… n guruş sarf edüp bin çift kebûter cem‘ eder kim pâdişâha bu cem‘iyyet mün‘akis
olur. Her
bâr bu Sa‘dîzâde güvercinlerine karınsa zamânında misk içinde gecelemiş nâr dân …
Hikâye: Bursalı Sa‘dîzâde meşhûr-ı âfâk mîrâsyedi kuşbâz olup on bin guruş sarf edüp bin çift kebûter cem‘ eder kim pâdişâha bu cem‘iyyet mün‘akis olur. Her bâr bu Sa‘dîzâde güvercinlerine karınsa zamânında misk içinde gecelemiş nâr dânesi vermeği mu‘tâd etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190b ·
metinde göster ·
… lmış yaban âdemleri yapmışlar kim Allâhümme âfinâ gören âdemlerin zehreleri çâk
olur. Her
bir yaban âdemleri beşer ve altışar pranka zencîrler ile bağlayup her birin beş …
Bir fırkası dahi yine hayvânât derilerine sarılmış yaban âdemleri yapmışlar kim Allâhümme âfinâ gören âdemlerin zehreleri çâk olur. Her bir yaban âdemleri beşer ve altışar pranka zencîrler ile bağlayup her birin beşer altışar âdem keşân-ber-keşân çekerken yaban âdemleri seyirci olan âdemlerin üstüne hücûm etdikce ol ucbe-likâlar havfından halk içre bir hây-hû kopar kim ta‘bîr olunmaz. Ve niçe yüz gûnâ-gûn dîv ve perîler sûretleri edüp ayakları hevâda başı ser-nigûn ammâ yine zemînde iki ayağıyla yürüyüp halk üzre hücûm ederler. Ve niçe eşkâl-i acîbe cinler ederler kim bu alayı görmeyen âdem gördükde aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·
… iş bunca suyu / Akar Hırkî-misâl mâ-i Ceyhûn / Gider sahrâlara gûyâ ki mecnûn /
Olur her
kûşe anda sebzezârı / Bütün güller olur bülbül karârı / Anın her kûşesi san bâğ …
Mülûk-ı Kayserîden bir melik-zâdHikem ilminde idi kâmil üstâdEkilürdü vilâyetde ad ileOlup meşhûr o adl ile dâd ileEreğli oldu adı şimdi meşhûrZiyâret eyleyenler oldu mesrûrNice medh olmaya bu âb-ı seyyârKi sun‘ ile yaratmış anı SettârKi üç yüz altmış altı Hırk suyuAceb taksîm etmiş bunca suyuAkar Hırkî-misâl mâ-i CeyhûnGider sahrâlara gûyâ ki mecnûnOlur her kûşe anda sebzezârıBütün güller olur bülbül karârıAnın her kûşesi san bâğ-ı cennetHayat bulur kılanlar anda sohbet
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·
Cemî‘i müverrihîn bu kal‘a hakkında "Hazret-i Süleymân binâsıdır" deyü tahrîr etmişlerdir. Hakkâ ki Hazret-i Süleymân'ın binâsıdır. Zîrâ divleri haps etdükleri mahpushâneleri ve matbah-ı Hazret-i Süleymân hâlâ zâhirdir ve her taşı Süleymâniyye kubbesi kadar seng-trâş mücellâ ve musaykal taşlardır kim âdem gördikde vâlih [ü] hayrân olur. Her burc [u] bârûsu kûh-ı bî-sütûndan ve kûh-ı Elburz [u] kûh-ı Demâvend'den nişân verir. Ve dîvârının kaddi (---) zirâ‘ bâlâdır. Ve dâ’iren-mâdâr şekl-i (---) ve cümle (---) adımdır ve (---) nâzır (---) kapusu (---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 36a ·
metinde göster ·
Sun‘-ı Hudâ-yı Müte‘âl-i diğer: Bu şehrin sahrâsında bir gûne kaynak su zâhir
olur. Her
sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u …
Sun‘-ı Hudâ-yı Müte‘âl-i diğer: Bu şehrin sahrâsında bir gûne kaynak su zâhir olur. Her sene kabak mevsimi geldikde cemî‘i ba‘îd u karîb yerlerden bây ve gedâ, garîb u miskinler gelüp bu sahrâda hayme vü hargâhlarıyla gâh gâh meks edüp ibtidâ üç gün tuzlu yemeden ve zefîr ve sakîl ta‘âm tenâvül {etmeden} perhîz edüp ale's-sabâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. Ba‘zı âdeme istifrâğ etdirüp tahammül edemeyene istiğfâr etdirüp Arapça mazmûnu üzre pâk u tâhir olup gıll [u] gışından ve cemî‘i ilel ü emrâz-ı muhtelifden ârî olur. Anın içün bu Harbût halkı tendürüst ve ahmerü'l-vech hükemâ-yı cihâna muhtâc değillerdir. İllâ Hakîm-i Mutlak'a muhtâclardır kim âyet;:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
… dıraht-ı bî-bedel bir şecere-i tayyibedir kim yumurta kadar at kestânesi hâsıl
olur. Her
kimin atına sancı yâhûd kızıl kurd hâsıl olsa ol at kestânesinden ata yedirsele …
{Menâkıb-ı Akyazılı Sultân}: Hattâ bu Akyazılı Sultân Pırevadi'de Müselmân olan Dobruca kralından izin alup bu Batova vâdîsinde mekân dutup bir gün kebâb pişirüp tenâvül etdikden sonra kebâb şişi olan ağacı 123a yere gömünce bi-emri Hudâ bir yeşil kestâne ağacı hâsıl olup ol ân meyve verir ve azîz hazretleri buyururlar kim "Bu ağaç meyvesi kendi makâmımız koruğudur. Bunun sâyesi mekânımızdır" deyü kırk sene kâmil ol şecer-i müntehânın zıll [u] himâyesinde tâ‘at [u] ibâdet eder. Hâlâ ol dıraht-ı bî-bedel bir şecere-i tayyibedir kim yumurta kadar at kestânesi hâsıl olur. Her kimin atına sancı yâhûd kızıl kurd hâsıl olsa ol at kestânesinden ata yedirseler bi-emr-i Hudâ şifâ bulur. Hâlâ Akyazılı Sultân hazretleri bu dıraht-ı tayyibenin sâyesinde bir müdevver kubbe-i âlî rasâs-ı hâs ile mestûr ma‘mûrdur. Anın derûnunda medfûndur. Sanduka-i münevveresinin cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn hüsn-i hat kelâm-ı izzetleriyle ve gülâbdân ve buhûrdân ve şem‘dân ve altun-misâl Horâsân diyârının kârı çerâğdânlar ile ârâste ve ser-i sa‘âdetleri ucunda tuğ u alem ve direfş [ü] kalem ve nefîr ü tabl [u] kudûm u ziller ile pîrâste olmuş bir kabr-i pür-nûrdur. Âdem duhûl etdikde vücûduna bir lerze hâsıl olur. Ve müşk-i amber-i hâm râyihasından cemî‘i ehl-i züvvârın demağları mu‘attar olur. Ve türbedâr dedeler cümle âyende vü revende züvvâra gülâb nisâr edüp buhur yakarlar. Cânib-i erba‘asında olan revzenlerin etrâfı hadîka-i İremezâtü'l-imâd misilli gül ü nesterin ve sünbül ü yâsemin bağlarıdır kim gül-i gülistânı içre tavattun eden murg-ı andelîbin hezâr-ı hezârân nagamât-ı hoş-elhânı müstemi‘ olan züvvâra hayât-ı rûh olur. El-hâsıl bu gûne âsitâneleri hasbîce hıfz [u] hırâset etmek fukarâ-yı Bektâşiyân-ı zî-şâna mahsûsdur. Hattâ bu hakîr ol âsitâne-i ziyâ-bahşa vardıkda sehel ısıtma derdiyle şikeste-hâtır idim. Hemân kim bu âsitâneye girüp rûh-ı azîz içün bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet edince hâtıra bu ebyât hutûr ide düşdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122b–123a ·
metinde göster ·
… ıyla uçar âb-ı revânlar fıskiyye ve havz u şadırvanlardan ve selsebillere rîzân
olur. Her
pâdişâhın birer gûne kasr-ı İremleri var kim atlas-ı felekde eyle bir kârgîrliğ …
Cümleden sarây-ı selâtin-i Âl-i Osmân, hayrât-ı Sultân (---)(---) Hân, şehrin cânib-i şarkîsinde bir çemenzâr sahrâya nâzır bir mürtefi‘ zemînde dıraht-ı servî ve çınar ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirrât-ı gûnâ-gûn ile kuyâğ-ı hıyâbân olmuş bir bâğ-ı İrem'dir kim gûyâ erd-i behiştdir. Bunda olan tuyûr-ı hoş-elhânın evsâfında lisân kâsırdır. Bâ-husûs mürg-ı karatavuk ve mürg-ı ishakın hoş-nevâlığı vakt-i Şâfi‘îde âdeme hayât verir. Ve hezâr hezârânın ve bülbül-i hoş-nevânın nevâ-hânlığı bir bâğ-ı selâtînde yokdur. Zîrâ kûhî semtlerdir. Bu sarây-ı azîmin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl divârlıdır. İçinde bostâncıbaşısı ve üç yüz aded bâğbânı vardır. Ve müte‘addid hücreleri ve niçe kasr-ı havernâkları ve niçe kâh-ı kâ‘aları var ve Çatal dağın su terazûlarıyla uçar âb-ı revânlar fıskiyye ve havz u şadırvanlardan ve selsebillere rîzân olur. Her pâdişâhın birer gûne kasr-ı İremleri var kim atlas-ı felekde eyle bir kârgîrliği bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Merhûm Melek Ahmed Paşa efendimiz bunda mihmân olup Kaya Sultân ile bunda mülâkât olup kâmil bir hafta bu bâğ-ı cinânda Hüseyn-i Bâkara fasıllarıyla zevk u safâ edüp felekden kâm alır şekilli olduk. Ammâ ne mümkin, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171b ·
metinde göster ·
… tı bin bâğdır kim mîrâb su saldığıyçün öşür verirler. Bu bâğlar içre âdem gâ’ib
olur. Her
bir bâğda bir uyûn-ı câriye ve havz u şadırvân pertâb etmededir ve her birinde …
Der-vasf-ı aded-i bâğavât-ı İremezât: Kal‘a-i Van'ın kıblesi tarafında handak aşrı mezâristânı ubûr edince tûlen ve arzen tâ Erdemit kendine varınca sahrâ-yı Van bâğ u bâğçe ve hıyâbân-ı gülistândır kim hâkim-i bâğavât-ı mîrâb defteriyle yigirmi altı bin bâğdır kim mîrâb su saldığıyçün öşür verirler. Bu bâğlar içre âdem gâ’ib olur. Her bir bâğda bir uyûn-ı câriye ve havz u şadırvân pertâb etmededir ve her birinde birer kasr mukarrerdir. Cümleden Mallı Kaya Çelebi bâğı ve Şirek bâğı ve Süleymân Beğ bâğı ve Paşa bâğı ve niçe bini meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258b ·
metinde göster ·
… edded vardır kim cümlesinde Hind ü Sind ve Rûm u Arab u Acem bâzergânları sâkin
olur. Her
biri birer kal‘a-misâl hân-ı derbend çalındırlardır kim cümle derleri polad-ı N …
Ve hân-ı hâcegân-ı sevdâgerân: Cümle on bir aded hân-ı mücedded vardır kim cümlesinde Hind ü Sind ve Rûm u Arab u Acem bâzergânları sâkin olur. Her biri birer kal‘a-misâl hân-ı derbend çalındırlardır kim cümle derleri polad-ı Nahşevânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310a ·
metinde göster ·
tarafı birer gûne kûyâh u hıyâbân mesîregâhlar ile ârâste olmuş şehirdir. Hulâs …
Müverrihân-ı Ekrâd kavli üzre bu şehri ibtidâ imâr eden Hazret-i Sâm ibn Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm'dır. Niçe kerre ma‘mûr u harâb olup hâlâ yine imârdır. Bârûsu üç sâ‘atlik yer çevirir. Bağ u bâğçesi bî-hisâbdır. Hâlâ Cizre hâkimi hükmünde kal‘ası imârdır kim el-Melik Şatah binâ etdiğiyçün kal‘a-i Şatah derler. Diyâr-ı Hakkarî'de dahi kasaba-i Şatah vardır ammâ bu bâğ-ı Merâm'dan nişân verir. Câmi‘i ve medreseleri ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Cümle (---) aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ve buk‘aları hûb ve hâk-i pâk beyne'n-nâs merğûb ve mezra‘aları vâfir ve hayrât-ı berekâtı mütekâsir, deşti serâpâ dırahtistân ü gülistân u bostânlı bir şehr-i ma‘mûrdur. Ve halkının ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları eyle cârî ü revândır kim her uyûn-ı zülâlleri kûh-ı bâlâlardan selsebîl-âsâ cereyân etdikde sadâ-yı mâ-i zülâlden âdeme dehşet hâsıl olur. Her tarafı birer gûne kûyâh u hıyâbân mesîregâhlar ile ârâste olmuş şehirdir. Hulâsa-i kelâm diyâr-ı Kürdistân'ın bâğ-ı cinân-ı arûsekidir. Ammâ Diyârbekir ve Haleb ve Şâm gibi bender şehir değildir. Ancak bâğ u bâğçe ve âb-ı revânı kesreti cihetiyle şöhre-i şehr olmuş bir şehr-i şîrîndir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 383b ·
metinde göster ·
… binerse anın türkisin okur ve her kimin ihsânın görürse anın medh [ü] senâsında
olur. Her
kanda başı hoş anda ta‘âmı yeyüp ser-hoş geçinir" dedi.
Ol eydir: "Belî hakkâ ki, Evliyâ Çelebi bir garîbü'd-diyâr seyyâh-ı âlemdir. Her kimin arabasına binerse anın türkisin okur ve her kimin ihsânın görürse anın medh [ü] senâsında olur. Her kanda başı hoş anda ta‘âmı yeyüp ser-hoş geçinir" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9b ·
metinde göster ·
… sâ‘at teferrüc eden elbette gamm u gussa endûhu ferâmûş edüp sürûr-ı şâdımânda
olur. Her
hân-ı âlîşânların bu bâğ-ı hıyâbân içre birer semtde gûnâ-gûn müzehheb ve münak …
Cümle hânlar ve hânzâdeler ve sultânlar ve biyim ü bükeçler bu 124a bâğ-ı cinînde zevk u safâlar ederler. Böyle bir bâğ-ı Aspuzu'dur kim bâğ-ı behişt gülistânları içre köşe be-köşe cârî âb-ı revânları kenârında olan maksûrelerde meks eden hânlar cânânlarıyla sohbet-i hâssu'l-hâssında iken bülbüllerin nağamât-ı hoş-elhânların istimâ‘ edenler, rûh-efzâ safâlar edüp dem be-dem ayş [u] işret ederler. Ve âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bunda bir sâ‘at teferrüc eden elbette gamm u gussa endûhu ferâmûş edüp sürûr-ı şâdımânda olur. Her hân-ı âlîşânların bu bâğ-ı hıyâbân içre birer semtde gûnâ-gûn müzehheb ve münakkaş ibret-nümâ maksûreler ve kâhları ve müte‘addid kâ‘a ve hücreleri var kim gûyâ her biri birer kârhâne-i fağfûr-ı Çîndir. Ve her hânların gûnâ-gûn aşren fe-aşr havzları ve fıskiyye ve şâzrevânları ve kasr-ı Havarnakları var kim ilm-i mi‘mârîye mâlik olanlar gördükde engüşt ber-dehen edüp aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123b–124a ·
metinde göster ·
… lü ve ağızlı ve burunlu ve kulaklı bir şîrîn mahbûb koç kellesi gibi petek balı
olur. Her
sepetde onar ve on beşer ve yigirmişer vukıyye gelir baldan koç kellesi hâsıl o …
Sırr-ı sun‘-ı Hudâ-yı azîm: Hikmet, garâ’ib bunda kim balın kovan sepedi içre hâsıl olan bal koç başı gibi boynuzlu ve kaşlı ve gözlü ve ağızlı ve burunlu ve kulaklı bir şîrîn mahbûb koç kellesi gibi petek balı olur. Her sepetde onar ve on beşer ve yigirmişer vukıyye gelir baldan koç kellesi hâsıl olduğıyçün "koç başı balı" deyü memdûhât içre meşhûrdur. Ve râyiha-i tayyibesi misk [ü] amber-i hâm gibi olup tenâvül edenin demâğın mu‘attar eder. Ve bu kenîsede pişen ni‘met-i nefîse bir yerde tabh olmak ihtimâli yokdur kim cemî‘i âyende vü revendelere sofra-i bî-im[tin]ânlarıyla ni‘met-i mümessekleri mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
… ikde kâküllerinin her târı şeb-i târ-misâl olup uşşâkın akl-ı kâsırları târumâr
olur. Her
bir cüvânların hâlleri hâl-i Hâşimî hâl-i Hindû-vâr olup her bir hâlleri bin ke …
Der-sûret-i çîn-i meh-cebîn mahbûbân: Gerçi cümle halkı Cezâyirli esbâbları gibi daracık (...) peşli ve geçirmeli ve göğüslüklü libâs geyüp bellerinde pala bıçak ve ellerinde nacak olup eynlerinde beyâz ve la‘l-gûn ihrâm ve siyâh burnus ve kapod libâslar geyerler. Ammâ mahbûbları beyâz Cezâyir ihrâmların arkalarına alup başlarında la‘l-gûn fesler geyüp beyâz ham gümüş gibi baldırların sığayup sâf billûr-misâl beyâz topukların uşşâkân-ı müştâkâna seyr [ü] temâşâ etdirerek ihrâm ile hırâm ederek mahbûbânları güzer etdiklerinde her tarafdan yâhû sadâsı istimâ‘ olunur. Ol kadar hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup kelimâtları Rûmşadır, ammâ fasîh mevzûn ve mazmûn tekellüm edüp ser-i sa‘âdetlerinden ahmer-gûn feslerin ref‘ etdikde kâküllerinin her târı şeb-i târ-misâl olup uşşâkın akl-ı kâsırları târumâr olur. Her bir cüvânların hâlleri hâl-i Hâşimî hâl-i Hindû-vâr olup her bir hâlleri bin kez reşk-i müşk-i Tatar-ı Hoten değer. Hüsn-i letâfetleri ve şîvekâr-ı zarâfetleri vasıfdan hâriclerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271b ·
metinde göster ·
… ahsûlleri afyondur kim haşhâş derler bir gûne otdur, müdevver müdevver semeresi
olur. Her
sene anı zirâ‘at ederler. Kemâlin bulmadan dahi sebiz-gûn iken tarlalarda avret …
{Ve bu şehrin memdûhâtından, halkının ekseriyyâ kârları afyondur. Cemî‘i bâğçelerinde mahsûlleri afyondur kim haşhâş derler bir gûne otdur, müdevver müdevver semeresi olur. Her sene anı zirâ‘at ederler. Kemâlin bulmadan dahi sebiz-gûn iken tarlalarda avret oğlan cem‘ olup bu haşhâşı bıçağıla her tarafından zahm-dâr edüp ol zahm yerlerinden zamk gibi bir şey cereyân edüp anı cem‘ ederler. Ba‘dehu tahmîr edüp afyon olur. Ekâlîm-i Y 17b seb‘ada bu diyâra mahsûs olduğundan cemî‘i diyâra bu Karahisâr'dan gider. Ve bu Karahisâr'ın aseli bu haşhâş şükûfesinden hâsıl olmağile tenâvül edene keyif verir. Ve köselesi ve sahtiyân ve gönü meşhûr-ı âfâkdır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y17a–Y17b ·
metinde göster ·
… bir gûne bâğdır. Her bir dırahtdan kırkar ellişer yük âbdâr şıralı engûr hâsıl
olur. Her
salkımı dörder ve beşer vukıyye gelür lezîz üzümü olur. Sığla sancağı hâkinin s …
Ve bu şehir hıyâbân murgzâr çınâr ve kavak ve karaağaç Q 33bP 33b ve sakız ve mîşe ve ceviz ağaçları ile tezyîn olmuş şehirdir kim cümle üzüm ağaçları bu ağaçlar üzre sarılmış bir gûne bâğdır. Her bir dırahtdan kırkar ellişer yük âbdâr şıralı engûr hâsıl olur. Her salkımı dörder ve beşer vukıyye gelür lezîz üzümü olur. Sığla sancağı hâkinin serâpâ bâğları böyledir. Ve bâğları dölüm hakkı vermeden emînlerdir. Ammâ mahsûlleri ziyâdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y64b ·
metinde göster ·
… rûbâtının memdûhatından tevâtürle meşhûr-ı âfâkdır kim kırk yedi gûne mahsûlâtı
olur. Her
birinin beyânında kelâl ve tahrîrâtında melâl hâsıl olur. Ammâ meşhûr-ı âfâk ol …
Ve şehr-i Nâzlı'nın me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhatından tevâtürle meşhûr-ı âfâkdır kim kırk yedi gûne mahsûlâtı olur. Her birinin beyânında kelâl ve tahrîrâtında melâl hâsıl olur. Ammâ meşhûr-ı âfâk olan pembesi ve pembe bezi ve beyâz dimisi cihânı dutmuşdur. Ammâ ekâlîm-i seb‘ada Nâzlı incîri meşhûr-ı âfâkdır kim yigirmi üç gûne cennet-i me'vâ ni‘metlerinden incîri olur ammâ gök lop ve ak lop ve mışmış lop ve dede salı lopu ve ıssı yemez lopu ve haşhâşlı lop ve patlıcan lopu ve sarı lop ve yeşil lop ve ballı lop ve ter lop ve şekerli lop ve mor lop ve nakîb lopu ve sultân lopu ve Aydın lopu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92a ·
metinde göster ·
… a rehâ buldurdukda ibtidâ Y 244a şâm içre bu minâreden ezân-ı Muhammedî şâyi‘
olur. Her
evkâtda onar mü’ezzin gülbâng-ı Muhammedîyi kırâ’at ederler. Bu iki minâre hare …
Ve bâb-ı Kellâsiyye üzre bir minâre-i âlî dahi vardır, bu dahi dörd tabakadır. Ve kulle-misâl bir kulle-i âlîdir. Ve muvakkit sallî sadâsına rehâ buldurdukda ibtidâ Y 244a şâm içre bu minâreden ezân-ı Muhammedî şâyi‘ olur. Her evkâtda onar mü’ezzin gülbâng-ı Muhammedîyi kırâ’at ederler. Bu iki minâre haremin etrâfındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243b–Y244a ·
metinde göster ·
… ganemleri uyuz olur. Ve yetmiş bin huccâc derler, ammâ beş kerre yüz bin huccâc
olur, her
âdem birer kurbân eylese beş kerre yüz bin kurbân olur. Ammâ yigirmi, otuz, kır …
Ve cümle Urbân koyunların bu Mîne bâzârına getirmeseler bi-emrillâh cümle ganemleri uyuz olur. Ve yetmiş bin huccâc derler, ammâ beş kerre yüz bin huccâc olur, her âdem birer kurbân eylese beş kerre yüz bin kurbân olur. Ammâ yigirmi, otuz, kırk, elli ve yüz kurbân eder a‘yân vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y324b ·
metinde göster ·
İki hazîne dahi hâsıl olup cümle yigirmi dörd hazîne Mısır hâkinden cem‘
olur. Her
hazînesi 1200 Mısrî kîsedir. Ve her (---)(---)(---)(---)(---)(---) birin m …
İki hazîne dahi hâsıl olup cümle yigirmi dörd hazîne Mısır hâkinden cem‘ olur. Her hazînesi 1200 Mısrî kîsedir. Ve her (---)(---)(---)(---)(---)(---) birin mahalliyle tahrîr ederiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y61a ·
metinde göster ·
… l verse bedel olamaz ve buna mâlik olan dünyâ ve dünyâ-yı mâ-fîhâya mâlik olmuş
olur. Her
ne emrâz-ı muhtelife içün yese şifâ bulur. Evvelâ cüzâma, berasa ve bunların em …
Evvelâ bu bir tiryâkdır kim dünyâyı buna bedel verse bedel olamaz ve buna mâlik olan dünyâ ve dünyâ-yı mâ-fîhâya mâlik olmuş olur. Her ne emrâz-ı muhtelife içün yese şifâ bulur. Evvelâ cüzâma, berasa ve bunların emsâli emrâz-ı mühmeleye birer miskâl yiyen bi-iznillâh bedeninden arak ile her maraz çıkup ten-dürüst olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y126b ·
metinde göster ·
… fe meş‘alcibaşı olup peyk-i Resûlullâh Y 203b olup cümleye ser-çeşme ve zâbit
olur, her
kim bir meş‘alci murâd edinse bundan alup kefîlnâme bir guruş alır.
Ve bu meş‘alci yine arkasında on iki vukiyye çırasını yaka yaka gidüp tâ vakt-i asırda Mısır'a gidince el-azametullâh bu dahi Mısır'ın bir temâşâ günüdür. Cümle meş‘alciyân def ü kudümleri ile "el-hamdülillâhi bi's-selâme" deyüp Bâb-ı Nâsır'dan içeri hây hûy ile paşa sarâyında ser-çeşmeleri olan şâtırbaşıya varır, ol dahi paşadan bir hil‘at-ı fâhire geydirüp buyurdı-yı şerîf ile mahmel-i şerîfe meş‘alcibaşı olup peyk-i Resûlullâh Y 203b olup cümleye ser-çeşme ve zâbit olur, her kim bir meş‘alci murâd edinse bundan alup kefîlnâme bir guruş alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y203a–Y203b ·
metinde göster ·
… ar içre bir âdem ubûr etse gûnâ-gûn ezh[â]r râyihasından âdemin demâğı mu‘attar
olur. Her
bâğçede gûnâ-gûn kasırlar ve havz u şâzrevânlar ile ârâste ravza-i Rıdvânlardır …
Ve bu şehrin kıblesi ve şarkı ve şimâli ve yıldız cânibi cümle üç yüz altmış altı bâğ u bâğçe ve bostândır. Limon ve turunc şükûfesi mahallinde gaytânlar içre bir âdem ubûr etse gûnâ-gûn ezh[â]r râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Her bâğçede gûnâ-gûn kasırlar ve havz u şâzrevânlar ile ârâste ravza-i Rıdvânlardır. Hakîkatü'l-hâl yine cümle bâğdan Rıdvân Çorbacı ve Zülfikâr Q 295aP 292a Kethudâ hadîkaları bâğ-ı İremlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y348a ·
metinde göster ·
… medfûndur. Yılda bir kerre mâh-ı Receb'de mevlûd-ı azîmi olup cemiyyet-i kübrâ
olur. Her
tarîk meşâyihleri fukarâları ile bâğçelerde tevhîd ü tezkîr edüp sohbet-i hâssu …
eş-Şeyh İbrâhîm-i Ekber-i Minyâvî: İki yüz hâneli Minye köyünde bâğ u bostân nahlistân içinde medfûndur. Yılda bir kerre mâh-ı Receb'de mevlûd-ı azîmi olup cemiyyet-i kübrâ olur. Her tarîk meşâyihleri fukarâları ile bâğçelerde tevhîd ü tezkîr edüp sohbet-i hâssu'l-hâs ederler. Bâğ sâhibleri mâni‘ olmaduğından gayrı meşâyih fukarâlara meyve hedâyâ getirir mu‘tekid halkı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y350a ·
metinde göster ·
bâr koyun ve sığır ve deve kapar, suya gark edüp yavrularına nafaka eder. İsvân …
Bu kal‘a cezîresinde çok timsâh olur. Her bâr koyun ve sığır ve deve kapar, suya gark edüp yavrularına nafaka eder. İsvân timsâhından mel‘ûn timsâhı vardır. Herbirinin kaddi kırkar ve ellişer zirâ‘ gelür. Andan yine Nîl kenârınca say ağacı ormanı içre sekiz sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405b ·
metinde göster ·