… her kankı memleket mukaddem feth olduysa anın vezîri ve paşasının hâssı ziyâde
olup sonra
feth olunan vilâyet hâkiminin üzerine takkaddüm ede. Ammâ ba‘zı müsin vüzerâya …
Ve kânûn-ı Süleymân Hân böyledir kim her kankı memleket mukaddem feth olduysa anın vezîri ve paşasının hâssı ziyâde olup sonra feth olunan vilâyet hâkiminin üzerine takkaddüm ede. Ammâ ba‘zı müsin vüzerâya ber-vech-i arpalık sancaklar ihsân olunup Adana gibi eyâlet olmuşdur kim Sûhte Mahmûd Paşa'ya sadaka olundukda hâss-ı Adana on bir bin altı yüz bir akçe ile ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… a şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim
olup sonra
haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrind …
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
Sultân Mustafâ eydir: ‘Yok bürâder, Melek'den bir kızı
olup sonra
gelsin’ deyü vâkı‘ayı Sultân göreli, işte hâlâ hâmiledir. Vallâhu a‘lem bir kız …
Sultân Mustafâ eydir: ‘Yok bürâder, Melek'den bir kızı olup sonra gelsin’ deyü vâkı‘ayı Sultân göreli, işte hâlâ hâmiledir. Vallâhu a‘lem bir kız doğurur. Hudâ âsân ede. Benden boşanup beyâz izâr bürünüp koltuğuna dörd âdem girüp götürdükleri beyâz izâr kefendir. Dörd âdem götürdüğü tabutun götürecekleridir ve Sultân Ahmed'in, ‘Elbette Kaya'yı emr-i Hakk ile boşa ve aklın varsa, üç yıldan sen de boşan’ dediği hemân üç yılda ben de ardı sıra giderim ve Ayasofya'da şeyhülislâm ile helc u melc namâz kıldığımız, benim meyyitim namâzın şeyhülislâm kılar, zîrâ Sun‘îzâde Efendi, beyâz ridâsın arkama 77b örtüp başımdan örtmediği bir hayli mu‘ammerlik alâmetidir ve Sun‘îzâde elime yapışup beni sarâyıma götürdüğü Allâhu a‘lem beni tâ mezârıma varınca götürür ve elbette Kaya Sultân bu vaz‘-ı hamlde merhûme olur" deyüp gördüğü vâkı‘ayı böyle ta‘bîr etdikde, hemân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 77a–77b ·
metinde göster ·
… m olum Ahmed Geray Sultânımla Uyvar seferinde ve Raba seferi bozkunluğunda bile
olup sonra
sen Alman kralına elçi paşa ile gitmişsin. Şimdi kaydan gelirsen?" dedikde hakî …
"Bire kazakdaş yoldaş kardaşım Evliyâm, sen hoş geldin. Kaydan cüğürüp gelesin. Sen benim olum Ahmed Geray Sultânımla Uyvar seferinde ve Raba seferi bozkunluğunda bile olup sonra sen Alman kralına elçi paşa ile gitmişsin. Şimdi kaydan gelirsen?" dedikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
"Pâdişâhım! Mukaddem siz sa‘âdetle varup taht-ı âlînizde karâr-dâde
olup sonra
bizi da‘vet edersiniz. Hâk-i pâye bizler dahi yüzler sürmeğe Bâğçesarây'a revân …
"Pâdişâhım! Mukaddem siz sa‘âdetle varup taht-ı âlînizde karâr-dâde olup sonra bizi da‘vet edersiniz. Hâk-i pâye bizler dahi yüzler sürmeğe Bâğçesarây'a revâne oluruz. Lâkin şimdi bizim Evliyâ Çelebi karındaşımız bile götürün. Bizim anda konakçımız olup cümle tevâbi‘âtlarımıza konaklar hâzırlasın" dedikde hakîr dahi cümle tedâriklerim görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195b ·
metinde göster ·
gelenler havuz içindeki sulardan nûş edüp alırlar. Ve ahâlî-i vilâyetin zu‘mu a …
Ve üç günden sonra yine su gâyib olup sonra gelenler havuz içindeki sulardan nûş edüp alırlar. Ve ahâlî-i vilâyetin zu‘mu anın üstünedir kim "Bu ayn Hazret-i Ya‘kûb'un gözü yaşından bir katre alâmetdir" derler ve "Hazret-i Ya‘kûb ve İshâk bu mağâralarda sâkin idi" derler. Hakkâ ki ulu nazargâhdır. Ammâ hakîr ziyâret etdiğimizde mevsimi olmamak ile havuzlarda bir katre su yoğidi. Ancak iki rek‘at namâz kılup du‘â etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198b ·
metinde göster ·