İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ormanlar

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
103
isabet
101 cümle/beyitte
38,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10342,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 103

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ormanlar” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 167a … nâf-ı eğrekciyân: İslâmbol'un etrâfında cümle sekiz yüz eğrek vardır. Dağlar ve ormanlar içre sığır ve sıpa ve koyun ve keçi yatağı eğreklerdir. Her birinde onar eğrekc …
EÇS II 258a … e nevbet beklerler. Cemî‘î Abaza aşîretlerinin hâlleri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu Kotası kavmi ile Jana Çerkesi gâyet ya …
EÇS II 282b … çalınup cümle yârân-ı asdıkâlar ile vedâ‘laşup ol gün Çengâllibel nâm dağlar ve ormanlar içre ber-muhavvif ü muhâtara yerleri geçüp 6 sâ‘atde,
EÇS II 283b Bu şehirden kalkup yine cânib-i şarka dağlar ve ormanlar aşup 6 sâ‘atde,
EÇS II 343a–343b … ı Rûm, Arab ve Acem'de meşhûr sarp dağlar ve beller ve sengistân ve çengelistân ormanlar olmağıla kaplanı ve vaşakı ve yaban gûsfendi ve sığını ve zerdeva ve sansarı ve …
EÇS III 4b–5a … în değildir, bî-emân yerdir. Andan yine cânib-i kıbleye dağlar üzre çengelistân ormanlar geçüp İznik buhayresi kenarında,
EÇS III 100b–101a … timâ‘ etdik kim dağlar içre bir sadâ-yı Allah Allah kopup, "Bre nedir o?", deyü ormanlar içre bizim asker girüp meğer Bektâşlı ve Kara Çavuşlu mukaddemâ girü omanlar ar …
EÇS IV 396a … bir kerre hav hav deyüp dağlar içine girince hemân cümle koyunlar târımâr olup ormanlar içinde otlamağı bırağup serserî gezüp seğirde seğirde temâm olup ben de koyunla …
EÇS IV 405a … ki günlük Şatt suyun develeriyle taşırlar ammâ bu mahallin garbında karîb yerde ormanlar ve büklük dereler çemenzâr u hıyâbân yerleri vardır. Cümle Ekrâd-ı uryân ile me …
EÇS V 28a Andan yine şimâle dağlar ve ormanlar içre gidüp Istıranca dağları ve Burgaz iskelesi üç sâ‘at sol tarafda Karadeniz …
EÇS V 28a … s ılıcası sahrâsına azîmet etdiler. Hakîr Karabınar'dan 3 sâ‘atde cânib-i şarka ormanlar içre {gidüp},
EÇS V 40a Andan kalkup cânib-i şarka düz ormanlar içre çemenzâr yerlerde kat‘-ı menâzil edüp bir gece,
EÇS V 40a Andan yine ale's-sabâh şimâl tarafına ormanlar ve ma‘mûr kurâları seyr [ü] temâşâ ederek 9 sâ‘atde,
EÇS V 48a Andan kal‘a-i Vedmeduka altından kalkup yine cânib-i kıbleye bir konakda ormanlar geçüp,
EÇS V 56b … hümme âfinâ bî-amân yoldur. Tatar kavmi bile havf ederler, zîrâ Kazak kâfirleri ormanlar içre pusu edüp âdem alup nehr-i Özü'de kayıklarına giderler ve's-selâm temme'l- …
EÇS V 82b Ba‘dehû mezkûr Topyeri menzilinden kalkup cânib-i kıbleye ormanlar içre tathîr olmuş yollar ile havâ-yı latîfde gidüp,
EÇS V 110b Andan yine garba ormanlar geçüp,
EÇS V 122b … bâr ile vedâ[‘]laşup cümle refîklerimizle yıldız rüzgârı cânibine (---) sâ‘atde ormanlar ubûr edüp,
EÇS V 127a … : Semendire sancağı hâkinde Sırf ve Bulkar re‘âyâlı ze‘âmet köyüdür. Andan yine ormanlar içre giderken,
EÇS V 134a … ı müşeyyed binâ etmiş, ammâ suyu gûyâ buz pâredir. Anı ubûr edüp yine dağlar ve ormanlar içre gâfil gitmeyüp pür-silâh ubûr edüp,
EÇS V 152b … ba nehr-i Pileve kenârınca balıklı göller ve ma‘mûr u âbâdân kurâlar ve hıyâbân ormanlar geçüp,
EÇS V 158b Andan öteye 2 sâ‘atde ormanlar geçüp,
EÇS V 162b–163a … yanında bir azîm kasr-ı âlî var. Anda çıkup karâr-dâde olduğumuz gibi dağlar ve ormanlar içinden taraf taraf top sadâsı kopup el-azametullâh meğer mukaddemâ tâ Çakatorn …
EÇS V 175b … ı olan muhâtara yerleri ve belleri aşup 3 sâ‘at dahi cânib-i cenûba yokuş aşağı ormanlar içre inüp,
EÇS V 182b Andan (---) sâ‘atde poyraz rûzgârı tarafına pür-silâh olup bayırlar ve ormanlar aşup cânib-i erba‘amızı karavullar gözederek hâzır-bâş gidüp,
EÇS VI 2b Evvelâ bu Demirkapu'da cemî‘i asâkir-i İslâm ile dağlar ve ormanlar içre iki gün meks olunup üç bin iki yüz araba ve bu kadar bin seyishâne ve bârh …
EÇS VI 38a–38b … t örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâbânlı mesîregâh ve sayd [u] şikârgâh dağlar ve ormanlar içinde vâkı‘ bir rabta-i vâsi‘ zemîn-i mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır, ammâ deyyâ …
EÇS VI 38b … e yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve ormanlar ve niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
EÇS VI 61a Andan ormanlar içre Ral kasabasın geçüp 8 sâ‘atde,
EÇS VI 69b … âb-ı bâ-safâ ile vedâlaşup Peçoy'dan cânib-i şarka gâh bayırlar ve gâh sahrâ vü ormanlar geçüp 9 sâ‘at gidüp,
EÇS VI 101a … den kara nahır gibi kara şapkalı ve kara bayraklı kâfirler karanlık gecede kara ormanlar içre gelirlerken görüp gerüye kaçarkan bu yiğitler bizi bağlayup size getirdile …
EÇS VI 124b Bu hâl-i diyer-gûnu çekerken hemân sol cânibimizdeki ormanlar içinden domuz hıyâbândan çıkar gibi bir sürü Macar katanası yayası ve atlısı di …
EÇS VI 125b … d-i bî-hadd ve senâ-yı bî-add edüp cânib-i Uyvar'a giderken meğer bu taraflarda ormanlar içre bizim münhezim olmuş âdemler hakîri görüp "Yoldaş gerüde ve ileride kâfir …
EÇS VI 125b Hemân ormanlar içre pinhân olmuş âdemlerin cümlesi mecrûh meydân-ı mahabbete çıkup niçe piyâde …
EÇS VI 133b … kal‘a-i Leve altından kös-i irtihâller çalınup 5 sâ‘at cânib-i şarka dağlar ve ormanlar aşup,
EÇS VI 134a Ba‘dehu bu kal‘a altından kalkup cânib-i şarka giderken dağlar ve beller ve ormanlar ve bayırlı ve çayırlı yerler aşup kâmil 5 sâ‘at meşakkat-i râh çekerek gidüp,
EÇS VI 160b … a‘dehu bu kal‘adan semt-i cenûba yokuş aşağı enerken iki yanlarındaki dağlar ve ormanlar ve bâğlar serâpâ nar ağaçlarıdır kim kendi biter ve kendi yiter ormanistân ve r …
EÇS VI 169b … Köle İbrâhîm nâm harâmînin havfin çekerek (---) sâ‘atde refîkler ile dağlar ve ormanlar aşup,
EÇS VI 169b Andan kalkup yine cânib-i şimâle ormanlar geçüp 3 sâ‘atde,
EÇS VI 170b … kal‘a-i Valpova üzre gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve ormanlar ve çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘a …
EÇS VI 177b … ‘i metâ‘ları ve girân-bahâ eşyâları yağmâ etdiler, ammâ Allâhu a‘lem kâfir dahi ormanlar içinde idiler.
EÇS VI 177b … bin bin hamd ü senâ ederek cümle gâzîler ile bir yere gelüp cânib-i cenûba yine ormanlar içre 7 sâ‘atde gidüp,
EÇS VI 183a … ç bin âdem olup Sadrıa‘zama revâne olup Kanije'den cânib-i cenûba düz dağlar ve ormanlar içre 3 sâ‘at gidüp Vezîria‘zam ordusunda yine İbrâhîm Kethudâ'nın dâ’iresinde m …
EÇS VI 185b … cümle serhadliler Tatar askerlerine pîşvâ olup yürüdüler. Şark cânibine bir gün ormanlar içre gidüp aslâ güneş bile zerre kadar görünmeyüp,
EÇS VI 186b Andan yine cânib-i şarka dağlar ve ormanlar geçüp (---) sâ‘atde,
EÇS VI 187a … andan nehr-i Morava'yı gemilerle geçüp menzil-i kal‘a-i Kanije, andan 3 sâ‘atde ormanlar ve dağlar içre asker-i İslâma râst gelüp menzil-i kal‘a-i mahsûr Yenikal‘a altı …
EÇS VII 2b Ba‘dehu bu kal‘a-i Lak'dan bir şey alamayup taraf-ı garba dağlar ve ormanlar içre üç sâ‘atde ac u zâc gidüp,
EÇS VII 3b … r, ammâ iç kal‘ası bir püşte-i âlî üzre nümâyân idi. Kulağız olan kâfirler bizi ormanlar içre götürdüler,
EÇS VII 3b Hemân vakt-i seherde cümle küffâr hâb-ı râhatda iken cümle guzât-ı müslîmîn ormanlar içinden çıkup at koyup kal‘a dibine geldikde sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ bulduru …
EÇS VII 6b … ‘temedün aleyh âdemlere esîrleri verüp ordu-yı İslâmdan cânib-i şarka dağlar ve ormanlar geçüp,