gün çamurlu eliyle işâret edüp kralın gözü çıkdığıdır". Hemân elçi bir takrîb ile kat‘-ı menâzil ederek Hazret-i Ömer'i Kuds-i Şerîf gazâsında bulup huzûr-ı Ömer'de Kayser elçisi imân ile müşrref olup Hazret-i Ömer ismine Hüseyin deyüp iki kerre varup geldiğiyçün Hüseyn-i zü'l-cenâheyn deyü künye buyururlar. Hazret-i Ömer Kuds'ü ve Kamâme'yi feth edüp diyâr-ı Mısır'a serdâlığıla Amr ibnü'l-Âs'ı gönderüp feth etdükde beri tarafda kör kayser havfinden Konya'yı müceddeden binâ edüp bânî-i sânî kör Kayser-i Rûm olur. Ammâ seyyâhân-ı berr [u] bihâr ve cihân-bân-ı devr-i rûzgâr ve müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden ferdâ ve "Mâ minnâ illâ lehu makâmun ma‘lûm" nass-ı şerîfi mûcebince rûy-ı arzda ibtidâ menzil-geh edinen Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safiyy aleyhi's-selâmdır. Evlâd-ı evlâdları münteşir olup edîm-i arz benî Âdem ile müzeyyen oldu, ammâ esnâf-ı ümem içün ihtilâfât-ı vefret tahrîr etmişlerdir, ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-ı merzbûm bi-takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla ibtidâ bu Yunaniyân Konya'ya ve diyâr-ı Rûm ki Sivas'dır, bu diyârlara ibtidâ ümmet-i Muhammed'den gelüp sâkin olan Âl-i Selçukıyân'dan sene 476 târîhinde Sultân Alâ’eddîn-i Keyâniyân'dır. Anlara kavm-i Rûm derler. Ays b. İshâk evlâdlarından olup Yâfes'e, andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâma müntehî olur bir kavm-i şecî‘ ü dilîr ü pâk-i‘tikâd erler idi kim evvel İslâm ile Rûm'a kadem basan bu Selçukiyân'dan sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ki anlara Âl-i Dânişmendiyân derler. Bu Selçukıyân anlar ile Mâverâü'n-nehr'de Mâhân diyârında yek-dil [ü] yek-cihet olup Âzerbaycân memleketlerinden kılıç urarak ol diyârı feth edüp ammîzâdeleri Çoban-bây'ı Revân ve Gence ve Tiflis ve Araz câniblerine hâkim nasb edüp Çoban-bây (---) olup evlâd-ı evlâdları çok olup Âl-i Selçukıyân oldular ammâ İrân-zemîn'de Sultân Ebû Sa‘îd cihângîr pâdişâh-ı zîşân zî-kudret olmağıla bu Çoban-bây hilâfet sevdâsında olmayıp Sultân Ebû Sa‘îd'in vezîri nâmıyla Gürcîstân ve Ahıska ve Kars'a ve nehr-i Araz'ın kıblesi tarafından Avnik kal‘ası ve Şuşek kal‘ası ve Ziyâ’eddîn kal‘ası ve Mekü kal‘ası ve Bâyezîd kal‘ası ve Malazcird kal‘ası, Van kal‘ası ve niçe yüz kal‘alara 10b hâkim olup Âl-i Çobaniyân deyü nâm verdi. Niçe bin hayrât [u] hasenâtları vardır. Hattâ Pasin sahrâsında nehr-i Araz üzre Çoban köprüsü bu mezkûr Çoban-bây'ındır. Mekke-i Mükerreme'de zamîme-i Harem-i Şerîf ve mahfil-i münîf niçe şeyler dahi âsâr-ı hayrât-ı mütekâsiresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a–10b ·
metinde göster ·
… zîd kal‘ası ve Malazcird kal‘ası, Van kal‘ası ve niçe yüz kal‘alara 10b hâkim
olup Âl-i
Çobaniyân deyü nâm verdi. Niçe bin hayrât [u] hasenâtları vardır. Hattâ Pasin s …
Bu şehr-i kadîmin ibtidâ bânisi Yunaniyân'dan Târîh-i Yanvan sâhibi kavli üzre Hazret-i Yahyâ salavâtullahi aleyhi ve selâmihi asrında kayâsıralardan Rişân veled-i Aleksandıran veled-i Harkilan bînâsıdır. Hazret-i Ömer Medîne'den balçıklı eliyle Kayserin gözün çıkarırım" deyü Rûm'a doğru dest-dırâzlık edince bi-emrillâhi Te‘âlâ Konya'da ol ân bir çamurlu dest-i şerîf gelüp kayser taht-nişîn iken gözü çıkar. Ba‘de zamân Hazret-i Ömer'den kayser elçisi gelüp kayserin gözün çıkmış görünce kral ahvâl-i pür-melâlin elçiye nakl edüp "Elçiyi bilüren kim Hazret-i Ömer'in ol gün çamurlu eliyle işâret edüp kralın gözü çıkdığıdır". Hemân elçi bir takrîb ile kat‘-ı menâzil ederek Hazret-i Ömer'i Kuds-i Şerîf gazâsında bulup huzûr-ı Ömer'de Kayser elçisi imân ile müşrref olup Hazret-i Ömer ismine Hüseyin deyüp iki kerre varup geldiğiyçün Hüseyn-i zü'l-cenâheyn deyü künye buyururlar. Hazret-i Ömer Kuds'ü ve Kamâme'yi feth edüp diyâr-ı Mısır'a serdâlığıla Amr ibnü'l-Âs'ı gönderüp feth etdükde beri tarafda kör kayser havfinden Konya'yı müceddeden binâ edüp bânî-i sânî kör Kayser-i Rûm olur. Ammâ seyyâhân-ı berr [u] bihâr ve cihân-bân-ı devr-i rûzgâr ve müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden ferdâ ve "Mâ minnâ illâ lehu makâmun ma‘lûm" nass-ı şerîfi mûcebince rûy-ı arzda ibtidâ menzil-geh edinen Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safiyy aleyhi's-selâmdır. Evlâd-ı evlâdları münteşir olup edîm-i arz benî Âdem ile müzeyyen oldu, ammâ esnâf-ı ümem içün ihtilâfât-ı vefret tahrîr etmişlerdir, ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-ı merzbûm bi-takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla ibtidâ bu Yunaniyân Konya'ya ve diyâr-ı Rûm ki Sivas'dır, bu diyârlara ibtidâ ümmet-i Muhammed'den gelüp sâkin olan Âl-i Selçukıyân'dan sene 476 târîhinde Sultân Alâ’eddîn-i Keyâniyân'dır. Anlara kavm-i Rûm derler. Ays b. İshâk evlâdlarından olup Yâfes'e, andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâma müntehî olur bir kavm-i şecî‘ ü dilîr ü pâk-i‘tikâd erler idi kim evvel İslâm ile Rûm'a kadem basan bu Selçukiyân'dan sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ki anlara Âl-i Dânişmendiyân derler. Bu Selçukıyân anlar ile Mâverâü'n-nehr'de Mâhân diyârında yek-dil [ü] yek-cihet olup Âzerbaycân memleketlerinden kılıç urarak ol diyârı feth edüp ammîzâdeleri Çoban-bây'ı Revân ve Gence ve Tiflis ve Araz câniblerine hâkim nasb edüp Çoban-bây (---) olup evlâd-ı evlâdları çok olup Âl-i Selçukıyân oldular ammâ İrân-zemîn'de Sultân Ebû Sa‘îd cihângîr pâdişâh-ı zîşân zî-kudret olmağıla bu Çoban-bây hilâfet sevdâsında olmayıp Sultân Ebû Sa‘îd'in vezîri nâmıyla Gürcîstân ve Ahıska ve Kars'a ve nehr-i Araz'ın kıblesi tarafından Avnik kal‘ası ve Şuşek kal‘ası ve Ziyâ’eddîn kal‘ası ve Mekü kal‘ası ve Bâyezîd kal‘ası ve Malazcird kal‘ası, Van kal‘ası ve niçe yüz kal‘alara 10b hâkim olup Âl-i Çobaniyân deyü nâm verdi. Niçe bin hayrât [u] hasenâtları vardır. Hattâ Pasin sahrâsında nehr-i Araz üzre Çoban köprüsü bu mezkûr Çoban-bây'ındır. Mekke-i Mükerreme'de zamîme-i Harem-i Şerîf ve mahfil-i münîf niçe şeyler dahi âsâr-ı hayrât-ı mütekâsiresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a–10b ·
metinde göster ·
Osmân diyârlarında Amasiyye ve Sivas tarafların nehb ü gârete başladılar. Âhir- …
Ba‘dehû ümerâ-yı Dânişmendiyye'den Emîr Muhammed b. Dânişmend ibn Melik Gâzî kim fâtih-i kal‘a-i Nîkhisâr, ya‘nî Niksar'dır, bu Muhammed-i Dânişmend bu Malatıyye'nin âb u hevâsından ve bahâdır ve şecî‘ tüvânâ fetâlarından hazz edüp ve şehr-i Battâl Gâzî olmağile niçe yüz kise-i Irâk'ı harc edüp sene 583 târîhinde bir kal‘a-i mu‘azzam binâ etdi kim, hâlâ imâr olan kal‘a-i Malatıyye oldur. Yine niçe devletin destine girüp âhir Diyârbekir halîfesi (---)(---) ile Mar‘aş kimi Zülkadir "Bu Malatıyye senindir, benimdir!..." deyü mücâdele esnâsında Malatıyye ekrâdları isyân [u] tuğyânda olup Âl-i Osmân diyârlarında Amasiyye ve Sivas tarafların nehb ü gârete başladılar. Âhir-ı kâr bu ahvâl-i diyergûn Bursa'da Yıldırım Hân'a mün‘akis olup yıldırım-misâl yerinden şakıyup yüz bin asker ile kal‘a-i Malatıyye'yi muhâsara edüp bilâ emân sene 800 târîhinde Yıldırım Hân fethidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 193a ·
metinde göster ·
… Nebî talebiyçün hurûc edüp bu kal‘ayı münhedim etdi. Dest-i Ermen'de yine imâr
olup Âl-i
Abbâsiyân'da iken Hulâgû bu kal‘a kavmin helâk edüp kal‘asın dahi harâb etdi.
Ba‘dehû bu kal‘a ahâlîsine Circîs Nebî bed-du‘â edüp Van deryâsı kenârında cebel-i Sübhân'da bir ejderhâ zâhir olup bu şehrin cümle halkını hûra geçirüp kal‘ası mu‘attal kaldı. Ba‘dehû Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ Nebî talebiyçün hurûc edüp bu kal‘ayı münhedim etdi. Dest-i Ermen'de yine imâr olup Âl-i Abbâsiyân'da iken Hulâgû bu kal‘a kavmin helâk edüp kal‘asın dahi harâb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 218a ·
metinde göster ·
… âm b. Abdülmelik hilâfetinde bu Çobaniyân ve kavm-i Dağıstân İslâm ile müşerref
olup Âl-i
Çobaniyân ve bu diyâr-ı Ermen'de şehr-i Ahlat'a mâlik olup bunda yatanları bild …
Ziyâretgâh-ı Âl-i Çobaniyân: Bunlar memâlik-i Âzerbaycân'a ve Ahlat'a mâlik olmuşlardı. Cümle on iki nefer kimesnelerdir. Bunlara efvâh-ı nâsda emîr derler. Cümle hayrât [u] hasenât sâhibleridir kim nehr-i Araz üzre altun halkalı cisri ve yine nehr-i Araz üzre Pasin sahrâsında Hasan kal‘ası kurbünde Çoban Köprüsü bunların binâsıdır. Asılları yine diyâr-ı Mâhân'dan tulû‘ edüp kavm-i Tatar iken ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 123 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Şâm pâdişâhı Hişâm b. Abdülmelik hilâfetinde bu Çobaniyân ve kavm-i Dağıstân İslâm ile müşerref olup Âl-i Çobaniyân ve bu diyâr-ı Ermen'de şehr-i Ahlat'a mâlik olup bunda yatanları bildirir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241a ·
metinde göster ·
Abbâsiyân neslinden ve Sultân Evhadullah'ın ırk-ı tâhirindenim." deyü ol zu‘m-ı …
Devlet-i Âl-i Osmân'ın mûhini olan sen ki Abdâl Hân-ı dâl nâm şakî-i pür-ızlâl, kavm-i Rujikiyân eri, âr [u] nâmûsdan berî vü ârî olup "Âl-i Abbâsiyân neslinden ve Sultân Evhadullah'ın ırk-ı tâhirindenim." deyü ol zu‘m-ı fâsid ile la‘anallahu'd-dâhilu ve'l-hâric la‘netin kabûl eden Hâricîlerden ashâb-ı rıfz-ı ilhâd ve erbâb-ı fitne vü fesâd, ehli ile âlûde olan Yezîdî-Ekrâd, urûk-ı nâ-tâhirindensin kim mezâhib-i erba‘adan hâric olan Hâricî ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hulûlî ve Hurûfî ve Zemînî ve Hamzavî ve vâsi‘î-mezheb olan fırak-ı dâldan bir bî-mezhebler ile ihtilât etmiş Hâricî mezhebin ve cemî‘i mudhıkân u kışmirân u mutrıbân zümresiyle lû‘b u lehve meşgûl ve hem-celîs ü hem-enîs olup fısk u fücûr ile âlûde olup ve Arapça ıtâbına mu‘âteb olan dalâlet-âbâd hâkimi Abdâl Hân-ı bî-mecâlsin kim bu hakîr mülk-i diyâr-ı Erz[urûm] vâlîsi iken etdiğin şenâ‘at ü şekâvet ve cinâyetlere "Tâze yiğitdir!" deyü mezâ-mâ-mezâ diyerek afv ederdim. Henüz sen bu sinn-i sâlde iken ıslâh-ı nefs etmeyüp âyende vü revende ehl-i tüccârın bâc bahânesiyle {tâcların kapup} yüklerün çözüp ale'l-kabz mâlların ucuz bahâ ile alursun ve Erzurûm eyâleti hâki müşânda olan Malazgird Beği Mehemmed Beğ'in kırk bin aded gûsfendlerin sürüp elin memleketin nehb ü gâret edüp üç yüz aded âdemlerin katl edüp serlerine serbendleri dâr olan Halitî ve Çekvânî ve Celüvî ve Rûzikî 261a nâm Yezîdî Ekrâdı kabâ’illerin başına cem‘ eyleyüp dâr-ı diyârları hasâre etdirüp âyende vü revendegândan kapu kullarının eşedd-i ukûbet ile mâlların alup kolların kesüp mecrûh edersin ve her cânibe dest-dırâzlık edüp kuttâ‘u't-tarîklık edersin. Hatta dâr-ı diyârında olan ulemâ-yı Ekrâd, "Niçün böyle edersin", deyü va‘z u nasîhat etdiklerinde, "Kürdistân'dır, birbirimiz mâbeyninde gûşmâl içün gâhîce müşâmızda olan kimesneleri gâret etmek kânûn-ı Âl-i Abbâsiyân'dır." demişsin. Sana Âl-i Osmân devletinde emr-i Hudâ ile bir gûşmâl ideyim ki gûşine mengûş olup ehl-i ıyâlinle halka-begûş zer-harîd gibi Âl-i Osmân'a kul olasın. Hatta bu abd-i ahkarın derûnunda cilve-ger olan mel‘anetini ilhâm-ı Rabbânî ile azharu mine'ş-şems bilüp on gün hânende pinhân olup Rahova nâm mahalde haymen içre tek ü tenhâda sana pend ü nasîhatler edüp, ey cânım hân nitekim ben Van eyâleti hâkimi iken müşânızda olan ümerâlar ile ve ehl-i tüccâr ile ve re‘âyâ vü berâyâlar ile hüsn-i zindegâne eyle, deyü vasiyyet eylediğim bu maslahatlar içün idi. İmdi ol pendnâmelerimiz sana zerre kadar te’sîr etmeyüp bu kadar fitne vü fesâd edüp, ili vilâyeti gâret edüp sulha muğâyir nâ-şer‘î dest-dırâzlıklar etdiğün ecilden kuttâ‘u't-tarîk olduğuna şüphemiz kalmayup nass-ı kâtı‘la vücûdun şecere-i bî-meyvesin kat‘ etmek helâldir kim el-âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260b–261a ·
metinde göster ·
… bâğ u bâğçeleri cümle Acem hâkindedir. Ancak kal‘aları sarp olmağile mütehassın
olup Âl-i
Osmân'a tâbi‘lerdir. Ammâ yine Mahmûdî'nin Pinyanişî kavminden Gâzîkıranlılarda …
Evsâf-ı dâr-ı gâzîyân, kal‘a-i Gâzîkıran: Sene (---) târîhinde bu kal‘ayı Âl-i Abbâsiyândan Hakkarî pâdişâhları bina etmişdir. Ammâ ismini bilemediler. Niçe kerre dest-i Acem'e, niçe kerre Osmânlı eline girüp hâlâ eyâlet-i Van'da Pinyaniş beğlerinin Gâzîkıran'ın ocak beğleri hükmündedir. Bu kavmin nısfı Acem'e tâbi‘dir. Zîrâ köyleri ve kendleri ve mezra‘aları ve bâğ u bâğçeleri cümle Acem hâkindedir. Ancak kal‘aları sarp olmağile mütehassın olup Âl-i Osmân'a tâbi‘lerdir. Ammâ yine Mahmûdî'nin Pinyanişî kavminden Gâzîkıranlılardandırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 289a ·
metinde göster ·
Ehl-i Mısır u şâm, şûr-ı şerr-i Himâr'ın asvâtından halâs
olup Âl-i
Emeviyyûn bu Mervân-ı Himâr'da inkırâz bulup devletleri Âl-i Abâ olan Âl-i Abbâ …
Ehl-i Mısır u şâm, şûr-ı şerr-i Himâr'ın asvâtından halâs olup Âl-i Emeviyyûn bu Mervân-ı Himâr'da inkırâz bulup devletleri Âl-i Abâ olan Âl-i Abbâsiyân'a nakl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 3a ·
metinde göster ·
… bu zahmdan ve bu esîrlikden halâs olup Rakofçi Kral'dan sonra Erdel'e ben kral
olup Âl-i
Osmân'ın ocağına kül dökerim, ammâ mu‘ammer olmayup sizin Muhammediniz beni öld …
"Ben bu zahmdan ve bu esîrlikden halâs olup Rakofçi Kral'dan sonra Erdel'e ben kral olup Âl-i Osmân'ın ocağına kül dökerim, ammâ mu‘ammer olmayup sizin Muhammediniz beni öldürür" der idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44b ·
metinde göster ·
… e Erdel Belgradı'dır. Gerçi kâfiristândadır, ammâ ol dahi Mekke ve Medîne vakfı
olup Âl-i
Osmân'a tâbi‘ Erdel krallarının tahtıdır. {Biri dahi Budin kurbunda iki merhale …
Evvelâ sebeb-i tesmiye-i kal‘a-i Belgrad niçe lisân üzre Belkırad, ma‘mûr u müzeyyen ve metîn ve pây-ı taht olan kal‘aya ve şehre derler. Bu şehir bender-i azîm ve bâğ-ı İrem olduğundan Belkırad derler, ammâ kavm-i Fireng-i bed-reng-i pür-ceng bu kal‘aya Kaminkırad derler. Ba‘zılar Belkırad derler, ammâ diyâr-ı Rûm serhadlerinde üç Belgrad şehri vardır. Biri diyâr-ı Arnavudluk'da Arnavud Belgradı hâlâ bizimdir kim Avlonya beği tahtıdır. Biri diyâr-ı Erdel'de Erdel Belgradı'dır. Gerçi kâfiristândadır, ammâ ol dahi Mekke ve Medîne vakfı olup Âl-i Osmân'a tâbi‘ Erdel krallarının tahtıdır. {Biri dahi Budin kurbunda iki merhale taht-ı Alman olan Ustolni Belgrad'ımızdır.} Biri dahi bu Belgrad'dır kim cemî‘i büldânlar içre bunun ismine Tuna Belgradı derler kim Semendire sancağı beğinin tahtıdır. Hattâ eyle bir şehr-i mu‘azzamdır kim cemî‘i İslâm pâdişâhı ve kefere kralları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir şehr-i İremezâtü'l-imâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… în-ı kadîmde âsâr-ı binâsı var imiş, ammâ niçe yüz yıldan berü bânîsi nâ-ma‘lûm
olup Âl-i
Osmâniyân'dan Gâzî Hudâvendigâr tâ Bosna serhadlerini ve Belgrad serhadlerin ne …
Zamîn-ı kadîmde âsâr-ı binâsı var imiş, ammâ niçe yüz yıldan berü bânîsi nâ-ma‘lûm olup Âl-i Osmâniyân'dan Gâzî Hudâvendigâr tâ Bosna serhadlerini ve Belgrad serhadlerin nehb u gâret etdiğin Engür Kralı Murâd Hân'ın zuhûr-ı tulû‘un istimâ‘ edüp bu zemîne sene (---) târîhinde bir kal‘a-i ibret-nümâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn inşâ edüp ismine Yayiçse kal‘ası deyü nâm kor. Lisâ[n]-ı Latince Yayiçse yumurtaya derler. Hakîkatü'l-hâl kal‘ası bir yumurta gibi yalçın bir kaya üzre şekl-i müselles bir kal‘a-yı bâlâ-yı vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151a ·
metinde göster ·
… er-zemîn olup secdeler etdiklerinde bu hakîre bir dehşet el verüp bir bükâ ârız
olup Âl-i
Osmân'ın ınkırâzu'd-deverân mü’ebbed olmasıyçün girye vü nâlân ederek du‘â vü s …
Hemân kral elindeki mücevher topuzu iki dizi üzre koyup el açup ibtidâ Âl-i Osmân pâdişâhı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘e du‘â etdikde azamet-i Hudâ cümle yer götürmez küffârlar başların açup cümle küffâr Âl-i Osmân ismin işitdikleri gibi cümle secde etdiklerinde kral ayağ üzre kalkup başından kuka sorgucun çıkarup başı kaba Âl-i Osmân'a hayır du‘âlar etdi ve cümle küffâr ser ber-zemîn olup secdeler etdiklerinde bu hakîre bir dehşet el verüp bir bükâ ârız olup Âl-i Osmân'ın ınkırâzu'd-deverân mü’ebbed olmasıyçün girye vü nâlân ederek du‘â vü senâlar etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
Hâlâ câ-be-câ esâs-ı dîvârları âşikârâdır. Hükûmetleri Rûmeli eyâletinde
olup Âl-i
Osmân pâdişâhlarının hâss-ı hümâyûnudur kim başka emîn hâkimi vardır. (---) akç …
Hâlâ câ-be-câ esâs-ı dîvârları âşikârâdır. Hükûmetleri Rûmeli eyâletinde olup Âl-i Osmân pâdişâhlarının hâss-ı hümâyûnudur kim başka emîn hâkimi vardır. (---) akçe iltizâmdır. Bir hâkimi dahi üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyesi yetmiş aded kurâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve bâcdârı ve muhtesibi ve şehir kethudâsı ve harâc ağası vardır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, Sofya-i sâfiye şehrinden fetvâ alırlar, zîrâ gâyet yakındır. Ve ahâlî-yi vilâyeti ve cümle Sırf ve Bulgar re‘âyâları kadar Âl-i Osmân hükmünde eyle ankâ ve zengin re‘âyâ vü berâyâlar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39b ·
metinde göster ·
… juj ve Yajuj" deyü yıldırım gibi şakıyup gelirlerken Cenâb-ı Kibriyâ'nın ihsânı
olup Âl-i
Osmân'ı mansûr u muzaffer etmek murâd edinüp esbâbını bu yüzden halk etdi kim m …
"İzâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâbehû" mazmûnu üzre kaçan kim Cenâb-ı Kibriyâ bir kulunun işini âsân etmek murâd edinse ibtidâ anın esbâbını halk eder. Çünkim Gâzî İbrâhîm Paşa yalnız başıyla altı bin aded yiğitleriyle germâ-germ beş sâ‘at-ı nücûmî otuz yedi bin kâfirle ceng-i azîmler edüp nîm sâ‘at yerde Âl-i Osmân askerinden bir imdâd gelmediğinden âhirü'l-emr münhezimen firâr edüp Tuna kenârına gelüp cümlemiz nehr-i Tuna'ya urup gark-ı âb olmağı irtikâb edüp hemân kendümüzü Tuna'ya uracak mahalde küffâr-ı hâksârın gerüden cümle küme askeri yedi koldan alayların dizüp haçlı bayrakların açarak erganon ve torompete ve luturyanî boruların çalarak sâf sâf olup ordu-yı İslâma yakın geldikde cümle küffâr bir kerreden at bırağup "Yajuj ve Yajuj" deyü yıldırım gibi şakıyup gelirlerken Cenâb-ı Kibriyâ'nın ihsânı olup Âl-i Osmân'ı mansûr u muzaffer etmek murâd edinüp esbâbını bu yüzden halk etdi kim mukaddemâ beri tarafa geçen Serdâr Ali Paşa'nın ve Gürcî Mehemmed Paşa'nın ve sâ’ir vüzerâ ve vükelâların cümle katâr katırlarını zîller ve ardalaları ve çanları ve çınkıraklarıyla donadup cümle katârı çayıra çıkarmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104a ·
metinde göster ·
"Evliyâ Çelebi dörd, beş kerre yüz binden ziyâde câriye avretleri vardır. Eğer anlardan ve kopna ve defkelerden birer altun tamga bahâyı bu hân alırsa belki bu hân âsî olup Âl-i Osmân'a karşu kor, zîrâ bu Çoban Geray neslinden (---) Hân (---) Hân Âl-i Osmân'a isyân edüp yeniçerileri kıra gelmişlerdir. Allâh hıfz ede, ammâ birkaç günden sen seyr [ü] temâşâ ile gör Kırım'da neler olur. Hemân bolay kim siz Mehemmed Paşa ile bunda bulunmayup der-i devlete yönelmiş bulunasınız" deyü niçe umûr-ı mu‘azzama sözler söyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196a ·
metinde göster ·
… ârâ'dan kendüler Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî ile Hoca Ahmed-i Yesevî'den me’zûn
olup Âl-i
Osmân'a imdâda gelüp Orhân Gâzî ile Bursa fethinde bulunup ba‘dehu anın asrında …
Der-sitâyiş-i menâkıb-ı azîz-i merhûm: Bizzât bu Osmân Baba Sultân ır[k]-ı tâhir-i sülâle-i ehl-i Abâ'dandır kim Mûsâ Kâzım hazretlerinin yedinci oğlunun oğullarından Seyyid Alî'dir, anın oğlu Seyyid Hüsâmeddîn'dir, anın oğlu bu Hazret-i Osmân Baba'dır kim hasîbü'n-nesîb ırk-ı tâhirden olup sâdât-ı kirâmdan olduğuna şekk-i şübhe yokdur. İbtidâ Belh [u] Buhârâ'dan kendüler Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî ile Hoca Ahmed-i Yesevî'den me’zûn olup Âl-i Osmân'a imdâda gelüp Orhân Gâzî ile Bursa fethinde bulunup ba‘dehu anın asrında Orhân Gâzî oğlu Süleymân Beşe ile meşveret edüp Süleymân Beşe'den mukaddem üç yüz nefer fukarâlarıyla ibtidâ bu Osmân Baba Rûm'a kadem basup def u kudûmun döğerek ve gülbâng-ı Muhammedî çekerek alem ve (...) ve sancağ bayrakların açarak doğru Edirne kralına buluşup Rûm'da seyâhat ederdi. Ve kadem basduğı yerler cümle İslâm diyârı ola, deyü du‘â ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379a ·
metinde göster ·
… lik olup Abbâsiyye (---) Aybeğ et-Türkmânî zamânında Hulâgû Hân Tatarı müstevlî
olup (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) {âl-i
Abbâsiyân'dan Halîfe Musta‘sım'ı dutup ve sâ’ir evlâd-ı hulefâyı dahi cümle kıl …
Ve şecerüddürre'nin oğlu şehîd Mu‘azzam şâh bunda medfûndur. Âl-i Eyyûbiyân bu Mu‘azzam şâh'da inkırâz buldu. Ve saltanat kullarına intikâl eyledi. Ammâ bu aralıkda Aybeğ et-Türkmânî'nin Musul beği kızından Alî nâmında beş yaşında bir oğluna da (---) oğlan oğlın edüp lakabına el-Melik el-Mansûr dediler. Sekiz ay melik olup Abbâsiyye (---) Aybeğ et-Türkmânî zamânında Hulâgû Hân Tatarı müstevlî olup (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) {âl-i Abbâsiyân'dan Halîfe Musta‘sım'ı dutup ve sâ’ir evlâd-ı hulefâyı dahi cümle kılıçdan geçirüp (---)(---)(---) elinden aldı ve yine Mısır'a geldi. Ba‘dehu sene 687 Nûbe diyârın feth etdi. Ve sene 688 Freng elinden şâm Tarabulus'un feth etdi. Âhir 689 Zi'l-ka‘de'de vefât edüp saltanatı on bir yıl ve iki ay ve yigirmi gün olup yerine oğlu el-Melik el-Eşref Salâhaddîn Halîl halîfe oldu ve Akka kal‘asın Freng elinden feth etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y21a ·
metinde göster ·
Selçuk'a mülâkât günü Konya sahrâsında bir azîm cenge duş olup bir cebel-i âlîn …
Yüz yetmiş sene hükûmetleri Ahlât'da olup yine âl-i Cingiz derdinden Ahlât memleketinde olan milk [ü] emlâkların terk edüp Konya'da âl-i Selçukıyân'a dâhil düşmeğe giderken nehr-i Murâd sâhilinde Ca‘ber kal‘ası dibinde Süleymân şâh serdârları gusl ederken gark olunca Erduğrul serdâr olup âl-i Selçuk'a mülâkât günü Konya sahrâsında bir azîm cenge duş olup bir cebel-i âlînin zirvesinde temâşâ edüp gördüler kim Tatar gâlib, karşu tarafda Selçukıyân tarafı mağlûb.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y25b ·
metinde göster ·
Osmân'a sultân ve Hâdimü'l-haremeyn ve sultânü'l-berr ve'l-bahr Y 29a ve seyy …
Her pâdişâhın birer elkâbı olup âl-i Osmân'a sultân ve Hâdimü'l-haremeyn ve sultânü'l-berr ve'l-bahr Y 29a ve seyyidü'l-Arab ve'l-Acem ve sâhib-kırân şarken ve garb[en] ve hünkâr denmesinin aslı budur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y28b–Y29a ·
metinde göster ·
Bunlar Nemse çâsârına tâbi‘lerdir. Birkaç kerre Nemçe'den dilgîr
olup âl-i
Osmân'a tâbi‘ olmuşlardır. Memleketlerinin çoğu âl-i Osmân destinde. Pojega ve …
Bunlar Nemse çâsârına tâbi‘lerdir. Birkaç kerre Nemçe'den dilgîr olup âl-i Osmân'a tâbi‘ olmuşlardır. Memleketlerinin çoğu âl-i Osmân destinde. Pojega ve Kanije ve Ösek ve Valpova ve Peçoy ve şikloş Y 35b ve Seyyidvar bunların idi. Hâlâ kendüleri Maslovin vilâyetinde kaldılar. Tahtı Ligradçık ve Çakatorna derler. Krallarına Hersek derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35a–Y35b ·
metinde göster ·
… hammedî koyunca Tatar'ın içine âteş-i Muhammedî düşüp karârları firâra mübeddel
olup âl-i
Selçuk tâze cân bulup Tatardan bir hân-ı cân halâs olmayup Sultân Alâ’eddîn man …
"Bire Hızır-vâr, Alâ’eddîn cânibine imdâd edelim, bizler dahi Tatardan dilgîriz" deyü Ertuğrul Beğ bir beyâz livâ-i Muhammedî kaldırup cümle (---) bu kadar er Tatarın ensesine gelüp bir kemîngâhdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup sâtûr-ı Muhammedî koyunca Tatar'ın içine âteş-i Muhammedî düşüp karârları firâra mübeddel olup âl-i Selçuk tâze cân bulup Tatardan bir hân-ı cân halâs olmayup Sultân Alâ’eddîn mansûr [u] muzaffer Konya'ya gelüp Ertuğrul'a hil‘at-ı fâhireler ihsân edüp sağ kol beğliği verüp Bursa tekuru üzre serdâr edüp Bursa'nın cânib-i erba‘asında Bilecik ve Ilıbat ve Eynegöl ve Yalakâbâd, bu makûle yerlerden Ertuğrul ol kadar mâl-ı ganâyim ile Sultân Alâ’eddîn'e gelüp mâl-ı gazâ ile cümle Rûm askerin muğtenim etdi. Alâ’eddîn dahi günden güne Ertuğrul'un i‘ânetiyle azîmü'ş-şân pâdişâh oldu. Elkâb-ı pâdişâhîde Selçukıyâna selâtîn dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y39a ·
metinde göster ·
"Bu Osmânlı ile biz nice ceng edüp kırılırız. Hemân sancak dibinde Selîm'i katl edelim" deyü ahd [ü] emân edüp Sebîl-i Allâm'da ceng germ-â-germ iken biri Tumanbay biri Kertbay biri (---) Bay, üçü sancağ-ı İslâm dibine varup Tumanbay vezîr-i a‘zam Hâdım Sinân Paşa'yı Sultân Selîm sanup bir nîze havâle edüp atdan yıkar. Zîrâ Sinân Paşa Selîm Hân gibi sakalsız çehre idi. Ve Selîm Hân her ne gûne ata binüp esbâb geyse Sinân Paşa dahi eyle geyerdi. Öbür Kertbay dahi bir vezîri pâdişâh sanup ol dahi anı atından yıkar. Hâsıl-ı merâm üçü birer vezîri yıkup Selîm yoluna üç vezîr gidüp vezîr-i a‘zam (---) Paşa olup vakt-i gurûba dek savaş-ı azîm olup âl-i Osmân Âdiliyye'de meks edüp cümle Mısırlı Mısır'a girüp kapanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y51b ·
metinde göster ·
… râ Tumanbay ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr
olup âl-i
Osmân'a rehber olarak Mısır'a götürüp yine Mısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâk …
Çünki Sultân Selîm Tumanbay'ı salb edüp defn etdi, ammâ Mısır'ın içi dahi âsûde-hâl olmayup şehir içinde küt-â-küt ceng-i azîmler olmada. Zîrâ Tumanbay ve Gavrî'nin devleti büyük devlet idi. Ve Hayre Beğ Gavrî'ye dilgîr olup âl-i Osmân'a rehber olarak Mısır'a götürüp yine Mısır'a hâkim olduğundan cümle Çerâkes-i nâkes hazz etmeyüp şehir içinde kapanup ceng ederlerdi. Ve Tumanbay içün Hayre Beğ Arablara İllâ yansuru's-sultân Tumanbay dedirdüp Selîm Hân'a işitdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b ·
metinde göster ·
"Âyâ bu dağların re‘âyâsı cümle Hırvat Uskok mudur? Kâfire tâbi‘
olup âl-i
Osmân'ı kılıcdan geçirdiler. Âyâ bu sadâ anlardan mı ki" deyü fikir ederken bu …
"Âyâ bu dağların re‘âyâsı cümle Hırvat Uskok mudur? Kâfire tâbi‘ olup âl-i Osmân'ı kılıcdan geçirdiler. Âyâ bu sadâ anlardan mı ki" deyü fikir ederken bu evvelki istimâ‘ etdiğim sadâ sâhibleri meğer oğlu ile dağa gelüp odun keserken vakt-i zuhur olup ezân okudu. Hemân hakîr bildim ki ümmet-i Muhammed'dendir. İleri varup bunlara selâm verüp âşinâlık etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y124a ·
metinde göster ·
Binâ-yı azîm ve diyâr-ı kadîm şehirdir. Bu sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘a-i İskenderiyye'nin hakkında niçe bin müverrihler evsâfın tahrîr etmişlerdir, ammâ cümleden mu‘teber Kabâbıta tevârîhleri mu‘temed tevârîhlerdir kim hübût-ı Âdem'den sonra kalem Hazret-i İdrîs'e verilmişdir. Kıbtî kavmi ol zamândan berü ilâ yevminâ hâzâ rûz-merre cümle vakâyı‘âtı tahrîr etmededirler. Eğer kefereler ise de anlardan cemî‘i zamânda kizb ve habt-ı kelâm sâdır olmamışdır. Anıniçün cemî‘i edyânda tevârîhleri mu‘teber olup âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe tevârihâta mâ’il olmağile Mısır'a gelüp Ehrâm dağların feth edüp niçe bin pâre kitâb-ı İdrîs'i ve kitâb-ı Dânyâl'ı çıkarup lisân-ı Arabî ile terceme etdi. Ve niçe yüz Kıbtî tevârîhlerin dahi lisân-ı Kıbtîden Arabî ile terceme edüp ol tevârîhlerin kavli üzre, ibtidâ bu İskenderiyye tûfân-ı Nûh'dan sonra Bayzar bin Hâm ki birâder-i Sâm'dır, Nûh Nebî gayrı evlâdlarından rûgerdân olup bu Bayzar'a du‘â edüp tenâsül bulup Mısır'a mâlik olup İskenderiyye'yi binâ etdi ve Menûf'u taht edindi. Ol asırda İskenderiyye şehrinin ismi Rukûde idi. Hâlâ Alman diyârında İskenderiyye'ye Rukûde derler. Ammâ lisân-ı Yûnânda Aleksandire derler. Cümle kavm-i Kabâbıta bundan tenâsül bulmağile Ebü'l-kabâbıt derler. Otuz evlâdı oldu. Büyük oğlu Mısrâyim idi. Arîş'den tâ İsvân-ı Sûdân'a varınca melik olup ba‘dehu babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp tûfândan evvel vefât eden Hürmüs Melik yanında Heremeyn'de defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y313b ·
metinde göster ·
… eriyle bizzât iki şâh birbirlerine mukâbil olup vehle-i ûlâda Acem askeri gâlib
olup âl-i
Osmân münhedim olmak sadedinde iken Yeniçeri Ağası Ayas Paşa tarafından üç yüz …
Âhirü'l-emr sene 915 târîhinde bî-zer ü sîm ve bî-fıdda-i nîm vermeden Çerâkese pâdişâhlarından Sultân Gavrî-i bî-doğrı bâzâr-ı felekde Ümmü Dünyâ olan Mısır'ı Züleyhâ-veş Yûsuf ile Mısır'ı iştirâ edüp cemâl-i kemâl-i devletine mağrûr olup ekâlîm-i seb‘a şehinşâhlarına dest-dırâzlık etdüğinden mâ‘adâ hâdimü'l-haremeyni'ş-şerîfeyn iken Şâh İsmâ‘îl nâm Îrân [u] Tûrân şâhiyle mu‘âmele edüp on iki bin alaca ahrec atlı silâhşor cündî ve on iki bin piyâde tüfeng-endâz cündî imdâd gönderüp Çıldır sahrâsında Sultân Selîm Hân-ı Evvel askeriyle bizzât iki şâh birbirlerine mukâbil olup vehle-i ûlâda Acem askeri gâlib olup âl-i Osmân münhedim olmak sadedinde iken Yeniçeri Ağası Ayas Paşa tarafından üç yüz pâre balyemez toplar zencîr ile memlû iken cümlesine bir fitilden âteş edüp Kızılbaş-ı bed-ma‘âş bî-ayş-ı evbâş olup başların piyâde yeniçeriyân dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirmeğe bezl-i himmet edince yedi sâ‘at germ-â-germ ceng-i Îrân-zemîn ve harb-i cüyûş-ı Y 318a Kayser-zemîn olup bizzât Şâh İsmâ‘îl yedi âdem ile bâzâr-ı arsa-i Çıldır'dan bir mugaylân çaldırmadan vilâyet-i Kazvîn'e firâr edüp cümle ordu-yı bâzârın ve âlât-ı nakl-i tarab hazîne-i dînârın yağmâ ve târâc edüp cüyûş-i muvahhidîn ü müslimîn mâl-ı havâric ile gedâları bay oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y317b–Y318a ·
metinde göster ·
… varınca müstakil pâdişâh olup tenâsül bularak âl-i Ya‘kûb bu Hesyân'dan ziyâde
olup âl-i
Ya‘kûbiyân devleti Mısır diyârında iki yüz sene mümted oldu.
Ba‘dehu Reyyân oğlu Dârim Hazret-i Yûsuf'dan sonra mürted olup put-perest olıcak Hazret-i Yûsuf'un karındaşı Hesyân bin Ya‘kûb ile sâhil-i Nîl'de ceng ederken bu mürted Dârim ibn Reyyân münhedim olup Nîl'e gark olup cümle emvâl [u] erzâkın Hazret-i Hesyân ahz edüp Feyyûm şehrine tâ bilâd-ı İsvân'a varınca müstakil pâdişâh olup tenâsül bularak âl-i Ya‘kûb bu Hesyân'dan ziyâde olup âl-i Ya‘kûbiyân devleti Mısır diyârında iki yüz sene mümted oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·