… lâ şam‘dânlar üzre yigirmişer kantâr şem‘-i asel-i kâfûrîler var kim her birine
on beşer
kademe nerdübân-ı haşeb ile urûc olunup her leylelerde çerâğân olup derûn-ı câm …
Ve mihrâbın yemîn [ü] yesârında burma zıh zıh amelî amûdlar var kim sihr-i i‘câzdır. Ve yine anda birer âdem kaddi nühâs-ı hâlis [ve] zeheb-i hâlis ile mutallâ şam‘dânlar üzre yigirmişer kantâr şem‘-i asel-i kâfûrîler var kim her birine on beşer kademe nerdübân-ı haşeb ile urûc olunup her leylelerde çerâğân olup derûn-ı câmi‘ nûr içre nûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… -i azîmdir. Niçe yüz Bartın ve İngilis fıçıları var kim her birinin içine onar,
on beşer
âdem sığar fıçılardır ve Mora'nın ardıç ağacı fıçıları ve Alman fıçıları var ki …
Esnâf-ı sirkecibaşı: Mîrî kârhâne Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler mahallesi'nde pâdişâha mahsûs kârhâne-i azîmdir. Niçe yüz Bartın ve İngilis fıçıları var kim her birinin içine onar, on beşer âdem sığar fıçılardır ve Mora'nın ardıç ağacı fıçıları ve Alman fıçıları var kim ta‘bîr olunmaz. Ve Enez'in ve Mağrib'in ve Atina'nın husrevânî küplerinde otuzar kırkar yıllık sirkeleri vardır. Ve âdem sığar katremîz sırça şîşeler içre gül sirkesi ve amber sirkesi ve hurmâ sirkesi ve koknâr sirkesi ve misket sirkesi ve tüffâh sirkesi ve niçe yüz elvân müsmirâtdan pâdişâh içün kırkar ellişer yıllık sirke şîşeler ile müzeyyen olmuş Ebü'l-feth'den berü sirkehâne kârhânesidir. Ketehorya bâğlarında sirkecibaşıya mahsûs bin dölüm misket üzümü bâğları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170b ·
metinde göster ·
… . Ve bu kal‘a inşâ olunurken yedi kerre Tatar askeri Moskov diyârına sefer edüp
on beşer
yigirmişer bin esîr ile ordu-yı İslâm'a gelüp cümle asker-i İslâm onar guruşa e …
Mâh-ı mezbûrun on üçüncü gün debdebe ve velvelev-i Âl-i Osmân ile deryâ-misâl asker kal‘a-i Azak altına Serdâr-ı Mu‘azzam Civân Kapucubaşı Vezîr Mehemmed Paşa gelüp Kal‘a-i Azağ'ı hâlî buldular. Ammâ küffârın bir hıyel [u] şeytanatı vardır deyü üç gün ârâm edüp dördüncü gün kal‘a zemînine ezânlar okunup kol kol cemî‘-i Eflak u Boğdan'a fermânlar olup Kal‘a-i Azak'ın esâsına Bism-i İllâh ile hafirler kazılmağa mübâşeret olunup üç günde ka‘r-ı zemînden su zâhir olup temeline rahtım-i Horasân ile ısgaralar çatup Timurlenk nâm cezîrede bir münhedim olmuş kal‘a-i atîkden cümle keştîler taş-keşân olmağa me’mûr olup kal‘ayı binâ etmeğe mübâşeret olundu. Bir ayda iki kulle binâ olundu kim kadîm-i evvelde Ceneviz binâsından metîn oldu. Hâlâ bu kal‘a hakkında "Ceng-i Serdâr Deli Hüseyin Paşa, feth-i Bahâdır Girây Hân, binâ-yı Civân Kapucubaşı" deyü Kırım tevârîhinde mestûrdur. Ve ta‘mîr ü termîm olunup yine ke'l-evvel Kefe eyâletinde sancak beği tahtı olup iki tuğ ile mir-i mîrân (---) Paşa muhâfız kalup ve yeniçeri ağası yerine (---) Ağa yigirmi aded yeniçeri odasıyla ve altı topçu odasıyla topçubaşı ve on oda cebeciyle cebecibaşı ve yedi bin kara tayak Tatar askeri muhâfazacı kondu ve yedi sancak beği ve on iki alaybeği ile muhâfazacı yigirmi altı bin asker kondu ve kal‘a içine yetmiş balyemez ve kırk kolomborna ve üç yüz şâhî handak kenarlarına koyup gice ve gündüz ihtimâm-ı tâm ile kal‘a bir gün 264a evvel itmâm etmeğe sa‘y-ı belîğ edüp cemî‘î ammâl ve bennâlara ve sa’ir mühimmât u levâzımâtlara beş bin kîse harc olundu" deyü der-i devlete arz olundu. Ve bu kal‘a inşâ olunurken yedi kerre Tatar askeri Moskov diyârına sefer edüp on beşer yigirmişer bin esîr ile ordu-yı İslâm'a gelüp cümle asker-i İslâm onar guruşa esîr alırlardı. Âhirü'l-emr Moskov kralı "Aman, aman ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp elçileri Âsitâne-i sa‘âdet tarafına akd-i sulh etmeğe revâne oldular. Kal‘a itmâm bulup içinde câ-be-câ hâneler imâr olurken Serdâr Mehemmed Paşa, Âsitâne'ye gidüp sâ’ir asâkir-i İslâm dahi vatanlı vatanlarına gidüp hakîr yine Tatar-ı adüv-şikârın Mansûrlu kabâ’iliyle gidüp geldiğimiz yollar ile yine sekiz günde vilâyet-i Kırım'a dâhil olduk. Yigirmi gün yine Bâğçesarây'da zevk idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263b–264a ·
metinde göster ·
… . Sun‘-ı Hudâ budur kim bu ılıca beş altı yerde kaynakdır kim birbirine onar ve
on beşer
adım ba‘îd kıbâblardır. Kimisi buz pâresi âb-ı zülâldir, kimisi eyle ıssıdır ki …
Evsâf-ı germâb-ı ibret-nümâ: Nehr-i Araz ile Van deryâsı kenarında Erciş kal‘ası mâbeyninde bir humme-i vâcibü's-seyrdir kim Ziyâeddîn kal‘asına karîbdir. Sun‘-ı Hudâ budur kim bu ılıca beş altı yerde kaynakdır kim birbirine onar ve on beşer adım ba‘îd kıbâblardır. Kimisi buz pâresi âb-ı zülâldir, kimisi eyle ıssıdır kim çömlekde bulgur kaynar gibi kaynar. Bunâ muttasıl bir ayn-ı bârid vardır. İçinden râhat-ı cân ile üç taş çıkaramazsın. Şiddet-i burûdetinden dest-i âdem tahammül edemez ve yine buna muttasıl şâzirvân-misâl pertâb eder eyle ıssıdır kim içinde baş ve paça ütülenir. Bu germâbların ancak birinde âsâr-ı binâ vardır. Gayrılar küşâde Hüdâî hummelerdir kim her biri birer âsiyâb-ı mâ kadar cereyân eder. Bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp fermân-ı vezîr ile kal‘a kullarının nısfı ağalarıyla sefere me’mûr olup andan yine cânib-i garba Süncâb aynı kenarınca dağlar ve taşlar aşup 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 291b ·
metinde göster ·
… olunur bâğlı u bâğçeli hânedânlardır. Her derveze içre ekall-i mâ-yekûn onar ve
on beşer
hâne-i müte‘addideler var. Cümle âsâr-ı binâları kerpiç ile mebnîdir ve cümle d …
Sitâyiş-i imârât-ı hânedân-ı şehr-i Rey: Gerçi sâ’ir diyârlar gibi kal‘ası amâr değildir ammâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Cümle dokuz bin sekiz yüz aded derveze add olunur bâğlı u bâğçeli hânedânlardır. Her derveze içre ekall-i mâ-yekûn onar ve on beşer hâne-i müte‘addideler var. Cümle âsâr-ı binâları kerpiç ile mebnîdir ve cümle dam u bâmları türâb-ı pâk ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Ammâ bu şehrin cânib-i erba‘asında sûr hafri-misâl handak-i vâsi‘i ve umk-ı azîmi vardır kim yâğî vü bâğîden emîndir. Ve cânib-i etrâfında sekiz aded dervezeleri vardır. Ammâ cümle haşeb levha bâblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
… Kûh-ı Bîsütûn'dan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim her bir kehf içre onar ve
on beşer
bin koyun kışlar. Andan yine taraf-ı şimâle (---) sâ‘atde gerçi kar üzre gitdik …
Menzil-i Ağzıaçık Mağârâ: Hınıs sancağı hâkinde kenâr-ı Araz nehrinde bir ma‘mûr köydür. Bu kurâ halkının cemî‘i hayvânâtları sayf u şitâda nehr-i Araz sâhilindeki mağârâlarda yatırlar. Mâh-ı Temmuz'da ol gârlar sermâdır. Eyyâm-ı şitâda hummâ-misâl germâdır. Anıniçün Ağzıaçık mağârâ derler. Kûh-ı Bîsütûn'dan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim her bir kehf içre onar ve on beşer bin koyun kışlar. Andan yine taraf-ı şimâle (---) sâ‘atde gerçi kar üzre gitdik ammâ havâ mu‘tedil olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
… girüp mahpûs olup bir karış balık taşra çıkamayup pereme ve kayıklar kadar onar
on beşer
arşın kaddi müteferrika morina ve sekizer ve beşer zirâ‘ mersin balıkların kıra …
Bir menfez-i cây-ı rehâ ararken hemân görse kim Tuna yüzünde kapan boğazı açık. Tarfetü'l-ayn içre su akındısı ile ol boğazdan yıldırım gibi geçem derken sayyâdlar kapanın iplerin kaldırıp beri tarafda bir açık boğaz dahi vardır. Ana sağîr ü kebîr cümle balıklar girüp mahpûs olup bir karış balık taşra çıkamayup pereme ve kayıklar kadar onar on beşer arşın kaddi müteferrika morina ve sekizer ve beşer zirâ‘ mersin balıkların kıra kıra Tuna yüzü {kızıl} kan olup andan tuzlayup nice bin bâzergânlara balık salamurasın gök paslı sivilye ve altun ile fürûht edüp nice bin araba yükü balık turşusu kâfiristâna gider. Ve ba‘zı morina balığından beş altı kantar kara havyarı çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
… d müsellâh ve müzeyyen ve müretteb, vakâr sâhibi ağalar kim niçesi beşer, onar,
on beşer
zırh [u] zereh-külâhlı ve mahbûb köçekli ve küheylân atlı ağalardır. Andan,
Alay-ı ağavât-ı vâcibü'r-ri‘âyâ: Bu hakîr Evliyâ bu zümreden idik, ammâ hamd-i Hudâ vak‘ u vakârımız kapucubaşılardan âlî-kadr idik. Bu cavk asker cümle bin aded müsellâh ve müzeyyen ve müretteb, vakâr sâhibi ağalar kim niçesi beşer, onar, on beşer zırh [u] zereh-külâhlı ve mahbûb köçekli ve küheylân atlı ağalardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81b ·
metinde göster ·
… l cümle on dokuz banlık ve herseklik yerden cemî‘isinin elçileri beşer, onar ve
on beşer
aded kîse guruş ile ve bu kadar zî-kıymet cevâhir makûlesi gûnâ-gûn eşyâlar ile …
Kal‘a-i Zadra'dan ve dahi vilâyet-i Zirin'den ve dahi vilâyet-i Bekân'dan ve dahi vilâyet-i Nadaj'dan ve dahi vilâyet-i (---) oğlundan ve dahi vilâyet-i Islovin'den ve dahi vilâyet-i Mükmüri'den ve dahi vilâyet-i Dodoşka'dan ve dahi vilâyet-i Moran'dan ve'l-hâsıl cümle on dokuz banlık ve herseklik yerden cemî‘isinin elçileri beşer, onar ve on beşer aded kîse guruş ile ve bu kadar zî-kıymet cevâhir makûlesi gûnâ-gûn eşyâlar ile ve kırkar ellişer pastav elvân çukalar ve müzeyyen tüfengler getirüp cümle elçilere mertebelerince i‘zâz [u] ikrâm olunup paşadan dahi anlara ba‘zı hedâyâlar ile birer ağa mahabbetnâmeler götürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148a ·
metinde göster ·
… inmek istersen, eğer hâzır ve eğer gâ’ib olup mansıblara gidersen de mâh-be-mâh
on beşer
kîse masrûfum var. Ve Kiremitçi Mustafâ Ağa kethudâma yüz kîse deynim var, ale' …
"Paşacığım, eğer benimle geçinmek istersen, eğer hâzır ve eğer gâ’ib olup mansıblara gidersen de mâh-be-mâh on beşer kîse masrûfum var. Ve Kiremitçi Mustafâ Ağa kethudâma yüz kîse deynim var, ale's-sabâh deynim ver. Ve her yıl altı Marmara gemisi odunum alınur. Ve Selmân Beğime ve Ömer Beğime ve Mukbil Ağama ve kethudâma beher yevm yüzer kîle arpa ve yevmiyye onar vukiyye kahve ve onar vukiyye sükker-i mî‘âd ve her şeb onar vukiyye şem‘-i asel-i kâfûrî ve niçe yüz tekâlîf-i mâlâ-ya‘nî kelâmları gûyâ dilli defter gibi bir masrûf kelimâtları söyleyüp niçe kerre yüzüme yapışdı. Ben yine ayak üzre kadîd-i mahz gibi kethudâ kadını ve hazînedârı ve musâhibeleri ve'l-hâsıl üç yüzden mütecâviz nisvân-ı sâhib-isyânlar gelüp hakîrin destin bûs edüp kat-ender-kat durup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44a ·
metinde göster ·
… muş burc-ı Kahkahâ-vâr birer gûne tabya-i üstüvârlardır kim her birinde onar ve
on beşer
aded ejder-i heft-ser-misâ[l] kırmızı çuka çullu çul dutmaz ve kundak dutmaz ve …
Ve Karakaş Paşa tabyası ve Ulama Paşa tabyası ve Balı Paşa tabyası ve Süleymân Paşa tabyası ve Sarı Ken‘ân Paşa tabyası ve Siyâvuş Paşa tabyası ve Kara Murâd Paşa tabyası, bunların her biri birer gûne tarz üzre tarh olunmuş burc-ı Kahkahâ-vâr birer gûne tabya-i üstüvârlardır kim her birinde onar ve on beşer aded ejder-i heft-ser-misâ[l] kırmızı çuka çullu çul dutmaz ve kundak dutmaz ve balyemez ve amân vermez Deli Balı nâm balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
… ürüp anda demir çemberlerin geçirüp ağaçdan topları atmağa başlar. Ammâ her top
on beşer
ve yigirmişer kerre ancak atılır, ba‘zısı üç dörd kerreden ziyâde atılmaz.
Ve ekseriyyâ kal‘aları Kanije gibi sazlık ve bataklık içinde ağaçdan kal‘alardır, lâkin her biri sedd-i İskender'dir, zîrâ bu diyâr küffârları İsfaç kralından pek havf 129a etdiklerinden kal‘aların metîn ü müstahkem ederler. Ammâ ekseriyyâ topları dişbudak ağacından ve karaağaçdan ve sarma ağacından fıçı gibi yapılmış toplardır kim cümle toplar beşer onar yerde demir çemberlidir. Her topları onar âdem kaldırır ve on topu bir arabaya koyup istediği yere götürüp anda demir çemberlerin geçirüp ağaçdan topları atmağa başlar. Ammâ her top on beşer ve yigirmişer kerre ancak atılır, ba‘zısı üç dörd kerreden ziyâde atılmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128b–129a ·
metinde göster ·
… gûnâ-gûnu ve mâ’ide-i Sübhânî'yi seyr [ü] temâşâ ederler kim her semek onar ve
on beşer
ve yigirmişer vukiyye gelir, gûyâ murassa‘ sun‘-ı Hudâ balıklar var kim âdem ba …
Ve bu mezkûr havz-ı amîkun kenârındaki kayalara muttasıl Mostar müftîsi (---) Efendi bir tekye-i Halvetî inşâ edüp bir kasr-ı âlîsi Buna nehrine nâzır olup cümle uşşâkân [u] erbâb-ı ma‘ârif ehl-i dilân bu kasırda ve bu tekyenin kameriyyelerinde meks edüp gûy gûy sohbet-i hâslar ve mubâhase-i ilmiyyeler edüp niçe yârân-ı ârifân-ı zarîfân havz içinde olan mâhî-i gûnâ-gûnu ve mâ’ide-i Sübhânî'yi seyr [ü] temâşâ ederler kim her semek onar ve on beşer ve yigirmişer vukiyye gelir, gûyâ murassa‘ sun‘-ı Hudâ balıklar var kim âdem bakdıkça hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161a ·
metinde göster ·
… inlerdir. Ve bu kulle kâfire böğür igi olduğundan niçe kerre bu kulle üzre onar
on beşer
bin küffâr ale'l-gafle gelüp bir ceng [ü] cidâle âheng etdikleri gibi kal‘adan …
Ve bu boğazdan taşra elli mîl alarka deryâ içre İşpanya vilâyetinin Pulya cezîresidir kim bu kullenin tâ alemi dibinde gözcü köşkü vardır, cezîre-i Pulya andan nümâyândır. Ve bu kullenin nehr-i Neretva aşrısı hâlâ isyânda olan Loboşka nâhiyemiz kâfirleri sâkinlerdir. Ve bu kulle kâfire böğür igi olduğundan niçe kerre bu kulle üzre onar on beşer bin küffâr ale'l-gafle gelüp bir ceng [ü] cidâle âheng etdikleri gibi kal‘adan bir top atılınca cânib-i erba‘asında olan kurâ vü kasabâtlardan yigirmi otuz bin âdem ân-ı vâhidde cem‘ olup küffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle-i metîni ve içinde olan gâzîleri âfât-ı semeviyye ve âfât-ı araziyyeden masûn ve mahfûz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… rası âdem gövdesi kalınlığı mîşe ve pelîd dırahtlarıdır kim her birinin kadleri
on beşer
mi‘mâr arşını kalın dıraht-ı müntehâları birbirlerine san‘at ile üstâd bennâlar …
Ve dahi dîvârının gird-â-gird kırkar ve ellişer ayak enli rıhtım ve dolma çim dîvâr-ı metîndir. Ve iki tarafı bu dîvârın içerisi ve taşrası âdem gövdesi kalınlığı mîşe ve pelîd dırahtlarıdır kim her birinin kadleri on beşer mi‘mâr arşını kalın dıraht-ı müntehâları birbirlerine san‘at ile üstâd bennâlar bağlayup içini kirpi-misâl rıhtım dolma çim etmişler kim niçe kerre yüz bin top ursan gülleler ağaç direklerden içeri girüp kûh-ı Elburz-misâl toprağa saplanup kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
… erek erbâb-ı fıska hedâyâ götür[ür]ler. Beyâz süd gibi arakı dahi olur. Ve onar
on beşer
vukıyye gelir Haleb kalkanları gibi beyâz ve hâs râyizâneli ve çörekotlu ve süs …
Ve memdûhâtından bâğ u bâğçesi birov hâkimlerinin nakilleri üzre Matra dağların zeyn etmiş yigirmi sekiz bin bâğdır. Eyle lezîz ve âbdâr ve hoşhor on yedi gûne engûrü olur kim yedi gûnesi misket üzümüdür, tenâvül eden inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn bulur. Ve gingöşiyye bâdesi dedikleri katresi harâm hamrı Rûm ve Arab u Acem'de misli yokdur, meğer Boğazhisâr kurbunda Akdeniz içre Bozcaada cezîresinin misket üzümü ola. Ammâ bunun hamrının humârı olmaz derler ve sudâ‘ verüp başa urmaz derler. La‘l-gûn ve beyâz ve sarı yâkût gibi berrâk ve mücellâ bâdeleri olup bir gûne sivri sivri toprak destîler ile gingöşiyye bâdesi deyerek erbâb-ı fıska hedâyâ götür[ür]ler. Beyâz süd gibi arakı dahi olur. Ve onar on beşer vukıyye gelir Haleb kalkanları gibi beyâz ve hâs râyizâneli ve çörekotlu ve süsenli sipov nâm ekmekleri olur kim aslâ bu nân-pâre yanı sıra katık istemez gâyet lezîz ekmeği olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40b ·
metinde göster ·
… lmışlardır. Ammâ bir kerre atılır gayri atılmaz. Lâkin öbir nev‘a ağaç top onar
on beşer
kerre atılup bu havân top kadar amel-i kesîresi yokdur.
Hîn-i mahalle bu havân ağaç topu ale'l-gafle bir kal‘a kapusuna karîb {koyup} âteş edince gerüdeki falyadan tarafa olan hazînenin bârûdu {âteş alup} araba çam seren direkler ile {topu} kal‘a kapusuna yâhûd handak kenârına götürüp bu kerre içerde bir bârûd hazînesi dahi var, top güllesiyle sıkılanmışdır, hemân ol {dahi} âteş alup ne kal‘a dîvârın kor ve ne dâr u derveze kor. Kapuyu elbette kal‘ edüp içeri düşman girüp Yanık kal‘asın ve Papa'nın kal‘asın böyle ağaç havân top ile almışlardır. Ammâ bir kerre atılır gayri atılmaz. Lâkin öbir nev‘a ağaç top onar on beşer kerre atılup bu havân top kadar amel-i kesîresi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
… bu kavm-i Tatar ardlarına ve izlerine bakmak de’bleri değillerdir, zîrâ onar ve
on beşer
kadar atlar birbirlerinin kuyruklarına arkanlarla bağlı olup cümle atlar birbir …
Bu kavim ol kavm-i sâ‘ıka-i ra‘d-vârdır kim tahmînen küffâr bir iki merhale yerlerde kalınca cemî‘i Tatar'a çapul bırakmak, ya‘nî ılgar ile gitmek fermân olundukda cümle kavm-i Tatar mukaddemâ arpaya bağlanmış ve yaranmış ve kızaklanmış ağırmak küheylân atlarına ol gün süvâr olup seğirdirler. Allâh ırağ eylesün ol mahalde bir âdem atdan tekerlense aslâ halâs mümkin değildir. Hemân ol âdem at ayakları altında pâymâl-i rimâl olup şehîd olur, zîrâ ol mahalde bu kavm-i Tatar ardlarına ve izlerine bakmak de’bleri değillerdir, zîrâ onar ve on beşer kadar atlar birbirlerinin kuyruklarına arkanlarla bağlı olup cümle atlar birbirlerin keşân ber-keşân çekerler. Eyle ana baba gününde bir at dahi yıkılsa ol at bir dahi davranmayup atların ayakları altlarında helâk olur, değil ki benî âdem atdan yıkılup halâs ola. Ol at dahi zîr-i pây-i semendde ve benî âdem dahi atların ayakları altlarında herse ve ma‘cûn ve lahm-ı acîn gibi olur Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
… llerinde fütûnî kîseler ve ellerinde sünnetî zînetî(?) hınnâlar urunmuş onar ve
on beşer
yaşında üstâd-ı Çerkes ve Abaza ve Gürcî ve Rus ve Leh ve Maskov dilberleri tâv …
Ve cümle dellâkleri ibrîşim futalar ile sîm-gûn bedenlerin dirâğûş etdirüp bellerinde fütûnî kîseler ve ellerinde sünnetî zînetî(?) hınnâlar urunmuş onar ve on beşer yaşında üstâd-ı Çerkes ve Abaza ve Gürcî ve Rus ve Leh ve Maskov dilberleri tâvûsî reftâr ile hırâm ederek gelüp âdeme yapışup gûnâ-gûn musanna‘ şîvekârlık ile herkesin murâd u merâmları üzre hizmet etdiklerinde âdemin sehâ damarları depreşüp cândan azîz şeylerin ol uryân hâlde iken vermek mukarrerdir. Tâ bu mertebe muğlim dellâk-i pâkleri var. Ve her bir gulâmlar âlüfte ellerinde mecmerelerle ûd-ı mülebbesler ve buhûr-ı hâverîler ihrâk edüp râyiha-i tayyibeden gasillerin dimâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·
… l olup 148b anlar dahi anaları tarafında olan dedelerine ve akrabâlarına onar
on beşer
yaşında iken anlar da kılıç urmağa âheng ederek dedelerinin dâr-ı diyârların ba …
Kavm-i Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr-ı bî-rahmler dahi Kırım hânları da birbiri akîblerince Âl-i Osmân'a imdâd ederek hadden efzûn ve hisâbdan bîrûn mâl-ı ganâ’imler ve esîrler gelerek mâd[yân]larına aşan aygırlardan küheyl atlar hâsıl olup binerler ve küffârın kızları ve avretlerine aşan gâzîlerden püserân [u] bintânlar ve oğul balı gibi zî-şânlar ve dilberân-ı sîm-ten sîm-endâmlar hâsıl olup 148b anlar dahi anaları tarafında olan dedelerine ve akrabâlarına onar on beşer yaşında iken anlar da kılıç urmağa âheng ederek dedelerinin dâr-ı diyârların başına dar ederek niçe bin tâze kurâ ve kasabât ve şehir kılâ‘ları ve belde-i mu‘azzamaların feth etmededirler. İlâ mâşâallâh devlet-i Âl-i Osmân mü’ebbed olup Lazistân ve Mikrilistân ve Abazistân ve Çerkezistân vilâyetleri gibi her dâr-ı diyâr düyûr kâfiristânı feth edüp deyrlerin mesâcid [ü] cevâmi‘ler edeler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a–148b ·
metinde göster ·
… mek muhâl ola ve yâhûd aslâ rûzgâr olmayup serd-mend hevâ ola. Her geminin onar
on beşer
kadar keştîbânları ellerine ucu harbeli sırıkları alup gemilerin iki yanlarına …
Ve eğer eyyâm-ı rûzgâr muhâlif olup murâd edindikleri yere gemileri buz üzre gitmek muhâl ola ve yâhûd aslâ rûzgâr olmayup serd-mend hevâ ola. Her geminin onar on beşer kadar keştîbânları ellerine ucu harbeli sırıkları alup gemilerin iki yanlarına kefereler ayak üzre dizilüp usûl ve âheng âğâze ile "Yajuj ve Yajuj, Marya Got Hristosu Aya Niko Aya Kaşo Aya İsvet Nikola ve Aya Vosto" deyerek savt-ı a‘lâ ile feryâd ederek ellerindeki harbeleri buza urdukça hasır yelkenden ziyâde gemileri kuş gibi uçar, zîrâ gemilerin altları sâfî domuz dişleri batırup dizilmişdir kim altı billû[r] gibi buz deryâsında gemi durabilir mi?
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… ar ve ellişer aded iri ve ufak dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir kullede onar ve
on beşer
aded sağîr ü kebîr balyemez topları vardır.
Ve cümlesi yüz on bir kulle-i azîmlerdir kim her biri birer gûne burc-ı eflâkden nişân verir ebrâc-ı azîmlerdir. Ve her bir kullede kırkar ve ellişer aded iri ve ufak dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir kullede onar ve on beşer aded sağîr ü kebîr balyemez topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
… kulaklı bir şîrîn mahbûb koç kellesi gibi petek balı olur. Her sepetde onar ve
on beşer
ve yigirmişer vukıyye gelir baldan koç kellesi hâsıl olduğıyçün "koç başı balı" …
Sırr-ı sun‘-ı Hudâ-yı azîm: Hikmet, garâ’ib bunda kim balın kovan sepedi içre hâsıl olan bal koç başı gibi boynuzlu ve kaşlı ve gözlü ve ağızlı ve burunlu ve kulaklı bir şîrîn mahbûb koç kellesi gibi petek balı olur. Her sepetde onar ve on beşer ve yigirmişer vukıyye gelir baldan koç kellesi hâsıl olduğıyçün "koç başı balı" deyü memdûhât içre meşhûrdur. Ve râyiha-i tayyibesi misk [ü] amber-i hâm gibi olup tenâvül edenin demâğın mu‘attar eder. Ve bu kenîsede pişen ni‘met-i nefîse bir yerde tabh olmak ihtimâli yokdur kim cemî‘i âyende vü revendelere sofra-i bî-im[tin]ânlarıyla ni‘met-i mümessekleri mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255a ·
metinde göster ·
mi‘mâr arşını topraklar yığılıdır kim bu toprakların altlarında cümle bin yedi …
Ve bu dîvârlardan yüksek onar ve on beşer mi‘mâr arşını topraklar yığılıdır kim bu toprakların altlarında cümle bin yedi yüz aded sâde lağımlar vardır kim cümlesi hâzır-bâş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310b ·
metinde göster ·
… mihmârdârlık edüp subh u mesâ matbah-ı Keykâvuslarında yüz adedden ziyâde onar
on beşer
koyun alır ve beşer altışar aded sığır alır kazganları var kim bednâm günlerind …
Girid cezîresinin içinde kırk aded güzîde binâ-yı âlî manastırın biri dahi budur. Gâyet mahsûllü yer olup balı ve meyve-i âbdârları meşhûr olup cümle kefereleri Rûm'dur, zîrâ cümle Girid'in re‘âyâları Rûm'dur. Lasman Frengleri kal‘alarda sâkin olurlardı ve kal‘alar içre yine Rûm re‘âyâlar ve arhondalar var idi. Ammâ bu manastırın içinde binden mütecâviz ruhbânları ve mûğ-pîçe palâs-pûşânları var kim her biri perî-peyker ve melek-manzar muğân perîleri müsâfirîne hidmet ederler. Ve şeb [ü] rûz cemî‘i âyende vü revendegânlara ni‘met-i bî-imtinânları mebzûl olup bin cân u baş ile mihmârdârlık edüp subh u mesâ matbah-ı Keykâvuslarında yüz adedden ziyâde onar on beşer koyun alır ve beşer altışar aded sığır alır kazganları var kim bednâm günlerinde niçe bin kefereler cem‘ olup subh u şâm müsâfirîne ziyâfet ederler. Bu deyr-i musanna‘da mu‘tekif olan kıssîs ve bıtrîkânların zu‘m-ı bâtıllarınca Hazret-i Îsâ halîfesinin bir havâriyyûnu bunda medfûndur derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322b ·
metinde göster ·
… ar cereyân eder berd-i hâlis mâ-i tâhirdir. Ve bu hareme dahi eyle iki tarafdan
on beşer
kademe taş nerdübân ile urûc olunur. El-hâsıl mecma‘-ı zurefâ ve yârân-ı bâ-vef …
Ve bu haremden câmi‘ye iki tarafdan dîvânhâne nerdübânları gibi taş nerdübân ile câmi‘e urûc olunur. Ve mezkûr âb-ı hayât çeşme nerdübân altından üçer lüle çeşmelerdir. Her bir aynı âdem bâzûsı kadar cereyân eder berd-i hâlis mâ-i tâhirdir. Ve bu hareme dahi eyle iki tarafdan on beşer kademe taş nerdübân ile urûc olunur. El-hâsıl mecma‘-ı zurefâ ve yârân-ı bâ-vefâ yeri bir nazargâh haremdir. Ve cümle binâları serâpâ kurşum ile mestûr Y 35b bir câmi‘-i meşhûrdur. Ve kıble kapusu üzre terkîm olunan târîhi böyledir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y35a–Y35b ·
metinde göster ·
Ve üç yerdeki soffaların her biri onar ve on beşer sommâkî direkler üzre kiremit örtülü soffalardır. Gerçi bu dıraht-ı müntehânın sâyesinde kiremit örtülü binâ lâzım değildir. Ammâ bârân-ı rahmetden hevâyic-i müsâfirîn mahfûz olsun içün sâhib-i hayrlar böyle ârâmgâh binâ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105b ·
metinde göster ·
… n kat dîvârdır, ammâ kırk arşın bâlâ dîvâr-ı metîndir. Ve gayri yerleri Q 64a
on beşer
, yigirmişer arşın bâlâdır. Ve liman etrâfı on iki kulle-i zîbâlardır.
Ve mezkûr Kız kullesi katmer gül gibi biri biri içinde sâfî beyâz mermerden bir musanna‘ vâcibü's-seyr bir kulledir. Andan kulle ve mevzûndur. Andan bir kal‘adır. Limanı dolaşınca bin yüz adımdır. Ve bu tarafı gerçi yalın kat dîvârdır, ammâ kırk arşın bâlâ dîvâr-ı metîndir. Ve gayri yerleri Q 64a on beşer, yigirmişer arşın bâlâdır. Ve liman etrâfı on iki kulle-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134b ·
metinde göster ·
… ımdır. Ve iki kapusu var. Biri şimâle ve biri cenûba nâzırdır. Bu kapulara onar
on beşer
ayak taş nerdübân ile çıkılır, alçaçık küçücük kapulardır, zîrâ bu iç kal‘a içi …
Ve bu kal‘anın iki iç kal‘ası vardır. Büyük iç kal‘a tâ zirve-i a‘lâda evc-i semâya münkalib çâr-kûşe bir sedd-i Ye’cûc'dur. Cirmi altı yüz adımdır. Ve iki kapusu var. Biri şimâle ve biri cenûba nâzırdır. Bu kapulara onar on beşer ayak taş nerdübân ile çıkılır, alçaçık küçücük kapulardır, zîrâ bu iç kal‘a içine at ve katır ve sâ’ir hayvân girmez. P 65b Başka bevvâbları vardır, zîrâ bu kal‘ada aslâ ev yokdur. Ancak bir çemenzâr düz sahrâdır. Altı serâpâ boşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139a ·
metinde göster ·
hücreli (---)(---)(---)(---)(---)(---) medreselerdir. (---) ve kâ[r]gîr bi …
Ve her câmi‘de birer medreseden mâ‘adâ cümle (---) medresedir. Ve her birinde birer mescid mukarrerdir ki cemâ‘atle ibâdet olunur. Evvelâ medrese-i Muhâliyye ve medrese-i (---)(---)(---)(---)(---)(---) Alî Y 163b Neccâr ve medrese-i Tahtalu ve Balı Paşa'nın Şeyh medresesi ve Monlâ Ramazân medresesi ve Tabahâne (---)(---)(---)(---)(---)(---) medresesi (---)(---) meşhûr-ı âfâk hayrât-ı azîm ve evkâf-ı kadîm medreseler bunlardır. Mâ‘adâ onar on beşer hücreli (---)(---)(---)(---)(---)(---) medreselerdir. (---) ve kâ[r]gîr binâ-yı azîmler değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163a–Y163b ·
metinde göster ·
… aşa ve monlâ varmayınca bâb-ı Kumâme küşâde olmaz. Ve beş on bin nasârâdan onar
on beşer
guruşunu papaslar alup öşrün paşa ve monlâya verirler, hayli mâddedir.
Husûsâ küffârın Beyz-ı Ahmer ya‘nî Kızıl yumurta bednâmları günü Kumâme önüne paşa ve monlâ varmayınca bâb-ı Kumâme küşâde olmaz. Ve beş on bin nasârâdan onar on beşer guruşunu papaslar alup öşrün paşa ve monlâya verirler, hayli mâddedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y208b ·
metinde göster ·
… ağalarından bir ağa ta‘yîn olunup durma başına yigirmişer altun ve âdem başına
on beşer
altun kânûn-ı pâdişâhî üzre tahsîl olunup hayli imdâd oldu.
Hikmet-i Hudâ ol gün Erzurum ve Diyârbekir cânibinden iki bin nefer Acem huccâcı gelüp bu kadar mâl-ı ganâyimle şâm'a dâhil olup Hüseyin Paşa efendimize zî-kıymet hedâyâlar verdiler kim ta‘bîr olunmaz. Ve üzerlerine paşa ağalarından bir ağa ta‘yîn olunup durma başına yigirmişer altun ve âdem başına on beşer altun kânûn-ı pâdişâhî üzre tahsîl olunup hayli imdâd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257b ·
metinde göster ·
Bu remmâdan sonra kapucubaşılar herkes isti‘dâdına göre çifte çifte cebe ve cevşene müstağrak olmuş, kimisi semmûr postin kaplu libâs-ı P 130a fâhire ile pîşlerinde küheylân yedekler ve enselerinde onar ve on beşer köçekler ile ubûr olundukda paşa-yı esed-heybet serâperdesinden tulû‘ edüp Rüstem-i şîr-vâr seyrâna esb-i sabâ-peymâsına süvâr olup semmûr kabaniçse üzre kemerinde çarhâb tîrkeş ve seyf-i zülyezen ile serinde selîmîsin kec kılup ensesinde iki yüz gök demire müstağrak olmuş küheylân atlı iç ağaları kim her birinin atları altışar pâre yancığa müstağrak ciyâdâtlar üzre ellerinde kargı sırıklar iler güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·
sâ‘at yol yürüyüp âheste âheste gidüp Mekke'de yigirmi beş gün meks edüp zevk [ …
Hikmet-i Hudâ tâli‘imiz bu hacc-ı şerîfde şâm yoluyla gidişimiz acele ile oldu. Edâ-yı hacc edüp avdetimizde dahi Mısır yoluyla yine aceleye düşdü. Meğer hakîkat şâm'ın gidişi cemî‘i zamânda acele imiş, dönüşü âheste âheste imiş. Ve şâmlı yigirmi gün Mekke'de on iki gün Medîne'de oturmak ne lütufdur. Ve sâ’ir yollarda dahi meks ede ede mâh-ı Mevlûd'de şâm'a dâhil olurlar. Ammâ Mısırlı Ka‘be'ye gidişde sekizer onar on beşer sâ‘at yol yürüyüp âheste âheste gidüp Mekke'de yigirmi beş gün meks edüp zevk [u] safâ ederler. Ammâ dönüşde on beşer on yedişer Y 376a sâ‘at giderek Medîne'de iki gün oturup acele ile iki konağı ba‘zı mahalde bir ederek Mısır'a düşerler. Anıniçün huccâc mâbeyninde meşhûrdur kim "Mısır ile gidesin. şâmlı ile dönesin" derler. Hakîkat eyle gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375b–Y376a ·
metinde göster ·
… te gidüp Mekke'de yigirmi beş gün meks edüp zevk [u] safâ ederler. Ammâ dönüşde
on beşer
on yedişer Y 376a sâ‘at giderek Medîne'de iki gün oturup acele ile iki konağı …
Hikmet-i Hudâ tâli‘imiz bu hacc-ı şerîfde şâm yoluyla gidişimiz acele ile oldu. Edâ-yı hacc edüp avdetimizde dahi Mısır yoluyla yine aceleye düşdü. Meğer hakîkat şâm'ın gidişi cemî‘i zamânda acele imiş, dönüşü âheste âheste imiş. Ve şâmlı yigirmi gün Mekke'de on iki gün Medîne'de oturmak ne lütufdur. Ve sâ’ir yollarda dahi meks ede ede mâh-ı Mevlûd'de şâm'a dâhil olurlar. Ammâ Mısırlı Ka‘be'ye gidişde sekizer onar on beşer sâ‘at yol yürüyüp âheste âheste gidüp Mekke'de yigirmi beş gün meks edüp zevk [u] safâ ederler. Ammâ dönüşde on beşer on yedişer Y 376a sâ‘at giderek Medîne'de iki gün oturup acele ile iki konağı ba‘zı mahalde bir ederek Mısır'a düşerler. Anıniçün huccâc mâbeyninde meşhûrdur kim "Mısır ile gidesin. şâmlı ile dönesin" derler. Hakîkat eyle gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375b–Y376a ·
metinde göster ·
… Özbekiyân ve âl-i Cingiziyân, cümle on iki fırka hânlardır ve her fırkası onar
on beşer
aded taysı hânlardır.
(---) 8 varakda, âl-i Hârezmiyân ve âl-i Selçukıyân ve devlet-i Selçukıyân-ı sânî ve devlet-i Selçukıyân-ı Karaman ve devlet-i Tâcü'd-devle ve âl-i Atabegiyân ve âl-i Ömeriyye ve âl-i Elbegiyân-ı Kebîr ve âl-i Salâhiyân ve âl-i Eyyûbiyân-ı şâdü'l-Kürdî ve âl-i Bahriyye ve devlet-i Çerâkizeler âl-i Bahrîler kuludur, ve âl-i Türkmâniyân-ı Toğan ve âl-i Ekrâdiyân ve âl-i Karahıtayân ve âl-i Eyyûbiyân-ı Yemenî ve âl-i Melâhide ve âl-i Benî Artık ve devlet-i âl-i Mervân ve âl-i Mirdâs el-Kilâbî ve âl-i Benî Esed ve âl-i Benî Hemedân ve âl-i Benî Akîl ibn Ebî Tâlib ve âl-i Türkmâniyân-ı Ümerâ ve âl-i Dânişmendiyye-i Mâhân ve âl-i Kara Yûsufiyân ve âl-i Akkoyunluyân ve âl-i Dânişmend-i Sivas ve âl-i şâh-ı şâhân-ı Isfahân ve âl-i Derbendiyân ve âl-i şamhâliyân e âl-i Özbekiyân ve âl-i Cingiziyân, cümle on iki fırka hânlardır ve her fırkası onar on beşer aded taysı hânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y451b ·
metinde göster ·
… ng-i kebîrler meğer Heremeyn dağlarında ola. Her taşı tûlen ve arzen yigirmişer
on beşer
arşın taşlardır. Ba‘zı kimseler görüp,
Tûfân-ı Nûh'a gelince azîm ma‘mûr [u] âbâdân belde-i ma‘mûre olmuşdu kim hâlâ yine şehr-i atîkdir. Ve eser-i binâlarında olan seng-i kebîrler meğer Heremeyn dağlarında ola. Her taşı tûlen ve arzen yigirmişer on beşer arşın taşlardır. Ba‘zı kimseler görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y5a ·
metinde göster ·
… ülûs-ı Cingiz Hân sene 579. Bunlar on iki fırka pâdişâhlardır. Her sınıfı onar,
on beşer
hânlar ve mirzâlardır. Kırım ve Dağıstân ve Moğol [u] Bogol [ve] Kumuk ve Kalmı …
Tevârîh-i Mîrhân'da cülûs-ı Cingiz Hân sene 579. Bunlar on iki fırka pâdişâhlardır. Her sınıfı onar, on beşer hânlar ve mirzâlardır. Kırım ve Dağıstân ve Moğol [u] Bogol [ve] Kumuk ve Kalmık Kalmak Kalmuk dahi on iki taysıdır, ya‘nî pâdişâhdır. Her taysı onar kerre yüz bin askere mâlikdir. Ve kavm-i Kazak ve Özbek ve Nogay ve Heşdek ve Maskov ve Çîn ve Hıtâ vü Hoten ü Fağfûr ve Libka ve Badrak [ve] Hind ü Sind ve Acem ve Etrâk-i Türkmân ve âl-i Osmân dahi cümle Tatar'dan müteferriklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y22b ·
metinde göster ·
Bunların dahi hâkimleri[ne] "Beğ" derler. Her kabîle onar, on ikişer,
on beşer
bin askere mâliklerdir. Sarp çengelistân yerlerde olmak ile bunlar gâyet hırsız …
Bunların dahi hâkimleri[ne] "Beğ" derler. Her kabîle onar, on ikişer, on beşer bin askere mâliklerdir. Sarp çengelistân yerlerde olmak ile bunlar gâyet hırsız kavimdir. Abaza ve Çerkez Y 38a kavmi bile bunlardan âcizlerdir. Ammâ Mısır askerinin temeli bu Abaza Çerkez vilâyetidir. Lâkin dalâlet içinde kalmışlardır. Kâfir ile müselmânı Abaza kavmine gösterüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y37b–Y38a ·
metinde göster ·
Andan yüz otuz sekiz bölüğün odabaşıları ve gayrı ihtiyârları yine cümle piyâde kaplan postlu ve altun yaldızlı iki bin mikdâr kalkanlı ihtiyârlar keçeler ile ubûr ederler. Ammâ yüz otuz sekiz çorbacıdırlar, ammâ iki yüzden mütecâviz mu‘azzam ve muhteşem pür-silâh küheylân atlı onar on beşer hizmetkârlı çorbacılar atbaşı berâber ubûr ederler
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y66a ·
metinde göster ·
… akcıbaşı ve mü’ezzinbaşı yan yana ubûr edüp andan başkapucubaşıları çifte çifte
on beşer
yigirmişer köçekler ile mülebbes ubûr ederler.
Bunlar yine yeniçerilerdendir, ammâ keçe üsküf üzre başlarında balıkcın tellerinden tuğ taşırlar. Meselâ hunkârın iki cânibinde solaklar gibidir. Bunların alayı ubûra başladıkda paşanın tuğları ve kapucuları ve kapucular bölükbaşısı ve altmış yetmiş aded müsellah levendâtlar ile konakcıbaşı ve mü’ezzinbaşı yan yana ubûr edüp andan başkapucubaşıları çifte çifte on beşer yigirmişer köçekler ile mülebbes ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y66a ·
metinde göster ·
… i‘ fevkânîdir, serâpâ altı zîr-i zemînler ve dekâkînlerdir. Üç taraf kapulardan
on beşer
kademe taş nerdübân ile urûc olunur. İki cânibinde yetmiş pençereleri cümle esv …
Âl-i (---)(---) bir pâdişâh-ı âlî-tebâr imiş kim böyle bir câmi‘-i bî-misâle mâlik olmuşdur kim midhâtinde diller kâsırdır. Ve bu câmi‘ fevkânîdir, serâpâ altı zîr-i zemînler ve dekâkînlerdir. Üç taraf kapulardan on beşer kademe taş nerdübân ile urûc olunur. İki cânibinde yetmiş pençereleri cümle esvâk-ı sultâniyyeye nâzırdır. Ve izdihâm yerde olmağile câmi‘-i Ezher'den sonra cemâ‘at-i Y 93b kesîreye mâlik olan câmi‘ budur. Gâyet havâdâr dilküşâ câmi‘-i rûşendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y93a–Y93b ·
metinde göster ·
… dahi mahalle münâsib yerlerde niçe bin sebîl inşâ etmişlerdir kim herbiri onar
on beşer
bin deve yükü râviye su alır sebîller vardır. Ve sâ’ir vüzerâ ve vükelâ ve a‘yâ …
Husûsan şehr-i Mısır suya muhtâcdır. Nefs-i Mısır'da sudan azîz hayrât [u] hasenât olmaduğından Amr ibnü'l-Âs fethinden bu âna gelince yedi yüz yetmiş pâdişâh Mısır'a mutasarrıf olup her biri birer câmi‘ ve câmi‘e muttasıl bir sebîl ve gayrı köşe başlarında dahi mahalle münâsib yerlerde niçe bin sebîl inşâ etmişlerdir kim herbiri onar on beşer bin deve yükü râviye su alır sebîller vardır. Ve sâ’ir vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı eşrâf ve kibâr-ı kümmelînler, su hayr-ı azîm olduğuyçün her köşe başında üçer dörder kademe taş nerdübân ile urûc olunur pirinç ve tuc kafesli musanna‘ pençereli münakkaş sebîller var kim herbiri kâşî-i Çîn ve yeşm-i yerekânî ve mermer ve sommâkî; ruhâmlarla müzeyyen sebîllerdir. Ve bunlardan gayrı sarây-ı âlîler cenbinde ve ba‘zı hâneler altında latîf sebîller var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127a ·
metinde göster ·
… bahrî hotaslı Q 214b ve her birinin önünde küheylân yedekleri ve enselerinde
on beşer
yigirmi ve otuzar zırh u serpenâhlı iç oğlanları ile atbaşı berâber güzer ederl …
Alay-ı kapucubaşı: Cümlesi müsellah u müzeyyen semmûr kürklere müstağrak atları yancıklı ve bahrî hotaslı Q 214b ve her birinin önünde küheylân yedekleri ve enselerinde on beşer yigirmi ve otuzar zırh u serpenâhlı iç oğlanları ile atbaşı berâber güzer ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y152a ·
metinde göster ·
… a‘yân-ı kibârları muhteşem ve mülebbes ü müzeyyen askeridir. Kafâlarında onar,
on beşer
yigirmişer müzeyyen ü müsellah serâpâ katîfe anterîli ve sâfî kırmızı şalvârlı …
Alay-ı müteferrikagân: Bunlar Mısır'ın a‘yân-ı kibârları muhteşem ve mülebbes ü müzeyyen askeridir. Kafâlarında onar, on beşer yigirmişer müzeyyen ü müsellah serâpâ katîfe anterîli ve sâfî kırmızı şalvârlı köçekleri ellerinde sâde kargı sırıklı huddâmlar ile âheste âheste güzer ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y187b ·
metinde göster ·
cemel bârhâne ile gidüp ba‘de't-tavâf Q 251bP 248b Medîne-i münevverede Ha …
İki üç senede bir hacc-ı şerîfe onar on beşer cemel bârhâne ile gidüp ba‘de't-tavâf Q 251bP 248b Medîne-i münevverede Hazret-i Risâlet'e gelüp muvâcehe-i Resûlullâh'da makâm-ı uzzâl ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249a ·
metinde göster ·
… u tur‘anın iki cânibi şâm-ı Cennet-meşâm gibi bâğ u bâğçedir. Her bir bâğı onar
on beşer
feddân bâğlardır. Nârı ve limonu ve turuncu ve incîri ve hûrmâsı memdûhdur. Amm …
Ve bu tur‘anın iki cânibi şâm-ı Cennet-meşâm gibi bâğ u bâğçedir. Her bir bâğı onar on beşer feddân bâğlardır. Nârı ve limonu ve turuncu ve incîri ve hûrmâsı memdûhdur. Ammâ buğdayı olmaz, lâkin bu Menzile'de olan pirinc rub‘-ı meskûnda nazîri yok dânedâr ve beyâz u lezîzdir.} Lâkin nahlistân bostânı ve pirincistânı cihânı dutmuş bir şehirdir. şimâlinde Dimyât buhayresi rub‘ sâ‘at karîbdir. şehr içinden cereyân eden tur‘a vilâyeti saky eylediğinden sonra bakâyâ-yı Nîl bu buhayreye munsab olur. Mansûre hâkimi hükmünde iltizâmdır. Kâh paşa ağalarından kâh Mansûre kâşifi tarafından mîrî pirince bir havâle ağa dahi hâkimdir, beher sene paşaya altı kîse küşûfiyye verüp kendüsi dahi altı kîse hayr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y354b ·
metinde göster ·
… gayrı bölükbaşılara ve çâşnigîrbaşıya ve emîrâhûra beşer guruşdur. İç ağalarına
on beşer
guruşdur. Ve sâyir karakullukculara ale's-seviyye beşer guruşdur. Kal‘a ulûfele …
Evvelâ nâ’ibe ve şehir müsellimine ve serdâra ve paşa kethudâsına ve kapucular kethudâsına ve imâma ve emîne mâh-be-mâh otuz üçer guruş ulûfe verir. Ve kapucular bölükbaşısına ve mehterbaşılara ve gayrı bölükbaşılara ve çâşnigîrbaşıya ve emîrâhûra beşer guruşdur. İç ağalarına on beşer guruşdur. Ve sâyir karakullukculara ale's-seviyye beşer guruşdur. Kal‘a ulûfelerinden gayrı mâh-be-mâh elbetde bu ulûfeleri alırlar. Ammâ iskeleler emâneti cümle hizmetlerden huzûrlu ve avâyid [ü] fevâyidleri ziyâde ağalıklardır. Eğer ticâret dahi ederse nûrun alâ-nûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440b ·
metinde göster ·