… hr-i Makdonya var idi. Yedi yüz germ-âbe ılıcalı bir şehr-i azîm idi. Gark-ı âb
olup İskender-i
Kübrâ bu takrîb ile Kaydefâ'dan intikâm alup Sarâyburnu'nda Makdonya şehrin ta‘ …
Ammâ ol asırda Karadeniz ile Akdeniz mâbeyninde niçe bin kurâ ve kasâbâtlar ve şehr-i mu‘azzamlar var idi. İslâmbol'un Sarâyburnu ile Üsküdar mabeyninde şehr-i Makdonya var idi. Yedi yüz germ-âbe ılıcalı bir şehr-i azîm idi. Gark-ı âb olup İskender-i Kübrâ bu takrîb ile Kaydefâ'dan intikâm alup Sarâyburnu'nda Makdonya şehrin ta‘mîr etmeğe mübâşeret etdi. {Ol zamândan beri Macar diyârları ve Sirem ve Semendire sahrâları ve Leh ve Çeh ve Kırım ve Kamerü'l-kum ve Deşt-i Kıpçağ ve Heyhât vâdîleri deryâdan küşâde olup mesken [ü] me’vâ İremezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
Yunan binâsı olduğu bâlâda bin elli târîhi seyâhatimizde mufassal tahrîr olundu …
Evsâf-ı kal‘a-i kâdîm İzmit: "İznim git"den galat olup İskender-i Yunan binâsı olduğu bâlâda bin elli târîhi seyâhatimizde mufassal tahrîr olunduğu mestûrdur. Bu şehr-i şîrînde bir gün meks olunup ertesi nefîr-i rıhletler çalınup cânib-i şarka hıyâbân u çengelistân içre 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a ·
metinde göster ·
Andan bu zamân-ı seyâhatimize gelince Hicret-i Nebevî'den bin elli yedi sene
olup İskender'den
bu âna dek bin tokuz yüz otuz tokuz sene olmağıla mezkûr sedd-i İskender'in câ- …
Andan bu zamân-ı seyâhatimize gelince Hicret-i Nebevî'den bin elli yedi sene olup İskender'den bu âna dek bin tokuz yüz otuz tokuz sene olmağıla mezkûr sedd-i İskender'in câ-be-câ yerleri münhedim olup niçe yerde burc [u] bârûları kalmışdır. Her biri birer sedd-i Kahkahâ-misâl nümâyândır. Ve handak-i amîkleri rimâl-i türâb ile mâl-â-mâl olmuşdur. Manzûru olanlara nihân değildir. Ammâ Târîh-i Tuhfe kavli üzre "Bu Bahr-i Haraz'dan İskender'in yetmiş günde ka‘r-ı zemînde hafr etdirdiği yerden Bahr-i Haraz yol bulup zîr-i zemînden cereyân ederek Faşa çayıyla Karadeniz'e munsab olur", demiş ammâ hakîr buna i‘tirâz etdim ki bin elli târîhinde Azak gazâsına giderken kal‘a-i Tarabefzûn'dan Mikrilistân'a ve andan Abaza diyârına giderken mezkûr Faşa çay-ı azîminin sâhilinde meks edüp, bir âb-ı hayât nehr-i lezîzdir kim niçe kerre nûş etdik, bu hâlâ seyâhat edüp manzûrumuz olan Bahr-i Haraz zehr-i mâr-misâl bir semm-i helâhîl-i Bahr-i Haraz'rdır, âdem tahâret etse avret yerini âteş-misâl yakar. Niçe zîr-i zemînden Faşa çayının âb-ı hayâtıyla Karadeniz'e mahlût olur, galat tefekkürdir. Zîrâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 316a ·
metinde göster ·
… aynü'l-leben kuruyup Mekke şehrinde Safâ ve Merve mâbeyninde sanemler ser-nigûn
olup İskenderiyye'de
amûdu'l-hayt münhedim olup Tarabefzûn'da tılsım-ı semek amûdu gark olup Makedon …
Sitâyiş-i tekyegâh-ı Urfa: Cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı zî-şândır, ammâ cümleden âsitâne-i Hazret-i İbrâhîm Halîl derûnı kal‘ada, zeyl-i iç hisârda binâ-yı Me’mûn Halîfe Hazret-i Halîlü'r-rahmân Âsitânesi Rûm u Arab u Acem'de ve'l-hâsıl cemî‘i memâlik-i İslâmiyye'de meşhûr-ı âfâkdır ki Nemrûd-ı la‘în rübûbiyyet da‘vâsında olup kartal kuşlarıyla göğe urûc edüp hâşâ sümme hâşâ "Gök tanrısı ile ceng ederim", deyü semâya ok atup bi-emri Hudâ oku kanlı yine kartal kuşlarına bağlı sandûkasına yine kanlı ok düşüp hâşâ ve kellâ "İşte gök tanrısın öldürdüm, müstakil yer ve gök tanrısı benim" deyü da‘vâ-yı ulûhiyyet etdikde Cenâb-ı Bârî Hazret-i İbrâhîm'i gönderüp îmâna da‘vet etdükde bu şehr içre Hazret-i İbrâhîm'i kayd-bend ile bir gâr-ı azîmde haps edüp dağlar kadar odunlar yığup bir azîm âteş-i Nemrûd edüp hâlâ âteş-gede-i Nemrûd-ı merdûd meşhûrdur kim Urfa şehri içre Hazret-i İbrâhîm tekyesi zemîninde idi. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştakk oldukları mâh-ı mevlûdün on ikinci gice isneyn gicesi olduğu leyle-i mübârekede Medâyin'de tâk-i Kisrâ ve İsvân şehrinde aynü'l-leben kuruyup Mekke şehrinde Safâ ve Merve mâbeyninde sanemler ser-nigûn olup İskenderiyye'de amûdu'l-hayt münhedim olup Tarabefzûn'da tılsım-ı semek amûdu gark olup Makedon-ı Kostantiniyye'de berren u bahren üç yüz altmış altı tılsımât cümle münhedim olup ve Ayasofya kubbesi ve Roma papa kubbesi ve bunun emsâli niçe mutalsamâtlar münhedim olup ol leyle-i mevlûd-ı Nebî'de bu Urfa şehri içre âteş-i Nemrûd söndü. Ol âteşe Nemrûd-ı la‘în Hazret-i İbrâhîm'i mancınık ile âteşe atup tâ derûn-ı âteşe hevâdan tayerân ederek meyân-ı âteşe düşünce Cenâb-ı Bârî sûre-i (---)(---)Arapça emriyle nâra ferman-ı Hudâ olunca ol ân İbrâhîm'e nâr gülzâr-ı gül‘izâr olup âteş içinden bir aynü'l-hayât tulû‘ edüp Rabbü'l-izzet kudret-i hikmetin ızhâr içün ol ayn-ı zülâlin cânib-i erba‘asında gül-i gülistân ve sünbül ü reyhân ve andelîb-i hoş-elhân u gûnagûn murgân feryâd ü figân ederek pervâz u tayerân etmede, yine etrâfında âteş-i Nemrûd yanmada. Bu hikâye cümle tefâsir ve gayri kütüb-i mu‘teberelerde u mastûr ve muşarrahdır. Tatvîl-i kelâma hâcet yokdur, ammâ hâlâ mezkûr âteş-i Nemrûd içinden zâhir ü bâhir olan âb-ı hayât tekye-i Halîlü'r-rahmân içre bir kaynak-ı azîmdir kim cümle şehrin cevâmi‘leri ve hân u hammâmları cemî‘i hânedânları ve sarrâchâne ve debbâğhâneyi reyy eden ol âb-ı hayvân-ı uyûn-ı Halîlü'r-rahmân'dır kim içinde niçe bin elvân mâhîler şinâverlik ederler. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz Bağdâd fethine giderken bu âsitâne ziyâretine gelüp temâşâ ederken iki aded mâhî sayd etdirüp gûşlarına birer altun mengûş geçirmişlerdir. Hulâsa-yı kelâm acîb u garîb âsitâne-i teferrücgâhdır kim medhinde lisân kâsırdır. Müte‘addid kâ‘alar ve gül-i gülistânlı hücreler ve kilâr ve matbah ile ârâste ve gûnâ-gûn müsâfirhâneler ile pîrâste olmuş bir âsitâne-i kübrâdır. Şeyhi Hazret-i eş-Şeyh Alî Efendi yârândan ârif-i billâh sofra sâhibi garîbü'd-diyâr muhibbi bir er, server-i hünerver sâhib-i nefes, pîşvâ-yı tarîk, âmil-i sıddîk, âlim-i tahkîk kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
… m her biri serçe-i sanâfîr kadar sarı arı bu asker-i İskender'in içine müstevlî
olup İskender
askerinin cümle hayvânâtları demlerin hotas-vâr edüp cümle üştür ü ester ve at …
Netîce-i kelâm kırk gün kırk gice ceng-i İskender-i Kübrâ olunca kırkıncı gün kal‘anın kayaları zeylinde bir gâr deliğinden bir gürûh zenbûr zâhir olur kim her biri serçe-i sanâfîr kadar sarı arı bu asker-i İskender'in içine müstevlî olup İskender askerinin cümle hayvânâtları demlerin hotas-vâr edüp cümle üştür ü ester ve at ""Firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp cümle hayvânât [u] insânât "Meded yâ sahrâ-yı Heyhât!" deyüp kararları firâra mübeddel oldu. Fakîr İskender-i Zülkarneyn karnına dermân ararken burundan kulakdan çıkayazdı. Âhir-ı kâr İskender dahi cânından bezdi ve sahrâ-yı Muş'a doğru gezdi. Hemân derûn-ı kal‘adan hazînedâr Bedlîs bî-hisâb mâl-ı firâvân ile lâ-yu‘âd u lâ-yuhsâ girân-bahâ tuhaf u tefâruk ile kal‘anın miftâhların mücevher zarf içre koyup doğru İskender'in pây-ı semendine yüz sürüp kal‘a miftâhların huzûr-ı İskender'e koyup zemîn bûs eder. İskender eydür: "Bre mel‘ûn, niçün bana âsî olup bu kadar askerim helâk eyledin?" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b ·
metinde göster ·
Müverrihân-ı selef-i Rûm u Arab u Acem kavilleri üzre bu kal‘anın bânîsi ibtidâ Hûşeng Şâh'dır. Andan niçe mülûk-ı kudemâya intikâl edüp İskender-i Yunan asrında Dârâ Şâh'ın tahtgâhı olup bu şehr-i azîmde İskender Dârâ Şâh'a rağmen harâb etdi. Zîrâ ol asırda bu edîm-i arzda Dârâ Şâh'dan ulu pâdişâh-ı şâh-ı şâhân yok idi. Ba‘dehû İskender-i Yunan hurûc edüp diyâr-ı Rûm-ı edna'l-arz-ı ân-merzibûmu cümle kabza-i teshîre alup arz-ı Irâkeyni feth etmeğe ihtimâm-ı tâm edüp Irâk-ı Arab kim kal‘a-i Haleb'dir ana istîlâ etdi. Andan Dârâ Şâh'ı zebûn edüp arz-ı Irâk-ı Acem kim Bağdâd'dır, ana da mâlik oldu ve ba‘dehû Dârâ Şâh merhûm olup İskender Dârâ'nın ehl-i beytlerin cümle Anadolu diyârında Menteşa hâkinde Rodos cezîresi mukâbelesinde Dârâhiyye nâm kazâ-yı fezâda Dârâ Şâh'ın duhter-i pâkîze-ahterlerin anda haps edüp Sönbeki cezîresi küffârların Dârâ Şâh kızları üzre dîdebân nasb etdi. Hâlâ ol kazânın vech-i tesmiyyesi Dârâ Şâh kızları anda sâkin olduğiyçün Dârâhiyye kazâsı derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391a ·
metinde göster ·
… e-i kelâm bu Eflâtûn bu dehr-i denî içre niçe bin ad[ed] ulûm-ı şettâlara mâlik
olup İskender-vâr
bârgâh-ı Süleymânîlere kâdir olup yine bir bûriyâ üzre tâ‘at-ı Sübhânî edüp kâh …
Netîce-i kelâm bu Eflâtûn bu dehr-i denî içre niçe bin ad[ed] ulûm-ı şettâlara mâlik olup İskender-vâr bârgâh-ı Süleymânîlere kâdir olup yine bir bûriyâ üzre tâ‘at-ı Sübhânî edüp kâhîce seccâdesiyle ber-havâ tayerân ederek ber-havâ ibâdet edüp âsumânda cemî‘i kerrûbiyânlar ile kelimât edüp böyle bir âkıl u dânâ-yı zû-fünûn-ı hakîm iken murg dili bâz-ı ecelden istihlâs bulamayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69b ·
metinde göster ·
… âm kal‘ayı binâ edüp anda medfûndur. Ammâ ibn Hacîb diyâr-ı Mısır'da mütevellid
olup İskenderiyye'de
sene 656 sâhil-i bahrde kubbesiz çâr-kûşe bir dîvâr içinde medfûndur.}
Ve kabr-i el-Melikü'n-Nâsır Dâvûd bin el-Meliki'l-mu‘azzam Îsâ. şâm hâricinde medfûndur. Eş-şeyh ibn Hacîb bunların ricâsıyla Kerek nâm kal‘ayı binâ edüp anda medfûndur. Ammâ ibn Hacîb diyâr-ı Mısır'da mütevellid olup İskenderiyye'de sene 656 sâhil-i bahrde kubbesiz çâr-kûşe bir dîvâr içinde medfûndur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y255b ·
metinde göster ·
… Muhammed halîfe olup beş seneden sonra Sultân-ı Mısır İnal bunlara hâtır-mânde
olup İskenderiyye'ye
nefy eyledi. Sene 863'de târîhinde fevt olup birâderi Müsta‘în Billâh yanında İ …
Andan el-Kâyim Bi-emrillâh Hamza ibn el-Mütevekkil Alallâh Muhammed halîfe olup beş seneden sonra Sultân-ı Mısır İnal bunlara hâtır-mânde olup İskenderiyye'ye nefy eyledi. Sene 863'de târîhinde fevt olup birâderi Müsta‘în Billâh yanında İskenderiyye'de medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19a ·
metinde göster ·
… p andan ubûr ederek bu beled-i Ebû Hızır kurbunda bu Nâsırıyye tur‘asına mahlût
olup İskenderiyye'ye
gider. Bu dahi büyük hayrât-ı azîmdir. Bu belede karîb,
Beled-i Ebû Hızır: Bir câmi‘li ve üç zâviyeli ve altı yüz hâneli âbâdân kurâdır. Bu mahalde Eşrefiyye tur‘ası ki büyük Nîl kenârında Rahmâniyye kurâsından ayrılmış bir azîm tur‘adır. Mısır pâdişâhlarından Sultân Eşref hayrâtıdır. Buhayre hâkinde niçe yüz pâre kurâları rey edüp Demenhûr şehrine dahi uğrayup andan ubûr ederek bu beled-i Ebû Hızır kurbunda bu Nâsırıyye tur‘asına mahlût olup İskenderiyye'ye gider. Bu dahi büyük hayrât-ı azîmdir. Bu belede karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y312a ·
metinde göster ·
… ı evlâdlarından rûgerdân olup bu Bayzar'a du‘â edüp tenâsül bulup Mısır'a mâlik
olup İskenderiyye'yi
binâ etdi ve Menûf'u taht edindi. Ol asırda İskenderiyye şehrinin ismi Rukûde i …
Binâ-yı azîm ve diyâr-ı kadîm şehirdir. Bu sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘a-i İskenderiyye'nin hakkında niçe bin müverrihler evsâfın tahrîr etmişlerdir, ammâ cümleden mu‘teber Kabâbıta tevârîhleri mu‘temed tevârîhlerdir kim hübût-ı Âdem'den sonra kalem Hazret-i İdrîs'e verilmişdir. Kıbtî kavmi ol zamândan berü ilâ yevminâ hâzâ rûz-merre cümle vakâyı‘âtı tahrîr etmededirler. Eğer kefereler ise de anlardan cemî‘i zamânda kizb ve habt-ı kelâm sâdır olmamışdır. Anıniçün cemî‘i edyânda tevârîhleri mu‘teber olup âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe tevârihâta mâ’il olmağile Mısır'a gelüp Ehrâm dağların feth edüp niçe bin pâre kitâb-ı İdrîs'i ve kitâb-ı Dânyâl'ı çıkarup lisân-ı Arabî ile terceme etdi. Ve niçe yüz Kıbtî tevârîhlerin dahi lisân-ı Kıbtîden Arabî ile terceme edüp ol tevârîhlerin kavli üzre, ibtidâ bu İskenderiyye tûfân-ı Nûh'dan sonra Bayzar bin Hâm ki birâder-i Sâm'dır, Nûh Nebî gayrı evlâdlarından rûgerdân olup bu Bayzar'a du‘â edüp tenâsül bulup Mısır'a mâlik olup İskenderiyye'yi binâ etdi ve Menûf'u taht edindi. Ol asırda İskenderiyye şehrinin ismi Rukûde idi. Hâlâ Alman diyârında İskenderiyye'ye Rukûde derler. Ammâ lisân-ı Yûnânda Aleksandire derler. Cümle kavm-i Kabâbıta bundan tenâsül bulmağile Ebü'l-kabâbıt derler. Otuz evlâdı oldu. Büyük oğlu Mısrâyim idi. Arîş'den tâ İsvân-ı Sûdân'a varınca melik olup ba‘dehu babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp tûfândan evvel vefât eden Hürmüs Melik yanında Heremeyn'de defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y313b ·
metinde göster ·
… ba ve bir şehrine Tanca derler, hasretü'l-mülûk şehirlerdir, bu şehirler ma‘mûr
olup İskenderiyye
ol rahneden harâb oldu. Ammâ yine hâlâ niçe bin ibret-nümâ vâcibü's-seyr alâyim …
Hâlâ İşpanya ol mâl-ı firâvân ile ma‘mûr olmuşdur kim bir şehr-i azîmine Medîne-i kübrâ ve cânib-i garbda bir şehrine Kurtuba ve bir şehrine Tanca derler, hasretü'l-mülûk şehirlerdir, bu şehirler ma‘mûr olup İskenderiyye ol rahneden harâb oldu. Ammâ yine hâlâ niçe bin ibret-nümâ vâcibü's-seyr alâyimât [u] âsârları zâhir ü bâhirdir ki bir sevâd-ı mu‘azzam kal‘a-i dürr-i beyz-âsâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y317a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Salâhaddîn ibn Eyyûb İskenderiyye'ye hâkim olup ol sene Adududdevle Freng kâfiriyle yek-dil olup Salâhaddîn'i İskenderiyye içre muhâsara edüp âhir Salâhaddîn sulh ile Adududdevle vezîri Şâver'e müşâvere ile verüp her sene anlar dahi Salâhaddîn'e ellişer bin altun verüp Salâhaddîn İskenderiyye (---)(---)(---) yine âl-i Fâtımiyyîn'den Adud'a verdi. Adud dahi kendüye imdâda gelen Freng'e İskenderiyye'nin nısfın verüp ol sene Freng Mısır'da istîlâ edüp Mısır içre Freng'in (---)(---) verdi bir hâkimi zabt ederdi. Tâ ki sene 564 târîhinde her tarafdan küffâr-ı dûzâh-karârın imdâd-ı küllîsi erüp mülkiyyet üzre iklîm-i Mısır'a mutasarrıf olup İskenderiyye'yi hod evlâ bi't-tarîk cây-i menâs edindiler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y317b ·
metinde göster ·
… cemî‘i külfesi ta‘yîn olunup ibâdete meşgûl oldu. Âhir sene 863 târîhinde fevt
olup İskenderiyye'de
birâderi el-Musta‘în Billâh cenbinde medfûndur. Ammâ ziyâretgâh değildir.
Ve yanında yine bir mermer sandûka içinde sandûkanın cânib-i erba‘asında celî hat ile târîhleri mastûr yine âl-i Abbâsiyândan es-Sultân Kâ’im Bi-emrillâh Hamza ibnü'l-Mütevekkil Alallâh Muhammed. Bunlar el-Musta‘în Billâh Sultân'ın birâder-i kihteridir. es-Sultân Musta‘în Billâh İskenderiyye'de merhûm olıcak bu Kâ’im Bi-emrillâh'ı Mısır'da Sultân İnal halîfe edüp bî‘at etdiler. Bunlar dahi tâzelik hasebiyle ba‘zı evzâ‘ [u] etvâr edüp Sultân İnal'ın hükm [ü] hükûmâtına zabt [u] rabtına karışmağa başladı. Sultân İnal'a bu evzâ‘ hoş gelmeyüp hâtırmânde olduğundan beş seneden sonra bu Kâ’im Bi-emrillâh'ı Mısır'da Kal‘atü'l-Kepş'den endirüp İskenderiyye kal‘asına nefy edüp anda Melik Y 329a Mukavkıs sarâyında sâkin olup Sultân İnal tarafından cemî‘i külfesi ta‘yîn olunup ibâdete meşgûl oldu. Âhir sene 863 târîhinde fevt olup İskenderiyye'de birâderi el-Musta‘în Billâh cenbinde medfûndur. Ammâ ziyâretgâh değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328b–Y329a ·
metinde göster ·
hâlet-i za‘fında ac u zâc muhtâc âhirete intikâl etmişlerdir. Fusahâ-yı bülegâ- …
Ve bunlara karîb eş-Şeyh Seydî Arûz cenbinde Rûm mevâlîlerinden fâzıl u kâmil âlim ü âmîl el-Mevlâ Muhteşem Rıdvân Efendi: Sultân Murâd-ı Sâlis ulemâlarından imiş. Hakkâ ki muhteşem kimesne imiş kim kabr-i şerîfinde olan binâlar muhteşem olduklarına şâhiddir. İsm-i şerîfleri Rıdvân imiş, bir hadîka-i ravza-i Rıdvânda medfûnlar. Selânik kurbunda kasaba-i Toyran'dan olup İskenderiyye'de hâlet-i za‘fında ac u zâc muhtâc âhirete intikâl etmişlerdir. Fusahâ-yı bülegâ-yı Rûm'dur. Hattâ pâkîze eş‘ârları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y329a ·
metinde göster ·
… ye Serdâr Boşnak Süleymân Beğ ile Paşa ile beğ ve yeniçeri başçavuşu müteveccih
olup İskenderiyye'den
on dörd pâre alay gemileri ile bâdbânların açup azm-i Rodos etdikleri haberi ge …
Sene seksen dördde Kamaniçe imdâdına Mısır'dan üç bin asker imdâd içün Âsitâne-i sa‘âdetden Emîrâhûr İbrâhîm Ağa gelüp dîvân-ı Mısır'da hatt-ı şerîf tilâvet olunup yedi ocak ağaları hil‘at-ı pâdişâhîyle şerefyâb olunca Bevvâbzâde hil‘at geymedüğiyçün Bulak'da ma‘nûkan katl olundu. Kırk günde Mısır'dan üç bin asker Âsitâne'ye Serdâr Boşnak Süleymân Beğ ile Paşa ile beğ ve yeniçeri başçavuşu müteveccih olup İskenderiyye'den on dörd pâre alay gemileri ile bâdbânların açup azm-i Rodos etdikleri haberi gelüp emîrâhûra efendim kırk kîse mâl ve yigirmi kîse bir ma‘mûr beled ve seksen akçe mahlûl verüp ol dahi bizden Âsitâne'ye revâne oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·