… anına ve Şıpka balkanına ve Torvakurudan balkanına ve Televe balkanına velhâsıl
on konak
tâ Alacahisâr balkanlarına varınca bu kal‘a dîvârın Yanko ibn Madyan hükmüdür k …
Kal‘a-i Çanga: Yanvan Târîhi kavli üzre Yanko ibn Madyan binâ etmişdir kim öte Pirevadi'de Dobruca kralı Bulkar meliklerinden idi. Anın ile Yanko kral müşâ olmağla bu Çanga balkanının tâ zirve-i a‘lâsı vasatında bu kal‘ayı Yanko binâ edüp âyende vü revende tüccârdan bâc alup selâmetle tüccârı ubûr etdirir idi. Ba‘dehû sene 814 târîhinde Mûsâ Çelebi feth edüp kal‘ayı harâb etmişdir. Hâlâ niçe yerde hıyâbân içre burc [u] bârûları zâhir olup harâmîler yatağı ve haydûd kâfirleri durağı olmuşdur. Ammâ bu mahalde âsâr-ı binâ-yı azîm oldur kim bu kal‘a dibinden bir kal‘a dîvârı cânib-i garba bu balkan üzre Kızan balkanına ve Şıpka balkanına ve Torvakurudan balkanına ve Televe balkanına velhâsıl on konak tâ Alacahisâr balkanlarına varınca bu kal‘a dîvârın Yanko ibn Madyan hükmüdür kim Dobruca kralı tarafından Soltat kavmi ya‘nî Tatar kavmi Rûm'a geçmeye deyü {handak-ı azîm dahi} binâ etmişdir, ammâ makdûr-ı beşer değildir. Niçe kerre balkanları aşarken bu hayyıtlara râst gelüp hayretde kalmışız. Ve yine bu Çanga kal‘asının cânib-i şarkîsinde bu dîvâr tâ Sücülü ve Koparan balkanları İçre Karadeniz sâhilinde Varna kal‘ası mukâbelesinde Galata burnundan elli mil deryâ içre binâ olunmuş bir dîvârdır. Mürûr-ı eyyâm ile talattum-ı deryâdan deryâ içre olan rasîf münhedim olup ka‘r-ı deryâda esâsları nümâyândır. Mellâh-ı keştîbân-ı Bahr-i siyâh ol rasîfde havf edüp alarka ubûr ederler. Aceb himmet-i benî Âdem'dir. Bu temâşâları Çanga balkanı içre ubûr edüp yine (---) sâ‘atde cânib-i şimâle Çanga'dan aşağıya nüzûl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a ·
metinde göster ·
… e-i azîmdir kim tûlâsı kırk altı konakdır, ammâ arzı üç menzil, ya yedi menzil,
on konak
, en nihâyeti on beş konakdan ba‘îd arîz yeri yokdur. Ta bu mertebe Cezîre-i Dic …
Der-beyân-ı cezîre-i azîm, Dicle-i kadîm: Cenâb-ı İzzet bu rûy-ı arzı halk idelden berü bu cezîre-i ma‘mûr nehr-i Furât ile nehr-i Şattu'l-Arab'ın mâbeyninde bir sevâd-ı mu‘azzam cezîre halk olunmuşdur kim bu cezîrenin ibtidâsı cânib-i şimâlde kal‘a-i Harput ve kal‘a-i Pertek kurblarında İzoli ekrâdı içindedir. Andan bir ucu cânib-i kıbleye Bağdâd çölü ve Kûfe ve Kerbelâ çölleri içre gidüp ta kal‘a-i Kurna'ya varınca tûlânî bir cezîre-i azîmdir kim tûlâsı kırk altı konakdır, ammâ arzı üç menzil, ya yedi menzil, on konak, en nihâyeti on beş konakdan ba‘îd arîz yeri yokdur. Ta bu mertebe Cezîre-i Dicle'dir. Şat ile Furât mâbeyninde olmağile Cezîre-i Dicle derler, ammâ nehr-i Dicle yine nehr-i Şattu'l-Arab'dır. Ammâ bu Cezîre-i Dicle içinde cümle yüz yetmiş altı pâre imâr ve mükellef kal‘ası vardır. Yetmiş altısı dahi Hulâgû ve Timur-ı bî-nûr asrında harâb u yebâb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209b ·
metinde göster ·
… tarafı yedi konak Erzurûm hâyilindeki Bingöl yaylasına muttasıldır. Şark tarafı
on konak
Revân kal‘ası ensesindeki Ağrı dağında nihâyet bulur. Sübhân dağıyla nâm bulmuş …
Bu Âdilcevâz kal‘asının cânib-i şimâlîsinde evc-i âsumâna ser çeken Sübhân dağı ki rûy-ı arzda Batlamyus-ı Hâkim kavlince yüz kırk sekiz aded cibâl-i azîmler vardır. Biri dahi bu Sübhân dağıdır. Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim bu kûh-ı bülendin cânib-i şimâlinde Malazcird kal‘ası câniblerinde bir mağara-yı azîm vardır. Ol gârdan ilâ hâze'l-ân "Ya Sübhân!" lafzı istimâ‘ olunduğiyçün Sübhân dağı derler. Şimâl tarafı yedi konak Erzurûm hâyilindeki Bingöl yaylasına muttasıldır. Şark tarafı on konak Revân kal‘ası ensesindeki Ağrı dağında nihâyet bulur. Sübhân dağıyla nâm bulmuş bir kûh-ı benâmdır kim her sene zirve-i a‘lâsına kadar Kemân ve Haltî ve Çekvânî ve Zaza Lulu ve Ziyarî ve Besanî ve Karkarî Ekrâdlarından ve niçe kerre yüz bin kerrât hayvânâtlarıyla bu Sübhân dağına çıkup yayla faslı ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243a ·
metinde göster ·
… ları vardır. Ve nehr-i Özü kenârının karşu kıble tarafı Kırım vilâyetine gider.
On konak
Heyhat sahrâsı nihâyeti çöldür âdem âdemî zâd yokdur. Bir kerre Tatar ile sene …
Eşkâl-i kal‘a-i Kobilak: Nehr-i Özü kenârında bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ şeddadî taş binâ bir küçük kal‘a-i zîbâdır. Cebehâne ve topları vardır. Birkaç deyrleri ve dükkânları vardır. Ve nehr-i Özü kenârının karşu kıble tarafı Kırım vilâyetine gider. On konak Heyhat sahrâsı nihâyeti çöldür âdem âdemî zâd yokdur. Bir kerre Tatar ile sene (---) târîhinde bu on konak çölü bir gecede aşup bu kal‘aları nehb u gâret etdiğimiz cild-i sânîde mestûrdur, nazar oluna. Ve yine bu mahalde nehr-i Özü'nin beri tarafında kıble cânibine on menzilde tâ {kal‘a-i} Bender mukâbiline ve Akkirmân karşusuna ve sekiz konak Özü kal‘asına varınca cümle bu Sarıkamış vilâyetidir ve Rus-ı menhûs lisânı üzre "Zaporoska" demek "Kapu eşiği" demekdir. Bir kavilde "Serhaddin kapu eşiğin bekleyen levendler" demekdir. Bu Kobilak kal‘asından kalkup yine cânib-i kıbleye nehr-i Özü kenârıyla Sarıkamış kâfiri içre (---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---) geçüp iki günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48b ·
metinde göster ·
… âyeti çöldür âdem âdemî zâd yokdur. Bir kerre Tatar ile sene (---) târîhinde bu
on konak
çölü bir gecede aşup bu kal‘aları nehb u gâret etdiğimiz cild-i sânîde mestûrdu …
Eşkâl-i kal‘a-i Kobilak: Nehr-i Özü kenârında bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ şeddadî taş binâ bir küçük kal‘a-i zîbâdır. Cebehâne ve topları vardır. Birkaç deyrleri ve dükkânları vardır. Ve nehr-i Özü kenârının karşu kıble tarafı Kırım vilâyetine gider. On konak Heyhat sahrâsı nihâyeti çöldür âdem âdemî zâd yokdur. Bir kerre Tatar ile sene (---) târîhinde bu on konak çölü bir gecede aşup bu kal‘aları nehb u gâret etdiğimiz cild-i sânîde mestûrdur, nazar oluna. Ve yine bu mahalde nehr-i Özü'nin beri tarafında kıble cânibine on menzilde tâ {kal‘a-i} Bender mukâbiline ve Akkirmân karşusuna ve sekiz konak Özü kal‘asına varınca cümle bu Sarıkamış vilâyetidir ve Rus-ı menhûs lisânı üzre "Zaporoska" demek "Kapu eşiği" demekdir. Bir kavilde "Serhaddin kapu eşiğin bekleyen levendler" demekdir. Bu Kobilak kal‘asından kalkup yine cânib-i kıbleye nehr-i Özü kenârıyla Sarıkamış kâfiri içre (---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---) geçüp iki günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48b ·
metinde göster ·
yere varınca sevâd-ı mu‘azzam bir burundur kim Mora vilâyetinde Manya burnu gib …
Bu iki deniz mâbeyni on konak yere varınca sevâd-ı mu‘azzam bir burundur kim Mora vilâyetinde Manya burnu gibi cengelistân ve sengistân yalçın ve bî-hâsıl dağlardır kim nısfına Kara Dağlar ve nısfına Kilimente dağları derler. Kırk yedi bin tüfeng-endâz zîr [ü] zeber-dest Arnavud kâfirleridir kim mukaddemâ İskenderiyye'ye tâbi‘ler idi, cezîre-i Girid gazâsından berü bu kâfirler Venedik'e tâbi‘ olup Kandiye kal‘asına imdâda gider. Ve bu Kilimente burnunda yedi pâre kal‘alar cümle Venedik hükmündedir kim kapudanları Fireng ve askerîsi cümle Arnavud kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35b ·
metinde göster ·
… kafes kapu nümâyân olur. Bu kapudan nehr-i Tuna ejdehâ gibi kıjğırup (girüp) tâ
on konak
yer altından cereyân edüp bu Bınarhisârı'na gelir. Ve Çelebi Sultân Mehemmed ib …
Bu uyûn-ı Bınarhisâr hakkında müverrihân-ı Rûm ve Latin kavilleri üzre bu nehir tâ Tuna Demirkapusu'ndan gelir, derler, muhakkakdır, zîrâ bu hakîr Tuna yalılarında ba‘zı hidmetler zabt ederken Tuna Fethülislâmı yanında bir demir kapu vardır. Rûm ve Arab ve Acem seyyâhânları mâbeynlerinde meşhûrdur. Kaçan kim nehr-i Tuna'(nın) tenezzülde olsa ol demir kafes kapu nümâyân olur. Bu kapudan nehr-i Tuna ejdehâ gibi kıjğırup (girüp) tâ on konak yer altından cereyân edüp bu Bınarhisârı'na gelir. Ve Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân evkâfnâmelerinde yazar kim kaçan kim Mehemmed Hân Tuna kenârında Urusçuk kal‘ası mukâbelesinde Tuna aşırı Yergöğü kal‘asın Eflak tarafında binâ ederken gem[i]ler ile Tuna sevâhillerin temâşâ ederek mezkûr demir kapuyu görüp su’âl etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·
… âkin İslâmbol'dan Belgrad'a Sofya üstünden gitmekden bu Şıpka dağın aşup gitmek
on konak
yakındır ve ganîmet yoldur, ammâ muhâtara ve mahûf yollardır.
El-hâsıl âkıl olan bu dağlardan gitmesin, zîrâ yaz ve kış eşkıyâsı gâyet çokdur. Vezîria‘zam hâssıdır deyü bir hâkim girüp keferelerin zabt edemez, lâkin İslâmbol'dan Belgrad'a Sofya üstünden gitmekden bu Şıpka dağın aşup gitmek on konak yakındır ve ganîmet yoldur, ammâ muhâtara ve mahûf yollardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
… hayfâ dirîğ devlet-i Âl-i Osmân'a kim bu kal‘a-i Kotur bizim Gabele kal‘amızdan
on konak
içeri ve Nova kal‘amızdan üç konak içeri ve cümle kâfir gemileri bizim Nova kal …
Hulâsa-i kelâm hayfâ dirîğ devlet-i Âl-i Osmân'a kim bu kal‘a-i Kotur bizim Gabele kal‘amızdan on konak içeri ve Nova kal‘amızdan üç konak içeri ve cümle kâfir gemileri bizim Nova kal‘amızın topları ağzından içeri bu Kotur'a gelüp girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… u Kotur kal‘ası tâ bizim İskenderiyye ve Podgoriçse kal‘alarımıza gelüp girince
on konak
yer bizim Âl-i Osmân şehirleri içinde çıyan gibi bir kâfir kal‘ası (...) bârûsu …
Ve bu Kotur kal‘ası tâ bizim İskenderiyye ve Podgoriçse kal‘alarımıza gelüp girince on konak yer bizim Âl-i Osmân şehirleri içinde çıyan gibi bir kâfir kal‘ası (...) bârûsuyla dura, yazık devlet-i Âl-i Osmân gayretine ve yazık gayret-i İslâm şerefiyyetine hayfâ yazıklar yazık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… cisirler ile Ebû Ensârî kapusu olan yerde kal‘a dâ’iren-mâdâr tamâm ola deyü bu
on konak
yeri ihâta eder.
"Babam Hazret-i Süleymân Kudüs-i Şerîf'de Mescid-i Aksâ'yı ve Sahrâtullâh'ı ve Kudüs-i Şerîf'i eyle amâr eyledi" deyü Melik Rac‘îm Kudüs-i Şerîf imâretlerin ta‘rîf ü tavsîf edince hemân Yanvan Kral'ın Kudüs-i Şerîf'i ziyâret etmeğe gitmesi ârzûları hareket edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek İslâmbol zemîninde olan Makedonya şehrine gelüp karındaşı Yanko ibn Madyan'a buluşup görse kim İslâmbol kal‘asın etmeğe mübâşeret edüp bir ucu Sarâyburnu'nda bir ucu taraf-ı cenûbda iki konak yer tâ Silivri şehrinde andan bir ucu cânib-i şimâlde Terkoz kal‘asından Karadeniz'i kesüp Silivri kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût etmeğe dörd kat handaklar kesmişler. Ve Terkoz'dan Karadeniz kenârıyla Karadeniz Boğazı yerinden tâ Kurşumlumahzen burnuna andan Galata ve Kâsımpaşa ve Hâsköy'den Kâğızhâne deresi üzre cisirler ile Ebû Ensârî kapusu olan yerde kal‘a dâ’iren-mâdâr tamâm ola deyü bu on konak yeri ihâta eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
ihâta eder kal‘a etsem gerek" dedikde Yanvan Kral eydir:
"Belî ben de Rac‘îm Kral'dan ve babası Süleymân Kral'dan eyle işitdim, ammâ ben de mukaddem târîh ile Karadeniz'i Terkoz kal‘ası yapacağım boğa[z]dan kesüp Azâdlı derelerinden Karadeniz'i tâ Silivri kal‘ası dibinde Akdeniz'e karışdırup bu kazdığım on konak ihâta eder kal‘a etsem gerek" dedikde Yanvan Kral eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
… tânın imâret yerlerine girüp gâret etmişdik. Bu Kobilak kal‘asının kıble tarafı
on konak
yer Sarıkamış vilâyetidir. Rus-ı menhûs lisânı üzre bu kavme Zaporoska kavmi de …
Menzil-i kal‘a-i Kobilak, ya‘nî Kısrak kal‘ası demekdir. Bu diyârın Rus-ı menhûsu nehr-i Özü’ye Nipirvoda derler. Bu kal‘a dahi bâlâda yetmiş târîhinde ve altmış yedide mufassalan tahrîr olunmuşdur kim Özü nehri kenârında olup Durujan hükmünde âhıru'l-hudûd kal‘aları olup nehr-i Özü karşusu artık Kırım diyârında Or kal‘asına dek Heyhât çölüdür. Lâkin bu sefer-i meserretimizde çirkli(?) yollarından kâfiristânın imâret yerlerine girüp gâret etmişdik. Bu Kobilak kal‘asının kıble tarafı on konak yer Sarıkamış vilâyetidir. Rus-ı menhûs lisânı üzre bu kavme Zaporoska kavmi derler. Bir ma‘nâda cezâyirli yiğit demekdir, bir ma‘nâda kapu eşiği demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b ·
metinde göster ·
… bir alay Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlardır kim dâ’imâ mu‘tâdları budur kim
on konak
yeri bir günde alırlar.
Ve hânlar iki tuğlu ve iki sancağ u bayraklı ve yedişer kat mehterhâne çalmağa ruhsat verilmiştir, ammâ kendülerinin askeri önünde ecdâdlarından kalma tarz-ı Efrâsiyâbî boruları ve tarz-ı Cemşîdî sû[r]nâ ve tablları döğülür. Hakkâ ki azîm vezni üzre hâzır-bâş askere mâlikdir kim ne seyishâne ve ne bârhâne ve ne kilar ve ne matbah ve ne araba ve ne deve ve ne katâr u mehâr ve ne top ve ne tüfeng ve ne hayme ve ne hargâh-ı bâr [u] büngâhdan bir nişân olmayup hemân seksen bin aded salt atlı sadaklı ve savatlı ve elleri şıdaklı askerin altı kerre ve yedi kerre yüz bin atları ve alaşaları koş koş cümle atlar[ı] birbirlerinin kuyruklarına bağlayup her koşda, ya‘nî yüz adımda bir hoşçı nâm kazanları bir bârgîr üzre tokmak kayışlarıyla bağlı olup ve birkaç bârgîrler üzre koyun ve keçi derileri içre yüz(?) pastırması, ya‘nî kavrulmuş darı ve keşkurutları var, gayri me’kû[lâ]tları yok bir alay Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlardır kim dâ’imâ mu‘tâdları budur kim on konak yeri bir günde alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… ı keferesi vilâyetidir. Ve bu Bebirdikaç Çerkezi tâ nehr-i azîm Terek'e varınca
on konak
yer bunların vilâyetleridir.
Bunlar da Cârkeys Arabının evlâdlarındandır. Nehr-i Cincik ve nehr-i Kuban'ın arzı(?) yanında sâkin olurlar. Bunların dahi şimâli Kalmık Tatarı keferesi vilâyetidir. Ve bu Bebirdikaç Çerkezi tâ nehr-i azîm Terek'e varınca on konak yer bunların vilâyetleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158a ·
metinde göster ·
Arnavudluk içinde İskenderiyye sancağında Leş kal‘ası dibinde Körfez deryâsına …
Ve bu gölün ayağı tâ on konak Arnavudluk içinde İskenderiyye sancağında Leş kal‘ası dibinde Körfez deryâsına Sincivan limanı içinde mahlût olur. Bir tarafdan aslâ geçit vermez. Ohri gölü bu vilâyet ortasında sedd olmuş bir buhayre-i azîmdir. Ve iki yerden dahi ayağında cisirleri vardır. Anda dahi emînin âdemleri bekleyüp âyende vü revendegânlardan bâc u bâzâr ve öşr-i mâhîler alup hükûmet ile kuş uçurmazlar, ammâ memerr-i nâs şâhrâh bu Üstürka cisridir. Bu kantaranın alt yanında niçe yüz aded balık dalyanları var kim ta‘bîr olunmaz görmeğe muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
… ereyân ederek Aydın diyârın saky edüp niçe kurâ vü kasabât ve şehirlere uğrayup
on konak
yer gidüp İzmir kurbunda Melemen şehri içinden ubûr edüp andan ikinci sâ‘atde K …
Karye-i Murâd Ağa: Nehr-i Gedüs kenârında bâğ u bâğçeli müselmân köyüdür. Bir câmi‘i ve mesîregâh yerleri vardır. Ve nehr-i Gedüz şehr-i Gedüz'ün cânib-i şarkîsinde Murâd yaylasından tulû‘ edüp niçe nehirler dahi müctemi‘ olup cânib-i garba cereyân ederek Aydın diyârın saky edüp niçe kurâ vü kasabât ve şehirlere uğrayup on konak yer gidüp İzmir kurbunda Melemen şehri içinden ubûr edüp andan ikinci sâ‘atde Kara Foça kal‘ası dibinde Akdeniz'e mahlût olur bir âb-ı latîfdir. Ve merkûm Murâd Ağa karyesinden kalkup yine şimâle iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y20a ·
metinde göster ·
… dur. İmdi eyle olsa Ashâb-ı Kehf dahi bu mahallerde olmak münâsibdir. Mar‘aş'da
on konak
Y 154a yerde olmak münâsib değildir, el-uhdetü ale'r-râvî
Ve bir kerre Mar‘aş eyâletine Elbistan ovasında Elbistan subaşılığında bir mağâralarda Ashâb-ı Kehf deyü ziyâret etdik, ammâ aslı yokdur. Asıl hakîkatde Ashâb-ı Kehf bu Tarsûs'da olmak müvecceh-i zîbâdır, zîrâ anlar Kur’ân-ı azîm ve Furkân-ı kadîm âyet-i şerîfi üzre Arapça nassı üzre yedi ve sekiz kişi Takyanus'un zulmünden hemân ol mahalde mağâralara firâr edüp kapanup (---) sene hâb-ı Ashâb-ı Kehf meşhûr-ı âfâkdır. Takyanus ise bu Tarsûs'da ve Kara Görgüs'de sâkin idüği âsâr-ı binâlarından ve târîhlerinden ma‘lûmdur. İmdi eyle olsa Ashâb-ı Kehf dahi bu mahallerde olmak münâsibdir. Mar‘aş'da on konak Y 154a yerde olmak münâsib değildir, el-uhdetü ale'r-râvî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153b–Y154a ·
metinde göster ·
… lerin getirüp iki bin deve mikdârı huccâca ucuz kirâları ile tâ Ulâ'ya Y 266b
on konak
yer götürmek şartıyla develerin verüp huccâca hidmet etdiler.
Ve bu şehrin halkı gâyet âsîlerdir. Beş âdemden ahâlî-i vilâyet şikâyet edüp zencîre uruldu. Ve bir âdem bir huccâcın devesin serîka edüp bir hânda saman içinde deveyi pinhân etmiş. Bulunup ba‘de's-sübût paşa anın boynun urdu. Cümle ehl-i beled havf u haşyete düşüp dağlardan develerin getirüp iki bin deve mikdârı huccâca ucuz kirâları ile tâ Ulâ'ya Y 266b on konak yer götürmek şartıyla develerin verüp huccâca hidmet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266a–Y266b ·
metinde göster ·
… sâdisde on bir dağ ve kırk nehir var. Bâ-husûs cümleden nehr-i Tuna mebde’i yüz
on konak
yerdir, Alman'dan çıkup kendüye yedi yüz nehir mahlût olarak Karadeniz'e beş ye …
İklîm-i sâdisde on bir dağ ve kırk nehir var. Bâ-husûs cümleden nehr-i Tuna mebde’i yüz on konak yerdir, Alman'dan çıkup kendüye yedi yüz nehir mahlût olarak Karadeniz'e beş yerden biri Kili boğazında, biri Tulça boğazında, biri Soluna boğazında, biri Beşdepe dibinde, biri Karahırmen boğazında Karadeniz'e deryâ olup mahlût olur. Tâ Beç'e ve Prag'a ve Alman'a varınca niçe bin pâre şayka ve karamürsel [ve] zarbina ve tıransa ve sırımba gemiler yürür bir nehr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255a ·
metinde göster ·
… re kalup cümle ehl-i beled ol buhayreden def‘-i atşân ederler. Cânib-i erba‘ası
on konak
gelir bir buhayre-i azîmdir. İçinde kabakdan kelek gemileri vardır. Ve gûnâ-gûn …
Bu sahrânın cânib-i erba‘asında boğaz boğaz dereler vardır. Cânib-i garbdaki boğazdan Temmûz'da Nîl tuğyân edince mezkûr boğazdan gelüp bu sahrâyı üç ay gark edüp tâ vasat-ı sahrâda bir buhayre kalup cümle ehl-i beled ol buhayreden def‘-i atşân ederler. Cânib-i erba‘ası on konak gelir bir buhayre-i azîmdir. İçinde kabakdan kelek gemileri vardır. Ve gûnâ-gûn mâhîleri sayd olunup tenâvül olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432b ·
metinde göster ·