… üvâr Paşa sarâyı, hânedân-ı azîmdir. Ekseriyyâ evleri kıbleye nâzırdır. Yolları
pâkdir ve
rimâl-i hâkdir, aslâ kaldırım yokdur.
Eşkâl-i Kal‘acık: "-cık" lafzı kelâm-ı tasğîrdir. Ya‘nî küçük demekdir. Ammâ bu kal‘a evc-i âsumâna kad çekmiş, zirve-i a‘lâya kemend salmış bir ahmer-gûn yalçın kaya üzre ebr-i kebûtlara berâber bir kal‘a-i seng-âbâd kal‘a-i bî-dâd [u] binâ-yı Ferhâd'dır. Der-i dîvârları altmışar zirâ‘-ı melikîdir. Cânib-i erba‘ası yalçın kaya olmağıla bir tarafında aslâ handakı yokdur. Kıble cânibine nâzır bir demir kapusu vardır. Lâkin kal‘a içinde yigirmi kadar dârdır. Bir câmi‘i ve buğday anbârı ve su sarnıcı ve cebehâne ve altı aded şâhî topcağızları vardır. Ammâ iç il içinde olmağıla kal‘ası garîb kalmışdır. Cemî‘î şehir a‘yânı celâlî ve cemâlî havfinden zî-kıymet metâ‘ların bu kal‘ada der-mahzen edüp pinhân etmişlerdir. Kal‘a dizdârı bu harâbenin nigehbânlığına me’murdur. Aslâ havâlesi yok bir kal‘a-i bâlâdır kim cemî‘î sahrâlar bâğı ve bâğçeleri ve mezâri‘atları ve büleydeleri enhâr-ı uyûnlarıyla sahîfe-i zemîn nakş-ı bukalemûn-nümâyândır. Ammâ aşağı varoş bu kal‘anın kıblesi tarafında bâğ u bâğçeli vâsi‘ yerde ma‘mûr ve âbâdân şehirdir. Lâkin etrâfında sûr-ı ribâtı yokdur. Ammâ her atfe başında birer tederrübe bâblarıyla ârâste olmuş şehr-i mazbutdur. Cümle bin iki yüz kiremitli ve türâb örtülü ma‘mûr hânelerdir. Cümleden mükellef Gâzî Şehsüvâr Paşa sarâyı, hânedân-ı azîmdir. Ekseriyyâ evleri kıbleye nâzırdır. Yolları pâkdir ve rimâl-i hâkdir, aslâ kaldırım yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 353a ·
metinde göster ·
Köprü başında bir tekyesi ve bir hânı ve kurbunda bir hammâmı ve üç yüz aded dükkânları var. Ammâ bezzâzistânı ve medrese ve dârü'l-kurrâsı ve darü'l-hadîsi yokdur. Ve yedi aded vakf-ı kavî mekteb-i sıbyânı var. Ve şehir içi gâyet pâkdir ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ekseriyyâ halkı neccârlardır. Cümle çuka bürünüp cümle beyâz şeyh abası ferrâce giyerler. Meğer mün‘ime hâtûnlar ola kim çuka ferrâce giyerler. Ve memdûhâtından üzümü ve kavunu memdûhdur. Ve cümle halkı ehl-i tevhîd ve garîb-dost ve kerem sâhibleridir. Ve âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 111b ·
metinde göster ·
Mihal Beğ hammâmı, gâyet büyük hammâm olmağıla bir kaç halvetinde debbâğlar âsu …
Andan ve Mezîd Beğ hammâmı, hakkâ ki gâsilânı ziyâdedir. Ve kal‘a içinde Topkapusu hammâmı, memdûh u ma‘rûf değildir. Ve Bâyezîd Hân hammâmı, câmi‘e karîb Tunca nehri kenarındadır, ammâ sehel sovucaktır, ammâ pâkdir. 164a Ve Mihal Beğ hammâmı, gâyet büyük hammâm olmağıla bir kaç halvetinde debbâğlar âsumânî ve kırmızı ve sarı ve gül-reng ve turuncu sahtiyân boyarlar. Ve Ağa hammâmı, Kıyık mahallesinde bir hammâm-ı hûb-hevâdır ve Kâsım Paşa hammâmı, Eşe Kadın kurbundadır. Ve Sultân Mehemmed hammâmı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163b–164a ·
metinde göster ·
… müzeyyen dükkânları ve kahvehâneleri gâyet müzeyyendir ve râh-ı şâhîleri gâyet
pâkdir ve
âb u hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri hüsn-i cemâlde ve lutf-i i‘tid …
Cümle dokuz mahalledir ammâ dördü Acem Sünnîyân Müselmânlardır, beş mahallesi Gökdolak Ermenîyândır. Hân, hammâmları ve müzeyyen dükkânları ve kahvehâneleri gâyet müzeyyendir ve râh-ı şâhîleri gâyet pâkdir ve âb u hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri hüsn-i cemâlde ve lutf-i i‘tidâlde olup kelimâtları mevzûn u dişleri dürr-i meknûn cüvânları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300b ·
metinde göster ·
… rmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ
pâkdir ve
içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, …
Bu mahalde Leh kralından yedi araba yalı ağasına hedâyâ ve yüz araba me’kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim Tatar askeri başka konmağa başlayup cânib [u] etrâfımıza kolcular kurduk. Ve bu mahalde Nûreddîn Sultân'ın kal‘a-i Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altında meks edüp kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ pâkdir ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, mâni‘ olmadılar, ammâ Kazakların temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded pâk Macar esîrleri verdi. Andan üçüncü günde cümle Leh askeri ve bizim Tatar askeri kalkup poyraz cânibine düz ormanlık içre gidüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
cümle hânelerinin pençereleri cânib-i garbde Hilevne sahrâsından öte Atlıbeğzâd …
Âb [u] havâsının letâfetinden câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri vardır, ammâ memdûhâtından rûzgârıyla suyundan gayrı bir şey yokdur. şehrin içinde aslâ kaldırımlar yokdur, ammâ kesme mücellâ kayalı olmağile cümle tarîk-i âmları pâkdir ve cümle hânelerinin pençereleri cânib-i garbde Hilevne sahrâsından öte Atlıbeğzâdeler sarâylarına ve Porolok dağlarına nâzır evlerdir ve her hânede ceng içün mazgal delikleri vardır, zîrâ bu şehirde yeniçeriler odaları yok iken her bâr bu şehir içre Uskok kâfirleri gelüp ceng ederlerdi ve niçe esîrler alup giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135a ·
metinde göster ·
… ırım yokdur. Yine böyle iken aslâ çamur olmaz, zîrâ serâpâ kumsal zemîn-i hâk-i
pâkdir. Ve
dahi aslâ çemşesârlar yokdur, zîrâ âb-ı hayât su kenârında vâki‘ olmağile gâyet …
Der-beyân-ı lisân-ı ahâlî: Şehir halkının ekseriyyâ lehçe-i ıstılâhları lisân-ı Arnavud'a yakınrak kelimât ederler, ammâ yine fasîh [ü] belîğ Urûmca bilüp Türük lisânı üzre dahi kellim ederler. Lâkin yine "Varmişik, gelmişik, görmişik" lafzını ziyâde isti‘mâl ederler. Ve bu şehirde aslâ kaldırım yokdur. Yine böyle iken aslâ çamur olmaz, zîrâ serâpâ kumsal zemîn-i hâk-i pâkdir. Ve dahi aslâ çemşesârlar yokdur, zîrâ âb-ı hayât su kenârında vâki‘ olmağile gâyet mahbûbe Rûm kızları bokliçse nâm desti ve bardaklar ile nehr-i ilimboz'dan su taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
… görmedim, ammâ aslında nâ-pâklerdir. Lâkin sûret-i hâlde her bisât-ı âvânîleri
pâkdir. Ve
bunda cemî‘i mahbûbe kızlarının başları sâfî siyâh geysûları üzre cümle altun v …
Ve âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûbe Bulgar kızları gâyet çokdur. Ve cemî‘i kâfiristânda bu kadar zamân seyâhat etdim, hiç Bulgar ve Macar keferelerinin evleri ve ta‘âmları gibi pâk kavm-i kefere görmedim, ammâ aslında nâ-pâklerdir. Lâkin sûret-i hâlde her bisât-ı âvânîleri pâkdir. Ve bunda cemî‘i mahbûbe kızlarının başları sâfî siyâh geysûları üzre cümle altun ve guruş ve babka ve para ve Dobra-Venedik Frengi dînârı ile başları müzeyyendir. Ve gerdenlerinde göğüsleri üzre birer ikişer vukıyye halhâl ve maftıllar ve bâzûbendler ve niçe gümüş âvânî tılsımâtlar ile sîne-i bî-mûyları müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin cümle şâhrâhları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve
pâkdir. Ve
sevâhil şehir olmak ile limon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve …
Ve bu şehrin cümle şâhrâhları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve pâkdir. Ve sevâhil şehir olmak ile limon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur. Ve ancak bir hurmâ dırahtı vardır, eflâke ser çekmiş bir nahl-i mevzûndur. Ammâ aşlamasın bilmediklerinden hurmâsı olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47b ·
metinde göster ·
… ukda cümle hâr [u] hâşâki limana götürüp liman dolar. Ol ecilden bu şehir gâyet
pâkdir ve
her husûsda pâk ü pâkîzelerdir.
Ve cümle sokakları yedi yüz kırk sokakdır. Cümle şâhrâhları kuş gözü safra taşı döşelidir. Ve dâ’imâ herkes hânesi önün ve dükkânı önün şeb [u] rûz pâk edüp hâr [u] hâşâk dökmezler, gâyet ayıbdır ve hâkim tarafından ta‘zîr ederler, zîrâ mezbele dökseler âb-ı rahmet nâzil oldukda cümle hâr [u] hâşâki limana götürüp liman dolar. Ol ecilden bu şehir gâyet pâkdir ve her husûsda pâk ü pâkîzelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120b ·
metinde göster ·
… şşâk ve Sıfet ve Acem'in ibrîşim hâlîçe-i zer-ender-zeri ile döşelidir ve gâyet
pâkdir. Ve
taşra yan soffaları elvân elvân Mısır hasîrleri ile döşelidir.
Ve henüz Y 224b üstâd mühendis elinden çıkmış bir dürr-i beyz-âsâ deyr-i küşâdedir. Sâ’ir kenîseler gibi ferşi taş değildir. Serâpâ Uşşâk ve Sıfet ve Acem'in ibrîşim hâlîçe-i zer-ender-zeri ile döşelidir ve gâyet pâkdir. Ve taşra yan soffaları elvân elvân Mısır hasîrleri ile döşelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224a–Y224b ·
metinde göster ·
… pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet
pâkdir. Ve
bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu târîh …
Ve bu deyrin yanında bevvâb nâtüvân kefereler vardır, anlara pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet pâkdir. Ve bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… ehbânlık edüp hıfz ederler. Gâyet mücellâ beyâz mermer-i hâm döşeli bir harem-i
pâkdir. Ve
cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl kırk arşın bâlâ dîvârdır. Ve harem içinde her taş …
Ve bu kapudan içeri aslâ pâypûş ile girilmez. Bevvâb fukarâları nigehbânlık edüp hıfz ederler. Gâyet mücellâ beyâz mermer-i hâm döşeli bir harem-i pâkdir. Ve cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl kırk arşın bâlâ dîvârdır. Ve harem içinde her taş cüssesi hammâm kubbesi kadar olduğu nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y228b ·
metinde göster ·
ruhâniyyet vardır. Ve dâ’imâ cemâ‘ati eksik değildir. Zekâtı verilmiş mâli ile …
Bir küçük câmi‘-i tahtânîdir, ammâ gâyet pâkdir ve ruhâniyyet vardır. Ve dâ’imâ cemâ‘ati eksik değildir. Zekâtı verilmiş mâli ile binâ olunmuşdur. Anıniçün içinde hâl sahibi kimesneler sâkindir. Ve bir âdem müte’ellim olsa anda bir vakit ibâdet etse tâze cân bulup dilşâd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y100b ·
metinde göster ·