On tokuz sancakdır ve beş hükûmetdir. Zikr olunan on tokuz livânın
on biri
Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Seki …
On tokuz sancakdır ve beş hükûmetdir. Zikr olunan on tokuz livânın on biri Osmânlu sancaklarıdır kim sâ’ir memâlik-i mahrûsalardaki gibi zabt olunur. Sekizi Ekrâd beğleri zabt eder kim Selîm Hân-ı Evvel hîn-i fethde kendülere sancak verilüp yurdluk ve ocaklık ihsân olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i vilâyeti arzıyla {sancakları} evlâdlarına verilüp gayrıya verilmez, meğer akrabâları olmaya. Lâkin sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsûlâtları deftere tahrîr olunup topraklarında tîmâr ve ze‘âmet vardır. Sefer-i 52a hümâyûn olsa erbâb-ı tîmârları sâ’irleri gibi alaybeğisi bayrağı altında edâ-yı hidmet ederler. Terk-i hizmet ederse ze‘âmeti ve sancağı oğluna yâhûd akrabâlarına verilir. Ammâ hükûmet tahrîr olunan sancaklar içre kânûnnâme-i Selîm Hân'da tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hâkimleri mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘ü'l-kadem olup ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b–52a ·
metinde göster ·
… ürü ve alub hârâsı ve Abbâsî ve milçe emrûdu meşhûrdur. Şehri yetmiş mihrâbdır,
on biri
câmi‘dir. Cümleden Ferhâd Paşa Câmi‘i binâ-yı latîfdir, ammâ şehrin kenarında k …
Evsâf-ı kal‘a-i Kumla: Sene 998 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında serdâr-ı mu‘azzam Koca Ferhâd Paşa binâsıdır. Kûh-ı Velyâ[n] dâmeninde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i seng-binâdır. Dâiren-mâdâr cirmi üç bin seksen adımdır ve yedi kulle ve iki kapudur. Biri cânib-i garba Rûm tarafına küşâdedir, biri cânib-i şarka Tebrîz kapusudur kim Hadım Ca‘fer Paşa Tebrîz serdârıyken Tebrîz kulundan firâr edüp bu kal‘aya mütehassın olup Tebrîz kulu bu Kumla kal‘asın muhâsara edüp içerden Ca‘fer Paşa bir gicede kal‘anın Tebriz tarafı dîvârın yarup yedi bin güzîde askerler taşra çıkup cümle gâfil yatan Tebrîz kulların dendân-ı tîğdan geçirüp bakıyyetü's-seyfin Tebrîz'e dek kovup kul Tebrîz'e vardıkda görseler kim Hadım Ca‘fer Paşa'nın kethüdâsı Tebrîz kal‘asın kapayup bunlara balyemez toplar urup kal‘adan top ve ardlarından Tavâşî Ca‘fer Paşa Kürdistân askeriyle kırup gelir. Âhir cümlesi birer diyâra firâr edem sanup cümlesi dendân-ı tîğdan geçüp Ca‘fer Paşa müstakil serdâr-ı mu‘azzam olup bu Kumla kal‘asın yıkdığı dîvârın yerini bir bâb-ı azîm binâ edüp Gedik kapu ve Tebrîz kapusu derler, sa‘b u metîn kapudur ve kal‘a-i kavîdir. İçinde yedi yüz hâne ve bir câmi‘ vardır. Ammâ taşrada varoşu Kumla şehridir kim bâğ u bâğçesine hadd u nihâyet yokdur. Kumla engürü ve alub hârâsı ve Abbâsî ve milçe emrûdu meşhûrdur. Şehri yetmiş mihrâbdır, on biri câmi‘dir. Cümleden Ferhâd Paşa Câmi‘i binâ-yı latîfdir, ammâ şehrin kenarında kalmış gayrı câmi‘leri ve hân [u] hammâmları ve çârsû-yı bâzârları vardır. Ve bu şehir, Tebrîz hâkinde başka sultânlıkdır. Bin kadar nökere ve kelentere ve darûgaya mâlikdir ve kadılıkdır. Bunda dahi azîm ziyâfetler tenâvül olunup sultândan hedâyâlar alındı. Bu diyârda sultân, sancak beğine derler, hân, emîr-i mîrâna derler, hânlar hânı üç tuğlu vezîr pâyesine derler, i‘timâd-ı devle (---) derler. Sipehsâlâr-ı mu‘azzam, serdâr-ı vezîria‘zama derler. Kapucubaşı (---) derler. Münşî, re’îsü'l-küttâba derler. Kelenter, alaybeğine derler. Darûga, subaşıya derler. Yasavul ağası alay çavuşuna derler. Dizçöken ağası, yeniçeri ağasına derler. Dizçöken, yeniçeriye derler. 304b Mihmândâr, müsâfir kondurana derler. Bu zikr olunan kimesnelerin cümle hükûmetde alâkaları olup mîr-kelâmlardır kim kânûn-ı İrân-zemîn budur. Andan kalkup 7 sâ‘atde bâğ u bâğçeler içre gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 304a–304b ·
metinde göster ·
cum‘a namâzı edâ olunur câmi‘-i pür-envârlardır. Evvelâ çârsû içinde cemâ‘at-i …
Der-vasf-ı cevâmi‘hâ-yı Gazze: Cümle yetmiş mihrâbdır. On biri cum‘a namâzı edâ olunur câmi‘-i pür-envârlardır. Evvelâ çârsû içinde cemâ‘at-i kesîreye mâlik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 48a ·
metinde göster ·
dahi ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve Kızılbaşların üstühânları püşte püşte yığıldığı a …
Hâlâ mezkûr şühedâların on biri dahi ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve Kızılbaşların üstühânları püşte püşte yığıldığı alâ mele’i'n-nâsdır. Âhir yine bu kerre Kızılbaş şebhûn edüp Zâl Paşazâde Kızılbaş-ı kallâşlar ile ceng ederken destinde kılıc dünîme olup Paşa'yı şehîd ederler. Hâlâ kabr-i şerîfi mezkûr şühedâların cenbinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243a ·
metinde göster ·
… l-hâsıl bu zikr olunanlardan mâ‘adâ emirzâlara cümle iki yüz on bir neferâtlara
on biri
sırma eğerli ve sîm rahtlı ve mutallâ-yı zeheb rikâblı atlar idi. On birden mâ‘ …
Paşa, "Ne zahmet, hey Hânım?" deyüp altunları kabûl edüp Paşa dahi Hân'a bir siyâh kaytas nesl-i cilfidânü's-sâfinâtü'l-ciyâd at-ı sabâ-sür‘at ki gûyâ kaytas-ı sa‘âdetdir, zer-ender-zere müstağrak olmuş bir mücevher zeyn ve murassa‘ ve zerrîn raht ve sîm ve mutallâ zeheb rikâbıyla ve murassa‘ gaddâre ve topuzıyla mezkûr kaytas-ı esb-i peymâyı Hân altına Paşa çeküp bilâ-rikâb süvâr olmada ve Kalga ve Nûruddehr'e ve vezîr Sefer Gâzî Ağa'ya dahi birer mebrûm katîfe eğerli ve sîm ve zeheb mutallâ rahtlı atlar ve birer gümüş çullı yelkendez atlar keşîde kılınup süvâr oldular ve Kadıaskere ve şîrîn beği ve Sincivit ve Mansûrlu ve Arkanlı ve Dâyirli ve Mankıtlı ve Arslanlı ve Çobanlı ve Deveyli ve Nevrûzlı ve Oraklı ve şiydaklı ve Yaman Sadaklı ve Defterdâr İslâm Ağa ve Yalı ağası İslâm Ağa ve Sübhân Gâzî Ağa ve kapukulu a‘yânlarından atalıklara ve emildeşlere ve olanlara ve Karaçilere ve ot ağalarına ve Badrak mirzâlarına ve yurd atalarına ve sâ’ir iş erlerine ve'l-hâsıl bu zikr olunanlardan mâ‘adâ emirzâlara cümle iki yüz on bir neferâtlara on biri sırma eğerli ve sîm rahtlı ve mutallâ-yı zeheb rikâblı atlar idi. On birden mâ‘adâsı iki yüz aded gümüşî çullu atlar yelkendez esb-i tâzîler Hân askerine hedâyâ atlar verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51b ·
metinde göster ·
cum‘adır. Mâ‘adâsı zâviyelerdir. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve cemâ‘at …
Ve hâlâ cümle otuz iki mihrâbdır. On biri cum‘adır. Mâ‘adâsı zâviyelerdir. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik Ulu câmi‘ Yıldırım Bâyezîd Hân ibn Gâzî Hudâvendigâr binâsıdır, ammâ itmâmı Şehzâde Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân'ındır. Ba‘dehu Süleymân Hân bedest-i Mi‘mâr Sinân müceddeden ta‘mîr etdi. Tûlen yüz seksen kademe ve arzen toksan ayakdır. Ve iki yan kapu ve bir kıble kapusu var. Beşer kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli yedi çam direkleri üzre harpüşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat tabakalar var, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki tarafı böyle tabakadır. Bu tabakaların fevkinde ve tahtında cümle altmış dörd demirli pençerelerdir. Mihrâbı ve minberi ol kadar musanna‘ değildir, tarz-ı kadîmdir. El-hâsıl bu şehirde bundan büyük selâtîn câmi‘ yokdur. Hîn-i izdihâmda yigirmi bin âdem alır. Ve serâpâ kârgîr binâdır ve cümle kurşum örtülüdür. Ammâ haremi yokdur, ancak kıble kapusundan taşra taş nerdübânın iki cânibinde yan soffaları vardır. Ve sol tarafda bir minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y10b ·
metinde göster ·
… yerde ol kadar meydândır. Şöyle ma‘lûm-ı sa‘âdet ola ki cümle kırk üç soffadır.
On biri
müsâfir soffalarıdır. Bu şehirde hân ve tevhâne olmamak ile cümle âyende vü rev …
Ve sâyesi düşdüğü yerde ol kadar meydândır. Şöyle ma‘lûm-ı sa‘âdet ola ki cümle kırk üç soffadır. On biri müsâfir soffalarıdır. Bu şehirde hân ve tevhâne olmamak ile cümle âyende vü revende müsâfirîn bu çınâr-ı müntehânın sâyesinde hoşnişînlik ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda cümle (---) mihrâbdır.
On biri
cum‘adır. Cümleden Y 135b latîf ve binâ-yı nazîf câmi‘-i rûşen ve bir vâsi‘ h …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda cümle (---) mihrâbdır. On biri cum‘adır. Cümleden Y 135b latîf ve binâ-yı nazîf câmi‘-i rûşen ve bir vâsi‘ haremli ve mihrâb önü bâğ-ı İremli ve hareminin cânib-i erba‘ası medrese hücreli ve cümle âsârları nîlgûn kurşum örtülü kubbe-i âlîler ile ârâste ve bir minâre-i mevzûn ile pîrâste fâtih-i celâlî Kuyucu Murâd Paşa câmi‘i, bir hevâdâr, dâru'l-karâr câmi‘-i dilküşâdır. Ve kıble kapusu üzre üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135a–Y135b ·
metinde göster ·
Ve cihet-i cenûbunda Rükn-i Yemânî'ye karşu gelen cânibidir ki anda otuz üç aded üstüvâne vardır. On biri amelî hacer-i savvândır. Mâ‘adâsı beyâz mermer-i hâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y337a ·
metinde göster ·
cum‘a namâzı edâ olunur cevâmi‘-i selâtîn-i selef ve gayrı a‘yân mîrimîrân câmi …
Ve cümle tokuz mahalle ve elli üç mihrâb ve on biri cum‘a namâzı edâ olunur cevâmi‘-i selâtîn-i selef ve gayrı a‘yân mîrimîrân câmi‘leridir. Ammâ cümleden cemâ‘at-ı kesîreye mâlik çârşû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375a ·
metinde göster ·