… duhâ oğlu Sağdâ'nın mezârıdır derler. Hazret-i Hamza havfinden bu cebelde sâkin
olup bunda
yatır deyü efvâh-ı nâsda şâyi‘dir. Ve bu kabr kurbunda bir zîr-i zemîn mağara v …
Ve yine Keşiş Dağı'nda Süleymân Hân Bınarı'ndan yine yokuş yukarı karsız ve ağaçsız çemenzâr yerlerdir, ammâ şükûfeleri yokdur, çıplak dağlardır. Kâmil beş sâ‘atde kulle-i cihân Keşîş Dağı'nın tâ zirve-i a‘lâsıdır kim eflâke ser çekmişdir. Aşağıda bulutlar şehr üzre geçdiği görünür, tâ bu mertebe âlîdir. Aşağı Bursa'dan iki günde bu kulleye çıkılır, ammâ müşkildir. Gâyet cebel-i âlî olduğundan kar ve dıraht ve sâ’ir eşcâr durmak ihtimâli yokdur. Çıplak kayalı zirve-i a‘lâdır kim kıble cânibinde Kütâhiyye dağı görünür. Cânib-i şarkda Söğüt dağları görünür, canib-i garbda deryâ aşrı Rûmeli tarafında Gelibolu dağları görünür. Bulutsuz küşâde hevâ oldukda şems-i âteş-tâbın ziyası İslâmbol kal‘ası üzre pertev fer urdukda Yedi kulleleri ve Sultan Ahmed Câmi‘inin 231a altı aded minâreleri ve Ayasofya Câmi‘i râygân nümâyândır. Tâ bu mertebe kûh-ı bâlâdır kim âdem bir kaya daldasına pinhân olmasa rûzgâr âdemi doğancı pefteresi gibi hevâya atar, gâyet şedîd rîh-ı akîmi olur. Bu cebelin tâ zirve-i a‘lâsında bir mezâr-ı tavîl vardır. Cânib-i erba‘asına iri taşlar ile hudûd etmişler, andan ma‘lûmdur ki mezârdır. Lenduhâ oğlu Sağdâ'nın mezârıdır derler. Hazret-i Hamza havfinden bu cebelde sâkin olup bunda yatır deyü efvâh-ı nâsda şâyi‘dir. Ve bu kabr kurbunda bir zîr-i zemîn mağara vardır, yokuş aşağı hayli gider, muzlim bir gâr-ı azîmdir. İçinde yetmiş seksen hûrde gârlar dahi vardır. Kefere zamânında İslâmbol'da Ayasofya kubbesi üstünden ruhbânlar uçup bu gârlarda sâkin olurlarmış. Ba‘zı kayalarda lisân-ı Latîn üzre iki bin yıllık târîhli hatt-ı Yunanîler vardır. Ve teferrüce çıkan erbâb-ı ma‘âriflerin hüsn-i hatları vardır. Bir temâşâgâh-ı cebel-i müntehâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230b–231a ·
metinde göster ·
… âm ile müşerref olup Âl-i Çobaniyân ve bu diyâr-ı Ermen'de şehr-i Ahlat'a mâlik
olup bunda
yatanları bildirir:
Ziyâretgâh-ı Âl-i Çobaniyân: Bunlar memâlik-i Âzerbaycân'a ve Ahlat'a mâlik olmuşlardı. Cümle on iki nefer kimesnelerdir. Bunlara efvâh-ı nâsda emîr derler. Cümle hayrât [u] hasenât sâhibleridir kim nehr-i Araz üzre altun halkalı cisri ve yine nehr-i Araz üzre Pasin sahrâsında Hasan kal‘ası kurbünde Çoban Köprüsü bunların binâsıdır. Asılları yine diyâr-ı Mâhân'dan tulû‘ edüp kavm-i Tatar iken ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 123 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Şâm pâdişâhı Hişâm b. Abdülmelik hilâfetinde bu Çobaniyân ve kavm-i Dağıstân İslâm ile müşerref olup Âl-i Çobaniyân ve bu diyâr-ı Ermen'de şehr-i Ahlat'a mâlik olup bunda yatanları bildirir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241a ·
metinde göster ·
… azret-i Ömer evlâdı Hazret-i Abdullâh ile Musul cenginde bulunup mecrûhen şehîd
olup bunda
medfûndur.
Ziyâret-i Hazret-i eş-şeyh Hâdî kuddise sırruh: Bir kubbe-i âlî ve bir tekyegâh-ı binâ-yı vâlî bir âsitânedir kim Kürdistân sünnîleri içre niçe kerre yüz bin ziyâretgâh vardır. Böyle mükellef ü mükemmel ve müzeyyen ziyâretgâh yokdur, zîrâ bu mezkûr Dâsnî Yezîdîleri ol zu‘m-ı bâtıl üzredirler kim bu şeyh Hâdî ceng-i Kerbelâ'da İmâm Hüseyin tarafından rû-gerdân olup kendüler ile Hüseynîlere kılıç urmuş ola. Hâşâ ve kellâ bu sultân sahâbe-i kirâmın güzîdesidir. Hazret-i Ömer evlâdı Hazret-i Abdullâh ile Musul cenginde bulunup mecrûhen şehîd olup bunda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2b ·
metinde göster ·
… tân câme-hâblarından uryân çıkup bir gırîv-i feryâd ederek cümlesi esîr-i nâlân
olup bunda
dahi ol kadar mâl-ı menâl-ı hazâ’in ve defâ’in ve tefâruk kısmı alınmışdır kim …
Menzil-i taht-ı Eflâk şehr-i azîm Bükreş: Benderin muhâsara edüp ale's-sabâh Allâh Allâh diyerek şehre asker-i Tatar istîlâ edince cümle avrat ve oğlan ve bintân câme-hâblarından uryân çıkup bir gırîv-i feryâd ederek cümlesi esîr-i nâlân olup bunda dahi ol kadar mâl-ı menâl-ı hazâ’in ve defâ’in ve tefâruk kısmı alınmışdır kim ta‘bîr ü tavsîf olmaz. Hemân yigirmi altı bin aded güzîde esîr ve altı yüz araba mâl-ı emti‘a alınup bu kadar üsârâları yine dündâr Batır Ağa'ya teslîm olunup yine salt kalup bir cânibe teveccüh ederken Akkirmân askerimiz elli aded katana dil esîrler dutup söyledildikde eyitdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a ·
metinde göster ·
… ânları ve medrese ve irşekhâneleri ve çârsû-yı 9a bâzârları ma‘mûr u müzeyyen
olup bunda
dahi cümle avretler metâ‘ların müşterîlerine gizlice satarlar. Ve bu kal‘a irşe …
Hakîr dahi na‘l ve mıh almaya kal‘aya girüp seyr [ü] temâşâ etdim. Beş bin askere mâlik ve on bir aded çanlık kulleli manastırları ve hânları ve medrese ve irşekhâneleri ve çârsû-yı 9a bâzârları ma‘mûr u müzeyyen olup bunda dahi cümle avretler metâ‘ların müşterîlerine gizlice satarlar. Ve bu kal‘a irşekleri ve birovları ve nemeşleri ve dojları hedâyâlarıyla Ali Paşa'ya ve Melek Paşa'ya gelüp hedâyâların getirüp cümle keferelere ikrâm olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b–9a ·
metinde göster ·
… ol kırk aded kâfirleri de kılıçdan geçirdik. Dağda bu kadar yiğitlerimiz şehîd
olup bunda
bu kadar yaralımız var. Yedi sâ‘at ceng-âşûb etdik. İmdâdımıza yetişmediğinden …
"Baka ağa, sen vezîria‘zam ağası isen biz de İbrâhîm Kethudâ'nın hocası Evliyâ Çelebi'yim. Şimdi gazâya gidüp İbrâhîm Kethudâ'ya 54b ve Köpürlüoğlu'na senden şikâyet ederiz. Nedir bu senin etdiğin. Nezâketle elimizden hayduk kâfirlerin almak mı isterdin? İşte ol kırk aded kâfirleri de kılıçdan geçirdik. Dağda bu kadar yiğitlerimiz şehîd olup bunda bu kadar yaralımız var. Yedi sâ‘at ceng-âşûb etdik. İmdâdımıza yetişmediğinden gayri bize yaygara edüp mâl-ı ganâ’im almak istersen, ayıb değil midir? Mü’min olana böyle etmek düşer mi?" deyü niçe gûne güft [ü] gûyumuz olup hele mâbeyne nâ’ib ve imâmlar ve niçe munsıf cemâ‘atler girüp cümlemizle barış görüş edüp beleğan-mâ-belağ zahîrelerimiz verüp "Gazânız kutlu olsun" demeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a–54b ·
metinde göster ·
… rdır. Bunun dahi aralığında gûnâ-gûn silâhlar ve niçe ibret-nümâ eşyâlar maslûb
olup bunda
dahi bevvâbân-ı nigâhbânlar şeb [ü] rûz mevcûdlardır. Ve bu kapunun atebe-i âlî …
Ve ikinci kapusu tâ(?) Beç kapusu dahi iki kat kârgîr binâ demir kapulardır. Bunun dahi aralığında gûnâ-gûn silâhlar ve niçe ibret-nümâ eşyâlar maslûb olup bunda dahi bevvâbân-ı nigâhbânlar şeb [ü] rûz mevcûdlardır. Ve bu kapunun atebe-i âlîsi üzre bir haşebden minâre gibi bir sâ‘at kullesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… e bu kapu üzre bir azîm tabya vardır, cânib-i erba‘aya Sedd-i İskender-vâr sedd
olup bunda
dahi azîm serâmed balyemez topları olup bu tabya üzre bir sâ‘at kullesi var kim …
Ve bu kapu üzre bir azîm tabya vardır, cânib-i erba‘aya Sedd-i İskender-vâr sedd olup bunda dahi azîm serâmed balyemez topları olup bu tabya üzre bir sâ‘at kullesi var kim çanının sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunup ve bu kapunun kemeri altında bir küçük kapu dahi vardır, andan aşağı varoşa otuz ayak nerdübân-ı hacer ile enilir küçük kapudur. Ammâ büyük kapuda dâ’imâ zencîr gerilidir. Ve taşrasında handakı üzre zencîr ile asılmış cisrden geçüp cânib-i kıbleye yüz adım yokuş aşağı enüp bir kat kapu dahi olup bu bâb-ı azîm taraf-ı cenûba nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37a ·
metinde göster ·
murâbıt olan guzât-ı müslimînin yatup oturmaları bile ibâdetdir. Ve inşâallâh b …
El-hâsıl kal‘a-i bî-amândır. Lâkin intihâ-i serhad olup bunda murâbıt olan guzât-ı müslimînin yatup oturmaları bile ibâdetdir. Ve inşâallâh bu kal‘ada sâkin olanlar cehennem azâbın görmezler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
… r. Süleymân Paşa'nın kethudâsı ve yeniçeri ağası ve cebecibaşı ve topçubaşıları
olup bunda
sâkinlerdir. Derûn-ı kullede bir câmi‘ var, ammâ minâresi yokdur. Ve aşağı taby …
Ammâ hâlâ bunda serdengeçdi gâzîleri çokdur. Bunda dahi zen duhterânlar yokdur. Cümle mücerred pâk gâziyân-ı sâdıkânlardır. Süleymân Paşa'nın kethudâsı ve yeniçeri ağası ve cebecibaşı ve topçubaşıları olup bunda sâkinlerdir. Derûn-ı kullede bir câmi‘ var, ammâ minâresi yokdur. Ve aşağı tabyada dahi bir zâviyesi var. Ammâ küffâr havfinden bu kulle-i Sultâniyye'nin bir âdemleri bir yere gitmek ihtimâlleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·
… hammedî tilâvet etmek müyesser ola. Lâkin bu Kandiye Yanık'dan ve Beç'den büyük
olup bunda
olan mekr ü hîlebâzlığı bir kal‘ada yokdur. Ve bu kal‘anın keyfiyyet-i hâlin ib …
Ammâ anda dahi çok analar ve çok babalar ağlayup çok serdâr-ı mu‘azzamlar helâk olalar. Anların dahi fethinde bu hakîre ezân-ı Muhammedî tilâvet etmek müyesser ola. Lâkin bu Kandiye Yanık'dan ve Beç'den büyük olup bunda olan mekr ü hîlebâzlığı bir kal‘ada yokdur. Ve bu kal‘anın keyfiyyet-i hâlin ibret ü im‘ân-ı nazar ile nazar eden kimesneleri hafî değildir, ammâ herkes mâ-vaka‘ı üzre ahvâline vâkıf olamaz, zîrâ ba‘zı âdem sûre-i (---)Arapça mefhûmu kabîlesindendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308a ·
metinde göster ·
… ullesi-misâl bucak bucak tâk-ender-tâk odalar ve mazgalların cümlesi suya nâzır
olup bunda
olan serâmed toplar Kandiye'de değil belki Rodos kal‘asında yokdur. Cümle sığâr …
"Böyle sulhdan hazz edüp yine sizinle dost olduk" deyü vâfir sürûrlar semtin gösterüp yanımıza âdemler koşup kal‘anın der-i dîvârları ve burc [u] bârûların seyr [ü] temâşâ etdik. Ne‘ûzü billâh hemân Kandiye kal‘asının Su kullesi-misâl bucak bucak tâk-ender-tâk odalar ve mazgalların cümlesi suya nâzır olup bunda olan serâmed toplar Kandiye'de değil belki Rodos kal‘asında yokdur. Cümle sığâr u kibâr üç yüz pâre balyemez toplardır. Ve niçesi kırmızı çukalar ile örtülü toplardır. El-hâsıl eyle metîn ve müstahkemdir kim bu kal‘a gûyâ yek-pâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320b ·
metinde göster ·
cemî‘i asâkir-i İslâm ile Bâyezîd Hân-ı Velî bir sene meştâ etdiğinden tahtgâh- …
Bu şehr-i azîm Ebü'l-feth'in tahtgâh-ı kadîmi olup bunda cemî‘i asâkir-i İslâm ile Bâyezîd Hân-ı Velî bir sene meştâ etdiğinden tahtgâh-ı Âl-i Osmân olup tâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ asrına gelince bu şehirde sikke kesilirdi. Hâlâ darbhânesi aşağı kal‘ada paşa sarâyı (ve) kurbunda bir kârhâne-i azîmdir kim hâlâ kapusu mesdûd durur. Cemî‘i âlât-ı bisâtları ve cümle enkâzı ve sikkeleri mevcûd durur. Hattâ hakîr hâlisü'l-ayar akçesin görmek [müyesser] olup "Sultân Ahmed bin Mehemmed Hân ızze nasruhu duribe Ohri" deyü sikkesi var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371b ·
metinde göster ·
… görüp insâfâ gelüp İslâm ile müşerref olur. Yüz yıl bunda nübüvvet ile mu‘ammer
olup bunda
medfûndur." deyü nakl edüp,
Hemân sâ‘at bir balık Hazret-i Yûnus'u yudunca zâhir bir mürsel peygamber anın karnında olunca başına kıyâmet kopup Akdeniz'i yedi kerre devr edüp Sebte boğazından taşra çıkup Bahr-i Okyunus'u ve Bahr-i Muhît'i ve Bahr-i Çîn'i hulâsa-i kelâm yedi deryâyı seyrân ederek Lahsa deryâsından içeri girüp andan Basra'ya gelüp şattı'l-arab ile baş yukarı Bağdâd'a gelüp anı dahi cân havli ile fakîr balık ubûr ederek tâ Musul'a gelüp garîb balık gayri gitmeğe dermânı olmayup bunda Hazret-i Yûnus'u çıkarup balık dahi bâr-ı sakîlden halâs olup Hazret-i Yûnus'u ümmetleri görüp bin bin hamd-i Yezdân ederler. Münkirînden niçe bin âdem bu hâli görüp insâfâ gelüp İslâm ile müşerref olur. Yüz yıl bunda nübüvvet ile mu‘ammer olup bunda medfûndur." deyü nakl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y192b ·
metinde göster ·
… ış bir ulu sultândır. Bu gâr-ı münevverenin içinde kırk yıl sâ’im ve gece kâ’im
olup bunda
medfûndur. Ve mübârek hâk-i pâları ucunda ehl-i beyti medfûndur.
Ve bu mescidin haremi kapusu dibindeki küçük kapudan içeri yigirmi ayak nerdübân ile enilir, ziyâret-i eş-şeyh Muhammedü'l-ilmî: Meşâyih-i Rufâ‘îden kutbiyyete kadem basmış bir ulu sultândır. Bu gâr-ı münevverenin içinde kırk yıl sâ’im ve gece kâ’im olup bunda medfûndur. Ve mübârek hâk-i pâları ucunda ehl-i beyti medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218b ·
metinde göster ·
… Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb
olup bunda
dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı cem‘ olur, (---) d …
Bunda dahi bir du‘â-yı azîm olup herkes merâm [u] maksûduna vâsıl olup ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler i‘tikâf niyyetine câmi‘den çıkmayup tâ sabâha dek tilâvet-i Kur’ân edüp ol gece bu câmi‘ Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı cem‘ olur, (---) dur. Bundan gayri yerde câ’iz değildir. Eğer bunda dahi cemâ‘at ile cem‘-i kasrda bulunmadı ise salât-ı ışâyı kılup salât-ı mağribe kazâ niyyet edüp münferiden edâ ede. Ve sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i îd-ı adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği mahaldir. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u] pâkdir. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
… vül olunup yedi gün yedi gece Nîl kesiminde bu ziyâfet ile kâmil yetmiş ziyâfet
olup bunda
tamâm olur. İşte Nîl kesimi ve alayları ve şâdumânları hakîrin vâkıf-ı esrâr ol …
Andan cümle mekteb sıbyânları tarîk-ı âmlar üzre illâ yansuru's-sultân deyü du‘â edüp anlara dahi ihsânlar olunup bu tertîb üzre paşa Azebler bâbından içeri girirken kapuculara ihsânlar edüp kal‘adan sarâya vâsıl olunca yine kal‘adan yetmiş seksen pâre toplar atılup cümle askere Gavrî dîvânhânesinde dörd bin sahan summât-ı Muhammedî tenâvül olunup yedi gün yedi gece Nîl kesiminde bu ziyâfet ile kâmil yetmiş ziyâfet olup bunda tamâm olur. İşte Nîl kesimi ve alayları ve şâdumânları hakîrin vâkıf-ı esrâr olduğu bu mertebe tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y156a ·
metinde göster ·
… e-i Resûlullâh'dan eş-şeyh Abdullâh: Amr ibnü'l-Âs ile Behnîsâ gazâsında mecrûh
olup bunda
defn olunmuşdur. Kubbesi atebesinde târîhi var, ammâ hatt-ı mahlût olmağile tah …
Ve hammâm cenbinde Sahâbe-i Resûlullâh'dan eş-şeyh Abdullâh: Amr ibnü'l-Âs ile Behnîsâ gazâsında mecrûh olup bunda defn olunmuşdur. Kubbesi atebesinde târîhi var, ammâ hatt-ı mahlût olmağile tahrîre cür’et olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y362b ·
metinde göster ·
… . Hikmet-i Hudâ min-indillâh Arapça emr-i şerîfi gelüp sene 704 vâsıl-ı Cinân
olup bunda
bir kubbe-i müfîd-i muhtasarda medfûndur. Müddet-i hilâfeti 39 sene ve müddet-i …
Ulu Câmi‘ sâhibi es-Sultân el-Müstekfî Billâh Süleymân bin el-Hâkim Bi-emrillâh: Mısır'da kânûn-ı âl-i Abbâsiyân üzre mesned-i hilâfetde olup Kal‘atü'l-Kepş sarâyı âl-i Abbâsiyâna mahsûs idi, bu Müstekfî dahi cümle tevâbi‘iyle anda sâkin olurdu. Ammâ zabt u rabt ve akd u hal cümle Sultân Tâhir Baybars'ın idi, ancak sikke ve hutbe Müstekfî nâmına okunurdu. Hikmet-i Hudâ Müstekfî tevâbi‘ şerrine uğrayup Tâhir Baybars ile Müstekfî'nin mâbeynlerine nifâk düşüp Baybars Müstekfî'yi ehl [ü] iyâli ve münâfık tevâbi‘âtiyle bu Kûs şehrine sürdü. Müstekfî dahi dâğ-ı derûnundan cemî‘-i üstâd-ı kâmil Mağribî ve Hindîlerin dahme-küşâ ve künûz-küşâların cem‘ edüp şeddâd ibn Âd zamânından berü defâyin [ü] hazâyinleri ve gûnâ-gûn mutalsamâtları bulup o genc ile Kûs şehrin eyle amâr etdi kim ta‘bîr olunmaz. Hikmet-i Hudâ min-indillâh Arapça emr-i şerîfi gelüp sene 704 vâsıl-ı Cinân olup bunda bir kubbe-i müfîd-i muhtasarda medfûndur. Müddet-i hilâfeti 39 sene ve müddet-i ömr-i azîzleri 50 sene. Atebe-i ulyâsında târîhi böyle mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y382b ·
metinde göster ·
… olduğıyçün hâtûnuna rahm edüp bu şehri ehline hibe eyler. Hâtûnun ismi Rümeyle
olup bunda
hâmile kaldığıyçün bu şehre Rümeyleti'l-Himâl deyü ol avret ismiyle müsemmâ bir …
Ve ol diyârda Rümeyle nâm bir hâtûn alup binâ etdiği Rümeyl şehrine gelir, niçe sene sâkin olur. Meğer hâtûnu hâmile olmaz imiş. Hikmet-i Hudâ bu Rümeyl şehrinde hâtûn hâmile olup vakt-i sâ‘ati geldikde bir oğlu vücûda gelüp ismini Semcan kor. Bu evlâdı rahm-ı mâderden müştak olduğıyçün hâtûnuna rahm edüp bu şehri ehline hibe eyler. Hâtûnun ismi Rümeyle olup bunda hâmile kaldığıyçün bu şehre Rümeyleti'l-Himâl deyü ol avret ismiyle müsemmâ bir şehr-i temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y427b ·
metinde göster ·
… ü'l-azîm demek ile ma‘rûf niçe bin Sahâbe-i kirâm ecel-i müsemmâları ile merhûm
olup bunda
medfûnlardır kim başka karâfedir. Bu mahalde du‘â müstecâbdır kim Karâfe-i nûr …
Ve bir vâsi‘ sahrâda Makteletü'l-azîm demek ile ma‘rûf niçe bin Sahâbe-i kirâm ecel-i müsemmâları ile merhûm olup bunda medfûnlardır kim başka karâfedir. Bu mahalde du‘â müstecâbdır kim Karâfe-i nûr dahi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·