… e Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve
Pamuk
hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbedd …
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161b ·
metinde göster ·
bezi esbâblar geysin" deyü cilbendinden bir mikdâr pembe ve bir mikdâr iğne ve …
"Vallâhi pâdişâhım, hâlâ İşpanya kâfiristânı erenlerinden size selâm getiririm. Cenâb-ı şerîfinize Balorna(?) irşek size selâm gönderüp bu mektûbu ve bu kitâbı size gönderüp buyurdular kim şimden gerü Melek Dede, Tarîkat-ı Muhammediyye kitâbın okuyup Budin mansıbıyla amel edüp mekr-i zenândan halâs olup şimden gerü pamuk bezi esbâblar geysin" deyü cilbendinden bir mikdâr pembe ve bir mikdâr iğne ve iplik ve buhûr ve aselbend ve kâfûr ve amber-i hâm vasleleri paşaya verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44b ·
metinde göster ·
bezi ve üzüm köfteri meşhûrdur. Temmûz'da hevâsı sakîldir, ammâ âbı latîf olduğ …
Ve memdûhâtından üzümü ve emrûdu ve pamuk bezi ve üzüm köfteri meşhûrdur. Temmûz'da hevâsı sakîldir, ammâ âbı latîf olduğundan câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri, esmerü'l-levn halkı vardır. Ve cümlesi garîb dil-nüvâz kimesnelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y21a ·
metinde göster ·
… eyü tevâtüre ermişdir. Ve bu şehir içre cümle (---) hândır. Ramazânoğlu hânı ve
Pamuk
hânı ve Sûhte Mahmûd Paşa hânı gâyet vâsi‘ meydânlı hân-ı azîmdir.
Ve bu şehrin cânib-i erba‘asında "On bir bin bâğ u bâğçe öşür verir" deyü tevâtüre ermişdir. Ve bu şehir içre cümle (---) hândır. Ramazânoğlu hânı ve Pamuk hânı ve Sûhte Mahmûd Paşa hânı gâyet vâsi‘ meydânlı hân-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y156a ·
metinde göster ·
… lerin bâdbânları celebe gemileri gibi hasır yelken değildir. Cümle İskenderiyye
pamuk
bezi münakkaş yelkenlerdir. Her biri yüz bin erdep gılâl alup ve iki bin üç bin …
Ammâ bu gemilerin bâdbânları celebe gemileri gibi hasır yelken değildir. Cümle İskenderiyye pamuk bezi münakkaş yelkenlerdir. Her biri yüz bin erdep gılâl alup ve iki bin üç bin huccâc ve tüccâr ıskarça olup Süveys deryâsına gidüp gelirler. Ve herbirinde biner bin beşer yüz küp su vardır. Sâhibleri leb-ber-leb edüp miftâhın gemi re’îsi alup zabt edüp sâhibine kırât ile su verir. Mâlımdır, dahi ziyâde ver, desen, selâmete vardıkda mâlındır, deyü bir katre âb ziyâde vermez. Zîrâ bu Süveys deryâsı bahr-i girdâbdır. Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y370a ·
metinde göster ·
… burnuna ve kulaklarına sarmısak sürmek gerek. Ve siyâh harîr poşu veyâhûd kalın
pamuk
bezi ile ağzın ve burnun sarup taht-ı revândan ve mahâfeden çıkmamak gerek.
Bu mahalde âsâr-ı binâdan ve sudan bir şey yokdur. Ammâ bi'z-zarûrî meks edüp develere alîk verecek yerdir. Ammâ bu mahalde sarmısak yeyüp burnuna ve kulaklarına sarmısak sürmek gerek. Ve siyâh harîr poşu veyâhûd kalın pamuk bezi ile ağzın ve burnun sarup taht-ı revândan ve mahâfeden çıkmamak gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372a ·
metinde göster ·