… "Dollâb-ı Muhammedî" derler. Evc-i semâya ser çekmiş bir dollâb-ı kad-keşândır.
Orta milinden
tâ zirve-i a‘lâsına varınca kırk zirâ‘-ı mi‘mârîdir. Kırk zirâ‘ dahi aşağı olup …
Bu eyle bir dollâbdır kim "Yâ Muhammed!" deyü sadâsı cânib-i erba‘asındaki çölistânda nısfu'l-leylde sekizer sâ‘at yerden "Yâ Muhammed!" sadâsı istimâ‘ olunduğundan "Dollâb-ı Muhammedî" derler. Evc-i semâya ser çekmiş bir dollâb-ı kad-keşândır. Orta milinden tâ zirve-i a‘lâsına varınca kırk zirâ‘-ı mi‘mârîdir. Kırk zirâ‘ dahi aşağı olup cümle seksen arşın âlî bir dollâb-ı bâlâdır. Cümle ahşâbâtları Ba‘albek dağlarından gelir çam drahtlarıdır. Bu haşeblerde yüzer yüzellişer vakıyye gelir mismârları vardır ve dollâbın cânib-i edvârında niçe bin su kovaları vardır. Kulle üzre mâ’-i sâfî rîzân olup andan su kemerleri ile şehrin cemî‘i câmi‘ ve tekyelerine ve sarây-ı âlîlere gidüp saky eder bir evkâf-ı azîmdir kim (---) mu‘âf [u] müsellem tüccârları ve kırk elli hüddâmları vardır ammâ yanına varup seyr [u] temâşâ eden kimesnelerin kulağı sadâ-yı dollâbdan asamm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26a ·
metinde göster ·
getirüp iki elçi birbirlerine yakın gelüp el ele olup "Akd-i sulh ola" deyü çal …
Ve ba‘zı odabaşılar ve tercümânlar öteye beriye varup gelüp tarafeynin elçilerini orta mile getirüp iki elçi birbirlerine yakın gelüp el ele olup "Akd-i sulh ola" deyü çalışırlar, zîrâ bir elçiden bir elçiye varınca mâ-beynleri yüz adımdır kim ortasındaki milün iki tarafı ellişer adımdır ve ale't-tertîb dizilmiş millerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45a ·
metinde göster ·
… i de yüz bin istiğnâ ile karınca basmaz reftâr ile yürüyerek bizimki de vararak
orta milde
birbirlerinin ellerine yapışup birbirlerine ta‘zîm [ü] tekrîm ederek orta milin …
El-hâsıl bu kâfir elçisi de yüz bin istiğnâ ile karınca basmaz reftâr ile yürüyerek bizimki de vararak orta milde birbirlerinin ellerine yapışup birbirlerine ta‘zîm [ü] tekrîm ederek orta milin dibinde birer iskemle üzre oturup niçe bin lecden sonra cümle 45b sa‘âdetlü pâdişâhın hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnu üzre cemî‘i sulhları ve yigirmi iki yıla tarafeynden yigirmi ikişer mâddeleri kabûl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45a–45b ·
metinde göster ·
… orta milde birbirlerinin ellerine yapışup birbirlerine ta‘zîm [ü] tekrîm ederek
orta milin
dibinde birer iskemle üzre oturup niçe bin lecden sonra cümle 45b sa‘âdetlü p …
El-hâsıl bu kâfir elçisi de yüz bin istiğnâ ile karınca basmaz reftâr ile yürüyerek bizimki de vararak orta milde birbirlerinin ellerine yapışup birbirlerine ta‘zîm [ü] tekrîm ederek orta milin dibinde birer iskemle üzre oturup niçe bin lecden sonra cümle 45b sa‘âdetlü pâdişâhın hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnu üzre cemî‘i sulhları ve yigirmi iki yıla tarafeynden yigirmi ikişer mâddeleri kabûl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45a–45b ·
metinde göster ·
… l sehel bir mürtefi‘ yokuş başına dikilidir ve iki elçi iki başındaki millerden
orta mile
ne mikdâr yürüyüp geldüğü nâ-ma‘lûm olsun içün orta mili böyle âlî yere dikmişl …
Meğer her kankı elçi kendi hudûdu milinden düşmanı milinden içeri girirse barışalım, deyü mürâca‘at edüp tenezzül alâmeti ve mağlûbluk nişânesi imiş. Meğer cümle âheste âheste yürüyüp bu kadar lecc-i kesîre mükâlemeleri bu maslahat içü[n] imiş. Ammâ üstâd-ı dûrbîn-fikr-i akl-ı Arasto bu mezkûr milleri bir san‘at ile vaz‘ edüp dizmişler kim ortadaki mil sehel bir mürtefi‘ yokuş başına dikilidir ve iki elçi iki başındaki millerden orta mile ne mikdâr yürüyüp geldüğü nâ-ma‘lûm olsun içün orta mili böyle âlî yere dikmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45b ·
metinde göster ·
… ki başındaki millerden orta mile ne mikdâr yürüyüp geldüğü nâ-ma‘lûm olsun içün
orta mili
böyle âlî yere dikmişler.
Meğer her kankı elçi kendi hudûdu milinden düşmanı milinden içeri girirse barışalım, deyü mürâca‘at edüp tenezzül alâmeti ve mağlûbluk nişânesi imiş. Meğer cümle âheste âheste yürüyüp bu kadar lecc-i kesîre mükâlemeleri bu maslahat içü[n] imiş. Ammâ üstâd-ı dûrbîn-fikr-i akl-ı Arasto bu mezkûr milleri bir san‘at ile vaz‘ edüp dizmişler kim ortadaki mil sehel bir mürtefi‘ yokuş başına dikilidir ve iki elçi iki başındaki millerden orta mile ne mikdâr yürüyüp geldüğü nâ-ma‘lûm olsun içün orta mili böyle âlî yere dikmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45b ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm mu‘tedil âdemler iki elçiyi birer hîle-i şer‘î ve nezâketle eyle
orta mile
getirirler ve iki elçiyi birbirlerine buluşdurup müsâfaha ve müsâmaha etdirüp k …
Hulâsa-i kelâm mu‘tedil âdemler iki elçiyi birer hîle-i şer‘î ve nezâketle eyle orta mile getirirler ve iki elçiyi birbirlerine buluşdurup müsâfaha ve müsâmaha etdirüp kâfirin elçisi bizim elçinin göğsünü öper ve bizim elçi anın omuzun öper şekilli olup hâl hâtır soruşdukdan sonra esnâ-yı mükâlemede hemân kâfirin elçisi eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45b ·
metinde göster ·
… za‘a kelimâtlardan sonra hemân küffârın elçisi bizim paşanın göğsün öpüp ibtidâ
orta milden
içeri bizim hudûda girüp gidince bizim Âl-i Osmân askeri kâfirin elçisin alup b …
"Etdik" deyü ahidnâmeler yazılup buna münâsib niçe yüz gûne münâza‘a kelimâtlardan sonra hemân küffârın elçisi bizim paşanın göğsün öpüp ibtidâ orta milden içeri bizim hudûda girüp gidince bizim Âl-i Osmân askeri kâfirin elçisin alup bizim Tuna kapudanı kadırkalarına elçiyi koyup kendülerinin niçe yüz gemileri dahi bile top u tüfeng şâdımânları ederek Tuna üzre alarka dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45b ·
metinde göster ·