İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ormanlar*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
163
isabet
157 cümle/beyitte
60,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
10
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi16366,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 163

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ormanlar*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 167a … nâf-ı eğrekciyân: İslâmbol'un etrâfında cümle sekiz yüz eğrek vardır. Dağlar ve ormanlar içre sığır ve sıpa ve koyun ve keçi yatağı eğreklerdir. Her birinde onar eğrekc …
EÇS II 245a … eri vardır. Kıblesi ve cânib-i şarkîsi bâğlı ve bâğçeli dağlar ve çengelistânlı ormanlardır . Bunda sulanup yine Anadolu kenariyle hikmet-i Huda eyyâmsız sandallar ile küre …
EÇS II 254a Dağlarında ve taşlarında cümle ormanları fındıklıkdır kim rub‘-ı meskûnda Şana fındığı meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS II 258a … e nevbet beklerler. Cemî‘î Abaza aşîretlerinin hâlleri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu Kotası kavmi ile Jana Çerkesi gâyet ya …
EÇS II 282b … çalınup cümle yârân-ı asdıkâlar ile vedâ‘laşup ol gün Çengâllibel nâm dağlar ve ormanlar içre ber-muhavvif ü muhâtara yerleri geçüp 6 sâ‘atde,
EÇS II 283b Bu şehirden kalkup yine cânib-i şarka dağlar ve ormanlar aşup 6 sâ‘atde,
EÇS II 343a–343b … ı Rûm, Arab ve Acem'de meşhûr sarp dağlar ve beller ve sengistân ve çengelistân ormanlar olmağıla kaplanı ve vaşakı ve yaban gûsfendi ve sığını ve zerdeva ve sansarı ve …
EÇS II 344b–345a … ünkâr bâğçesi üstâdı vardır. Bostâncı neferleriyle kal‘a dağların ve sâ’ir koru ormanların korudup hıfz [u] hırâset edüp hükûmet eder.
EÇS III 4b–5a … în değildir, bî-emân yerdir. Andan yine cânib-i kıbleye dağlar üzre çengelistân ormanlar geçüp İznik buhayresi kenarında,
EÇS III 45a Kal‘a-i Kakun : Yine Mısır yolunda sol tarafımızda nümâyân kalup bir azîm mişe ormanlarına girüp (---) sâ‘atde,
EÇS III 100b–101a … asker şîrînleyüp üzerlerine hücûm-ı ziyâdece etdiklerinde cümlesi seyrek ağaçlı ormanlara "Ormanus keres", deyüp firâr edince Daşnık Mirza'nın kethüdâsı ve on iki nâmdâr …
EÇS III 100b–101a … timâ‘ etdik kim dağlar içre bir sadâ-yı Allah Allah kopup, "Bre nedir o?", deyü ormanlar içre bizim asker girüp meğer Bektâşlı ve Kara Çavuşlu mukaddemâ girü omanlar ar …
EÇS III 134a … velerinin çayır, alefzâr [u] çemenzârların ve sayd [u] şikâr olacak hıyâbân [u] ormanların hıfz [u] hırâset eder. Mütekellim koru ağalığı serbest hâkimdir. On üçüncü zâbi …
EÇS IV 374a … taraf-ı şimâle niçe kend-i ma‘mûrlar ve mahsûldâr fezâlar ve dıraht-ı müntehâlı ormanları 10 sâ‘atde geçüp,
EÇS IV 396a … bir kerre hav hav deyüp dağlar içine girince hemân cümle koyunlar târımâr olup ormanlar içinde otlamağı bırağup serserî gezüp seğirde seğirde temâm olup ben de koyunla …
EÇS IV 405a … ki günlük Şatt suyun develeriyle taşırlar ammâ bu mahallin garbında karîb yerde ormanlar ve büklük dereler çemenzâr u hıyâbân yerleri vardır. Cümle Ekrâd-ı uryân ile me …
EÇS V 28a Andan yine şimâle dağlar ve ormanlar içre gidüp Istıranca dağları ve Burgaz iskelesi üç sâ‘at sol tarafda Karadeniz …
EÇS V 28a … s ılıcası sahrâsına azîmet etdiler. Hakîr Karabınar'dan 3 sâ‘atde cânib-i şarka ormanlar içre {gidüp},
EÇS V 31a–31b … kisblerinde bir alay fukarâlardır. Cümle kurâları meşe ve pelîd ve ahlad armudu ormanlarında olmak ile Deliorman vilâyeti derler, yüz altmış pâre kurâlardır. Andan yine cân …
EÇS V 40a Andan kalkup cânib-i şarka düz ormanlar içre çemenzâr yerlerde kat‘-ı menâzil edüp bir gece,
EÇS V 40a Andan yine ale's-sabâh şimâl tarafına ormanlar ve ma‘mûr kurâları seyr [ü] temâşâ ederek 9 sâ‘atde,
EÇS V 40b Andan yıldız tarafına bir konakda ormanlı ormanları ve ma‘mûr Kazak ve Leh kurâların geçüp,
EÇS V 48a Andan kal‘a-i Vedmeduka altından kalkup yine cânib-i kıbleye bir konakda ormanlar geçüp,
EÇS V 49b … dimize gitmeğe azîmet edüp kal‘a-i Omân altından cânib-i kıbleye bir günde azîm ormanları ve çengelistân balkanları ve ma‘mûr kurâları teferrüc [ü] ubûr ederek,
EÇS V 56b … hümme âfinâ bî-amân yoldur. Tatar kavmi bile havf ederler, zîrâ Kazak kâfirleri ormanlar içre pusu edüp âdem alup nehr-i Özü'de kayıklarına giderler ve's-selâm temme'l- …
EÇS V 82b Ba‘dehû mezkûr Topyeri menzilinden kalkup cânib-i kıbleye ormanlar içre tathîr olmuş yollar ile havâ-yı latîfde gidüp,
EÇS V 110b Andan yine garba ormanlar geçüp,
EÇS V 122b … bâr ile vedâ[‘]laşup cümle refîklerimizle yıldız rüzgârı cânibine (---) sâ‘atde ormanlar ubûr edüp,
EÇS V 127a … : Semendire sancağı hâkinde Sırf ve Bulkar re‘âyâlı ze‘âmet köyüdür. Andan yine ormanlar içre giderken,
EÇS V 129b–130a … şehrin cemî‘i odun kesenleri nehr-i Milaçka başında olan kûh-ı bî-sütûnlardaki ormanlarda dıraht-ı müntehâları kesüp odun ederler ve herkes kesdüğü odunlarına birer gûne …
EÇS V 134a … ı müşeyyed binâ etmiş, ammâ suyu gûyâ buz pâredir. Anı ubûr edüp yine dağlar ve ormanlar içre gâfil gitmeyüp pür-silâh ubûr edüp,
EÇS V 137a … a-yı müdebbir cümle kûhken Ferhâdîleri ve cümle çerâhorları getirdüp dağlara ve ormanlara Ferhâdî külünk ve teberler urup seng-i hârâları kırup sa‘b yollara ve zîk belle …
EÇS V 137b Andan kalkılup cânib-i garba dağlardan yokuş aşağı giderken yine yolların ormanların kırup ıhrâk edüp hâr [u] hâşâklardan yolları tathîr ederek,
EÇS V 152b … ba nehr-i Pileve kenârınca balıklı göller ve ma‘mûr u âbâdân kurâlar ve hıyâbân ormanlar geçüp,
EÇS V 158a Gıraviçse dağları ve ormanları içinde şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr seng binâ ve şarampavlı ve handaklı b …
EÇS V 158b Andan öteye 2 sâ‘atde ormanlar geçüp,
EÇS V 162b–163a … yanında bir azîm kasr-ı âlî var. Anda çıkup karâr-dâde olduğumuz gibi dağlar ve ormanlar içinden taraf taraf top sadâsı kopup el-azametullâh meğer mukaddemâ tâ Çakatorn …
EÇS V 175b … ı olan muhâtara yerleri ve belleri aşup 3 sâ‘at dahi cânib-i cenûba yokuş aşağı ormanlar içre inüp,
EÇS V 182b Andan (---) sâ‘atde poyraz rûzgârı tarafına pür-silâh olup bayırlar ve ormanlar aşup cânib-i erba‘amızı karavullar gözederek hâzır-bâş gidüp,
EÇS VI 2b Evvelâ bu Demirkapu'da cemî‘i asâkir-i İslâm ile dağlar ve ormanlar içre iki gün meks olunup üç bin iki yüz araba ve bu kadar bin seyishâne ve bârh …
EÇS VI 38a–38b … t örtülü bâğlı ve bâğçeli ve hıyâbânlı mesîregâh ve sayd [u] şikârgâh dağlar ve ormanlar içinde vâkı‘ bir rabta-i vâsi‘ zemîn-i mahsûldâr bir dâr-ı diyârdır, ammâ deyyâ …
EÇS VI 38b … e yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve ormanlar ve niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
EÇS VI 53b–54a … gibi "Zuşte panu pine valu ormanos keres" etdikleri gibi bizler dahi küme küme ormanlara girdik, ammâ çok uzak gitmedik. Küffâr bizi komayup ibtidâ atlara sarılalım der …
EÇS VI 61a Andan ormanlar içre Ral kasabasın geçüp 8 sâ‘atde,
EÇS VI 69b … âb-ı bâ-safâ ile vedâlaşup Peçoy'dan cânib-i şarka gâh bayırlar ve gâh sahrâ vü ormanlar geçüp 9 sâ‘at gidüp,
EÇS VI 101a … den kara nahır gibi kara şapkalı ve kara bayraklı kâfirler karanlık gecede kara ormanlar içre gelirlerken görüp gerüye kaçarkan bu yiğitler bizi bağlayup size getirdile …
EÇS VI 105b … yırtup peşkin atlamış la‘în ü bî-dîn olmağile kaçamak yolların bilüp dağlar ve ormanlara hınzîr gibi girüp kırk elli mikdâr kâfir ile tâ kal‘a-i Uyvar'a cân atup güc il …
EÇS VI 119b … edüp sununca hemân küffâr-ı bedkâr alak bulak olup niçesi hemân hınzîrlar gibi ormanlara girdi ve gâzîlerin âkılları ormanlarda bu kâfirlerin niçesin kırdı ve niçe yüzü …
EÇS VI 119b … ak bulak olup niçesi hemân hınzîrlar gibi ormanlara girdi ve gâzîlerin âkılları ormanlarda bu kâfirlerin niçesin kırdı ve niçe yüzünü esîr edüp orduya gelmeden bu kadar a …
EÇS VI 124b Bu hâl-i diyer-gûnu çekerken hemân sol cânibimizdeki ormanlar içinden domuz hıyâbândan çıkar gibi bir sürü Macar katanası yayası ve atlısı di …