… n verüp imdâd ederler. Anlar dahi sefere giderler. Ammâ Hünkâr mü’ezzinleri iki
pay
ve sadrıa‘zam mü’ezzinleri birer pay alup sefere giderler. Anlardan gayrısı cüm …
İlâhiyyâtların bülend-âvâz-ı Dâvûdî ile tilâvet ederek ubûr ederler. Zîrâ İslâmbol'da ne kadar selâtîn câmi‘leri ve câmi‘-i vüzerâlar var ise anların e’imme ve hutebâları ve mü’ezzinleri huzûrda kalup bu bâlâda tahrîr olunan sefere me’mûr ordu imâmlarına ve mü’ezzinlerine ve mu‘arriflerine ve na‘thânlarına ve huffâz-ı Kur’ân'lara ve cenâze peyklerine birer aylık ulûfelerin verüp imdâd ederler. Anlar dahi sefere giderler. Ammâ Hünkâr mü’ezzinleri iki pay ve sadrıa‘zam mü’ezzinleri birer pay alup sefere giderler. Anlardan gayrısı cümle tahsîl olan mâlları iştirâk-i sevî üzre hisse-mend olup gazâ ederler. Bu esnâflardan mâ‘adâ bî-garaz hasbeten-lillâh gazâya giden fukarâların hisâbın Allâhu Rabbü'l-âlemîn bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
İlâhiyyâtların bülend-âvâz-ı Dâvûdî ile tilâvet ederek ubûr ederler. Zîrâ İslâmbol'da ne kadar selâtîn câmi‘leri ve câmi‘-i vüzerâlar var ise anların e’imme ve hutebâları ve mü’ezzinleri huzûrda kalup bu bâlâda tahrîr olunan sefere me’mûr ordu imâmlarına ve mü’ezzinlerine ve mu‘arriflerine ve na‘thânlarına ve huffâz-ı Kur’ân'lara ve cenâze peyklerine birer aylık ulûfelerin verüp imdâd ederler. Anlar dahi sefere giderler. Ammâ Hünkâr mü’ezzinleri iki pay ve sadrıa‘zam mü’ezzinleri birer pay alup sefere giderler. Anlardan gayrısı cümle tahsîl olan mâlları iştirâk-i sevî üzre hisse-mend olup gazâ ederler. Bu esnâflardan mâ‘adâ bî-garaz hasbeten-lillâh gazâya giden fukarâların hisâbın Allâhu Rabbü'l-âlemîn bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… rdiler kim Mustafâ Paşa ve tevâbi‘leri bây-ender-bây olup Mardin kavminden dahi
pay
aldılar. Hakîre dahi paşa "el-hedâyâ teşterek" diyerek me’kûlâtdan baklava ve b …
Menzil-i kal‘a-i Mardin-i sedd-i emîn: Bu şehre Mustafâ Paşa mehâbet ü dârât ve azamet ile bir alây-ı azîm gösterüp girmişdir. Cümle ahâlî-i Mardin'in zöhreleri çâk oldu. Meğer mukaddemâ Sincâr'a Urbân üzre gitdikde paşaya ri‘âyet etmemişler. Bu kerre ol kadar ta‘zîm ü tekrîm edüp akmişe-i fâhire-i didik ve abâyî ve harîr kahve makremeleri getirdiler kim Mustafâ Paşa ve tevâbi‘leri bây-ender-bây olup Mardin kavminden dahi pay aldılar. Hakîre dahi paşa "el-hedâyâ teşterek" diyerek me’kûlâtdan baklava ve börek ve çörek ve didik ve abâyî muhtım gül-reng serbendler ihsân etdi. (---) Andan yine cânib-i şimâla Mardin'den gidüp bir baş,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 217b ·
metinde göster ·
… cümlesin Tatar yağma edüp pişirmeden çigle hora geçirdiler. Hakîre de bir sığır
pay
verüp biz dahi pişürüp horladık.
Deryâ-misâl asker-i İslâm alacıkların kurup taburun cânib-i erba‘asın kat-ender-kat asker kuşatdı, ammâ nehrin karşu cânibinde {bizim imdâd-ı} küffâr-ı Leh ve Kazak gâfil yatırlardı. Ol gece taburdan küffâr üç bin aded top çeken câmûsların boğaz ağırlığı olmasın içün handak kapuların açup taşra sürünce der-ân cümlesin Tatar yağma edüp pişirmeden çigle hora geçirdiler. Hakîre de bir sığır pay verüp biz dahi pişürüp horladık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42b ·
metinde göster ·
"İnşâ’allâh hemân bu gecede siz deryâ tarafında eyle bir hareket edin. Bizler dahi yukaru kal‘a kapusuna hücûm ederiz" deyü haberleri gelince hemân ol şeb-i muzlimde Yûsuf Kethüdâ üç yüz aded koyunların ve keçilerin boynuzlarında fitiller ile aşağı kal‘adan taşra nısfu'l-leylde kâfirlerin meterisleri üzre sürüp kal‘adan Allâh Allâh deyince azamet-i Hudâ küffâr birbirlerine girüp kimi deryâya dökülüp kimi sahrâya firâr ederken hemân Hasan Paşa kal‘asından cümle asker imdâda çıkup bî-pâk bî-pervâ üç bin müsellâh asker birer cağ yükü buğdaylar ile yukaru kal‘aya girüp Nigebolı ve Kırkkilise ve Silisre sancağı askerleri dahi atları terkisinde birer cağ yükü buğday kal‘a kapusu önüne bırağup yine Hasan Paşa kal‘asına Allâh Allâh deyüp gitdiler. Hamd-i Hudâ bu üç bin yiğit kal‘aya selâmetle dahil olunca kağan arslan gibi kanıkmış yiğitler Yûsuf Kethüdâ'dan me’zûn olup keçilerin çıkdıkları kapudan bir kerre Allâh Allâh deyü kâfir üzre çıkup aç kurd koyuna girir gibi küffâr meterise girince kal‘anın bedenlerinden iki bin mikdârı meş‘aller ve neft ve katrân ve fânûslar ile çırâğân olunca el-azametullâh küffâra eyle sâtûr vurmuşlardı kim böyle bir şebhûnı Efrâsiyâb ve Rüstem ve Sâm-ı Nerîmân etmemişdir. Hamd-i Hudâ ol şebhûnda guzât-ı müslimîn bin altmış kelle ve beş yüz diri ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile yine kal‘aya girirken taşra çıkan keçilerden iki yüz adedi sağ bulup anları da ganîmet bilüp derûn-ı kal‘aya sâlimîn ü gânimîn vâsıl olup bir top u tüfeng ve fişeng ve gülbâng-ı Muhammedî sadâsı olup guzât-ı müslimîn içre gûyâ hacc-ı ekberin ıyd-ı adhâsı olup cümle mâl-ı ganâ’imi guzât-ı müslimîn berâber pay edüp gelen zehâyirler ile bay oldular.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b ·
metinde göster ·
etmeğe oturdular. Küffâr-ı murdâr gözümüz önünde mâlımızı yağmâ ederken biz dah …
El-hâsıl küffâr gitdikçe galebe 54a edüp bir kerr[e] âh u feryâd ederek mağlûb olup târumâr olup çingâneler dedüğü gibi "Zuşte panu pine valu ormanos keres" etdikleri gibi bizler dahi küme küme ormanlara girdik, ammâ çok uzak gitmedik. Küffâr bizi komayup ibtidâ atlara sarılalım derken hikmet-i Hudâ atların niçesi bize doğru gelüp ve niçesi dağlarda birbirleriyle anlar da çekişerek boğuşup döğüşerek serserî gezerlerken niçe gâzîlerimiz varup atların dutup getirdiler. Bu kerre küffâr cümle seyishâneleri ve niçe atları dağlara götürdüler ve sehel gitmeden dağlar içre yükleri yıkup cümle mâlı pay etmeğe oturdular. Küffâr-ı murdâr gözümüz önünde mâlımızı yağmâ ederken biz dahi cümle bir yere geldik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b–54a ·
metinde göster ·
… le's-sabâh bu dağ eteklerinde bir kârbân bozup hayli âdem kırup bu Şıpka dağına
pay
etmeğe gelirken bizlere râst gelüp "Fursat ganîmetdir" deyü bize sarıldılar, am …
Bu esîrleri ve cümle mürd olan keferelerin lâşelerin koyup bellerinde kemerlerin ve cümle esbâbların alup dokuz kısrak ve dörd eşek yükü şarâbların ve peksumatların alup bir eşek üzre tobra içre iki kîse guruş bulundu. Meğer bu kâfirler ale's-sabâh bu dağ eteklerinde bir kârbân bozup hayli âdem kırup bu Şıpka dağına pay etmeğe gelirken bizlere râst gelüp "Fursat ganîmetdir" deyü bize sarıldılar, ammâ hamd-i Hudâ kırılup esîr oldular. Ancak bizden dörd aded yiğit şehîd olup hemân ol mahalde defn etdik ve dörd re’s atımız dahi şehîd oldu ve on tokuz yiğidimiz mecrûh olup bu kadar ganîmet ile ve kırk aded esîr ile yine pür-silâh ve âmâde yokuş aşağı enerken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a ·
metinde göster ·
… bir gulâm ve üç at ziyâde pây verüp cümlenin rızâsıyla hüddâmlarıma dahi ikişer
pay
ziyâde verdiler.
Evsâf-ı menzil-i kal‘a-i Ösek'e varup cümle kelleleri mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübînde bırağup tâ Pojaga kal‘ası altında başımıza gelen sergüzeşt [ü] serencâmın hüccetlerin kadıdan alup yine alayımızla kal‘a-i Ösek hâricinde Panayur palankası nâm mahalde cümle haymemizle meks edüp iki günde ol âdem deryâsı olan Ösek panayuru bâzârında cümle esîrlerimizi ve cemî‘i mâl-ı ganâ’imlerimizi cümle girân-bahâya fürûht edüp cümle mâlımız kırk altı bin guruş olup hakîr defter ile kassâm {olup} cümle serhadlilere ve cümle Pojagalılara ve cümle 3.006 aded Tatar askerlerine ale's-seviyye âdem başına (---) aded guruş değüp hakîre iki pây ve bir gulâm ve üç at ziyâde pây verüp cümlenin rızâsıyla hüddâmlarıma dahi ikişer pay ziyâde verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187a ·
metinde göster ·
… şerîf tilâvet edüp niçe işlerinde ve kitâbet kısmetlerinde bulunduğum içün iki
pay
dahi ziyâde verüp üç pay almış oldum.
Bunlardan mâ‘adâ fürûht etdiğimiz cümle on bin sekiz yüz yetmiş altun olup at ve kılıç ve tüfeng gâ’ib olanın zararların ve katl olunan kulağızdan gayri iki nefer kulağızın ücretlerin çıkardıkdan sonra kırkar guruş fukarâ içün ve on guruş Kanije'nin iki kapusunun bevvâbları ve kurbânlarıyçün ve Kanije kal‘ası dîvârları üzre yatan şühedâların kurbânları ve şühedâların helvâsı içün ve bizim sekiz nefer şehîd olanların lokmasıyçün ve bizden on sekiz aded yaralı gâzîlerimizin merhem bahâsıyçün mezkûr harc-ı masrûfları cümle ortadan çıkardığımız(?) guruş çıkdığından sonra cümlemiz kardaş gibi bir yere gelüp yine Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Câmi‘inde pây-berâberce hakîrin defteriyle bin dörd yüz toksan yiğit (---)(---) altun hissemend olup câmi‘ hüddâmlarınada beş altun verüp hakîre dahi Feth-i şerîf tilâvet edüp niçe işlerinde ve kitâbet kısmetlerinde bulunduğum içün iki pay dahi ziyâde verüp üç pay almış oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… işlerinde ve kitâbet kısmetlerinde bulunduğum içün iki pay dahi ziyâde verüp üç
pay
almış oldum.
Bunlardan mâ‘adâ fürûht etdiğimiz cümle on bin sekiz yüz yetmiş altun olup at ve kılıç ve tüfeng gâ’ib olanın zararların ve katl olunan kulağızdan gayri iki nefer kulağızın ücretlerin çıkardıkdan sonra kırkar guruş fukarâ içün ve on guruş Kanije'nin iki kapusunun bevvâbları ve kurbânlarıyçün ve Kanije kal‘ası dîvârları üzre yatan şühedâların kurbânları ve şühedâların helvâsı içün ve bizim sekiz nefer şehîd olanların lokmasıyçün ve bizden on sekiz aded yaralı gâzîlerimizin merhem bahâsıyçün mezkûr harc-ı masrûfları cümle ortadan çıkardığımız(?) guruş çıkdığından sonra cümlemiz kardaş gibi bir yere gelüp yine Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Câmi‘inde pây-berâberce hakîrin defteriyle bin dörd yüz toksan yiğit (---)(---) altun hissemend olup câmi‘ hüddâmlarınada beş altun verüp hakîre dahi Feth-i şerîf tilâvet edüp niçe işlerinde ve kitâbet kısmetlerinde bulunduğum içün iki pay dahi ziyâde verüp üç pay almış oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
verüp cümle guzât gülbâng-ı Muhammedî çeküp cemî‘i şühedâlar ve gâzîler ve pîr …
Ve iki nefer kölelerime dahi birer pay verüp cümle guzât gülbâng-ı Muhammedî çeküp cemî‘i şühedâlar ve gâzîler ve pîr u perverler ve ser-çeşme-i şehîdân Hazret-i Hamza ve şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ rûhlarıyçün Fâtiha-i şerîfe tilâvet edüp herkes konaklarına gidüp Kanije içi ganîmet ü şâdımân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… vâzımâtı var imiş. Cümle mâl-ı ganâ’imi cemî‘i guzât-ı müslimîn kalyonları üzre
pay
edüp altı yüz esîr sağ ve dörd yüz kefere mecrûh ve dörd yüz aded kefereler den …
Netîce-i kelâm kal‘ada ve keştîlerde üç gün üç gece zevk u şevk u şâdımânlar etdiler, zîrâ feth etdikleri gemilerin her biri kal‘a-misâl idi. Meğer içinde Girid cezîresine gidecek mâl-ı hazîne ve mühimmât ve cebehâne-i imdâd levâzımâtı var imiş. Cümle mâl-ı ganâ’imi cemî‘i guzât-ı müslimîn kalyonları üzre pay edüp altı yüz esîr sağ ve dörd yüz kefere mecrûh ve dörd yüz aded kefereler dendân-ı tîğdan ve sademât-ı topdan cümle mürd olup lâşe-i murdârların cümle deryâya atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270a ·
metinde göster ·
… p aldılar. Gâzîler hakîre iki yüz guruş hisse verüp gulâmlarıma da kırkar guruş
pay
verdiler. Hak berekât vere.
Ammâ bu Pasova kal‘asına gelirken kemîngâhda esîr etdiğimiz dörd nefer kefere içün iki bin guruş Manyalı verüp aldılar. Gâzîler hakîre iki yüz guruş hisse verüp gulâmlarıma da kırkar guruş pay verdiler. Hak berekât vere.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276a ·
metinde göster ·
… ı köşe tarh olunmuşdur. Her köşesi mabeyninde esâsından şerîfesine varınca üçer
pay
ta‘bîr ederler bir gûne zıhdır, her tarhında anı çeküp icrâ etmişdir. Müzehheb …
Ve bir İslâmbol tarz bir tabaka bir serâmed minâresi var kim Mısır'da değil rûy-ı arzda cemî‘i İslâm diyârında böyle bir minâre-i sihr-i nakş-ı bûkalemûn minâre-i mevzûn yokdur. On altı köşe tarh olunmuşdur. Her köşesi mabeyninde esâsından şerîfesine varınca üçer pay ta‘bîr ederler bir gûne zıhdır, her tarhında anı çeküp icrâ etmişdir. Müzehheb Hıtâyî kâğız üzre cedvâl(i) ile çekmede âcizdir. Ve her köşesinde ibtidâdan intihâya dek gûnâ-gûn islimîler ve bağlamalar ve girihler ve rûmîler Y 104a icrâ eylemişdir kim gûyâ bu minâre sûr-ı hümâyûnda bir nakıl-i sultânîye benzer. Ve tabakasında eyle mukarnaz ve medîne ve gilviler etmişdir kim gûyâ bir kadeh-i çarh-ı felekdir. Ve ol kadar rakîk binâ olunmuşdur, İslâmbol'da Unkapanı kapusu hâricinde Azîz Efendi minâresinden nahîf ve mevzûndur, eyyedehullâh. Ve Yenikapu dibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y103b–Y104a ·
metinde göster ·
ṣol yanında ḳażılık ḳoca oġlı big yigenek ṭurmış-ıdı
pay
püre big bunları gördüginde āh eyledi başından 'aḳlı gitdi destmalın eline aldı …
ṣol yanında ḳażılık ḳoca oġlı big yigenek ṭurmış-ıdı pay püre big bunları gördüginde āh eyledi başından 'aḳlı gitdi destmalın eline aldı bögürü bögürü aġladı böyle idiçek ḳalın oġuz arḳası bayındır
piçen big daḫı yirinden örü ṭurdı aydur bigler menüm daḫı haḳḳuma bir du'ā eyle …
idi pay piçen big daḫı yirinden örü ṭurdı aydur bigler menüm daḫı haḳḳuma bir du'ā eyleŋ allah ta'āla maŋa da bir ḳız vire didi ḳalın oġuz bigleri el ḳaldurdılar
du'ā eylediler allah ta'āla saŋa da bir ḳız vire didiler
pay
piçen big aydur bigler allah ta'āla maŋa bir ḳız vireçek olur-ise siz ṭanıḳ olu …
du'ā eylediler allah ta'āla saŋa da bir ḳız vire didiler pay piçen big aydur bigler allah ta'āla maŋa bir ḳız vireçek olur-ise siz ṭanıḳ oluŋ menüm ḳızum pay büre big oġlına bişik kertme yavuḳlu olsun
… ur bigler allah ta'āla maŋa bir ḳız vireçek olur-ise siz ṭanıḳ oluŋ menüm ḳızum
pay
büre big oġlına bişik kertme yavuḳlu olsun
du'ā eylediler allah ta'āla saŋa da bir ḳız vire didiler pay piçen big aydur bigler allah ta'āla maŋa bir ḳız vireçek olur-ise siz ṭanıḳ oluŋ menüm ḳızum pay büre big oġlına bişik kertme yavuḳlu olsun
didi bunuŋ üzerine bir ḳaç zamān kiçdi allah ta'āla
pay
püre bige bir oġul pay piçen bige bir ḳız virdi ḳalın oġuz bigleri bunı işitdil …
didi bunuŋ üzerine bir ḳaç zamān kiçdi allah ta'āla pay püre bige bir oġul pay piçen bige bir ḳız virdi ḳalın oġuz bigleri bunı işitdiler şad olup sevindiler
didi bunuŋ üzerine bir ḳaç zamān kiçdi allah ta'āla pay püre bige bir oġul
pay
piçen bige bir ḳız virdi ḳalın oġuz bigleri bunı işitdiler şad olup sevindiler
didi bunuŋ üzerine bir ḳaç zamān kiçdi allah ta'āla pay püre bige bir oġul pay piçen bige bir ḳız virdi ḳalın oġuz bigleri bunı işitdiler şad olup sevindiler
püre big bazirganlarını yanına oḫıdı buyuruḳ itdi mere bazirganlar allah ta'āla …
pay püre big bazirganlarını yanına oḫıdı buyuruḳ itdi mere bazirganlar allah ta'āla maŋa bir oġul virdi varuŋ rum iline menüm oġlum içün yaḫşı armaġanlar getürüŋ menüm oġlum böyüyinçe didi bazirganlar
… gündüz yola girdiler istanbula geldiler dan dansuḫ ele yaḫşı armaġanlar aldılar
pay
pürenüŋ oġlı-y-içün bir deŋiz ḳulunı boz ayġır aldılar bir aġ tozlu ḳatı yay al …
daḫı gice gündüz yola girdiler istanbula geldiler dan dansuḫ ele yaḫşı armaġanlar aldılar pay pürenüŋ oġlı-y-içün bir deŋiz ḳulunı boz ayġır aldılar bir aġ tozlu ḳatı yay aldılar bir
daḫı altı perlü gürz aldılar yol yaraġın göreliler
pay
pürenüŋ oġlı biş yaşına girdi biş yaşından on yaşına girdi on yaşından on biş y …
daḫı altı perlü gürz aldılar yol yaraġın göreliler pay pürenüŋ oġlı biş yaşına girdi biş yaşından on yaşına girdi on yaşından on biş yaşına girdi çaya baḳsa çalımlu çal-ḳara kuş erdemlü bir
… l yaḫşı yigit oldı ol zamānda bir oġlan baş kesmese ḳan dökmese ad komazlar-ıdı
pay
püre bigüŋ oġlı atlandı ava çıḳdı av avlar-iken babasınuŋ tavlası üzerine geldi …
gözel yaḫşı yigit oldı ol zamānda bir oġlan baş kesmese ḳan dökmese ad komazlar-ıdı pay püre bigüŋ oġlı atlandı ava çıḳdı av avlar-iken babasınuŋ tavlası üzerine geldi imraḫor başı ḳarşuladı
… aġan aparsavuz gerek idi didiler oġlan aydur mere bigüŋüz oġlı kimdür ayıtdılar
pay
pürenüŋ oġlı vardur
bazirganlar ayıtdılar ne çoġ olsun amma bizüm bir bigümüz oġlı vardur bu üç nesneyi aŋa armaġan aparsavuz gerek idi didiler oġlan aydur mere bigüŋüz oġlı kimdür ayıtdılar pay pürenüŋ oġlı vardur
adına bamsı dirler didiler pay pürenüŋ oġlı ol-ıduġın bilemediler yigit parmaġın ısırdı aydur bunda minnet-ile almaḳdan ise anda babam yanında minnetsüz almaḳ yigdür didi atın ḳamçıladı yola girdi bazirganlar
püre big aydur mere benüm oġlum baş-mı kesdi ḳan-mı dökdi beli baş kesdi ḳan dö …
pay püre big aydur mere benüm oġlum baş-mı kesdi ḳan-mı dökdi beli baş kesdi ḳan dökdi adam aḫtardı didiler mere bu oġlana ad ḳoyasınça var-mıdur didi beli sulṭanum artuḳdur didiler
dileŋ görüŋ ne dir didi ḳıṣırça yinge dirler bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı pay …
didi varuŋ bundan pay dileŋ görüŋ ne dir didi ḳıṣırça yinge dirler bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı pay diledi hey big yigit bize daḫı bu geyikden pay vir didi
… pay dileŋ görüŋ ne dir didi ḳıṣırça yinge dirler bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı
pay
diledi hey big yigit bize daḫı bu geyikden pay vir didi
didi varuŋ bundan pay dileŋ görüŋ ne dir didi ḳıṣırça yinge dirler bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı pay diledi hey big yigit bize daḫı bu geyikden pay vir didi
… er bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı pay diledi hey big yigit bize daḫı bu geyikden
pay
vir didi
didi varuŋ bundan pay dileŋ görüŋ ne dir didi ḳıṣırça yinge dirler bir ḫatun var-ıdı ilerü vardı pay diledi hey big yigit bize daḫı bu geyikden pay vir didi
… maḳ 'ayıb olmasun bu otaḳ kimüŋdür didi ḳıṣırça yinge aydur big yigidüm bu otaġ
pay
piçen big ḳızı banı çiçegüŋdür
beyrek aydur mere dadı men avçı degülem big oġlı bigem hep size didi amma ṣormaḳ 'ayıb olmasun bu otaḳ kimüŋdür didi ḳıṣırça yinge aydur big yigidüm bu otaġ pay piçen big ḳızı banı çiçegüŋdür
püre big oġlı bamsı beyrek didükleri menem didi ḳız aydur ya ne maṣlaḥata geldü …
iç oġuzdan iç oġuzda kimüŋ nesisin didi pay püre big oġlı bamsı beyrek didükleri menem didi ḳız aydur ya ne maṣlaḥata geldüŋ yigit didi beyrek aydur pay piçen bigüŋ bir
… k didükleri menem didi ḳız aydur ya ne maṣlaḥata geldüŋ yigit didi beyrek aydur
pay
piçen bigüŋ bir
iç oġuzdan iç oġuzda kimüŋ nesisin didi pay püre big oġlı bamsı beyrek didükleri menem didi ḳız aydur ya ne maṣlaḥata geldüŋ yigit didi beyrek aydur pay piçen bigüŋ bir
… beyrek ḳızuŋ ince biline girdi baġdadı arḫası üzerine yire urdı ḳız aydur yigit
pay
piçenüŋ ḳızı banu çiçek menem didi
ḳızuŋ baġdamasın aldı emçeginden ṭutdı ḳız ḳoçındı bu kez beyrek ḳızuŋ ince biline girdi baġdadı arḫası üzerine yire urdı ḳız aydur yigit pay piçenüŋ ḳızı banu çiçek menem didi
püre ḫan aydur oġul sen ḳız dilemezsin kendüŋe bir hampa ister-imişsin oġul meg …
baba maŋa didi babası pay püre ḫan aydur oġul sen ḳız dilemezsin kendüŋe bir hampa ister-imişsin oġul meger sen istedügüŋ ḳız pay piçen big ḳızı banu çiçek ola didi
… sen ḳız dilemezsin kendüŋe bir hampa ister-imişsin oġul meger sen istedügüŋ ḳız
pay
piçen big ḳızı banu çiçek ola didi
baba maŋa didi babası pay püre ḫan aydur oġul sen ḳız dilemezsin kendüŋe bir hampa ister-imişsin oġul meger sen istedügüŋ ḳız pay piçen big ḳızı banu çiçek ola didi
beyrek aydur ya pes nidelüm pay püre big aydur oġul ḳalın oġuz biglerini odamuza oḫıyalum niçe maṣlaḥat görürler-ise aŋa göre iş idelüm didi ḳalın oġuz biglerini hep oḫıdılar odalarına getürdiler