… larıyla kalup firâr eder. Hâlâ bu Salanta sahrâsında cemî‘i şühedâların cesed-i
pâkleri
iki yerde hunka yığılup ziyâretgâhdır.
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Budin vezîri Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa bu Salanta kal‘ası altında Orta Macar ve Kurs Macarı ve Erdel Macarı ve Seykel Macarı ve Hayduşak Macarlarıyla ceng-i azîm edüp hikmet-i Bârî üçüncü günün cenginde Hüseyin Paşa Budin askeriyle ve gayri leşker ile münhedim olup yetmiş bin âdem şehâdet câmın nûş etdikde Hüseyin Paşa hemân ancak iç ağalarıyla kalup firâr eder. Hâlâ bu Salanta sahrâsında cemî‘i şühedâların cesed-i pâkleri iki yerde hunka yığılup ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84b ·
metinde göster ·
… şeylerin ol uryân hâlde iken vermek mukarrerdir. Tâ bu mertebe muğlim dellâk-i
pâkleri
var. Ve her bir gulâmlar âlüfte ellerinde mecmerelerle ûd-ı mülebbesler ve buhû …
Ve cümle dellâkleri ibrîşim futalar ile sîm-gûn bedenlerin dirâğûş etdirüp bellerinde fütûnî kîseler ve ellerinde sünnetî zînetî(?) hınnâlar urunmuş onar ve on beşer yaşında üstâd-ı Çerkes ve Abaza ve Gürcî ve Rus ve Leh ve Maskov dilberleri tâvûsî reftâr ile hırâm ederek gelüp âdeme yapışup gûnâ-gûn musanna‘ şîvekârlık ile herkesin murâd u merâmları üzre hizmet etdiklerinde âdemin sehâ damarları depreşüp cândan azîz şeylerin ol uryân hâlde iken vermek mukarrerdir. Tâ bu mertebe muğlim dellâk-i pâkleri var. Ve her bir gulâmlar âlüfte ellerinde mecmerelerle ûd-ı mülebbesler ve buhûr-ı hâverîler ihrâk edüp râyiha-i tayyibeden gasillerin dimâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·
… kim her biri birer gûne bâğ u bâğçeli ve çayır u çemenli buk‘aları hûb ve hâk-i
pâkleri
beyne'n-nâs merğûb mezre‘âtları vâfir ve çerâgâhları mütekâsir birbirlerine mut …
Niçe gün bu şehrin a‘yân [u] eşrâflarıyla zevk u safâlar edüp ba‘dehu Serdâr Alî Paşa'nın hakîr ile gönderdiği emr-i pâdişâhîleri Yanya paşası Diyârbekirli Samancızâde (---) Paşa'nın dîvânında kırâ’et etdirüp cümle a‘yân-ı kibâr "Fermân pâdişâhındır" deyüp Manya vilâyeti muhâfazasına cümle âmâde olup hakîre bir kîse ücret-i kadem ve üç at ve on donluk çuka ve atlâs ve niçe tuhef eşyâlar cümle mîr-i mîrânlardan peydâ edüp ba‘dehu sene 1081 rûz-ı Kâsım'ın bu şehirde sicil edüp ol gün Yanya'dan garb 350a tarafına Yanya gölü kenârınca 2 sâ‘at gidüp andan keşişleme cânibine kecistân yolu üzre azamet-i Hudâ eyle ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâları ve çiftlikler var kim her biri birer gûne bâğ u bâğçeli ve çayır u çemenli buk‘aları hûb ve hâk-i pâkleri beyne'n-nâs merğûb mezre‘âtları vâfir ve çerâgâhları mütekâsir birbirlerine muttasıl aslâ arz-ı hâliye olmayup bu âbâdânları seyr [ü] temâşâlar edüp ubûr ederek 6 sâ‘atde Saranda Potamo deresini geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349b–350a ·
metinde göster ·
… öldü" deyü dağlara ve gayr[i] kurâlar[a] firâr ederler. Azîz-i merhûmun cesed-i
pâkleri
kırk gün kırk gece savma‘asında kalup ba‘dehu kurâlardan niçe âdemler şehre gel …
Hattâ bu Alî Dost Dede merhûm oldukda cümle Ergiri Kasrı halkı bu "Alî Dost Dede tâ‘ûndan öldü" deyü dağlara ve gayr[i] kurâlar[a] firâr ederler. Azîz-i merhûmun cesed-i pâkleri kırk gün kırk gece savma‘asında kalup ba‘dehu kurâlardan niçe âdemler şehre gelüp cür’et edüp savma‘a kapusun açup görseler kim na‘şe-i Alî Dede hücre içre kıbleye müteveccih olup vücûd-ı şerîfi henüz ter ü tâze ve ıssı olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354b ·
metinde göster ·
… ret-nümâ imâretdir. Ve derûn-ı câmi‘ cümle yüz otuz iki mermer sütûn üzre tâk-ı
pâkleri
fevkânîsinde müzehheb nakş-ı bûkalemûn ibret-nümûn münakkaş tavandır. Ve câmi‘ …
Tahtânî ve bir minârelidir. Bir vâcibü's-seyr câmi‘-i atîk-ı zîbâ ve musanna‘ ibret-nümâ imâretdir. Ve derûn-ı câmi‘ cümle yüz otuz iki mermer sütûn üzre tâk-ı pâkleri fevkânîsinde müzehheb nakş-ı bûkalemûn ibret-nümûn münakkaş tavandır. Ve câmi‘ içi tûlen ve arzan yüz yigirmişer adımdır. Ve cânib-i erba‘asında cümle billûr ve necef ve moran altmış dörd câmdır, ammâ etrâfında pençereleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322a ·
metinde göster ·