… hoş-hevâdır. Ve Tekfur Sarâyı Hammâmı: Bu dahi âb [u] hevâsı mu‘tedil hammâm-ı
pâkdir
. Bu zikr olunan yedi adet hâs u âm hammâmlardan mâ‘adâ şehr-i Tarabefzûn içre i …
Evvelâ Orta Hisâr'da iki hammâm-ı latîf vardır. Biri kal‘a dîvârının Aşağı Hisâr'a açılan kapunın kurbunda (---)(---) hammâmdır kim biri nisvân-ı sâhib-isyânlar içün binâ olunmuşdur. Ve hammâm-ı (---) bir dilküşâ hammâm-ı rûşenâdır. İç Kulle ta‘bîr etdikleri kal‘anın şimâlî tarafındaki dîvâra karîb Kulle Hammâmı derler. Bunun dahi âb [u] hevâsı latîfdir ammâ yektâ hammâmdır. Ve kâfirden kalmış hammâmdır derler. Ve İmâret Hammâmı, Hâtûniyye binâsıdır ve Hâtûniyye Câmi‘i kurbunda ve Aşağı Hisâr Hammâmı yektâ hammâm-ı latîfdir. Ve İskender Paşa Hammâmı çiftedir ve gâyet müferrahdır. Ve Kâfir hammâmı: Mahalle-i Yeni Cum‘a ile Gavur meydânı mâbeyninde bir hammâm-ı hoş-hevâdır. Ve Tekfur Sarâyı Hammâmı: Bu dahi âb [u] hevâsı mu‘tedil hammâm-ı pâkdir. Bu zikr olunan yedi adet hâs u âm hammâmlardan mâ‘adâ şehr-i Tarabefzûn içre ikiyüz kırk beş sarây-ı hammâm-ı hâs var kim Sicil'de mestûrdur. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b ·
metinde göster ·
… herîsesi güyâ sıfr gibi leziz ve râyiha-i tayyibesi vardır. Ve işbâzları gâyet
pâkdir
. Zîrâ cümlesi müslimdir. Bu Acem diyârında cümle me’kûlât [ü] meşrûbât füruht e …
Evsâf-ı şehr-i Azîm Karabâğlar: Bu şehri ibtidâ Menûçehr binâ etmişdir. Şehr-i atîkdir kim hâlâ Nahşıvân hâkinde başka sultânlıkdır. Zamân-ı kadîmde azîm imaristân imiş. {Sene 1012 Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında dest-i Osmânlıda iken Acem zafer buldu} Sene 1045 târîhinde Fâtih-i Revân Murâd Hân-ı zamân ba‘de'l-feth-i Revân bu şehre gelüp meks etdikde kadîm-i eyyâmda İreme zâtü'l-‘imâd misilli ma‘mûr olan şehri asker-i deryâ-misâline fermân edüp ân-ı vâhidde harâb u yebâb ve der-i dîvârların türâb, halkının ciğerin kebâb edüp hâlâ âsâr-ı inhidâmları zâhir u bâhirdir. Tîmur Hân bu Karabâğlar'da kışlayup refâhiyyet üzre geçinmişlerdir. Tâ bu mertebe ma‘mûr [u] âbâdân sahrâ-yı bî-pâyândır. Ve üç kerre Süleymân Hân ve niçe kerre serdârlar asâkîr-i bî-pâyânlar ile beşer altışar ay meks edüp ganîmet üzre geçinmişlerdir. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘in harâb etdüğünden beri yine imâr olmadadır. Ammâ güneşde zerre ve deryâda katre-misâl imâr olmamışdır. Huddâmlarımız kırk minâre addetmişlerdir. Hamd-i Hudâ bu şehrin âb [u] hevâsı letâfetinden tabî‘atımız hoş olup esb-süvâr ba‘zı refîkler ile şehri sehl temâşâ etdik. Mihmândârımız takrîri üzre on bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli hâneler ve yetmiş mihrâb, kırkı minâreli câmi‘ler ve hân ve hammâmı ve esvâkları vefret üzre ammâ henüz dahi imâr olmadadır. Ve hevâsının letâfet cihetinden vech-i hüsnlü mahbûb u mahbûbelerine râst gelirdik. Ve me’kûlât ü meşrûbâtının [ve] memdûhât-ı müsmirrâtının kesreti bir diyârda yokdur. Kara Bâğlar desek vechi vardır. Elçi ile bir bâğda teferrüc ederken Yezdan Kulu nâm bir bâğbân yigirmi altı gûne emrûd-ı âbdâr getirdi. Meleçe ve Abbâsî ve Ürdibâri demek ile ma‘rûf ve memdûh emrûd-ı hoş-horları olur kim tenâvül edenin üzerine elbette âb-ı zülâli cüllâb-ı katr-ı nebât gibi cereyân eder. Gâyet lezîz emrûdları ve la‘lgûn gülnârları olur. Ve esvâk-ı şâhîsinde pâk u pâkîze işbâzlarında gûnâ-gûn Revân pirinci pilâvları ve herîsesi güyâ sıfr gibi leziz ve râyiha-i tayyibesi vardır. Ve işbâzları gâyet pâkdir. Zîrâ cümlesi müslimdir. Bu Acem diyârında cümle me’kûlât [ü] meşrûbât füruht edicilerde aslâ Ermeni ve Urum yokdur. Aslında Urum keferesi aslâ ve kat‘â yokdur. Meğer ticâret ile gelüp gide. Ammâ Yahûdî ve Şi‘î ve Teberrâ‘î ve Kurâyî çokdur. Ve melâhide ve zenâdıka ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hurûfî ve Zemînî (---)(---)(---)(---) Bu mezheb-i bâtıllı furak-ı dâlle gâyet çokdur. Bu Karabâğ'ı seyr [u] temâşâ edüp yine cânib-i kıbleye 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294b ·
metinde göster ·
, metâ‘ın güzîdesin alır. Ve cümle güşt ü nân ve sebzevât ve cevv ve gendüm ve d …
Hüsniyyât-ı sevüm oldur kim Kânûn-ı Şeyh Safî oldur kim cümle çârsû-yı şâhîlerinde bey‘ [u] şirâları bisitî ve Abbâsî ve altun ile bâzâr olunur. Sâ’ir pâdişâh-ı ekâlîmin sikkeleri geçmeyüp kendi sikkeleri râyicîdir. Yedi yerde sikkeleri kesilir. Evvelâ taht-ı kadîmleri "Duribe Erdebîl" ve "Duribe Hemedân" 302b ve "Duribe Bağdâd" ve "Duribe Isfahân" ve "Duribe Tiflis" ve "Duribe Nihâvend" ve "Duribe Tebrîz" deyü sikkelerinde "Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah, Aliyyün veliyyullah" yazılır. Bir tarafında her şâhın ismi yazılır kim "Fe ağlân-ı Kelb Alî Şâh Abbas" deyü tahrîr olunur. Ammâ kazbîkîlerinde "Duribe Tiflis" ve "Duribe Tebrîz" yazup bir tarafı münakkaş senesi meskûkdur. Kazbikî mangıra derler. Cümle râyic olan bu sikkelerdir. Ve cemî‘î endâzeleri ucunda ve cemî‘î kilelerinde ve sâ’ir duhte olunan akmişe-i fâhirelerinde "Lâ ilâhe illallah" tahrîr olunmuşdur. Kezâlik derâhimleri terâzülerinde böyle ism-i Celâl terkîm olunmuşdur. Vay ol kesin hâline kim "Lâ ilâhe illallah" üzre bey‘ [u] şirâsında hilâf ide. Gözüne mil ve başına kızmış taş koyup ol âdemi alîl ederler. Ve cemî‘î esvâk-ı şâhîlerinin cümle dükkânçelerinde ve meydân-ı bâzârlarında sarı pirinçden sarı zencirli ve demir zencirli terâzüler maslûbdur. Aslâ âdem eli yapışmaz, dâ’imâ maslûb durur. Kaçan bir kimesne me’kûlât [ü] meşrûbât, nebâtât [ü] giyâhât makûlesinden bir şey murâd edince âlü'l-âl güzîde metâ‘ı keff-i mîzâna koyup mevzûn-ı kâmil oldukda metâ‘ sâhibine hakkın verir. Zîrâ akçesi pâkdir, metâ‘ın güzîdesin alır. Ve cümle güşt ü nân ve sebzevât ve cevv ve gendüm ve dakîk ve tavuk ve güvercin [ve] cevzî ve fındık ve bâzârda suhte olan cümle aşbâz ta‘âmları (---)(---)(---) ve'l-hâsıl cümle me’kûlât [ü] meşrûbât cümle narhı Şeyh Safî üzre terâzü ile bey‘ olunur. Buğday [ve] pirince ve sâ’ir hubûbâta aslâ kile yokdur. Cümle vezne ile bey‘ [u] şirâ olunur. Vây ol merdin hâline kim dirhemlerinde yazılan "Lâ ilâhe" üzre hılâf ide. Ödünü koltuğu altından çıkarırlar, kânûn-ı İrânî budur. Ammâ sâ’ir akmişe metâ‘ları zirâ‘-ı melikî ile füruht olunur. Sâ’ir devâbât ve üsârâ-yı zî-rûh kısmına dahi kânûn-ı Safî üzre bir bahâ takdîr etmişlerdir. Ana göre amel edüp ehl-i Kıble ve muhemmenleri vardır. Her bâr kânûn-ı şâhîleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302a–302b ·
metinde göster ·
… üvâr Paşa sarâyı, hânedân-ı azîmdir. Ekseriyyâ evleri kıbleye nâzırdır. Yolları
pâkdir
ve rimâl-i hâkdir, aslâ kaldırım yokdur.
Eşkâl-i Kal‘acık: "-cık" lafzı kelâm-ı tasğîrdir. Ya‘nî küçük demekdir. Ammâ bu kal‘a evc-i âsumâna kad çekmiş, zirve-i a‘lâya kemend salmış bir ahmer-gûn yalçın kaya üzre ebr-i kebûtlara berâber bir kal‘a-i seng-âbâd kal‘a-i bî-dâd [u] binâ-yı Ferhâd'dır. Der-i dîvârları altmışar zirâ‘-ı melikîdir. Cânib-i erba‘ası yalçın kaya olmağıla bir tarafında aslâ handakı yokdur. Kıble cânibine nâzır bir demir kapusu vardır. Lâkin kal‘a içinde yigirmi kadar dârdır. Bir câmi‘i ve buğday anbârı ve su sarnıcı ve cebehâne ve altı aded şâhî topcağızları vardır. Ammâ iç il içinde olmağıla kal‘ası garîb kalmışdır. Cemî‘î şehir a‘yânı celâlî ve cemâlî havfinden zî-kıymet metâ‘ların bu kal‘ada der-mahzen edüp pinhân etmişlerdir. Kal‘a dizdârı bu harâbenin nigehbânlığına me’murdur. Aslâ havâlesi yok bir kal‘a-i bâlâdır kim cemî‘î sahrâlar bâğı ve bâğçeleri ve mezâri‘atları ve büleydeleri enhâr-ı uyûnlarıyla sahîfe-i zemîn nakş-ı bukalemûn-nümâyândır. Ammâ aşağı varoş bu kal‘anın kıblesi tarafında bâğ u bâğçeli vâsi‘ yerde ma‘mûr ve âbâdân şehirdir. Lâkin etrâfında sûr-ı ribâtı yokdur. Ammâ her atfe başında birer tederrübe bâblarıyla ârâste olmuş şehr-i mazbutdur. Cümle bin iki yüz kiremitli ve türâb örtülü ma‘mûr hânelerdir. Cümleden mükellef Gâzî Şehsüvâr Paşa sarâyı, hânedân-ı azîmdir. Ekseriyyâ evleri kıbleye nâzırdır. Yolları pâkdir ve rimâl-i hâkdir, aslâ kaldırım yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 353a ·
metinde göster ·
… â[t] eder. Yâhûd hacer ü şecer makûlesi eşyâlara söz söyler. Böyle bir ma‘sûm-ı
pâkdir
. Himmeti hâzır ola.
{Menâkıb}: Hikmet-i Hudâ, henüz tevellüd etmiş ma‘sûm harekete başlayup niçe kelimâtlar edüp beşik ve kundak ve esbâb ü eskâl kabûl etmeyüp üç yaşına girdikde fakîr çorbacı (---) Ağanın oğlu uryân olup Şeyh Bekkâr yanında gezmeğe başladı, ammâ bi-emrillah cemî‘i vücûdu eşkâli ve harekât [u] sekenâtı, evzâ‘ u etvârı Şeyh Bekkâr gibi idi. Lâkin Şeyh Bekkâr mükessiri'l-kelâm değil idi. Ammâ bu veled-i ma‘nevîsi aslâ durmaz, gözü her kime râst gelse ol âdemle kelimât eder. Âdem bulmasa hayvânât ile kelimâ[t] eder. Yâhûd hacer ü şecer makûlesi eşyâlara söz söyler. Böyle bir ma‘sûm-ı pâkdir. Himmeti hâzır ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50b ·
metinde göster ·
… ne ile haffâfhâne bâzârı rûşen ve ma‘mûr u izdihâm bâzârdır ve dabbâhlar bâzârı
pâkdir
, Ahi Evran pîrleriyle ma‘mûrdur ve Odun bâzârı kal‘a kapusu önünde olmağıla Odu …
Andan iç kal‘a önüne varılır ve sol tarafı Mevlevîhâne bâğçesi kapusudur ve Uzun çârsû'su gâyet müzeyyendir. Tâ Uzun çârsû başında nihâyet bulur ve serrâchâne ile haffâfhâne bâzârı rûşen ve ma‘mûr u izdihâm bâzârdır ve dabbâhlar bâzârı pâkdir, Ahi Evran pîrleriyle ma‘mûrdur ve Odun bâzârı kal‘a kapusu önünde olmağıla Odunpâzârı kapusu derler ve Atpâzârı kapusu Paşa sarâyı kurbundadır ve Koyunbâzârı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
… adîsi yokdur. Ve yedi aded vakf-ı kavî mekteb-i sıbyânı var. Ve şehir içi gâyet
pâkdir
ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ekseriyyâ halkı neccârlardır. Cümle çuka bürün …
Köprü başında bir tekyesi ve bir hânı ve kurbunda bir hammâmı ve üç yüz aded dükkânları var. Ammâ bezzâzistânı ve medrese ve dârü'l-kurrâsı ve darü'l-hadîsi yokdur. Ve yedi aded vakf-ı kavî mekteb-i sıbyânı var. Ve şehir içi gâyet pâkdir ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ekseriyyâ halkı neccârlardır. Cümle çuka bürünüp cümle beyâz şeyh abası ferrâce giyerler. Meğer mün‘ime hâtûnlar ola kim çuka ferrâce giyerler. Ve memdûhâtından üzümü ve kavunu memdûhdur. Ve cümle halkı ehl-i tevhîd ve garîb-dost ve kerem sâhibleridir. Ve âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 111b ·
metinde göster ·
. 164a Ve Mihal Beğ hammâmı, gâyet büyük hammâm olmağıla bir kaç halvetinde de …
Andan ve Mezîd Beğ hammâmı, hakkâ ki gâsilânı ziyâdedir. Ve kal‘a içinde Topkapusu hammâmı, memdûh u ma‘rûf değildir. Ve Bâyezîd Hân hammâmı, câmi‘e karîb Tunca nehri kenarındadır, ammâ sehel sovucaktır, ammâ pâkdir. 164a Ve Mihal Beğ hammâmı, gâyet büyük hammâm olmağıla bir kaç halvetinde debbâğlar âsumânî ve kırmızı ve sarı ve gül-reng ve turuncu sahtiyân boyarlar. Ve Ağa hammâmı, Kıyık mahallesinde bir hammâm-ı hûb-hevâdır ve Kâsım Paşa hammâmı, Eşe Kadın kurbundadır. Ve Sultân Mehemmed hammâmı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163b–164a ·
metinde göster ·
… müzeyyen dükkânları ve kahvehâneleri gâyet müzeyyendir ve râh-ı şâhîleri gâyet
pâkdir
ve âb u hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri hüsn-i cemâlde ve lutf-i i‘ …
Cümle dokuz mahalledir ammâ dördü Acem Sünnîyân Müselmânlardır, beş mahallesi Gökdolak Ermenîyândır. Hân, hammâmları ve müzeyyen dükkânları ve kahvehâneleri gâyet müzeyyendir ve râh-ı şâhîleri gâyet pâkdir ve âb u hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri hüsn-i cemâlde ve lutf-i i‘tidâlde olup kelimâtları mevzûn u dişleri dürr-i meknûn cüvânları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300b ·
metinde göster ·
… nca kâmil on sekiz bin adımdır ve gâyet amîk handakı vardır. Ka‘r-ı handak eyle
pâkdir
kim hâr-ı hâşâk-ı nebâtât [u] giyâhâtdır, bir ahşeb-i menbût değildir. Ve cümle …
İbtidâ bu şehri imâr eden Minûçehr'in binâsı kal‘a-i Kîn'dir. Şehr-i Kâşân'ın zâhirinde bir sahrâ-yı vâsi‘de cânib-i kıblesi kûh-i Kîn kapândır kim eflâke ser çekmiş bir kûh-ı ser-bülend-i Kîn-i Kapân'ın dâmeninde iki fersah arz-ı ba‘îdede bir çemenzâr u lâle-ızâr ve gül-i gülistânlı ve bâğ u bostânlı fezâda şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki‘ olmuş bir gûne hâk-i pâk-i tîn inşâ olunmuş bir kal‘a-i ra‘nâdır kim mutarraş seng ile binâ olunmuş kal‘alardan metîn bir gûne hısn-ı hasîn ve sedd-i kemîn kal‘a-i Kîn'dir kim gûyâ kal‘a-i Mağosa-yı Kıbrıs'dır. Dâ’iren-mâdâr cirmi on üç bin yedi yüz hatvedir. Ammâ bu hisâb kal‘a dîvârı üzre add olunmuşdur ammâ taşra handak kenârınca kâmil on sekiz bin adımdır ve gâyet amîk handakı vardır. Ka‘r-ı handak eyle pâkdir kim hâr-ı hâşâk-ı nebâtât [u] giyâhâtdır, bir ahşeb-i menbût değildir. Ve cümle rûy-ı dîvârı bârân ve âfitâbdan fenâ bulmasın içün serâpâ Horasânî ve kîr-i cıbıs ile sıvanmış beyâz incü-misâl kal‘a-i pür-meâldir. Dîvârının kaddi ka‘rdan seksen zirâ‘-ı melikîdir ve arzı yigirmi zirâ‘ arîzdir. Üstünde niçe süvârîler çevgân lu‘bedebâzlığı ederler. Ve cümle (---) kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 322a ·
metinde göster ·
… e bî-hâyil bir amelî püşte üzre şekl-i muhammesden tûlânîce bir kal‘a-i türâb-ı
pâkdir
kim çim ve rıhtım ve cir ve cıbıs ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Dâ’iren-mâdâr …
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Kerkük-i Şehrezûr: Evvelâ bu kal‘a hâk-i Bağdâd'ın çölistânında bir sahrâ-yı hâmûnda nehr-i Zarb'a bir menzil ba‘îd yerde ve kal‘a-i Musul'a iki menzil ba‘îd yerde bî-hâyil bir amelî püşte üzre şekl-i muhammesden tûlânîce bir kal‘a-i türâb-ı pâkdir kim çim ve rıhtım ve cir ve cıbıs ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve cümle (---)373a aded kal‘a kapusudur ve gerçi hâk-i amber-i pâk ile mebnî bir kal‘adır ammâ gâyet metânet üzre inşâ olunmuşdur. Her sene taraf-ı pâdişâhîden ta‘mîr ü termîm olunur. Cümle aded kulle ve tabyalar ile ârâste ve cümle (---) aded ebrâclarla ve dendân-ı bedenler ile pîrâste olmuş bir kal‘a-i intihâ-i serhaddir. Cebehânesi ve yetmiş aded sağîr ü kebîr topları ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtları mevcûd bir sûr-ı mahdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372b–373a ·
metinde göster ·
… rmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ
pâkdir
ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etd …
Bu mahalde Leh kralından yedi araba yalı ağasına hedâyâ ve yüz araba me’kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim Tatar askeri başka konmağa başlayup cânib [u] etrâfımıza kolcular kurduk. Ve bu mahalde Nûreddîn Sultân'ın kal‘a-i Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altında meks edüp kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ pâkdir ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, mâni‘ olmadılar, ammâ Kazakların temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded pâk Macar esîrleri verdi. Andan üçüncü günde cümle Leh askeri ve bizim Tatar askeri kalkup poyraz cânibine düz ormanlık içre gidüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
… ellef hânları ve 3 aded bir gûne sobalı hammâmları vardır ve şehir içi ol kadar
pâkdir
kim korta sarâyı yolu serâpâ kırmızı tula döşelidir ve cümle sağîr ü kebîr yigi …
Ve bu şehir içre cümle dörd bin tahta örtülü kârgîr binâ sarâyları vardır ve iki bin aded dükkânlarında cümle avratlar oturup metâ‘ların satarlar ve dokuz aded mükellef hânları ve 3 aded bir gûne sobalı hammâmları vardır ve şehir içi ol kadar pâkdir kim korta sarâyı yolu serâpâ kırmızı tula döşelidir ve cümle sağîr ü kebîr yigirmi aded mu‘azzam kenîseleri vardır. Cümleden Varşalka kral deyri (---)(---)(---)(---)41b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a–41b ·
metinde göster ·
ve cümle hânelerinin pençereleri cânib-i garbde Hilevne sahrâsından öte Atlıbeğ …
Âb [u] havâsının letâfetinden câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri vardır, ammâ memdûhâtından rûzgârıyla suyundan gayrı bir şey yokdur. şehrin içinde aslâ kaldırımlar yokdur, ammâ kesme mücellâ kayalı olmağile cümle tarîk-i âmları pâkdir ve cümle hânelerinin pençereleri cânib-i garbde Hilevne sahrâsından öte Atlıbeğzâdeler sarâylarına ve Porolok dağlarına nâzır evlerdir ve her hânede ceng içün mazgal delikleri vardır, zîrâ bu şehirde yeniçeriler odaları yok iken her bâr bu şehir içre Uskok kâfirleri gelüp ceng ederlerdi ve niçe esîrler alup giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135a ·
metinde göster ·
… gâyet sık ve ma‘mûr olmağile şehrin her cânibi ve kal‘aları ve handakları cümle
pâkdir
. Bu aşağı varoşun imâretleri dahi bu yüzden tahrîr ve tavsîf olundu, ammâ bu va …
Ve cümlesi her şeyden pâk ü pâkîze olduklarından sokakları dahi pâk kaldırım taşı döşeli şâhrâhlardır. Ve gâyet sık ve ma‘mûr olmağile şehrin her cânibi ve kal‘aları ve handakları cümle pâkdir. Bu aşağı varoşun imâretleri dahi bu yüzden tahrîr ve tavsîf olundu, ammâ bu varoşun dizdârı başkadır, zîrâ hîn-i muhâsarada her biri askeriyle cenge âmâde olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
Ve bu Vaç kal‘ası gird-â-gird tokuz bin altı yüz hatvedir ve handakları pâkdir. Mezâristânları cânib-i kıbleye Peşte kal‘ası tarafınadır. Ve cümle bâğları şimâl tarafında Novigrad yolu üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
… 'l-kıyâs altmış kadar dükkândır. Ve cümle yokuş aşağı ve yokuş yukaru sokakları
pâkdir
. (---)(---)(---)(---)(---)
Cümle on iki mahalle-i müslimîn ve beş mahalle-i müşrikîndir. Ve cümle zîr u bâlâsı bin yüz altmış aded tahtânî ve fevkânî ve kârgîr binâ-yı musanna‘ serâpâ şindire tahta örtülü vâsi‘ evlerdir kim cümle büyût-ı zîbâların yüzleri ve şâhnişîn ve revzenleri şimâl tarafına nehr-i Tuna'ya nâzırdır. Ve cümle iki medrese-i tâlibândır. Ve cümle altı aded mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebced-hândır. Ve cümle (---) aded tekye-i erbâb-ı tarîk-i kân-ı fakîrândır. Ve cümle bir hândır ve cümle yüz elli aded mahzenlerdir ve cümle (---) aded hammâmdır ve cümle ale'l-kıyâs altmış kadar dükkândır. Ve cümle yokuş aşağı ve yokuş yukaru sokakları pâkdir. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 33a ·
metinde göster ·
"Ağa benim evime kon. Bak benim ekmeğim ak pakdır ve evimin aşağısı ve yukarusu
pâkdir
. Ak akçene bakmam. Senden bir şey saklamam. Sana pek ri‘âyet ederim" deyüp ol k …
"Ağa benim evime kon. Bak benim ekmeğim ak pakdır ve evimin aşağısı ve yukarusu pâkdir. Ak akçene bakmam. Senden bir şey saklamam. Sana pek ri‘âyet ederim" deyüp ol kadar dilnüvâzlık edüp mazbût gönülleri uğurlayup hâh nâ-hâh seni istediği yerine kondurup ta‘zîm edüp kılınırlar, ammâ bir Girid mankırı bağışlamazlar. Eğer hakların vermezsen cümle avretler başına üşüp bir ey kötek çekerler, zîrâ mu‘âf u müsellem derbend-i azîmdir. Ve ba‘de'l-ışâ hakların alup cümle kızlar ve avretler kaçarlar. Eğer senden râzılar ise sabâh tahte'l-kahve ta‘âmlar getirüp yedirüp içirüp yola yollarlar. Bu dahi Sultân Bâyezîd-i Velî evkâfıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206b ·
metinde göster ·
… ırım yokdur. Yine böyle iken aslâ çamur olmaz, zîrâ serâpâ kumsal zemîn-i hâk-i
pâkdir
. Ve dahi aslâ çemşesârlar yokdur, zîrâ âb-ı hayât su kenârında vâki‘ olmağile g …
Der-beyân-ı lisân-ı ahâlî: Şehir halkının ekseriyyâ lehçe-i ıstılâhları lisân-ı Arnavud'a yakınrak kelimât ederler, ammâ yine fasîh [ü] belîğ Urûmca bilüp Türük lisânı üzre dahi kellim ederler. Lâkin yine "Varmişik, gelmişik, görmişik" lafzını ziyâde isti‘mâl ederler. Ve bu şehirde aslâ kaldırım yokdur. Yine böyle iken aslâ çamur olmaz, zîrâ serâpâ kumsal zemîn-i hâk-i pâkdir. Ve dahi aslâ çemşesârlar yokdur, zîrâ âb-ı hayât su kenârında vâki‘ olmağile gâyet mahbûbe Rûm kızları bokliçse nâm desti ve bardaklar ile nehr-i ilimboz'dan su taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
… , zîrâ cümle yağmur suları su sarnıçlarına gider. Anıniçün cümle tarîk-i âmları
pâkdir
.
Ve bu kal‘anın cümle sokakları serâpâ kudretden beyâz taş döşeme kaldırım olup pâk ü pâkîzedir. Aslâ bu kal‘aya bevvâbân [ve] nigâhbânlar köpek komazlar, zîrâ cümle yağmur suları su sarnıçlarına gider. Anıniçün cümle tarîk-i âmları pâkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
… k yıl suyu yetişmek mümkindir. Ve cümle der-i dîvârları ve dâm [u] bâmları eyle
pâkdir
kim ta‘bîr olunmaz.
Ve içinde kırk elli kadar evleri var. Cümle kireç örtülüdür kim cemî‘i der-i dîvârlarından cereyân eden 321a bârân-ı rahmetden bir katre hebâ yere gitmeyüp cümlesi su sarnıçlarına cereyân eder kim kırk yıl suyu yetişmek mümkindir. Ve cümle der-i dîvârları ve dâm [u] bâmları eyle pâkdir kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320b–321a ·
metinde göster ·
… i tabahâne çârsûsu içinde binâ-yı şâhânî-misâl hammâm-ı rûşenâdır ve hüddâmları
pâkdir
.
Der-medh-i hammâmât-ı râhat-ı cân: Cümle iki aded germâb-ı gâsılândır. Evvelâ biri Uzkurlu câmi‘i önünde Uzkurlu hammâmı gâyet latîf binâ ve nazîf âb [u] hevâdır. Ve biri tabahâne çârsûsu içinde binâ-yı şâhânî-misâl hammâm-ı rûşenâdır ve hüddâmları pâkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359a ·
metinde göster ·
… görmedim, ammâ aslında nâ-pâklerdir. Lâkin sûret-i hâlde her bisât-ı âvânîleri
pâkdir
. Ve bunda cemî‘i mahbûbe kızlarının başları sâfî siyâh geysûları üzre cümle alt …
Ve âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûbe Bulgar kızları gâyet çokdur. Ve cemî‘i kâfiristânda bu kadar zamân seyâhat etdim, hiç Bulgar ve Macar keferelerinin evleri ve ta‘âmları gibi pâk kavm-i kefere görmedim, ammâ aslında nâ-pâklerdir. Lâkin sûret-i hâlde her bisât-ı âvânîleri pâkdir. Ve bunda cemî‘i mahbûbe kızlarının başları sâfî siyâh geysûları üzre cümle altun ve guruş ve babka ve para ve Dobra-Venedik Frengi dînârı ile başları müzeyyendir. Ve gerdenlerinde göğüsleri üzre birer ikişer vukıyye halhâl ve maftıllar ve bâzûbendler ve niçe gümüş âvânî tılsımâtlar ile sîne-i bî-mûyları müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin cümle şâhrâhları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve
pâkdir
. Ve sevâhil şehir olmak ile limon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve serv …
Ve bu şehrin cümle şâhrâhları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve pâkdir. Ve sevâhil şehir olmak ile limon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur. Ve ancak bir hurmâ dırahtı vardır, eflâke ser çekmiş bir nahl-i mevzûndur. Ammâ aşlamasın bilmediklerinden hurmâsı olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47b ·
metinde göster ·
… e bu gusle mâni‘ olamazlar. Zîrâ İmâm Şafi‘î kavli üzre aşren fe-aşr bir havz-ı
pâkdir
, nâ-pâki pâk eder. Ve cemî‘i dellâkları pençe-i âfitâb [ü] mehtâb dilberândır.
Cümle dilberân bu hammâmlarda âşıkânları ile bilâ-vâsıta ve bilâ-fûta birbirlerin dirâgûş edüp ba‘dehu gusl ederler. Bir ferd-i âferîde bu gusle mâni‘ olamazlar. Zîrâ İmâm Şafi‘î kavli üzre aşren fe-aşr bir havz-ı pâkdir, nâ-pâki pâk eder. Ve cemî‘i dellâkları pençe-i âfitâb [ü] mehtâb dilberândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y82a ·
metinde göster ·
… ukda cümle hâr [u] hâşâki limana götürüp liman dolar. Ol ecilden bu şehir gâyet
pâkdir
ve her husûsda pâk ü pâkîzelerdir.
Ve cümle sokakları yedi yüz kırk sokakdır. Cümle şâhrâhları kuş gözü safra taşı döşelidir. Ve dâ’imâ herkes hânesi önün ve dükkânı önün şeb [u] rûz pâk edüp hâr [u] hâşâk dökmezler, gâyet ayıbdır ve hâkim tarafından ta‘zîr ederler, zîrâ mezbele dökseler âb-ı rahmet nâzil oldukda cümle hâr [u] hâşâki limana götürüp liman dolar. Ol ecilden bu şehir gâyet pâkdir ve her husûsda pâk ü pâkîzelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120b ·
metinde göster ·
… şşâk ve Sıfet ve Acem'in ibrîşim hâlîçe-i zer-ender-zeri ile döşelidir ve gâyet
pâkdir
. Ve taşra yan soffaları elvân elvân Mısır hasîrleri ile döşelidir.
Ve henüz Y 224b üstâd mühendis elinden çıkmış bir dürr-i beyz-âsâ deyr-i küşâdedir. Sâ’ir kenîseler gibi ferşi taş değildir. Serâpâ Uşşâk ve Sıfet ve Acem'in ibrîşim hâlîçe-i zer-ender-zeri ile döşelidir ve gâyet pâkdir. Ve taşra yan soffaları elvân elvân Mısır hasîrleri ile döşelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224a–Y224b ·
metinde göster ·
… pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet
pâkdir
. Ve bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu t …
Ve bu deyrin yanında bevvâb nâtüvân kefereler vardır, anlara pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet pâkdir. Ve bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… ehbânlık edüp hıfz ederler. Gâyet mücellâ beyâz mermer-i hâm döşeli bir harem-i
pâkdir
. Ve cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl kırk arşın bâlâ dîvârdır. Ve harem içinde her …
Ve bu kapudan içeri aslâ pâypûş ile girilmez. Bevvâb fukarâları nigehbânlık edüp hıfz ederler. Gâyet mücellâ beyâz mermer-i hâm döşeli bir harem-i pâkdir. Ve cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl kırk arşın bâlâ dîvârdır. Ve harem içinde her taş cüssesi hammâm kubbesi kadar olduğu nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y228b ·
metinde göster ·
… içi serâpâ çârsû-yı bâzârının tarîk-ı âmları beyâz kaldırım döşelidir ve gâyet
pâkdir
. Dâ’imâ sakkâlar bu tarîk-ı âmma su nisâr ederler.
Ve bu kal‘anın içi serâpâ çârsû-yı bâzârının tarîk-ı âmları beyâz kaldırım döşelidir ve gâyet pâkdir. Dâ’imâ sakkâlar bu tarîk-ı âmma su nisâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y293a ·
metinde göster ·
… celeridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği mahaldir. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u]
pâkdir
. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Bunda dahi bir du‘â-yı azîm olup herkes merâm [u] maksûduna vâsıl olup ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler i‘tikâf niyyetine câmi‘den çıkmayup tâ sabâha dek tilâvet-i Kur’ân edüp ol gece bu câmi‘ Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı cem‘ olur, (---) dur. Bundan gayri yerde câ’iz değildir. Eğer bunda dahi cemâ‘at ile cem‘-i kasrda bulunmadı ise salât-ı ışâyı kılup salât-ı mağribe kazâ niyyet edüp münferiden edâ ede. Ve sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i îd-ı adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği mahaldir. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u] pâkdir. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
… arında ihrâk ederler. Bu hammâmların kesreti sebebiyle cümle ahâlî-i Mekke eyle
pâkdirler
kim gûyâ nev‘-i beşerden değillerdir. Hakkâ ki sülâle-i Âl-i Resûl melek çehre- …
Ve bu hammâmların germâbları hatab ile değildir. Külhâncılar şehrin hâr [u] hâşâk müzahrafât zibilin süpürüp şehrin şâhrâhların pâk edüp hammâmların külhânlarında ihrâk ederler. Bu hammâmların kesreti sebebiyle cümle ahâlî-i Mekke eyle pâkdirler kim gûyâ nev‘-i beşerden değillerdir. Hakkâ ki sülâle-i Âl-i Resûl melek çehre-i mükerremlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358a ·
metinde göster ·
… an revâk-ı Rûmî başka bir köşedir. Cümle Ervâm kavmi anda sâkinlerdir. Ve gâyet
pâkdir
, cümle revâk halkı bu Ervâm revâkına mâyillerdir. Ve evkâfları metîndir.
Andan revâk-ı Rûmî başka bir köşedir. Cümle Ervâm kavmi anda sâkinlerdir. Ve gâyet pâkdir, cümle revâk halkı bu Ervâm revâkına mâyillerdir. Ve evkâfları metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y91a ·
metinde göster ·
ve ruhâniyyet vardır. Ve dâ’imâ cemâ‘ati eksik değildir. Zekâtı verilmiş mâli i …
Bir küçük câmi‘-i tahtânîdir, ammâ gâyet pâkdir ve ruhâniyyet vardır. Ve dâ’imâ cemâ‘ati eksik değildir. Zekâtı verilmiş mâli ile binâ olunmuşdur. Anıniçün içinde hâl sahibi kimesneler sâkindir. Ve bir âdem müte’ellim olsa anda bir vakit ibâdet etse tâze cân bulup dilşâd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y100b ·
metinde göster ·
… ammâ cümle asker tâ’ifesi girdiğinden cemî‘i esvâbları ve hammâmı ve dellâkleri
pâkdir
. Lâkin ba‘de'z-zuhur bizim vâlideler ve hemşîreler girir. Nısfu'l-leylde havuzu …
Tavâşî Süleymân Paşa hammâmı: Üç halvetli ve bir Şâfi‘î havuzlu bir küçük hammâmdır, ammâ binâsı latîfdir. Suyu Yûsuf kuyusundandır. Sehel şorcadır, ammâ cümle asker tâ’ifesi girdiğinden cemî‘i esvâbları ve hammâmı ve dellâkleri pâkdir. Lâkin ba‘de'z-zuhur bizim vâlideler ve hemşîreler girir. Nısfu'l-leylde havuzun tathîr edüp pâk su doldururlar. Ve Sultân Hasan câmi‘i kurbunda Sipâhî bâzârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a ·
metinde göster ·
… üsâfirîn içün on furundur, hâs etmeği olur. Cümle sûk-ı sultânî yolları vâsi‘ ü
pâkdir
. Zîrâ şehir içinden Nîl cereyân edüp rûz-merre sakalar tarîk-ı âmları sulayup ç …
Ve iki yüz yağ değirmeni ve üç yüz seksen at değirmeni ve on aded etmek furunu var. Cümle hânelerde birer furun mukarrerdir, çârsûya ihtiyâcları yokdur. Ancak gurebâ ve müsâfirîn içün on furundur, hâs etmeği olur. Cümle sûk-ı sultânî yolları vâsi‘ ü pâkdir. Zîrâ şehir içinden Nîl cereyân edüp rûz-merre sakalar tarîk-ı âmları sulayup çârsû serdâb-ı Bağdâd gibi olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y357b ·
metinde göster ·