… d-i şerîfdir. Bu dahi ter ü tâzedir. Özdemirzâde Osmân Paşa bu sultâna mu‘tekid
olup sayd
[u] şikâr takrîbiyle ziyâretine gelüp imâr etmişdir. Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâs-ı Ş …
Ziyâret-i Hızır Zinde: Bir ulu kubbe-i âlî içinde bir serîr üzre yatar bir cesed-i şerîfdir. Bu dahi ter ü tâzedir. Özdemirzâde Osmân Paşa bu sultâna mu‘tekid olup sayd [u] şikâr takrîbiyle ziyâretine gelüp imâr etmişdir. Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâs-ı Şirvândır. Andan yine şimâle nâhiye-i Müskir'de şehr-i Şaburan hudûdunda (---) sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 313b ·
metinde göster ·
… endürüst olup mahbûb u mahbûbesi çokdur, ammâ mahbûbu tez sakallanup fetâ yiğit
olup sayd
[u] şikâre ve avân zümresine mâ’il olurlar.
Der-vasf-ı mahbûb [u] mahbûbân: Bu şehir kûh-ı Ercîs dâmeninde vâki‘ olmağıla hevâsı lütf [u] i‘tidâl üzredir ve ekseriyyâ halkı tendürüst olup mahbûb u mahbûbesi çokdur, ammâ mahbûbu tez sakallanup fetâ yiğit olup sayd [u] şikâre ve avân zümresine mâ’il olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
… rây-ı âlîyi zer-ender-zere müstağrak edüp anda meks edüp cemî‘i sohbeti şâh ile
olup sayd
[u] şikârda cân sohbeti ederlerdi. Bir gün Bâyezîd Hân, Şâhı hânesine da‘vet ed …
Ba‘dehû Bâyezîd Hân şâh ile müşerref oldukda Şâh Tahmâsb Bâyezîd'in başına cevâhir nisâr edüp sene 967 târîhinde Bâyezîd Hân'a Şirvân hanlığı verüp kabûl etmeyüp bî-hadd ü bî-kıyâs ta‘yînât u nukûd-ı akçe ve iki yüz boğça verüp bir sarây-ı âlîyi zer-ender-zere müstağrak edüp anda meks edüp cemî‘i sohbeti şâh ile olup sayd [u] şikârda cân sohbeti ederlerdi. Bir gün Bâyezîd Hân, Şâhı hânesine da‘vet edüp bir ziyâfet-i azîm edüp niçe yüz bin guruş değer zî-kıymet mücevher hançer ve kılıç ve gaddâre ve zeheb-i hâlis ile mebnî elli aded mücevher suhûnlar ve sîm âvânî siniler ve leğen ve ibrîk ve buhûrdân ve gülâbdân ve münebbed Hıtâyî kâseler pîşkeş verüp şâhın başına cevâhir nisâr edüp ba‘de's-sohbe şâh sarâyına giderken üç re’s mücevher zeynli küheylân at keşîde kılup şâh süvâr oldukda koltuğuna girüp yine farkına cevâhir ve dürr-i yetîm nisâr eder ve akîb-i şâhca üç kîse altun gönderüp şâhın cemî‘i nevkerlerin ihsân ile Bâyezîd Hân bây-ı yezîd eyledi. Vilâyet-i İrân-zemînin efvâh-ı nâsında bu gûne gütf ü gû olurdu kim "Allahu A‘lem Bâyezîd Hân ihsân [u] in‘âm ile İran-zêmine şâh olacakdır derlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b ·
metinde göster ·
… i içre bir gayrı âteş yakup keştîler on gice deryâda gezseler bir balık âşikâre
olup sayd
olmak ihtimâli yokdur. Ve mine'l-garâ’ib.
Der-beyân-ı garîbe vü acîbe: Bu cezîreteyn içre olan mâhî sayyâdları kayıklar ile bu buhayrede her şeb şinâverlik edüp oltasız ve şebekesiz ve merk-i mâhîsiz bu gûne balık sayd ederler kim vâcibü's-seyrdir. Yine bu buhayre içre bir gûne sîm-endâm hurde balıklar olur sayyâdlar anı dutup yağından fitilleri yakup gice ile kayıkların çerâğân edüp rûy-ı deryâda şinâverlik ederler. Ka‘r-ı deryâda olan cemî‘i mâhî-i gûnâ-gûnlar rûy-ı deryâya çıkup mâhîler kendüyi ol şem‘a olduğu kayıklar içre pertâb edüp ân-ı sâ‘atde merâkibler mâhîler ile leb-ber-leb olur. Hikmet bu kim gemi içre bir gayrı âteş yakup keştîler on gice deryâda gezseler bir balık âşikâre olup sayd olmak ihtimâli yokdur. Ve mine'l-garâ’ib.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
Bu püleden karşu tarafa Hasankeyf beğiyle atlara süvâr
olup sayd
[u] şikâra gitdikde hakîr at üzre bu cisirden ubûr etmeğe zehrem çâk olup piyâd …
Bu püleden karşu tarafa Hasankeyf beğiyle atlara süvâr olup sayd [u] şikâra gitdikde hakîr at üzre bu cisirden ubûr etmeğe zehrem çâk olup piyâdece güzer edüp karşu tarafda yine esb-i sabâ-sür‘atime süvâr olup Şatt'ın karşu tarafında yine Hasankeyf sancağı hâkinde sahrâ-yı vâsi‘ içre hargûş u gazâl şikâr ederek 5 sâ‘at gidüp nehr-i Batmân kurbünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
… ın cümle neferâtları odabaşı ve çorbacılarıyla altı ay bu cây-ı hıyâbânda sâkin
olup sayd
[u] şikârların pâdişâha ve cümle vüzerâ ve vükelâlara hedâyâ gönderirler. Pâdiş …
Menzil-i Mandıra-yı pâdişâhî: Istıranca dağı içinde bir âsitâne-i Hacı Bektaş Velî ocağıdır. Yeniçeri odalarından (---) avcılar odasının cümle neferâtları odabaşı ve çorbacılarıyla altı ay bu cây-ı hıyâbânda sâkin olup sayd [u] şikârların pâdişâha ve cümle vüzerâ ve vükelâlara hedâyâ gönderirler. Pâdişâhın niçe bin sığırları 51b ve niçe bin aded koyunları bunda durup mandıra gulâmları âyende vü revende müsâfirîne hidmet etdikleri cümle cild-i evvelde mufassalan tahrîr olunmuşdur. Andan yine tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51a–51b ·
metinde göster ·
… ki dağlarda keklik ve çil ve turaç ve süğlün ve toy ve an[g]ıt misilli tuyûrlar
olup sayd
[u] şikârgâh ve mesîregâh limanlardır.
Ve limanların bayırlarında avretlerin hammâmda başlarına sürdükleri kil dedikleri bir gûne yağlı çamurdur bu dahi bir diyâra bunun gibi kil mahsûs değildir. Keştîbânlar dağlardan kazup çıkarup niçe yüz pâre gemilere bu kili doldurup götürürler. Hattâ İslâmbol'da yağlı Kefe kili deyü satdıkları bu İnkirmân kilidir. Yohsa Kefe'de Kefe tuzundan ve tirkiz balığından gayri bir şey olmaz. Ammâ bu İnkirmân etrâfındaki dağlarda keklik ve çil ve turaç ve süğlün ve toy ve an[g]ıt misilli tuyûrlar olup sayd [u] şikârgâh ve mesîregâh limanlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… arâ muhibbidir. Ve erbâb-ı askerîsi küheylân esb-i sabâ Y 13a peymâlara süvâr
olup sayd
[u] şikâra mâyillerdir. Ve dest-i bâzûlarında bâzlar ve balaban ve şâhinler ile …
Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesine nihâyet yokdur. Gâyet çokdur kim anların hakkında niçe kasâyid ve penç beyt ve şehrengîzler etmişlerdir. Gerçi Anatolu'da Türkistân vilâyetdir, ammâ ulemâsı ve fuzalâsı ve şu‘arâsı gâyet çokdur. Zîrâ halkı safâ ve zevk ile alûdedirler. Gam ve gussadan berîlerdir. Ve sıbyân [u] tıflânları gâyet necîb ü reşîd olurlar. Ve erbâb-ı ma‘ârif kânıdır. Ve cümle halkı fukarâ muhibbidir. Ve erbâb-ı askerîsi küheylân esb-i sabâ Y 13a peymâlara süvâr olup sayd [u] şikâra mâyillerdir. Ve dest-i bâzûlarında bâzlar ve balaban ve şâhinler ile ve kelb-i mu‘allemler ile dâ’imâ şikâra mâyillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y12b–Y13a ·
metinde göster ·