… açın Van Ağası Demircioğlu'na verüp var şunları deliklerine ko, inşâallah halâs
olur derken
meğer ölmüş karıncalar içinde ayağım ısıran kara za‘if karınca sağ imiş, ey imd …
"Görürüm kim bir alây kara karıncalar ayağıma üşüp yürürler ammâ ısırmadılar. Lâkin içlerinden bir ulu kara karınca beli ince inciğime tırmaşup durduğundan hayli gocunurdum. Anı gördüm, bir siyâh kara karınca arık u za‘if topraklı yer üzre seğirderek bu kadar bin âdemi geçüp bana gelüp ayağıma çıkup ısırdı ve gâyet pek pek acıtdı. 267b Ben dahi cân havliyle iki elimle baldırımı sığardım. Cümle ayağıma çıkan karıncalar helâk olup yere döküldüler. Anı gördüm niçesi dahi cânlıca. Anlara merhamet edüp içlerinden bir kaçın çıkarup on altısın Evliyâ'ya verüp bunları yuvalarına koduydum. Bir kaçın Van Ağası Demircioğlu'na verüp var şunları deliklerine ko, inşâallah halâs olur derken meğer ölmüş karıncalar içinde ayağım ısıran kara za‘if karınca sağ imiş, ey imdi seni dahi âzâd edeyim, deyü ol karıncayı yerden alup Yûsuf Kethudâ'ya verüp "Şu karıncayı timâr eyle." dedim. Ve ölü karıncalar içinde elli altmış kadar diri karıncaları çıkarup pabucumla urup helâk eyledim, Allah hayr eyleye." deyü vâkı‘ayı takrîr eyledükde cümle "Hayr ola!" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267a–267b ·
metinde göster ·
Hakîr âlem-i hayretde kalup "Âyâ bu ne garîb temâşâ-yı acîb
olur" derken
orman içinden dörd nefer mahbûb pençe-i âfitâb gulâmlar pâ-bürehne ve ser-büreh …
Hakîr âlem-i hayretde kalup "Âyâ bu ne garîb temâşâ-yı acîb olur" derken orman içinden dörd nefer mahbûb pençe-i âfitâb gulâmlar pâ-bürehne ve ser-bürehne hakîre "Amân sultânım" deyü uryân çıkageldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
derhâl bizim sarây kapusu önünde meş‘aller ve neft katrânlar yakup iki üç yüz s …
"Âyâ hâl neye müncer olur?" derken derhâl bizim sarây kapusu önünde meş‘aller ve neft katrânlar yakup iki üç yüz sûhtevât kapumuz önüne gelüp bî-pâk ü bî-pervâ bir yaylım kurşum sarâya urup fakîre pîrezeni istediler. Hemân karının ve bizim refîklerimiz damlar ve şâhnişînler ve derveze ve revzenlerden cümle bir yaylım çatal kurşum ile durunca sûhteler yan verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150a ·
metinde göster ·
bir beyâz sâdeli beli zilli eli hıştlı başı cığalı bir zâğî âdem gelüp serâperd …
"Sabr edin, inşâallâh işiniz âsân olur", derken bir beyâz sâdeli beli zilli eli hıştlı başı cığalı bir zâğî âdem gelüp serâperde altında pertâb ederek Hüseyin Kan'ın önünde secde edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401b ·
metinde göster ·