… Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarruflarında olan yedi bin altmış kılâ‘-ı azîmlerde ve
palanka
ve mendirek ve kavâye ve kullelerde cümle on yedi bin kırk beş topdur ve bin pâ …
Topcubaşı defteri üzre Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarruflarında olan yedi bin altmış kılâ‘-ı azîmlerde ve palanka ve mendirek ve kavâye ve kullelerde cümle on yedi bin kırk beş topdur ve bin pâre top donanma-yı hümâyûndadır, deyü Topcubaşı Alî Balı karındaşımızdan mesmû‘umuz olmuşdur. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132a ·
metinde göster ·
hisârı vardır. Akkirmân'dan Özü'ye ve Kırım diyârına giden, nehr-i Turla'yı bu …
Taşrasında bir kat ağaçdan dolma palanka hisârı vardır. Akkirmân'dan Özü'ye ve Kırım diyârına giden, nehr-i Turla'yı bu Yanık kal‘ası'ndan geçer. Lâzımlı geçit olmağile dizdârı ve iki yüz aded müsellâh neferâtları vardır. Cebehânesi ve yigirmi pâre hurde şâhî topları vardır. Bu kal‘a altında meks etdiğimiz sâ‘at Melek Paşa efendimiz bu kal‘anın handakın fi'l-hâl cümle askere tathîr etdirüp derûn-ı kal‘aya elli aded dalyan tüfengler vakf eyleyüp teslîm-i dizdâr olup Akkirmân sicilline kayd olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37a ·
metinde göster ·
… ‘ayı binâ etdiğinden kal‘a-i Rıdvaniçse derler. Hâlâ müfîd ü muhtasar bir küçük
palanka
kal‘acıkdır. Varoşu beş yüz pâre saz örtülü evlerdir.
Menzil-i Palanka-i Rıdvaniçse: Evvel ve âhir Leh kralının kal‘asıdır. Âl-i Osmân'a hizmet ile neşv ü nemâ bulup kapucubaşı olan Rıdvân Ağa nâm köle kısmından bir be-nâm ağa fursat bulup kırk yıldan sonra "Âh vatan-ı aslîmin semiz domuz etleri" deyüp Kazak-ı Ak'a firâr edüp bu kal‘ayı binâ etdiğinden kal‘a-i Rıdvaniçse derler. Hâlâ müfîd ü muhtasar bir küçük palanka kal‘acıkdır. Varoşu beş yüz pâre saz örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39b ·
metinde göster ·
… rtülü ve ve çârsû-yı bâzârı ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr ve metîn palankadır kim her
palanka
ağaçları âdem kucaklayamaz. İçi cümle rıhtım dolu topraklı palankadır. Çârsû-yı …
Evsâf-ı kal‘a-i Mohilo: Bu dahi Leh vilâyetinde Durujunka Kazağı hükmünde ganîmet vilâyetdir, ammâ iç kal‘ası bir kaya üzre taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç bin tüfeng-endâz cengâver Kazak-ı Akı var, ammâ taşra varoşu nehr-i Turla kenârında üç bin saz ve tahta örtülü ve ve çârsû-yı bâzârı ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr ve metîn palankadır kim her palanka ağaçları âdem kucaklayamaz. İçi cümle rıhtım dolu topraklı palankadır. Çârsû-yı bâzârı ve ma‘mûr haçlı keniseleri var, ammâ hammâmı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a ·
metinde göster ·
… kuvvetiyle alup yine Leh kralına vermişdir. Kal‘ası bir düz sahrâda çit ve ağaç
palanka
kal‘a-i metîndir kim içi rıhtım dolma yigirmi adım enli dîvârdır ve yedi köşe v …
Bânîsi (---) sebeb-i tesmiyesi (---). Bu kal‘a Krakov hâkinde vâki‘ olmuşdur, ammâ evvel ve âhir Leh kralı hükmündedir, lâkin sene 1054 târîhinde İslâm Giray Hân asrında Kardaş Kazak bu kal‘ayı hân kuvvetiyle alup yine Leh kralına vermişdir. Kal‘ası bir düz sahrâda çit ve ağaç palanka kal‘a-i metîndir kim içi rıhtım dolma yigirmi adım enli dîvârdır ve yedi köşe ve yedi bin adım cirmi vardır. Ve cümle üç kapusu var. İçinde ancak bir azîm manastırı var, gûyâ iç kal‘adır. Ve cümle bin aded dükkânları var ve taşrasında bâğçeli bir varoş-ı azîmi etrâfı dâ’iren-mâdâr handakdır. Andan kal‘a-i Gürlev altından kalkup yine cânib-i şimâle bir konak düzde ormanlık içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
… hükmünde, ya‘nî Leh'in sancakbeği hükmünde üç kat geçit bataklık içinde üç kat
palanka
hisâr ve üç kat handak-ı üstüvâr ile ârâste cezîre olmak ile cebehâne ve toplar …
Nehr-i Doline kenârında vâki‘ olmak ile kavm-i Asfar bu kal‘aya Doline derler. İbtidâ bânîsi (---)(---) lisân-ı Lehce Kapusna (---) derler. Hâlâ Leh kralı hâkinde Sotnik {vezîr} hükmünde, ya‘nî Leh'in sancakbeği hükmünde üç kat geçit bataklık içinde üç kat palanka hisâr ve üç kat handak-ı üstüvâr ile ârâste cezîre olmak ile cebehâne ve toplar ile pîrâste olmuş bir sedd-i metîn ve bender-i hasîn bir cây-ı mûjıkhâne-i menhûsdur. Bu kal‘anın kıble tarafı Tatar'ın Kırım vilâyetine gider, çölistân-ı bî-amândır, ammâ yine ol tarafda nehr-i Özü kenârınca ma‘mûr Sarıkamış kal‘aları vardır kim Kırım diyârına yakındır, ammâ bu Kapusna şehri üç kat bataklık arasında on bin aded şindire ve tahta ve saz örtülü keferelerin menhûs hâneleridir. Câ-be-câ bölme bölme çârsûsu ve müfîd [u] muhtasar kenîseleri ve Doline nehri üzre su değirmenleri kenârında kal‘a poniki Hân'a ziyâfetler edüp hedâyâlar verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48a ·
metinde göster ·
… bin çengâl dest-i sermest Kazaka mâlikdir. Bu dahi nehr-i Tasma kenârında cümle
palanka
çıt ve rıhtım dolma hisâr-ı kavîdir. Derûn-ı hisârda cümle iki bin aded şindire …
Evsâf-ı kal‘a-i Praslov: Bânîsi (---)(---) dır. Lisân-ı Lehçe Praslov (---)(---) derler. Evvel ve âhir Leh kralı hâkindedir, ammâ bu kal‘a Durujunka, ya‘nî Durucan hükmünde üç bin çengâl dest-i sermest Kazaka mâlikdir. Bu dahi nehr-i Tasma kenârında cümle palanka çıt ve rıhtım dolma hisâr-ı kavîdir. Derûn-ı hisârda cümle iki bin aded şindire ve saz örtülü meykede ve hınzîrhânelerdir. Câ-be-câ kiliseleri nümâyân olup çârsû-yı bâzârı ve gayrı âsâr-ı binâlarına nazar etmedim. Bu mahalle nehr-i Tasma tâ batı tarafından gelüp Çehrin kal‘ası kurbunda nehr-i Özü'ye karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 49a ·
metinde göster ·
… r. Yokuş aşağı ortaki hisâra inilir. Bu hisâr zamânımızda mukaddemâ çit ağaçdan
palanka
hisâr idi.
{Sitâyiş-i eşkâl-i orta hisâr-ı üstüvâr}: Ve bu Yukarukal‘a'nın mahallesi içre şimâl cânibinde aşağı orta hisâra iner bir küçük demir kapu var. Yokuş aşağı ortaki hisâra inilir. Bu hisâr zamânımızda mukaddemâ çit ağaçdan palanka hisâr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a ·
metinde göster ·
derler. Cirmi sekiz yüz adımdır. Bir demir kapusu ve dizdârı ve yüz aded neferâ …
şekl-i murabba‘ bir küçük ağaç kal‘aya bu diyârda palanka derler. Cirmi sekiz yüz adımdır. Bir demir kapusu ve dizdârı ve yüz aded neferâtları ve neferât hâneleri ve cebehânesi ve şâhî topları var. İbtidâ bânîsi Süleymân Hân'dır. Câmi‘i ve hânları ve hammâmı ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır, lâkin 110b bu mahal gerçi Budin'in Semendire sancağı hâkidir, ammâ hîn-i tahrîrde Rûmeli eyâletinde mu‘âf u müsellem bir palanka-i metîn-i üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110a–110b ·
metinde göster ·
… li zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn ve dolma
palanka
kal‘adır. Subaşı ve dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları var. Ve derûn-ı his …
Lisân-ı Sırf üzre rajina (---)(---)(---) derler. Kadîm a‘sârda Despot binâsı olup ba‘dehû Süleymân Hân sene (---) târîhinde feth edüp amâr etmişdir. Bu dahi Rûmeli eyâletinde bir dereli ve depeli zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn ve dolma palanka kal‘adır. Subaşı ve dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları var. Ve derûn-ı hisârda bir câmi‘ ve anbâr ve cebehâne ve neferât hâneleri var ve kal‘a hâricinde mükellef hânları ve birkaç dükkânları ve bağları var, ammâ bu kal‘a yolları gâyet muhâtara haydûd yollarıdır kim ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b ·
metinde göster ·
… isir başı zabtı içün bu palankayı dâ’iren-mâdâr çâr-kûşe dörd yüz adım bir ağaç
palanka
edüp hâlâ içinde dizdârı ve kırk aded neferâtları ve hâneleri ve cebehâne ve gı …
Sene (---) târîhinde Süleymân Hân Vezîri İbrâhîm Paşa Tımışvâr fethine giderken nehr-i Tuna üzre cisir binâ etdikde cisir başı zabtı içün bu palankayı dâ’iren-mâdâr çâr-kûşe dörd yüz adım bir ağaç palanka edüp hâlâ içinde dizdârı ve kırk aded neferâtları ve hâneleri ve cebehâne ve gılâl anbârı ve bir câmi‘i ve iki aded hâncuğazları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111a ·
metinde göster ·
… e alçı ile eyle rıhtım etmiş kim bin yıl niçe yüz bin top-ı kûp gülleleri ursan
palanka
direklerinin aralarına gülleler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ …
Bu Tımış nehrinin batağı çatağı içre gûyâ bir su içinde kaplıbağa yatır gibi durur, dörd ayakların germiş, dörd aded tabya-i azîmleridir ve kaplıbağanın başı gûyâ iç kal‘adır ve kaplıbağanın vücûdu gûyâ kal‘anın cirmidir. Bu hisâb üzre şekl-i muhammesdir, lâkin ne taşdır ve ne tuladır. Cümle kalın meşe ve pelîd ağaçlarından mebnî bir palankadır. Taşra yüzü çit örme bir kat ince beyâz ve mücellâ dîvâr şekilli çitdir. Üstâd-ı kâmil bu çiti yaban asmalarından örüp üzerine alçı ve beyâz kireç sürüp nûr-ı mücellâ kuğu-misâl bir kal‘adır, ammâ iç kat dolma palankası iki kat sütûn-ı bâlâlardır kim mâbeynini üstâd-ı kâmil bennâ horasan ve kireç ve alçı ile eyle rıhtım etmiş kim bin yıl niçe yüz bin top-ı kûp gülleleri ursan palanka direklerinin aralarına gülleler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan ve bataklardan yanına varılmaz ve etrâfında batakdan meterise girilmez ve iç kal‘adan ve dörd aded makas tabyalardan şayka toplar âdem gezdirmez, değil ki palankasın âteşe uralar. Bir vech ile kabza-i teshîre almak mümkün değildir, illâ muhâsaradan gayrı ilâc yokdur, zîrâ gâyet metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Eğer denirse "Ağaç kal‘a mürûr-ı eyyâm ile çürümez mi?" denirse, belî çürüyen sütûn-ı müntehâların kırk elli yılda bir çıkarup yerine bir dıraht-ı müntehâ korlar, zîrâ bu kal‘anın ta‘mîr ü termîmine me’mûr yetmiş aded ma‘mûr köyler me’mûrlardır, ammâ her dırahtı bataklık içre dura dura abanos olup polad-ı Nahçivânî olmuşdur. Ve dolma rıhtım dîvârı dahi sedd-i şirvanî olmuşdur kim bu dîvârın enniliği kâmil elli ayak ve ba‘zı yerleri altmış ayak âriz dîvârlardır kim üzerlerinde fârisi'l-hayl olanlar cirid oynasalar yerleri dar değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
… ler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ havf u haşyeti yokdur. Eğer
palanka
ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan ve bataklardan yanına varılmaz …
Bu Tımış nehrinin batağı çatağı içre gûyâ bir su içinde kaplıbağa yatır gibi durur, dörd ayakların germiş, dörd aded tabya-i azîmleridir ve kaplıbağanın başı gûyâ iç kal‘adır ve kaplıbağanın vücûdu gûyâ kal‘anın cirmidir. Bu hisâb üzre şekl-i muhammesdir, lâkin ne taşdır ve ne tuladır. Cümle kalın meşe ve pelîd ağaçlarından mebnî bir palankadır. Taşra yüzü çit örme bir kat ince beyâz ve mücellâ dîvâr şekilli çitdir. Üstâd-ı kâmil bu çiti yaban asmalarından örüp üzerine alçı ve beyâz kireç sürüp nûr-ı mücellâ kuğu-misâl bir kal‘adır, ammâ iç kat dolma palankası iki kat sütûn-ı bâlâlardır kim mâbeynini üstâd-ı kâmil bennâ horasan ve kireç ve alçı ile eyle rıhtım etmiş kim bin yıl niçe yüz bin top-ı kûp gülleleri ursan palanka direklerinin aralarına gülleler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan ve bataklardan yanına varılmaz ve etrâfında batakdan meterise girilmez ve iç kal‘adan ve dörd aded makas tabyalardan şayka toplar âdem gezdirmez, değil ki palankasın âteşe uralar. Bir vech ile kabza-i teshîre almak mümkün değildir, illâ muhâsaradan gayrı ilâc yokdur, zîrâ gâyet metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Eğer denirse "Ağaç kal‘a mürûr-ı eyyâm ile çürümez mi?" denirse, belî çürüyen sütûn-ı müntehâların kırk elli yılda bir çıkarup yerine bir dıraht-ı müntehâ korlar, zîrâ bu kal‘anın ta‘mîr ü termîmine me’mûr yetmiş aded ma‘mûr köyler me’mûrlardır, ammâ her dırahtı bataklık içre dura dura abanos olup polad-ı Nahçivânî olmuşdur. Ve dolma rıhtım dîvârı dahi sedd-i şirvanî olmuşdur kim bu dîvârın enniliği kâmil elli ayak ve ba‘zı yerleri altmış ayak âriz dîvârlardır kim üzerlerinde fârisi'l-hayl olanlar cirid oynasalar yerleri dar değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
… a binâ bârânın kesretinden ve handaklarında olan nehr-i azîmin vefretinden ağaç
palanka
metîn etmişler ve zemîni oynak çamurlu yer olmak ile taş binâ birkaç yıla varma …
"Bu diyârda taş mesâfe-i ba‘îdeden gelmeğe muhtâc ve taş topa dayanmaz ve tula binâ bârânın kesretinden ve handaklarında olan nehr-i azîmin vefretinden ağaç palanka metîn etmişler ve zemîni oynak çamurlu yer olmak ile taş binâ birkaç yıla varmayup ka‘r-ı zemîne geçer" deyü üstâd-ı bennâ-yı âkıbet-endîş-i zevi'l-ukul bu kal‘ayı palankadan inşâ etmiş, ammâ ilm-i hendese üzre var makdûrun sarf edüp ol bennâ-yı bânî bu kal‘ada kasd-ı tasarruflar etmiş kim im‘ân-ı nazar ile nazar eden atlas-ı felekde eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… rasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr kapusu dibinde çâr-kûşe bir
palanka
iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı nehr-i Moroş döğer ve …
Bir küçük hammâmı ve kifâyet mikdârı esvâk-ı muhtasarları vardır. Kal‘ası nehr-i Moroş'in Göle kal‘ası tarafındadır kim cirmi dörd bin adım dolma rıhtım binâdır ve iki tahta-i metîn kapuları var. Biri şimâl tarafına Yanova kapusu, taşrasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr kapusu dibinde çâr-kûşe bir palanka iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı nehr-i Moroş döğer ve nehr-i Moroş üzre on iki göz ağaç cisr başında kal‘aya girecek mahalde bâc alınır bir lonca köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz saz ve tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında saz ve tahta örtülü külbe-i ahzânlardan panayır dükkânları var kim yılda bir kerre bu dükkânlarda yetmiş seksen bin re‘âyâ vü berâyâ kefereleri cem‘ olup bir bey‘ [ü] şirâ olur kim ta‘bîr olunmaz. Germâ-germ on gün on gece bu cem‘iyetde mütevellî hükûmet eder. Gerçi Tımışvâr eyâletidir, ammâ maktû‘-ı kalem ve mefrûzü'l-kadem bir vakf-ı tevliyetdir ve Tımışvâr monlası niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
… cereyân ede ede kal‘a dîvârının ba‘zı yerlerin münhedim etdiğinden dolma rıhtım
palanka
dîvâr-ı üstüvâr etmişler.
Cebel-i Varva dâmeninde şekl-i muhammes ve şeddadî taş binâ-yı ra‘nâdır kim hakîrin adımıyla bu kal‘anın cirmi dâ’iren-mâdâr on bin adım bir sevâd-ı mu‘azzam kal‘adır ve nehr-i Moroş bu kal‘anın şimâli tarafı dîvârın döğüp cereyân ede ede kal‘a dîvârının ba‘zı yerlerin münhedim etdiğinden dolma rıhtım palanka dîvâr-ı üstüvâr etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120b ·
metinde göster ·
… yak enli dolma rıhtım şeddadî dîvârdır, lâkin taş binâ değildir. Serâpâ ağaçdan
palanka
kal‘a-i kavîdir. Bir garâ’ib ibret-nümâ handakı var kim içinden nehr-i Moroş câ …
Bu hisâr-ı kebîrin cânib-i cenûbunda Ortahisâr şekl-i muhammes bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı üstüvârdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi beş bin seksen ayakdır, adım değildir, zîrâ hakîr bu kal‘ada sâkin olmağile alâ mehlin ayak ile add etmişimdir ve elli ayak enli dolma rıhtım şeddadî dîvârdır, lâkin taş binâ değildir. Serâpâ ağaçdan palanka kal‘a-i kavîdir. Bir garâ’ib ibret-nümâ handakı var kim içinden nehr-i Moroş cârîdir kim sayyâdlar handak içinde gûnâ-gûn mâhîler sayd ederler. Cânib-i şarka nâzır ancak bir kapusu var ve handak üzre bir asmalı musanna‘ cisri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120b ·
metinde göster ·
… şa'dır. Bu kal‘a nehr-i Sava kenârında bir vâsi‘ hıyâbânlı zemînde çâr-kûşe bir
palanka
binâdır. Dizdârı ve yüz elli aded neferâtları vardır.
Ve bu kal‘anın fâtihi sene 945 Süleymân Hân ümerâlarından Gâzî Hüsrev Paşa'dır. Bu kal‘a nehr-i Sava kenârında bir vâsi‘ hıyâbânlı zemînde çâr-kûşe bir palanka binâdır. Dizdârı ve yüz elli aded neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154b ·
metinde göster ·
… al‘ası da Koproniçe'dir. Ve'l-hâsıl yedi yüz altmış pâre sağîr ü kebîr kal‘a ve
palanka
ve kavata kulleleridir kim bu kulleler cümle diyârlarının kenârlarında birbirin …
Ve bir kal‘ası da Ligradçık'dır ve bir kal‘ası da Koproniçe'dir. Ve'l-hâsıl yedi yüz altmış pâre sağîr ü kebîr kal‘a ve palanka ve kavata kulleleridir kim bu kulleler cümle diyârlarının kenârlarında birbirinden birer top menzili ba‘îd metîn kullelerdir, ammâ asfa dayanmazlar ve Zirinoğlu'nun evzâ‘ ve etvârın ve niçe kılâ‘ların seyr [ü] temâşâ edüp hâlâ ümm'l-ahbârım" dedi[k]de Köpürlü bi'z-zarûrî hande edüp Defterdâr İbrâhîm Paşa'ya hitâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
Menzil-i palanka-i Dente: Mukaddemâ sene (---) târîhinde bir küçük
palanka
olup deşt-i Kıpçak-vâr bir sahrâda vâki‘ olduğu sene-i mezbûrda evsâfı tahrîr o …
Menzil-i palanka-i Dente: Mukaddemâ sene (---) târîhinde bir küçük palanka olup deşt-i Kıpçak-vâr bir sahrâda vâki‘ olduğu sene-i mezbûrda evsâfı tahrîr olunmuşdur. Andan 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 183b ·
metinde göster ·
ve kılâ‘-ı metînelere ve sâ’ir kurâ vü kasabât-ı İslâmiyyenin tedmîrlerine ve Z …
"Budin serhadleri boşdur, andan muhâfız olan asker bize mukâvemete kâdir değildir" deyü anların serhadlerine müşâ olan kal‘alarımız üzre Nemse ve Donkarkız ve Danimarka ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Korol ve İslovin ve Hırvat keferelerinden kâmil elli bin cünûd-ı cünüb asker-i küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr cem‘ edüp Budin kurbu serhadlerinden kal‘a-i Hamza Beğ, Erçin, Penteli, Cânkurtaran, Cânbeğ, Val, Kızılhisâr, Polta, Çavka, Began, Nadaj nâm palanka ve kılâ‘-ı metînelere ve sâ’ir kurâ vü kasabât-ı İslâmiyyenin tedmîrlerine ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu ve Kettanoğlu nâm hersek kâfirlerin başbuğ edüp mezkûr kal‘aları meymene ve meysere alâ mehil bî-bâk ü bî-pervâ döğe döğe kal‘alara istîlâ edüp bu kadar mâl-ı hazâ’in ve defâin ve üsârâ-yı ümmet-i Muhammed'i alup koyun sürüsü gibi bu kadar mahlûk-ı Hudâ'yı sürü sürü sürüp kal‘a-i Belgrad ve kal‘a-i Çakatornalarına gönderüp cümle kılâ‘-ı mezbûrelerimizin cümle cebehâne ve topların alup hamu kal‘aları âteş-i Nemrûd ile ihrâk bi'n-nâr edüp karâr-dâde olamayup karârlari firâra mübeddel olup diyâr-i menhûslarına gitdikleri haberi Serdâr Ali Paşa-yi gayyûra bu haber-i mûhiş gelince hemân ol ânda kendüde tâb [u] tüvân kalmayup gayretinden gûyâ bî-cân olup "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp ol demde dem çekmeyüp dâmen der-miyân edüp dîvân-i pâdişâhîye Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa'yi katina kiğirdup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
… kı yokdur ve lâzım da değildir. Bu yalı tarafları da ancak yalın kat dolama çit
palanka
dîvârdır. Câ-be-câ suya enecek suluk kapucukları vardır, nerdübân-ı haşeb ile s …
Bu kal‘a Dırava kenârında bir burunda vâkı‘ olmağile üç tara[fı] nehr-i Dırava'dır. Ol taraflar yarlar ve bayırlardır, aslâ handakı yokdur ve lâzım da değildir. Bu yalı tarafları da ancak yalın kat dolama çit palanka dîvârdır. Câ-be-câ suya enecek suluk kapucukları vardır, nerdübân-ı haşeb ile suya enilir. Bu su taraflardan mâ‘adâ kara tarafı ki Şeddâdî dîvârdır, ol tarafda sudan suya varınca toprakdan kesüp kazılmış bir vâsi‘ ve amîk ve arîz handakı vardır. Kefere zamânı içinden Dırava suyu akup handak içinde kefereler balık sayd ederlermiş. Hâlâ mâhîleri sayd edecek bend yerleri handak içinde nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
… vîl bir varoş-ı azîmdir. 62b Ammâ bu varoş kal‘a-i Ösek yalın kat çit dîvârlı
palanka
kalın ağaç direkden metîn hisârdır, lâkin tabyaları ve ebrâcları ve mazgal deli …
Der-sıfat-ı eşkâl-i taşra kal‘a-i varoş: Mezkû[r] Ortahisâr'ın kıble kapusu önünden yerlü(?) şâhrâh ile tâ lodos cânibinde Panayur kapusuna varınca tûlu bin yüz aded adım tavîl bir varoş-ı azîmdir. 62b Ammâ bu varoş kal‘a-i Ösek yalın kat çit dîvârlı palanka kalın ağaç direkden metîn hisârdır, lâkin tabyaları ve ebrâcları ve mazgal delikleri sıkdır. Bu dahi iki kapudur. Cânib-i lodosa Panayır Çârsûsu kapusu ve cânib-i kıbleye Val kapusu Vu[l]kovar kapusu derler, ammâ bedenleri bunun dahi yokdur. Ve Panayur kapusu üzre ancak on aded şâhî topları vardır, ve bevvâbları şeb [ü] rûz âmâdedir. Lâkin bu varoş kal‘asının handakı mürûr-ı eyyâm ile rimâl-i türâb ile memlû olmuş. Hâlâ tathîre muhtâcdır. Ve bu kal‘anın kara tarafı dâ’iren-mâdâr beş bin tokuz yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a–62b ·
metinde göster ·
Bu palanka mukaddemâ Ungurus krallarından Lagoş kral binâsıdır. Ba‘dehu asâkir-i İslâm münhedim etmişler. Andan sene 932 târîhinde Süleymân Hân ba‘de'l-feth-i gazâ-yı Mihaç bu hisâr-ı üstüvârı müceddeden binâ edüp Budin eyâletinde başka sancakbeği tahtı olmuşdur. Beğinin kanûn-ı pâdişâhî üzre hâssı 392.000 akçedir. Tîmârı (---) zu‘amâsı (---) çeribaşı ve yüzbaşı ve alaybeğisi var. Erbâb-ı zu‘amânın cebelü askeriyle ve beğinin askeriyle cümle iki bin güzîde pür-silâh asker olur. Ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. kal‘a dizdârı ve üç yüz aded kal‘a neferâtları vardır, ammâ nakîbü'l-eşrâfı ve şeyhülislâmı ve sipâh kethudâyeri [ve] kapukulu serdârı yokdur, ammâ Budin yeniçerisi serdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… ç (---) demekdir. Bu kal‘a nehr-i Tuna kenârında havâlesiz bir kat dolma rıhtım
palanka
dîvârı âlî metîn ve sa‘b hisâr-ı üstüvârdır. Çâr-kûşesinde çâr aded çâr-kûşe bu …
Sıfat-ı binâ-yı kal‘a-i Mihaç: Ba‘zılar Mohâç ve Mîhaç yazarlar, ammâ lisân-ı Macar'da Mihaç (---) demekdir. Bu kal‘a nehr-i Tuna kenârında havâlesiz bir kat dolma rıhtım palanka dîvârı âlî metîn ve sa‘b hisâr-ı üstüvârdır. Çâr-kûşesinde çâr aded çâr-kûşe burc-ı hasînleri üzre mazgal deliklerinde şâhâne şâhî topları var, ammâ dendân-ı bedenleri yokdur. Derûn-ı hisârda cümle elli mikdârı tahta örtülü neferât hâneleri ve bir kiremit örtülü Süleymân Hân câmi‘i ve iki aded buğday anbârı ve cebehâne hazîneleri ve iki aded kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… byânı var, gayri imâretleri yokdur, ammâ bu varoşun etrâfı yalın kat dolama çit
palanka
dîvârlı olup iki kapusu ve handakı içinde nehr-i Tuna'yı akıtmışlar, gâyet sarp …
Ve bir medrese ve bir tekye ve iki mekteb-i sıbyânı var, gayri imâretleri yokdur, ammâ bu varoşun etrâfı yalın kat dolama çit palanka dîvârlı olup iki kapusu ve handakı içinde nehr-i Tuna'yı akıtmışlar, gâyet sarp rabât-ı muhkemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… binâ olunur bir nâ-tamâm hânı ve birkaç dükkânı var, ammâ hammâmı yokdur. Ve bu
palanka
ol kadar ma‘mûr değildir. Câ-be-câ bâğları vardır. Cümle evleri dardır.
Varoşu dahi ma‘mûrdur. Cümle elli aded tahta örtülü tahtânî fukarâ evleridir. Hâlâ henüz binâ olunur bir nâ-tamâm hânı ve birkaç dükkânı var, ammâ hammâmı yokdur. Ve bu palanka ol kadar ma‘mûr değildir. Câ-be-câ bâğları vardır. Cümle evleri dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
: Bu kal‘a Âl-i Osmân binâsıdır kim sene 1004 târîhinde Fâtih-i Eğre Mehemmed Hâ …
Evsâf-ı Yeni Palanka: Bu kal‘a Âl-i Osmân binâsıdır kim sene 1004 târîhinde Fâtih-i Eğre Mehemmed Hân gazâ-yı Eğre'ye giderken bu kal‘ayı inşâ etdi kim nehr-i Şa[r]viz üzre olan yigirmi göz cisr-i haşeb masûn [u] mahfûz olmasıyçün bu kal‘ayı binâ etmişler, ammâ hakkâ ki mahallinde hayrât etmişler, ammâ küçük palankacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… keferelerdir. Bir vîrân hammâmı var. Yoldan ba‘îd bir sapaca yerde olmağile bu
palanka
ol kadar amâr değildir.
Evsâf-ı palanka-i Tovna: Nehr-i Tuna kenârında bir ma‘mûr palankadır. İçinde Süleymân Hân câmi‘i ve yigirmi aded tahta örtülü hânesi ve ortasında bir çâr-kûşe kârgîr binâ bir kulle-i bâlâsı üzre birkaç top-ı şâhîsi ve mükellef ü mükemmel cebehânesi ve dizdâr ağası ve hisâr tâ’ifesi cümle müheyyâ ve âmâdedir. Ve taşrada bir ma‘mûr u müzeyyen varoşu var. Cümle seksen hânedir kim cümlesi Tuna kenârına vâkı‘ olmuş dükkânsız ve hânsız ve re‘âyâsı sâfî îmânsız keferelerdir. Bir vîrân hammâmı var. Yoldan ba‘îd bir sapaca yerde olmağile bu palanka ol kadar amâr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… üzre bir hısn-ı hasîn ve bir üstüvâr bir ra‘nâ hisârdır kim Tuna kenârında olan
palanka
hisârlarda bundan metîn palanka yokdur kim gird-â-gird üç kat dolma rıhtım binâ …
Ba‘dehu sene 936 târîhinde Âl-i Osmân askeri harâb edüp ba‘dehu sene-i mezbûrede Süleymân Hân amâr etdi. Budin hâkinde paşa hâssı ve niyâbetdir. Bunun dahi kal‘ası nehr-i Tuna kenâ[rında] gâyet mürtefi‘ bir dağ üzre bir hısn-ı hasîn ve bir üstüvâr bir ra‘nâ hisârdır kim Tuna kenârında olan palanka hisârlarda bundan metîn palanka yokdur kim gird-â-gird üç kat dolma rıhtım binâlı palankadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
… üvâr bir ra‘nâ hisârdır kim Tuna kenârında olan palanka hisârlarda bundan metîn
palanka
yokdur kim gird-â-gird üç kat dolma rıhtım binâlı palankadır.
Ba‘dehu sene 936 târîhinde Âl-i Osmân askeri harâb edüp ba‘dehu sene-i mezbûrede Süleymân Hân amâr etdi. Budin hâkinde paşa hâssı ve niyâbetdir. Bunun dahi kal‘ası nehr-i Tuna kenâ[rında] gâyet mürtefi‘ bir dağ üzre bir hısn-ı hasîn ve bir üstüvâr bir ra‘nâ hisârdır kim Tuna kenârında olan palanka hisârlarda bundan metîn palanka yokdur kim gird-â-gird üç kat dolma rıhtım binâlı palankadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
dîvârlı azîm varoşdur kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder. Metîn k …
Çâr-kûşe bir yalın kat dolma palanka dîvârlı azîm varoşdur kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder. Metîn kulle [ve] tabyalar ile ârâste ve gâyet sarp handak-ı amîk ile pîrâste olmuş iki aded kapusu ve ikişer kat tahta kanatlı kavî kapulardır. Her kapu üzre tahta tabyalı ve âmâde toplu kulleleri var kim bu kapuların birinden girilüp birinden çıkılır, ortası şâhrâh bir varoş-ı menzilgâh palankadır. Cümle iki yüz aded tahta sutûhlu tahtânî evleri ve bâğçeleri ve âb-ı hayât kuyuları [ve] bir câmi‘i var, mâ-tekaddem bu da bir deyr-i musanna‘ imiş, hâlâ bir câmi‘-i müreffa‘dır. Ve bir mescidi ve bir hânı ve elli aded dükkânı ve hân cenbinde bir sebîlhâne-i {erbâb-ı} atşânı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… bi bir pür-silâh cebehâneli ve balyemez toplu ve eyle yarar ve nâmdâr kullu bir
palanka
hisâr yokdur. Hâlâ cümle yedi Hersek banları,
Ba‘dehu cümle cebehâne ve mâl-ı hazâ’ini Cânkurtaranlı taksîm-i guremâ edüp cümle cebehâne ve topları Cânkurtaran kal‘asına zeyn ederler. Hâlâ şimdi Budin serhadleri palankalarında Cânkurtaran gibi bir pür-silâh cebehâneli ve balyemez toplu ve eyle yarar ve nâmdâr kullu bir palanka hisâr yokdur. Hâlâ cümle yedi Hersek banları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
Der-kayd-ı varoş-ı Cânkurtaran: Bu varoş hisâr dahi bir sarp yalın kat
palanka
ve şarampavlı rabâtdır ve cümle yüz elli kadar hâneli ve sarp handaklı ve bir h …
Der-kayd-ı varoş-ı Cânkurtaran: Bu varoş hisâr dahi bir sarp yalın kat palanka ve şarampavlı rabâtdır ve cümle yüz elli kadar hâneli ve sarp handaklı ve bir hânlı ve yigirmi dükkânlı ma‘mûr ve sık ve ganîmet intihâ-i serhaddir. Bunun dahi âb [u] hevâsı latîfdir. Ve bâğ u bâğçeleri cümle bu kal‘a karşusunda cezîre-i Kovin'dedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
… kal‘ası ve Erçin ve Cânkurtaran ve Penteli ve Fötvar ve Pahşa ve Tovna ve Yeni
Palanka
ve Segsâr ve Bat Ösek ve Seçoy ve Mihaç ve Birnivar ve Darda ve Ösek ve Val ve …
Meselâ nehr-i azîm Tuna yalılarında olan Hamza Beğ kal‘ası ve Erçin ve Cânkurtaran ve Penteli ve Fötvar ve Pahşa ve Tovna ve Yeni Palanka ve Segsâr ve Bat Ösek ve Seçoy ve Mihaç ve Birnivar ve Darda ve Ösek ve Val ve Vulkovar ve Sotin ve Tovarnik ve Zemon nâmûn kılâ‘ların cümle on iki bin asâkir-i nusret-me’serler dahi olup cümlesi gemileriyle Budin kal‘ası imdâdına gelmeğe me’mûrlardır. Ve Baçka ve Laçka vilâyetlerinden dahi on bin asker Budin imdâdına gelmeğe me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… ve sedd-i metîn bir tabya, ammâ Âhûr kapusuna varınca Tuna kenârında yalın kat
palanka
çit dîvârlar vardır. Bu mahallerin evleri cümle Tuna'ya nâzırdır.
Ve Horos kapusunda Tuna kenârında bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir tabya, ammâ Âhûr kapusuna varınca Tuna kenârında yalın kat palanka çit dîvârlar vardır. Bu mahallerin evleri cümle Tuna'ya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… bu Tuna kenârında olan tabyaların ba‘zısı mâbeyninde câ-be-câ tolma çit rıhtım
palanka
dîvârdır, ammâ her tabyası gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır.
Hakkâ kim kal‘a-i Peşte yalın kat hâ’itdır, ammâ gâyet metânet üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn şekl-i murabba‘ taş binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Nehr-i Tuna kenârı kâmil beş yüz aded hatvedir ve cümle beş aded sedd-i İskender-vâr topları Tuna'ya nâzır tabya-i azîmelerdir, ammâ bu Tuna kenârında olan tabyaların ba‘zısı mâbeyninde câ-be-câ tolma çit rıhtım palanka dîvârdır, ammâ her tabyası gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90a ·
metinde göster ·
… emenzârda inşâ etmişler, ammâ hakkâ ki mahallinde etmişler. Çâr-kûşe üç kat çit
palanka
hisâr-ı üstüvârdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Handakı toprakdan kesme ha …
Sene 950 târîhinde Lala Mustafâ Paşa binâsıdır. Mâtakaddem bu kal‘ayı kefere zamânı Osmânlı havfinden dağlar içinde binâ etmişler. Hâlâ eser-i binâları bir püşte-i âlî üzre âsâr-ı binâ-yı harâbesi nümâyân idi. Ammâ Üstürgon yoluna muhâlif olmağile Lala Paşa ol kal‘ayı bu sahrâ-yı çemenzârda inşâ etmişler, ammâ hakkâ ki mahallinde etmişler. Çâr-kûşe üç kat çit palanka hisâr-ı üstüvârdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Handakı toprakdan kesme hafr-i amîk ve arîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91a ·
metinde göster ·
… nârı taşrasında bu dîvâr dibine kâmil altı yüz adım tûlu bir şarampav yalın kat
palanka
dîvârı var kim cümle kazıkları serâpâ Tuna içine kakılmış meşe ve pelîd kazıkla …
Bu Tuna kenârı ol kadar âlî ve iki kat olmaduğunun aslı bu aşağı kal‘anın nehr-i Tuna kenârından aslâ ve kat‘â havf u haşyet yokdur. Hattâ bu dîvârın Tuna kenârı taşrasında bu dîvâr dibine kâmil altı yüz adım tûlu bir şarampav yalın kat palanka dîvârı var kim cümle kazıkları serâpâ Tuna içine kakılmış meşe ve pelîd kazıklarıdır kim her biri onar arşın âlî ve âdem gövdesi kadar kalın sütûn-ı müntehâlardır. Bu şarampav kal‘a dîvârına siper olmuşdur. Hîn-i uğraş savaş-ı perhâşda Tuna üzre gemilerle düşmanlar gelse guzât-ı müslimîn bu şarampavların ardına girüp ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… ş kara cânibidir kim bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca aşağı dereden âlî bir kat
palanka
dîvârlı dolma rıhtım kal‘a dîvârı var, ardı ve önü yoldur.
Ammâ bu aşağı varoşun Budin kapusu ile yukaru kal‘a mâbeyninde Depedelen palankasına havâle dörd aded azîm Şeddâdî binâ tabyalar vardır. Anların dahi başka neferâtlarıyla bir dizdârı vardır. Bu dörd aded tabyalar önünden tâ kal‘a-i Tuna kenârına varınca andan yine tâ cânib-i şimâle yine Tuna kenârına varınca yukaru kal‘ayı ihâta etmiş kara cânibidir kim bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca aşağı dereden âlî bir kat palanka dîvârlı dolma rıhtım kal‘a dîvârı var, ardı ve önü yoldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… vâkı‘ olmuş. Hattâ Matyaş Kral bu Üstürgon'a mâlik oldukda bu mezkûr yalın kat
palanka
dîvâr önünde alçak dereden bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca kesmeğe mübâşeret e …
Bu hisâb üzre kal‘a-i Üstürgon hemân bir burunda bir yalçın kaya üzre vâkı‘ olmuş. Hattâ Matyaş Kral bu Üstürgon'a mâlik oldukda bu mezkûr yalın kat palanka dîvâr önünde alçak dereden bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca kesmeğe mübâşeret etmiş, ammâ Matyaş Kral mürd-i mât olup vücûdundan ve eser-i binâsından bir şey kalmamış, ammâ eğer eyle olsa kal‘a-i Üstürgon nehr-i Tuna içinde bir cezîrede kalup hısn-ı hasîn ve sedd-i İskender olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
dîvârının handakı önünden Budin kapusu önünden aşağı Tuna kenârına vardıkda Tun …
Ve bu mezkûr yalın kat palanka dîvârının handakı önünden Budin kapusu önünden aşağı Tuna kenârına vardıkda Tuna'ya havâle ve iskeleyi korudur su yolu kullesine varınca kal‘anın kıble cânibin bir kat palanka dîvâr dahi ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… le ve iskeleyi korudur su yolu kullesine varınca kal‘anın kıble cânibin bir kat
palanka
dîvâr dahi ihâta etmişdir.
Ve bu mezkûr yalın kat palanka dîvârının handakı önünden Budin kapusu önünden aşağı Tuna kenârına vardıkda Tuna'ya havâle ve iskeleyi korudur su yolu kullesine varınca kal‘anın kıble cânibin bir kat palanka dîvâr dahi ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… uvvetleriyle bu kal‘ayı Şeddâdî rıhtım tula binâdan amâr edüp ancak bir tabyası
palanka
dîvâr kalır.
Ba‘dehu bir mahsûldâr ferah-fezâ vâdîde olmağile bu kal‘a etrâfında yedi yüz pâre kurâlar ile bu vâdîler amâr olup niçe yüz bin re‘âyâ vü berâyâların kuvvetleriyle bu kal‘ayı Şeddâdî rıhtım tula binâdan amâr edüp ancak bir tabyası palanka dîvâr kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108b ·
metinde göster ·
tabyasın Şeddâdî binâ yapup altı aded tabyası sedd-i sedîd olup hâlâ bu 1074 se …
Hemân ol ân Fargaçi nâm bî-îmân kal‘a-i Uyvar'ın palanka tabyasın Şeddâdî binâ yapup altı aded tabyası sedd-i sedîd olup hâlâ bu 1074 sene-i mübârekede yine muhâsara olundu. Cenâb-ı Kibriyâ yine feth [ü] fütûhun müyesser ede, âmîn ve yâ Mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108b ·
metinde göster ·