Ve bu mahalde kal‘a neferâtlarıyçün bir küçük kahvehânesi var. Ekseriyyâ kal‘a dizdârı ve şehrin a‘yânı bunda otururlar. Ve cümle kal‘a neferâtlarının âlât-ı silâhları bu mahallin rûy-ı dîvârlarında tezyîn olmuşdur (---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
… yalı Pîr Paşa ve Kaplan Paşalar cümle hayme ve hargâh bâr [u] büngâhların kurup
otururlar. Ve
niçe bin asâkir-i İslâm Girid'e geçmek içün donanma-i hümâyûn ile Kapudan Kapla …
Menzil-i Çeşmebaşı: Bir vâsi‘ yerde etrâfı kayalı dağlar olup gûnâ-gûn kaynak suları ve niçe bin bâğları var. Cümle Benefşe kal‘ası a‘yânının bâğ-ı iremleridir. Benefşe kal‘asının muhâfazasına me’mûr Yanyalı Pîr Paşa ve Kaplan Paşalar cümle hayme ve hargâh bâr [u] büngâhların kurup otururlar. Ve niçe bin asâkir-i İslâm Girid'e geçmek içün donanma-i hümâyûn ile Kapudan Kaplan Paşa gelir deyü nevbet bekleyüp dağ ve taşlar üzre asâkir-i İslâm meks edüp bir ordu-yı bâzâr ve bir cem‘iyyet-i kesîr olmuş kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276b ·
metinde göster ·
… eyninde yedi küçük dükkâncik vardır. Ve bir küçük kahvehânesi var, neferât anda
otururlar. Ve
iç kal‘asında iki kulle-i bâlâsı var, dizdâr anda olup cebehâne ile leb-ber-leb …
Ve câmi‘ ile kal‘a kapusu mâbeyninde yedi küçük dükkâncik vardır. Ve bir küçük kahvehânesi var, neferât anda otururlar. Ve iç kal‘asında iki kulle-i bâlâsı var, dizdâr anda olup cebehâne ile leb-ber-lebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
bir kerre şâm huccâcı ile iki asker Cüdeyde deresinde râst gelüp bir azîm kıtâl …
Andan ale's-sabâh nefîrler çalınup göç yarağına âmâde oldular. Garîb Mısır huccâcı Medîne'de iki gün ancak oturup zevk edemezler. Zîrâ üç konak yine Bedr-i Huneyn'e karîb gerü dönerler. Ol teng [ü] târ yollarda şâm huccâcına râst gelmemek içün Medîne'de meks edemezler. Ammâ Mekke'de şâmlıdan evvel varup çok otururlar. Ve bir kerre şâm huccâcı ile iki asker Cüdeyde deresinde râst gelüp bir azîm kıtâl olaldan berü Mısırlı Medîne'de iki gün meks edüp hareket ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368b ·
metinde göster ·
her bâr tathîr edüp sulayup pâk [ü] pâkîze esvâk-ı sultânî ve tâhir şâhrâhlardı …
Ve altı yerde esvâk-ı sultânîsi var. Biri sûk-ı Kantaratü'l-milh ve sûk-ı Hartu'l-gaytân ve sûk-ı Hartu'l-magâribe ve Sûku'l-kebîr ve Sûku'l-mansûre ve Sûku'l-amûd. Ve cümle esvâklarda tokuz yüz dükkândır. Ve cümle çârsû-yı bâzâr üzerleri hûrmâ ağacı direkleri üzre mestûr tavandır. Şiddet-i hârda cümle ehl-i hıref bürûdet üzre otururlar ve her bâr tathîr edüp sulayup pâk [ü] pâkîze esvâk-ı sultânî ve tâhir şâhrâhlardır. Zîrâ suları firâvân olup halkı sâhib-i tab‘ olmaları sebebiyle sakkâlar dâ’imâ tarîk-ı âmları reş edüp hâr [u] hâşâkların hammâmlara yakarlar. Böyle bir pâk ü latîf şehirdir. Lâkin bu şehrin kârgîr-binâ bezzâzistânı yokdur, ammâ yine cemî‘i hânlarda zî-kıymet harîr kâlâ-yı metâ‘ bî-kıymet firâvândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·