Andan def‘a-i sânîde Kara Murâd Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Kul ile hüsn-i zindegânîsi olmaduğı ecilden sadâretden azl olunup eyâlet-i Şâm ihsân olunup Hamâ'da Arnavud Mehemmed Paşa sarâyında haste-hâl olup anda merhûm olduğunda Arnavud Paşa kendü türbesine Murâd Paşa'yı defn eder. Zîrâ Arnavud Paşa, Murâd Paşa sadâretinde bu türbeyi binâ ederken Arnavud Paşa'nın hedâyâsıyla bir kapucubaşısı Murâd Paşa'ya hedâyâları teslîm edince Murâd Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81a ·
metinde göster ·
: "Sübhânallâh, ben de demin vâkı‘amda seni gördüm. ‘Erzurûm'da size bir vâkı‘a- …
Hemân Paşa eydir: "Sübhânallâh, ben de demin vâkı‘amda seni gördüm. ‘Erzurûm'da size bir vâkı‘a-yı garîbe nakl ederim, ammâ ağlaman’ dedin. Ben de sana anıniçün ‘Erzurûm'da ne vâkı‘a gördün?’ dediğim ol idi, ammâ hayr ola, ol hatunların ağlayup ‘Oğullarımız İslâmbol'da gark oldular’ dedikleri dünyâ mâlına gark olup Allâhu a‘lem ‘Erzurûm'da Paşa'ya söyle, boğulmuşken oğullarımız diri eylesin’ dedikleri çerâğ ve tevâbi‘lerin ihyâ ederiz ve ruhlariçün hayrât [ü] hasenât edüp anlar zinde olur. Allâhu a‘lem bize Erzurûm'da senin ağzınla çok haber gelür" deyü vâkı‘amı böyle ta‘bîr edüp "Hayr ola" deyü bir Fâtiha tilâvet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 15b ·
metinde göster ·
: "Biz anlar ile ve Siyâvuş Paşa ile görüşmeği Allâh gecinden nasîb eyleye. Bin …
Hemân Paşa eydir: "Biz anlar ile ve Siyâvuş Paşa ile görüşmeği Allâh gecinden nasîb eyleye. Bin sene yerde yatmadan ise bir gün yer yüzünde ibâdet etmek eydir" deyüp "Evliyâ! İnşâ’llâh biz seninle sıhhat ü selâmetle Rûm mansıblarına gideriz. Defterdârzâde ve Siyâvuş Paşa gayrı mansıba gitmişlerdir" deyüp paşa hâmûş-bâş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17a ·
metinde göster ·
: "İmdi birâder, çünki yarım sa‘at mühür sâhibi oldun. Başımıza berâber bir vezî …
Melek Paşa eydir: "İmdi birâder, çünki yarım sa‘at mühür sâhibi oldun. Başımıza berâber bir vezîria‘zam olup pâye kat‘ etmişsin. İmdi benim birâderim, ben bir buçuk sene vezîria‘zam oldum. Senin nîm sâ‘at mühre mâlik olduğun kadar olmadı. Bu dünyâ çirkâbı bir hayâl-i hâb gibidir" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 19a ·
metinde göster ·
: "Hele hey sultânım, mühür bende birkaç gün kalaydı gam yemezdim. Hemân mührü k …
Zurnazan Mustafâ Paşa eydir: "Hele hey sultânım, mühür bende birkaç gün kalaydı gam yemezdim. Hemân mührü koynumda bir kerre yokladım gördüm ki durur, elim koynumdan çıkardım, ‘ver mührü’ dediler. Ol ânda yine mührü aldılar ve gitdiler. İşte beni bu Erzurûm'a atdılar. Hele varır görürsün, mührü Haleb'e Boynueğri'ye gönderdiler. Yakında anın da mührile boynun doğruldurlar" deyü mudhikâne kelimâtlar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 19a ·
metinde göster ·
: "Ey birâder, ölmeğe acele etme. Hele bu Erzurûm şehrine dahil ola" dedi, ammâ …
Melek Ahmed Paşa eydir: "Ey birâder, ölmeğe acele etme. Hele bu Erzurûm şehrine dahil ola" dedi, ammâ vech-i şerîfi verd-i handân-misâl surh reng olup yine gözleri aları aları olup "Sübhânallâh sübhânallâh" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 19a ·
metinde göster ·
: "Bu vâkı‘anın ta‘bîri gelüp zuhûr etsin. Tîz bana bir cerrâh getirin. Bu vâkı‘ …
Hemân ol mahalde Paşa eydir: "Bu vâkı‘anın ta‘bîri gelüp zuhûr etsin. Tîz bana bir cerrâh getirin. Bu vâkı‘ayı ben ilhâm-ı Rabbânî ile ta‘bîr etdim ki ensemden bu mâddeyi yardırırım. Tîz cerrâh getirin" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 33a ·
metinde göster ·
Evvelâ Melek Ahmed Paşa Mehemmed Giray Hân'a Akkirmân'dan cevâhir ve murassa‘ eğerli ve cevâhir raht ve gaddâre ve altun zincirli bir siyâh küheylân at ile kethüdâsı ve dîvân efendisi ve kapucular kethüdâsıyla cümle üç bin aded güzîde pür-silâh küheyl atlı ağalar zırh [u] zereh-külâh ile ve yetmiş bayrak piyâde sekbân ve sarıca askeriyle Hân'a istikbâle gidüp Hân'ı getürürlerken Paşa dahi Yanık kal‘ası cânibine kendüye müte‘allık tevâbi‘leriyle Hân'ı karşıladıkda hemân Hân atdan piyâde olunca Paşa dahi piyâde olup birbirleriyle ağlaşup öpüşerek yine atlanup atbaşı berâber Hân ile Paşa'nın otağına gelüp Hân otakda meks eyleyüp Kalga ve Nûreddîn otakda kalup Sefer Gâzî Vezîr, kethüdâya kondu ve Hân'ın iç ağaları Paşa'nın iç ağaları içinde kalup Paşa kendü gulâmlarından Hân'a yüz aded pâk gılmân-ı hâssalar ta‘yîn eyleyüp Paşa kendünün gayrı otağına gidüp cümle Mansûrlu ve şîrînli ve Kapukulu ağaları ve cümle gayrı mirzâları cümle ağalara kondurup yüz elli aded münakkaş çergelere sâ’ir Badrak ve Karaçi ve Nogay Tatarların kondurup tatyîb-i hâtırlarıyla mukayyed olup Paşa hemân sâ‘at yine Hân yanına varup tahte'l-fütûr nâmında iki yüz fağfûrî tabak mümessek hamîreler ve emlec ve kebbât ve kâblı ve helîle ve külbe şeker mu‘amber ve hamîre-i benefşe ve hamîre-i zambak ve hamîre-i ıtrıfil ve hamîre-i şekakul ve yetmiş aded envâ‘-ı mümessek reçeller tenâvül olunup andan gûnâ-gûn maslûka çorbaları ve gûnâ-gûn mümessek pâdişâha lâyık hoşâblar içilüp ba‘de't-ta‘âm mücevher ileğen ve ibrikler ile eller yaykanup kahveler ve şerbet ve çay ve bâdyân içildikden sonra gülâb ve buhûrlar verilüp Paşa hazînedâra işâret etdikde ayağa kalkup {cümle hedâyâlar huzûr-ı Hân'a gelince Paşa} eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50b ·
metinde göster ·
: "Pâdişâhım, aldım kabûl etdim, ammâ şimdi Âl-i Osmân duyup bu esîrleri benden …
Paşa eydir: "Pâdişâhım, aldım kabûl etdim, ammâ şimdi Âl-i Osmân duyup bu esîrleri benden taleb edüp ve Yedikulle'de hapis ederler. Anlardan bana ne fâ’ide" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51b ·
metinde göster ·
"Amân sultânım, iki gecedir kâfir bizi bîzâr edüp gözedirdi, ammâ basîret üzre olup askerimiz çok olduğundan bir mahalde batamadı. Amân, hemân sultânım, bu karşudaki mâl-i pâdişâhîyi ve asker-i İslâm'ı bir ân evvel bu Akkirmân'a geçirin" dedikde, cümle Akkirmân limanında olan şayka ve karamürsellerin sandalları ve Kili ve İsmâ‘îl ve Otyarık gemileri kayıkların cümle tarfetü'l-ayn içre karşuya sürüp cümle mâlları ve esîrleri evvel be-evvel anları ve andan cümle atları geçürüp kimer asker gemilerle kimer asker Yanık kal‘ası kurbunda Mayak geçidinden nehr-i Turla'yı yıldırup geçdiler. Bu mahalde Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 63a ·
metinde göster ·
: "Ey sultânım, niçün 'sizin Hasan' dersiz? Ol şimdi kâfirden eşedd olup me’mûr …
Hemân Melek Paşa eydir: "Ey sultânım, niçün 'sizin Hasan' dersiz? Ol şimdi kâfirden eşedd olup me’mûr olduğu cihâd-ı fî-sebîlillâha gitmedi. Anın katli şer‘an ve ana tâbi‘lerin cümle katlleri helâldir. Hemân üzerine sefere çıkalım" dedikde (---)(---) hemân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69b ·
metinde göster ·
: "Bire Murtazâ Paşa ayıb değil midir kim yiğit olasın. Bir nefsün belâsıyçün bu …
Hasan Paşa eydir: "Bire Murtazâ Paşa ayıb değil midir kim yiğit olasın. Bir nefsün belâsıyçün bu kadar fâhişe ordu-yı İslâm'da taşıyup böyle rüsvâ-yı âm olasın" deyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 70a ·
metinde göster ·
: "Tîz şahbâzlarım, bu anda bu cevârîlerin esbâb [u] eskalleri ve halhalları ve …
Hasan Paşa eydir: "Tîz şahbâzlarım, bu anda bu cevârîlerin esbâb [u] eskalleri ve halhalları ve bilezikleri ve donların veresiz" dedikde cümle kızların esbâbların getirüp geydirdiklerinde hemân Hasan Paşa merdlik edüp cümle câriyeleri taht-ı revânları ve tavâşî ağaları ve ba‘zı esîr olmuş kapucubaşılarıyla esbâbları ve katarların verüp yanlarına on bayrak sekbân koşup her bir kızlara ve tavâşîlere belağan mâ-belağ ihsânlar edüp Murtazâ Paşa'ya,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 70a ·
metinde göster ·
: "Aceb âkilâne hareket etdiniz. Allâhu a‘lem kim siz Hazret-i Hızır'a râst geld …
Murtazâ Paşa eydir: "Aceb âkilâne hareket etdiniz. Allâhu a‘lem kim siz Hazret-i Hızır'a râst geldiniz yâhûd bir sa‘d sâ‘atde müşâvere edüp Haleb'e geldiniz. İmdi bir ayak evvel sizin bu Haleb'e amân ile geldiğinizin tedârik meşveretin görelim" dedikde, Hasan Paşa ve gayrı ayakdaşı âsî vüzerâlar ve mîr-i mîrânlar eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71b ·
metinde göster ·
: "Niçün böyle dersiniz? Sizin bir kılınızın düşdüğü yere Kara Murtazâ Paşa'nın …
Murtazâ Paşa eydir: "Niçün böyle dersiniz? Sizin bir kılınızın düşdüğü yere Kara Murtazâ Paşa'nın başı gide, zîrâ Osmânlı'ya kim yaradı, bugün size yarın bize, ammâ hele bugün geldiniz. Hâlâ Tanrı müsâfirimiz sizi Hasan Paşa karındaşımı {benim} kendi sarâyımın bâğçesine konduralım. Ken‘ân Paşa karındaşımız Deli Kurd'a konduralım ve Ahmed Paşa karındaşımız Çetrefil Paşa hânesine konduralım ve şâtır karındaşı Hasan Paşa ve Ferhâd Paşa'yı {sancakdâra} ve Alî Mirzâ Paşa'yı {Mar‘ayşlıoğluna konduralım} ve Musli Paşa cümle çadırlarıyla meks eylesinler ve her gün sizinle Haleb'e girüp bizimle müşâvere eylesinler" deyüp Murtazâ Paşa cümle Hasan Paşalı'yı şehr-i Haleb'in enderûn [u] bîrûnuna cümle celâlîler yerlü yerlerince tevâbi‘ u levâhıklarıyla vezîrler ve paşalar ve beğler Haleb içre cümle ıskarça olup yerleşdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71b ·
metinde göster ·
: "Gelin ey ümmet-i Muhammedler! Bu Hasan Paşa karındaşımız ayağımıza düşüp dahl …
Murtazâ Paşa eydir: "Gelin ey ümmet-i Muhammedler! Bu Hasan Paşa karındaşımız ayağımıza düşüp dahl dedi. Biz buna ne re’y [u] tedbîr tedârik-i meşveret edelim?" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71b ·
metinde göster ·
: "Vallâhi ey bürâder-i cân berâberim. Ben Köpürlü zâlim havfinden bâğî ve dağî …
Hasan Paşa eydir: "Vallâhi ey bürâder-i cân berâberim. Ben Köpürlü zâlim havfinden bâğî ve dağî ve yağı oldum. Sen dahi emr-i pâdişâhîye itâ‘at 72a edüp Diyârbekir eyâletiyle yüz bin askere serdâr olup üstüme geldin. Ben dahi kuş-ı cânım halâs içün seninle ceng eyledim. Takdîr-i ezelde fursat u nusret benim imiş. Sû-i tedbîrin sebebiyle hezîmet senin imiş. N'edelim, n'eyleyelim? Takdîr-i ezel bu imiş kim pâdişâh-ı âlem-penâh havfinden kendü ayağımla şimdi ayağına düşüp Haleb dâmına giriftâr oldum ve cümle mâl-ı erzâk ve askerimden ayrılup işte şimdi huzûrunda yakam kıvırup önüne diz çökdüm. şu kadar ümmet-i Muhammed huzûrunda kanım ve katlim helâl olsun. İstersen öldür, istersen âzâd eyle. şânına ne lâyık ise anı eyle. Ben seninle ceng eyledimse cân u baş korkusundan etdim. Sen bana etme, sana da ederler. Pâdişâhdan benim bir katre kanım ricâ eyle" deyü Hasan Paşa ve gayrı vüzerâlar Murtazâ Paşa'dan ricâ edüp dîde-i pür-nemlerinden hûn-âlûd çekîde çekîde nemnâk yaşlar seyl-i revân olup Hasan Paşa bükâ eyledi. Huzzâr-ı meclis içre bir gırîv [ü] feryâd ve bir bükâ âriz oldu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71b–72a ·
metinde göster ·
: "Bak a Murtazâ Paşa karındaşım, bu kârhâne-i dünyânın hükmü budur. Bozmak ve b …
Hemân Tayyaroğlu Ahmed Paşa eydir: "Bak a Murtazâ Paşa karındaşım, bu kârhâne-i dünyânın hükmü budur. Bozmak ve bozulmak Allâhu Rabbü'l-âlemînin elindedir, ammâ hâlâ hasb-i hâlimize münâsib bir Acem mânîsi vardır kim ne der. Mânî-i Acem, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 72a ·
metinde göster ·
: "Bak a Murtazâ Paşa karındaş, biz seninle Harem-i Hâs'da zülüf-keşân iken işit …
Andan hemân Sarı Ken‘ân Paşa eydir: "Bak a Murtazâ Paşa karındaş, biz seninle Harem-i Hâs'da zülüf-keşân iken işitmedin mi ki Sultân İbrâhîm Hân asrında Varvar Alî Paşa bizim gibi baş korkusuna düşüp üstüne deryâ-misâl asker cem‘ olup Varvar Alî Paşa bu Köpürlü'yü ve Amasiyyeli Kör Hüseyin Paşa'yı kırk elli bin askerleriyle bozup kırup Divriği Beği Kara Sefer Beğ'i katl edüp Köpürlü'yü ve Amasiyyeli Hüseyin Paşa'yı esîr edüp otak direğinde zincirler ile bağlı idi. Ba‘dehû İpşir Paşa dahi Varvar'ı hîle ile ‘Babacığım’ diyerek üzerine varup Çerkeş nâm kasaba altında Varvar'ı bozup, askerin kırup Varvar'ı katl edüp başın der-i devlete gönderdi. Âhir İpşir Paşa'yı dahi İslâmbol'da kul gulû-yı âmm edüp katl eylediler. Netîce-i kelâm, cânım Murtazâ Paşa ocakdaşım ve karındaşım, hâlâ biz bir alay huzûrun gelmiş eli ayağı bâğlı âdemleriz. Eğer sen bizi katl edersen ‘Men dakka dukka’ seni de katl ederler, ve's-selâm" deyüp Sarı Ken‘ân Paşa da hâmûş olıcak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 72a ·
metinde göster ·
: "Tîz tuz, ekmek ve kılıç ve bir Kelâm-ı İzzet getirin" dedikde, fi'l-hâl getir …
Hemân Kara Murtazâ Paşa eydir: "Tîz tuz, ekmek ve kılıç ve bir Kelâm-ı İzzet getirin" dedikde, fi'l-hâl getirüp Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Kıbleli Paşa ve Çetrefil oğlu Hüseyin Paşa ve Dutsak Alî Paşa ve Haleb mollası (---) zâde efendi ve mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmları yemîn-i billâh ve kasem-i tallâh ile nân u nemeğe ve kılıca ve Kelâm-ı İzzet'e el urup ahd [ü] amân ile yemîn-i mugallaza edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 72a ·
metinde göster ·
: "Sizin cümleniz sa‘âdetlü pâdişâhıma arz edelim ve Hüsrev Paşa Abaza Paşa ile …
Murtazâ Paşa eydir: "Sizin cümleniz sa‘âdetlü pâdişâhıma arz edelim ve Hüsrev Paşa Abaza Paşa ile Erzurûm'dan Âsitâne'ye nice çıkdı ise ben dahi der-i devlete sizinle giderim" deyü tekrâr yemîn edüp arz [u] mahzarlar yazılup ol gün yüz yetmiş aded mühürler ile arzlar mühürlenüp Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Alî Paşa ve Çetrefil Hüseyin Paşa ağalarından ve şehir a‘yânlarından ve Hasan Paşa ve Sarı Ken‘ân Paşa ve Tayyaroğlu taraflarından der-i devletde 72b kapu yapmağa âdemleri ile Murtazâ Paşa telhîsi sa‘âdetlü pâ[dişâ]ha ve bir mektûb-ı mahabbet-uslûb Köpürlü Mehemmed Paşa'ya gönderdiği mektûb sûretidir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 72a–72b ·
metinde göster ·
: "Benim ilmim lâhıkdır kim sa‘âdetlü pâdişâh bir cânibe elbette sefer ister. Si …
Murtazâ Paşa eydir: "Benim ilmim lâhıkdır kim sa‘âdetlü pâdişâh bir cânibe elbette sefer ister. Sizin hâlâ âmâde bu kadar bin güzîde askeriniz var. Hemân ki sizin hâtırınız için yazılan arzlarımız vardıkda elbette size {sa‘âdetlü pâdişâh} ‘Eyâlet-i Erzurûm'u ihsân edüp suçundan geçerim. Ammim Sultân Murâd Hân'ın feth etdiği Revân'ı Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tırâşdan alırsan defter-i cerâyimine afv kalemi çekerim’ {deyü} sizi Acem diyârına Ferhâd Paşa gibi ve Özdemiroğlu Osmân Paşa gibi sizi Acem seferlerine serdâr-ı mu‘azzam etmeleri mukarrerdir ve bizi dahi bir eyâletle elbette bilirim size koşuntu edüp ta‘yîn etdiklerinde cümlenin serdâr-ı mu‘azzamı olursuz. Ricâmız oldur kim bizi ol günlerde nazar-ı şerîfinizden dûr ve bî-nazarınız ile mahcûr buyurmayup derûn-ı dilinizden ihrâc buyurman" deyü Murtazâ Paşa Hasan Paşa'ya rûy-ı dil gösterdi ve niçe gûne niyâz u piyâzlar etdi. Zîrâ Murtazâ Paşa korkardı kim bir gün, ya bir gece celâlîler ale'l-gafle {Haleb'e} istîlâ ederdi deyü derûnunda havfe düşmüşdü, ammâ bir ferd-i âferîdeye keşf-i râz etmeğe havf ederdi. Hasan Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b ·
metinde göster ·
… havfe düşmüşdü, ammâ bir ferd-i âferîdeye keşf-i râz etmeğe havf ederdi. Hasan
Paşa eydir
:
Murtazâ Paşa eydir: "Benim ilmim lâhıkdır kim sa‘âdetlü pâdişâh bir cânibe elbette sefer ister. Sizin hâlâ âmâde bu kadar bin güzîde askeriniz var. Hemân ki sizin hâtırınız için yazılan arzlarımız vardıkda elbette size {sa‘âdetlü pâdişâh} ‘Eyâlet-i Erzurûm'u ihsân edüp suçundan geçerim. Ammim Sultân Murâd Hân'ın feth etdiği Revân'ı Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tırâşdan alırsan defter-i cerâyimine afv kalemi çekerim’ {deyü} sizi Acem diyârına Ferhâd Paşa gibi ve Özdemiroğlu Osmân Paşa gibi sizi Acem seferlerine serdâr-ı mu‘azzam etmeleri mukarrerdir ve bizi dahi bir eyâletle elbette bilirim size koşuntu edüp ta‘yîn etdiklerinde cümlenin serdâr-ı mu‘azzamı olursuz. Ricâmız oldur kim bizi ol günlerde nazar-ı şerîfinizden dûr ve bî-nazarınız ile mahcûr buyurmayup derûn-ı dilinizden ihrâc buyurman" deyü Murtazâ Paşa Hasan Paşa'ya rûy-ı dil gösterdi ve niçe gûne niyâz u piyâzlar etdi. Zîrâ Murtazâ Paşa korkardı kim bir gün, ya bir gece celâlîler ale'l-gafle {Haleb'e} istîlâ ederdi deyü derûnunda havfe düşmüşdü, ammâ bir ferd-i âferîdeye keşf-i râz etmeğe havf ederdi. Hasan Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b ·
metinde göster ·
… damla kanımla cânım âzâd ve şâd olsa hayât-ı câvidân bulurdum" dedikde Murtazâ
Paşa eydir
:
Bu ebyât-ı belîğin mefhûmları üzre abâ ve kebe geymeğe ve bir fahfara nân pâre yemeğe kâ’ilim. Hemân murg-ı cânım âzâd ve bir damla kanımla cânım âzâd ve şâd olsa hayât-ı câvidân bulurdum" dedikde Murtazâ Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b ·
metinde göster ·
: "Ol gâzîler benim cânım başım kanım yoldaşlarıdır. Cânım Paşa efendim, lutf ey …
Hemân Hasan Paşa eydir: "Ol gâzîler benim cânım başım kanım yoldaşlarıdır. Cânım Paşa efendim, lutf eylen. Birkaç günlük müsâfiriniziz. Gülün seven dikenin de sever, sabr edelim. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b ·
metinde göster ·
: "Behey Murtazâ Paşa karındaşım, bizim bu bir alay âdemlerimiz yolumuza mâldan …
Tayyaroğlu Ahmed Paşa eydir: "Behey Murtazâ Paşa karındaşım, bizim bu bir alay âdemlerimiz yolumuza mâldan ve cândan ve başdan olup derd-i belâ-yı râh çekmişlerdir, harc-ı râha sıkılmışlardır ve niçe kerre sefer serencâmların görmüşlerdir. Hâlâ serlerin birer girde bâliş-i râhata komamışlardır. Fi'l-cümle her biri birer hâne-i bî-minnetde meks edüp yine ehl-i sefer namâzın ikişer rek‘at farz kılup ehl-i hazer değillerdir. Devletinizde şu Haleb kal‘asında birkaç gün huzûr etseler mahzûz oluruz. Felek-i kec-rev eğer vefk-i murâdımız üzre deverân ederse bir gün kalkar gideriz. Görelim, şu giden arzlardan ne haber zuhûr eder?" deyü hatm-i kelâm edüp Tayyaroğlu dahi Haleb içinden askerinin taşra çıkdığından hazz etmeyiyor. Sarı Ken‘ân Paşa dahi eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b ·
metinde göster ·
: "Ey vezîr karındaşlar, bizim zulm [u] ta‘addîmizden şehr-i Haleb elden gitdi. …
Hemân Kadrî Paşa eydir: "Ey vezîr karındaşlar, bizim zulm [u] ta‘addîmizden şehr-i Haleb elden gitdi. Bu böyle 74a olmaz. Gelin imdi Molla efendi hazretleri izn-i şer‘ile vilâyet üzre kışla mürâseleleri versin. Bizler dahi mübâşirler verelim. Cümle kurâ ve kasabâtlardan paşa efendilerin zahîreleri kurâlardan gelsin ve şehre gelen re‘âyânın metâ‘ına bir kimse vaz‘-ı yed etmeyüp fitne ve fesâd olmasın" dedikde, taraf taraf "Vallâhi ma‘kul" deyüp Fâtiha okunup Hasan Paşa ve Ken‘ân Paşa ve Tayyar Mehemmed Paşazâde Ahmed Paşa şâd u handân oldular kim Haleb içinde yerleşdiklerin mukarrer bildiler, ammâ Murtazâ Paşa'nın yüreğinden kan gidüp kendü sarâyına gitdi. Âkıbetü'l-emr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73b–74a ·
metinde göster ·
: "Bire âdemler, bu Hasan Paşa askeriyle hâlimiz neye müncer olur. İşte birer bi …
Murtazâ Paşa eydir: "Bire âdemler, bu Hasan Paşa askeriyle hâlimiz neye müncer olur. İşte birer birer beşer onar kal‘a içre cümle celâlî ve cemâlî haşerâtları konaklara leb ber-leb oldular. Bunun sonu neye varır?" denildikde, hemân içlerinde bir tirid koca Koca Murâd Paşa'dan kalmış Koca Ahmed Ağa ve Koca Sarvan Alî Ağa eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74a ·
metinde göster ·
: "Bire kardaşlar, yar yıkıldığı gün tozar. Hele Allâh verse biz anları şu meşve …
Dutsak Alî Paşa eydir: "Bire kardaşlar, yar yıkıldığı gün tozar. Hele Allâh verse biz anları şu meşveret-i ahsen üzre bir kerre kırabilsek Pâdişâha cevâb vermek âsândır kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74a ·
metinde göster ·
: "Cânım, hânım, ömrüm, Sultân efendim, düşde kan eydir. Sen ol kandan korkma. ⟦ …
Paşa eydir: "Cânım, hânım, ömrüm, Sultân efendim, düşde kan eydir. Sen ol kandan korkma. 76a İnşâ’allâh ikimizin zürriyetinden hânımlarımız ve beğ evlâdlarımız vücûda gelüp her biri mu‘ammer olup bizler dahi yetmiş sene mu‘ammer olup âhir yerlerimiz Sultân Ahmed yanında cennet-i me’vâ olur, müjde sana Sultânım, ammâ bin altun fukarâya tasadduk eyle ve iki bin altun iç ağalarıma ve iki bin altun taşra ağalarıma ve üç yüz altun Evliyâ Çelebi'ye ve yüz altun anın hemşîresine ihsân edüp hareminden çıkarup Evliyâ'nın hemşîresin bir müselmâna verüp çerâğ eyle" dedikde, Paşa bu vâkı‘ayı ta‘bîrinden sonra Sultân'a her ne dediyse Sultân hazînedârı şebtîz Bula'dan beş bin dörd yüz altun getirüp cümle mahallerine bezl olunup hakîr de ve cümle enderûn [u] bîrûn ağalar zengin ve bizim hemşîre zengine oldu. Ba‘dehû Paşa ile taşra çıkarken Uzuncaova nâm mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75b–76a ·
metinde göster ·
: "Ammâ Sultânım, ol yigirmi bin aded altunu siz mâlınızdan ifrâz edüp fukarâ-yı …
Paşa eydir: "Ammâ Sultânım, ol yigirmi bin aded altunu siz mâlınızdan ifrâz edüp fukarâ-yı müstahıkkîne bezl edin kim cenâb-ı Allâh Kur’ân-ı azîminde ve Furkan-ı mecîdinde sûre-i (---)Arapça(---)(---) âyeti buyurmuşdur" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
: "Hey cânım, siz hasîbü'n-nesîb vehhâmlarsız. Baban Murâd Hân dahi gördüğü düşl …
Paşa eydir: "Hey cânım, siz hasîbü'n-nesîb vehhâmlarsız. Baban Murâd Hân dahi gördüğü düşlerden vehm edüp her vâkı‘ayı parmağına dolayup söylemedik âdem komazdı. Sen dahi eylesin, ammâ gidere şu evhâmı. İbtidâ bu düşü bana söyledin. Ben hayr ile ta‘bîr etdim. Söz burada kalsın" deyü Sultân'a Paşa niçe gûne tesellîler verdi, ammâ müfîd olmayup Sultân günden güne cânib-i Hakk'a müteveccih olup yigirmi bin altun Mekke ve Medîne'ye ve yigirmi bin altun Harem-i Hâs'ın büyük ve küçük ve seferli ve kavurmacılar ve hazîneli ve kilârlı ve doğancılar ve Hâsodalarına vakf edüp her gece kırk bin salavât-ı şerîfe vasiyyet edüp yigirmi bin altunu teslîm-i mütevellî etdi ve yigirmi bin altun kendü tevâbi‘ u levâhıklarına ve yigirmi bin altun Melek Ahmed Paşa'nın cümle-cümle ağavâtlarına vasiyyet edüp teslîm-i mütevellî etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
: "Yok yok, bu vâkı‘anın ta‘bîri geçen aylarda Tokat bâğçesinde görülmüşdür kim, …
Paşa eydir: "Yok yok, bu vâkı‘anın ta‘bîri geçen aylarda Tokat bâğçesinde görülmüşdür kim, anda Sultân bir kerre bir vâkı‘a görüp Sultân Ahmed'i cennet bâğlarında görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 77a ·
metinde göster ·
: "Belî, eyle oldu. Bu sırru'llâhdır kim bu esrâr-ı hafiyyeye değme üstâd-i kâmi …
Paşa eydir: "Belî, eyle oldu. Bu sırru'llâhdır kim bu esrâr-ı hafiyyeye değme üstâd-i kâmil vâkıf olamaz. Hakkâ ki on yedi yıl sonra işte şimdi hürre şehîd oldu" deyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 78a ·
metinde göster ·
: "Belî, senin mührünle, ammâ Kaya sana her mansıba gitdikce yüz iki yüz kîse ve …
{Köpürlü Mehemmed Paşa eydir}: "Belî, senin mührünle, ammâ Kaya sana her mansıba gitdikce yüz iki yüz kîse verüp yine sen mansıblardan borcuna duta mührünle mâl gönderüp Kaya borcun edâ ederdin" dedikde, hemân sa‘âdetlü pâdişâh {Köpürlü'ye} buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 78b ·
metinde göster ·
: "Sen anı benim ricâm ile müsellim etmeğe kabûl etmedin. İnşâ’allâh başına berâ …
Köpürlü Mehemmed Paşa eydir: "Sen anı benim ricâm ile müsellim etmeğe kabûl etmedin. İnşâ’allâh başına berâber bir vezîr edüp üstünden Bosna'yı vereyim" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79a ·
metinde göster ·
Paşa {eydir}: "N'ola, kaşki Evliyâ, kapucular kethüdâlığımız kabûl etse. Evvel ve âhir mahrem-i râzımız ve kendü sıkaden akrabâmız" dedüğün sâ’ir kapu yoldaşlarımız Paşa'dan bu sözü işidüp niçe ser-i kârda olanlar hakîre hakâret nazarıyla bakmağa başladılar. Bu hakîre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79a ·
metinde göster ·