… ihâyetine varınca bu Bahr-i Siyâh'ın tûlu bin d[örd] yüz altmış mîldir kâmil ve
orta yerinde
arz-ı Anadolu tarafında kal‘a-i Sinop, ya‘nî Sınap burnundan karşu Rûmeli'nde K …
İşbu Karadeniz'in tûlu mellâhân-ı Rûm ve keştîbân-ı zevi'l-mefhûmların der-miyâ[n]ları hisâbınca Karadeniz Boğa[zı] ki cânib-i cenûbdadır, tâ cânib-i şimâle Azak denizi nihâyetine varınca bu Bahr-i Siyâh'ın tûlu bin d[örd] yüz altmış mîldir kâmil ve orta yerinde arz-ı Anadolu tarafında kal‘a-i Sinop, ya‘nî Sınap burnundan karşu Rûmeli'nde Keliğra Sultân kayaları burnuna mâbeyni iki yüz altmış mîldir. Hattâ hevâ-yı küşâdede kuvvet-i basarı ziyâde olan mücerred âdemler Karadeniz'in vasatında iken Anadolu ve Rûmeli cânibinde olan mezkûr burun dağların alâ melei görürler. Dûrbîn-i dırâz ile hod evlâ bi't-tarîk görünür, bir bahr-i amîk ve semm-i helâhildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51a ·
metinde göster ·
balık sırtı gibi yığılmış toprak var kim kal‘ayı ihâta etmişdir. Hîn-i muhâsara …
Ve bu handak dibinin tâ orta yerinde balık sırtı gibi yığılmış toprak var kim kal‘ayı ihâta etmişdir. Hîn-i muhâsarada bu sırt toprak üzre cümle ağaçdan şarampav, ya‘nî parmaklık dizüp ardına meterisler kazup handakı muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b ·
metinde göster ·
… yüz adım bir dolma palanka kal‘a idi, ammâ mel‘ûn kal‘a gâyetü'l-gâye sa‘b olup
orta yerinde
bir su kuyusu var idi. Ol kuyu üzerindeki şindire tahta kubbe üzre bir altun il …
Bu kal‘anın karşu cânibi kurşum erer kâfiristânın kal‘a-i Ligradcık, kal‘a-i Çakatorna ve vilâyet-i Mekemorya vilâyetleridir, ammâ bu feth olan Yenikal‘a'nın dâ’iren-mâdâr cirmi cümle üç bin yedi yüz adım bir dolma palanka kal‘a idi, ammâ mel‘ûn kal‘a gâyetü'l-gâye sa‘b olup orta yerinde bir su kuyusu var idi. Ol kuyu üzerindeki şindire tahta kubbe üzre bir altun ile mutallâ bir ibret-nümâ alemi var idi. Meğer küffâr mukaddemâ kış eyyâmlarında Bobofça ve Berezense ve Peçoy kal‘alarını ıhrâk etdikde bizim Seğitvar kal‘asının kurbunda bir top menzili karîb Sultân Süleymân'ın Türbe kal‘asının kubbesi alemi imiş, anı türbe-i Süleymân Hân'dan kal‘ edüp bu kuyu üzre komuş. Ba‘de'l-feth hemân vezîria‘zam bu alemi kuyu üzre kal‘ edüp yine Seğitvar kurbunda Süleymân Hân türbesine gönderilüp türbe-i şerîfi ve kal‘ayı ta‘mîr ü termîm etmeğe Mihaç beği ve Peçoy beği ve Seğitvar beği me’mûr olup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
… adık, zîrâ küffâr leşkerine çok râst gelir olduk. Bu kal‘a-i İşlos bir sahrânın
orta yerinde
kûh-ı Demâvend-misâl metânet üzre dururdu. Ve bir varoş-ı azîmi cânib-i şarkîsi …
Evvel ve âhir Nemse kralının hükmünde sahrâsında bir hıyâbân ormanistân içre meks edüp ormandan taşra bir âdemimizi taşra çıkarmadık, zîrâ küffâr leşkerine çok râst gelir olduk. Bu kal‘a-i İşlos bir sahrânın orta yerinde kûh-ı Demâvend-misâl metânet üzre dururdu. Ve bir varoş-ı azîmi cânib-i şarkîsinde berk urup yayılmış dururdu. Hayli mesâfe-i ba‘îdeden seyr etdik. Bu kal‘adan bize yedi pâre top atıldı. Esîrlerden su’âl etdik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5b ·
metinde göster ·
… Bu direklerin kadleri beşer âdem boyu ancak vardır. Andan bu iki direğin tâ şu
orta yerinde
bir çam direği var, bu dahi âlîce sütûn-ı müntehâdır. İşte hadd-i mil dedikleri …
Evvelâ bu mil ta‘bîr etdikleri bir şeydir kim Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân Nemse çâsârı elinden Üstürgon'u ve Ustolni-Belgrad'ı aldıkda bu milleri Üstürgon'dan ve Ustolni'den on ikişer sâ‘at içeri Komaran'a karîb nehr-i Tuna kenârında bir mürtefî‘ depe-i toprakdan yığup üstünde bir cerge kurulur bir hayli vâsi‘ce yerdir. Lâkin bu yumru depe şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olup bizden tarafa bir çam direği ve kâfirden tarafa bir çam direği dikilidir. Bu direklerin kadleri beşer âdem boyu ancak vardır. Andan bu iki direğin tâ şu orta yerinde bir çam direği var, bu dahi âlîce sütûn-ı müntehâdır. İşte hadd-i mil dedikleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45a ·
metinde göster ·
… ki öyle zamânı bu koçlar hareket edüp birer kerre eşinüp birbirlerine tâ yolun
orta yerinde
kelleler urup eyle tokuşurlar kim sademât-ı kellelerinden zemîn dir dir ditreyü …
Dîğer ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyr: Siyâset Meydânı nâm mahalde yolun iki tarafında kemerler altında iki dâne tuçdan koçlar var, ammâ üzerlerine koyun derisi geçirmişler. Kaçan ki öyle zamânı bu koçlar hareket edüp birer kerre eşinüp birbirlerine tâ yolun orta yerinde kelleler urup eyle tokuşurlar kim sademât-ı kellelerinden zemîn dir dir ditreyüp öyle zamânı on iki başı birbirlerine urup kellelerindeki sâ‘at çanları sadâ verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
… üp pala urup gezinse mümkindir. Bu kadar vâsi‘ handakın suyu içinde tâ handakın
o[r]ta yerinde
kal‘ayı ihâta etmiş bir ensiz handak dahi vardır. Ol handak on yedi arşın derin …
Ve mezkûr Ulesi dağı Varat'ın poyraz cânibinde bir püşte-i âlîdir. Hattâ hîn-i muhâsarada bu kûh-ı bülend üzre Yentür Hasan Paşa kal‘ayı bu cebelden yedi pâre top ile döğerdi, ammâ ol kadar zarar isâbet etmezdi, zîrâ hayli mesâfe-i ba‘îdedir ve su aşırı olup deryâ-misâl handak suyu aşırıda olmak ile top güllesi kal‘aya (...) gelüp öyle zarar edemeyüp top gülleleri batup kalırdı, zîrâ kal‘a handakının enniliği kâmil yüz yigirmi adımdır ve deryâ-misâl içi nehr-i Şebeş Kiriş ile leb ber-leb olup kırk yedi arşın derin handak-ı amîkdir kim içinde kadırga avanta edüp pala urup gezinse mümkindir. Bu kadar vâsi‘ handakın suyu içinde tâ handakın o[r]ta yerinde kal‘ayı ihâta etmiş bir ensiz handak dahi vardır. Ol handak on yedi arşın derindir, zîrâ bu handakın suyu yerlidir. Büyük enli handakın suyun Kiriş nehrinden kesseler ortadaki küçük handakın suyu bâkî kalır. Bu handak içinde gûnâ-gûn hayvânât mâhîler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… var. Cümleden şehir içinde İslâm Geray hânı çeşmesi ve Çârsû çeşmesi tâ şehrin
orta yerinde
çâr-kûşesi kubbeli çeşmesâr-ı azîmdir kim târîhi budur.
Der-beyân-ı çeşmesâr-ı âb-ı revân: Cümle yedi aded Arapça misilli âb-ı zülâl uyûnları var. Cümleden şehir içinde İslâm Geray hânı çeşmesi ve Çârsû çeşmesi tâ şehrin orta yerinde çâr-kûşesi kubbeli çeşmesâr-ı azîmdir kim târîhi budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119a ·
metinde göster ·
… ı cümle yanlarında durup yatırlar. Kış günleri büyük mişe dırahtların evlerinin
orta yerinde
yakup cümle ehl [ü] ıyâlleriyle âteş başında (...) otururlar. Hammâm gibi ıssı …
Atları başları ucunda ve silâhları cümle yanlarında durup yatırlar. Kış günleri büyük mişe dırahtların evlerinin orta yerinde yakup cümle ehl [ü] ıyâlleriyle âteş başında (...) otururlar. Hammâm gibi ıssı evleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150b ·
metinde göster ·