"Ey inpiretore Kostantîn İpol" ya‘nî "Ey pâdişâhlar pâdişâhı Kostantîn Kıral" ve "Ey megalo Hırıstos" ya‘nî "Ey büyük Allâh" ve Latin kavmi olanlar "Boğ çarna Kostantîn" ya‘nî "Allâh Kıralı Kostantîn" ve Urum olanlar, "Va pedakimo vandirfa bidemu va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" ya‘nî "Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce peyveste olup her biri birer gûne girye ve feza‘ u çeza‘ etdüklerin Kostantîn işidüp "Anpiretor İpol" dedikleri ya‘nî "Azîmü'ş-şân pâdişâhlar pâdişâhı" dediklerin kendüye zann edüp ve yigirmi otuz bin benî âdemin feryâd [ü] figânları Kostantîn'e hoş gelmeyüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… râyburnu'ndan yine tâ Yedikulle'ye varınca dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘ası kâmil
otuz bin
adımdır. Ve bin adımda on kulle vâkı‘ olmuşdur. Bu hisâb üzre cümle dört yüz ku …
Ve bu terkîm olunan hisâb üzre nefs-i İslâmbol'un cirmi Yedikulle'den Ayvansarıkapusu'na, andan Sarâyburnu'na ve Yenisarây ile ve Sarâyburnu'ndan yine tâ Yedikulle'ye varınca dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘ası kâmil otuz bin adımdır. Ve bin adımda on kulle vâkı‘ olmuşdur. Bu hisâb üzre cümle dört yüz kulledir. Ammâ kara tarafı üç kat kal‘a dîvârı olmağile anların kulleleri ile cümle burc [u] bârû-yı İslâmbol bin iki yüz yigirmi beş kulle-i azîmlerdir kim kimi çâr-kûşe ve kimi müdevver ve kimi şeşhâne-i mevzûn ibret-nümûn kullelerdir. Ve iki kulle mabeyni (---) bedendir. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘asının etrâfında (---) bedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… z on adımdır. Ammâ Bayram Paşa asrında Âhûrkapu'dan taşra adımladığımızda kâmil
otuz bin
adım idi. Sahîhü'l-kelâm ve's-selâm
Bu kapulardan mâ‘adâ tâ Âhûrkapu'ya varınca hisâb olunan kapuların yedisi dahi leb-i deryâda olmağile cümlesi cânib-i şarka nâzırdır. Ve bu tarafa lodos rûzgâr-ı zorkârı gâyetü'l-gâye ziyâde isâbet etdüğinden Bayram Paşa merhûmun kal‘a hâricinde leb-i deryâda binâ etdüği rasîfler telattum-ı deryâdan harâb olup bu add etdüğimiz adımları sene (---) târîhinde İbrâhîm Hân asrında Âhûrkapu'dan içeri adımlayup Yedikulle'ye varılup hisâb olunmuşdur kim bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr İslâmbol kal‘ası yigirmi dokuz bin sekiz yüz on adımdır. Ammâ Bayram Paşa asrında Âhûrkapu'dan taşra adımladığımızda kâmil otuz bin adım idi. Sahîhü'l-kelâm ve's-selâm
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a ·
metinde göster ·
âyeti ile {kıble} tahvîl olunup eyyâm-i nübüvvetlerinde
otuz bin
kerre mu‘cizât-ı bâhireleri zâhir olmuşdur. Ve Cibrîl-i Emîn izn-i Hak ile zemî …
âyeti ile {kıble} tahvîl olunup eyyâm-i nübüvvetlerinde otuz bin kerre mu‘cizât-ı bâhireleri zâhir olmuşdur. Ve Cibrîl-i Emîn izn-i Hak ile zemîne otuz bin kerre nüzûl edüp Hazret'in şeref-i sohbetleri ile müşerref olmuşdur. Yigirmi yedi bin kerre bizzât Hazret'e bilâ-vâsıta buluşup üç bin kerre sâ’ir enbiyâya nüzûl etmişdir. Vallâhu a‘lem.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
… rre mu‘cizât-ı bâhireleri zâhir olmuşdur. Ve Cibrîl-i Emîn izn-i Hak ile zemîne
otuz bin
kerre nüzûl edüp Hazret'in şeref-i sohbetleri ile müşerref olmuşdur. Yigirmi ye …
âyeti ile {kıble} tahvîl olunup eyyâm-i nübüvvetlerinde otuz bin kerre mu‘cizât-ı bâhireleri zâhir olmuşdur. Ve Cibrîl-i Emîn izn-i Hak ile zemîne otuz bin kerre nüzûl edüp Hazret'in şeref-i sohbetleri ile müşerref olmuşdur. Yigirmi yedi bin kerre bizzât Hazret'e bilâ-vâsıta buluşup üç bin kerre sâ’ir enbiyâya nüzûl etmişdir. Vallâhu a‘lem.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
… ağıdır. Ve cezîre-i Kıbrıs yedi yüz yetmiş mîl ihâta eder bir cezîre-i azîmdir.
Otuz bin
İslâm askeri yüz elli bin keferesi var bir vâsi‘ cezîredir.
Sâlyâne ile zabt olunan sancaklar bunlardır: Girniye ve Baf ve Magosa. Ve Lefkoşe paşa sancağıdır. Ve cezîre-i Kıbrıs yedi yüz yetmiş mîl ihâta eder bir cezîre-i azîmdir. Otuz bin İslâm askeri yüz elli bin keferesi var bir vâsi‘ cezîredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… -i adâlet on tokuz bin guruş cevz-i ma‘dûdu var. Ta‘addî ile zabt olunsa senevî
otuz bin
guruş dutar.
Ez-în-cânib Şehzâde Süleymân Tarabozan'da müştakk olup yine anda hâkim idi. Âl-i Osmân'dan dörd pâdişâha bu Tarabefzûn tahtgâh olmuş. Cemî‘î düvelde taht-ı kadîm Tarabefzûn'dur. Ba‘dehû Süleymân Hân sene (---) târîhinde pâdişâh olmağın bu Tarabefzûn maskat-ı re’si olmağıla vâlidesin bu Tarabefzûn'a nefy edüp bu şehri tahrîr edüp Batum sancakların dahı ilhak edüp başka eyâlet etmişdir. İki tuğlu mîr-î mirânlıkdır, ammâ zamân-ı Murâd Hân-ı Râbi‘de ve asr-ı İbrâhîm Hân'da niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara ber-vech-i arpalık mansıb-ı âlî ihsan olunmuşdur. Paşasının, taraf-ı pâdişâhîden kânûn-ı Süleymân Hân üzre 40.000 hâssı vardır. Sancağında on bir subaşısı vardır. Senevî ber-vech-i adâlet on tokuz bin guruş cevz-i ma‘dûdu var. Ta‘addî ile zabt olunsa senevî otuz bin guruş dutar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249a ·
metinde göster ·
… itâb nedir bilmezler ve âdeme rîş-hand edüp gülmezler. Sağ sözlü kavmdir. Belki
otuz bin
kadar âdem olur. Beğlerinin ismi (---) Beğleri kırk elli pür-silâh Aznavûr Abaz …
Evsâf-ı aşîret-i Arıt : Keçler kavminden çok kavmdir. Ammâ ol kadar bahâdır ve şeci‘ ve hırsız değillerdir. Ekserî tüccârdır. Zerdava sayd ederler. Hınzırları gâyet çokdur. Bir mezheb nedir bilmezler ve kitâb nedir bilmezler ve âdeme rîş-hand edüp gülmezler. Sağ sözlü kavmdir. Belki otuz bin kadar âdem olur. Beğlerinin ismi (---) Beğleri kırk elli pür-silâh Aznavûr Abaza ile yigirmi koyun ve üç sığın geyik getirüp "Safâ geldiniz" deyü ta‘zîm etdi. Beğ dedikleri bir saçlı âdem arkasında kılçıklı kebe çeğmanı ve elinde oku yayı ve belinde kılıçlı bir şehbâz yiğit idi. Huddâmları cümle gîysûdâr pençe-i âfitâb bâkireler idi. İskelesine Arıtlar derler. Bir gice anda mihmân olduk. Anda gemiler kışlayamaz, zîrâ açık iskeledir. Bir iskelesine dahi Layoş derler. Bunda dahi gemiler kışlayamaz. Ancak altı ay yatar. Ammâ gâyet bender iskeledir. Cânib-i şimâlde azîm dağlar içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı menzil-i kal‘a-i şehr-i azîm Aras: Diyâr-ı Acem'de eyâlet-i Şirvân'dır. Zamân-ı kadîmde Keyümers Şâh binâsıdır. Sene 985 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vüzerâlarından Lala Kara Mustafâ Paşa feth edüp andan üzerine kırk bin kızılbaş-ı bed-âyîni adüvv-i bî-dîn ile Emîr Hân Aras imdâdına gelince gördüler kim Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufuna girmiş, hemân-dem şehri muhâsara edüp vakt-i zuhra dek ceng [ü] cidâl ideler. Hemân Lala Paşa nâm dilâver [u] server cümle guzât-ı müslimîn ile Acem üzre hücûm edüp otuz bin mikdârı Acem'i hâk-i mezellete düşürüp serdârları Emîr Hân giriftâr-ı bend-i hicrân olup bakıyyetü's-seyf olan Terekeme ve Gökdolağ ve Gürcî Âznâvûrları firâr ederken bunlara Şirvân askeriyle Özdemiroğlu Kethüdâsı râst gelüp nehr-i Kür kenarında kırup zemîn-i gûra salarlar. Niçe bini kılıç-ı Osmânlı havfinden nehr-i Kür üzre cisre izdihâm ile uğrayup hikmet-i Hudâ cisr münkesir olup cümle kızılbaş-ı nâ-tırâş [u] bed-ma‘âş başlarıyla nehr-i Kür'e gark olurlar. Hâlâ üstühânları püşte püşte yığılıdır ve meksûr olan Pul hâlâ harâbdır. Çam direkleri koyup üzerinden ubûr ederler. Ba‘dehû guzât-ı müslimîn bu kadar lipâçe-i Acem ile ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile muğtenim olup şâdmânlar ederler. Ba‘dehû serdâr-ı zafer-şi‘âr gördü kim bu şehr-i Aras, Gence ve Şirvân mâbeyninde elzem-i levâzimînden bir şehr-i azîmdir. Hemân cümle guzât-ı müslimîni ve bennâ ve ummâlları etrâf-ı vilâyetden cem‘ edüp Aras'ın hâricinde Şâh Hıyâbânı nâm bir İreme zâtü'l-imâd-ı be-nâm mahalli ortaya alup cânib-i erba‘asına sûr çeküp etrâfına handak-ı vâsi‘ [u] amîk inşâ edüp üç kapulu ve on yedi tabyalı çım ve rıhtım binâ-yı sedd-i metîn [ve] kal‘a-i hısn-ı hasîndir, dâiren-mâdâr cirmi tokuz bin altı yüz adımdır, kırk günde tamâm edüp Murâd Hân hareminde neşv ü nemâ bulmuş Kaytas Beğ'e mîr-i mîrânlık ile ihsân edüp Lala Paşa Âsitâne tarafına revâne olur. Hâlâ bu şehr-i zîbâ-yı ra‘nâ Şâh kûhu zeylinde Bursa şehrine mânend, âb [u] hevâsı lâtîf, bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı ve müşebbek bostânlı şehr-i şîrîndir kim cümle on bin hâk-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır ve kırk câmi‘dir. Kal‘a içre Murâd-ı Sâlis câmi‘i ve Ferhâd Paşa câmi‘i ve Kara Sinân Paşa câmi‘i, niçe câmi‘ler var ammâ ma‘lûmum değildir ve cemâ‘atden garîb olmuş câmi‘lerdir. Bu şehrin ismi elifin, rânın fethasıyla ve sîn-i meczûm ile Aras'dır, ammâ Acem Terekemeleri ve Dağıstân Kumuğu lisânında Araş derler. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Mustafâ'nın ibtidâ cülûsunda Acem bu diyâra istîlâ edüp hâlâ dest-i Acem'de mânend-i şehr-i Merend âvâdân olmuşdur. Hâlâ kırk mahalle ve kırk mîhrâb add olunur. Medrese ve tekye ve mekteb-i dârü's-sıbyân [u] tıflân-ı ebced-hân ve on altı hammâm-ı dilsitân ve sekiz yüz dükkân ve yedi kahvehâne ve hân-ı tüccârân ile ârâste ve bâğ-ı gülistân ile pîrâste olmuş şehr-i müzeyyendir. Cümle mahbûb ve mahbûbeleri marâlî ve gazâlî-çeşm-i Hotenli pençe-i âfitâb dilberleri vardır. Zîrâ zenâneleri Gürcî ve Dâdyân ve Açıkbaş ve Şavşad kabâyillerinin duhterlerinden mütevellid olmuş civânlardır. Zirâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Şâh kûhundan niçe bin uyûn-ı câriyeleri, şehrin hadîka ve gülistânlarına uğrayup bu şehri atşândan müstağnî eder. Cânib-i etrâfında yedi aded nâhîye-i kübrâları vardır kim her birinde yüzer pâre âbâdân kendleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310b ·
metinde göster ·
Ve haftada bir kerre bu şehr içre bâzâr-ı azîm durup yigirmi
otuz bin
âdem Dizdâr köyünden ve Köprü köyünden ve Çenek'den ve'l-hâsıl etrâf kurâlardan …
Ve haftada bir kerre bu şehr içre bâzâr-ı azîm durup yigirmi otuz bin âdem Dizdâr köyünden ve Köprü köyünden ve Çenek'den ve'l-hâsıl etrâf kurâlardan âdem deryâsı cem‘ olup ol kadar 110b mahbûb u mahbûbe niçe âfitâb [ü] âfitâbe cüvânlar cem‘ olur kim görenin aklı gider, özge temâşâdır. Bu mısra‘ı anların hakkındadır. Husûsan la‘l-gûn tebekanî elma yanaklı ve kiraz dudaklı, şîrîn sözlü ve ala gözlü Bulgar güzelleri olur kim her birinin nigâhında yüz bin hüsn-i nazarı vardır. Her biri hüsn-i cemâlde ve lütf-ı i‘tidâlde olup geysû-yı müşk-bârların çîm ender-çîm ve ham-ender ham edüp kelimâtları mevzûn lü’lü dişleri gûyâ dürr-i meknûn tendürüst duhter-i nâ-şüküfteleri vardır. Her biri bâzâr-ı hüsn içre metâ‘ın meydâna çıkarup hüsn-i ülfet ile bey‘ (u) şirâ edüp kâr ederler. Zîrâ bu şehrin âb [u] hevâsı latîfdir. İklîm-i (---) vasatında olmağıla hevâsı mu‘tedildir. Ve âbdâr engürü memdûhdur. Ve cemî‘i halkı tüccârdır. Ve Latin kavmi gâyet çokdur. Başka bir mahalledir. Ve bir mahalle Yahûdîsi var. Ve iki kefere deyri var. Bu şehirde üç gün meks edüp paşaya üç ziyâfet-i azîm edüp birer gulâm ve bir salihli küheyl at hedâya verdiler. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110a–110b ·
metinde göster ·
… eyâlet-i Diyârbekir'de cemî‘i sancakları askeriyle hîn-i seferde cebelüleri ile
otuz bin
asker-i pür-silâh olur. Ve paşasının hâssına göre üç bin güzîde asker olur. Zâd …
Ammâ ancak paşa tahtı olan livâ-yı Âmid'de ze‘âmet 9 adeddir, ve timâr 168 adeddir. Ancak sancağ-ı Diyârbekir'de kânûn üzre cebelüleriyle iki bin pür-silâh asker olur, ammâ cebelüsüz yedi yüz asker olur. Ammâ cümle eyâlet-i Diyârbekir'de cemî‘i sancakları askeriyle hîn-i seferde cebelüleri ile otuz bin asker-i pür-silâh olur. Ve paşasının hâssına göre üç bin güzîde asker olur. Zâde(ka)[hüma]llahu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199b ·
metinde göster ·
… Kızılbaş'ın imdâda gidenlerinin Salmas sahrâsında önlerin alup sekiz bin âdemle
otuz bin
Şâhseven'i dendân-ı tîğdan geçirüp cümle top ve cebehânelerin Van'a gönderüp mâ …
{Hikâye-i Pinyanişî:} Hatta bu Pinyaniş kavminin Çolak Mîr Azîz nâm bir beğleri var imiş. Sultân Murâd Hân Revân üzre gelirken Kızılbaş kal‘a-i Revân'a imdâd gönderirken mezkûr Çolak Mîr Azîz Hân Kızılbaş'ın imdâda gidenlerinin Salmas sahrâsında önlerin alup sekiz bin âdemle otuz bin Şâhseven'i dendân-ı tîğdan geçirüp cümle top ve cebehânelerin Van'a gönderüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim olmuş kavm-i Pinyaniş'dir. Ol zamândan berü bunlara Gâzîkıran derler. İnşâallah mahallinde ülkeleri ve kılâ‘ları ve sâ’ir evsâfları sonra tahrîr olunur. Andan yine cânib-i şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 255a ·
metinde göster ·
… a‘lar ihsân edüp Malazgirdli Mehemmed Beğ'e hânın bin münakkaş otağın verdi kim
otuz bin
guruş değerdi. Ve yedi yüz aded merkeb ü katırları ve iki yüz küheylân hüssân-ı …
Ba‘dehû vakt-i zuhur oldukda cemî‘i alây çavuşları ordu-yı İslâm'da olan ümerâları ve gayri guzât-ı müslimîni dîvân-ı vezîre cem‘ edüp mehterhânelere tarralar urulup bin bir ayak bir ayak üzre kat-ender-kat olup Malazgird beğinin getirdiği mâl-ı ganâ’imden ibtidâ üç yüz aded çadırları ve cümle çerge vü otakları ve niçe hayme vü hargâhları cümle ümerâlara ve a‘yân [u] kibâra ve sâ’ir iş erlerine ve gayrilerin isti‘dâdlarına göre çetr-i mülemma‘lar ihsân edüp Malazgirdli Mehemmed Beğ'e hânın bin münakkaş otağın verdi kim otuz bin guruş değerdi. Ve yedi yüz aded merkeb ü katırları ve iki yüz küheylân hüssân-ı şâtırları ve atları şehîd ü mecrûh olan gâzîlerin mahalline bezl eyledi. Ve hân meterisinde alınan ve kelleleri kesilen âdemlerin mâl-ı ganâ’imleri cümle gâzîyâna taksîm olup cebehâneye müte‘allık olan âlât-ı silâh [u] seyf-i Hûşeng ve bin yedi yüz aded tüfeng-i pür-reng cümle hazîne-i pâdişâhî {içün} zabt olunup cebecibaşıya defter-i pâdişâhî ile teslîm olup toplar ile ve sâ’ir mühimmâtlar ile Taht-ı Van'da gemilere konup Âdilcevâz topları Âdilcevâz'a ve Van topları Van'a gitmek fermân olunup Van'a revâne oldular. İktizâ hasebiyle ancak otak-ı nüh-tâk önünde on pâre darbzen toplar kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273a ·
metinde göster ·
… na gitdi ve dîvân edüp cümle eyâleti a‘yânından ve cümle sultânlardan iki günde
otuz bin
koyun tahsîl etdi.
"Ömrüm, sana dahi çok şey virirem. Hemân ağanız henüz şâh eşiğine varmadan nâmeler ana vâsıl ola. Hemân tahrîr-i varak idegör. Men dahi bugün sana bi-eyyi vechin kân on beş bin koyun teslîm ederem" deyüp sarâyına gitdi ve dîvân edüp cümle eyâleti a‘yânından ve cümle sultânlardan iki günde otuz bin koyun tahsîl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292b ·
metinde göster ·
yeniçeri kırdı." deyü Sultân Mustafâ Hân'a arz-ı mahzarlar her diyârdan geldi. …
Bu esnâda Acem fürce bulup Bağdâd taraflarında niçe şehirlere istîlâ etmeğe başladı. Beri tarafda Merre Paşa eyle cabbâr oldu kim gûyâ Dahhâk-i Mârî idi. Hatta bir gün dîvânda bir mîr-i mîrânı alâ mele’i'n-nâs aşağı alup bin deyenek urdu ve yine bir gün İzmir'den ma‘zûl bir monlâya dîvânda bin tâziyâne urdu. Cümle ulemâ bu hâl-i pür-melâli görüp Sultân Mehemmed Câmi‘ine cemî‘i ulemâ cem‘ olduklarında Merre Paşa'nın mesmû‘u olup at gemisi maryolundan ve acemi oğlanı eşkıyâlarından on bin mikdârı haşerât cem‘ edüp ulemâyı kırmak fermân eyledikde bu kadar pür-silâh temerrüdîn-i bî-dîn Ebü'l-feth Câmi‘i'nin cânib-i erba‘asından hücûm edüp vakt-i asrdan vakt-i gurûba dek üç bin mikdârı ulemâyı şehîd etdiler. Niçelerin çâhlara ilkâ etdiler. Niçelerin tâ sabâha dek Unkappanı'ndan ve Cübbe Alî kapusundan deryâya dökdüler. Asla biri de deryâya batmayup rûy-ı deryâda şinâverlik ederlerdi. Bu haşeri Anadolu'da Abaza Paşa istimâ‘ edüp Erzurûm'a sapup âsî oldu ve Diyârbekir'de Hâfız Ahmed Paşa da isyân etmeğe âğâze etdi. Ve Abaza Paşa ulemâyı katl eden 335a ve Sultân Osmân'ı şehîd eden yeniçerileri katl etmeğe başlayup "Engürü'ye gelince otuz bin yeniçeri kırdı." deyü Sultân Mustafâ Hân'a arz-ı mahzarlar her diyârdan geldi. Sene 1032 târîhinde Abaza Paşa üzre {Cığalzâde} Vezîr Mahmûd Paşa'yı kırk bin asker ile serdâr edüp Karamazak Abaza üzre me’mûr olan yeniçerilere ağa yerine serdâr oldu ve Engürü'ye vardılar ve Abaza üzre gidemeyüp İslâmbol'a geldiler. Ol sene,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 334b–335a ·
metinde göster ·
Acem dahi tüccâr u neccâr ve kassâb ve esnâfdan âdemler var idi. Bu hisâb üzre …
Ve kâmil otuz bin Acem dahi tüccâr u neccâr ve kassâb ve esnâfdan âdemler var idi. Bu hisâb üzre bu kadar leşker içerden ve yüz yetmiş bin asker dışarıdan sûr-ı Bağdâd'ı hasâr edüp ale't-tevâlî mütemâdî kırk gün kırk gice Kızılbaş'a göz açdırılmayup tarafeynden top u tüfeng ve kumbara vü seng-i zemberek ve teber ü teng ve gûnâ-gûn teber-i hadeng ve tasnîf-i fişeng ü barûd ile memlû tulumba-i Fireng-i pür-reng her yanadan atılup her gûne âlât-ı hıyelât-ı ceng azâb-ı elîm gibi yağardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 336b ·
metinde göster ·
hatve-i levendânedir. Ammâ handakı ol kadar amîk değildir, ammâ altmış zirâ‘ en …
Ve kal‘a dîvârı üzre âheste âheste yürümek ile kal‘a-i Bağdâd'ın çâr kûşesi dâ’iren-mâdâr, Bağdâd-ı üstüvâr yigirmi sekiz bin sekiz yüz adımdır kim iki buçuk fersahdan iki yüz adım eksik kal‘adır. Zîrâ her fersah on iki bin adımdır. Bu hisâb üzre sûr-ı Bağdâd iki fersah ve dörd bin sekiz yüz adım ihâta eder kal‘a-i kebîrdir. Mîl hisâbı üzre kal‘a-i Bağdâd yedi mîl sekiz yüz adım ziyâdedir ve her mîl dörder bin adımdır. Eğer mîl hisâbı ve eğer Ekrâd melmak hisâbı üzre kal‘a-i Bağdâd (---) sâ‘atde devr olunur. Ammâ Şattu'l-Arab'ın cenûb tarafı kûşesinden Akkapu cânibinden tâ İmâm-ı A‘zam tarafındaki kal‘a-i Bağdâd kûşesine gelince kal‘a-i Bağdâd'ın handakı hârici kenârıyla hisâr-ı Bağdâd'ın dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil otuz bin hatve-i levendânedir. Ammâ handakı ol kadar amîk değildir, ammâ altmış zirâ‘ enlidir. Şattu'l-Arab tuğyân ile cereyân itse handak Şattu'l-Arab ile leb-ber-leb olur. Ve Akkapu tarafı handakı gâyet vâsi‘ ve arîz ve amîkdir. (---) kat kal‘a dîvârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 340a ·
metinde göster ·
… " deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden
otuz bin
müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim T …
Bu mahalde Leh kralından yedi araba yalı ağasına hedâyâ ve yüz araba me’kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim Tatar askeri başka konmağa başlayup cânib [u] etrâfımıza kolcular kurduk. Ve bu mahalde Nûreddîn Sultân'ın kal‘a-i Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altında meks edüp kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ pâkdir ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, mâni‘ olmadılar, ammâ Kazakların temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded pâk Macar esîrleri verdi. Andan üçüncü günde cümle Leh askeri ve bizim Tatar askeri kalkup poyraz cânibine düz ormanlık içre gidüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
… îst!" diyen yiğit çıkar. Ve yigirmi bin zor-batırlar Karasu kazâsından çıkar ve
otuz bin
yiğit Dobruca ve Hacıoğlu kazâsından çıkup Âl-i Osmân "Ha dese" bu üç kazâ yerd …
Bu kurâlardan mâ‘adâsı Karasu kazâsı çölistânıyla müşâ olmağın ol kadar bâğ u bâğçeli kurâlar değildir. 67b Ammâ tereke mahsûlünde gâyet ziyâde gılâl kânı kurâlardır ve yine bizim Babadağı kazâsının kurâlarıdır, lâkin ekseriyyâ câ-be-câ re‘âyâsı Tatarşe olup Tatar ile ülfetleri olduğundan Tatar Hân bir sefere atlansa hemân bunlar dahi haber alup kübelenüp sadak savatlanup Bucak Tatarı'yla hem-ınân olup sefer eşerler, zîrâ gâyet şecî‘ ve bahâdır fetâ zor-âver ve dilâver ve server-i hünerver yiğitleri var. Hîn-i gazâda hemân Babadağı kazâsından yigirmi bin "Benem, diğer nîst!" diyen yiğit çıkar. Ve yigirmi bin zor-batırlar Karasu kazâsından çıkar ve otuz bin yiğit Dobruca ve Hacıoğlu kazâsından çıkup Âl-i Osmân "Ha dese" bu üç kazâ yerden altmış bin salt atlı yiğit çıkar ve kırk sekiz bin yiğit dahi Bucak Tatarı'ndan çıkar. İltifât olunsa belki dahi ziyâde asker çıkar, zâdekallâhu te‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a–67b ·
metinde göster ·
… bu kal‘a sadaka olunup taraf-ı pâdişâhîden bu kal‘anın ta‘mîr [ü] termîmi içün
otuz bin
mümessek sikke-i hasene verildikde cümle guzât-ı müslimîn kol kol meci ile üşüp …
olup Bosna'dan ma‘zûl Semendire sancağına mutasarrıf olan Küçük Balı Beğ'e pây-ı taht Semendire olmak içün bu kal‘a sadaka olunup taraf-ı pâdişâhîden bu kal‘anın ta‘mîr [ü] termîmi içün otuz bin mümessek sikke-i hasene verildikde cümle guzât-ı müslimîn kol kol meci ile üşüp zamân-ı kalîlde metânet üzre binâ olunup muhâfazasına kırk bin asker ile Vezîr Mustafâ Paşa kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111b ·
metinde göster ·
… -ı bed-gümâna kahr ile her tarafdan amân u zamân verilmeyüp hemân Tatar elinden
otuz bin
küffâr-ı hâksâra şemşîr-i âteş-tâb urulup yigirmi altı bin üsârânın Yalı Ağası …
Hulâsa-i kelâm a‘dâ-yı küffâr-ı bed-gümâna kahr ile her tarafdan amân u zamân verilmeyüp hemân Tatar elinden otuz bin küffâr-ı hâksâra şemşîr-i âteş-tâb urulup yigirmi altı bin üsârânın Yalı Ağası Şâh Polad Ağa penc-i yekin almışdır, ammâ üç ay mukaddem Demirkapu'dan berü alınan Tatar üsârâları dahi tahrîr olunmamışdır. Bu hemân Seykel gazâsına giderken ve gelüp yine gitdikde iki gazânın üsârâları tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24b ·
metinde göster ·
… guzât Seykel'de olan üsârânın fermân ile kanûn üzre penc-i yek taleb olundukda
otuz bin
yiğidin cemî‘i esîrlerinden on sekiz bin esîr ve sağîr kebîr penc-i yek pâdişâh …
Hattâ bu kadar ma‘mûr u âbâdân vilâyetin harâb [u] yebâb olduğun Nemse çârsârı İnpirator Kral ve Orta Macar banı topal Palatinuş Hersek ve Kurs Macarı hersekleri ve kelpden eşed olan segleri olan küffâr [u] füccârlar bu vilâyetlerin nehb ü gâretlerinden haberdâr olup müte‘âkıben mükerrer elçiler ile iltiyâm tevâzu‘lu nâmeler irsâl eyleyüp sulha rağbet etdiklerince necâtiye sûret yok şeklinde aslâ yüzlerine bakmayup yine memâlik-i mahrûselerine âteşler ve akınlar salınup nehb ü gâretlerden hâlî olunmazdı. Yine bu Udvarhel sahrâsı âsâyişinde cümle guzât Seykel'de olan üsârânın fermân ile kanûn üzre penc-i yek taleb olundukda otuz bin yiğidin cemî‘i esîrlerinden on sekiz bin esîr ve sağîr kebîr penc-i yek pâdişâh içün alındı. Gayri mâl-ı ganâ’imden bir şey alınmadı. Ve Tatar'dan dahi kanûndur bir şey alınmaz. Anların savgaların hânlar ve kalgalar ve nûreddînler ve yalı ağaları alır. Bu kadar penc-i yek esîr olunca aslı ne kadar bin esîr olmak gerek ana göre hâkezâ kıyâs zemû(?) demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25a ·
metinde göster ·
Hıristiyan askerimden ve bu kadar cebehâne ve hazînemden ayırup Uyvar kal‘asın …
Fa[r]gaçi eydir: "Bire çufudlar, siz bana dediniz ki ‘Türk bu kal‘ayı almağa beri tarafa on bin âdemle geçdi ve köprüyü yapamayup Tuna taşdı ve Türk şaşdı. Hemân Türk'ü varın kırın, köprü başların alın Uyvar'ın kal‘asın kurtarın’ dediniz. Size aldanup yigirmi otuz bin Hıristiyan askerimden ve bu kadar cebehâne ve hazînemden ayırup Uyvar kal‘asın askersiz kodurdunuz. Tîz şunları kazığa {urun}" deyüp iki aded mel‘ûn mürtedleri dahi kal‘a handakı kenârında 106a kazığa urdukların Fargaçi kapudanı akîbince tâ Uyvar'a varınca kovanlar nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b–106a ·
metinde göster ·
… up otak önünde üç yerde onar bin aded kâfir kelleleri yığılı idi. Bu hisâb üzre
otuz bin
ma‘dûd kelle idi ve ordu içinde dahi iki bin küffâr kadar pinhân eylediler ve i …
Hakîkatü'l-hâl küffâr kelleleri add olunup otak önünde üç yerde onar bin aded kâfir kelleleri yığılı idi. Bu hisâb üzre otuz bin ma‘dûd kelle idi ve ordu içinde dahi iki bin küffâr kadar pinhân eylediler ve iki bin mikdârı küffâr nehr-i Gara'da ve nehr-i İpol'da ve Patka gölünde gark oldularsa otuz yedi bin küffârdan ancak üç bin küffâr halâs olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·
… i Paşa tarafından nefîr-i rıhletler çalınup cümle altı aded vüzerâlar ile cümle
otuz bin
asâkir-i İslâm olup "Tevekkülen-alallâh" deyüp "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp …
Niçe yüzü haddâdî ve niçe yüzü gazâlî ve niçe bini muharref ve niçe bini tânî(?) çalımı çalınmış leşler ceste ceste zîr-i zeber olup hâk-i mezelletde yatır. Sübhânallâh el-azametullâh deyüp cümle gâziyân-ı Âl-i Osmân'a hayr du‘âlar edüp engüşt ber-dehen ederek azm-i serâperde ederek çetr-i mülemma‘ına geldiği dem huzûruna Koca Serdâr Ali Paşa'yı ve Budin vezîri Sarı Hüseyin Paşa'yı ve Kaplan Paşa'yı ve Yûsuf Paşa'yı ve Hısım Mehemmed Paşa'yı ve bizim Kadızâde İbrâhîm Paşalara cümle birer hil‘at-i şâhî geydirüp talî‘a-i asker olmağa me’mûr edüp buyurdu-yı şerîfler verdikde hemân ibtidâ Ali Paşa tarafından nefîr-i rıhletler çalınup cümle altı aded vüzerâlar ile cümle otuz bin asâkir-i İslâm olup "Tevekkülen-alallâh" deyüp "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108a ·
metinde göster ·
… altı aded balyemez ve yigirmi bin aded Tatar kâfire amân vermez askeriyle cümle
otuz bin
aded leşker-i müslimîn olup Serdâr Ali Paşa hil‘at-i pâdişâhîler geyüp Leve gaz …
Ba‘dehu yine mâh-ı Rebî‘ulevvel'in ikinci günü Köse Ali Paşa Leve kal‘ası üzre serdâr-ı mu‘azzam oldu. Kal‘a-i Varat anın eliyle feth oldu. Leve kal‘ası dahi bunun eliyle feth ola, âmîn ve yâ Mu‘în. Cümle eyâlet-i Bosna askeri ve on oda yeniçeriler ile samsoncubaşı ve sol bölükden aşağı bölük ağası ve beş oda cebeciler ağası Ahmed Kethudâ ve beş oda topçular ile altı aded balyemez ve yigirmi bin aded Tatar kâfire amân vermez askeriyle cümle otuz bin aded leşker-i müslimîn olup Serdâr Ali Paşa hil‘at-i pâdişâhîler geyüp Leve gazâsına teveccüh edüp revâne oldular. Cenâb-ı Fettâh-ı Kerîm kerem edüp suhûletle kal‘a-i Leve feth [ü] fütûh ola, âmîn, bi-hurmeti seyyidi'l-mürselîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a ·
metinde göster ·
… ıyla verilüp yigirmi bin aded Bucak Tatarı askeri dahi fermân olup Hüseyin Paşa
otuz bin
askerle Litre kal‘ası üstüne serdâr-ı mu‘azzam olup du‘â ve 122b senâ ile hil …
Andan mâh-ı mezbûrun üçüncü günü ki oldu, Budin vezîri olan Siyâvuş Paşa birâderi Abaza Sarı Hüseyin Paşa cümle Budin eyâleti gâzîleriyle ve on oda kapukulu yeniçerileriyle ve beş oda cebeciler ve beş oda topçular ve altı pâre balyemez toplar ve yigirmi pâre şâhî zarbuzan toplar cümle mühimmâtlarıyla verilüp yigirmi bin aded Bucak Tatarı askeri dahi fermân olup Hüseyin Paşa otuz bin askerle Litre kal‘ası üstüne serdâr-ı mu‘azzam olup du‘â ve 122b senâ ile hil‘at-i şehriyârî geyüp alay-ı azîm ile azm-i râh-ı Litre deyüp gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a–122b ·
metinde göster ·
Ve bu handakdan taşra tâ havâle dağlarına varınca cümle
otuz bin
aded bâğdır. Anıniçün bu kal‘a-i Litre Orta Macar'ın bâğ-ı İremidir. Ve âb [u] …
Ve bu handakdan taşra tâ havâle dağlarına varınca cümle otuz bin aded bâğdır. Anıniçün bu kal‘a-i Litre Orta Macar'ın bâğ-ı İremidir. Ve âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbû[be]si gâyet çokdur. Hakkâ ki bunlara cemâl-i bâ-kemâl veren Cenâb-ı Hak'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123b ·
metinde göster ·
… -i Rûm iki kerre yüz bin asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile bu kal‘a altına gelüp
otuz bin
{top} gülle urup ve otuz sekiz günde gücile sene 1074 târîhinde Sultân Mehemmed …
Evvelâ lisân-ı Macar'da Uyvar kal‘ası demek yeni kal‘a demekdir. Hakîkatü'l-hâl sene 1005 târîhinde Eğre gazâsı yılında bu kal‘a-i Uyvar ağaç palanka imiş. Ol senelerde Erdel Kralı Betlen Gabor ve Kara Mustafâ Paşa ve niçe vüzerâlar bu kal‘ayı döğüp bî-feth avdet etdiklerinde Fargaçi la‘înin babası olan pelîd-i anîd bu kal‘ayı böyle Şeddâdî binâ-yı ra‘nâ edüp ba‘dehu bu Fargaçi dahi zamîme-i amâr ederek altmış yıldan berü böyle bir hisâr-ı üstüvâr olmuş kim gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm iki kerre yüz bin asker-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ile bu kal‘a altına gelüp otuz bin {top} gülle urup ve otuz sekiz günde gücile sene 1074 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn Şehîd İbrâhîm Hân asrında be-dest-i Fâzıl Ahmed Paşa-yı Sadrıa‘zam vezîr-i dilîr ibn Köpürlü Mehemmed Paşa'nın kuvvet-i bâzûsıyla kal‘a-i Uyvar feth olduğuna târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… opçıyân gâzîleri koyup bunlar dahi cümle on iki bin asker muhâfazacılarla cümle
otuz bin
asker Uyvar'a koyup cümle mevâcibleri ve cümle mühimmât [u] levâzımâtları ve cü …
Ve sekiz oda cebeciyân ve sekiz oda topçıyân gâzîleri koyup bunlar dahi cümle on iki bin asker muhâfazacılarla cümle otuz bin asker Uyvar'a koyup cümle mevâcibleri ve cümle mühimmât [u] levâzımâtları ve cümle ma‘ûnetleri ve zahîreleri beleğan mâ-belağ konup mevâcibleri üzre Şeyhî Çelebi'yi defterdâr edüp tîmâr defterdârı ve tîmâr kethudâsı ve gayri kırk aded nefer ağalıkları zâbit ve râbıtlar nasb olup cümle ağavâtlara hil‘at-i fâhireler ihsân olunup cümle cebehâneleri ve nev binâ beytullâhları ve kal‘a-i Uyvar'ı cemî‘i asâkir-i İslâmile Sadrıa‘zam "Allâh'a ısmarladım" deyüp kal‘adan taşra çıkup cümle tevâbi‘ [ü] ta‘allukâtıyla serâperdesine gidüp nefîr-i rıhletlere rehâ buldurup göç yarağı görmeğe tedârikler görüldü. 132b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a–132b ·
metinde göster ·
asker dahi bir nevbet bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup feryâdlar …
Ba‘dehu yine derûn-ı hisârda olan otuz bin asker dahi bir nevbet bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup feryâdları evc-i semâya peyveste olup üç nevbet gülbâng-ı Muhammedî çekdiler ve üç nevbet top u tüfeng atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132b ·
metinde göster ·
… al‘adan bir top atılınca cânib-i erba‘asında olan kurâ vü kasabâtlardan yigirmi
otuz bin
âdem ân-ı vâhidde cem‘ olup küffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şem …
Ve bu boğazdan taşra elli mîl alarka deryâ içre İşpanya vilâyetinin Pulya cezîresidir kim bu kullenin tâ alemi dibinde gözcü köşkü vardır, cezîre-i Pulya andan nümâyândır. Ve bu kullenin nehr-i Neretva aşrısı hâlâ isyânda olan Loboşka nâhiyemiz kâfirleri sâkinlerdir. Ve bu kulle kâfire böğür igi olduğundan niçe kerre bu kulle üzre onar on beşer bin küffâr ale'l-gafle gelüp bir ceng [ü] cidâle âheng etdikleri gibi kal‘adan bir top atılınca cânib-i erba‘asında olan kurâ vü kasabâtlardan yigirmi otuz bin âdem ân-ı vâhidde cem‘ olup küffâra niçe kerre kılıç urup niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini esîr-i bend-i zincîr olup hâ’ib ü hâsir olup bir vecih ile zafer bulmayup karârları firâra mübeddel olmuşdur. Hudâ-yı müte‘âl bu kulle-i metîni ve içinde olan gâzîleri âfât-ı semeviyye ve âfât-ı araziyyeden masûn ve mahfûz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
… ve Üstürgon ve Ustolni-Belgrad ve Şimatorna sancaklarından ve Budin eyâletinden
otuz bin
asker ile Kanije kurbuna geldikde Eğre Paşası Halîl Paşa'yı atlarına çarhacı ta …
Hemân günden güne deryâ-misâl küffâra imdâd gelince kal‘anın buheyresine hâr u hâşâk ve muzahrafât doldurmağa başlar. Hikmet-i Bârî yârî kılup on birinci günde Budum vezîri 180b İsmâ‘îl Paşa Budin ve Eğre ve Üstürgon ve Ustolni-Belgrad ve Şimatorna sancaklarından ve Budin eyâletinden otuz bin asker ile Kanije kurbuna geldikde Eğre Paşası Halîl Paşa'yı atlarına çarhacı ta‘yîn edüp cemî‘i guzât-ı müslimîn yer götürmez asker ile geldüğün küffâr istimâ‘ edüp hemân ol ân cân başlarına düşüp cemî‘i bârhâneleri ve cebehâneleri ve balyemez topları bırağup nehr-i Morava'ya doğru cân ber-cehennem Mekemorya vilâyetlerine firâr etdiklerin Kanije gâzîleri görüp hemân ol sâ‘at buheyre üzre cisrleri kurup küffârın ardı sıra düşüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180a–180b ·
metinde göster ·
… k. Anlar bizi görüp gerü gerü gitmede. Meğer bizden pek havf etmişler, zîrâ biz
otuz bin
askerden yedi yüz aded yiğitlerimiz şehîd oldu, ammâ yine azîm askeriz ve bu ka …
Ba‘dehu bir sâ‘at cânib-i şarka gidüp bir azîm sahrâ içre bir küme askere râst gelüp cümle hâzır-bâş olup üzerlerine varmada idik. Anlar bizi görüp gerü gerü gitmede. Meğer bizden pek havf etmişler, zîrâ biz otuz bin askerden yedi yüz aded yiğitlerimiz şehîd oldu, ammâ yine azîm askeriz ve bu kadar karaltı mâl-ı ganâ’imlerimiz var. Ol görünen asker cümle kâfir kıyâfetli ve kalpaklı kefereler idi, ammâ anlar bizim askerimizin yanlarında bir tufeyl gibi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 185b ·
metinde göster ·
… sellim: Çünkim müsellime bir kara mankır pençik vermediğimizin dâğ-ı derûnundan
otuz bin
askerimizden nice intikâm alsın. Hemân hîle vü hud‘a ve şeytanata sâlik olup bu …
Der-fasl-ı hîlekâr-ı mekkâr-ı müsellim: Çünkim müsellime bir kara mankır pençik vermediğimizin dâğ-ı derûnundan otuz bin askerimizden nice intikâm alsın. Hemân hîle vü hud‘a ve şeytanata sâlik olup bu re’y [ü] tedbîr-i hîleyi edüp taht-ı hükûmetinde ne kadar Eflakân ve Sırf ve Bulgar ve Hayduk ve Çingane ve şakî ve lıssân ve harâmî ve ne kadar ipden ve kazıkdan kurtulmuş haşerât makûlesi kefereler ve fecereler var ise anlara hezâr ve hezârân va‘deler ve istimâletler verüp elbette bu gece bu kal‘a altında konan ordunun cânib-i erba‘asından cümle hayme vü hargâhlarına ve bâr [u] büngâhlarına ve esb-i fevârihlerine ve cümle esîrlerine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186b ·
metinde göster ·
… ası ve Mansûrlu ve Şîrînli ve Sincivitli cümle sefere me’mûr olup ancak Hânzâde
otuz bin
asker ile Sadrıa‘zam ordusuna karîb gelüp meks-i hıyâm edüp ordu-yı İslâmı ganî …
Meks-i hıyâm edüp yedi kralın binâ etdiği taburu münhedim edüp hâk ile yek etdikden sonra Kanije gölüne küffârın doldurduğu hâr [u] hâşâkleri dollâb gemileriyle dahi ziyâde tathîr edüp fecc-i amîk etdiler. Topraklık nâm kal‘a varoşun dahi metîn ü müstahkem etdiler. Ve cemî‘i Âl-i Osmân devletinin ihtiyârlarıyla yine müşâvere edüp cemî‘i kâfiristânı ve Zirinoğlu ve Beganoğlu vilâyetlerin harâb u yebâb etmek içün ol ân Mehemmed Giray Hân'ın ferzend-i ercümendi sipehsâlâr-ı Tatar-ı adû-şikâr olan Ahmed Giray Sultân'ı Sadrıa‘zam dîvân-ı pâdişâhîye kığırup ol dahi "Da‘vete icâbet" deyüp bâd-ı sabâdan müste‘âr otuz yedi bin aded koş atlı Tatar-ı adû-şikâr huzûr-ı Âsaf-ı Berhayâ dîvânına gelüp karâr edüp başına bir otağa-i husrevânî ve eğnine bir semmûr lipâçe-i sultânî geydirilüp Zirinoğlu ve Beganoğlu ve İslovin ve Mekemorya ve Nemse ve Galya ve vilâyet-i Prandaporosk ve vilâyet-i Nadajoğlu ve vilâyet-i Nemse ve Hırvadistân'ı ale'l-umûm nehb ü gâret etmeğe me’mûr olup cümle Bucak Tatarı ve Yalı ağası ve Mansûrlu ve Şîrînli ve Sincivitli cümle sefere me’mûr olup ancak Hânzâde otuz bin asker ile Sadrıa‘zam ordusuna karîb gelüp meks-i hıyâm edüp ordu-yı İslâmı ganîmet etmeğe kaldı, ammâ otuz yedi bin Tatar altı kerre yüz bin at ile âmâde olduklarında hemân hakîr dahi salt [u] sebükbâr Tatar-vârî hâzır olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188b ·
metinde göster ·
… -cihet olup Budin'den Sinân Paşa ile imdâda gelen ve kal‘ada âmâde olan yigirmi
otuz bin
asker kal‘a kapuların küşâde edüp vakt-i seherde küffâr sarhoş evgâr mahmûr ike …
Cümle küffâr bir yere gelüp müşâvere ederler kim "İşte kış geldi, gerçi Türk'ü bozup kaçırdık ve Polata kal‘amızı aldık. Şimdi bu Belgrad'a yeniden meteris kazsak bir ayda olmaz, üç dörd günden sonra kar ve yağmur yağar" müşâveresinde iken meğer derûn-ı hisârda mahsûr olan gâzîler de müşâvere edüp yek-dil [ü] yek-cihet olup Budin'den Sinân Paşa ile imdâda gelen ve kal‘ada âmâde olan yigirmi otuz bin asker kal‘a kapuların küşâde edüp vakt-i seherde küffâr sarhoş evgâr mahmûr iken kal‘adan bir kerre yedi yüz pâre balyemez toplara âteş edüp küffâr-ı dûzah-karâr nâr-ı dûzahda kalup alak bulak mahallinde iken derûn-ı hisârdan bir kerre guzât-ı muvahhidîn Allâh Allâh sadâsıyla küffârı basup dahi cümle küffâr mest-i medhûş iken bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ancak yedi kapudan yedi yüz kadar kefere vü fecereleriyle firâr edüp mâ‘adâsı sahrâ-yı Ustolni'de piyâde kalup eni konu küffârı kıra kıra bî-tâb u bî-mecâl kalup ba‘de't-ta‘âm yine kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
… i ve çakıl taşları gibi sahrâda zeyn olup yatır. Ve bu sahrâda bizim şehîd olan
otuz bin
yiğidimizin cümlesi Sultân Mehemmed Hân'ın otağı zemîninde medfûnlardır. Hâlâ c …
Hâlâ manzûrumuz olduğu üzre bu sahrâ-yı Hırıştoş'da yetmiş seksen yerde küffârın kemikleri püşte püşte kubbe-misâl küm küm yığılı durur ve küffâr kelleleri top gülleleri gibi ve çakıl taşları gibi sahrâda zeyn olup yatır. Ve bu sahrâda bizim şehîd olan otuz bin yiğidimizin cümlesi Sultân Mehemmed Hân'ın otağı zemîninde medfûnlardır. Hâlâ cânib-i etrâfları hafir-i azîmler kazılup hayvânât girüp şühedâları çiğnemezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40a ·
metinde göster ·
… e hâlâ on iki bin tüfeng-endâz Nemse soltatları mevcûddur, ammâ hîn-i ma‘rekede
otuz bin
cengâver ve dilâver küffâr olur. Lâkin yigirmi günde içlerine kıtlık düşüp eğer …
Ve cümle kenîselerin çanlıklarının külâhları beyâz teneke ve altun yaldızlı haçlar ile tezyîn olmuşdur. Ve intihâ-i serhadleri olmak ile bizim yeniçeri odaları olan yerde hâlâ on iki bin tüfeng-endâz Nemse soltatları mevcûddur, ammâ hîn-i ma‘rekede otuz bin cengâver ve dilâver küffâr olur. Lâkin yigirmi günde içlerine kıtlık düşüp eğer imdâdları gelmesine mâni‘ olunursa küffâr amân ile kal‘ayı vermeleri mukarrerdir, zîrâ cümle imdâdları ve zahîreleri Beç'den ve Pojon'dan nehr-i Tuna ile gelmeğe muhtâcdır, anı ise kesmek âsândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… ânlar ve yalı ağaları ve Şîrînli ve Mansûrlu ve Sincivitliler sefere atlansalar
otuz bin
asker olup beş tapkır yol olurlar.
Ammâ hân vezîri ve Kazak sultânlar ve yalı ağaları ve Şîrînli ve Mansûrlu ve Sincivitliler sefere atlansalar otuz bin asker olup beş tapkır yol olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112b ·
metinde göster ·
… eçüp 2 sâ‘at yine ol dere içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre
otuz bin
bâğdır kim Kefe vâlîlerine öşr-i sultânî verirler. Ve cümle bu bâğlar Kefeliler …
Andan yine cânib-i kıbleye 2 sâ‘at gidüp Kurbağa kayasın ve Balık kayası derelerin geçüp 2 sâ‘at yine ol dere içre tâ kal‘a-i Sudağ'a varınca cümle bu dereler içre otuz bin bâğdır kim Kefe vâlîlerine öşr-i sultânî verirler. Ve cümle bu bâğlar Kefelilerindir kim altı ay kâmil yay günlerin Kefe kavmi bu bâğlarda ederler kim Kırım cezîresinde bu Sudak bâğları gibi bâğ-ı Merâm yokdur. Gerçi Menkûb kurbunda ve Kaçı derelerinde ve Balbek bâğları vardır, ammâ bu Sudak bâğlarına mu‘âdil olamaz. Andan bu bâğ-ı Merâmlar içre gidü[p],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
… â-yı Tîh içre niçe bin dükkânlar ve niçe bin hayme vü hargâhlar yapılup yigirmi
otuz bin
koliva ve çadırlar ve kilimden ve ihrâmlardan köşe köşe sâyebânlar sıra sıra ko …
Bu sahrâ-yı Tîh içre niçe bin dükkânlar ve niçe bin hayme vü hargâhlar yapılup yigirmi otuz bin koliva ve çadırlar ve kilimden ve ihrâmlardan köşe köşe sâyebânlar sıra sıra koyulup bu sahrâ-yı çemenistân hayemâtlar ile lâlezâr-misâl olup bey‘ [u] şirâlar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a ·
metinde göster ·
… şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Kadıya senevî altı bin guruş, paşaya
otuz bin
guruş ber-vech-i adâlet hâsıl olur. Ve cevz-i ma‘dûdu yedi bin guruş vardır. Bâ …
Şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı Y 134a ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâsı çokdur. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Kadıya senevî altı bin guruş, paşaya otuz bin guruş ber-vech-i adâlet hâsıl olur. Ve cevz-i ma‘dûdu yedi bin guruş vardır. Bâc u bâzârdan ve kâr-i dilâzardan berrânî yedi bin guruş dahi hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b–Y134a ·
metinde göster ·
… Cümle kavmi harbe ucuyla söyleşirler. Kadıya senevî ancak iki bin guruş, paşaya
otuz bin
guruş hâsıl olur (---) olacak yerdir olur ammâ cür’et sâhibi paşa ister.
Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır ve nâhiyesi yüz beş pâre âsî ve dağî kurâlardır. Cümle kavmi harbe ucuyla söyleşirler. Kadıya senevî ancak iki bin guruş, paşaya otuz bin guruş hâsıl olur (---) olacak yerdir olur ammâ cür’et sâhibi paşa ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138b ·
metinde göster ·
… i seferde cebelüleri ile bin iki yüz asker ile sefer eşer. Ve ber-vech-i adâlet
otuz bin
guruş tutar. Ve sancağında erbâb-ı zü‘amâ 43 ve erbâb-ı tîmâr 1059. Bunlar dahi …
Ve Adana eyâletidir. Ba‘zı zamân ber-vech-i arpalık vezîrlere ihsân olunur. Taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu l.095.000 akçedir. Hîn-i seferde cebelüleri ile bin iki yüz asker ile sefer eşer. Ve ber-vech-i adâlet otuz bin guruş tutar. Ve sancağında erbâb-ı zü‘amâ 43 ve erbâb-ı tîmâr 1059. Bunlar dahi kânûn üzre cebelüleri ile üç bin asker olup alaybeğisi ve çeribaşısı livâsı altında paşaları ile me’mûr oldukları yere sefere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154a ·
metinde göster ·
… râ-yı azîmin tâ vasatında nev-binâ bir şîrîn kasabadır. Haftada bir gün yigirmi
otuz bin
Türk ü Türkmân ve çoban ve pîr ü civân cem‘ olup azîm bey‘ [u] şirâ olur. Ve he …
Adana eyâletinde paşanın hâssıdır, subaşılıkdır. Ve yüz elli akçe Kınıklı kazâsıdır. Ve nâhiyesi kırk sekiz pâre kurâdır. Kadıya senevî bir kîse hâsıl olur. Bir sahrâ-yı azîmin tâ vasatında nev-binâ bir şîrîn kasabadır. Haftada bir gün yigirmi otuz bin Türk ü Türkmân ve çoban ve pîr ü civân cem‘ olup azîm bey‘ [u] şirâ olur. Ve herkes metâ‘ın füruht edüp hayr-ı azîm ederler. Bu ecilden bunda hâlâ binden mütecâviz bâzâr yerinde yeni dükkânlar ve müte‘addid hânlar ve iki yüz yerli ve sâhibleri mukîm kâ[r]gîr dükkânlar ve iki minâreli muhtasar câmi‘ler ve beş kâ[r]gîr binâ hân-ı bâzergânlar ve iki hân dahi henüz esâsın bırakmışlar. İtmâmı müyesser olursa kal‘a-misâl hânlar olur. Türkmân aşkıyâsı havfinden metîn hânlar vardır. Ve bir hammâmı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158a ·
metinde göster ·
… r. Ba‘dehu Hazret-i Ömer radıya'llâhu annu hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinde
otuz bin
Arab askerine Esved ibn Mıkdâd hazretleri serdâr-ı mu‘azzam olup bu Ayntâb kal‘ …
Kadîm-i evvelde kayser-i Rûm şehirlerinden bir şehr-i kadîmdir. Ba‘dehu Hazret-i Ömer radıya'llâhu annu hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinde otuz bin Arab askerine Esved ibn Mıkdâd hazretleri serdâr-ı mu‘azzam olup bu Ayntâb kal‘asın yedi ayda vere ile Cimcime pâdişâhın elinden feth edüp Cimcime cümle askeri ile Mar‘aş'a varup dârü'l-karâr edeyin sandı. Ale'l-akîb Mar‘aş'ı dahi Cimcime Şâh'ın elinden alup karârları dârü'l-bevâr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162a ·
metinde göster ·