… beş Ramazân-ı şerîfinin sıyâmın anda edâ ederken ba‘zı söz anlar tevârîh-şinâs
papaslar
ile ülfet ederken esnâ-yı kelâmda Âl-i Osmân devletin söyleşerek Fransa Cem Şâh …
Hattâ hakîr yetmiş üç târîhinde Uyvar kal‘ası fethinde bulunup yetmiş dördde sulh içün elçi Mehemmed Paşa ile Alaman diyârında Nemse çâsârına varup anın papinta hattıyla kâfiristânın yedi kırallık yerin üç yılda geşt [ü] güzâr ederken Dış Fransa ta‘bîr etdükleri ki yeni dünyânın cânib-i şarkîsinde bahr-i Okyûnûs kenârında Donkarkız vilâyetine kadem basup yetmiş beş Ramazân-ı şerîfinin sıyâmın anda edâ ederken ba‘zı söz anlar tevârîh-şinâs papaslar ile ülfet ederken esnâ-yı kelâmda Âl-i Osmân devletin söyleşerek Fransa Cem Şâh'ın ahvâlâtların su’âl etdim, anlar eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b ·
metinde göster ·
… birer sâ‘at ceng-i azîm edüp âteş-feşânlıklar ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i
papaslar
ve Freng ve Yahûdîler ve Kızılbaş sûretleri birbirleriyle ceng-i azîm ederler. …
Ve kâğızdan niçe yüz aded kal‘alar yapup birbirleriyle birer sâ‘at ceng-i azîm edüp âteş-feşânlıklar ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i papaslar ve Freng ve Yahûdîler ve Kızılbaş sûretleri birbirleriyle ceng-i azîm ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i at ve katır ve deve ve sığır ve fîl [ve] câmûs ve hımâr ve kelb [ve] hınzîr sûretleri peydâ edüp bunlara âteş etdikce bu sûretlerin içinde pinhân olan üstâdlar halk üzre yürüyüp âteş havfından temâşâcılara bir hây-hû kopar kim ta‘bîr olunmaz. Ve hayâtda olan hımârlara ve kelb-i akûr ve ayulara ve kurdlara ve hınzîrlere fişekleri bağlayup âteş etdiklerinde fakîr hayvânlar cânları acısından niçe bin temâşâcıların içine düşüp cümle halk birbirine girüp hâlleri ve esbâbları harâb olup azîm temâşâ olup mudhikâne acîbeler görülür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
… hımârı (---) sene mu‘ammer olup fevt oldukda cemî‘i bıtrîk ü kıssîs ü ruhbân ve
papaslar
hımâr-ı İsâ na‘şın mûmyâ edüp hâlâ bu deyr içre zîr-i zemînlerde gâyetü'l-gâye …
Garîbe-i acîbe: Bu cezîrede bir Ermenî deyri vardır. Hazret-i İsâ'nın hımârı (---) sene mu‘ammer olup fevt oldukda cemî‘i bıtrîk ü kıssîs ü ruhbân ve papaslar hımâr-ı İsâ na‘şın mûmyâ edüp hâlâ bu deyr içre zîr-i zemînlerde gâyetü'l-gâye mahfûzdur kim anı ol deyrin huddâmları bile bilmezler. Hâlâ vücûd-ı hımâr endâmiyle çârpâ üzre ber karâr olup şeb-çerâg gözlü zer-ender-zer çullu bir hımârdır deyü sikadan haber aldık, ammâ bu hakîr görmedim. Zamân-ı kadîmde millet-i Nasâra bu hara perestiş eylediklerinden {Har-put} şehri derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83b ·
metinde göster ·
kayıklara binüp giderken hakîr dahi yedi aded huddâmımla bile kayıklarına süvâr …
Cümle papasları paşaya hedâyâlarıyla ve ahidnâme-i Resûl-i mübîn ile gelüp paşa hatt-ı Hazret-i Osmân ve mühr-i Nübüvvet-i Resûlullah'ı yüzünü sürüp hamd-i Hudâ bizler de bu âsî yüzümüze küstâhlık edüp muhabbaten sürdük ve paşa ellerinde olan Âzerbaycân şâhlarının ve Âl-i Osmân pâdişâhlarının hatt-ı şerîflerine nazar edüp paşa da anların mûcebince bir beyâz buyurdı ver[di] ve hedâyâları kabûl olundukda paşaya "Safâ geldiniz." deyü kal‘alarından yedi aded şâhî toplar atup cümle papaslar kayıklara binüp giderken hakîr dahi yedi aded huddâmımla bile kayıklarına süvâr olup varup temâşâ etdik. Yedi yüz adım cirminde bir Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cânib-i garba bir bâb-ı sağîri var. Derûn-ı kal‘ada mezkûr deyr-i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281a ·
metinde göster ·
… n'a bir top nice urdular ise otak-ı nüh-tâkın bir tarafı delinüp içinde on aded
papaslar
on aded kal‘a miftâhlarıyla bu Pirgaz Konman kal‘asının miftâhların cevâhir zar …
Hikmet-i Hudâ ale's-sabâh Akkirmân'a bir top nice urdular ise otak-ı nüh-tâkın bir tarafı delinüp içinde on aded papaslar on aded kal‘a miftâhlarıyla bu Pirgaz Konman kal‘asının miftâhların cevâhir zarf ile dest-i pâdişâhîye teslîm edüp kal‘a-i Pirgaz Konman 'Fetehetâ' {889} lafzında feth olup sâ’ir bilâd-ı İslâmiyyeye zamm olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35b ·
metinde göster ·
… e’y [ü] tedbîri müstahsen görüp yetmiş yedi kal‘a sâhibleriyle niçe evvel giden
papaslar
ile on yedi kralzâdelerden evvelâ şolom Gırgırı ve Barçay Kral ve Apopi Mihâl v …
"Vatanımıza sâlimîn ü gânimîn gidelim" deyü bu re’y [ü] tedbîri müstahsen görüp yetmiş yedi kal‘a sâhibleriyle niçe evvel giden papaslar ile on yedi kralzâdelerden evvelâ şolom Gırgırı ve Barçay Kral ve Apopi Mihâl ve Redey Iştvân ve Hilîl Gabor ve Kaşa sâhibi ve Husvâr sâhibi ve Sakmar sâhibi ve Eçetvâr sâhibi ve Zolomioğlu ve Betlen Gaboroğlu ve Bihâroğlu ve Rakofçioğlu (---)(---)(---)(---) bunun emsâli kralzâdelerin eşbeh-i müte‘addidleri hedâyâlarıyla Hân'a "Amân" deyüp "Gelüp mâl verelim ve dönüp vatanımıza gidelim" derken hemân bir kerre Tatar askeri içinden bir atlab sadâsı kopup el-azametullâh at süheyli ve er süheyli ve sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste olup cümle imdâda gelen Leh ve Çeh ve İsfaç ve Kazak askeri de atlanup atbaşı berâber olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43b ·
metinde göster ·
… hi dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp anların sebebiyle anların muharrikleri olan
papaslar
dahi kılıçdan geçüp deyr içinde kandan göl olmuşdu. Bakıyyetü's-seyf olan küffâ …
Hamd-i Hudâ bizim asker-i İslâma bu tabur dayanmayup Allâh Allâh ile içine Tatar askeri koyulup kâfire eyle sâtûr-ı İsfendiyârî uruldu kim ân-ı vâhidde kâfirin tüfenglerin kendi kanlarının seyli götürüp kelleleri kan içinde galtân olurdu. Hattâ mezkûr manastır içinde küffârlar kapanup anlar dahi dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp anların sebebiyle anların muharrikleri olan papaslar dahi kılıçdan geçüp deyr içinde kandan göl olmuşdu. Bakıyyetü's-seyf olan küffârlar Tatar havfinden kendülerini manastırın çanlık kullesinden aşağı atup pâre pâre olmuşlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
kadıya beher sene beşer yüz guruş pîş-tahta mahsûlü ve niçe hedâyâlar verirler. …
Ve Eğridere yüz elli akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır. Bu mezkûr deyr-i kadîm Eğridere nâhiyesinde olmağile papaslar kadıya beher sene beşer yüz guruş pîş-tahta mahsûlü ve niçe hedâyâlar verirler. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
… üz aded zerkârî hücreler var kim her birinde akl-ı Arasto bıtrîk ve irşekler ve
papaslar
var. Niçe yüzü haftada bir filcan süd ve bir hurma ve bir bâdem ile iftâr edüp …
Bu harem bâğı etrâfında üç yüz aded zerkârî hücreler var kim her birinde akl-ı Arasto bıtrîk ve irşekler ve papaslar var. Niçe yüzü haftada bir filcan süd ve bir hurma ve bir bâdem ile iftâr edüp riyâzât [u] mücâhede ile kadîd-i mahz olup Van diyârında Ahlad şehri kadîdine dönmüşler kim her biri birer gûne ilm-i felsefiyâta mukayyed olup ders-i Arasto olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14b ·
metinde göster ·
… leyhdir, aslâ hilâf yazmazlar. Hattâ bir müverrihi bir kitâb te’lîf etse cemî‘i
papaslar
ol tevârîhi ve kitâbı tetebbu‘ edüp bir habt-ı kelâmı yok ise ve ifrât u tefrît …
Ve cümle tevârîhleri cemî‘i milel içre mu‘temedün aleyhdir, aslâ hilâf yazmazlar. Hattâ bir müverrihi bir kitâb te’lîf etse cemî‘i papaslar ol tevârîhi ve kitâbı tetebbu‘ edüp bir habt-ı kelâmı yok ise ve ifrât u tefrîti yok ise cümle papasların re’yiyle ve on iki banın mühriyle imzâ olunup ba‘dehu basma kitâb olmak fermân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151a ·
metinde göster ·
… -ı nâdirelerden hakkâ ki nâdir şeyler var idi, ammâ âsî kinezler ve belli başlı
papaslar
ele girüp Sührâb Mehemmed Paşa'nın cânı yerine gelüp Hersek sancağı kendüye Mıs …
Andan Sührâb Mehemmed Paşa eydir: "Ben bu dağlarda üç gün oturak ederim. Hemân cümle gâzîler cân birliğiyle çeteye ve potura gitsinler" deyü fermân edince el-azametullâh Mehemmed Paşa yanında ancak iki bin âdem kalup cümle guzât üç gün üç gece dağları elekden geçirüp ol kadar esîr ve zahîre ve hayvânât (ve) makûlesi getirdiler kim hadd [ü] hasrın Hudâ bilir, ammâ zî-kıymet sîm ü zeheb âvânî ve akmişe-i fâhire ve metâ‘-ı nâdirelerden hakkâ ki nâdir şeyler var idi, ammâ âsî kinezler ve belli başlı papaslar ele girüp Sührâb Mehemmed Paşa'nın cânı yerine gelüp Hersek sancağı kendüye Mısır oldu ve Raba ve Yenikal‘a'nın seferinden dahi halâs oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158b ·
metinde göster ·
… -i azîmdir. Bunda dahi azîm vezni üzre manastırları olup nâkûshâne kullelerinde
papaslar
çanları çalup niçe gûne feza‘ u çeza‘lar etdiler. Lâkin bu kal‘a altında meks e …
Hâlâ Nemse çâsârı hükmünde bir ma‘mûr şehr-i azîmdir. Bunda dahi azîm vezni üzre manastırları olup nâkûshâne kullelerinde papaslar çanları çalup niçe gûne feza‘ u çeza‘lar etdiler. Lâkin bu kal‘a altında meks etdiğimizde bir azîm yağmurlar yağdı kim arabalarımız başımıza belâ olup hakkâ ki ayağımıza bağ olup ba‘zı kâfirleri kayd [u] bend ile taşıma kaydına düşdük, ammâ ormandan ormana gücile bir çamursuz yerde meks edüp bu şehri ve kal‘ayı alarkadan seyr-i temâşâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5a ·
metinde göster ·
… rehâvî makâmlarında erganon ve torompete ve luturyanî boruların çalup ve ba‘zı
papaslar
câm câm niçe küffârlara şarâblar bezl ederek giderlerdi, ammâ gûyâ karıncaya bi …
"Fin son derbares cuder gebbet ‘alerheyligesten den kapuçinar Marya Kot" deyüp savt-ı bülend ile niçe bin ruhbân bu âyetleri okuyup niçe yüz yerden yine rehâvî makâmlarında erganon ve torompete ve luturyanî boruların çalup ve ba‘zı papaslar câm câm niçe küffârlara şarâblar bezl ederek giderlerdi, ammâ gûyâ karıncaya binmişlerdi, tâ ki meydân-ı savaş-ı perhâşda durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19b ·
metinde göster ·
deyrleri içre cızbız kebâbı olurlar. Ve iki yüz mikdârı pençe-i âfitâb sıbyân u …
Hemân küffârın cân başlarına sıçrayup gerüye kaçam sanırlar. Küffâr iki Tatar askerinin ortasında kalup cümlesin tîr-i Tatar'dan geçirüp varoşun hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûn mâl-ı erzâkların alup üç yüz esîr ve yetmiş papas-ı hannâs-ı vesvâs alup mâ‘adâsı kenîselerinde kalup varoş ihrâk olundukda cümle papaslar deyrleri içre cızbız kebâbı olurlar. Ve iki yüz mikdârı pençe-i âfitâb sıbyân u bintânlar ve niçe araba yükü mâllar ile ordu-yı İslâma gelüp mâlları bir akçe etmedi, zîrâ herkes kendi cânlarından bîzâr olmuşlar, üsârâ ve mâl-ı ganâ’ime kimse rağbet olunmadığından hemân Tatar Raba nehrinde Hürr-i şehîd olanların kanın taleb içün cümle katana kâfirleri ve papas-ı hannâsları yollar üzre kıra kıra tamâm etdiler ve sâ’ir sıbyân u bintânları atlarına alup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 23b ·
metinde göster ·
… [u] fücûr ve ayş [u] ışret etdiler kim ta‘bîr olunmaz. Niçe bin küffârlar dahi
papaslar
ile ellerinde altun ve gümüş mecmereler ile buhûr ve ûd u amber ve günlükler ya …
Hattâ keferelerin Ayanta nâm bednâm günleri idi. On bin ruhbân ve yetmiş seksen bin kadar küffâr-ı bî-îmân haçlı peykerleri ve sancağ u bayrak ve erganon ve torompeteleriyle bu deyr-i kebîre gelüp âyîn-i bâtılaların edüp ba‘dehu bu şehr-i Peşpehil'in bâğ-ı Merâmlarında eyle fısk [u] fücûr ve ayş [u] ışret etdiler kim ta‘bîr olunmaz. Niçe bin küffârlar dahi papaslar ile ellerinde altun ve gümüş mecmereler ile buhûr ve ûd u amber ve günlükler yakarak sokaklarda torompete çalarak gezüp yine manastırlara giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a ·
metinde göster ·
… tarafında bu kal‘ayı döğdükde yıkduğu yer hâlâ vîrândır. Her yıl bir vilâyetden
papaslar
gelüp zu‘m-ı bâtıllarınca du‘â edüp bir hisâr-ı üstüvâr dîvârı yaparlar kim gûy …
Kaçan kim bu kal‘ayı Süleymân Hân 56b garb tarafında bu kal‘ayı döğdükde yıkduğu yer hâlâ vîrândır. Her yıl bir vilâyetden papaslar gelüp zu‘m-ı bâtıllarınca du‘â edüp bir hisâr-ı üstüvâr dîvârı yaparlar kim gûyâ Sedd-i İskender olur. Hemân ki dîvâr tamâm olunca bi-emrillâhi te‘âlâ cümle dîvâr temelinden yıkılup harâb kalır, hâlâ yine harâb olup durur. Âhır-ı kâr ol rahnedâr yerlere gemi tahtasından kalafatlı tahta dîvâr edüp durur. Gûyâ yamalı bir kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a–56b ·
metinde göster ·
… bârında ve bir haşebesinde eyle bir şecer-i hilâf yokdur. Cemî‘i kâfiristândan
papaslar
gelüp bu dıraht sâyesinde oturup gûyâ ibâdet edüp ziyâret ederler. Zu‘m-ı bâtıl …
Ve bu mezkûr Sarây kapusu tabyası üzre sun‘-ı Hudâ azîm bir kıltır ağacı var. Bu rûy-ı arzda bi-emrillâhi te‘âlâ aslâ nazîri yokdur acîb u garîb temâşâgâhdır. Bu edîm-i arzda bir dırahta müşâbeheti aslâ berk [ü] bârında ve bir haşebesinde eyle bir şecer-i hilâf yokdur. Cemî‘i kâfiristândan papaslar gelüp bu dıraht sâyesinde oturup gûyâ ibâdet edüp ziyâret ederler. Zu‘m-ı bâtıllarınca kaçan kim Hazret-i Îsâ halîfesi Şem‘ûn-ı Safâ safâ ile bu şehre geldikde "Bir ibret-nümâ âsârımız olsun" deyü elindeki asâsını zemîne sokup bi-emrillâhi te‘âlâ bu kıltır ağacı zâhir olup bir sun‘-ı Hudâ temâşâgâh dıraht-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57a ·
metinde göster ·
… nden altları ve üstleri çam tahtası körüklerdir. Üstündeki tahtaları makara ile
papaslar
yukaru çeküp bir körük ener ve biri çıkar kim bu sâzların rûzgârları kesilmeyüp …
Hattâ cemî‘i sâzları mezkûr mahfel üzre zeyn olup bu sâzların yemîn ü yesârında câmûs derisinden altları ve üstleri çam tahtası körüklerdir. Üstündeki tahtaları makara ile papaslar yukaru çeküp bir körük ener ve biri çıkar kim bu sâzların rûzgârları kesilmeyüp ale'l-ittisâl sâzlar sadâ ura ve her körüğü çekmeğe yigirmişer nefer papaslar bu işe hüddâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60a ·
metinde göster ·
… kesilmeyüp ale'l-ittisâl sâzlar sadâ ura ve her körüğü çekmeğe yigirmişer nefer
papaslar
bu işe hüddâmlardır.
Hattâ cemî‘i sâzları mezkûr mahfel üzre zeyn olup bu sâzların yemîn ü yesârında câmûs derisinden altları ve üstleri çam tahtası körüklerdir. Üstündeki tahtaları makara ile papaslar yukaru çeküp bir körük ener ve biri çıkar kim bu sâzların rûzgârları kesilmeyüp ale'l-ittisâl sâzlar sadâ ura ve her körüğü çekmeğe yigirmişer nefer papaslar bu işe hüddâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60a ·
metinde göster ·
… iskelesindeki düyûr-ı mu‘azzamlarda böyle çok putlar görmemişim. Hattâ bir kaç
papaslar
ile hüsn-i ülfet edüp anları ilzâm içün ve latîfe olup hüsn-i ihtilât olmak içü …
Bu deyr içre ol kadar timsâl ü tasvîrât ve nukûş-ı benî âdem ve ol kadar gûnâ-gûn sanem putlar var kim Uyvar fethinden sonra vilâyet-i Leh'de ve Çeh'de ve İsfaç'da ve Macar'da ve Donkarkız'da ve Danimarka'da ve Daniska iskelesindeki düyûr-ı mu‘azzamlarda böyle çok putlar görmemişim. Hattâ bir kaç papaslar ile hüsn-i ülfet edüp anları ilzâm içün ve latîfe olup hüsn-i ihtilât olmak içün eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60b ·
metinde göster ·
eyle imtihâna çeküp Kuds-i Şerîf'de niçe yıl ifnâ-yı vücûd etmiş papaslar hakîr …
Hakîr-i pür-taksîr ise Kuds-i Şerîf'in cemî‘i ahvâlâtlarına eyle vâkıf-ı esrâr idim ki bir seyyâh ol mertebede bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ kral huzûrunda çâsâr hakîri Kuds-i Şerîf ahvâliyçün niçe papaslar eyle imtihâna çeküp Kuds-i Şerîf'de niçe yıl ifnâ-yı vücûd etmiş papaslar hakîr kadar Kuds-i Şerîf'deki Kamâme kenîsesin ve Sahrâtullâh'ı ve Mescid-i Aksâ'yı ve Tûr-ı Zîtâ'yı ve Bi’r-i Selvân'ı hakîr kadar bilmeyüp niçe papasları hakîr kezzâb çıkarup başpapas yalan çıkan bıtrîklara kırbaçlar urup papaslıkdan çıkarup huzûr-ı kraldan değil nefy-i beled eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
… niçe papaslar eyle imtihâna çeküp Kuds-i Şerîf'de niçe yıl ifnâ-yı vücûd etmiş
papaslar
hakîr kadar Kuds-i Şerîf'deki Kamâme kenîsesin ve Sahrâtullâh'ı ve Mescid-i Aks …
Hakîr-i pür-taksîr ise Kuds-i Şerîf'in cemî‘i ahvâlâtlarına eyle vâkıf-ı esrâr idim ki bir seyyâh ol mertebede bilmek ihtimâli yokdur. Hattâ kral huzûrunda çâsâr hakîri Kuds-i Şerîf ahvâliyçün niçe papaslar eyle imtihâna çeküp Kuds-i Şerîf'de niçe yıl ifnâ-yı vücûd etmiş papaslar hakîr kadar Kuds-i Şerîf'deki Kamâme kenîsesin ve Sahrâtullâh'ı ve Mescid-i Aksâ'yı ve Tûr-ı Zîtâ'yı ve Bi’r-i Selvân'ı hakîr kadar bilmeyüp niçe papasları hakîr kezzâb çıkarup başpapas yalan çıkan bıtrîklara kırbaçlar urup papaslıkdan çıkarup huzûr-ı kraldan değil nefy-i beled eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Gâzî Durhân Beğ Rûm keferesi elinden hîle ile feth etmişdir, ammâ kâmil üç sene muhâsara etmişdir. İçinde olan üç bin aded ruhbân kıssîsân açlıkdan amân deyüp bunlara zahîre gönderüp çuvallar ve sandûkalar içre fedâ’îleri zahîre deyü sandûkalar içre pinhân edüp ipler ile papaslar zahîreyi kal‘aya çekince zahîreyi götüren gâzîler sandûkaların ağzın açup içinden guzât-ı serbâzânlar çıkup dal tîğ-i uryân olup bu kal‘a-i bâlâyı bu hîle ile feth etmişdir. Yohsa bir vecih ile kabza-i teshîre almak mümkin değildir. Ba‘de'l-feth yine papaslar mâl-ı hazâ’inler verüp kal‘a kayası içre kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
Sene (---) târîhinde Gâzî Durhân Beğ Rûm keferesi elinden hîle ile feth etmişdir, ammâ kâmil üç sene muhâsara etmişdir. İçinde olan üç bin aded ruhbân kıssîsân açlıkdan amân deyüp bunlara zahîre gönderüp çuvallar ve sandûkalar içre fedâ’îleri zahîre deyü sandûkalar içre pinhân edüp ipler ile papaslar zahîreyi kal‘aya çekince zahîreyi götüren gâzîler sandûkaların ağzın açup içinden guzât-ı serbâzânlar çıkup dal tîğ-i uryân olup bu kal‘a-i bâlâyı bu hîle ile feth etmişdir. Yohsa bir vecih ile kabza-i teshîre almak mümkin değildir. Ba‘de'l-feth yine papaslar mâl-ı hazâ’inler verüp kal‘a kayası içre kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
… yanlarında dollâb-ı çarh-ı musanna‘lar vardır, ol dollâbların hidmetine on aded
papaslar
dâ’imâ me’mûr olup dururlar.
Tırhala tarafına bir sivri kaya burnu vardır. Anda zamân-ı kadîmde küffârlar âdem gevdesi kalınlığı demir kollar uzadup uçlarına tuç makaralar bağlayup câmûs ve sığır derilerin dilim dilim edüp kalın gemi palamarı ipleri gibi örmüşler. Hîn-i mahalde bu ipleri tuçdan makaralara geçirüp ol örme urganların uçlarına yine kalın ipden balık ağı gibi örülmüş beşer onar âdem alur zenbîl-misâl şeyleri aşağı sarkıdup yukaru çekecek zahîreleri ve koyunları ve sığırları ve'l-hâsıl her ne var ise postlara(?) aşağıda koyup yukaru kayanın tâ zirve-i a‘lâsındaki tuç makaraların yanlarında dollâb-ı çarh-ı musanna‘lar vardır, ol dollâbların hidmetine on aded papaslar dâ’imâ me’mûr olup dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
… â edüp bu kayanın dibinde karye-i Kalabağ'a varup ol gece anda mihmân olup gece
papaslar
ile kelimât edüp,
Bu sahra-i ibret-nümâyı dâ’iren-mâdâr atlar ile etrâfın cümle gezüp seyr [ü] temâşâ edüp bu kayanın dibinde karye-i Kalabağ'a varup ol gece anda mihmân olup gece papaslar ile kelimât edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
Hemân beş aded yârân ile "Tevekkülen alallâh" deyüp zenbîllere girüp aşağıdan papaslar "Ala müsâfiri" deyü haykırınca anı gördük. Hemân zenbîl ile hevâya münkalib olmağa başladık. Tâ ki kayanın ortasının berâberine su‘ûd etdik. Hâtıra hutûr etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
katır ve sığır dollâblarına hay deyüp anları da çekince hemân ol yârânlar nısf …
Hemân anlar zenbîle girince yine papaslar katır ve sığır dollâblarına hay deyüp anları da çekince hemân ol yârânlar nısf râha su‘ûd edince gözleri kararup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
… eka-yı bî-bekâ oğlu Kalabak kralın binâsıdır. Gâyet eski deyr-i kadîmdir. Cümle
papaslar
bize istikbâle çıkup manastırların seyr [ü] temâşâ etdirdiler. Ammâ ve mine'l-a …
Leka-yı bî-bekâ oğlu Kalabak kralın binâsıdır. Gâyet eski deyr-i kadîmdir. Cümle papaslar bize istikbâle çıkup manastırların seyr [ü] temâşâ etdirdiler. Ammâ ve mine'l-acâ’ib binâ-yı musanna‘ köhne-âbâd deyr-i ibret-nümâdır. Kürdistân'da Çanlı kilise kadar büyük değildir, ammâ binâsı gûyâ bir kal‘a-i mu‘azzam olup gâyet mükellefli binâ-yı acîb ü garîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde bir derk-i esfel-misâl bir kehf-i azîm vardır.
Papaslar
balmûmları yakup cümlemiz uryân olup birer zıbun ile daracık kayalar içre teper …
Ve bu mahalde bir derk-i esfel-misâl bir kehf-i azîm vardır. Papaslar balmûmları yakup cümlemiz uryân olup birer zıbun ile daracık kayalar içre teper aşağa delikden deliğe enüp bir sâ‘atda tâ ka‘r-ı zemînde makâm-ı işrâkıyyûn ve makâm-ı Meşşâ’iyyûnlara varup temâşâ etdik. Cümle bu tâ’ife cümle bu kehflerde ifnâ-yı vücûd edüp birbirleriyle bî-zebân kelimât edüp tahsîl-i ulûm-ı felsefiyyât ederlermiş. Ammâ bu gârların cümlesi hüdâyîdir, benî âdem kârı değildir. Ve kayalar arasından aydınlık gelecek yerleri vardır. Her gârda ve her seng-i hârâda niçe yüz bin hukemâların esmâları ve gûnâ-gûn ibret-nümâ hatlar ve tasvîrâtlı hatlar var kim gûyâ İslâmbol'da Atmeydânı'nda çâr-kûşe dikili taşın hatlarıdır. Ve herkes bu gâra girüp temâşâ etdiğin taşa kazup yazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
… in âsâr-ı garîbeler ve niçe bin benî âdem üstühânların seyr edüp vesîlemiz olan
papaslar
ile üç sâ‘atde taşra selâmete çıkdık.
Andan aşağı ka‘r-ı zemînde tâ havza varınca enüp niçe bin âsâr-ı garîbeler ve niçe bin benî âdem üstühânların seyr edüp vesîlemiz olan papaslar ile üç sâ‘atde taşra selâmete çıkdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bizim ile geriden bile gelen kırk nefer Manya keferesi elçilerinden Lemberaki Kapudan ve Mihalaki Kapudan nâmân müşrikânlara bizim kadırgalarımızda esîr olan Manya keferesi esîrlerin âzâd edüp berâ-yı hüsn-i tedbîr-i maslahat Manya elçilerine teslîm edüp der-i devlet tarafından Zekeriyyâ Efendi kethudâsı Ahmed Çelebi'yi Manya'ya ahidnâmeler ile elçi ta‘yîn olunup mezkûr Manya elçileri Manya'ya nâmeler ile irsâl olundukda bir günde varup Manya içre cümle kapudanlar ve papaslar vesvâs-ı hannâslar önünde nâmeler kırâ’at olundukda cümle küffâr-ı mel‘ûn-ı mu‘ânidîn [ü] mütemerridîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332a ·
metinde göster ·
her bâr varup gayri sularda yaykanup gelüp bu sudan alup nûş ederler. Eğer nâ-p …
Ol ecilden anda olan papaslar her bâr varup gayri sularda yaykanup gelüp bu sudan alup nûş ederler. Eğer nâ-pâk ve hıyânet alayım derse kan akar. Garîb sırr-ı acîb temâşâgâhdır. Ammâ ba‘zı zamân papaslar hîle edüp kendüleri yaykanmadan nâ-bâliğ küçük gulâmlara bu sudan getirdüp nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
hîle edüp kendüleri yaykanmadan nâ-bâliğ küçük gulâmlara bu sudan getirdüp nûş …
Ol ecilden anda olan papaslar her bâr varup gayri sularda yaykanup gelüp bu sudan alup nûş ederler. Eğer nâ-pâk ve hıyânet alayım derse kan akar. Garîb sırr-ı acîb temâşâgâhdır. Ammâ ba‘zı zamân papaslar hîle edüp kendüleri yaykanmadan nâ-bâliğ küçük gulâmlara bu sudan getirdüp nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
… amel etdiğimden cemî‘i kâfiristâna bu mâ-i Şem‘ûn-ı mümessekden kumkumalar ile
papaslar
götürüp kâr ederler. El-hâsıl garîb mesîregâhdır.
Ammâ tabî‘atı müshildir. Bir vukıyye içene on kerre hekîm şerbeti kadar amel etdiğimden cemî‘i kâfiristâna bu mâ-i Şem‘ûn-ı mümessekden kumkumalar ile papaslar götürüp kâr ederler. El-hâsıl garîb mesîregâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
… yınca bâb-ı Kumâme küşâde olmaz. Ve beş on bin nasârâdan onar on beşer guruşunu
papaslar
alup öşrün paşa ve monlâya verirler, hayli mâddedir.
Husûsâ küffârın Beyz-ı Ahmer ya‘nî Kızıl yumurta bednâmları günü Kumâme önüne paşa ve monlâ varmayınca bâb-ı Kumâme küşâde olmaz. Ve beş on bin nasârâdan onar on beşer guruşunu papaslar alup öşrün paşa ve monlâya verirler, hayli mâddedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y208b ·
metinde göster ·
ve Freng ve Yahûdî ve Kızılbaş sûretleri birbiriyle ceng-i azîm ederler. Ve eşk …
Ve fişengden eşkâl-i papaslar ve Freng ve Yahûdî ve Kızılbaş sûretleri birbiriyle ceng-i azîm ederler. Ve eşkâl-i at ve hımâr ve hınzîr ve perî ve dîvler ve sahîh hımârlara ve kelblere fişengi zeyn edüp âteş ederler, temâşâya gelen halk içre bu hayvânlar rehâ içün girüp cümle halkı birbirine katup mudhikâne bir temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154b ·
metinde göster ·
… e deliceler ve kestâneler ve tâvûs ve horoslar ve fişekden atlar ve kal‘alar ve
papaslar
ve Yahûdîler ve dîvler ve perîler ve cemâller ve şâzrevânlar ve havânlar ve tul …
Bu meydân-ı melâhatde bir gürûh-ı enbûh ricâlullâh dahi bu dârâtla âlûde olup on gün on gecede her hayme ve hargâh önünde niçe kerre yüz bin gûnâ-gûn tüfeng ü fişeng ve tarakı ve âsumânî ve badaluçka ve bahrî ve kelebek ve koçlar ve deliceler ve kestâneler ve tâvûs ve horoslar ve fişekden atlar ve kal‘alar ve papaslar ve Yahûdîler ve dîvler ve perîler ve cemâller ve şâzrevânlar ve havânlar ve tulumbalar ve şebpereler ve pervâneler ve bunun emsâli niçe sûret fişekleri ve bârûd u neft ile memlû’ fânûslar ve çarh-ı felekler ve âteşden çadırlar ve fişekli hımârlar ve kelbler ve câmûsların fişeklerine âteş edince ve bu hayvânlar havfından bu deryâ-misâl askerin içine düşüp bir hây hûy vâveylâ şâdumânı olur kim gûyâ gulgule-i Hind'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y293b ·
metinde göster ·