Türk çadırları kalksınlar, zîrâ bu deryâ boşanınca aşağı ova deryâ olup Türk ça …
"Aşağı ovadaki Türk çadırları kalksınlar, zîrâ bu deryâ boşanınca aşağı ova deryâ olup Türk çadırları ve atları ve âdemleri gark olur" deyü kapuyu ol ân sahrâdaki çadırları bir gayrı yere nakl etdiklerinde mezkûr avrat handa[k] kenârından bir delik deldürüp on kulaç yerde bir azîm demir kapu zâhir olup kıflların kırup halkalarına top palamarları bağlayup bu kadar guzât-ı müslimîn ise "Tıramola" deyü halatları çekince el-azametullâh ol su kırılup {bir gürüldü ve sâ‘ika peydâ olup gûyâ Nil-i mübârek Şelâl boğazından atlar gibi fevvârevâr} bir minâre kaddi bir nehr-i azîm havâya pertâb edüp aşağı sahrâya cereyân edince ol gece sabâha dak handakda bir katre su kalmayup âdem kaddi kadar balıklar çamur içre kaldılar kim hisâbın Allâh bilir, ammâ aşağı sahrâda çok at ve âdemler gark-ı âb oldular, ammâ guzât-ı müslimîn de balık yemeden müstağnî oldular. Ol ân mezbûr avrata oğlun verüp oğluyla Yanova'ya gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123b ·
metinde göster ·
… rin ortasında bir mürtefi‘ yerde vâki‘ olmuşdur. Mâ‘adâ imâret hayrâtları aşağı
ovada
bir düz fezâda tezyîn olmuş şehr-i mu‘azzamdır kim cânib-i garbîsi nehr-i Kösde …
Bezzâzistânı ve çârsû-yı bâzârı tâ şehrin ortasında bir mürtefi‘ yerde vâki‘ olmuşdur. Mâ‘adâ imâret hayrâtları aşağı ovada bir düz fezâda tezyîn olmuş şehr-i mu‘azzamdır kim cânib-i garbîsi nehr-i Kösdem kenârıdır. Bu nehr-i azîm tâ Yanya dağlarından gelüp yine garb tarafında Meçova kurâların rey ü sakıy 236a ederek gelüp şehirden 12 sâ‘at aşağı cânib-i şimâle akup Bababurnu nâm yerde Akdeniz'e mahlût olduğu yerde gemi ile geçilir bir nehr-i azîmdir kim niçe nehr-i âb-ı hayâtlar karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235b–236a ·
metinde göster ·
… er bin Türk askeri bu dağlarımıza girüp cümlesin kırmışız. Hâlâ kemikleri (...)
ovada
ve Zarnata altında yığılup yatır. Bu gelecek askeri dahi Îsâ aşkına kırarız" de …
"Osmânlı bildiğinden kalmasın, niçe kerre yetmiş seksener bin Türk askeri bu dağlarımıza girüp cümlesin kırmışız. Hâlâ kemikleri (...) ovada ve Zarnata altında yığılup yatır. Bu gelecek askeri dahi Îsâ aşkına kırarız" deyü kendi elçilerin ve ıtlâk olan esîrlerin alup bizim elçilerimizi kovup bir köşeye kondurup cümle küffâr bir yere cem‘ olup üç gün üç gece müşâvereden sonra dördüncü gün bizim elçileri getirüp bir azîm dîvân edüp yine nâmeleri ke'l-evvel kırâ’at etdirüp cümle küffâr başlarından şapkaların çıkarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332a ·
metinde göster ·