inşâ etmiş, ammâ ilm-i hendese üzre var makdûrun sarf edüp ol bennâ-yı bânî bu …
"Bu diyârda taş mesâfe-i ba‘îdeden gelmeğe muhtâc ve taş topa dayanmaz ve tula binâ bârânın kesretinden ve handaklarında olan nehr-i azîmin vefretinden ağaç palanka metîn etmişler ve zemîni oynak çamurlu yer olmak ile taş binâ birkaç yıla varmayup ka‘r-ı zemîne geçer" deyü üstâd-ı bennâ-yı âkıbet-endîş-i zevi'l-ukul bu kal‘ayı palankadan inşâ etmiş, ammâ ilm-i hendese üzre var makdûrun sarf edüp ol bennâ-yı bânî bu kal‘ada kasd-ı tasarruflar etmiş kim im‘ân-ı nazar ile nazar eden atlas-ı felekde eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… etâsı bir aded mihmân-sarây-ı kârbân-ı revânı var. Bu varoş-ı hisârın hâricinde
palankadan
kal‘a-misâl bir yerdir, ana panayur derler. Cemî‘i âyende vü revendegân anda mi …
Ve ümmetâsı bir aded mihmân-sarây-ı kârbân-ı revânı var. Bu varoş-ı hisârın hâricinde palankadan kal‘a-misâl bir yerdir, ana panayur derler. Cemî‘i âyende vü revendegân anda mihmân olurlar. Andan gayri bu şehirde kârbânsarây-ı hasbî yokdur, lâkin hânedân sâhibi a‘yân-ı kibâr çokdur. Kapuları küşâde olup âyende vü revende müsâfirîn gelüp birkaç eyyâm mihmân olurlar, zîrâ ganîmet şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
… rgaçi la‘înin üçüncü dedesi olan Holando nâm ban ve pelîd-i anîd ibtidâ kal‘ayı
palankadan
inşâ eder.
Lisân-ı Macar'da ismi Uğvar'dır, ya‘nî "Yeni kal‘a" demekdir. İbtidâ bânîsi sene 858 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Gâzî İslâmbol'u 108b feth etdiği sene 857 hâlâ münhezim olan Fargaçi la‘înin üçüncü dedesi olan Holando nâm ban ve pelîd-i anîd ibtidâ kal‘ayı palankadan inşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108a–108b ·
metinde göster ·
… Paşa feth edüp münhedim etmişdir. Ba‘dehu elzem-i levâzımından olmak {ile} ağaç
palankadan
bir müfîd [ü] muhtasar kal‘a olmuşdur. Nehr-i Tuna sâhilinde şekl-i murabba‘ bi …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) Su demekdir. Sene 927 Süleymân Hân asrında dest-i Rüstem Paşa feth edüp münhedim etmişdir. Ba‘dehu elzem-i levâzımından olmak {ile} ağaç palankadan bir müfîd [ü] muhtasar kal‘a olmuşdur. Nehr-i Tuna sâhilinde şekl-i murabba‘ bir kapulu ve yetmiş kadar tahta örtülü hâneleri ve ve bir câmi‘i ve dizdârı ve elli kadar merdüm-hisârı ve kifâyet kadar cebehâneleri var. Bu dahi Sirem livâsı hâkinde İlok kazâsı niyâbetidir. Defterhâne-i pâdişâhîde bu Keyviz kal‘asının ismi Kerevik kal‘asıdır. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr imiş. Hâlâ yine câmi‘i ve mesâcidleri ve medresesi ve mektebleri ve tekyeleri 32b ve hammâmı ve hânları ve iskele başında mahzenleri ve kifâyet kadar dükkânları, bunun dahi bâğ ve bâğçeleri hadden efzûndur. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf iskele (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 32a–32b ·
metinde göster ·
… r başında bir toprakdan yığılı çim ve rıhtımlı ve sarp handaklı şekl-i müselles
palankadan
ve kârgîr binâ kal‘adan sarp toprakdan dağ gibi bir kal‘adır. Cümle üç yüz kulu …
Nehr-i Rabçe kenârında bir ağaç cisr başında bir toprakdan yığılı çim ve rıhtımlı ve sarp handaklı şekl-i müselles palankadan ve kârgîr binâ kal‘adan sarp toprakdan dağ gibi bir kal‘adır. Cümle üç yüz kulu ile kapudanı elçi paşaya istikbâle çıkup kal‘adan beş aded toplar atup şâdımân etdi. Bu kal‘a içre aslâ evler yokdur. Hemân solta[t] Nemseler olacak uzun hânlar vardır. Ancak geçit başında Macar ve Üstürgonlu bu Rabçe nehrinden içeri geçmesinler diyü bu Kastel binâ olunmuşdur kim kurbunda nehr-i Rabçe'nın karşu tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·