çâh-ı mâsı var kim çâh-ı gayyâdan nişân verir. Hîn-i muhâsarada bu kuyudan doll …
Bu kal‘a içre yine seng-i hârâdan oyma bir çâh-ı mâsı var kim çâh-ı gayyâdan nişân verir. Hîn-i muhâsarada bu kuyudan dollâblar ile âb-ı nâbı çekilüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123a ·
metinde göster ·
… yumuşak taşdan mebnî câmi‘ ve minâre-i kadîmdir. Ammâ bu câmi‘in yine ol taşdan
oyma bir
mihrâb-ı nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnu var kim âdemin aklı hayrân olur. Gûyâ …
Ve cümle iki cum‘a kılınur biri kal‘anın maşrık tarafında deryâ kenârında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, taş kubbeli ve taş minâreli (...) taşı gibi bir yumuşak taşdan mebnî câmi‘ ve minâre-i kadîmdir. Ammâ bu câmi‘in yine ol taşdan oyma bir mihrâb-ı nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnu var kim âdemin aklı hayrân olur. Gûyâ Sivas eyâletinde Keskin içinde Şeyh Şâmî hazretlerinin câmi‘i mihrâbı gibi bir musanna‘ mihrâbdır. 136a Ammâ bu câmi‘in kubbe-i âlîleri üstünün kireçleri mürûr-ı eyyâm ile fenâ bulmuş. Âye[t]: Arapça nassı üzre ta‘mîr ü termîme muhtâc câmi‘-i selâtîndir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b–136a ·
metinde göster ·
… bâlâ yerinde bir küçük kemer altında beyâz mermer-i hâmdan Kaydefâ'nın ceseden
oyma bir
sûreti var. Âdem gördükde zî-rûh zann edüp hayrân kalır. Ve ne cânibe gitsen ol …
Ammâ hâlâ bu mezkûr yukaru kal‘anın garba nâzır bir demir kanatlı kavî bâbı vardır. Ol kapuya taşradan içeri girecek mahalde sağ tarafdaki kullenin iki âdem kaddi bâlâ yerinde bir küçük kemer altında beyâz mermer-i hâmdan Kaydefâ'nın ceseden oyma bir sûreti var. Âdem gördükde zî-rûh zann edüp hayrân kalır. Ve ne cânibe gitsen ol cânibe nazar eder görünür. Tebessüm etsen eyle nümâyândır. Bükâ eder şekilli olsan ol dahi bükâ âlûd müşâhede olunur, garîb temâşâdır. Lâkin gerdânından aşağı vücûdu yokdur. Hemân gerdânında halhâlı ve çehre-i la‘lgûnu ve gûşlarında menkûşu ve serinde mergûle geysûsu ve mükahhal marâlî ve gazâlî gözleri ile tasvîr olunmuş bir perî-peyker çehre-i münevverdir. Ammâ rûh yokdur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44a ·
metinde göster ·
… binâ edüp iki çift öküz tâ ka‘rdan suyu dollâblar ile çeküp bu mahalde kayadan
oyma bir
havz-ı azîme dolar. Andan yukaru orta tabakada dahi ke'l-evvel kuyunun bir câni …
Andan üstâd-ı kâmil bu kuyuyu üç tabaka etmiş. Tabaka-i sifli altmış kulaç edüp kuyunun bir cânibin mağârâlar kesüp anda çarhlar binâ edüp iki çift öküz tâ ka‘rdan suyu dollâblar ile çeküp bu mahalde kayadan oyma bir havz-ı azîme dolar. Andan yukaru orta tabakada dahi ke'l-evvel kuyunun bir cânibin gârlar edüp gûnâ-gûn dollâblar ile yine dörd çift sığırlar aşağıki havuzdan suyu çeküp ikinci tabakadaki havuza döker. Andan yukarı yine dörd çift sığırlar dollâblar ile seksen kulac kalın halfa ipidir, ikinci tabakadan suyu sığırlarla çeküp üçüncü tabakadaki havuza dökdürüp şehre tevzî‘ olup yeniçeri ocağına ve Tavâşî Süleymân Paşa hammâmına ve çeşmelere ve ba‘zı evlere gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85a ·
metinde göster ·