İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

oturur*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
138
isabet
129 cümle/beyitte
51,1
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
15
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi13053,1
Dede Korkut Kitabı8246,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 138

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“oturur*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7a … n ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn deyüp kalk, hemân mihrâbda Hazret-i Risâlet otururken dest-i şerîfin bûs edüp,
EÇS I 29b … Özbek ve Dağıstân ve Tatar Hân ve Fes ü Merânkûş pâdişâhlarının elçileri altına oturur , zîrâ anlar İslâm pâdişâhlarıdır, hattâ Fransa elçisi Acem elçisinin üzerine ta …
EÇS I 38a "Âyâ bunun sonu neye müncer ola" deyü tevekkül-i Hak olup oturur . Dördüncü gün hemân köşeden şeyh,
EÇS I 177b … ır, dükkânında iki ellerin böğrüne koyup ağzın poyraza açup müflis [ü] mendebûr oturur . Ayn-ı bâtınla gördü kim her kim hakkına râzı olup bey‘ [ü] şirâsında dürüstdür …
EÇS II 240b–241a (---) nâhiyesidir. Nâ’ib oturur ve subaşısı Bursa beği tarafındandır. Kasabası bir düz sahrâda bâğlı ve bâğçeli …
EÇS II 313a–313b … n olup bizzât vücûd-ı şerîfleri hırka-i peşmîneleriyle kemer-beste olup çömelüp oturur . Vech-i şerîfleri kıbleye nâzırdır. Ser-i sa‘âdetleri savma‘asının bir kayasına …
EÇS II 325b … ndüz Bây Hân nâmân hân-ı hânân-ı şehinşâhânlar serîrler üzre kimi yatar ve kimi oturur , gûyâ hayâtdadırlar. Her şahsın seng-i mezârlarında ve atebe-i âlîlerinde ism [ …
EÇS II 332a … zûrunda söyledip "Biz Mikril Beği Zaposho âdemleriyiz. Gönye kal‘asın Urus alup oturur mu, yohsa Osmânlı yine kal‘ayı alır mı, varup göresiz, deyü bizi gönderdiler. E …
EÇS II 343a … rûz müstahfızânları nevbet ile kapular mâbeyninde dîdebân [u] nigehbânlık edüp oturur . Zîrâ Karadeniz'e karîb olan kurâ ve kasabât ahâlîlerinin Kazak-ı Ak kefereleri …
EÇS II 356b–357a … oş hisâra istîlâ edüp bu iç hisâra sarılmak sadedinde iken Abaza Paşa sarâyında otururken kal‘adan üstâd-ı top-bâz Abaza'ya bir gülle niçe urursa Abaza'nın kıçı sınup me …
EÇS II 369b–370a … ı âlîde bir küçük destâr-ı ulemâ ile ber-karâr siyâh sakallı bir çelebi kimesne oturur . Ammâ sâhib-i hâne kankısı idüğü ma‘lûmım değil. Hemân levendâne cümle huzzâra …
EÇS II 373b–374b … r ata bindirüp ol gün ol gice ılgarup mezkûr köyde Kara Haydaroğlu âteş başında otururken basup içeri girenlerden tabancalı tüfenkler ile yatduğu yerden yedi yiğit şehîd …
EÇS II 373b–374b … ın zamân senden aceb cân kurtardık, aceb gâfil idik. Avretler gibi âteş başında otururduk . Ol zamân senden cân kurtardık ammâ şimdi bu Hasan Ağa devletinde cân kuşu uça …
EÇS II 373b–374b … aydaroğlu eydür: "Engürü yanında bir gün on iki atlı ile bir köyde âteş başında otururduk . Bunlar elli atlı bizi basup Allah'a şükür bunlar el kaldırmadılar. Aklımız baş …
EÇS III 17a … olunur / Bir gün ol Sultân-ı zeyn-i enbiyâ / Vâkıf-ı esrâr-ı remz-i "Hel etâ" / Otururdu rahmeten li'l-âlemîn / Hem salâbetle emîrü'l-mü’minîn / İbn-i Hattâb-ı Ömer ol …
EÇS III 31b … erinde seng-i mezârlar üzre ferrâcelerin altlarına koyup kimi gemi meymûnu gibi oturur , kimi kazığa urulmuş gibi ayakların sarkıdup oturur ve âyende vü revendeye ta‘n …
EÇS III 31b … oyup kimi gemi meymûnu gibi oturur, kimi kazığa urulmuş gibi ayakların sarkıdup oturur ve âyende vü revendeye ta‘n-âmîz nükteler ile zebân-dırâzlık edüp gözüne kestir …
EÇS III 58b … Sultâna Yahyâ-yı Hayâtî demelerinin aslı bir seccâde üzre tahiyyâtda ve hayâtde oturur gibi oturduğundan Yahyâ Hayâtî derler}. Ve bu ziyâret ile Urfa mâbeyninde bâlâd …
EÇS III 104b–105a … hayreden çıkar. Bir kerre Çekmece gölü sâhilinde Topkapulu Mahmûd Ağa yalısında otururken sayyâdlar bir küçük morina balığı sayd edüp Sultân İbrâhîm Hân'a hedâyâ getürdi …
EÇS IV 264b … im asker yağmacısı bu hân askeri üstüne uğrayup bir azîm ceng edüp biz paşa ile otururken bir tüfeng sadâsı istimâ‘ etdik, ammâ ne idüğü ma‘lûmumuz olmayup paşa-yı müdeb …
EÇS IV 304a … çıl eyitdi: "Ey oğul! Sene 940 târîhinde Süleymân Hân Tebrîz'in Ucân yaylasında otururken Acem diyârın nehb ü gâret etmeğe İbrâhîm Paşa'yı seksen bin asker ile serdâr ed …
EÇS IV 321a … ü'l-mezheb âdemleri vardır. Ammâ ahâlî-i şehir cümle Şî‘îlerdir, kalkar, durur, oturur , "Yâ Alî!" derler.
EÇS IV 331b … dâd müvellâsının nâ’ibi hâkim-i şer‘dir. Gâhîce nâ’ibi İmâm-ı A‘zam kasabasında oturur , gâhîce yetmiş aded nevâhî kurâların devr eder.
EÇS IV 377a … ik hâssı olmak ile hîn-i dîvânda İmâdiyye hâkimi Şehrezûl hâkiminin alt yanında oturur . Ve Irâk seferleri oldukça Şehrezûl hâkimiyle İmâdiyye hâkimi talî‘a-i asker-i …
EÇS V 26b … e Haydar Ağazâde Mehemmed Paşa mutasarrıf iken dahi gitmeyüp Silivri kal‘asında otururken eyâlet-i mezbûr efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya müft ü meccânen sadaka olunup ted …
EÇS V 31b Hikâye-i acîbe vü garîbe: Ol gün Paşa ile tek ü tenhâ otururken , "Sultânım, azîz başınız içün Osmân Ağa kulunuz hapsden ıtlâk ediniz" dedikde,
EÇS V 60a Anıniçün mukaddemâ gelen kâfirler âsûde hâl uslu otururlardı . Birkaç kâfir dil dutulup anlar nakl etdiler.
EÇS V 62b Hân eydir: "Ma‘kul olmuş. Cümleniz atlanınız. İşte ben geldim. Özü'de otururum " dedikde cümle Özü'lü hâzır olup,
EÇS V 63a … firin haçlı bayrakların ser-nigûn ederek kal‘a-i Akkirmân altında Paşa otağında otururken huzûrundan bu tertîb üzre cümle esîr ve mâl-ı ganâ’imler geçince Paşa safâsında …
EÇS V 74a … pür-silâh âmâde olup cümle halk cum‘a namâzın kılarken anlar cümle konaklarında otururken kal‘adan bir balyemez top-ı şâhî atılınca hemân herkes konağında olanları katl …
EÇS V 102a … "Ceng memnû‘dur" deyü herkes âsûde hâl olup dağlarda ve bâğlarda âteşler yakup otururken ,
EÇS V 123a … s edüp evlerden âlât-ı mülâhaza kal‘ayı üç aded topçuklar ile döğüp kurşum urup otururlar imiş. Kırkıncı gün kış kıyâmet ve tûfân ve boran olup herkes evlerinin meterisl …
EÇS V 161b … â ve musaykal hurde ruhâm taş döşelidir. Cümle erbâb-ı dîvânlar iskemleler üzre otururlar . Hemân hakîr gayret-i Muhammedî'yi gözedüp,
EÇS V 162a … rinoğlu ile niçe kerre münâza‘a ve mu‘ârazalarımız var, ammâ bir gün meclisinde otururken Kanija'da Sührâb Mehemmed Paşa'dan feryâdcıları gelüp eyitdiler,
EÇS V 185b "Sultânım, Bu Tımışvâr altında nice biz otururuz . Hemân bu yurddan kalkup göç edelim ve bir gayrı diyâra gidelim" dedikde,
EÇS VI 2b … alan tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur, ammâ hâlâ asker-i İslâm ile bu sahrâda otururken elli bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikâr altı kerre yüz bin güzîde ağırmak kaz …
EÇS VI 11b … oturup Erdel vilâyetin urup Nemse hudûduna geçmek sulha muğâyir iş olur" deyüp otururlar , ammâ,
EÇS VI 22b Erdel hükmünde imiş, lâkin Leh kralı tarafından bir gümrük emîni oturur , zîrâ bu şehir Erdel'in Seykel diyârıyla Leh hudûdu mâbeyninde nehr-i Turla ken …
EÇS VI 98b … gal deliklerinden bu kavmi görüp kimi handak kenârında yatır kimi durur ve kimi oturur ve kimi yoğurd ister. Hemân küffâr müşâvere edüp,
EÇS VI 129b … düp geldiler. Meğer Leh kralı tarafından bu Holçar nâm kal‘ada bir gümrük emîni oturur imiş. Hemân cümle Leh askeri aslâ bize bakmayup doğru kal‘aya girüp fi'l-hâl bi …
EÇS VI 156b … üp mahsûlâtların alır. Hattâ hakîr Sührâb Mehemmed Paşa ile bu cây-ı müferrihde otururken hemân Risna kal‘asında Kör Yûsuf Beğ'den ve a‘yân-ı vilâyetden feryâdcılar gelü …
EÇS VI 164b … ıyçün bir küçük kahvehânesi var. Ekseriyyâ kal‘a dizdârı ve şehrin a‘yânı bunda otururlar . Ve cümle kal‘a neferâtlarının âlât-ı silâhları bu mahallin rûy-ı dîvârlarında …
EÇS VI 165a … bâr ve hukemâ-yı âlî-vakâr kimseler bu cisrin temâşâsına gelüp mezkûr kasreynde otururlarken şehrin niçe cür’et sâhibi sıbyânları cisir kenârında âmâde durup vüzerâ huzûrun …
EÇS VII 22b … i top gülleleri ve zencîr ve saçmalar demet demet ve sokak sokak edüp götü üzre oturur cân kalmayup küffârın bakıyyetü't-topları domuz topu olup ölülerini alup top me …
EÇS VII 39b … de ve hazîne üzre haçlı peykerlerin diküp niçe bin küffâr sandûkalar üzre çıkup otururlar . Ammâ pâdişâh ordu kenârında alem-i Resûlullâh ile bir püşte üzre durup huzûrun …
EÇS VII 42b … kâfirin ta‘[y]înât u hedâyâ ve mâlına tama‘ edesin, Allâh hakkıyçün sen Beç'de otururken anda başını keserim, yerine kethudâmı gönderirim. Hemân tama‘a düşme. Beş yüz k …
EÇS VII 44b … dâde olunca küffâr elçisi dahi anların tarafındaki mil dibinde bir iskemle üzre otururken hemân bizim paşayı görünce ayak üzre elçi kalkup bizim paşaya ta‘zîm ve iltiyâm …
EÇS VII 53b … rsam şîr-i hurma ve kıtrınebât yedirüp cümlesine dîbâ ve şîb ve zerbâf geydirüp otururum ve siz bana iltifât etmediğinizi Sadrıa‘zama arz ederim. Sizin dahi elçinizi İs …
EÇS VII 63a Diğer san‘at-ı ibret-nümâ-yı üstâd-i cerrâhân: Bir gün bir cerrâh dükkânında otururken bir kefere gelüp cerrâha bir Ungurus altunu verüp,
EÇS VII 63b … mlede oturup hüddâmları keferenin saçın sakalın yaykayup başka bir iskemle üzre oturur , ammâ tırâş olacak keferenin oturduğu iskemle bir mîl üzre olup fırlak gibi dev …