… ların alup iki asker birbirlerine girüp kâmil altı sâ‘at germâ-germ ceng-i azîm
olup taraf
taraf küffârın cengâver zahm-horde olmamış imdâdları tâze tâze gelüp mest ü hay …
Ve sağ cânibden Kız kral cünûdu geldi. Ve Çeh tüfenglisi dahi birbirine zencîrler ile bağlı sürü sürü pür-silâh dinç küffâr-ı bî-ıslâh meydân-ı arsagâha girüp bizim asker-i İslâmın ardların alup iki asker birbirlerine girüp kâmil altı sâ‘at germâ-germ ceng-i azîm olup taraf taraf küffârın cengâver zahm-horde olmamış imdâdları tâze tâze gelüp mest ü hayrân küffârlar topa tüfenge bakmayup bâtıl dînlerinin gayretine yedi koldan topların ve tüfenglerin eyle yağdırdılar kim Sadrıa‘zamın sekbân ve sarıcaları der-ceng-i evvel nısfı kadarı şehîd oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 20a ·
metinde göster ·
… ara mukarrer hil‘atleri geydirüp herkes hânelerine gidüp sürûr [u] şâdım[ân]lar
olup taraf
taraf üç gün mehterhâne fasılları çalınup zevk u şevkler olup paşaya her ağadan …
Bu şehri dahi seyr-i temâşâ edüp ertesi gün Eğre Paşası Pirinççi Mehemmed Paşa Dobroçin'den alay-ı azîm ile gelirken cümle kal‘ada olan asâkir-i İslâm paşanın istikbâline çıkdıklarında biz dahi ırz-ı pâdişâhîye ta‘zîmen hüddâmlarımızla karşu çıkup at üzre görüşüp at başı berâber şehre gelirken kal‘adan niçe yüz pâre top şâdımânları olup bir ra‘d-vâr topların gürüldüsünden dağlar inil inil sadâ verirdi. Ol gün dîvân-ı pâdişâhî olup paşanın mukarrernâmesi kırâ’at olunup hakîrdeki hil‘at-i pâdişâhîyi paşanın eğnine geydirirken paşa-yı kânûn-şinâs hil‘at-i şehriyârînin girîbânın bûs edüp cemî‘i hüddâmân-ı çavuşân paşayı kânûn üzre 39a alkışlayup paşa yerinde karâr-dâde olunca yerli yeniçeri ağası emirleri dahi dîvân-ı cem-cenâbda kırâ’at olunup paşa ana bir hil‘at-i zerdûz-ı fâhire geydirüp anı da çavuşlar alkışlayup hânesine safâ vü sürûr ederek gidüp akîbince paşa mehterleri yeniçeri ocağı ağasında dahi bir fasl edüp hemân paşa ol dîvânda Eğre kal‘asının cümle kırk aded tuğ ve sancağ u bayrak sâhibi ağalara mukarrer hil‘atleri geydirüp herkes hânelerine gidüp sürûr [u] şâdım[ân]lar olup taraf taraf üç gün mehterhâne fasılları çalınup zevk u şevkler olup paşaya her ağadan avâ’id [ü] fevâ’idleri gelüp hakîre üç kîse ve üç at ve üç köle ve bir semmûr kürk verüp İbrâhîm Kethudâ efendimizin mektûbun tilâvet edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b–39a ·
metinde göster ·
… ve çadırları tabya ve siperlerinden çıkınca kâmil vakt-i subh-ı sahîh-i Şâfi‘î
olup taraf
taraf karavullar dahi haberdâr olup Mısır ve Şâm ve Haleb ve Anatolu ve Mar‘ayş …
"Bire küffâr-ı hâksâr ordu-yı İslâmı basdı" deyince bir sît [u] sadâ olunca el-azametullâh hemân niçe mağârâlarda hâb-ı gafletde yatan nerre-i gurrende-i derende-misâl ejder-i heft-ser âdem ejdehâları mağârâlarından başı kabak yalın ayak herkes dal kılıçları ve kendileri uryân kışlalarından ve çadırları tabya ve siperlerinden çıkınca kâmil vakt-i subh-ı sahîh-i Şâfi‘î olup taraf taraf karavullar dahi haberdâr olup Mısır ve Şâm ve Haleb ve Anatolu ve Mar‘ayş ve Karaman ve zümre-i sipâhiyân askerleri cem‘ olunca küffâr hayli hayl-i asâkir-i İslâmı şehîd etdiler, ammâ geceden Yüksek tabya meterisin basan küffârdan cân kurtulmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298a ·
metinde göster ·
… ddâhân-ı Mısır âcizmândedirler. Ve bu âsitâneler serâpâ kanâdîller ile müzeyyen
olup taraf
taraf köşe köşe deryâ-misâl benî âdem anda zevk u safâ etmededirler.
Ve şeyh hazretlerinin sarây-ı âlîleri kat-ender-kat maksûreler ve kâ‘a ve şâhnişînler ile ârâste bir hânedândır kim ta‘bîr ü tavsîfinde meddâhân-ı Mısır âcizmândedirler. Ve bu âsitâneler serâpâ kanâdîller ile müzeyyen olup taraf taraf köşe köşe deryâ-misâl benî âdem anda zevk u safâ etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y219b ·
metinde göster ·
… zenân cem‘ olup deşt-i sahrâ(yı) hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn benî âdem cem‘
olup taraf
taraf ziyâretlere giderler. Zîrâ bu mahalde niçe bin sahâbe-i kirâm ve kibâr-ı …
Ve âdem deryâsı gelüp cemî‘i âyende vü revendeye ni‘met mebzûl olup bir mevlûd-ı azîm olur kim vâhidün ke-elfdir. Ve niçe kerre yüz bin sıgâr u kibâr ve merd [ü] zenân cem‘ olup deşt-i sahrâ(yı) hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn benî âdem cem‘ olup taraf taraf ziyâretlere giderler. Zîrâ bu mahalde niçe bin sahâbe-i kirâm ve kibâr-ı evliyâullâhlar medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y224a ·
metinde göster ·
… i gece cem‘iyyet-i uzmâ olup geceleri niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân
olup taraf
taraf tevhîd-i sultânîler olur. Ve hayâtda olan evlâd-ı izâmında sâhib-i seccâd …
Ziyâret-i eş-şeyh Sâdât-i Mağribî: Ulu âsitânedir. Bir câmi‘i ve tekyesi ve imâreti ve fukarâ hücreleri ile ma‘mûr [u] âbâdân bir âsitânedir. Mısır'da sâdât hazretlerinin ecdâd-ı izâmları (---)(---) hazretleri ile kırk nefer evlâdları ile medfûndur. Yılda bir kerre nısf-ı şa‘bânda bir mevlûdü'n-nebî olur kim iki yüz bin âdem hayme ve hargâhı ve bâr [u] büngâhıyla gelüp meks edüp iki gün iki gece cem‘iyyet-i uzmâ olup geceleri niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân olup taraf taraf tevhîd-i sultânîler olur. Ve hayâtda olan evlâd-ı izâmında sâhib-i seccâde eş-şeyh Ebü't-tahsîs hazretleri etek dermeyân edüp cümle züvvârı ni‘met-i hon ile ziyâfetler edüp herkese birer künye ya‘nî lakab verüp ol kimesnenin gerdanına yâ bir Kişmîrî veyâhûd Lâhûrî veyâ dülbend ridâ verüp fukarâları olup bî‘at etmiş olur. Zîrâ tarîkleri tarîk-ı Vefâyî'dir, Hazret-i Resûl'e müntehîdir. Ulu âsitânedir, kuddise sırruhu. Ve yine bu âsitâneye karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y270b ·
metinde göster ·
… eri rey ederler. Ve havz u fıskıyye ve selsebîllere ve şâzrevânlara sular revân
olup taraf
taraf sakâlar(?) olunur gûnâ-gûn maksûreler vardır.
Ve bu şehr içre mezkûr halîc üzre beş yerde kantaralar var kim herbiri beşer ve altışar gözdür. Nehrin iki cânibindeki mahallelere ve esvâklara (---) ubûr olunur. Ve ba‘zı cisrler üzre iki câniblerinde kırkar ellişer dükkânlar vardır. Her berber dükkânlarının ve kahvehânelerinin pençereleri suya nâzırdır. Bu gûne metîn ve âlî cisrlerdir. Ve cümle hânelerde sâkıyeler ile sular çekilüp hammâmları ve bâğ u bâğçeleri rey ederler. Ve havz u fıskıyye ve selsebîllere ve şâzrevânlara sular revân olup taraf taraf sakâlar(?) olunur gûnâ-gûn maksûreler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·