… bu pâdişâha mahsûs hammâma girüp temâşâ etmek müyesser olmuşdur. Devlet-i Âl-i
Osmân'da değil
on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [u] güzâr edüp rub‘-ı meskûnda eyle bir âb [u] he …
Ammâ zikri sebkat eden hammâmların cümlesinden âb [u] hevâsı ve binâsı ve huddâmları pâk ü latîf harem-i hâs-ı hümâyûn-ı muhteremde hammâm-ı pâdişâhân-ı Âl-i Osmâniyân. Sene (---) târîhinde bu hakîr'i Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Kur’ân-ı azîm okudup harem-i hâsa aldukda bu pâdişâha mahsûs hammâma girüp temâşâ etmek müyesser olmuşdur. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [u] güzâr edüp rub‘-ı meskûnda eyle bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı münevver görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
… âr cisri kim ana 108a Ergene cisri derler, yüz yetmiş köprüdür. Devlet-i Âl-i
Osmân'da değil
gayrı mülûklarda dahi böyle cisr-i azîm [ü] tavîl manzûrumuz olmamışdır. Mezkûr …
Ba‘dehû Burgaz şehrinden cânib-i şimâle meyyâl ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre ubûr ederken nehr-i Ergene'yi atlar ile geçüp (---) sâ‘at gidüp bu nehr-i Ergene'nin ibtidâ tulû‘u Karadeniz sâhilinde Istıranca dağlarında hurûc edüp Uzunhacılı kurâsı cisrinden ubûr edüp gelir, bu Burgaz'dan geçer. Andan Edirne kurbunda Sultân Murâd-ı Evvel Koca Gâzî Hudâvendigâr cisri kim ana 108a Ergene cisri derler, yüz yetmiş köprüdür. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil gayrı mülûklarda dahi böyle cisr-i azîm [ü] tavîl manzûrumuz olmamışdır. Mezkûr nehr-i Ergene bu cisrin altından ubûr edüp iner (---)(---)(---) Akdeniz'e mahlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları bîhından kal‘ edüp deryâya döker. Böyle bir çoşkun ve taşkın nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
rûy-ı arzda bir pâdişâh böyle toplara mâlik olmamışdır. Cümle sağîr ü kebîr (-- …
Bu kal‘a-i sedd-i İskender'de olan toplar Âl-i Osmân'da değil rûy-ı arzda bir pâdişâh böyle toplara mâlik olmamışdır. Cümle sağîr ü kebîr (---) aded ejder-misâl toplardır. Hattâ bir topun içinde bir eskici işleyüp kulacın açup pabuç diker ve halkalı top ve küpeli top ve süglün top ve servi top ve nakışlı top ve burmalı top acâ’ib ü garâ’ibdir. Hakîr 90b bu topun içine girüp diz çeküp oturdum. Başım topun üst dudağına dokunmağa bir karış kalmışdı ve Ayas Paşa topu ve Süleymân Hân'ın on iki pâre topları ellişer karış ve ellişer ve kırkar vukıyye demir gülle atar. Tâ Akdeniz boğazında yigirmi mîl ba‘îd yerden kuş uçurmaz toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 90a–90b ·
metinde göster ·