… i Hasan Paşalının ardları sıra sarp dağlara girüp Hasan Paşa'nın dağda ve taşda
ota ve
otluğa ve bir iki konak ba‘îd zahîreye gidenleri ve "Hasan Paşalıdır" deyü niçe …
"Mâlları sizin, ancak cümle celâlînin başları bizim" deyü fermân-ı şehinşâhîler sâdır olunca el-azametullâh Türk tâ’ifesinin ellerine böyle fursat girince ata, dona kâdir olan ve olmayup eğri demirin eline alup piyâde pür-silâh Etrâk tâ’ifesi Hasan Paşalının ardları sıra sarp dağlara girüp Hasan Paşa'nın dağda ve taşda ota ve otluğa ve bir iki konak ba‘îd zahîreye gidenleri ve "Hasan Paşalıdır" deyü niçe tüccâr tâ’ifesin ve'l-hâsıl çatal Osmânlı sarıklı ve atları na‘llı ve kıyâfetleri belli eli tüfengli ve belleri vezneli ve kaba bıyıklı âdemleri kıra kıra tamâm edüp günden güne {dahi} kış gelüp lâ-mekân bî-mekân bini iki bini bir tarafa zahîreye gitmeğe iktidârları kalmayup günden güne etrâf [u] eknâfların cânı acımış re‘âyâ vü berâyâ ile münhezim olmuş asker-i firâvân ihâta etmede, ammâ bu minvâl üzre Hasan Paşalının da duracak ve oturacak ve sığınacak ve yatacak ve zemistândan kanacak bir cây-ı menâs yerleri kalmayup askeri ve kendisi aç bî-çâre Hasan Paşa neylesün? Askere muhtâc âhirü'l-emr hâne berdûş gezmeden ve ac u zâc ve bir hınta ve şa‘ire muhtâc olup cihân başlarına dar oldu. Mâl-ı metâ‘ çok, ammâ yenir mi? Yiyecek yok. Havf u haşyet ve renc [ü] anâ çok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 70b ·
metinde göster ·
… mîngâhlarda yatmadan mezkûr Türkler Uyvar tarafına ol gece karanlığında çekilüp
ota ve
otluğa ve ba‘zı şikâr-i kelepüre giderler.
Hikmet-i Hudâ bizim ordu-yı İslâm'dan birkaç öte yaka Türkleri bizim ile gelüp karavullarımız dahi merkezlerine varup kemîngâhlarda yatmadan mezkûr Türkler Uyvar tarafına ol gece karanlığında çekilüp ota ve otluğa ve ba‘zı şikâr-i kelepüre giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a ·
metinde göster ·
… cakbeğleri kol kol sahrâ-yı Uğvar'ın cânib-i erba‘asına karavullar beklemeğe ve
ota ve
otluğa giden at ve oğlanların ve karakullukçuların hıfz [u] hırâset etmeğe me’m …
Ve bu vüzerâlardan mâ‘adâ yüz yetmiş altı aded sancakbeğleri kol kol sahrâ-yı Uğvar'ın cânib-i erba‘asına karavullar beklemeğe ve ota ve otluğa giden at ve oğlanların ve karakullukçuların hıfz [u] hırâset etmeğe me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110b ·
metinde göster ·
… n hamd [ü] senâ olsun. Tîz dellâllar nidâ edüp kal‘a kapuları açılsın ve herkes
ota ve
otluğa ve oduna gidüp hayvânların taşra çıkarup cümle asker pür-silâh âmâde olu …
"İlâhî yâ Rabbî, sana bin bin hamd [ü] senâ olsun. Tîz dellâllar nidâ edüp kal‘a kapuları açılsın ve herkes ota ve otluğa ve oduna gidüp hayvânların taşra çıkarup cümle asker pür-silâh âmâde olup üç bin yiğit elçiye karşu gitsinler" deyü paşa fermân edince cümle Azak kavmi gûyâ ıyd-ı ekber edüp bir sürûr [u] şâdımânîler oldu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·