… h ile / Mustafâ nâmı yazıldı evvele / Yazdılar pes Ahmed-i Muhtâr hakı / Vech-i
pâkinde
olan envâr hakı / Nâme vardıkda sana ey mâ’-i pâk / İttibâ‘ yoluna eyle insilâk
Zâhir oldu anda esra[r] u'l-guyûbSetr eder aybını Settaru'l-uyûbİbn Ebî Tâlib Alîdir şâh-ı dînDedi bana keşf olupdur bu yakînCümlemiz suya yazalım bir kitâbYazalım hem ismimiz şeyh ile şâbGönderelim bir kişi ashâbdanİzzet ü ikrâm ile ahbâbdanCümle Ashâba dahi söyledilerBize de mülhem olan bu dedilerYazdılar bir nâme Bi'smillâh ileMustafâ nâmı yazıldı evveleYazdılar pes Ahmed-i Muhtâr hakıVech-i pâkinde olan envâr hakıNâme vardıkda sana ey mâ’-i pâkİttibâ‘ yoluna eyle insilâk
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17b ·
metinde göster ·
niçe bin dud ağaçları ile müzeyyen bir haremdir kim tûlen ve arzan yedişer yüz …
Ve bu haremden taşra harem-i kebîrin hâk-i pâkinde niçe bin dud ağaçları ile müzeyyen bir haremdir kim tûlen ve arzan yedişer yüz kademe harem-i azîmdir. Cânib-i etrâfında bîmâristân ve dârü'l-it‘âm ve kilâr ü mahzenler ve tâbhâne ü kitâbhâne dârü't-tedrîsler ile ma‘mûr u müzeyyen haremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 154a ·
metinde göster ·
… ti burc-ı sünbülede vâki‘ 312b olup beyti Utarid-i türâbîdır. Anınçün türâb-ı
pâkinde
bir sünbüleden yüz dane-i gendüm hâsıl olur. Ve ekâlîm-i örfiyyenin on dokuzunc …
Ve şehrin zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘ar bir diyâr-ı deyyârdır kim deyyâr bir merd-i âferîde hubûbât u nebâtât makûlesine muhtâc değillerdir. Cümle halkı dihkânîler olduklarından kendileri gendümlerin zirâ‘at edüp kût edinirler. Hattâ bir kilesinden seksen kile gendüm ü cevv hâsıl olur. Fezâlarında cümle buk‘aları hûb ve hâk-i amber-pâki beyne'l-emredân merğûb ve mezra‘aları firâvân ve hâmûnlarında enhârları revân şehr-i âbâdândır. Kendleri ma‘mûr ve cümle halkı mesrûr, gûnâ-gûn ni‘metleri vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir şehr-i kebîrdir. Ammâ zamân-ı kadîmde bir kend-i asğar imiş. Yezdecürd Şâh imâr etdikden sonra sene erba‘în seb‘a mie târîhinde adâlet-i şâhânlar ile bu aşağı varoş imâr olmuşdur. Tâli‘-i imâreti burc-ı sünbülede vâki‘ 312b olup beyti Utarid-i türâbîdır. Anınçün türâb-ı pâkinde bir sünbüleden yüz dane-i gendüm hâsıl olur. Ve ekâlîm-i örfiyyenin on dokuzuncu hissesinde bulunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312a–312b ·
metinde göster ·
timâr u ze‘âmet olmadığından alâybeği ve çeribaşı yokdur ve yüz elli akçe kazâd …
Evsâf-ı kasaba-i livâ-i Bayat: Kânûn-ı Süleymân Hân üzre başka sancakdır. Beğinin hâssı 200.000 akçedir. Hâk-i pâkinde timâr u ze‘âmet olmadığından alâybeği ve çeribaşı yokdur ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi cümle iltizâm kurâlarıdır. Yedi yük akçeye bir paşa ağası alup yüz elli âdemiyle zabt edüp tahsîl-i mâl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 329a ·
metinde göster ·
timâr u ze‘âmet vardır ve alâybeği ve çeribaşısı vardır. Cümle erbâb-ı timârı v …
Bu kal‘a-i cây-ı emân cezîre-i Dicle ve nehr-i Furât mâbeynindeki hâk-i amber-pâk cezîresinde sâhil-i nehr-i Şatt (---)(---) Musul eyâleti hükmünde başka sancak beği tahtıdır ve beğinin hâssı kânûn-ı Süleymân Hân üzre 21.284 akçedir. Hâk-i pâkinde timâr u ze‘âmet vardır ve alâybeği ve çeribaşısı vardır. Cümle erbâb-ı timârı ve cebelüleriyle bin iki yüz asker olur. Beği ekseriyyâ Urbân beğlerinden ola gelmişdir. Sâliyâne akçesin Musul gümrüğünden ala gelmişlerdir. Cümle altı yüz aded fârisü'l-hayl Urbân askeriyle tâ Şâm yolları çölünden kal‘a-i Ane ve kal‘a-i Seleme'ye varınca müşâ olup hükûmât eder. Bir hâkimi dahi yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır, senevî iki yüz guruş ancak hâsıl olur. Zîrâ Urbân-ı Mavâl'dan kendleri harâbdır kim Urbân kurâların dâ’imâ nehb u gâret eder. Müfti ve nakîbi ve zâbitleri yokdur. Zîrâ Bağdâd u Musul mâbeyninde vâki‘ olmağile müftî ve nakîbe hâcet yokdur ve ol kadar bender şehr-i çalındır değildir ammâ Hulâgû Hân harâb etmezden mukaddem gâyetü'l-gâye şehr-i kebîr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
Bu eyâletde dokuz gûne ma‘âdinler var kim gayrı diyârın hâk-i
pâkinde
üçü bulunmaz. Hattâ bu Bosna diyârında altun ma‘deni dahi vardır, ammâ hâsılı h …
Bu eyâletde dokuz gûne ma‘âdinler var kim gayrı diyârın hâk-i pâkinde üçü bulunmaz. Hattâ bu Bosna diyârında altun ma‘deni dahi vardır, ammâ hâsılı harcına kifâyet etmedüğünden Ferhâd Paşa küm etmişdir, ammâ kal‘a-i Serebreniçse'de bir gûne sîm-i hâlis çıkar kim Novaborda kasabasında ve Selânik kurbunda Sidirkapsi şehrinde eyle fıdda-i hâlis çıkmaz. Ve hacer-i nora, ya‘nî hırızma bu diyârda olur. Hattâ müverrihân-ı Latin eyle tahrîr etmişler kim Hazret-i Süleymân'ın Belkıs Hatun'ı gâyet kıllı olmak ile Bosna halkının ecdâdı Posnak div ol nora ma‘denin Hazret-i Süleymân'a hedâyâ götürüp isti‘mâl etmesin ta‘lîm etdikde Belkıs Hatun ol noradan sürünüp nûrun alâ-nûr olup Süleymân Nebî safâlar etdikde Posnak dive du‘â edüp "Vilâyetin ma‘mûr olup tenâsül-i evlâd bulasın" buyurmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131b ·
metinde göster ·
… keferesi elinden Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân fethidir. Hâlâ Bosna'nın hâk-i
pâkinde
paşanın hâssı olup voyvadalıkdır. Yüz elli akçe kazâdır kim nâhiyesi cümle (--- …
İbtidâ bânîsi Latin krallarından Dubrovnik binâsıdır. Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) derler ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ba‘dehû sene (---) târîhinde Latin keferesi elinden Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân fethidir. Hâlâ Bosna'nın hâk-i pâkinde paşanın hâssı olup voyvadalıkdır. Yüz elli akçe kazâdır kim nâhiyesi cümle (---) aded kurâlardır ve zemîn-i kal‘a bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir seng-i tırâş ile mebnî bir küçük kal‘adır, ammâ sehel havâlesi ve cânib-i garba bir kapusu ve dizdârı ve neferâtları ve derûn-ı hisârda birkaç evleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. (---)133a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132b–133a ·
metinde göster ·
… nkova: Lisân-ı Latin'de (---)(---) demekdir. Bu dahi Semendir[e] sancağı hâk-i
pâkinde
voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Mâ tekaddem bir ma‘mûr palankası var imiş, iç el o …
Evsâf-ı kasaba-i Dırınkova: Lisân-ı Latin'de (---)(---) demekdir. Bu dahi Semendir[e] sancağı hâk-i pâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir. Mâ tekaddem bir ma‘mûr palankası var imiş, iç el olmak ile harâb olup amâr olunmamış. Ammâ şimdi Tuna kenârında bir dağ eteğinde ve bir vâsi‘ dere ağzında sâfî bâğlı ve bâğçeli bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır kim bir câmi‘i minâresi tahtadan olup küçük câmi‘dir, bir mescidi var, ammâ keferesi çokdur. Hammâmı ve hânı ve çârsû-yı bâzârı yokdur, ancak bir etmekçi dükkânı ve bir bozahânesi ve bir balıkçı dükkânı var. Cümle imâretleri tahta örtülüdür. Yüz on yedi evdir, ammâ âb [u] hevâsı latîfdir. Bunun dahi cümle ahâlîsi Tuna gemicileridir. A‘yân [u] eşrâfları yokdur, ammâ hadîka-misâl bâğları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95a ·
metinde göster ·
… lar. Anıniçün âb [u] havâsı latîfdir. P 263b Ve eyâlet-i Mısır'ın hâk-i amber
pâkinde
leb-i Nîl'de bile bir kuyu kazsan şûre suyu çıkar, ammâ bu Menûf'un havâsı letâ …
Ve Nîl-i mübârek tuğyân etdükde tâ Menûf şehrine gemiler gelüp metâ‘ alırlar. Anıniçün âb [u] havâsı latîfdir. P 263b Ve eyâlet-i Mısır'ın hâk-i amber pâkinde leb-i Nîl'de bile bir kuyu kazsan şûre suyu çıkar, ammâ bu Menûf'un havâsı letâfetinden kuyuları lezîzdir ve mahbûb u mahbûbesi memdûhdur, cihân-ârâdır. Ammâ haşîn ve dilâzâr cebbâr kavmi vardır. Ve bu şehir şehr-i Ferâ‘ine olmağile sulehâ-yı ümmetden az kimesneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y284a ·
metinde göster ·