İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

oturdu*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
70
isabet
69 cümle/beyitte
25,9
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
15
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6928,2
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 70

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“oturdu*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 29b … sinin alt yanında oturmağı kabûl etmeyüp bi'z-zarûrî Acem elçisinin alt yanında oturdu . Hâlâ Fransa kıralının mu‘azzez ü mükerrem olması Bâyezîd-i Velî'nin vâlidesi t …
EÇS I 37a–37b … veccüh-i tâm ile nazar edüp derûn-ı dilden bir imdâd taleb edüp yine merkezinde oturduğu yer Kırklar makâmı idiği hâtırına hutûr edüp;
EÇS I 38a … câ edüp afv ederler. Hemân yeniçeri Gülâbî Ağa'nın girîbânından yapışup yerinde oturdup ,
EÇS I 163b–164a ‘Bu balık durdukça oturduğum mahal karnıdır’ deyüp elimle yoklayup bildim ki incecik deridir. Ağzından taşra …
EÇS II 234b–235a … d ile Timur-ı bî-nûr huzuruna getürüp Timur ayağ üzre kalkup ta‘zîm edüp yanına oturdup "Safâ geldin, felek hâlidir, böyle olur, gam yeme" deyü niçe musâhabet 235a e …
EÇS II 238b–239a … ürbe-i pür-envârdan bir el zâhir olup bu şeyhi dâmeninden çeküp sandûka yanında oturdup "Ikra‘ Yâsîn-i şerîf" sadâsı istimâ‘ olunca hemân azîz-i merkûm savt-ı a‘lâ ile …
EÇS II 297b … Resûlullah'ı ta‘zîm etdiler. Ammâ esmâ-i Çâr-yârda ba‘zısı tarfetü'l-‘ayn içre oturdular .
EÇS II 349b … sehl selc ü melc ârâm edüp hayât-ı câvidân bulduk. Ammâ her kim ki âteş başına oturdu ayneynlerine tezzâb-vâr Gümüş şehrinde gümüş suyu inüp nâ-bînâ oldu. Kim ki evl …
EÇS II 353b–355b … açız. Hemân sofrayı şu kar üstüne getir, burada yeyelim" deyü kar üstüne kasden oturdum "Bre hacı! Allah aşkına olsun. Tiz baba pîr, baba çorbasın evvel getir, sonra s …
EÇS II 367b … elî'nin cânsız dîvâr yürüttü dedikleri dîvâr budur, derler. Hakkâ ki dîvâr üzre oturdukları mak‘adı yerleri zâhîrdir ve asâleten temelli binâ değildir. Âhar yerden geldüğü …
EÇS III 58b … â-yı Hayâtî demelerinin aslı bir seccâde üzre tahiyyâtda ve hayâtde oturur gibi oturduğundan Yahyâ Hayâtî derler}. Ve bu ziyâret ile Urfa mâbeyninde bâlâda tahrîr olunan ib …
EÇS III 150a–150b … ka kral huzûruna gelüp bî-bâk her biri ale't-tertîb ber-zânû edep [ü] hayâ üzre oturdular . Monuka kral bunlara hayli ikrâm edüp kral, "Hoş geldiniz! dedikde Sefer Şâh ey …
EÇS IV 221b–222a … e anı gördük, atdan aşağı inüp elindeki yılanı çakşırı içine koyup yere çömelüp oturdu . Bir ândan yine çakşırından bir uçkur çıkarup mezkûr uçkuru esb-i lâğarın boğaz …
EÇS IV 231a–231b … avle ve lâ kuvvete, derken ol dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu zer-ender-zer ile mefrûş kasr içre ol kadar işedi kim seyl-i bevil revân olup h …
EÇS IV 232b–233a … akup çekici yine beline sokup ya Allah deyüp perende ile enserinin üstüne çıkup oturdu ve hayli ma‘rifetler icrâ etdi. Andan bu mismâr üstünden dîvâra yapışarak ayak …
EÇS IV 274a … ve Nûruddehr'i dahi aşağı ve andan aşağı yetmiş aded mîr-i aşâ’ir-i Rujikiyân'ı oturdup sol tarafında Bitlîs'in şeyhülislâmı ve monlâsı ve cemî‘i ulemâ vü sulehâsın ye …
EÇS IV 274a … Bitlîs'in şeyhülislâmı ve monlâsı ve cemî‘i ulemâ vü sulehâsın yerli yerlerine oturdup bunlara bî-hadd ü bî-nihâye rûy-ı dil gösterüp i‘zâz [u] ikrâmlar eyledi.
EÇS IV 295a … dir kim narh-ı Safî üzre hilâf ide? Hîlebâzın gözüne milçe ve başına kızgın tas oturdurlar , niçesinün ödün çıkarırlar ve niçesinün karnın yarup yüreğin çıkarırlar. Gâyet …
EÇS IV 299a … eşik ağası boğazında kalup hân ile ikisi dîvânhâne köşesinde zânû-be-zânû olup oturdular . Hemân hakîr ayağa kalkup gelen eşik ağasının yanına varup temennâ edüp "Akam s …
EÇS IV 312b … cümle kat-ender-kat cem‘ olup serâperde-i hân içre çıt-a-çıt zânû-be-zânû olup oturdular ve Makteli'l-Hüseyin dinlemeğe sâmi‘înden oldular. Ba‘dehû meydân-ı muhabbete ç …
EÇS IV 350a … ezîd'e getirdiler. Secde-i şükr edüp kelle-i İmâm'ı getireni bir sâ‘at tahtında oturdup ba‘dehû kendüsü taht-nişîn olup eydür: "Elhamdülillah henüz müstakil pâdişâh-ı …
EÇS V 9b … a iltifât edüp futûr göndermiş. Eğer ortak alırsan bilece yeyelim" deyüp yanıma oturdular . Hakîr eyitdim. Beyt:
EÇS V 16b … işden haberdâr olup Hüseyin Ağa'yı huzûruna çağırup müsellimin ziyâfeti başına oturdup vâfir dil-nüvâzlıklar edüp Hüseyin Ağa gâyet memnûn oldu.
EÇS V 27a … llerinden tîrkeş ve kılıçların çıkarup ve sedd-i İskender-vâr bî-bâk u bî-pervâ oturdular .
EÇS V 77a … fsâneyi ko. Böyle keder ü kesel-âmiz cevâbları söyleme’ dediğimde, hemân Sultân oturduğum odanın deryâdan tarafa bir dollâbın açup içeri girüp gâ’ib oldu.
EÇS V 79b Paşa hakîri alup konağında bile yatup bile oturduk . Hakîre dahi cerrâhlar timar edüp ale's-sabâh tuğlar Silivri'ye gidüp hazînedâr …
EÇS V 90a–90b … ve burmalı top acâ’ib ü garâ’ibdir. Hakîr 90b bu topun içine girüp diz çeküp oturdum . Başım topun üst dudağına dokunmağa bir karış kalmışdı ve Ayas Paşa topu ve Sül …
EÇS V 102b … u muzaffer olup mâl-ı ganâ’imler ile muğtenim olup İstifan Beğ'i Boğdan tahtına oturdup üç gün üç gece sürûr [u] şâdumânlar fermân olunup ol ân sa‘âdetlü pâdişâha feth …
EÇS V 185a Hakîr dahi paşanın oturduğu serâperde ardında Mü'ezzin İsmâ‘îl Çelebi ile biraz kelimât ederken Çengî Musta …
EÇS VI 7b … ıhdan çok şey bulundular, ammâ hisâr içre beş bin aded Nemse askerisi âsûde-hâl oturdular .
EÇS VI 16b … en Melek yapışup zor-a-zor serdârın elin öpdürüp kralı bir iskemle üstüne Melek oturdup bir Fâtiha tilâvet edüp Apopi Mihal müstakil kral nasb olunup ibtidâ çavuşbaşı …
EÇS VI 30b … hânî üzre karâr edüp vezîreyn-i muhteremeynler kraldan bir kad[em]e aşağı yerde oturdular .
EÇS VI 43b … eyle" deyüp hayli tazarru‘ u nâlişler edüp bir hayli murâkab[ey]e varup kalkup oturdukda vech-i hüsnüne nazar etdim.
EÇS VI 53b–54a … ra götürdüler ve sehel gitmeden dağlar içre yükleri yıkup cümle mâlı pay etmeğe oturdular . Küffâr-ı murdâr gözümüz önünde mâlımızı yağmâ ederken biz dahi cümle bir yere …
EÇS VI 123a–123b … b⟧ Macar küffârlarına bu kenîseleri verdiler. Ve cümle küffârlar evli evlerinde oturdular . Ve cümle asâkir-i İslâma zahîre verüp harâc-güzâr oldular.
EÇS VI 153a … âbeynlerinde aslâ tasaddur da‘vâsı yokdur. On ikisi de halka olup dâ’iren-mâdâr oturdular kim biri sadr-ı âlîde karâr etmeyüp tasaddur da‘vâsında olmaya. Ammâ bu on iki …
EÇS VI 173b … sakalı nikâbsız olup bu re’y [ü] tedbîr ile Süleymân Hân'ın meyyitin taht üzre oturdup hil‘ati ardında Kuzu Ali Ağa Süleymân Hân'ı göğsüne alup kucaklayu durup Süleym …
EÇS VII 26a … anların da cân-ı azîzlerine minnet, hemân yoldan sapup derhâl âteş başına gelüp oturdular .
EÇS VII 51a–51b Ve paşa efendimiz bu Peşpehil şehrinde bir hafta oturduğundan sıkılup Budin vezîrine i‘lâm edüp üç günde âdem gidüp üç günde geldi. Budin'den …
EÇS VII 57a … ded varoş-ı azîmi dahi var, altı varoş idi, birini henüz yıkup beş kaldı. Bizim oturduğumuz varoş ile altı varoşdur. Lâkin Beç kal‘asının cânib-i şarkîsinde Beç suyu aşırı …
EÇS VII 57a … dir, ammâ cümle varoşdan mu‘azzam mezkûr şehr-i Peşpehil'dir. Andan sonra bizim oturduğumuz Elçi Paşa varoşu ma‘mûr ve müzeyyendir.
EÇS VII 63a "Dişim ağrıyor çıkar" deyü iskemle üzre oturdukda hemân cerrâh eline mîlin alup herîfin dişine mîl ile urunca herîf feryâd edüp,
EÇS VII 63b … çın sakalın yaykayup başka bir iskemle üzre oturur, ammâ tırâş olacak keferenin oturduğu iskemle bir mîl üzre olup fırlak gibi deverân eder. Berber tırâş etdikçe iskeml …
EÇS VII 69b … erine cümle zencîr ipler idi. Hemân bir âdem salıncak direklerinin başına çıkup oturdu ve fakîre avretin elleri ve ayakları bir yerde tor top bağlı, salıncak tahtı da …
EÇS VII 121b … r kim her bir kapusu derbend-i calenderden nişân verir kapulardır. Hemân düşman oturduğu yerlerden aşağı taş yuvarlasa kifâyet eder, gayri top ve tüfeng atmak lâzım değ …
EÇS VII 134b … bir duhter-i pâkîze-ahter edüp sıkma dârâyî haftanlar ile üsârâ tahtaları üzre oturdup kaçan bu câriye-i zâl-ı zamâne fertûte arz-ı cemâl etdikde elbette müşterînin b …
EÇS VII 175a–175b … ına yağmâ etdirdi, gûyâ yanında lâ-şey idi. Bir yanına hakîri bir yanına elçiyi oturdup aslâ bizim elçiye rağbet ve iltifât etmeyüp hemân beni yanına alup başımda dest …
EÇS VII 177b … ncereye gelüp içeri bakdıklarında yine mezkûr mu‘allak sandûkanın altında melek oturduğu yerde bir koca dîv-i sefîd oturup ba‘zı Kalmık görünce havfinden ditreyüp ölüm …
EÇS VIII 190b … i ve boranı ve şiddet-i şitâ-yı azâb-ı elîmi çeküp bu ormanda âteş başına geçüp oturdu ise elleri ve ayakları don(ul)up ve gözlerine kara su inüp a‘mâ ve kötürüm olup …
EÇS VIII 193b Hemân kal‘a halkı paşayı ibtidâ yalınız iki dâne uzun direkli pot üzre oturdup uzakdan arkanlar ile potu çeküp paşa nehr-i Kuban'ın karşu tarafına selâmetle g …