… ltında Abaza-yı pür-gırre ile ceng-i perhâş ve bî-misâl savaş ve niçe cân u baş
oynayup
âhir-i kâr Abaza Paşa münhedim olup Erzurûm kal‘asına varup kendüye ve asker-i …
Ol sene-i mübârekde Kayseriyye altında Abaza-yı pür-gırre ile ceng-i perhâş ve bî-misâl savaş ve niçe cân u baş oynayup âhir-i kâr Abaza Paşa münhedim olup Erzurûm kal‘asına varup kendüye ve asker-i makhûruna dârü'l-karâr eyledi ve mürdeleri dârü'l-bevârda karâr eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64a ·
metinde göster ·
… r oğlanları bir yere cem‘ olup mezkûr sûrlarda bir gün bir gece iki gün beş gün
oynayup
her gecesine sâhib-i hâneden bir kîse guruş alırlar ve sûrda mevcûd bulunan yâr …
Evvelâ şehr-i İslâmbol'da selâtîn-i Âl-i Osmân'ın bir sûr-ı hümâyûnu yâ bir feth-i fütûh-ı şâdimânîlerinde ve destûr-ı şâhî 209a günlerinde ve gayrı a‘yân [u] eşrâfın sûr-ı hitânlarında iki üç yüz âdem hânendegân ve sâzendegân ve mutrıbân ve rakkâsân [ve] pîşekârân [ve] dâ’irezân [ve] mudhik u mukallidân-ı kaşmerân ve nebtîz rind-i cihân yetmiş tâsdan geçmiş semm-i helâhil-misâl şehir oğlanları bir yere cem‘ olup mezkûr sûrlarda bir gün bir gece iki gün beş gün oynayup her gecesine sâhib-i hâneden bir kîse guruş alırlar ve sûrda mevcûd bulunan yârân-ı bâ-safâdan her oyun esnâsında dâ’ire ile pârsâ edüp sabâha dek ba‘zı sûrda bin guruş tahsîl eder oyunkâr üstâd-ı kâmiller vardır. Anlar iki üç yüz kimse olmağile anlara kol ta‘bîr ederler, temâşâgâh kavmdir. Eğer bunları dahi manzûrumuz olduğu mertebe vasf etsek sitâyişnâme-i mutrıbân nâmında bir dîvân olur. Bu esnâf-ı bâzbâzân-ı pehlivânân on iki koldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 208b–209a ·
metinde göster ·
andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke' …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...)(...)(6 sene sonra Uzun Hasan)(...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça{âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b–249a ·
metinde göster ·
top atarak meydân-ı muhabbete girüp bürâderleriyle lu‘bedebâzlığa başladı ve el …
Hemân Osmân top oynayup top atarak meydân-ı muhabbete girüp bürâderleriyle lu‘bedebâzlığa başladı ve el topu atarak babasının tahtı yanına geldikde Sultân Ahmed Hân dâğ-ı derûnunda olanı keşf edüp Osmân'a hitâben eydür
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 274b ·
metinde göster ·
… râd'a iyi top urmadım mı" deyüp taht üzre kalkup zekerine ve hayâsına yapışarak
oynayup
şakalar eder.
Hemân Şehzâde Murâd "Al İbrâhîm kardaş!" deyü İbrâhîm'e bir top niçe atdıysa İbrâhîm topu bî-bâk u bî-pervâca zabt u rabt edüp İbrâhîm elindeki topu Bâyezîd'e urur şeklinde nazar edüp tarfetü'l-ayn içre gerü dönüp Şehzâde Murâd'a İbrâhîm bir top eyle urdu kim Murâd iki kerre tekerlenüp bir hayli zîr-i zemîn üzre oturup hemân Şehzâde İbrâhîm seğirderek babası tahtına geçüp oturup "Murâd'a iyi top urmadım mı" deyüp taht üzre kalkup zekerine ve hayâsına yapışarak oynayup şakalar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 275a ·
metinde göster ·
… elerinden ve hil‘atlerinin girîbânlarından dûdları çıkup arak-âlûd olarak cirîd
oynayup
cirid urdukları âdem Arapça emrine itâ‘at edüp yeri dâr-ı hâmûşân olurdu. Sey …
Ammâ Seydî Paşa Erzurûm'un şiddet-i şitâsında, kar at sînebendinde, ol dipi ve boranda kâse kâse bâde ile ıssı kahveyi mahlût edüp nûş edüp sarhoş olurlardı. Ol rûz-ı zemherîrde Bâkî Paşa ve Seydî Paşa ser-bürehne ata binüp Erzurûm'un Gümüşlü Künbet meydânında ve Nasûh Paşa oğlunun cirid meydânında cirid oynarken kellelerinden ve hil‘atlerinin girîbânlarından dûdları çıkup arak-âlûd olarak cirîd oynayup cirid urdukları âdem Arapça emrine itâ‘at edüp yeri dâr-ı hâmûşân olurdu. Seydî Paşa gâyetü'l-gâye fârisü'l-hayl cündî ve silâhşör ve tîr-endâz çâpük ve şehbâz idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 334a ·
metinde göster ·
… du. Ve cirid oynansın deyü fermân edüp Melekli ve sadrıa‘zamlı iki başdan cirid
oynayup
eyle silâhşorluk ve gûnâ-gûn lu‘bedebâzlık etdiler kim diller ile ta‘bîr olunma …
Andan kalkup yine cânib-i şarka (---) sâ‘atde giderken cümle a‘yân [u] eşrâf-ı İslâmbol ve Sadrıa‘zâm Bıyıklı Çerkes Dervîş Mehemmed Paşa Kethüdâsı Alî Ağa ve niçe bin a‘yân paşaya istikbâle çıkup paşa dahi ol gün Bismillah ile taht-ı revândan nüzûl edüp çakal ata süvâr oldu. Ve cirid oynansın deyü fermân edüp Melekli ve sadrıa‘zamlı iki başdan cirid oynayup eyle silâhşorluk ve gûnâ-gûn lu‘bedebâzlık etdiler kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Bu gûne arz-ı mehâret etdiler. Paşa efendimiz bu hakîrin defteriyle iki bin altmış altun ihsân eyledi. Ve sol tarafda koçu araba içre Kaya Sultân üç kise altun bezl [u] in‘âm eyledi. Bu uslûb ile ol gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172a ·
metinde göster ·
… ‘i cündî silâhşorân ve fârisü'l-hayl Rujikiyân bu meydâna varup çevgân ve cirit
oynayup
arz-ı ma‘rifet ederler.
Cümle on yedi dere içre on iki bin bâğların baz ta‘bîr etdikleri kâşâne ve ibret-nümâları birer teferrücgâh-ı mesîregâh-ı dilküşâlardır ammâ cümleden biri seyrângâh-ı cihân-nümâ Hân bâğı ve Emîrek bâğı ve Şîrek bâğı ve Bağdo bâğı ve Âvîh bâğıdır. Altıncı teferrücgâhı taklaban mahallesinde Hân gölüdür kim bir buhayre-i azîmdir. İçinde kayıkları var ve etrâfında gûnâ-gûn hıyâbânları var kim âfitâbın te’sîri eşcâr-ı müntehâların berkleri kesretinden zemîn eyle kuyahdır kim gûyâ hıyâbân-ı İrân'dır. Yedinci mesîresi Şeref Hân Câmi‘i kurbünde Çevgân meydânıdır kim her haftada cemî‘i cündî silâhşorân ve fârisü'l-hayl Rujikiyân bu meydâna varup çevgân ve cirit oynayup arz-ı ma‘rifet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 234a ·
metinde göster ·
… ar mâbeyninde dîdebânlık ve nigehbânlık edüp dakku'l-hanak ile tavla ve şatranç
oynayup
herkes bir işgâlde pâsbânlık ederler. Ve bu kapunun iç yüzünde Deveboynu ve Kes …
Tebrîz kapusudur: Kim beş kat eğri ve büğrü yollu kapulardır. Hisâr eri ve azeb-i hisâr şeb [u] rûz bu kapular mâbeyninde dîdebânlık ve nigehbânlık edüp dakku'l-hanak ile tavla ve şatranç oynayup herkes bir işgâlde pâsbânlık ederler. Ve bu kapunun iç yüzünde Deveboynu ve Kesik kal‘a kayası dibinden değirmânlar döndürür âb-ı hayât kaynak su çıkup şehir içre hân u câmi‘ ü imâret ve hammâmları ve niçe hânedânların bâğçelerin saky edüp kal‘adan taşra gider. Bu kaynak ayn-ı zülâl mahrecinde bir ma‘bedhâne-i kadîm vardır. Anda cümle Tebrîz kapusu dîdebânları ibâdet edüp buz pâresi-misâl âb-ı zülâlinden nûş edüp Tebrîz kapusun beklerler. Ve ikinci,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
Hân mektûblar gönderdiğimizden hazz edüp dilşâd ve gam u gussadan sehel âzâd oldu. Ve ol gün hân ile sayd-ı şikâra gidüp çevgânlar oynayup Kocağa Sultân azîzin bâğ-ı hıyâbânında hân hazretleri hakîre ve cümle sultânlara ziyâfet-i uzmâ edüp ba‘de't-ta‘âm hân buyurdu ki "Evliyâ akaya menim hâtırım içün birer zâd bâğışlarsız. Zîrâ kayser-zemîn hânından size ve bize me’mûr olup gelmişdir kim ana ikrâm lâzımdır." dedi. Meğer mukaddem dahi şehr-i Rûmiyye'de iken tenbîh etmişdi. Ol ân sekiz sultândan sekiz re’s küheylân kara çubuk atları ve sekiz re’s alaca yorga atlar ve ikişer aded kaplan postları ve beşer kıt‘a Keşân katîfeleri ve onar kıt‘a Gücürât kutnîler ve yigirmişer kıt‘a elvân Lefkûrî boğasılar verdiler. Ve cümlesi ma‘zûr ola deyü özür dileyüp ba‘de'l-asr yine tablbâzlarımız döğerek sayd-ı şikârımızla şehr-i Rûmiyye'ye dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292a ·
metinde göster ·
… cemî‘i levendât birbirlerine mukâbil olup kırkar ve ellişer müşvâr kadar cirid
oynayup
mızrak oyunları ve şemşîrbâzlıklar ve tîr [ü] kemândârlıklar gösterüp ekseriyyâ …
Ve her mansıba teveccüh etdikde kat‘-ı menâzil ederken yedi sekiz sâ‘at ömr-i azîz hebâya gitmesin içün dağ u râğlarda ve sahrâ-yı bâğlarda cümle iç ağaları at başları berâber cem‘ olup cemm-i vefîr ile bir ağızdan savt-ı a‘lâ ile sûre-i Feth'i ve sûre-i Mu‘avvizeteyn'i kırâ’at ederken dağlar ve hâmûnlar inlerdi. Kırâ’at-ı Kur’ân'dan sonra ceng-i savaş-ı perhâş ma‘rifetlerinden haberdâr olmak içün cümle iç ağaları ve cemî‘i levendât birbirlerine mukâbil olup kırkar ve ellişer müşvâr kadar cirid oynayup mızrak oyunları ve şemşîrbâzlıklar ve tîr [ü] kemândârlıklar gösterüp ekseriyyâ at üzre Mısır tarzı kurşum atardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… asr-ı ahşâb var kim cümle a‘yân-ı kibâr bunda zevk u şevk edüp tavla ve şatranc
oynayup
bu bahâne ile kal‘ayı muhâfaza edüp dururlar.
Ve bu kapu üstünde bir kulle-i azîmi var, bu kulle-i ra‘nâ üzre kat-ender-kat bir mecma‘u'l-irfân kasr-ı ahşâb var kim cümle a‘yân-ı kibâr bunda zevk u şevk edüp tavla ve şatranc oynayup bu bahâne ile kal‘ayı muhâfaza edüp dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
… avret ve oğlan ve bu kadar mâl-ı firâvân alınup her şikâr alan bir cânibe tans
oynayup
firâr etdiler.
"Bire bire meded gâzîler el kaldırman ve bu kâfirleri kırman, amân-ı Âl-i Osmân'dır" deyü Kaplan Paşa'ya fermânlar gösterilinceye dek küffârdan iki binden mütecâviz esîr ve avret ve oğlan ve bu kadar mâl-ı firâvân alınup her şikâr alan bir cânibe tans oynayup firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120a ·
metinde göster ·
… di çekerek nehr-i Raba'nın kenârında meks ederek yine küffâr karşu tarafda tans
oynayup
hora deperlerdi. Ve erganon ve torompete boruları ve luturyan boruları ve Galye …
Bu hâl üzre yedi gün yedi gece bu âlâm-ı şedâ’idi çekerek nehr-i Raba'nın kenârında meks ederek yine küffâr karşu tarafda tans oynayup hora deperlerdi. Ve erganon ve torompete boruları ve luturyan boruları ve Galye nâkûsların çalarak alay alay ubûr ederlerdi, ammâ ne anlardan bize ve ne bizlerden anlara bir top u tüfeng atılmayup ba‘zı serhadliler ile küffâr su aşırı söyleşirlerdi, zîrâ Raba nehrinin arzı yüz adım kadar ancak enlidir, ammâ yağmurdan derin olup bir ensiz küçük sudur ve karşu cânibine geçmek emr-i asîr oldu ve herkes cânından bîzâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17a ·
metinde göster ·
… arabaya binmem ve biz Osmânlıyuz. Bizim mu‘tâdımız küheylân atlara binüp cirid
oynayup
gazâlara gitmekdir. Bizim İslâmbol'da böyle arabalara avretler biner, bize lâzı …
"Ben arabaya binmem ve biz Osmânlıyuz. Bizim mu‘tâdımız küheylân atlara binüp cirid oynayup gazâlara gitmekdir. Bizim İslâmbol'da böyle arabalara avretler biner, bize lâzım değildir" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 54a ·
metinde göster ·
… Îrân [u] Tûrân'ı seyâhat ederek vilâyet-i Acem'e gelüp Şâh İsmâ‘îl ile şatranç
oynayup
Şâh'ı mat edüp andan Bağdâd-ı behişt-âbâda andan İmâm Hüseyin ve İmâm Alî'yi zi …
Bu kal‘a[nın] sebeb-i binâsı ve vech-i tesmiyesi oldur kim kaçan Sultân Selîm şehzâde iken babası Bâyezîd Hân ile Çorlu sahrâsında ikinci cenginde yine münhezim olup firâr edüp Boğaz iskelesinde bir gemiye binüp vilâyet-i Tarabefzûn'a geçem derken rûzgâr-ı zorkâr keştî-i Şehzâde Selîm'i bu Temrik limanına düşürüp andan Temrik Bay nâm bir kişi bilüp yâr-ı gâr-ı refîk edinüp silihdârı Yûsuf Halîfe ile üç kişi olup Dağıstân ve Belh u 146a Buhârâ ve Özbekistân'ı ve Îrân [u] Tûrân'ı seyâhat ederek vilâyet-i Acem'e gelüp Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup Şâh'ı mat edüp andan Bağdâd-ı behişt-âbâda andan İmâm Hüseyin ve İmâm Alî'yi ziyâret edüp andan Ka‘be-i Şerîf'e ve andan Medîne-i Münevvere'de Resûl-i Ekrem'i ziyâret ederken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b–146a ·
metinde göster ·
… irüp mezkûr div-sıfat tuçdan âdemin önünden geçerken gözleri sâ‘at rakkâsı gibi
oynayup
omuzundaki gürzü kütür kütür harekete başladı. Âdemî Çerkes refîklerimiz,
"Bir dâne-i hardal iletleyüp(?) ve bir san‘at ile bir şey almayak" deyü yemîn edüp yetmiş bin taavvüz ile taşra kapudan içre cür’et edüp "Yâ Hafîz" ismiyle girüp mezkûr div-sıfat tuçdan âdemin önünden geçerken gözleri sâ‘at rakkâsı gibi oynayup omuzundaki gürzü kütür kütür harekete başladı. Âdemî Çerkes refîklerimiz,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
… kkânlarda ve kahvehânelerde oturu[p] tavla ve satranç ve kûs ve dama ve mankala
oynayup
eğlenirler, zîrâ gâyet cezîre yerdir.
Ekseriyyâ sokakları içre âb-ı hayât sular cereyân edüp taşradan gelir. Her sokak başında çeşme-sârlar ve gûnâ-gûn asma ağaçlarıyla müzeyyen şehirdir kim çârsû-yı hüsnüne aslâ güneş te’sîr etmeyüp cümle a‘yân-ı şehir dükkânlarda ve kahvehânelerde oturu[p] tavla ve satranç ve kûs ve dama ve mankala oynayup eğlenirler, zîrâ gâyet cezîre yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267b ·
metinde göster ·
"Biz şâh ile Isfahân'da şâhlık ber-taraf olup satranc
oynayup
mat etdiğimizde ahd[e] vefâ etmeyüp bize bir sille urdukda, biz de ‘Şâhım ahde …
"Biz şâh ile Isfahân'da şâhlık ber-taraf olup satranc oynayup mat etdiğimizde ahd[e] vefâ etmeyüp bize bir sille urdukda, biz de ‘Şâhım ahde vefâyı bir gün bozarız’ demiş idim. Ol adhi bozmak budur", deyü toplar atılmasına emr edüp Ayas Paşa yeniçeri ağası idi, toplara âteş edince cümle Kızılbaşı toplar herse edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y45b ·
metinde göster ·
… İki yaşında iken bir gün Nîl kenârında bir mastabada cümle ağavâtlar ile cirid
oynayup
zevk [u] safâda iken sâhil-i Nîl'de bir at süheyli zâhir olup cümle atlarımız o …
Hattâ Kûs hâkimi Alî Kâşif'in Y 163b bir Nîl atı oğlu var idi. İki yaşında iken bir gün Nîl kenârında bir mastabada cümle ağavâtlar ile cirid oynayup zevk [u] safâda iken sâhil-i Nîl'de bir at süheyli zâhir olup cümle atlarımız ol tarafa müteveccih olup kulakların dikdiler. Hemân sâ‘at bir süheyl-i ra‘dvâr dahi istimâ‘ olunca Nîl atı oğlu iki ayak üzre kalkup licâmıyla kavvâsın elinden rehâ bulup eğeriyle ve rahtıyla seğirdüp kendüyi Nîl'e urunca cirid meydânında olan atlılar akîbine düşüp vardılar. Ammâ kulun Nîl'e girüp gâ’ib oldu, bir zamândan yine taşra çıkup burnundan kanlar akarak Nîl'in karşı tarafına çıkdı. Hemân P 216a ardı sıra dâbbetü'l-arza benzer bir dâbbetü'l-mâ Nîl'den taşra çıkup tayın ardı sıra kovarak ısırarak tayı yine Nîl'e kovdu. Tay ile ikisi gâ’ib olup tay ol sâ‘at yine taşra Nîl yüzüne çıkup şinâverlik ederek Nîl toparlayup aşağı cereyân Q 219a eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y163a–Y163b ·
metinde göster ·