Menâkıb-ı münâsib: Dahi Edirne şehri dest-i küffâr-ı hâksârda iken Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî Bursa şehrinde bir alay kibâr-ı evliyâullah ile müşâvere ederken esnâ-yı kelâmda buyururlar kim "İdrivne şehrin üç ejdehâ-yı nehr-i azîm derâğûş edüp belde-i İdrivne'yi helâk etmek isterler. Âhir gark-ı âb ederler. Ammâ seyecî sene 762 târîhînde dest-i Âl-i Osmân'a girüp zamîme-i dâr-ı İslâm olacakdır. Ayâ bizden Edirne'ye kim gider kim onda âmâde olup üç su bir olup tuğyân ile geldiklerinde du‘â edüp ol du‘â sebebiyle sular teskin ola?. Ba‘de'l-feth İdrivne şehrinde âsitâne-i azîm sâhibi ola" buyurduklarında hemân Sefer Şâh Sultân eydür "Pâdişâhım, eğer nutk-ı dürer-bârınız olursa bu abd-i kemter ve hakîr-i ahkar gidelim" dedikde hemân Bektâş-ı Velî Sultân "Hak mübârek eyleye!" deyü Sefer Şâh'a post u alem ve çerâğ u def [u] kudûm ü kalem ve nakkâre ü zil ve nefîr ü sadem ve seccâde ve hırka ve peşmine-i adem [ü] sofra ve gülbank ü bî‘at-ı perem ve kırk halîfe-i sâhib-kerem verüp Sefer Şâh Sultân'ı Rûm ereni olmağa lâyık erzânî görüp huzzâr-ı meclisde gülbang-ı Muhammedî çekilüp Hazret-i Pîr'den Sefer Şâh me’zûn olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek şehr-i Edirne'ye alem kaldırup def ü kudûm ü tablın döğdürüp tevhid [ü] tezkîr-i erre ile nefîrlerin çalarak derûn-ı Edirne'den ubûr etdiklerinde cümle nasârâlar engüşt ber-dehan edüp âlem-i hayretde kalırlar. Sefer Şâh Sultân bu hâl ile tevhîd-i sultânî ederek Hıdırlık nâm mevzi‘de karâr edüp subh [u] mesâ tevhîd [u] tezkîr edüp bâb-ı tevekkülde Kâf-ı kanâ‘at ile fakr [u] fâka çille-i merdânın çekmeğe müdâvemet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 150a ·
metinde göster ·
… lâhaza ile vaz‘ eylemiş kim Allâhümme âfinâ bu cisir mürûr-ı eyyâm ile münhedim
olursa bu
halka mâlıyla bu cisri ta‘mîr ü termîm edeler ammâ niçe kerre Kürd harâmîleri b …
Sâhibü'l-hayrât bu cisri inşâ ederken ol halkayı bu cisrin ortasına ol mülâhaza ile vaz‘ eylemiş kim Allâhümme âfinâ bu cisir mürûr-ı eyyâm ile münhedim olursa bu halka mâlıyla bu cisri ta‘mîr ü termîm edeler ammâ niçe kerre Kürd harâmîleri bu halkaya kemendler ile vaz‘-ı yed etmek murâd edinüp helâk olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
… az asker ile geçilüp Allâhümme âfinâ askere ve sancağ-ı Resûlullâh'a bir rahne
olursa bu
sû-i tedbîr ile pâdişâha değil pâdişâhlar pâdişâhına ne cevâb verirsin" deyü Ka …
"Yâ bugünkü gün ceng olmayup yarınki gün ceng olmak üzre Fâtiha tilâvet olunup orduda asker yokdur. Karşuya az asker ile geçilüp Allâhümme âfinâ askere ve sancağ-ı Resûlullâh'a bir rahne olursa bu sû-i tedbîr ile pâdişâha değil pâdişâhlar pâdişâhına ne cevâb verirsin" deyü Kazancızâde Süleymân Ağa savâb-ı şâfî cevâb verince hemân Yeniçeri Ağası Sâlih Paşa ve Gürcî Mehemmed Paşa eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18b ·
metinde göster ·
… ma‘lûm olur, zîrâ bir yerlü kayadan 256a atılup çıkar. Keştîbânlara su lâzım
olursa bu
mahalde tâ burunun ucunda bu kaynak suyun yoklayalar, ve's-selâm.
Ve bu cây-ı ma‘hûdede niçe bin vîrân kenîseler ve hân ve hammâm ve kubâb-ı azîmler ve tâk-i Kisrâlar var kim âdem anların vasfın tahrîr etmeğe âcizdir. Ve mezkûr mermer direkler olduğu kayalar altında ya‘nî deniz kenârında olan yarlar ve kayalar diplerinde niçe âb-ı hayât sular vardır, ammâ biri aceb kaynak-ı azîmdir. Değme âdem ol kaynak suyu bilmez, denizde kaynar, deryâdan yukaru kubbe gibi atılır, âb-ı hayâtdır. Tâ gemilerle üzerine varmayınca bilinmez. Yanına varınca kaynadığından ma‘lûm olur, zîrâ bir yerlü kayadan 256a atılup çıkar. Keştîbânlara su lâzım olursa bu mahalde tâ burunun ucunda bu kaynak suyun yoklayalar, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b–256a ·
metinde göster ·
… lup vığla bekleyüp aşağı varoşu hıfz ederler. Eğer Manya kâfirinden bir hareket
olursa bu
kal‘ada olan vığlacılar âteşler yakup niçe tüfengler atup etrâfa haber ederler. …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Misistre kal‘asın feth etdikde bu şehrin kefereleri mezbûr kullenin miftâhların Ebü'l-feth'e teslîm ederler, ammâ hâlâ kullede bir âdem sâkin değildir, ammâ bu kulle Manya vilâyetinin Şehbâz dağları eteğinde olup yüzü maşrıka nâzırdır. Ammâ aşağı şehir halkı kal‘anın ba‘zı rahnedâr yerlerin kendü mâllarıyla ta‘mîr ü termîm edüp Manya kâfirleri havfinden ba‘zı mahalde girüp tahassun ederler, ammâ evleri ve gayri amârları yokdur. Ancak her gece re‘âyâdan bu kal‘a içre beş nefer âdem kalup vığla bekleyüp aşağı varoşu hıfz ederler. Eğer Manya kâfirinden bir hareket olursa bu kal‘ada olan vığlacılar âteşler yakup niçe tüfengler atup etrâfa haber ederler. Fi'l-hâl cevânib-i erba‘a kurâlarından niçe bin tüfeng-endâz âdemler cem‘ olup Lonkanik kasabasın muhâfaza ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
… henüz bir Mısır gibi vilâyet dahi girdi, zîrâ rûy-ı arzda her ne gûne şey hâsıl
olursa bu
cezîre-i Girid'de beş kat ziyâde nebâtât [u] giyâhât müsmirâtlar hâsıl olur.
İmdi ey ihvân-ı vefâ Âl-i Osmân eline henüz bir Mısır gibi vilâyet dahi girdi, zîrâ rûy-ı arzda her ne gûne şey hâsıl olursa bu cezîre-i Girid'de beş kat ziyâde nebâtât [u] giyâhât müsmirâtlar hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324b ·
metinde göster ·
… ri boğazlarında uryân bir alay ibâdullâh edâ-yı hac etmeden bir fetret-i tuğyân
olursa, bu
kadar uryân ibâdullâh Urbân atları pâyinde pâymâl mi olsunlar? Giderin şöyle ke …
"Baka beğler, baka ağalar! Bu iş içün size sa‘âdetlû pâdişâhımızdan bir hatt-ı şerîf geldi mi ve gelse de bu iki kerre yüz bin huccâc bu Haccü'l-Ekber mahallinde cem‘ olup başı kabak yalın ayak kefenleri boğazlarında uryân bir alay ibâdullâh edâ-yı hac etmeden bir fetret-i tuğyân olursa, bu kadar uryân ibâdullâh Urbân atları pâyinde pâymâl mi olsunlar? Giderin şöyle kelâmları, söylemen" deyü cevâb etdükde cümle a‘yân-ı şâm ve Mısır âlem-i hayretde kalup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313b ·
metinde göster ·
… şer‘ile ne kadar âdem katl olunursa ve Mısır içre ne kadar a‘yân-ı kibâr merhûm
olursa bu
tekye-i Mü’minîn'de niçe bin âdem ile namâzları kılınır bir tekye-i musallâ-yı …
Ve Rûmeli meydânında şer‘ile ne kadar âdem katl olunursa ve Mısır içre ne kadar a‘yân-ı kibâr merhûm olursa bu tekye-i Mü’minîn'de niçe bin âdem ile namâzları kılınır bir tekye-i musallâ-yı müslimîndir. Etrâfında hücreleri ve sebîli var, ammâ matbah yokdur. Ancak dörd sütûn üzre kârgîr Y 114b kubbe binâ bir âsitânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y114a–Y114b ·
metinde göster ·
Acîbe-i dîğer: Bu câmi‘in şark tarafındaki orta kapudan içeri elli adım gidüp bir mermer direk vardır. Ana dahi ba‘zı mu‘tekid âdemler, "Ka‘be-i şerîfe eğer bu sene müyesser olursa bu amûda doğru varayım", deyü gözün yumup varır. Ba‘zısı isâbet eder, Ka‘be'ye gider; ba‘zısı hilâf gider, Ka‘be'ye gitmez. Mücerrebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y323a ·
metinde göster ·