… ki günlük Şatt suyun develeriyle taşırlar ammâ bu mahallin garbında karîb yerde
ormanlar ve
büklük dereler çemenzâr u hıyâbân yerleri vardır. Cümle Ekrâd-ı uryân ile memlû …
Menzil-i Acısu: Tikrit sancağı hâkinde Şatt'dan ba‘îd çölistân içre harâb u yebâb bir mahaldir kim Şakakî Kürdleri haymeleriyle kışlarlar. Varan kârbân halkı ve sâ’ir âyende vü revendegân hayme vü hargâhlarıyla meks ederler. Sâhibü'l-hayrâtlar niçe yerlere çâh-ı mâlar hafr etmişler ammâ bi-emri İlâh suları sehel nemekîn olduğundan acı sudurlar ammâ bir menzilde nehr-i Şatt karîbdir ammâ Şatt dolaşık cereyân etdiğinden bu mahalle çölden gelinir ve Toprakkal‘a'dan murâd edinen iki günlük Şatt suyun develeriyle taşırlar ammâ bu mahallin garbında karîb yerde ormanlar ve büklük dereler çemenzâr u hıyâbân yerleri vardır. Cümle Ekrâd-ı uryân ile memlûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405a ·
metinde göster ·
… dimize gitmeğe azîmet edüp kal‘a-i Omân altından cânib-i kıbleye bir günde azîm
ormanları ve
çengelistân balkanları ve ma‘mûr kurâları teferrüc [ü] ubûr ederek,
Bu kal‘a-i Omân'ın yedi günde alâ kadri'l-imkân seyr [ü] temâşâların edüp bu mahalde Hân hazretleri cümle imdâda gelen Leh cünûduna ve cümle Kazak cünübüne destûr verüp dârü'l-bevârlarına gidüp Hân hazretleri ancak Kırım askeri ve bizim Bucak Tatarı askeriyle yüz yigirmi bin Tatar'la Hân hazretleri kalup ale't-ta‘cîl Akkirmân altında Melek Ahmed Paşa efendimize gitmeğe azîmet edüp kal‘a-i Omân altından cânib-i kıbleye bir günde azîm ormanları ve çengelistân balkanları ve ma‘mûr kurâları teferrüc [ü] ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 49b ·
metinde göster ·
… e yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve
ormanlar ve
niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
Bu rabta içre bir kiremit örtülü bir câmi‘ ve bir mescid ve bir hân ve on beş dükkân var, gayri imâret yokdur. Ancak cümle on o kadar Müselmân hâneleridir, mâ‘adâ Bulgar ve Sırf kefereleri evleridir. A‘yândan Kâsım Ağa ve karındaşı Mehemmed Ağaların hâneleri âyende vü revendegâna mihmân-sarây olup ni‘metleri bay u gedâya ve pîr u cüvâna ve gebr ü tersâya mebzûldur. Bunlar da bu menzilde olmasalar bu dereden kuş uçmazdı. Andan Kâsım Ağa bu hakîre yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve ormanlar ve niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu kal‘a altından kalkup cânib-i şarka giderken dağlar ve beller ve
ormanlar ve
bayırlı ve çayırlı yerler aşup kâmil 5 sâ‘at meşakkat-i râh çekerek gidüp,
Ba‘dehu bu kal‘a altından kalkup cânib-i şarka giderken dağlar ve beller ve ormanlar ve bayırlı ve çayırlı yerler aşup kâmil 5 sâ‘at meşakkat-i râh çekerek gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134a ·
metinde göster ·
… a‘dehu bu kal‘adan semt-i cenûba yokuş aşağı enerken iki yanlarındaki dağlar ve
ormanlar ve
bâğlar serâpâ nar ağaçlarıdır kim kendi biter ve kendi yiter ormanistân ve rumm …
Ba‘dehu bu kal‘adan semt-i cenûba yokuş aşağı enerken iki yanlarındaki dağlar ve ormanlar ve bâğlar serâpâ nar ağaçlarıdır kim kendi biter ve kendi yiter ormanistân ve rummânistândır kim nısf sâ‘atde bu naristânı geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160b ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Valpova üzre gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve
ormanlar ve
çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘atde …
"Bire âdemler, Maslovin kal‘asından nehr-i Dırava'yı geçmizsiz, cihânı kâfir dutup hâlâ kâfir Kanije'yi küt-â-küt döğmede. Yarınki gün top sadâların istimâ‘ edersiz. Vezîria‘zam ise dahi Seğitvar kal‘asında asker-i deryâ-misâl cem‘ etmede. Siz Maslovin iskelesine giderseniz hemân kendi ayağınızla kâfirin içine girirsiz" deyince cümle Pojaga kal‘ası ve Yakova kal‘ası ve Ösek kal‘ası gâzîleri müşâvere edüp kal‘a-i Valpova üzre gitmeği re’y-i ahsen görüp derhâl cânib-i garba dağlar ve ormanlar ve çamurlu batak ve çatak yerleri ve mahûf u muhâtara belleri ubûr edüp 11 sâ‘atde derd-i mihen çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170b ·
metinde göster ·
Cümlemiz salt [u] sebükbâr olup kal‘a-i Ösek'den cisr-i tavîl başında kal‘a-i Darda'yı geçüp menzil-i kal‘a-i Valpova, andan kal‘a-i Maslovin, andan nehr-i Morava'yı gemilerle geçüp menzil-i kal‘a-i Kanije, andan 3 sâ‘atde ormanlar ve dağlar içre asker-i İslâma râst gelüp menzil-i kal‘a-i mahsûr Yenikal‘a altına bir alay-ı azîm ile varup Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân dahi ordusundan gelüp bizimle berâber alayımızla Sadrıa‘zam huzûrundan cümle ubûr edüp eğer Tatar'a ve eğer serhadlilere kırk kadar hil‘at-i fâhireler geydirilüp herkes kollu kollarına gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187a ·
metinde göster ·
… idik. Yine bu kal‘anın dağlarında bir gece yatup andan yine cânib-i şarka sarp
ormanlar ve
balkanlı dağlar ubûr edüp,
Menzil-i kal‘a-i Egirsek: Birkaç gün mukaddem uğrayup şikâr alamamış idik. Yine bu kal‘anın dağlarında bir gece yatup andan yine cânib-i şarka sarp ormanlar ve balkanlı dağlar ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 6b ·
metinde göster ·
… r-i Raba kenârında amelleriyle karâr etdiler, ammâ yine dağlarda ve bellerde ve
ormanlarda ve
bataklı çamurlu gün görmez yollarda sekiz sâ‘atde,
Evvelâ mâh-ı (---) gününde nehr-i Raba kenârında nefîr-i rıhletler çalınup cânib-i şimâle Ustolni-Belgrad cânibine müteveccih olundu, ammâ küffâr-ı dûzah-karâr nehr-i Raba kenârında amelleriyle karâr etdiler, ammâ yine dağlarda ve bellerde ve ormanlarda ve bataklı çamurlu gün görmez yollarda sekiz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 23b ·
metinde göster ·
… a gölü kenârından kalkup 12 sâ‘atde cânib-i şimâle dağlar ve dere ve depeler ve
ormanlar ve
susuz yerleri geçerken kırk elli kadar âdem ol şiddet-i hârda susuz helâk olup …
Ya‘nî lisân-ı Latince Ördek gölü demek olur bir küçük âb-ı hayât göldür, ammâ hakkâ ki ördeği gâyet çokdur. Ve cemî‘i asâkir-i bî-pâyân bu göl etrâfında meks edüp zevk u safâ etdiler. Bu buhayre kenârında dururken hemân Üstürgon tarafından kırk elli pâre balyemez topların atılduğu istimâ‘ olunup derhâl Sadrıa‘zam nefîr-i rıhletler çaldırup bu Patka gölü kenârından kalkup 12 sâ‘atde cânib-i şimâle dağlar ve dere ve depeler ve ormanlar ve susuz yerleri geçerken kırk elli kadar âdem ol şiddet-i hârda susuz helâk olup der[d-i] belâ çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Bârî altı yıl mukaddem bu mahalde urulup ve altı sene zahmdâr gezüp yedinci sene gurresinde yine bu Kral Değirmeni yanında ifâkat buldu. Andan ertesi gün yine ala[y-ı azîm] ile taraf-ı garba dağlar ve ormanlar ve mişeyistânlı pusu yerlerin 5 sâ‘atde basîret üzre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88a ·
metinde göster ·
… i kadîm olup bâğlı ve bâğçeli olup Durujunka hükmündedir. Andan bir günde şarka
ormanlar ve
düz vâdî-i lâlezârlarda gidüp yine,
Menzil-i kal‘a-i Oman: (Şehir) palanka-i azîm ve şehr-i kadîm olup bâğlı ve bâğçeli olup Durujunka hükmündedir. Andan bir günde şarka ormanlar ve düz vâdî-i lâlezârlarda gidüp yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b ·
metinde göster ·
Bunda dahi şiddet-i şitâdan bâğ u bâğçe yokdur, ammâ
ormanları ve
müşebbek bostânları gâyet çokdur. Ve mahbûbu ve mahbûbesine hadd [ü] nihâyet yo …
Bunda dahi şiddet-i şitâdan bâğ u bâğçe yokdur, ammâ ormanları ve müşebbek bostânları gâyet çokdur. Ve mahbûbu ve mahbûbesine hadd [ü] nihâyet yokdur. Bu taraf Maskov kâfirlerinin başka lehçe ile kelimâtları var, ammâ isimleri bu gûnedir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·