… taraf-ı şimâle niçe kend-i ma‘mûrlar ve mahsûldâr fezâlar ve dıraht-ı müntehâlı
ormanları
10 sâ‘atde geçüp,
Menzil-i hudûd-ı Börüce kendi: Sâfî Kürd-i bî-amândır kim dağ âdemleridir. Bu kendin mukâbelesinde bir yalçın kaya üzre şekl-i müselles bir seng-binâ kal‘a-i sağîre nümâyân idi ammâ varup derûn-ı hisâra dâhil olup hakka'l-yakîn hâsıl etmedik ammâ ayne'l-yakîn hâsıl etdik ve ihtiyârlarından eyle istimâ‘ etdik kim Süleymân Hân asrında bu kal‘a emân ile Budak Hân Beğ Serdâr-ı mu‘azzam Baltacı Paşa'ya kal‘a miftâhların teslîm edüp yine ülkeyi ber-vech-i ocaklık Budak Beğ'e ihsân etmişler. Andan kalkup yine taraf-ı şimâle niçe kend-i ma‘mûrlar ve mahsûldâr fezâlar ve dıraht-ı müntehâlı ormanları 10 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 374a ·
metinde göster ·
… dimize gitmeğe azîmet edüp kal‘a-i Omân altından cânib-i kıbleye bir günde azîm
ormanları
ve çengelistân balkanları ve ma‘mûr kurâları teferrüc [ü] ubûr ederek,
Bu kal‘a-i Omân'ın yedi günde alâ kadri'l-imkân seyr [ü] temâşâların edüp bu mahalde Hân hazretleri cümle imdâda gelen Leh cünûduna ve cümle Kazak cünübüne destûr verüp dârü'l-bevârlarına gidüp Hân hazretleri ancak Kırım askeri ve bizim Bucak Tatarı askeriyle yüz yigirmi bin Tatar'la Hân hazretleri kalup ale't-ta‘cîl Akkirmân altında Melek Ahmed Paşa efendimize gitmeğe azîmet edüp kal‘a-i Omân altından cânib-i kıbleye bir günde azîm ormanları ve çengelistân balkanları ve ma‘mûr kurâları teferrüc [ü] ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 49b ·
metinde göster ·
içinde şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr seng binâ ve şarampavlı ve handaklı b …
Gıraviçse dağları ve ormanları içinde şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr seng binâ ve şarampavlı ve handaklı bir hisâr-ı ra‘nâ ve bir kapusu önünde haşeb cisir başında bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda yüz mikdâr tahta örtülü hâneleri ve cebehâneleri ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘-i sagîri var. Gayrı çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur, ammâ cinîn ü ravza-i rıdvânları çokdur ve bu kal‘a ile Pakriçse kal‘ası mâbeyninde olan Gıraviçse dağlarından bir doğru yol vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
… le dek askerin gerisi de geçüp nehr-i Dırava kenârından cânib-i garba dağlar ve
ormanları
3 sâ‘atde geçüp,
Hamd-i Hudâ atlara ve hakîre ve hüddâmlarıma bir zarar olmayup karşuya ubûr etdik, ammâ vakt-i sabâh sovuğu olmak ile atlar ve hüddâmlar üşüyüp derhâl atları eğerleyüp süvâr olup birkaç müşvârlar edüp atlar ve hüddâmlar kızup tâ vakt-i zevâle dek askerin gerisi de geçüp nehr-i Dırava kenârından cânib-i garba dağlar ve ormanları 3 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
… nümâyândır ve Polata ve Çavka ve Val ve Cân Beğ nâmân kal‘alar cümle dağları ve
ormanları
ile nümâyândır ve aslâ bu kal‘aya hâ’il yokdur, hemân bir sahrâ-yı sebzezâr u b …
Hemân bir surâhî su kabağı gibi boğazı ince ve Began {kal‘ası} tarafı sivri ve bâğlar tarafı kabağın karnı şeklinde bir kal‘a-i serâmeddir. Bu minâreden Belgrad sahrâsının zemîninde olan mezâri‘ât ve çayır ve çemenzâr ve lâle‘ızâr bâğları ve müşebbek bostânları ebrî kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn nümâyândır ve Polata ve Çavka ve Val ve Cân Beğ nâmân kal‘alar cümle dağları ve ormanları ile nümâyândır ve aslâ bu kal‘aya hâ’il yokdur, hemân bir sahrâ-yı sebzezâr u buhayre içre vâki‘ olmuş bir acîb ü garîb kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
… . Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup
ormanları
kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Netîce-i kelâm zemîni eniş yokuş edüp kış günleri bu eniş yokuş yolların çamurunda yürümek azâb-ı elîmdir. Ümmet-i Muhammed şeb [ü] rûz bu eniş ve yokuş yolları ubûr etmeden bîzâr olup ormanları kırarak ve haşebden ve yaprakdan cüsûrlar ihdâs ederek şedd-i rahil ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… il yolları üzre İsmâ‘îl Paşa birkaç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda balkan ve
ormanları
kırup çukur yerleri ve batak ve çatak yolları hâr-ı hâşâk ile doldurup yollar t …
Ba‘dehu kal‘ayı âteşe urup asker-i İslâm gitdiler. Bu mahalden dahi kalkup ileri menzil yolları üzre İsmâ‘îl Paşa birkaç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda balkan ve ormanları kırup çukur yerleri ve batak ve çatak yolları hâr-ı hâşâk ile doldurup yollar tathîr olduğundan asâkir-i İslâm hayr du‘â ederek cümle balyemez toplar ile ubûr olunup ba‘de'z-zuhur yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… ) amânsız îmânsız kâfirlerinin firârgâhı ve kemîngâhları olan mahûf ve muhâtara
ormanları
selâmetle hamd-i Hudâ geçüp,
Mukaddemâ bâlâda bânîsi ve sebeb-i tesmiyesi ve sâ’ir evsâflarıyla Raba suyu seferinden gelirken mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi yine velî-ni‘metimiz Mustafa Paşa hânedânında meks edüp kâmil kendüleri ile bir hafta zevk u safâlar edüp Raba seferi senesinde kendüye fürûht etdiğimiz iki re’s kapudan oğlu ve yüzbaşı esîrlerimizin kusûr akçeleriyle elli aded bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr refîkler alup cümle dostânlar ile vedâ‘laşup andan cânib-i şarka 6 sâ‘at kan tonar(?) amânsız îmânsız kâfirlerinin firârgâhı ve kemîngâhları olan mahûf ve muhâtara ormanları selâmetle hamd-i Hudâ geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77a ·
metinde göster ·
… kkat-i râh çekmişken anda mihmân ola[mayup] yine şark tarafına dağlar ve ağaçlı
ormanları
geçüp (---) sâ‘atde bî-mecâl gidüp,
Bunda dahi Boğdan boyarı hükm eder. Âsâr-ı binâları bir mürtefi‘ topraklı bayır üzre üç yüz aded tahta ve saz örtülü evleri ve dükkânları ve manastırları var, ammâ şehrinde âdemleri cümle tâ‘ûndan dağlara firâr etdiklerinden hayli meşakkat-i râh çekmişken anda mihmân ola[mayup] yine şark tarafına dağlar ve ağaçlı ormanları geçüp (---) sâ‘atde bî-mecâl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
Bunda dahi şiddet-i şitâdan bâğ u bâğçe yokdur, ammâ
ormanları
ve müşebbek bostânları gâyet çokdur. Ve mahbûbu ve mahbûbesine hadd [ü] nihâyet …
Bunda dahi şiddet-i şitâdan bâğ u bâğçe yokdur, ammâ ormanları ve müşebbek bostânları gâyet çokdur. Ve mahbûbu ve mahbûbesine hadd [ü] nihâyet yokdur. Bu taraf Maskov kâfirlerinin başka lehçe ile kelimâtları var, ammâ isimleri bu gûnedir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… ri ve dudu gâyet çokdur. Ve hevâsının sevâhilliğinden dağı ve taşı zeytûn ağacı
ormanları
cihânı dutmuşdur kim dânedâr Girid ve Moton ve Koron zeytûnu kadar latîf zeytûn …
Ve bâğ u bâğçesinde nârı ve inciri ve dudu gâyet çokdur. Ve hevâsının sevâhilliğinden dağı ve taşı zeytûn ağacı ormanları cihânı dutmuşdur kim dânedâr Girid ve Moton ve Koron zeytûnu kadar latîf zeytûnu olur. İslâmbol'dan bu mahalle gelince zeytûn nâdirdir, zîrâ ol taraflar şiddet-i şitâdır, ammâ bu Mekri iklîm-i sâlisin vasatında bulunup hevâsı sehîldir. Anıniçün bu şehrin şimâl cânibindeki dağlar serâpâ bâğlardır, ahâlîsi tendürüst ve sağlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b ·
metinde göster ·
Ol gece çiftlik kethudâsı Hasan Ağa dahi merhûm olup hakîr gasl edüp defn edüp ale's-sabâh Lokoz'dan kulağızlar alup cânib-i şarka Loroz değirmenlerin ve bir vîrân kal‘ayı geçüp ve Şahin Beğ'in Kanra(?) nâm çiftliğin geçüp (---) sâ‘atde kayalı dağlar dibinden ubûr edüp ormanları geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345a ·
metinde göster ·
… hir bir dağlı ve bâğlı ve ormanlı bir kûhîce yerde vâki‘ olup serâpâ dağları ve
ormanları
pırnarlık ağaçları olmak ile keçisi ve koyunu çok olup gâyet semîn olurlar. Ve …
Ve bu Vılandiva kasabası seksen akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kırk pâre kurâdır. Ba‘zı zamân Tikveş kadılığına ilhâk olur. Bu şehir bir dağlı ve bâğlı ve ormanlı bir kûhîce yerde vâki‘ olup serâpâ dağları ve ormanları pırnarlık ağaçları olmak ile keçisi ve koyunu çok olup gâyet semîn olurlar. Ve ba‘zı dağları taşlıcadır. Ve dağlar eteğinde yüz elli evli ve kiremitli ve tahta ve saz örtülü fukarâ evleridir ve ol kadar a‘yânı ve eşrâfı yokdur. Ve cemî‘i re‘âyâ vü berâyâsı cümle beyâz çuka gibi abâlar geyerler, kara libâs geymek ayıbdır ve meymenet yokdur derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
… le altmış nefer bahâdır Y 51a levendâtla Urla'dan çıkup bâğ u bâğçe ve zeytûn
ormanları
içre cânib-i garba leb-i deryâ ile bir sâ‘at geçüp Karaburun yolu leb-i deryâda …
Ve bu şehirden cümle yârân-ı bâ-safâlar ile vedâlaşup yigirmi nefer Urum kızanı ve serdâr Pîrî Beşe'den kırk nefer yeniçeri yoldaşı refîk alup cümle altmış nefer bahâdır Y 51a levendâtla Urla'dan çıkup bâğ u bâğçe ve zeytûn ormanları içre cânib-i garba leb-i deryâ ile bir sâ‘at geçüp Karaburun yolu leb-i deryâda kalup biz sol tarafda Çarpan boğazı nâm bî-amân yola müteveccih olup cümle refîklerimiz hâzırbâş olup hâmûşbâş revâne olmada idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50b–Y51a ·
metinde göster ·
… alup yine Eyneâbâd sahrâsı içre nehr-i Menderes'in sağ tarafımızda kalup ılgın
ormanları
içre tazı ve zağarlarımız ile sayd [u] şikâr ederek 3 sâ‘at şarka gidüp,
Bundan dahi refîkler alup yine Eyneâbâd sahrâsı içre nehr-i Menderes'in sağ tarafımızda kalup ılgın ormanları içre tazı ve zağarlarımız ile sayd [u] şikâr ederek 3 sâ‘at şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b ·
metinde göster ·
Ve bu nehirleri ve sahrâ [vü] ormanları ubûr edüp gâh leb-i deryâyile gâh kumsal sehel râhile ve hevâ-yı latîfde bî-âhile Türkmân obaları içre Yâr bin Hî'le(?) ayş [u] nûş ederek beş sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179a ·
metinde göster ·
içre bayırlar üzre kırk pâre ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr ederek iki sâ‘atde,
Andan kal‘a dizdârından kal‘a yoklamasıyçün iki yüz guruş ve bir at alup ve huddâmlarımıza berrânî elli guruş dahi alup ve kırk tüfeng-endâz refîkler alup me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız ile Burlos'dan buhayre kenârınca cânib-i şarka hûrmâ ormanları içre bayırlar üzre kırk pâre ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr ederek iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343a ·
metinde göster ·
… kuşu yuvaları kule kule mukarrerdir. Ve şehrin etrâfında evce ser çekmiş hûrmâ
ormanları
var. Yedi mahalle ve yedi mihrâbdır, üçü câmi‘dir. Çârsû içinde Q 301b ⟦P 298 …
Ve her evde bir humâm ya‘nî güvercin kuşu yuvaları kule kule mukarrerdir. Ve şehrin etrâfında evce ser çekmiş hûrmâ ormanları var. Yedi mahalle ve yedi mihrâbdır, üçü câmi‘dir. Çârsû içinde Q 301bP 298b Emîr-i Kebîr câmi‘i: On iki amelî şeşhâne pâyeler üzre binâ olunmuş tavanlıdır. Bir kapusu ve bir alçacık minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y362b ·
metinde göster ·